M. Ö. 2650-2350 Geç

IV. A. BATI ANADOLU

103

Ölü gömme gelenekleri bakımından; Batı ve Orta Anadolu‟da mezar türlerinin benzerliği ve intramural mezarların yanında mezarlık alanlarının kullanılmaya baĢlanması ortak unsurlardır. Erken Tunç Æağı boyunca Orta ve Batı Anadolu‟da basit toprak, küp ve sanduka mezar türü en yaygın görülen türlerdir227.

104

Doğu Ege Adaları – Thermi (Midilli Adası- Lesbos), Emporio (Sakız Adası - Chios), Tigani ve Heraion (Sisam Adası- Samos) gibi adaların da alınması gerekmektedir.

Bu adalarda kazısı yapılan Poliochni ve Thermi yerleĢim yerlerinin kültürel açıdan Ege Dünyası ve Anadolu ile yakın iliĢkiler içinde olduğu anlaĢılmıĢtır229. Batı Anadolu sahil kesimi ve adalar kendi içinde kültürel bir bütünlüğe sahiptir. Ancak sahil kesiminde Erken Tunç Æağı yerleĢimlerinin araĢtırılması alüvyon dolguların altında kalmasından dolayı sınırlıdır. Sadece kazısı yapılan birkaç yerleĢimden sahil kesimi kültürel yapısını öğrenmekteyiz. Batı Anadolu‟dan içerilere gidildikçe yerleĢimlerin sayısında gözle görülür artıĢ görülmekle birlikte kültürel yapıları daha iyi anlaĢılmaktadır230.

Ġç Kuzeybatı Anadolu‟da, Sakarya ve Porsuk vadileri boyunca uzanan yerleĢimlerin kültürü, Kızılırmak kavsi içindeki kültürel yapıdan daha farklıdır. Bu bölge kültüründe Balkan etkileri görülmekle beraber, bölgenin genel kültürel yapısının Kuzeybatı Anadolu Bölgesi ile daha yakın olduğu arkeolojik buluntular ıĢığında ortaya konmuĢtur231.

Ġç Güneybatı Anadolu‟da ise kültürel yapı daha çok yerel karakterli olmakla beraber, az da olsa Orta Anadolu etkilerinin yanı sıra kuvvetli Batı Anadolu etkileri göstermektedir. Bu durum özellikle seramik gruplarında görülmektedir. Benzer tip arkeolojik malzemenin dağılımı, Isparta Ovası‟ndan Afyon‟a buradan da Troya‟ya kadar uzanan kültürel bir bağlantının olduğunu göstermektedir232. Ancak genel

229 Coleman 1992, s. 275.

230 French 1969a, s. 1 vd.; Mellink 1986, s. 152; Özgüç 1964a, s. 39; ġahoğlu 2008b, s. 154 vd.

231 Yakar 1985a, s. 237- 241; Efe&Ġlaslı 1997, s. 597; Efe 1988, s. 128.

232 Özsait 1977, s. 74; Mellink 1992, s. 216- 217; Özgüç 1944a, s. 416 - 418.

105

olarak Göller Bölgesi kültürel yapısı; Batı ve Orta Anadolu‟dan çeĢitli etkiler almıĢ kendine özgü bir karakter göstermektedir233.

IV. A. 1. Geçim Kaynakları

Önceleri çok az bilinen Batı Anadolu Erken Tunç Æağı ekonomisi hakkında bilinenler giderek artmaktadır. M. Mellink Batı Anadolu‟nun ekonomik ve sosyal yapısının Orta ve Doğu Anadolu‟ya göre daha az geliĢmiĢ olduğunu belirtmiĢtir234. Bu durum Batı Anadolu‟da son senelerde yapılan çalıĢmalar sonucunda, Erken Tunç Æağı‟nda hem Orta Anadolu hem de Ege Dünyası ile bağlantıları olan, surlarla çevrilmiĢ oldukça güçlü yerleĢimlerin235 varlığının anlaĢılmasıyla değiĢmeye baĢlamıĢtır.

Batı Anadolu‟da kazılarda ele geçen buluntulara göre önemli ekonomik faaliyetler arasında; ticaret, ziraat, madencilik, dokumacılık, hayvancılık ve kıyı kesimlerde balıkçılık sayılabilir. YerleĢimlerde ele geçen çok sayıda yanmıĢ tahıl ve çeĢitli bitki örnekleri, öğütme taĢları, tahıl depoları, tarım ve çiftçiliğin yoğun bir Ģekilde yapıldığını göstermektedir236. Batı Anadolu ETÆ yerleĢimlerinde ele geçen dokumacılıkla ilgili buluntular dokuma endüstrisinin geliĢmiĢ olduğunu göstermektedir. Örneğin Troya‟da merkezi bir yönetim kontrolünde yapıldığına inanılan ekonomik faaliyetler içinde tekstil endüstrisi de önemli bir paya sahip olmalıdır. Ancak dokumacılıkla ilgili buluntuların büyük çoğunluğu evlerde ele

233 Özgüç 1946, s. 570- 572; Æokbanker 1974, s. 35.

