i T.C
ANKARA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
EĞİTİMDE PSİKOLOJİK HİZMETLER ANA BİLİM DALI REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BİLİM DALI
LİSE ÖĞRENCİLERİNDE MESLEK KARARI VERME
YETKİNLİĞİ VE KARİYER DENETİM ODAĞININ İNCELENMESİ
YÜKSEK LİSANS TEZİ
Gürcan ŞEKER
Ankara Ekim, 2013
ii
ANKARA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
EĞİTİMDE PSİKOLOJİK HİZMETLER ANA BİLİM DALI REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BİLİM DALI
LİSE ÖĞRENCİLERİNDE MESLEK KARARI VERME YETKİNLİĞİ VE KARİYER DENETİM ODAĞININ İNCELENMESİ
YÜKSEK LİSANS TEZİ
Gürcan ŞEKER
Danışman: Prof. Dr. Binnur YEŞİLYAPRAK
Ankara Ekim, 2013
ii
Uzun ve zorlu geçen ve zaman zaman artık tamamlayamayacağım dediğim günlerin de olduğu çalışmaların ardından inat ederek en sonunda tezimi tamamladım. Tezimi tamamlamamda, çok titiz incelemeleriyle ve hevesimi kesinlikle kırmadan beni yönlendiren ve düzeltmeler yapmamı sağlayan, en çok yardımı gördüğüm tez danışmanım Prof. Dr. Binnur YEŞİLYAPRAK’ a ilk olarak teşekkür etmek istedim. Daha sonra tezimi bitirmem konusunda bana ısrarla baskı yapan eşim Gülhan BAŞER ŞEKER’
e ve anne babama teşekkürü bir borç bilirim. Teşekkür edeceğim kişiler arasında sırası ile benzer süreci yaşadığımız okulumuz Matematik Öğretmeni Nalân İPEKLİ, çeviriler konusunda yardımlarını esirgemeyen İngilizce Öğretmenlerimiz Elif TOKSARI ve Çiğdem HODUL da var.
iii
LİSE ÖĞRENCİLERİNDE MESLEK KARARI VERME YETKİNLİĞİ VE KARİYER DENETİM ODAĞININ İNCELENMESİ
Şeker, Gürcan
Yüksek Lisans, Rehberlik ve Psikolojik Danışma Programı Tez Danışmanı: Prof. Dr. Binnur YEŞİLYAPRAK
Ekim 2013, 107 + xii sayfa
Bu araştırmanın temel amacı lise öğrencilerinde meslek kararı verme yetkinlik düzeyi ve kariyer denetim odağını incelemektir. Araştırmada öğrencilerin meslek kararı verme yetkinliği ile kariyer denetim odağı puanları bazı demografik değişkenlere göre karşılaştırılmış ve meslek kararı verme yetkinliği ile kariyer denetim odağı arasındaki ilişkiye bakılmıştır.
Araştırma tarama modelinde bir araştırmadır. Araştırma grubunu, Niğde İli merkezinde beş ortaöğretim kurumunda 9-12.sınıflarda öğrenim görmekte olan, 556 öğrenci oluşturmaktadır. Verilerin toplanması amacıyla araştırmaya katılan öğrencilere Meslek Kararı Verme Yetkinlik Ölçeği (Bozgeyikli, 2004), Kariyer Denetim Odağı Ölçeği (Millar ve Shevlin, 2007) ve Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır. Verilerin analizinde t - testi, varyans analizi, tukey testi ve pearson momentler çarpım korelasyon tekniği kullanılmıştır.
Araştırmadan elde edilen bulgulara göre meslek kararı verme yetkinlik ölçeğinin bireysel ve mesleki özellikleri doğru olarak değerlendirme boyutu puanlarında on ve on birinci sınıflar arasında onuncu sınıflar lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Ailenin gelir düzeyine göre gerçekçi plan yapma boyutu puanlarında anlamlı bir fark bulunmuştur. Ailesinin gelir düzeyi yüksek olan öğrencilerin gerçekçi plan yapma boyutu puanları, geliri düşük olan öğrencilere göre daha yüksek bulunmuştur. Diğer bir bulgu ise, meslek kararı
iv
olduğudur. Kendisini başarılı gören öğrencilerin meslek kararı verme yetkinlik puanları, başarısız öğrencilere göre daha yüksektir.
Araştırma bulguları erkek öğrencilerin kız öğrencilere göre kariyer denetim odağı açısından daha dış denetimli olduğunu ortaya koymaktadır.
Kariyer denetim odağındaki bir diğer bulgu ise dokuz ve onuncu sınıflardaki öğrencilerin on ikinci sınıf öğrencilerine göre daha iç denetimli olduğu yönündedir. Kendisini başarılı gören öğrencilerin iç denetim puanları, başarısız öğrencilere göre daha yüksek bulunurken, başarısız öğrencilerin dış denetim puanlarının da başarılı öğrencilere göre yüksek olduğu bulunmuştur.
Araştırma bulgularına göre Meslek Kararı Verme Yetkinlik Ölçeği’nin bütün alt boyutları ve toplam ölçek puanı ile Kariyer Denetim Odağı Ölçeği iç denetim boyutu arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki vardır. Meslek kararı verme yetkinliği arttıkça iç denetim puanları da artmaktadır. Bireysel ve mesleki özellikleri doğru olarak değerlendirme boyutu ve meslek kararı verme toplam ölçek puanı ile dış denetim arasında ise, negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Meslek kararı verme yetkinliği, kariyer denetim odağı
v
CAREER DECISION MAKING SELF-EFFICACY AND CAREER LOCUS OF CONTROL AMONG HİGH SCHOOL STUDENTS
Şeker, Gürcan
Master Dissertation, Guidance and Psychological Counseling Department Supervisor: Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak
October 2013, 107 + xii pages
The main purpose of this study is to examine career decision making self-efficacy and career locus of control among high scholl students. İn the research, students’ career decision making self-efficacy and career locus of control scores were compared according to some demographic variables and the relation between career decision making self-efficacy and career locus of control was examined.
The research is a survey scan model type. 556 students between 9th and 12th who receive education in five high school in central Niğde make up the research group. With the aim of collecting data career decision making self- efficacy scale, career locus of control scale and personal information form were applied to the students who took part in the research. T test, analysis of variance, tukey’s test and pearson product – moment correlation tecnique were used during the data analysis.
A study among the 10th and 11th grade students about and accurate assessment of individual and occupational characteristics of the scale of career decision making self-efficacy was held. According to the results a significant difference was found in favor of the 10th grade. A significant difference was found in (among) the scores of making a realistic plan dimension based on family income. The scores of making realistic plan dimension of the students with high levels of income of the family were higher
vi
to the perceived lesson success there is a significant difference in the scores of career decision making self-efficacy. Career decision making self-efficacy score of students who consider themselves were higher than those who are unsuccessful.
The findings of research present that boys are more external controlled than girls. Another finding in the career locus of control is that 9th and 10th grade students are more internal controlled than 12th grade students. While the internal control scores of the students who consider themselves successful were higher than unsuccessful students, its was found out that external control scores of unsuccessful students were higher than the successful ones.
According to the findings of the research, there is a possitive significant correlation career decision making self-efficacy scale’s all sub-dimensions, total scale score and internal control dimension. The higher career decision making self-efficacy, the higher are the score of internal control. İt was found out that the accurate assessment of individual and occupational dimension and career decision making self-efficacy scale total score has a negative correlation with external control.
