• Sonuç bulunamadı

4.3. ÖZELLEŞTİRME VE İMKB

4.3.2. İMKB’nin Özelleştirmeye Etkisi

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın özelleştirmedeki rolü dolaylı ve doğrudan olmak

üzere iki şekilde olmaktadır. Direk olarak oynadığı rol, söz konusu hisse senetlerinin halka satışının doğrudan doğruya borsada yapılışında sağladığı pazar olanağıdır. Dolaylı rolüne gelince, bu birincil piyasa ile ikincil piyasa arasındaki fonksiyonel ilişkiden kaynaklanmaktadır. Satışa çıkarılan senetlere gösterilen ilgi her şeyden önce özelleştirilen kurumun mali durumuna ve tanıtımına bağlı olmakla beraber yatırımcıların kararları üzerinde borsanın yatırımlara sağladığı likiditenin de büyük etkisi vardır. İstisnai durumlar bir yana borsanın katkısı olmaksızın, sermaye piyasasında sözü geçen özelleştirmeleri gerçekleştirmeye imkân yoktur. Özelleştirme işlemlerinin iyi sonuçlanması büyük ölçüde borsanın yarattığı pazar ve likidite olanaklarına bağlıdır.185

Türkiye’de ilk önemli özelleştirme hareketi 1988 Şubat sonunda, bir kamu iştiraki olan Telekomünikasyon Endüstri Ticaret Anonim Şirketi (Teletaş) hisselerinin satışıyla sahneye konmuştur. Halka arz edilen hisse senetlerinin yaklaşık 2,5 katı talebin karşılanmasında küçük tasarruf sahiplerine öncelik verilmiştir. Şirket sermayesinin % 22'sini teşkil eden 15.399.900.000.- TL tutarında 3.079.980 hissenin % 53,4'ü yurt içinde halka, % 36,9'u Teletaş çalışanlarına, % 6,5'i yurt dışına satılmıştır. Böylece, 41.695 kişiye hisse senedi satılarak, Teletaş, Türkiye’nin en çok ortaklı şirketi haline getirilmiştir. Teletaş hisse satışı, gerek ön hazırlık, tanıtım ve fiyatlandırma, gerek satış sonrası verimlilik açısından, Türkiye'de özelleştirme hareketinin en iyi örneklerinden birini teşkil eder.

Özelleştirme uygulamalarından elde edilen toplam gelir yaklaşık 223 trilyon TL'dir. Bunun 2 trilyonluk kısmı 1990 ve 1991 yıllarında gerçekleşmiştir, özelleştirme gelirlerinin, 23 şirketle ilgili 1 trilyonluk bölümü halka arz suretiyle yapılan satışlardan elde edilmiştir.

Ne yazık ki, sonraki tarihlerde yapılan Özelleştirilmelerin hiçbirisinde, hazırlık, tanıtım, fiyatlandırma, taleplerin karşılanma tarzı v.s. hususlarında, Teletaş’a gösterilen dikkat ve itina gösterilmemiştir.186

Özelleştirmelerin önemli bir kısmı birinci el piyasada gerçekleştirilmiştir. Bunlardan bazıları, 1986 yılından itibaren, blok satış, yani satışa çıkarılan hisselerin tamamının veya büyük bir kısmının alıcı bir firma veya grupla yapılan bir sözleşme ile toptan satışı şeklinde, bazıları da Çitosan Çimento Sanayi Şirketleri için yapıldığı gibi, "halka arzı içeren blok satış" biçiminde uygulamaya konmuştur. Hâlbuki KOİ 1987 tarihinde aldığı 54 sayılı kararda, özelleştirme kararı alınan bağlı

185 PARMAKSIZ. a.g.t. 1994. s. 149 186 FERTEKLİGİL. a.g.e 1993. s.359

ortaklıklar ve iştiraklerindeki kamu hisselerinin "öncelikle kurum çalışanlarına, yöre halkına, küçük tasarruf sahiplerine, yurt dışındaki işçilerimize ve halka satılması" ilkeleri yer alıyordu. Bu ilkelere uyulamaması, sonunda, yargı mercilerine intikal eden bazı anlaşmazlıkların doğmasına da yol açmıştır.