234 Mellink 1986, s. 140.

235 ġahoğlu 2004.

236 Özkan&Erkanal 1999, s. 35; Warner 1994, s. 179- 184; Lloyd&Mellaart 1962, s. 275.

106

geçmiĢtir237. AğırĢaklar, tezgâh ağırlıkları, makaralar, boya elde edilen bazı deniz kabuklarının varlığı, boya saklamada kullanılan kemik tüpler tekstil endüstrisinin olduğunu belgelemektedir238. Metal eserler, pota, taĢ kalıp gibi üretimde kullanılan gereçler ve Prehistorik dönemlerden itibaren iĢletildiği C14 sonuçlarına göre tespit edilmiĢ maden yatakları, madenciliğin önemli bir geçim kaynağı olduğunu göstermektedir239. Ticaretin en önemli kanıtı yerleĢimlerde ele geçen yerli karakterden farklı özellikteki seramik ve diğer eĢyadır240. YerleĢimlerde bulunan çok sayıdaki evcil ve yabani hayvan kemiği ve kemikten yapılmıĢ aletler hayvanların bir kısmının avlandığını, diğer kısmının eti, sütü ve yünü için yetiĢtirildiğini göstermektedir241. Kıyı yerleĢimlerinde ele geçen balık kemikleri; balık ağı ağırlıkları ve kancalar balıkçılığın önemli bir geçim kaynağı olduğuna iĢaret etmektedir. Batı Anadolu sahil kesimi ve Doğu Ege Adaları‟nda ele geçirilen hayvan kalıntıları içinde çoğunluğu balık kemikleri ve deniz kabukları oluĢturmaktadır.

Ekonomilerinin bir kısmı denize dayanmaktadır242. Bakla Tepe‟de ETÆ I seramiği içinde parfüm üretiminde kullanılan bir kabın bulunması, Erken Tunç Æağı baĢından

237 Yakar 2002, s. 452.

238 Lloyd&Mellaart 1962, s. 277- 278; Lamb 1936a, s. 163- 164; Lamb 1937, s. 253- 256; Blegen ve diğ. 1950, s. 50; Warner 1994, s. 180, Tab. 7; Özkan&Erkanal 1999, s. 35; Obladen-Kauder 1996, s.

226- 239.

239 Stronach 1962, s. 283; Lloyd&Mellaart 1962, s. 276; Blegen ve diğ. 1950, s. 43; Wagner&Öztunalı 2000, s. 35- 40; Özkan&Erkanal 1999, s. 34- 35.

240 Hood 1981, s. 239- 240; Blegen&Caskey&Rawson 1951, s. 20.

241 Erken Tunç Æağı Anadolu insanının beslenmesinde et tüketiminin önemi için bkz.Yakar 2001;

Deniz 1996, s. 87- 88; Blegen ve diğ. 1950, s. 47; Lamb 1936a, s. 197- 203, s. 216; Warner 1994, s.

179; Özkan&Erkanal 1999, s. 35.

242 Lamb 1936a, s. 176, no. 32.59, Pl. XLVII, s. 216; Blegen ve diğ. 1950, s. 43; Hüryılmaz 2006, s. 2.

107

itibaren Batı Anadolu‟da parfüm üretiminin bilindiğini göstermesi açısından oldukça önemlidir243.

IV. A. 2. Ticaret

Batı Anadolu‟nun bir taraftan Ege Dünyası diğer taraftan Anadolu‟nun iç kesimlerine uzanan ticari iliĢkileri olduğu her geçen gün ele geçen buluntularla kanıtlanmaktadır. Örneğin Batı Anadolu seramik kültüründeki bazı ortak özellikler, metal değiĢ tokuĢunu da içermiĢ olan bölgeler arasındaki ticari iliĢkileri göstermektedir244. ETÆ I‟de Midilli (Lesbos) Adası‟ndaki Thermi ve Limni (Lemnos) Adası‟ndaki Poliochni‟de ele geçen metal buluntular, yerleĢimlerin bulunduğu adalarda doğal metal kaynaklarının zengin olmaması bakımından dikkat çekicidir245. Bu adalar metal hammaddelerini, metal kaynakları bakımından daha zengin olan Troas Bölgesi‟nden ticari faaliyetler sonucu elde etmiĢ olmalıdır.

Uzun mesafeli ticaretin ETÆ II‟de geliĢmeye baĢlamasıyla özellikle metal eserler tip ve çeĢit olarak artmıĢtır. Batı ve Orta Anadolu‟da depas ve tankard gibi belli tip seramiklerin dağılım alanı geniĢlemiĢtir246. Bölgeler arası uzun mesafeli ticaretin varlığını Troya, Demircihüyük ve Küllüoba‟daki arkeolojik buluntular desteklemektedir247. ETÆ III‟te bölgeler arası veya uzun mesafeli ticaret yollarının varlığını, seramik kap repertuarı ve metal eserlerin dağılımı ve yoğunluğu

243 Özkan&Erkanal 1999, s. 32.

244 Efe 2002, s. 51.

245 Mellaart 1966, s. 126.

246 Sazcı 2007, s. 147- 162; Depasların Anadolu‟da dağılım haritası için bkz. Abb. 3; Sazcı 2006, tankard ve depasların Önasya‟da dağılım haritası için bkz. Abb. 5.