Key Words: Career Decision Making Self-Efficacy , Career Locus Of Control
vii
Sayfa
JÜRİ ÜYELERİNİN İMZA SAYFASI ... i
TEŞEKKÜR ... ii
ÖZET ... iii
ABSTRACT ... v
İÇİNDEKİLER ... vii
ÇİZELGELER LİSTESİ ... x
BÖLÜM 1 GİRİŞ ... 1
Problem ... 1
Amaç... 7
Önem ... 9
Sayıtlılar ... 11
Sınırlılıklar ... 12
Tanımlar ... 12
BÖLÜM 2 KURAMSAL ÇERÇEVE VE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR ... 13
Kariyer Gelişiminde Sosyal Bilişsel Yaklaşımlar ... 13
Sosyal – Bilişsel Yaklaşımlar ... 13
Bilgi İşleme Yaklaşımı ... 13
Sosyal Bilişsel Kariyer Kuramı ... 14
Sosyal Bilişsel Kariyer Kuramında Temel Kavramlar ... 16
Yetkinlik Beklentisi ... 16
Sonuç Beklentisi ... 19
Kişisel Hedefler ... 21
Meslek - Kariyer Kararı Verme Yetkinliği ... 21
Meslek Kararı Verme Yetkinlik Beklentisi İle İlgili Yapılan Araştırmalar .. 22
Yurt Dışında Yapılan Araştırmalar ... 23
viii
Sosyal Öğrenme ve Denetim Odağı ... 30
Kariyer Denetim Odağı ... 32
Kariyer Denetim Odağı İle İlgili Yapılan Araştırmalar ... 32
BÖLÜM 3 YÖNTEM ... 34
Araştırmanın Modeli ... 34
Araştırma Grubu ... 34
Veri Toplama Araçları ... 35
Meslek Kararı Verme Yetkinlik Ölçeği (MKVYÖ( ... 35
Kariyer Denetim Odağı Ölçeği(KDOÖ) ... 38
Demografik Bilgi Formu ... 41
Verilerin Toplanması ... 41
Verilerin Analizi ... 42
BÖLÜM 4 BULGULAR ... 44
Meslek Kararı Verme Yetkinliği ve Alt Boyutlarına İlişkin Bulgular ... 44
Kariyer Denetim Odağı Alt Boyutlarına ilişkin Bulgular ... 59
Kariyer Denetim Odağı Ölçeği Ve Meslek Kararı Verme Yetkinlik Ölçeği Puanları Arasındaki İlişkiye Ait Bulgular ... 72
BÖLÜM 5 TARTIŞMA VE YORUM ... 74
Meslek Kararı Verme Yetkinlik Ölçeği Ve Boyutlarının Demografik Değişkenlere Göre Karşılaştırılmasına İlişkin Bulguların Tartışılması ... 74
Kariyer Denetim Odağı Ölçeği Alt Boyutları Puanlarının Demografik Değişkenlere Göre Karşılaştırılmasına İlişkin Bulguların Tartışılması ... 80
Meslek Karar Verme Yetkinliği – Kariyer Denetim Odağı İlişkisine Ait Bulguların Tartışılması ... 84
ix BÖLÜM 6
SONUÇ VE ÖNERİLER ... 86
Sonuç... 86
Öneriler ... 87
KAYNAKÇA ... 90
EKLER ... 104
x
Çizelge No Sayfa 1. Meslek Kararı Verme Yetkinlik Ölçeği Alt Boyutları Ve Toplam
Puanlara İlişkin Betimsel İstatistikler ... 44 2. . Meslek Kararı Verme Yetkinlik Ölçeği Alt Boyutları Ve Toplam
Puanlarının Cinsiyet Değişkenine Göre Karşılaştırılması ve t Testi Sonuçları ... 45 3. . Sınıf Düzeyi Değişkenine Göre Meslek Kararı Verme Yetkinlik Ölçeği
Alt Boyutları ve Toplam Puanlarına Ait Betimsel İstatistikler ... 46 4. . Sınıf Düzeyi Değişkenine Göre Meslek Kararı Verme Yetkinlik Ölçeği
Alt Boyutları ve Toplam Puanlarına Ait Tek Yönlü Varyans Analizi Sonuçları ... 47 5. . Sınıf Düzeyi Değişkenine Göre Bireysel ve Mesleki Özellikleri Doğru
Olarak Değerlendirme Puan Ortalamalarına İlişkin Tukey Testi
Sonuçları ... 48 6. . Anne Eğitim Düzeyi Değişkenine Göre Meslek Kararı Verme Yetkinlik
Ölçeği Alt Boyutları Ve Toplam Puanlarına Ait Betimsel İstatistikler ... 49 7. . Anne Eğitim Düzeyi Değişkenine Göre Meslek Kararı Verme Yetkinlik
Ölçeği Alt Boyutları Ve Toplam Puanlarına Ait Tek Yönlü Varyans Analizi Sonuçları ... 50 8. . Baba Eğitim Düzeyi Değişkenine Göre Meslek Kararı Verme Yetkinlik
Ölçeği Alt Boyutları Ve Toplam Puanlarına Ait Betimsel İstatistikler ... 51 9. . Baba Eğitim Düzeyi Değişkenine Göre Meslek Kararı Verme Yetkinlik
Ölçeği Alt Boyutları Ve Toplam Puanlarına Ait Tek Yönlü Varyans Analizi Sonuçları ... 52 10. Ailenin Aylık Geliri Değişkenine Göre Meslek Kararı Verme Yetkinlik
Ölçeği Alt Boyutları Ve Toplam Puanlarına Ait Betimsel İstatistikler ... 53 11. Ailenin Aylık Geliri Değişkenine Göre Meslek Kararı Verme Yetkinlik
Ölçeği Alt Boyutları Ve Toplam Puanlarına Ait Tek Yönlü Varyans Analizi Sonuçları ... 54 12. Ailenin Aylık Gelir Durumu Değişkenine Göre Gerçekçi Plan Yapma
Puan Ortalamalarına İlişkin Tukey Testi Sonuçları ... 55
xi
Yetkinlik Ölçeği Alt Boyutları Ve Toplam Puanlarına Ait Betimsel İstatistikler ... 55 14. Algılanan Ders Başarısı Değişkenine Göre Meslek Kararı Verme
Yetkinlik Ölçeği Alt Boyutları Ve Toplam Puanlarına Ait Tek Yönlü Varyans Analizi Sonuçları ... 56 15. Algılanan Ders Başarısı Değişkenine Göre Bireysel ve Mesleki
Özellikleri Doğru Olarak Değerlendirme Puan Ortalamalarına İlişkin Tukey Testi Sonuçları ... 57 16. Algılanan Ders Başarısı Değişkenine Göre Mesleki Bilgi Toplama
Puan Ortalamalarına İlişkin Tukey Testi Sonuçları ... 57 17. Algılanan Ders Başarısı Değişkenine Göre Gerçekçi Plan Yapma
Puan Ortalamalarına İlişkin Tukey Testi Sonuçları ... 58 18. Algılanan Ders Başarısı Değişkenine Göre MKVYÖ Toplam Ölçek
Puan Ortalamalarına İlişkin Tukey Testi Sonuçları ... 59 19. Kariyer Denetim Odağı Ölçeği Alt Boyutları Puanlarına Ait Betimsel
İstatistikler ... 60 20. Cinsiyet Değişkenine Göre Kariyer Denetim Odağı Ölçeği Alt Boyutları Puanlarına Ait t Testi Sonuçları ... 60 21. Sınıf Düzeyi Değişkenine Göre Kariyer Denetim Odağı Ölçeği Alt
Boyutları Puanlarına Ait Betimsel İstatistikler ... 61 22. Sınıf Düzeyi Değişkenine Göre Kariyer Denetim Odağı Ölçeği Alt
Boyutları Puanlarına Ait Tek Yönlü Varyans Analizi Sonuçları ... 62 23. Sınıf Düzeyi Değişkenine Göre İç Denetim Alt Boyutu Puan
Ortalamalarına İlişkin Tukey Testi Sonuçları ... 63 24. Sınıf Düzeyi Değişkenine Göre Dış Denetim Alt Boyutu Puan
Ortalamalarına İlişkin Tukey Testi Sonuçları ... 63 25. Anne Eğitim Düzeyi Değişkenine Göre Kariyer Denetim Odağı Ölçeği Alt Boyutları Puanlarına Ait Betimsel İstatistikler ... 64 26. Anne Eğitim Düzeyi Değişkenine Göre Kariyer Denetim Odağı Ölçeği Alt Boyutları Puanlarına Ait Tek Yönlü Varyans Analizi Sonuçları ... 65 27. Baba Eğitim Düzeyi Değişkenine Göre Kariyer Denetim Odağı Ölçeği Alt Boyutları Puanlarına Ait Betimsel İstatistikler ... 66
xii
Alt Boyutları Puanlarına Ait Tek Yönlü Varyans Analizi Sonuçları ... 67 29. Ailenin Aylık Geliri Değişkenine Göre Kariyer Denetim Odağı Ölçeği Alt Boyutları Puanlarına Ait Betimsel İstatistikler ... 68 30. Ailenin Aylık Geliri Değişkenine Göre Kariyer Denetim Odağı Ölçeği Alt Boyutları Puanlarına Ait Tek Yönlü Varyans Analizi Sonuçları ... 68 31. Algılanan Ders Başarısı Değişkenine Göre Kariyer Denetim Odağı Ölçeği Alt Boyutları Puanlarına Ait Betimsel İstatistikler ... 69 32. Algılanan Ders Başarısı Değişkenine Göre Kariyer Denetim Odağı Ölçeği Alt Boyutları Puanlarına Ait Tek Yönlü Varyans Analizi Sonuçları ... 70 33. Algılanan Ders Başarısı Değişkenine Göre İç Denetim Alt Boyutu
Puan Ortalamalarına İlişkin Tukey Testi Sonuçları ... 71 34. Algılanan Ders Başarısı Değişkenine Göre Dış Denetim Alt Boyutu
Puan Ortalamalarına İlişkin LSD Testi Sonuçları ... 71 35. Kariyer Denetim Odağı Ölçeği Ve Meslek Kararı Verme Yetkinlik
Ölçeği Arasındaki Korelasyon Değerleri ... 72
BÖLÜM I
GİRİŞ
Bu bölümde araştırmanın problemi tartışılmış, bu probleme bağlı olarak araştırmanın amacı, önemi, sayıltıları, sınırlılıkları ve araştırmanın temelini oluşturan kavramların tanımlarına yer verilmiştir.
