M. Ö. 2650-2350 Geç

III. B. 31.Tekeköy

Samsun ili, Tekkeköy ilçesinde, Dündartepe‟nin yaklaĢık olarak 14 km güneydoğusunda yer almaktadır (Hrt.1). 1941 yılında K. Kökten tarafından incelenen düz yerleĢme yeri ve mezarlık alanında, aynı yıl K. Kökten, T. Özgüç ve N. Özgüç tarafından kazı yapılmıĢtır. Yapılan kazılar sonucunda en üstte Hitit Æağı ve altında Erken Tunç Æağı kalıntılarına rastlanmıĢtır. Erken Tunç Æağı boyunca üç mimari safhada iskân edildiği anlaĢılan yerleĢimin yanında, basit toprak mezarlardan oluĢan

201 Yıldırım&Ediz 2005, s. 193- 196; Yıldırım 2006, s. 1 vd.

96

bir mezarlık alanı tespit edilmiĢtir. Konumuzla bağlantılı eserler M.Ö. III. Binin baĢına tarihlenen yerleĢim yerinde açığa çıkartılmıĢtır202.

III. B. 32. Yağmurluköy

Kayseri ili, Bünyan ilçesi, Yağmurluköy yakınında yer almaktadır (Hrt.1).

Höyük, kaçak kazılar sonucu bulunan bazı eserlerin Kayseri Müzesi‟ne getirilmesi sonucu tanınmıĢtır. K. Bittel 1943 yılı Anadolu araĢtırmalarında höyükte depas bulunduğunu bildirmektedir. Konumuzla bağlantılı tek eser olan söz konusu depas, T. Özgüç tarafından değerlendirilmiĢtir203.

III. B. 33. Yassı Höyük / Gordion

Ankara ili, Polatlı ilçesindeki Yassıhöyük köyünün güneyinde yer almaktadır (Hrt.1). 1893 yılında bölgede yapılan demiryolunda çalıĢan Mühendis A. Körte tarafından keĢfedilen höyükte, 1900‟de ilk kazı yine tarafından yapılmıĢtır. 1950-1973 yıllarında R.S. Young, 1974-1988 yıllarında Mary M. Voigt ve Keith DeVries baĢkanlığındaki kazılar 1988 yılından itibaren G. Kenneth Sams baĢkanlığında sürdürülmektedir. Yapılan kazılar sonucunda Yassı Höyük‟te Erken Tunç Æağı‟ndan Roma Dönemi sonuna kadar yerleĢimin sürdüğü tespit edilmiĢtir. F Tümülüsü altında ETÆ I‟e tarihlenen bir taĢ sanduka mezar bulunmuĢtur. Erken Tunç Æağı‟nın son evresinde yerleĢim olduğu belirlenmiĢtir.

202 Kökten&Özgüç&Özgüç 1945, s. 382- 388; Özgüç 1948, s. 407- 411; Yakar 1985b, s. 245.

203 Bittel 1949, s. 58; Özgüç&Özgüç 1953, s. 47.

97

Tarih Dönem Tabaka

M.Ö. 2100-1600 OTÆ YerleĢim-Mezarlık

M.Ö. 2400-2100 ETÆ IIIB 7

M.Ö. 2600-2400 ETÆ IIIA 8

Hiatus ………..

M.Ö. 3000 ETÆ I F Tümülüsü altındaki mezar

Tablo 33. Yassı Höyük/ Gordion kronolojisi (Mellink 1956c, s. 51-57;

Gunter 1991, Tab. I)

Konumuzla bağlantılı eserler ETÆ IIIB‟ye tarihlenen 7. tabakada bir çöp çukuru içinde ele geçmiĢtir. Ayrıca F Tümülüsü altında ETÆ I‟e tarihlenen ve yaklaĢık 1 m çapında yuvarlak bir taĢ sanduka mezar bulunmuĢtur. Söz konusu mezar, yuvarlak taĢ sanduka mezarların dağılımı bakımından önem taĢımaktadır204.

III. B. 34. Yenihayat Mezarlığı

Æorum ili, Merkez ilçesine bağlı Yenihayat köyü yakınında yer almaktadır (Hrt.1). Ġlk kez satın alma yoluyla müzelere getirilen metal eserler aracılığıyla T.