247 Efe 2002, s. 54, s. 58.

108

göstermektedir248. EskiĢehir Bölgesi, hem Batı Anadolu ve özellikle Troya‟ya uzanan ticaret yolları, hem de Ankara aracılığıyla doğuya Kızılırmak ötesine açılan ticaret yollarıyla da bağlantılı önemli bir konumdadır249.

Batı Anadolu sahil kesimi yerleĢimleri Erken Tunç Æağı ortalarına kadar Ege Dünyası‟ndaki komĢu yerleĢimlerle doğal yolların sağladığı bir bağlantı içinde oldukları için her iki bölge arasında ticari iliĢkiler de geliĢmiĢtir250. Erken Tunç Æağı‟nda özellikle Batı Anadolu sahil kesimi ve Doğu Ege Adaları yerleĢimleri birbiriyle bağlantılı bir deniz ticaret ağı kurmuĢ olmalıdır. Diğer taraftan Batı Anadolu‟nun Orta Anadolu ile de ticari bağlantılar geliĢtirmiĢ olduğu düĢünülmektedir251. Özellikle ETÆ III‟te ticaret, Ege Dünyası ile devam ederken, Orta Anadolu, Suriye ve Mezopotamya ile ticari iliĢkilerin geliĢtiği bilinmektedir252. Batı ve Orta Anadolu‟da sayıları giderek artan ortak tipteki buluntuların gösterdiği gibi; ETÆ II‟nin sonları ve ETÆ III‟te ise Orta Anadolu‟ya dönük bir ticaret anlayıĢı geliĢmiĢtir253. M. Mellink bu değiĢimi Orta Anadolu‟da ETÆ III tabakalarındaki yangının da sebebi olarak gördüğü Akad ordularının, Batı Anadolu‟da Troya‟ya kadar gitmiĢ olma ihtimali üzerine durarak açıklamaktadır. Troya III ve IV kültürel bir düĢüĢ gösterirken Troya V ile birlikte Orta Anadolu bağlantıları daha belirgin bir

248 Efe 2002, s. 55.

249 Efe 2002, s. 57.

250 M. Mellink, Batı Anadolu sahil kesimi halkının uzaktaki Orta Anadolu‟daki ticari merkezleri bilmesine rağmen Ege Dünyası içindeki komĢularıyla ticaret yapmalarını, bunun diğerine göre daha kolay olmasına bağlamaktadır. Bkz. Mellink 1986, s. 140.

251 Yakar 2002, s. 452.

252 Mellaart 1966, s. 177.

253 Mellink 1986, s. 151.

109

Ģekilde ortaya çıkmaktadır254. Arkeolojik veriler ıĢığında doğuya doğru olan bu yöneliĢin daha çok ticari amaçlı olduğu düĢünülmektedir. KurĢun figürünler gibi bazı önemli buluntular ise, bu ticaretin sadece iki bölge arasında olmadığını, daha çok uzak mesafeli Mezopotamya-Anadolu arasında geliĢtiğini göstermektedir255.

IV. A. 3. Siyasi ve Sosyal Yapı

Siyasi ve sosyal yapı büyük oranda yerleĢim modelleriyle bağlantılıdır.

Özellikle ETÆ I‟de Batı Anadolu‟da hâkim olan “Anadolu YerleĢim ġeması” olarak adlandırılan radyal yerleĢim planlı ve sıralı evlerden oluĢan yerleĢim modellerinde256 bazı evlerin diğerlerine göre daha büyük olması ve kapı geçitlerine göre konumu sosyal yapıda sınıflaĢmanın baĢladığını göstermektedir257. YerleĢimin merkezinde veya merkez yakınında yer alan ortak iĢlikler ve ambarlar ortak kullanım alanlarını göstermekle birlikte, aynı zamanda siyasi bir otorite tarafından topluluğun hizmetine sunulmuĢ tesisleri oluĢturmaktadır258. Bu dönemde bir bey veya yönetici etrafında toplanan halktan oluĢan basit bir siyasi ve sosyal yapının olduğu düĢünülmektedir.

254 Batı Anadolu‟nun ETÆ III Dönemi‟nde birden yüzünü kültürel açıdan Orta Anadolu aracılığıyla Mezopotamya ve Suriye‟ye dönmesinin olası sebepleri üzerinde durmuĢtur: 1. Ege Dünyası içinde yükselen bir kültür ve ticaret merkezi olarak Minos Uygarlığı 2. Orta Anadolu halkının daha önceden de tanıdığı ve ticari faaliyetler içinde olduğu bu bölgenin daha çok Mezopotamya bağlantılarıyla ilgisini çekerek buraya yönelmelerini sağlamak. Bkz. Mellink 1986, s. 151.

255 Mezopotamya ve Anadolu arasındaki ticarette, Orta Anadolu‟yu aĢan kervanların batıda Ege sahiline Troya‟ya kadar ilerlediğini, Urkesh‟den bir tanrıçaya ait kurĢun figürün ile ortaya koymaktadır. Bkz. Canby 1965, s. 59; Canby 2003, s. 173.