Problem
Meslek seçimi, öğrencilerin yalnızca nasıl bir işte çalışmak istediği ile ilgili olmayıp aynı zamanda nasıl bir hayat standardı içinde yaşamak istediklerini de etkileyen bir karar olduğu için önemlidir. Ülkelerin kalkınmasında bireylere, üretken ve gelişmeye açık nitelikleri kazandırmayı amaçlayan çağdaş eğitim anlayışı, bireylerin sahip oldukları potansiyellerini maksimum düzeyde ortaya koyabilecekleri en uygun meslekleri seçmesine önem verir (Yeşilyaprak, 2013). Bu durum eğitim programlarının yanı sıra her kademedeki eğitim kurumlarında kişisel-sosyal, eğitsel ve mesleki rehberlik hizmetlerinin çağdaş yaklaşım ve yöntemlerle sunulmasını da zorunlu kılmaktadır (Bacanlı, 1995).
Türkiye’de mesleki rehberlik hizmetlerinin gelişimi rehberlik psikolojik danışma alanının gelişimi ile paralellik göstermektedir. Çünkü gelişmekte olan bir ülke olarak bu hizmetlerden beklenen en önemli işlev “ekonomik kalkınmaya hizmet edecek üretken bireyi yetiştirmek için, onun ilgi ve yeteneklerine uygun bir mesleği seçmesine yardım” olmuştur (Yeşilyaprak, 2013). Bu nedenle ülkemizde bu hizmetlerin eğitim sisteminde yer almasından (1974-75 yılı) itibaren “yöneltme ve meslek seçmeye yardım”
rehberlik alanının odağında yer almıştır. Ülkemizde 2000’li yıllarda gelişimsel rehberlik modeli ile birlikte daha çok ilgi gösterilmeye başlanılmıştır.
Gelişimsel rehberlik modeline dayalı olarak her okulun yapı ve ihtiyacına uygun Kapsamlı Gelişimsel Rehberlik Programları (KGRP) geliştirilmesi ve bu
programlar aracılığı ile öğrencilerin yaşam kariyeri gelişimlerinin desteklenmesi hedeflenmiştir (Nazlı, 2011).
Kapsamlı psikolojik danışma ve rehberlik programları gelişimsel bir özelliğe sahiptir. Bu özelliği ile psikolojik danışma ve rehberlik programları öğrencilerin içinde bulundukları gelişim dönemlerini başarıyla geçebilmeleri için gerekli olan gelişim görevlerini yerine getirmelerine yardım eder. Bu nedenle kapsamlı psikolojik danışma ve rehberlik programları okul öncesi dönemden başlayarak 12. sınıfa kadar eğitimin her kademesinde öğrencilerin kişisel/sosyal, eğitsel ve mesleki gelişimlerinde gerekli becerilerin kazandırılmasına yardım eder (Yeşilyaprak, 2013).
Milli Eğitim Bakanlığı 2006-2007 eğitim öğretim yılından itibaren, Prof. Dr.
Serdar ERKAN ve alanda çalışan bir grup psikolojik danışman tarafından kapsamlı gelişimsel rehberlik programları temel alınarak geliştirilen, ilköğretim ve ortaöğretim sınıf rehberlik programlarını yürürlüğe koymuştur. Bu program öğrencilerin mesleki gelişim ve diğer yeterlilik alanlardaki gelişim görevlerini yerine getirmelerinde psikolojik danışmanın yanı sıra diğer öğretmenlere de önemli sorumluluklar yüklemiştir (MEB, 2006).
İlköğretim ve ortaöğretim sınıf rehberlik programlarında kişisel/sosyal, eğitsel ve mesleki rehberlik alanları temel alınmıştır. Okula ve çevreye uyum, eğitsel başarı, kendini kabul, kişiler arası ilişkiler, aile ve toplum, güvenli ve sağlıklı hayat, eğitsel mesleki gelişim olmak üzere toplam yedi yeterlik alanı belirlenmiştir. Bu yeterlik alanları ile ilgili olarak ilköğretim birinci sınıftan ortaöğretim on ikinci sınıf sonuna kadar, gelişimsel anlayışla kesintisiz olarak devam eden 240 kazanım belirlenmiştir (MEB, 2006).
Daha sonraki aşamada ise 2011 yılı itibari ile ortaöğretim sınıf rehberliği etkinlikleri “Rehberlik ve Yönlendirme Dersi Programı” adı altında yeniden düzenlenerek uygulamaya devam edilmiştir. Bu düzenleme ile birlikte etkinliklerin kazanım numaraları ve yeterlik alanlarında değişiklikler yapılarak etkinlikler yeniden düzenlenmiştir. (MEB, 2011).
Lise dönemi, gerek gencin fiziksel ve psikolojik gelişimi açısından gerekse mesleki gelişim süreci açısından oldukça sancılı ve karmaşık bir dönemdir. Çünkü genç bu sancılı döneme uyum sağlamaya çalışırken, kimliğini ve kişiliğini bulma krizi içerisindedir. Bu kriz doğal olarak mesleki kararlar almasında da bir takım güçlükler yaratır. Bu nedenle rehberlik uzmanının ve öğretmenlerin bu dönemi iyi bir şekilde değerlendirmeleri için bazı önemli görev ve sorumlulukları vardır. Temel amaç gencin o dönemde gerçekleştirmesi gereken mesleki gelişim görevlerini başarması ve kendisinden beklenen mesleki olgunluğa ulaşmasına yardım etmektir (Yeşilyaprak, 2013).
Kapsamlı gelişimsel rehberlik programlarını desteklemek üzere, ilköğretim ve lise ders programlarında da “kariyer kazanımları” na yer verildiği gözlenmektedir. Böylece bu alandaki hizmetlerin “meslek seçme” den “kariyer gelişimi” ne doğru genişlediği ve kavramların da değiştiği görülmektedir.
Çünkü kariyer yaşam boyu devam eden bir süreçtir, bir meslek seçmekle veya mesleğe girmekle tamamlanmaz. Birey kariyer gelişimi içerisinde çeşitli kararlar verir, seçimler yapar, kendi koşulları içerisinde mesleki rolleri ve diğer rollerini sürdürerek kariyerini oluşturmaya çalışır. O halde meslek seçiminin bireyin kariyer planlamasının önemli bir parçası olduğunu ancak kariyerin, seçimlerin ötesinde bireylerin birtakım sorumluluklar üstlenerek yarattığı ve biçimlendirdiği bir süreç olduğu söylenebilir (Yeşilyaprak, 2011).