Özelleştirmelerin bir bölümü de, özellikli işlem çerçevesinde hisse senetlerinin İMKB'de satışa çıkarılması suretiyle gerçekleştirilmiştir. Satış tutarları bakımından bunların başında Ereğli Demir-Çelik Fabrikaları TAŞ, Arçelik A.Ş, Çukurova Elektrik A.Ş gelmektedir. Adana, Afyon, Bolu, Konya, Mardin, Ünye Çimento fabrikaları ile Petkim, Teletaş, Çelik Halat, Kepez, Hektaş, Migros, T.Sınai Kalkınma Bankası hisseleri de bunlar arasında yer almaktadır.

İMKB’nin, söz konusu özelleştirmelerdeki rolü doğrudan ve dolaylı olmak üzere iki şekilde olmuştur. Direkt olarak oynadığı rol, söz konusu hisse senetlerinin halka satışının doğrudan doğruya borsada yapılışında sağladığı pazar olanağıdır. Burada, borsanın "ekonominin büyük süpermarketi" olma niteliği ve İMKB’nin, yıllar içinde geliştirdiği işlem yoğunluğu, halka satışların güven duygusu ve kolaylık içinde cereyanını sağlamaktadır. Borsanın dolaylı rolüne gelince; Bu birincil piyasa ile ikincil piyasa arasındaki fonksiyonel ilişkiden kaynaklanmaktadır. Satışa çıkarılan senetlere gösterilen ilgi, her şeyden önce, özelleştirilen kurumun mali durumuna, önerilen fiyat seviyesine ve tanıtıma bağlı olmakla beraber, yatırımcıların kararları üzerinde, borsanın, yatırımlara sağladığı likiditenin de büyük etkisi vardır. İstisnai durumlar bir yana, borsanın katkısı olmaksızın, sermaye piyasasında sözü geçen özelleştirmeleri gerçekleştirmeye imkân yoktu. Bu işlemlerin

selametle sonuçlanması, büyük ölçüde, borsanın yarattığı pazar ve likidite olanaklarına bağlıdır.187

Söz konusu özelleştirme hareketlerinin de, şüphesiz sermaye piyasası ve borsa gelişmeleri üzerinde karşı etkileri olmuştur. Bu etki genellikle olumludur, özelleştirmeler, mal arzını artırmak suretiyle piyasanın ve borsa işlem hacminin genişlemesine yardımcı olmuştur. Ama zaman zaman ve özellikle söz konusu işlemlerin yeni başladığı ve borsada fiyatların diğer nedenlerle aşağıya doğru gittiği dönemlerde, arz ve talep dengesinin birdenbire bozulması veya bozulacağı korkusunun yayılması üzerine borsanın sarsıntılı günler geçirdiği olmuş, ama sonra toparlanmıştır. Tecrübeler göstermiştir ki, İMKB, başlangıçtan beri sürekli bir gelişme içinde olmakla birlikte, ardı ardına gelen özelleştirme ve bunlara eklenen halka açılmaları, her zaman rahatlıkla kaldıracak durumda olmamıştır. Aslında, gerek KOİ, gerek özel sektör kuruluşlarının, yüklü mal arzına girişirken

piyasanın durumunu nazara alarak hareket etmeleri ve satışları birinci el piyasada gerçekleştirip sonra normal yollarla borsaya intikal ettirmeleri daha sağlıklı bir yoldur. Ama tecrübelere göre, kaliteli şirketlerin ve kuruluşların senetlerine borsada daha kolay yatırım yapıldığı da bir gerçektir.188

Borsaların kaynakların rasyonel dağılımını sağlama konusundaki işlevi, ekonomistler ve uzmanlar arasında, borsaya atfedilen tartışmalı bir fonksiyondur. Bununla birlikte, en azından, serbest piyasa koşulları içinde, sermayenin borsada, başarısını kanıtlayan ve bu sebeple çıkardığı hisse senetleri değerlenen şirketlere daha fazla aktığı, mevcut kaynaklardan öncelikle bunların yararlandığı genellikle kabul edilmektedir. Ama bunun geçerlik derecesi de ekonominin ve borsanın gelişme seviyesine bağlıdır.

Borsalara atfedilen diğer bir işlev de hisse senedi yatırımlarını enflasyonun etkilerinden korumasıdır. Genel olarak, borsanın, hisse senedi işlemleriyle ekonomide oynadığı rol anti enflasyonist bir niteliğe sahiptir. Fakat bu etki sınırlıdır. Geçmiş tecrübelerde, Türkiye’de hisse senedi fiyatlarının, genel fiyat hareketlerine paralellik göstermediği gözlenmektedir.189