256 Korfmann 1983a, s. 222 vd..

257 Korfmann 1983a, s. 246.

258 Kouka 2002, s. 304; Korfmann 1983a, s. 246.

110

ETÆ I‟de merkezi yapılar oldukça az yerde açığa çıkartılmıĢtır. Bunlar arasında KarataĢ-Semayük‟te ele geçen ve höyüğün ortasında surla çevrelenmiĢ bir merkezi yapının, dönemin sonunda ETÆ II baĢında ortadan kaybolması oldukça ilginçtir.

ETÆ I‟de yerleĢimlerin yavaĢ yavaĢ surlarla çevrelenmesi siyasi gücün oluĢmaya baĢladığının kanıtıdır259.

ETÆ II‟den itibaren merkezi otoriteye bağlı olarak geliĢen büyük veya küçük yerleĢimler ortaya çıkmaktadır.260. YerleĢimlerin büyük çoğunda siyasi otoritenin varlığını kanıtlayan merkezi yapı bulunmaktadır. Bunların yanında dini karakterli yapılar ve personelinin varlığını gösteren Beycesultan‟daki “Twin Shrine” olarak bilinen mabet, siyasi otorite yanında dini otoritenin olduğunu göstermektedir261. Ancak her iki otoritenin tek bir kiĢide olup olmadığı, bugünkü bilgilerimize göre çok belirgin değildir. Diğer taraftan evlerin birbirinden ayrı, bağımsız inĢa edilmesi ve içlerinde dokumacılık, madencilik gibi her türlü aktiviteye ait buluntuların ele geçmesi sosyal yapıdaki değiĢikliklerin habercisidir262. Zamanla evlerde yapılan ve uzmanlık gerektiren aktiviteler sonucunda, belli aileler söz konusu iĢte ustalaĢmıĢ ve çeĢitli meslek sınıfları doğmuĢ olmalıdır. Bu durum sosyal sınıflaĢmanın baĢlamasını sağlamıĢtır.

Batı Anadolu‟nun siyasi ve sosyal yapı bakımından en geliĢmiĢ merkezlerinden birisi olan Troya II yerleĢimindeki bağımsız büyük megaronlarla karakterlenen surla çevrili yukarı Ģehir; bu dönemde yönetici kesimin ortaya çıktığını

259 Özkan&Erkanal 1999, s. 26 vd.; Kouka 2002, s. 303.

260 Efe 2004, s. 20.

261 Lloyd&Mellart 1962, s. 36 vd..

262 Warner 1994, s. 178- 179.

111

kanıtlamaktadır263. Yeni dönem kazılarında Troya II kalesi dıĢında bir aĢağı Ģehrin olduğu ve halkın burada yaĢadığı belirlenmiĢtir264. EskiĢehir‟de özellikle Küllüoba kazılarında elde edilen sonuçlardan birisi; ETÆ II‟de elit bir kesimin idaresi altında, Suriye‟den gelip Troya‟ya kadar uzanan yol ağı üzerinde uluslararası ticarete katılan bir kent toplumunun yaĢadığıdır265. Sosyal sınıfların oluĢumunu en iyi, surlarla çevrilmiĢ merkezi yapıların bulunduğu yukarı Ģehir ve halkın oturduğu aĢağı Ģehir yapılanması göstermektedir266. Bu dönemde Orta ve Batı Anadolu‟da yoğun bir Ģekilde karĢımıza çıkan lüks metal eserler, elit bir sınıfın varlığını gösteren diğer kanıtlardır267.

ETÆ II ortalarından itibaren ETÆ III boyunca mevcut krali nitelikli buluntular yönetici ve halk kesimi arasındaki farklılaĢmanın kanıtıdır268. Metalin güç ve zenginliği temsil etmesi sonucu kültürel sınırlar yeniden Ģekillenmeye baĢlamıĢ ve özellikle ETÆ III‟te sosyal sınıflar belirgin bir Ģekilde ortaya çıkmıĢtır269. Batı Anadolu‟da bu dönemde Troya, Poliochni ve Liman Tepe gibi siyasi bir otoritenin etrafında toplanan güçlü kentler vardır270.

263 Blegen ve diğ. 1950, s. 205- 206.

264 Becks 2000, s. 21 vd.

265 Efe 2002, s. 59.

266 Yakar 2002, s. 452.

267 Efe 2002, s. 61.

268 Troya‟da ve Poliochni‟de ele geçen krali nitelikteki hazine buluntuları bu görüĢü destekleyen kanıtlardır. Bkz.Tolstikov&Treister 1996; Bernabò-Brea 1976, s. 284- 288, Tav. CCXL- CCLII;

Silistreli 1982, s. 39- 40.