Meslek seçimi, bireyin yaşam kariyerini planlamada önemle üzerinde durulması gereken konuların başında gelmektedir. Çünkü bireyin kariyer seçimi yaşam tercihlerine uygun yapılmazsa daha sonraki dönemlerde uygunsuzluğun ortaya çıkaracağı muhtemel sonuçlar, bireyin yaşam kariyerini doğrudan etkileyecektir. Bireyin yaşamını doğrudan etkileyecek böylesine önemli bir kararı vermek birey için son derece zor ve karmaşıktır. Kariyer seçim sürecinin karmaşıklığı ve bireyin kişisel özellikleri ile mesleğin özelliklerini uzlaştırmasını gerektirmesi, kariyer karar verme sürecini zorlaştırmakta ve uzman desteğine ihtiyaç yaratmaktadır (Öztemel, 2012).
Yirminci yüzyılın son çeyreğinde dikkat çeken ve etkisini kariyer danışmanlığı alanında da gösterten Sosyal Öğrenme Kuramı kapsamında, kariyer kararı vermeyi inceleyen Mitchell ve Krumboltz (1996), meslek kararı vermede önemli olduğunu belirttikleri dört faktör açıklamışlardır. Bu faktörlerin İlki, genetik faktörler ve özel yeteneklerin etkisidir. Bunlar, ırk, cinsiyet ve zeka gibi faktörlerdir. Bu özellikler, bir bireyin kariyer fırsatlarına sınırlar koyabilir.
İkincisi çevresel koşullar ve bireylerin kontrolünün dışındaki olaylardır. Ülkenin eğitim ve kültür politikalarındaki değişiklikler bireylerin meslekle ilgili aktivitelerini ve tercihlerini etkileyebilir. Bir diğer faktör ise, bireysel öğrenme deneyimleridir. Meslek kararı vermeyi etkileyen faktörlerin son kaynağı ise görev yaklaşım becerileridir. Bunlar bireyin öğrenme deneyimleri, genetik karakteristikler, özel yetenekler ve çevresel etkilerin sonucunda sahip olduğu becerilerdir. Belirtilen bu dört faktörün etkileşimi; bireyin kariyer seçimini, kariyer seçimindeki değişiklikleri ve tercihlerini etkilemektedir.
Meslek kararı vermede önemli faktörlerden birisi de yetkinlik beklentisidir.
Yetkinlik beklentisi, sosyal öğrenme kuramcılarından Bandura (1986) tarafından ortaya atılan ve davranış üzerinde etkili olduğu ileri sürülen temel kavramlardan biridir. Sosyal öğrenme kuramına göre insanlar kendilerini, edilgen olarak kendi denetimleri dışında gelişen olaylar yoluyla değil, bizzat kendi eylemlerini düzenleyerek ve sorumluluk alarak şekillendirmektedirler.
Bireyin kendisine hedefler belirlemesinde ve bu hedeflere ulaşmak için gerekli etkinlikleri organize etmesinde yetkinlik beklentisi önemli bir motivasyon aracı haline gelmektedir. Betz (2000)’ e göre, yetkinlik beklentisi, hedef belirleme sürecindeki plan yapma, karar verme, istekli olma ve davranışa yönelme gibi açılardan mesleki ilgileri, amaçları, meslek seçimini ve performansı etkilemektedir.
Yetkinlik beklentisi kişinin potansiyellerini kullanmasında destekleyici bir güçtür. Kişinin sahip olduğu yetenekleri ile elde ettiği yetkinlik beklentisi, onun daha sonra yapacağı bütün aktivitelerde etkili olur. Güçlü yetkinlik beklentisi kişiyi başarıya ulaştırma konusunda önemli bir motivasyon aracı iken, zayıf yetkinlik beklentisi kişinin hedefine ulaşırken karşılaştığı güçlük ile ilk yenilgide pes etmesine ve motivasyonunun kırılmasına neden olabilmektedir.
Bu açıdan yetkinlik beklentisi kişinin hedefe yönelik davranışlarını anlama ve yordamada yararlı olabilir(Bandura, 1986).
Yetkinlik beklentisi kavramı çeşitli alanlarda yapılan araştırmalarda bir değişken olarak kullanılmaktadır. Kariyer psikolojik danışmanlığı alanında Bandura’ nın yetkinlik beklentisi kavramı ilk olarak Hackett ve Betz (1981) tarafından kullanılmış ve bu araştırmacılar kariyer/mesleki yetkinlik kavramı üzerinde çalışmalar yapmışlardır. Betz (2000)’ e göre yetkinlik kavramı, hem kariyer danışmanlığı, hem de mesleki gelişim kuramlarına önemli ölçüde katkı sağlamış ve son yıllarda birçok çalışmanın konusunu oluşturmuştur.
Kariyer yetkinlik beklentisi kavramı daha sonra Lent, Brown ve Hackett (1994) tarafından Bandura’nın genel sosyal bilişsel kuramına dayalı olarak geliştirilen Sosyal Bilişsel Kariyer Kuramı (SBBK) içerisinde ele alınmıştır.
Sosyal bilişsel kariyer kuramında kariyer karar vermeyi düzenleyen önemli üç bilişsel kavrama odaklanılmıştır. Bunlar; yetkinlik beklentisi, sonuç beklentileri ve kişisel hedeflerdir. Yetkinlik beklentisinin artması ile bireyler sahip oldukları yeteneklerini en üst düzeyde kullanabilme, bu konudaki becerilerini geliştirebilme ve gelecekte bu konuda başarı elde edebilme şanslarını arttırabilmektedir (Lent, 2005). Bireylerin sonucun ne olacağına ilişkin yaptıkları kestirim, tahminler sonuç beklentilerini ifade eder. Sonuç beklentileri muhtemel/olası sonuçları belirtirken yetkinlik beklentisi bir şeyleri başarma yeterliğinin kestirimiyle ilişkilidir. Ayrıca her bireyin çeşitli dönemlerdeki eylemlerine yol gösteren ve davranışlarını düzenlemelerine yardımcı olan bir dizi kişisel hedefleri vardır. Hedefler, yetkinlik ve sonuç beklentileri birbiriyle ilişkilidir ve çeşitli şekillerde birbirlerini etkilerler (Sharf, 2006).
Meslek seçimi ya da kariyer kararı verme ile ilişkili olarak Türkiye’deki çalışmalarda son yıllarda literatüre girmeye başlayan denetim odağı kavramı da, ön plana çıkmaya başlayan kavramlardan biridir (Çoban, 2005; Öztemel, 2012; Işık, 2013). Yetkinlik beklentisi gibi sosyal öğrenme kuramını temel alan denetim odağı, bireylerin davranışları ile davranışlarının sonuçları arasındaki neden-sonuç bağlantısına ilişkin genellenmiş beklentileri veya inançları nitelemektedir (Rotter, 1966). Kavramı geliştiren Rotter, beklentileri içsel ya
da dışsal denetim kaynağına inanç olarak nitelendirmiş ve yaşamdaki olumlu ya da olumsuz sonuçları belirleyen güçlerin yoğunlaştığı yere “Denetim Odağı” adını vermiştir (Akt. Yeşilyaprak, 2004).
Birey, sosyal gelişim süreci devam ederken hangi davranışın hangi sonucu ve sonuçları doğuracağını ve hangi sonuçların kendi davranışlarına bağlı olarak geliştiğini ve hangi sonuçların kendi davranışları ile bağlantısız olduğu konusunda kendince beklentiler geliştirir. Rotter(1966), bu beklentilerin yukarıdaki iki eğilimden birine bağlı olarak genelleştiğini öne sürer ve kişinin yaşadığı ya da yaşamayı beklenti haline getirdiği olumlu olayları ödül, olumsuzlukları da ceza olarak adlandırdığını belirtmektedir. Bu eğilimlerden birincisine; ödül ve cezaların kişinin dışındaki başka güçlerce uygulandığı, yönetildiği ya da denetlendiği ve böylece, ödüllere ulaşıp cezalardan kaçınma konusunda kişisel çaba ve gayretlerin etkili olamayacağı doğrultusundaki genel beklentinin olduğunu vurgulayarak ‘dışsal denetimlilik’ adını verir.
İkincisine ise; ödül ve cezaların büyük ölçüde kişinin kendi çalışmalarının bir sonucu olduğu, bunların ortaya çıkışında daha çok kendi davranışlarının etkili olduğu doğrultusundaki genel beklenti olduğunu ifade ederek ‘içsel denetimlilik’ adını verir. İlki, dışsal denetimlilere ait kişisel bir özellik olarak ele alınırken ikinci beklenti ise, içsel denetimli bir kişinin beklentisini göstermektedir (Akt. Yeşilyaprak, 2004).