Özgüç tarafından tanıtılmıĢtır. Daha sonra A. Müller-Karpe mezarlıkta ele geçen bir grup metal eseri yayınlamıĢtır. 1996 yılında T. Yıldırım ve T. Sipahi, Æorum ili yüzey araĢtırması projesi kapsamında mezarlıkta araĢtırma yapmıĢtır. Yapılan araĢtırmalar sonucunda küp mezarlardan oluĢan ve ekstramural olduğu anlaĢılan mezarlığın büyük oranda kaçak kazılarla tahrip edilip soyulduğu tespit edilmiĢtir.

Mezarlık alanı, buluntulara göre M.Ö. III. Binin ikinci yarısına tarihlenmiĢtir.

Konumuzla bağlantılı eserler, kaçak kazılar sonucu küp mezarlardan çıkarılıp, müzelere satılan metal eser gruplarındandır205.

204 Mellink 1956c, s. 51- 57; Gunter 1991, s. 1, s. 4, s. 20, Tab 1.

205 Özgüç 1980, s. 465; Müller-Karpe 1994, Taf. 92; Sipahi&Yıldırım 1998, s. 20 vd.; Yıldırım 2001.

98

Buluntu yerlerinin yanında Orta Anadolu‟nun kuzeyinde tam olarak çıktığı yer belli olmayan, konumuzla bağlantılı eserleri içeren Ordu ve Trabzon kökenli olduğu belirtilen hazine buluntuları vardır. Trabzon Hazinesi, günümüzde Amerika‟da Indiana Üniversitesi Sanat Müzesi‟nde, Burton Y. Berry koleksiyonu içinde yer almaktadır. Æoğunluğu altın süs eĢyası ve idolden oluĢan hazinenin buluntu yerinin Trabzon civarı olduğu belirtilmiĢtir206. Günümüzde Stockholm Statens Historiska Museum‟da bulunan ve buluntu yerleri Ordu olarak gösterilen

Ordu Hazinesi, M.Ö. III-II. Bine tarihlenen bronz silahların ağırlıklı olduğu bir hazine grubudur207.

206 Rudolph 1978, s. 6- 21.

207 Przeworski 1935; 1936; 1939; Bittel 1949, s. 53, Abb. 4.

99

IV. M.Ö. III. BĠNDE BATI VE ORTA ANADOLU’DA KÜLTÜREL YAPI

Bütün kültürler çeĢitli dıĢ ve iç etkenler sonucu değiĢir ve yenilenir. Ġç etkenler arasında bazı yeni buluĢların geliĢmesiyle ortaya çıkan çeĢitli unsurlar veya durumlar ile önceden mevcut olan din ve ölü gömme gelenekleri gibi kolay kolay değiĢmeyen sabit unsurlar; dıĢ etkenler arasında ise göç, ticaret ve her türlü dıĢ bağlantı sayılabilir208. Bu unsurlar bir yerleĢimdeki kültürün oluĢmasında en önemli etkenlerdendir. Böylece belli bir bölgede ortak birçok özelliği bir arada bulunduran çeĢitli yerleĢimlerin oluĢturduğu kültürel bölgeler oluĢmuĢ olmalıdır. Bu oluĢumda hiç Ģüphesiz benzer coğrafi özelliklerin payı da büyüktür. Coğrafyanın bir diğer etkisi ise, ETÆ boyunca bir taraftan Orta ve Batı Anadolu arasında, diğer taraftan Kuzey Suriye ve Mezopotamya‟ya kadar uzanan alanda doğal geçitler aracılığıyla yerleĢimler arasındaki yol ağının kullanılmasıdır209. Batı Anadolu ile Orta Anadolu‟yu bağlayan üç önemli yol bulunmaktadır. Bunlardan ilki Ankara, EskiĢehir ve Kütahya üzerinden Marmara Denizi‟nin güneyinden Troya‟ya uzanan kuzey yolu, ikincisi Konya Ovası‟ndan Afyon, UĢak üzerinden Gediz Vadisi boyunca ilerleyen ve Ġzmir‟e uzanan orta yol, üçüncüsü ise Konya Ovası‟ndan Isparta, Burdur, Denizli üzerinden Büyük Menderes Vadisi‟ne ulaĢan güney yoludur210.