269 Efe 2002, s. 49.

270 Kouka 2002, s. 305- 306.

112 IV. A. 4. Seramik Kültürü

ETÆ I‟de Batı Anadolu seramiği el yapımı, genellikle mika katkılı, monokrom, astarlı ve perdahlıdır. Seramik siyah, gri veya kahverengi tonda koyu yüzlüdür. Perdahlı bir seramik grubunda az sayıdaki kırmızı astarlı örneklerin varlığı dikkat çekicidir. Bu grubun siyah kaplardan hemen sonra ortaya çıktığı ve daha az örnekle temsil edildiği bilinmektedir271. Seramiğin yüzeyi düz bırakıldığı gibi geometrik Ģekillerin ağırlıklı olduğu yiv, kabartma ve ensize bezemeli, çok az sayıda beyaz veya kırmızı boyalı olanları da vardır. Kap gövdelerinin belli kısımlarında yapılan bezeme ile birlikte saklı astar uygulanan seramikler, astarlı yüzeylerinin yanında bezemeli ve saklı astarlı bantları ile farklı bir ahengi sergilemektedir272. Genel olarak Anadolu Erken Tunç Æağı seramik özelliklerinin yaygın olarak görüldüğü Batı Anadolu‟da belli bölgelerde bölgesel seramik kültürleri de oluĢmaya baĢlamıĢtır273. Bunların arasında asıl yayılım alanı Ġç Güneybatı Anadolu‟da Elmalı Ovası olarak kabul edilen beyaz boya bezemeli bir seramik kültürü vardır. Kuzeybatı Anadolu‟da az sayıda karĢımıza çıkan beyaz boya ile yapılmıĢ geometrik desenli seramik Bakla Tepe‟de oldukça yaygındır. Küllüoba buluntuları bu seramiğin

271 Özkan&Erkanal 1999, s. 31- 32; Blegen ve diğ. 1950, s. 51- 52, s. 55; Tab. 6; Lamb 1936a, s. 73, s.

77-78, s. 86; Fig. 26; Lamb 1936b, s. 16- 23, Fig. 6, 1- 11; Bernabò-Brea 1964, Tav. I- LXXX, CVII-CXXXIV; Lloyd&Mellaart 1962, s. 116- 117, Fig. P14-21; Seeher 1987, s. 108- 111, Taf. VI, 1- 3 ve 5; Efe&Ay 2000, s. 7- 11; Joukowsky 1986, s. 370.

272 Lamb 1936a, s. 78; Lamb 1936b, s. 16, Fig. 6, 1- 11; Blegen ve diğ. 1950, s. 76 vd.; Bernabò-Brea 1964, Tav. LV- LVIII, LXI- LXVI; Efe&Ay 2000, s. 17; Seeher 1987, s. 121- 123, Abb. 27; s. 131- 133, Abb. 32; s. 142- 143; Joukowsky 1986, s. 356- 357, Fig. 302. Ġç Batı Anadolu‟da saklı astarlı ve bezemeli seramik geleneği için bkz. Efe 1986.

273 Söz konusu seramik kültürleri arasında genel benzerliklerin yanında oldukça farklı form ve bezeme uygulamaları da vardır. Efe 2003, s. 89 vd.; Efe 2004, s. 17.

113

EskiĢehir‟e kadar yayıldığını göstermektedir274. Özellikle Ġç Güneybatı Anadolu‟da Beycesultan, KarataĢ-Semayük ve çevresinde yaygın olan balık pulu görünümlü barbotine tekniği ile yapılan kaplar ETÆ I‟de oldukça karakteristiktir. Küllüoba‟da

ele geçen örnekler bu tekniğin Ġç Kuzeybatı Anadolu‟da bilindiğini göstermektedir275.

Balıkesir ve çevresine yayılmıĢ olan Yortan mezarlık kültürü; kap formları ve bezemeleriyle karakterlenen bir seramik geleneğini de içermektedir. El yapımı, gri veya siyah hamurlu, siyah astarlı ve perdahlı, genellikle inkrustasyon ve nadiren ensize veya beyaz boya ile yapılmıĢ geometrik bezemeli ve oldukça zengin kap repertuarı ile dikkat çeken Yortan seramiği; Æanakkale, Doğu Ege Adaları ile güneyde Beycesultan‟a kadar uzanan alanda yaygın olarak görülmektedir276.

Bu dönemde yerel seramiğin yanında Ege Dünyası‟ndan özellikle Kikladlar ve Yunanistan‟dan ithal edilmiĢ veya form ve bezeme açısından esinlenilmiĢ yerel taklitler ele geçmiĢtir277.

274 Batı Anadolu‟da beyaz boya bezemeli seramiğin dağılımı ve genel özellikleri için bkz. Mellaart 1954, s. 202, Map. 4; Lamb 1936a, s. 78; Bernabò-Brea 1964, Tav. I, d- g; Troya‟da yerli seramikten farklı ve ithal olarak değerlendirilen boya bezemeli seramikler için bkz. Blegen ve diğ. 1950, s. 76 vd., Fig. 241, 1; Fig. 243, 1- 9; Fig. 247, 16; Fig. 249, 25, 27- 29, 32; Özkan&Erkanal 1999, s. 33;

Lloyd&Mellaart 1962, s. 131, Fig. P. 20., 3; Efe&Ay 2000, s. 17.