Kariyer gelişimi ve meslek seçimi alanında denetim odağı ile ilgili yapılan çalışmalarda Rotter (1966)’in iç- dış denetim boyutlarından oluşan iki faktörlü denetim odağının kavramsal yapısı daha sonra başka kuramcılarla yeniden ayrıştırılarak tanımlanmaya ve ölçülmeye başlanmıştır. Örneğin, Levenson (1981)’ un iç denetim, şans ve güçlü diğerleri boyutlarından oluşan üç faktörlü denetim odağı ölçeği ve Palenzuela (1988) tarafından geliştirilen çok boyutlu denetim odağı ölçekleri, bu kavramı, iki genel boyutun dışında ayrıştırma çalışmalarını göstermektedir. Daha sonraki çalışmalar arasında yer alan Millar ve Shevlin (2007) ise, kariyer gelişimi ve meslek seçimi alanında yaşanan sorunları daha iyi ifade edebilecek spesifik bir denetim odağı ölçeğinin yararlı olacağı düşüncesi ile “Kariyer Denetim Odağı Ölçeği”ni
geliştirmişledir (Millar ve Shevlin, 2007). Ölçek Aysan ve Siyez (2011) tarafından Türkçeye uyarlanmıştır.
Kariyer Denetim Odağı, kariyer ile ilgili davranışların sonuçlarının birey tarafından nasıl açıklandığı olarak tanımlanabilir. Eğer kişi kariyer ile ilgili davranışlarının sonuçlarının kişisel kontrolünde olduğunu düşünüyorsa içsel kariyer denetim odağı; kariyeri ile ilgili olarak kendi dışındaki faktörlerin (çaresizlik, şans, güçlü diğerleri vb) rol oynadığını düşünmesi ise dışsal kariyer denetim odağı olarak tanımlanabilir (Millar ve Shevlin, 2007).
Lise yılları sonunda birey ya mezun olup iş hayatına atılarak ya da bir üst öğrenim kurumuna devam ederek kariyer/mesleki gelişimini sürdürecektir. Bu bakımdan meslek ya da kariyer kararı verme sürecinin, çok boyutlu ve özellikle de ergenlik döneminde birey için karmaşık bir süreç olduğu görülmektedir. Bu süreçte bireyin verdiği kararlarda kendisi ile ilgili(iç) faktörlerin mi, yoksa dış etkenlerin mi dayanak noktası olduğu ve bu kararı verirken kendisini ne derece yetkin ve yeterli gördüğü önemlidir. Çünkü bireyin kariyer gelişiminin onun bu süreçte etkin olarak sorumluluk almasına, diğer bir ifade ile içsel denetimli olmasına ve kendini bu konuda yetkin görmesine bağlı olacağı düşünülebilir. Buna bağlı olarak, lise öğrencilerinde kariyer denetim odağı (içsel ya da dışsal denetim odağı) ve meslek kararı verme yetkinlik düzeylerinin incelenmesi çalışmaya değer bir konu olarak görülmüş ve bu çalışmanın temel problemini oluşturmuştur. Böylece ergenlik döneminde gençlerin kariyer gelişim sürecine yönelik olarak bu araştırma kapsamında elde edilecek bulguların, mesleki rehberlik alanında liselerde yapılabilecek hizmetleri yönlendirici bir işlev taşıması beklenir.
Amaç
Bu çalışmanın temel amacı, lise öğrencilerinde meslek kararı verme yetkinliği ve kariyer denetim odağının bazı değişkenlere göre incelenmesi ve aralarındaki ilişkinin araştırılmasıdır. Bu genel amaç çerçevesinde aşağıdaki sorulara yanıt aranmaktadır:
A.Lise öğrencilerinin meslek kararı verme yetkinlik düzeylerine ilişkin:
1. Öğrencilerin, meslek kararı verme yetkinlik ölçeği toplam puanları ve alt boyutları puanları (Bireysel ve mesleki özellikleri doğru olarak değerlendirme, mesleki bilgi toplama ile gerçekçi plan yapma) cinsiyete göre farklı mıdır?
2. Öğrencilerin, meslek kararı verme yetkinlik ölçeği toplam puanları ve alt boyutları puanları (Bireysel ve mesleki özellikleri doğru olarak değerlendirme, mesleki bilgi toplama ile gerçekçi plan yapma) sınıf düzeyine göre farklı mıdır?
3. Öğrencilerin, meslek kararı verme yetkinlik ölçeği toplam puanları ve alt boyutları puanları (Bireysel ve mesleki özellikleri doğru olarak değerlendirme, mesleki bilgi toplama ile gerçekçi plan yapma) anne - baba eğitim düzeyine göre farklı mıdır?
4. Öğrencilerin, meslek kararı verme yetkinlik ölçeği toplam puanları ve alt boyutları puanları (Bireysel ve mesleki özellikleri doğru olarak değerlendirme, mesleki bilgi toplama ile gerçekçi plan yapma) ailenin aylık gelir düzeyine göre farklı mıdır?
5. Öğrencilerin, meslek kararı verme yetkinlik ölçeği toplam puanları ve alt boyutları puanları (Bireysel ve mesleki özellikleri doğru olarak değerlendirme, mesleki bilgi toplama ile gerçekçi plan yapma) algılanan ders başarısına göre farklı mıdır?
B.Lise öğrencilerinde kariyer denetim odağına ilişkin:
6. Öğrencilerin, kariyer denetim odağı ölçeği alt boyutlarına ilişkin olarak iç denetim ve dış denetim boyutlarından aldıkları puanlar cinsiyete göre farklı mıdır?
7. Öğrencilerin, kariyer denetim odağı ölçeği alt boyutlarına ilişkin olarak iç denetim ve dış denetim boyutlarından aldıkları puanlar sınıf düzeyine göre farklı mıdır?
8. Öğrencilerin, kariyer denetim odağı ölçeği alt boyutlarına ilişkin olarak iç denetim ve dış denetim boyutlarından aldıkları puanlar anne-baba eğitim düzeyine göre farklı mıdır?
9. Öğrencilerin, kariyer denetim odağı ölçeği alt boyutlarına ilişkin olarak iç denetim ve dış denetim boyutlarından aldıkları puanlar ailenin aylık gelir düzeyine göre farklı mıdır?
10. Öğrencilerin, kariyer denetim odağı ölçeği alt boyutlarına ilişkin olarak iç denetim ve dış denetim boyutlarından aldıkları puanlar algılanan ders başarısına göre farklı mıdır?
C. Öğrencilere ait kariyer denetim odağı puanları ve meslek kararı verme yetkinlik puanları arasında anlamlı bir ilişki var mıdır?
Önem
İnsan, yaşamı boyunca çeşitli seçimler yapar. Meslek seçimi, insanın yaptığı bu seçimler arasında belki de en önemlisidir. Çünkü insan mesleğini seçerken bir bakıma gelecekteki yaşamını da belirlemektedir. İnsan yaşamında böylesine çok yönlü etkileri olan bir uğraşı alanının seçimi günümüzde güçleşen bir olgu haline gelmiştir. Çünkü çağımızda teknoloji ve endüstri alanındaki değişme ve gelişmeler toplumlarda yeni iş gruplarının ve mesleklerin ortaya çıkmasına, bunlar ise iş ve meslek yaşamında seçeneklerin artmasına, karmaşıklaşmasına neden olmaktadır (Kuzgun, 2000) .
Genel olarak 15-18 yaşlar arasını kapsayan lise yılları, gencin kendisi ve meslekler hakkında oluşturduğu algılara dayanarak, elde ettiği bilgileri değerlendirerek geleceğe ilişkin meslek kararını oluşturmaya çalıştığı bir dönemdir (Yeşilyaprak, 2013). Okullarda yürütülecek mesleki rehberlik hizmetlerinde, öğrencilere mesleki karar verme bilgi ve becerilerini kazandırmaya ağırlık verilmelidir. Bu nedenle lise yılları boyunca öğrencilerin meslek kararı verme becerilerini geliştirmek, onlara sunulacak rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin en önemli boyutunu oluşturmaktadır (Çakır, 2004). Alanda yapılan araştırmalar mesleki rehberlik ve danışma hizmetlerinin geliştirilmesi ve değerlendirilmesinde önemli rol oynamaktadır. Bu açıdan, lise öğrencilerinin meslek kararı verme yetkinliği ve kariyer seçiminde denetim
odaklarının ne yönde olduğunu incelemeye çalışan bu araştırmanın da, okullarda yürütülen mesleki rehberlik ve danışma hizmetlerine bilgilendirici bir kaynak olarak katkı sunacağı düşünülmektedir. Öyle ki, lise öğrencileri arasında, araştırmada incelenen hangi grupların mesleki yetkinliğin hangi boyutlarında yetersiz oldukları belirlenirse bu gruplara yönelik uygun müdahale programları düzenlenmesi mümkün olabilecektir.