Orta ve Batı Anadolu‟da yapılan kazılar ve araĢtırmalar neticesinde elde edilen arkeolojik buluntuların tamamının kullanım yoğunluğu ve dağılım alanları göz önünde bulundurulduğunda belirli kültürel bölgeler ortaya çıkmaktadır. Söz konusu

208 Abay&Æevik 2005, s. 62.

209 Arık 1944, s. 346 vd.

210 Yakar 1985b, s. 94.

100

kültürel bölgelerin sınırları kültürel iliĢkiler bakımından oldukça önemlidir.

ÆalıĢmamızın kapsamındaki bölgelerin sınırları, T. Özgüç‟ün ana hatlarıyla Batı ve Orta Anadolu kültürel bölgeleri için ortaya koyduğu bölgeler ve T. Efe‟nin yeni araĢtırmaların ıĢığında oluĢturmuĢ olduğu kültürel bölgeler dikkate alınarak oluĢturulmuĢtur211. Bu bölgelerin kapsamları son senelerde yapılan araĢtırma ve kazılardan elde edilen sonuçların değerlendirilmesi sonucu geniĢlemiĢtir.

Ġki kültür arasında ortak stil ve teknolojiye sahip malzeme grubunun karĢılaĢtırılması sonucunda, söz konusu kültürler arasında karĢılıklı bağlantıların varlığı ve hatta ticaretin var olduğu kanıtlanabilmektedir212. Erken Tunç Æağı‟nda önemli ekonomik faaliyetlerin arasında yer alan ticaret, genel olarak yakın mesafeli iç ve uzak mesafeli dıĢ olmak üzere iki grup altında değerlendirilmektedir213.

Bazı hammaddeler Anadolu‟da bulunan kaynaklardan elde edilmiĢtir. FildiĢi, kehribar, lapis lazuli ve firuze taĢı gibi Anadolu‟da bulunmayan hammadde dıĢarıdan ticaret yoluyla getirilmiĢ olmalıdır214. Anadolu mühür Ģekli olan damga mühürlerin yanında az da olsa bu dönemde bulunan silindir-damga mühürler ve bullalar uluslararası bir bağlantıyı ve tüccarların varlığını göstermektedir215. Bu durum Batı Anadolu ve Orta Anadolu arasında daha sıkı ticari iliĢkilerin olduğunu da göstermesi bakımından önemlidir. Bu ticaret büyük olasılıkla oldukça yüksek seviyede medeniyete sahip olan Mezopotamya kültürünün hammadde arayıĢından kaynaklanmıĢ ve karĢılıklı iliĢkilerin geliĢmesiyle sürmüĢ olmalıdır. Buna karĢılık

211 Özgüç 1964a, s. 28- 29, s. 41; Efe 2004.

212 Dixon&Cann&Renfrew 1968, s. 38.

213 Abay&Æevik 2005, s. 67.

214 Lloyd 1997, s. 21.

215 Mellink 1986, s. 142.

101

büyük olasılıkla Mezopotamyalı tüccarlar da yanlarında silindir mühür, kurĢun figürün veya süs eĢyası içeren kalıplar gibi çeĢitli eĢyaları taĢımıĢ olmalıdır216. Bunun yanı sıra Erken Tunç Æağı baĢlarından itibaren geliĢmeye baĢlayan ticaretin en önemli hammaddesi metaldir217.

ETÆ I‟ de Orta ve Batı Anadolu‟da el yapımı seramik görülmektedir. ETÆ II ile birlikte çark yapımı seramikler ortaya çıkmaya baĢlamıĢtır. Troya‟da ilk çark yapımı seramikler IIb evresinde ortaya çıkmıĢtır218. ETÆ III‟te artık belli atölyelerde seri üretilmiĢ seramikler ortaya çıkmaya baĢlamıĢtır219. Æark teknolojisinin yayılımı aynı zamanda bölgeler arasındaki bağlantıları göstermektedir.