275 Lloyd&Mellaart 1962, s. 127, 131, Fig. P.20; Mellink 1964, s. 276, Pl. 82, Fig. 28; Efe&Ay 2000, s. 17, Pl. 17, 3.

276 Kamil 1982, s. 14- 19, Fig. 23- 76; Lloyd&Mellaart 1962, s. 132; Mellink 1964, s. 276, Pl. 81, Fig.

21; Blegen ve diğ. 1950, s. 65- 67, s. 72, s. 76, s. 78- 79; Lamb 1936a, s. 85- 88; Sipahi 2000, 93 vd.

277 Ġthal örnekler için bkz. Blegen ve diğ. 1950, s. 53; Bernabò-Brea 1964, Tav. LXXVIII- LXXX, a-b, d- j; yerel taklitler için bkz. Lamb 1936a, s. 88; Özkan&Erkanal 1999, s. 32; Pecorella 1984, Tav.

XL, 155; Tav. XLIII, 170- 171.

114

ETÆ I kap formlarının oldukça çeĢitli olduğu görülmektedir. Bunlar arasında tabaklar, bardaklar, ayaklı çanaklar, makara veya tünel kulplu keskin omuzlu kâseler, düz dipli veya üç ayaklı tek kulplu maĢrapalar, uzun veya kısa pedestal dipli meyvelikler, tankard türü yeme içme kapları; sıvı saklamada kullanılan yuvarlak ağızlı veya kesik dik gaga ağızlı küresel gövdeli testiler ve çömlekler, askoslar;

depolamada kullanılan yuvarlak yüksek boyunlu, küresel gövdeli, çift dikey yuvarlak kesitli kulplu çömlekler, pyksisler, vazolar ve küpler, tutamak kulplu, düz, pedestal dipli veya üç ayaklı vazolar; silindirik veya konik formlu, üzerinde plastik tutamak süslemeli kapaklar sayılabilir278.

ETÆ II‟de bir önceki dönem seramik geleneği belli bir süre devam etmiĢtir.

Örneğin Yortan seramiği, oldukça geliĢmiĢ ve yayılım alanı geniĢlemiĢ olarak karĢımıza çıkmaktadır. Güneyde Beycesultan‟a kadar ithal örnekler ulaĢmıĢtır279. Beyaz boyalı seramik geleneği azalırken, çoğunlukla mat beyaz boyalı örnekler Beycesultan ve güneyinde yoğun bir Ģekilde devam etmektedir280. Bunların yanında yeni yapım teknikleri, kap formları ve bezeme teknikleri ortaya çıkmıĢtır. Bu dönemde Batı Anadolu‟da ilk kez çarkta yapılan seramiklere rastlanmıĢtır281. Kap gövdelerinin belli kısımlarında yapılan bezeme ile birlikte saklı astar uygulanan

278 Podzuweit 1979; Hout 1982; Blegen ve diğ. 1950, s. 56- 76, Fig. 129- 132; Lamb 1936a, s. 76, Fig.

26; Özkan&Erkanal 1999, s. 32; Pecorella 1984, s. 68- 74, 81- 90; Seeher 1987, s. 112- 148, Abb. 43, Taf. 30- 58; Joukowsky 1986, s. 356- 357, Fig. 302; Efe&Ay 2000, s. 11 vd., Fig. 9.

279 Kamil 1982, s. 18- 19, Fig. 77- 79; French 1969a, s. 124; Lloyd&Mellaart 1962, s. 135, s. 181 vd.

280 Lloyd&Mellaart 1962, s. 143, Pl. XVIc, 2, 6, 10, 11, 13- 15, Fig. P. 22; Duru 2008, s. 164, Res.

339; Lamb 1936a, s. 85.

281 Blegen ve diğ. 1950, s. 220; Lloyd&Mellaart 1962, s. 198, Map VII; Æilingiroğlu ve diğ. 2004, s.

16; Joukowsky 1986, s. 358.

115

seramikler bu dönemde de Ġç Batı Anadolu‟da devam etmiĢtir282. Batı Anadolu ETÆ II seramiğinde, çarkta veya elde yapılmıĢ, gri-siyah hamurlu ve aynı renk astarlı ve perdahlı örneklerin yanında, dönemin sonuna doğru gittikçe yaygınlaĢacak olan kırmızı hamurlu, aynı renk astarlı ve perdahlı seramik görülmektedir283. Seramiğin yüzeyi büyük oranda düz bırakılmıĢtır. Bir bölümünde ise ensize, inkrustasyon ve kabartma-plastik bezemeye rastlanmıĢtır. Özellikle Göller Bölgesi, Afyon ve UĢak çevresinde oluk bezeme bu dönemde oldukça karakteristiktir284.