Türkiye’de üniversite kapısında bekleyen öğrencilerin sayısının her geçen gün arttığı ÖSYM verilerinden de gözlenmektedir. Örneğin 2007 yılında üniversite seçme sınavına başvuran aday sayısının 736625 kişi, herhangi bir lisans programına yerleşen aday sayısının ise 67633 kişi olduğu gözlenmektedir (ÖSYM, 2007). 2013 yılı verilerine bakıldığında birinci aşama sınavını (YGS) başarı ile geçerek ikinci aşama sınavına (LYS) başvuru hakkı kazanan aday sayısının 1.232.679 kişi olduğu, bu adaylardan ikinci aşama sınavına girerek herhangi bir lisans programına yerleşen aday sayısının 385795 olduğu görülmektedir (ÖSYM, 2013). Herhangi bir yüksek öğretim programına yerleşmek için hazırlanan öğrenci sayısının altı yıl gibi kısa bir sürede dahi neredeyse iki katı oranda arttığı görülmektedir. Bu rakamlar, gelecek umutlarının üniversite eğitimine bağlandığı ve öğrencilerin büyük bir yarışı aşarak girmeye hak kazandığı üniversitede iyi bir program seçme kaygısının, Türkiye’de mesleki rehberlik ve kariyer danışmanlığı hizmetlerine duyulan ilgi ve ihtiyacı önemli ölçüde arttırdığını göstermektedir. Buna bağlı olarak lise döneminde meslek seçimi ve kariyer gelişimi konusunda çalışma ve araştırmaların yapılması ve yaygınlaştırılması, üniversite öncesi doğru tercihlerin yapılması açısından daha önemli hale gelmektedir.
Türkiye’de yapılan bazı araştırma sonuçları lise dönemindeki öğrencilerin dokuzuncu sınıftan sonra ders seçimi yaparken ya da lise bittikten sonra hangi yüksek öğretim programına yerleşeceğini belirlerken kararsızlık yaşadığını ortaya koymaktadır (Akkoç, 2012; Çakır, 2003; Mutlu, 2011;
Yılmaz, 2004). Literatürde yer alan bu ve benzeri araştırmalar, meslek kararı verme sürecinde etkili olan psikolojik ya da sosyo-demografik değişkenler ile ilgili bilgi vermektedir. Lise öğrencilerinde meslek kararı verme yetkinliği ve kariyer denetim odağını bazı demografik değişkenler açısından inceleyen bu
çalışmanın da, karar verme sürecinde önemli olduğu düşünülen değişkenler olarak denetim odağı ve mesleki yetkinlik beklentisi konusunda meslek seçimi / kariyer gelişimi literatürüne katkı yapacağı düşünülmektedir.
Türkiye’de yapılan sosyal bilişsel kariyer kuramı temelli meslek kararı yetkinlik beklentisini konu alan deneysel çalışmalar (Bozgeyikli, 2005; Işık, 2010;) ya da meslek kararı verme yetkinlik beklentisini, mesleki olgunluk (Ateş, Gülbahçe ve Seçer, 2012; Bozgeyikli, Bacanlı ve Doğan, 2009) ve anne baba tutumu (Akdeniz, 2009) gibi değişkenlerle birlikte inceleyen çalışmalar mevcuttur. Meslek kararı verme yetkinliği ile ilgili araştırmalarda genel denetim odağı ölçeklerinin kullanıldığı çalışmalar da vardır (Işık, 2013;
Öztemel, 2012; Sarı ve Şahin, 2013). Bununla birlikte Millar ve Shevlin (2007), genel denetim odağı ölçeklerinin kariyer gelişimi ve meslek seçimi alanındaki konuları tam anlamı ile kapsayamadığı ve bu alanda yaşanan sorunlara tam anlamı ile açıklık getiremediğini öne sürmüşlerdir. Bu nedenle kariyer gelişimi ve meslek seçimi alanında yaşanan sorunları daha iyi ifade edebilecek özgül bir “Kariyer Denetim Odağı Ölçeği” geliştirmişledir. Ölçekle ilgili yurt dışında yapılan çalışmalar oldukça az sayıda iken (Liu ve Diğ. 2012;
Perry, Liu ve Griffin, 2011), Türkiye’de yapılan çalışmalar Aysan ve Siyez (2011)’in ölçeği Türkçeye uyarlaması ile Savcı ve Kart (2011) tarafından ölçeğin Türkçe formunun üniversite öğrencileri üzerinde geçerlik ve güvenirlik çalışmasının yapılmasından ibarettir. Bu çalışma, kariyer denetim odağının bir özellik olarak meslek kararı verme yetkinliği ile birlikte incelendiği ilk araştırmalardan birisi olması nedeni ile önem taşımaktadır. Bunun yanında araştırma, sonuçları itibariyle, kariyer denetim odağı konusunda çalışma yapacak olan diğer araştırmacılar için uyarıcı bir kaynak olması yönüyle de önemlidir.
Sayıltılar
Araştırmaya katılan grubun, araştırmada kullanılan veri toplama araçlarına doğru ve içten bir şekilde cevap verdikleri varsayılmaktadır.
Sınırlılıklar
1. Bu araştırmanın verileri, 2012 – 2013 eğitim – öğretim yılında, Niğde ili merkezinde bulunan ve akademik eğitim veren ortaöğretim kurumlarında öğrenim görmekte olan 9-12.sınıf öğrencilerinden toplanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular benzer özelliklere sahip öğrenciler için genellenebilir.
2. Bu çalışma, araştırma kapsamında kullanılan ölçme araçlarının ölçtüğü niteliklerle sınırlıdır.
Tanımlar
Yetkinlik Beklentisi: Bandura (1986), yetkinlik beklentisini, bireyin yetenekleri ve bir işi başarabileceğine dair inancı olarak tanımlar. Yetkinlik beklentisi, kişinin sonuca ulaşmak için gerekli davranışları başarıyla yapabileceğine inanmasıdır
Meslek Kararı Verme Yetkinliği: Kişinin meslek kararı verme konusunda kendi yeteneklerine ilişkin inançları (Taylor ve Betz, 1983; Akt. Bozgeyikli, 2005).
Meslek kararı verme yetkinliği; bireyin, kariyer (mesleki) gelişim sürecinde gerekli olan gelişim görevlerini ve davranışları gerçekleştirmek için yeteneklerine olan inancıdır.
Kariyer Denetim Odağı: Kariyer ile ilgili davranışların sonuçlarının nasıl açıklandığı olarak tanımlanabilir. Bireyin kariyer ile ilgili davranışlarının sonuçlarının kişisel kontrolünde olduğunu düşünmesi ‘içsel kariyer denetim odağı’; kariyeri ile ilgili konularda kendi dışındaki faktörlerin (şans, güçlü diğerleri vb) etkili bir rol oynadığını düşünmesi ‘dışsal kariyer denetim odağı’
olarak tanımlanabilir (Millar ve Shevlin, 2007).
BÖLÜM II
KURAMSAL ÇERÇEVE VE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR
Bu bölümde ilk olarak araştırmanın temel değişkenlerinin dayanak noktası olan sosyal bilişsel kariyer kuramı ele alınmış ve bu kapsamda araştırmanın değişkenleri olan meslek kararı verme yetkinliği ve kariyer denetim odağı konusunda kuramsal bilgilere yer verilmiştir. Son bölümde ise, konu ile ilgili yurt içi ve yurt dışında yapılan çalışmalara yer verilmektedir.
