• Sonuç bulunamadı

2.6. Türkiye’de Göç Politikaları ve Gelişimi

4.1.2. Yerel ve Ulusal Sivil Toplum Örgütleri

Hatay’da yerel ve ulusal çapta faaliyet gösteren önemli sivil toplum kuruluşları bulunmaktadır. Bunlardan her biri önemli çalışmalara öncelik etmekte, diğer aktörler üzerinde birer baskı grubu yahut ortak birer aktör olarak karşımıza

çıkabilmektedir. Bu aktörlerin tamamına detaylı olarak değinmek yerine bir örneklem üzerinden anlaşılır kılmak yerinde olacaktır. Bu açıdan öne çıkan STK’ların başında gelen İnsani Yardım Vakfının (İHH) sahadaki faaliyetlerinden kısaca değinmekte yarar vardır.

İnsani Yardım Vakfı (İHH), Haziran 2013 itibariyle Hatay’da, Hacıpaşa ve Güveççi köyleri ile Boynuyoğun, Yayladağı-1, Yayladağı-2 ve Apaydın çadır kentlerinde mutat olarak gıda paketi, temizlik malzemeleri ile mini buzdolabı, vantilatör, elektrikli ısıtıcı gibi pek çok mevsimsel nitelikli yardımları da burada yaşayan Suriyelilere götürmektedir. Bunlar arasında yer alan Hacıpaşa ve Güveççi köylerinde meskun Suriyelilere ise ek olarak içme suyu dağıtımı, giysi ve barınmada gerekli her türlü ihtiyaç malzemelerini de temin etmektedir. Ayrıca altyapı çalışmaları devam eden bir konteynır kent olan 1.040 çadırlık Harim Çadır Kenti’nde de içme suyu dağıtımı, giysi, temizlik malzemeleri ile barınma için gerekli ihtiyaç malzemelerinin de teminini devam ettirmektedirler. Bunlara ek olarak İHH, Hatay içerisinde Reyhanlı bölgesinde günlük 50.000 bin kişilik ekmek dağıtımı, Reyhanlı ve Kırıkhan’da birer adet eczane üniteleri ile tıbbi malzeme yardımları, Kırıkhan’da bir adet mobil sağlık tırı gibi pek çok yerde ve başlıkta faaliyetlerini arttırarak sürdürmektedir (Atalay, Kavakdan ve Sönmez, 2013: 13-19).

Öte yandan meslek odalarının Suriyelilere yönelik olarak doğrudan bir inisiyatif almadığı görülmüştür. Nitekim ne Mimarlar ve Mühendisler Odasından görüşme imkanı elde edilenler ne de MÜSİAD gibi sanayici ve iş adamlarından oluşan kuruluşlardan görüşme gerçekleştirilen yetkililer sınırlı ölçüde katkılar sunabildiklerini açıkça beyan etmişlerdir. Yine İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası Vakfı’ndan bir yetkili özetle şunları söylemiştir: ‘’Bizim konuyla ilgili doğrudan bir

birimimiz yok, sadece Suriyeli girişimcilerden ticari bir yer açacak olanlar olursa onlara yardım etmeye çalışıyoruz onun dışında herhangi bir etkinliğimiz ya da başka birimlerle bu konuda bir özel çalışmamız yok.’’ (10.03.2015). Bunlarla birlikte

İskenderun’daki bir STK yöneticisi şöyle bir hususu da anlatmıştır: ‘’Ramazan

aylarında MÜSİAD İskenderun şubesi mahalle muhtarları aracılığıyla mahallenin nüfusuna oranla kumanya dağıtımını gerçekleştiriyor ve bunları da gelip muhtarlara teslim ediyor. Mesela biz Modernevler Mahallesi muhtarına Suriyeli ailelere

bunların ulaştırılması gerektiğini ilettik ama o nasıl bunu dağıttı bilmiyorum ancak pratikte muhtarlar genelde oy kaygısı da güdebiliyor.’’ (13.03.2015).

İskenderun’da yerel bir STK’nın Başkanı gönüllü organizasyonlar olarak Suriyeli sığınmacılar krizi bağlamında kendi çaplarında yapmaya çalıştıkları faaliyetlerden birini şöyle dile getirmektedir: ‘’Otogar ve Sanayi Camii çevresinde

yollarda ya da kaldırımlarda yatıp kalkan Suriyeli aileleri vakfımızın öğrenci yurdunu yazın öğrencilerin olmadığı aylarda getirip yerleştirdik, kısa süreli de olmuş olsa barınmalarına bir nebze de olsa katkı sunabildik.’’ (13.03.2015).