Kap formları ETÆ I‟den çoğunlukla devam etmekle birlikte, yeme içme için çark yapımı depaslar, tankardlar, tabaklar, kadehler, çift kulplu, pedestal dipli, yumurta biçimli gövdeli, düz ağız kenarlı fincanlar; el yapımı ip delikli kulplu ve düz dipli kâseler, pedestal dipli, yuvarlak kesitli tek dikey kulplu fincanlar, kulpsuz tankard benzeri kaplar; sıvılar için düz dipli, uzun ovaid gövdeli, yuvarlak ağızlı, yuvarlak kesitli tek kulplu testiler, matara biçimli kaplar, düz dipli, küresel gövdeli üç kulplu testiler, düz dipli küresel gövdeli, tek kulplu, yonca ağızlı testiler,

282 Efe 1986, s. 3- 4, s. 17 Tablo.

283 Efe 1988, s. 7- 11, s. 80- 84; Lamb 1936b, s. 16- 23, Fig. 6- 8; Lloyd&Mellaart 1962, s. 135- 179;

Blegen ve diğ. 1950, s. 219- 224; Bernabò-Brea 1964, Tav. CXXXV- CLXV; Lamb 1936a, s. 82- 85, Fig. 29; ġahoğlu 2008, s. 162; Özkan&Erkanal 1999, s. 18- 19, Res. 17; Mellink 1964, 274- 275;

Kamil 1982, s. 18- 19; Æilingiroğlu ve diğ. 2004, s. 15; joukowsky 1986, s. 358- 359, Fig. 303.

284 Blegen ve diğ. 1950, s. 241- 243; Efe 1988, s. 48- 53, Abb. 60, 62; s. 62- 65, Abb. 73, s. 76; Lamb 1936b, s. 16 vd.; Bernabò-Brea 1964, Tav. CXXXV, CXXXVII, CLXV, CLXIII, e; Lamb 1936a, s.

84- 85; Mellaart 1962, s. 135- 136, s. 151, s. 161, s. 171, s. 180, Fig. P. 41; Mellink 1964, 274- 275;

Mellink 1967, s.7; Kamil 1982, s. 18- 19; Æilingiroğlu ve diğ. 2004, Figs. 16- 18; Joukowsky 1986, s.

358.

116

depolama için yuvarlak dar ağızlı, yüksek silindirik boyunlu, çift konik gövdeli, çift kulplu vazolar, insan yüzlü kapaklı vazolar baĢlıca kap formlarıdır285.

ETÆ II‟de Batı Anadolu‟da çeĢitli yerleĢimlerde Ege Dünyası‟ndan ithal seramikler ile yerel taklitleri bulunmuĢtur. Bunların yanında ilk kez Orta Anadolu‟da rastlanan tipteki seramiklerin olasılıkla ithal veya yerel taklitleri karĢımıza çıkmaktadır286.

ETÆ III‟te çarkın bölgede yayılıĢı, seramikte seri üretimi beraberinde getirmiĢtir287. Bu durum dönemin sonunda seramikte standartlaĢma ve çark yapımı tabak, depas, tankard, kırmızı haç motifli çanak gibi belli kap formlarının bölgenin çoğunluğunda yaygınlaĢması ile sonuçlanmıĢtır. Æark yapımı seramik artarken, mutfak kapları gibi belli gruplarda devam eden el yapımı örneklerin genel olarak azaldığı görülmektedir. Bu dönemin karakteristik seramiği kırmızı astarlı ve perdahlıdır. Gri ve siyah hamurlu, astarlı ve perdahlı seramik varlığını

285 Podzuweit 1979; Huot 1982; Blegen ve diğ. 1950, s. 224- 241, Fig. 370a- b; Efe 1988, s. 12- 79, s.

80- 84, Abb. 5- 6, Taf. 1- 67; Lamb 1936b, s. 17- 21, Fig. 6- 8; Bernabò-Brea 1964, Tav. CXXXV-CLXV; Lamb 1936a, s. 82- 84, Fig. 29; Lloyd&Mellaart 1962, s. 136, s. 141 vd., Pl. XXI- XXV;

Özkan&Erkanal 1999, Res. 17; Æilingiroğlu ve diğ. 2004, s. 15, Figs. 16- 18; Joukowsky 1986, s. 359, Fig. 303.

286 Bu dönemde daha çok Yunanistan‟da yaygın olarak görülen urfirnis tekniğinde yapılan seramik yaygındır. Ġthal ve yerel taklitler için bkz. Blegen ve diğ. 1950, s. 222- 223; Lamb 1936a, s. 91;

ġahoğlu 2008b, s. 155, s. 162; Orta Anadolu etkili veya ithal örnekler için bkz. Lamb 1936b, s. 21, Fig. 7, 6; Lloyd&Mellaart 1962, s. 193; Mellink 1965, s. 243, Pl. 60, Fig. 8.

287 Lloyd&Mellaart 1962, s. 199.

117

sürdürmektedir. Æark yapımı gri renkli yeni bir seramik grubu bu dönemde ortaya çıkmıĢtır288.

Kapların üzerinde bezeme uygulaması bir önceki döneme göre oldukça azalmıĢtır. Plastik-kabartma, ensize, yiv, oluk bezeme varlığını sürdürmektedir.

Boyalı seramikte büyük bir azalma vardır. Kap yüzeylerinde genel olarak astar uygulamasında bir incelme olduğu da dikkat çekmektedir289. Bunun yanında kırmızı renkte haç motifi boyalı çanaklar, dönemin sonu için karakteristiktir290. ETÆ I‟den itibaren görülen saklı astar bezemeli seramik, Ġç Batı Anadolu‟da varlığını sürdürmüĢtür. Yortan seramiğinin daha sadeleĢtiği ve formlarında değiĢikliklerin olduğu görülmektedir291.