KARİYER GELİŞİMİNDE SOSYAL BİLİŞSEL YAKLAŞIMLAR
Sosyal – Bilişsel Yaklaşımlar
Kariyer seçiminde sosyal bilişsel yaklaşımlar, genel olarak sosyal öğrenme ve bilişsel süreçlere dayalı olarak geliştirilmiş ve bireyin kariyer gelişimindeki sorunları çözmeye yardımcı olmayı hedeflemişlerdir. Burada ilk olarak, kısaca bilgi işleme yaklaşımına değinilirken, daha sonraki aşamada ise, bu çalışmanın dayanak noktasını oluşturan sosyal bilişsel kariyer kuramı geniş bir biçimde ele alınmaktadır.
Bilgi İşleme Yaklaşımı
Sampson ve arkadaşları tarafından geliştirilen bilgi işleme yaklaşımı sadece mesleki gelişim sürecinin nasıl oluştuğunu açıklamayıp, aynı zamanda bireylerin iş bulma ve problem çözmelerinde de açıklayıcı bilgiler sunmaktadır. Bu bağlamda bilgi işleme yaklaşımının amacı, bireylere mevcut iş sorunlarını nasıl çözecekleri ve iş bulma kararlarını nasıl verecekleri konusunda beceriler kazandırmak ve aynı zamanda bu süreçte öğrendikleri problem çözme ve karar verme becerilerini yaşam boyu karşılaşabilecekleri iş bulma ve iş konusundaki sorunlara uyarlamalarında yardımcı olmaktır (Özyürek, 2011).
Bu yaklaşımın kariyer gelişim sürecine ilişkin temel önermeleri şu şekilde sıralanabilir (Zunker, 2006);
• Kariyer seçimleri, bilişsel ve duygusal süreçlerin karşılıklı etkileşimlerinin sonucudur.
• Kariyer seçimleri bir problem çözme eylemidir.
• Bireyin kariyer problemlerini çözme kapasitesi bilişsel işlemler kadar, geçerli bilgilere sahip olmaya bağlıdır.
• Kariyer problemlerinin çözümü, üst düzey bellek işlevleri gerektiren bir görevdir.
• Bireyin kariyer problemlerini çözmesinde motivasyon önemli bir öğedir.
• Kariyer gelişimi, bireyin sürekli gelişimini ve bilgi yapılarındaki değişimi içerir.
• Kariyer kimliği, bireyin kendisine ilişkin bilgi ve algılarına dayanır.
• Kariyer olgunluğu, bir kişinin kariyer problemlerini çözme yeterliliğine/gücüne dayanır.
• Kariyer danışmanlığında nihai hedef, bilgiyi işleme becerilerinin gelişimini kolaylaştırarak bireyin başarılı olmasını sağlamaktır.
Kuram, bu temel önermelere dayalı olarak bir piramit modeli geliştirerek, kariyer seçiminde etkili gördüğü önemli bilişsel boyutlara (kendini ve meslekleri tanıma, karar verme becerileri ve üst biliş) yer vermiştir.
Sosyal Bilişsel Kariyer Kuramı
Bu araştırmanın temel varsayımlarının ve değişkenlerinin dayanak noktası olan ve bu nedenle daha geniş bir şekilde açıklanacak olan Sosyal Bilişsel Kariyer Kuramı (SBKK), ilkesel olarak Bandura’ nın genel sosyal bilişsel kuramına dayalı olarak geliştirilmiştir. Sosyal bilişsel kariyer kuramı ile diğer kariyer gelişim kuramlarını tamamlamak ya da kavramsal bağlantılar oluşturmak amaçlanmıştır. SBKK insanın kendi gelişimi ve çevresini etkileyen kapasitesi ile ilgili belirli oluşumcu / yapılandırmacı sayıltıları benimsemektedir (Özyürek, 2011).
Lent, Brown ve Hackett (1994) tarafından geliştirilen sosyal bilişsel kariyer kuramı, özellik - etmen ve gelişimsel kariyer kuramlarından bazı parçalar alarak ve bazı yeni bilgiler ekleyerek yeni bir kariyer kuramı sunmuştur. Bu yeni kariyer kuramı bu açıdan önceki kariyer kuramlarıyla bazı benzerlikler ve bazı farklılıklar taşmaktadır. Örneğin, özellik-etmen kuramlarıyla benzer şekilde kariyer gelişim sürecinde ilgi, yetenek ve değerlerin önemini vurgulamaktadır. Ancak, bu özelliklerin zamanla değişebileceğine, bunun için de bu özelliklerin yanı sıra insanların ve çevrelerin dinamik ve duruma özgü yanlarına da (yetkinlik beklentisi, geleceğe ilişkin sonuç beklentisi, hedefler gibi) dikkat çekmektedir. Bu açıdan sosyal bilişsel kariyer kuramı ilgileri incelemekle kalmamış, aynı zamanda, zaman içerisinde ilgilerin nasıl değiştiği ve bu değişimde nelerin etkili olduğu sorularına da cevap aramış ve bu konuda bazı modeller geliştirmiştir.
Gelişimsel kariyer teorilerinden farklı olarak ise kariyer gelişim görevlerinde belli yaş dönemlerine odaklanmaktansa, bu gelişim dönemlerinde, etkin kariyer davranışları geliştirmelerinde bireylere yardımcı olabilecek bazı kuramsal öğelere odaklanmaktadır (Lent, 2005).
Lent ve arkadaşları, sosyal bilişsel kariyer kuramını, birbirini tamamlayan iki düzeyli kuramsal analizle açıklamışladır. İlk düzey bilişsel–birey değişkenleridir (yetkinlik – sonuç beklentisi ve kişisel hedefler). Bunlar kişinin kariyer gelişiminde kişisel kontrolünü kullanmasını sağlayabilir. İkinci düzey analizde ise, ortama özgü bireyin kontrolü dışındaki değişkenlere değinilmektedir. Bunlar fiziksel özellikler, çevrenin özelikleri ve belirli öğrenme yaşantılarıdır (Özyürek, 2011).
Sosyal bilişsel kariyer kuramının kapsamında ele alınan temel kavramlara (yetkinlik beklentisi, sonuç beklentisi ve kişisel hedefler, mesleki yetkinlik gibi) yararlı olacağı düşünülmektedir.
Sosyal Bilişsel Kariyer Kuramında Temel Kavramlar
Bu bölümde sırası ile sosyal bilişsel kariyer kuramının temelini oluşturan yetkinlik beklentisi, sonuç beklentisi, kişisel hedefler gibi temel kavramlar hakkında açıklamalara yer verilirken, ikinci aşamada mesleki yetkinlik beklentisi kavramı ile ilgili bilgiler aktarılacaktır.
Yetkinlik Beklentisi
Sosyal öğrenme kuramı denildiğinde akla ilk olarak Albert Bandura gelmektedir. Ona göre insan içsel ya da dışsal güçler tarafından yönetilen pasif bir varlık değildir. İnsan davranışları bilişsel ve diğer kişisel faktörlerin çevre ile karşılıklı etkileşimi ile ortaya çıkmaktadır. Bandura (1986) insan doğasını, direkt ve gözlemleyerek öğrenme ile biçimlenen, çok geniş bir potansiyel olarak karakterize etmektedir.
Bandura (1986), yetkinlik algısını, bireyin yetenekleri ve bir işi başarabileceğine dair inancı olarak tanımlar. Ona göre yetkinlik sosyal, bilişsel ve davranışsal becerilerin çeşitli davranış şekillerine dönüştürülmesi ile ilgilidir. Yetkinlik, kişinin bir görevi yerine getirmesi ve başarması için inançları ya da beklentilerine aracılık eder. Bu beklentiler, belirli bir davranış ya da iş’in denenip denenmeyeceğini, bunların davranışa yardımcı olup olmayacağını ve davranışın bir engel ya da tehlike ile karşılaşıldığında ne kadar sürdürüleceğini belirler (Bandura, 1986).
Bandura (1986), benzer yetenek seviyelerindeki iki bireyden birinin daha başarılı olduğu durumlarda, aradaki farkın önemli ölçüde bireylerin yeteneklerinden çok, yetenekleriyle ilgili algılarından kaynaklanabileceğini savunmaktadır. Bu bakımdan belli bir konuda görevi başarmada kişinin görevle ilgili yeteneklerinin yanı sıra yeteneklerine ilişkin beklentisi ve buna ilişkin inancı da önemli hale gelmektedir.