Madenciliğin bir geçim kaynağı olarak geliĢtiği ETÆ II‟den itibaren yerel geliĢen seramik gruplarının aksine benzer tipteki metal eserlere, Orta ve Batı Anadolu‟da oldukça geniĢ bir alanda rastlanmaktadır220. Anadolu‟da olasılıkla dökümle üretilmiĢ eserler, madencilik tekniklerinde ileri düzeyde olan belirli merkezlerde üretilip ticaret yoluyla geniĢ alanlara dağıtılıyordu. Özellikle mezarlık alanlarında ve büyük ölçekli ya da küçük köy görünümündeki yerleĢim yerlerinde metal buluntuların sayısının artması, madenciliğin geliĢtiğini ve metal kullanımının arttığını göstermektedir221. Erken Tunç Æağı ortalarından itibaren maden ustaları;

kalıba dökmeyi, maden kaplamayı, kaynak ve lehimi, çekiçle döverek Ģekil vermeyi,

216 Canby 1965, s. 59.

217 Sazcı 2002, s. 54.

218 Blegen ve diğ. 1950, s. 205.

219 Mellink 1986, s. 141, Troya II a- c‟de çark teknolojisinin ortaya çıktığını belirtmiĢtir. Bkz. s. 146.

220 Demircihüyük metal eserleri arasında, Orta Anadolu‟dan Batı Anadolu‟da Troya‟ya kadar uzanan alanda karĢımıza çıkan tipler görülmektedir. Bkz. Seeher 2000, s. 230.

221 Seeher 2000, s. 230.

102

granülasyon süslemeyi, mine ve telkari gibi oldukça fazla sayıdaki maden iĢleme tekniklerini kullanmıĢtır222. Hiç Ģüphesiz bu tekniklerin bölgeler arasında yayılımı belli atölyeler arasında bilgi paylaĢımı sonucu olmuĢtur.

Toplumları karĢı karĢıya getiren çatıĢma ve savaĢlar, kültürel temasların olmasını da sağlamıĢtır. Ġki kültürün birbiriyle karĢılaĢma yollarından birisi hiç Ģüphesiz çeĢitli anlaĢmazlıklar sonucu çıkan savaĢtır. Erken Tunç Æağı‟nda Anadolu‟da yerleĢim yerlerinin büyük çoğunluğu surlarla çevrili kentler karĢımıza çıkmaktadır223. YerleĢimlerin savunma amaçlı sur duvarları ile çevrelenmiĢ olması bu dönemde kentler arasında çatıĢma ve hatta savaĢların yapılmıĢ olduğunu göstermektedir. Akad krallarının tarihsel içerikli belgelerinden Anadolu içlerine kadar geldikleri bilinmektedir224. Bu seferlerden Erken Tunç Æağı‟nda Anadolu‟da etrafı surlarla çevrili birbiriyle mücadele eden Ģehirlerin olduğunu öğrenmekteyiz225. ġar Tamhari metinlerinde bahsedilen surlarla çevrili Ģehirlerin kazılarla ortaya çıkarılması; efsanevi nitelikli olarak değerlendirilse de, bu metinlerin tarihi bir gerçeğe dayandığını göstermesi bakımından önemlidir. Erken Tunç Æağı‟nın baĢından itibaren büyük ve önemli yerleĢim yerleri surlarla çevrelenmiĢtir. Bu oluĢum yönetici olarak kabul edilen kiĢilere ait evlerin ve bunlarla bağlantılı diğer önemli yapı gruplarının koruma altına alındığını göstermektedir226. Bu kale yapılarının oluĢmasıyla birlikte halkın yaĢadığı aĢağı kentler ortaya çıkmıĢ olmalıdır.

222 Lloyd 1997, s. 21.

223 Özdoğan 2006, s. 572 vd.

224 Lewy 1947, s. 17- 18.

225 Güterbock 1938, s. 44- 59.

226 Naumann 1998, s. 498.

103

Ölü gömme gelenekleri bakımından; Batı ve Orta Anadolu‟da mezar türlerinin benzerliği ve intramural mezarların yanında mezarlık alanlarının kullanılmaya baĢlanması ortak unsurlardır. Erken Tunç Æağı boyunca Orta ve Batı Anadolu‟da basit toprak, küp ve sanduka mezar türü en yaygın görülen türlerdir227.

In document BİNDE BATI VE ORTA ANADOLU KÜLTÜREL İLİŞKİLERİ Doktora Tezi Derya YILMAZ Tez Danışmanı Prof.Dr (Page 113-121)