Bölgenin büyük çoğunluğunda ortak görülen kap formlarının sayısında artıĢ olmuĢtur. Bir önceki dönemden devam eden depas, tankard, çark yapımı tabak gibi formların yanında yeni formlar da ortaya çıkmıĢtır. Yeni kap formları arasında küresel gövdeli, ince uzun silindirik boyunlu gaga ağızlı testiler; aynı tipin kısa üç ayaklı örnekleri; yuvarlak kesitli çift kulplu, düz dipli, küresel gövdesi tamamen süzgeçli yapılmıĢ, dar ağızlı vazolar; halka kaideli çanaklar; düz dipli, yuvarlak

288 Yakar 1985b, s. 110; Blegen&Caskey&Rawson 1951, s. 18- 22, s. 117- 122, s. 235- 237; Bernabò-Brea 1976, s. 249- 250; Kamil 1982, s. 19; Aykurt (Baskıda); Lloyd&Mellaart 1962, s. 200- 201;

Lamb 1936b, s. 16- 21; Warner 1994, s. 8- 9; Joukowsky 1986, s. 370- 371; Efe 1994, s. 8, Tab. 1;

Efe&Türkteki 2005, s. 125- 126.

289 Blegen&Caskey&Rawson 1951, s. 18, s. 34- 36, s. 136- 138, s. 249- 251; Bernabò-Brea 1976, s.

250- 251; Kamil 1982, s. 19; Lloyd&Mellaart 1962, s. 200; Joukowsky 1986, s. 358- 360; Lamb 1936b, s. 16- 17; Efe 1994, s. 13- 15, Fig. 23- 24; Efe&Türkteki 2005, s. 129.

290 Korfmann 1983b; Blegen&Caskey&Rawson 1951, s. 138.

291 Efe 1986, s. 4- 6; Efe 1994, s. 13, Fig. 8; Kamil 1982, s. 19, Fig. 79- 83.

118

gövdeli, çark yapımı, ağız kenarı omuz geçiĢi çok dik kesilmiĢ ve ağzı içbükey olan çanaklar; Suriye ĢiĢeleri; kulpu ağız kenarından yukarıya uzanan tek kulplu fincanlar;

ağız kenarından yukarıya uzanan dikey çift kulplu, pedestal dipli, ovaid gövdeli fincanlar; dört kulplu, küresel gövdeli, dar boyunlu, düz ağız kenarlı depolama kapları; çift kulplu antropomorfik kaplar; düz dipli, ovaid gövdeli, yuvarlak kesitli yatay çift kulplu, geniĢ ağızlı küpler ve düz dipli ovaid gövdeli, yüksek boyunlu, tünel kulplu vazolar sayılabilir292.

ETÆ III‟te Batı Anadolu‟da çeĢitli yerleĢimlerde Ege Dünyası‟ndan ve bu dönemde kültürel iliĢkilerin giderek arttığı Orta Anadolu‟dan ithal edilmiĢ seramikler ile yerel taklitleri bulunmuĢtur293.

Batı Anadolu‟da Erken Tunç Æağı‟nda koyu renkli, siyah, kırmızı astarlı ve perdahlı olmaları bakımından ortak unsurlar içeren seramiklerin, çeĢitli kap formları ve bezeme unsurlarıyla birbirinden ayrılarak Kuzeybatı Anadolu, Balıkesir ve çevresi, Ġzmir ve çevresi, Denizli ve çevresi, Isparta ve çevresi, Kütahya-Afyon, EskiĢehir ve çevresi gibi bölgesel gruplar oluĢturduğu gözlenmiĢtir294.

292 Blegen&Caskey&Rawson 1951, s. 24- 34, s. 122- 136, s. 237- 249; Bernabò-Brea 1976, s. 251-279, Tav. CXCI- CCXXII; Kamil 1982, Fig. 79- 83; Lloyd&Mellaart 1962, s. 201- 250, Fig. P. 47-Fig. P.71; Joukowsky 1986, s. 361- 363, Figs. 304- 306; Lamb 1936b, s. 17- 21, 47-Fig. 7; Efe 1994, s. 9-13, Figs. 3, 6, 7, 9, 13- 15, 18; Efe&Türkteki 2005, s. 126- 129, Figs. 7- 9c.

293 Bernabò-Brea 1976, s. 279- 280, Tav. CCXXb 1, CCXXIa 2- 3; Blegen&Caskey&Rawson 1951, s.

20- 21, s. 120, s. 236; Lloyd&Mellaart 1962, s. 260- 263; Lamb 1936b, s. 21.

294 Mellaart 1954, s. 190. Belli bölgelerde görülen seramik gruplarının yayılıĢı yapılan kazı ve araĢtırmalara göre geliĢmektedir.

Belgede BİNDE BATI VE ORTA ANADOLU KÜLTÜREL İLİŞKİLERİ Doktora Tezi Derya YILMAZ Tez Danışmanı Prof.Dr (sayfa 121-149)