Diğer yandan Uluslararası Af Örgütü’nün Kasım 2014 Raporunda, kayıtlarını tamamlamış bulunan uluslararası sivil toplum örgütlerinin Suriyeli sığınmacılara yardım malzemesi dağıtmalarının engellendiği, malzemelerin dağıtılması için AFAD’a teslim etmeleri şartının getirildiği belirtilmiş ve AFAD’ın STK’ların kayıtlı olmayan Suriyelilere yönelik çalışmalar yapmaktan caydırdığı iddiası da ifade edilmiştir. Ancak bununla birlikte aynı raporda Suriyelilere yönelik STK faaliyetlerinin şehirden şehire farklılık arz ettiği ifade edilerek, Hatay’ın daha doğuda bulunan yani diğer sınır illerine nazaran daha kolay bir çalışma ortamına sahip olduğu da vurgulanmıştır (Amnesty International, 2014a: 7). Nitekim Antakya’daki ulusal bir STK temsilcisi de; ‘’İlk zamanlar Suriyeliler açısından çok kötüydü şu an

nispeten iyi diyebiliriz.’’ demiştir (09.03.2015).

4.1.3. Yerel Yönetimler

Hatay’da göç yönetim ağının (ağbağı-network) yerel yönetimler boyutunun en başında Hatay Büyükşehir Belediyesi gelmektedir. Büyükşehir Belediyesiyle beraber kampların bulunduğu ilçe belediyeleri, Antakya ve İskenderun belediyeleri ile diğer yerel yönetim aktörlerini saymak mümkün olsa da Hatay’da genel olarak belediyelerin Suriyelilere yönelik aktif faaliyetlere girişme konusunda çekimser davrandıkları görülmektedir.

Diğer taraftan, Hatay Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Koordinatörlüğünce hazırlanan ‘’Suriyeli Mültecilerin Entegrasyonu Projesi’’ başlıklı bilgilendirme raporunda şu ifadeler yer almaktadır: ‘’Hatay’ın ulusal ve uluslararası destek

değildir. (...) Düzensiz göç akını ve nüfusun hesap edilemeyen yer değişimi toplum içerisinde ciddi etkiler oluşturmaktadır. (...) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Suriyeli göçmenlerin çalışma imkanlarıyla ilgili yasal düzenlemeleri olumlu olmakla beraber yeterli bilinçlendirme de yapılmalıdır. (...) Suriyeliler ucuz işgücü olarak kullanılmaktadır. Bununla birlikte Suriyeli göçmenler işgücü piyasasında iş kaybı olarak da ortaya çıkmaktadır. ORSAM’ın araştırmasına göre Hatay’da işini kaybedenlerin oranı % 18 ve işini kaybedenlerin % 87’si işlerini kaybetmelerinde ana etken olarak Suriyelileri görmektedirler (...) Suriyeli göçmenlerin sayısının hızla artmasıyla birlikte toplumdaki anti-Suriyeli duygular ortaya çıkmaya başlamıştır. (...) AFAD’ın bir araştırmasına göre, kamplarda yaşayan göçmen çocukların % 83’ü okula giderken, kamp dışındaki göçmen çocukların sadece % 14’ü okula gidebilmektedir. UNICEF okulların açılması için MEB ile işbirliği yapsa da yetersiz kalmaktadır. (...) Suriyeli göçmenlere yasal hakları ile ilgili bilgilendirmeler yapılmalıdır.’’

Hatay Büyükşehir Belediyesi yapmayı planladıkları projeler arasında şunları sıralamıştır: - Başta Antakya olmak üzere Suriyeli göçmenlerin yoğun olarak yaşadıkları Reyhanlı, Altınözü ve İskenderun’da kadınlara yönelik sığınma evleri, - Meslek edindirme kursları, - Göçmenlerle ilgili bilgilendirme çalıştayları ve - Suriyeli STK’ların işlettiği okullara destek vermek. Nitekim bu projeler önemli olmakla beraber bazı mali, siyasi, idari, fiziksel ve teknik sıkıntılarla karşılaşabilmektedir.