Kişinin yetkinlik beklentisinin yüksek olması kişinin verilen görevi kesin bir şekilde başarı ile tamamlayacağı anlamına gelmemektedir. Yani yetkinlik
beklentisinin yüksek olması her zaman sağlıklı bir durum değildir. Bireyin yeteneklerine olan inancı gerçek bir durumu yansıtmıyorsa yani yetkinlik beklentisi ile gerçek yetenek düzeyi arasındaki fark yüksekse kişi yetenek düzeyinin çok üstünde hedefler belirleyecektir. Bu hedefleri gerçekleştirebilecek yetenek düzeyine sahip olmadığından da başarılı olamayacak ve cesareti kırılacaktır. Bu durumun aksine, kişinin yetkinlik beklentisinin düşük olması da istenilen bir durum değildir. Yani kişi gerçek yetenek seviyesin altında yetkinlik beklentisine sahip ise, daha düşük hedefler belirleyecek, belirlediği hedefleri gerçekleştirmek için daha az çaba harcayacak ve bu etkinlikleri uzun süre devam ettiremeyecektir. Dolayısıyla, kişinin yeteneklerini objektif biçimde değerlendirerek ancak bu yeteneklerin biraz üzerinde olan yetkinlik algısı, kişinin bir hedefi gerçekleştirme konusunda daha sağlıklı çaba harcamasına, gerekli motivasyonu elde etmesine ve yeni beceriler geliştirmesine katkıda bulunacaktır (Bandura, 1986; Lent, 2005).
Kuzgun (2000)’ a göre kendini yetkin görme; bireyin sahip olduğu kapasitesi, yaptığı işlerdeki başarıları, güdüleri ve öz kavramı sistemini oluşturan diğer öğelerin bir bileşkesidir. Kendini yetkin görme, her türlü davranış girişiminin başlayıp başlamayacağını, başlayan davranışın devam edip etmeyeceğini belirleyici bir güce sahiptir.
Bandura, yüksek yetkinlik beklentisine sahip bireylerin daha yüksek düzeyde bilişsel beceriye sahip olduklarını, sosyal ortamlarda çevrelerini kontrol etmede daha fazla etkinlikte bulunduklarını ifade etmektedir. Bu özelliğe sahip bireylerin kendileri için motive edici amaçlar oluşturdukları, çabalarının karşılığında olumlu sonuçlar üretmeyi umut ettikleri ve farklı yollar deneyerek zorlu problem durumlarının üstesinden gelebilmek için ısrarcı çaba gösterdikleri gözlenmiştir. Yetkinlik beklentisi düşük olan bireyler ise tehdit gibi algıladıkları zor görevlerden kaçınma eğilimi taşımaktadırlar. Bu bireylerin amaçlarına ulaşma konusunda, isteksiz ve yeterli derecede sorumluluk üstlenmeme gibi davranışlar sergiledikleri ifade edilmektedir (Bandura, 1986).
Bandura (1986), kendini yetenekli gören öğrencilerin başarısızlığı, yeterli çaba göstermemelerine bağlarken, kendilerini yeteneksiz olarak değerlendiren öğrencilerin başarısızlığı, düşük yeteneklerine bağladıklarını ifade etmiştir. Yetkinlik beklentisi yüksek olan öğrencilerin düşük öğrencilere göre problem çözümünde farklı stratejiler bulabilecekleri, problemler üzerinde tekrar çalışarak yüksek bir performans göstereceklerini ifade etmiştir.
Bandura (1986, 1997), yetkinlik beklentisini önemli ölçüde etkileyen dört bilgilendirici kaynak olduğunu ileri sürer. Bunlar sırası ile başarılı performanslar, dolaylı öğrenme yaşantıları, sözel ikna (cesaretlendirme) ve fizyolojik durum (heyecanlanma) gibi bilgilendirici kaynaklardır.
Başarılı Performanslar: Bandura (1986, 1997), yetkinlik beklentisinin oluşmasında bireyin geçmiş yaşantılarında elde ettiği başarıların ya da yaşadığı başarısız deneyimlerin etkili olduğunu ileri sürer. Bireyin başarılı performansları kişisel yetkinlik beklentisini güçlendirirken, geçmiş dönemlerde yaşanan başarısızlıklar bireyin yetkinlik inancını zayıflatabilir. Yetkinlik beklentisi başarılar tekrarlandıkça gelişir ve güçlenir. Nadiren yaşanan başarısızlıklar bir yandan yetkinlik inancının zayıflamasına neden olurken diğer yandan da bireyin motivasyonunu arttırmada önemli rol oynar.
Dolaylı Öğrenme Yaşantıları: Yetkinlik beklentisinin geliştirilmesinde etkili olan bir diğer kaynak, başkalarını gözlemleme ya da model alma yoluyla oluşan dolaylı öğrenmelerimizdir. Bireyler toplumdaki diğer kişileri gözleyerek kendi kapasitelerine olan inançlarını artırır. Ancak kişinin bu yolla geliştirdiği yetkinlik beklentisi, kendi başarıları ile geliştirdiği yetkinlik beklentisi kadar güçlü değildir. Birey kendisi ile benzer durumları yaşayan başka insanları görerek ‘ben de başarabilirim’ diye düşünebilir. Ya da tam tersi çaba harcayıp da başarısız olan birini görünce kendine olan güveni azalabilir (Bandura, 1986).
Sözel ikna: Yetkinlik algısını güçlendirmenin bir başka yolu da sözel ikna ya da cesaretlendirmedir. Verilen işi tam olarak yapabilecek
yeteneklere sahip olan ve bu yönde çevreden destek içeren sözel mesajlar alan bireyler bir problemle karşılaştıklarında kişisel yetersizliklerini düşünmek yerine problemi çözmek için daha fazla çaba harcarlar ve bu çabayı sürdürme azmi gösterirler. Birey ikna edici bir teşvik ve olumlu bir geribildirimle karşılaşırsa zoru başarmak için elinden geleni yapacak ve başarılı bir sonuç elde ettiğinde yetkinlik inancı bu oranda güçlenecektir. Gerçekçi olmayan teşvikler ya da olumsuz geri bildirimler bireyin çabasına karşın başarısızlık yaşamasında etkili olacak ve yaşanan hayal kırıklığı ile bireyin kişisel yetkinlik inancı zayıflayacaktır (Bıkmaz, 2004).
Fizyolojik ve Duygusal Durum: İnsanların yeteneklerini ya da bir davranış sonucundaki beklentilerine ilişkin algılarını değerlendirme sürecinde içinde bulundukları duygusal durum da önemlidir. İnsanlar yaşadıkları stres ve kaygıyı düşük performans gösterme ihtimallerine bağlayabilirler. Dolayısıyla, yetkinlik beklentisinin önemli olan diğer bir etken de, stres ve benzeri olumsuz duyguların azaltılarak bedensel bazı tepkilerle ilgili yapılan yanlış yorumlamaların düzeltilmesidir.
Burada önemli olan karşılaşılan durumların ne kadar stres verici olduğu ya da olumsuz olduğundan çok, kişinin bu durumları nasıl algıladığıdır. Aşırı heyecanın genellikle performansı düşüreceğine inanıldığından, bireyler fazlaca kaygı yaşamadıkları, kendilerini daha sakin hissettikleri durumlarda daha fazla başarı beklentisi geliştirmektedirler. Bu bakımdan yetkinlik beklentisinin arttırılması için bireylerin yeteneklerini olumlu algılamaları gerekmektedir (Bandura, 1986, 1995).
Sonuç Beklentisi
Bandura’ ya göre, yetkinlik ve sonuç beklentileri birbirlerinden ayrılması gereken kavramlardır. Sonuç beklentisi bir kişinin verilen bir davranışın sonucuna ilişkin tahminidir. Yetkinlik beklentisi ise kişinin sonuca ulaşmak için gerekli davranışları başarıyla yapabileceğine inanmasıdır. Bir kimse bir işi başarı ile sonlandırabilir ama beklediği ödülü, takdiri vb. doyumları elde
edemeyebilir. Sonuç beklentisi daha çok davranışın gerçekleştirilmesi sırasında bireyin işi gerçekleştirebilmesine yönelik motivasyonunu kamçılar.
Yani davranışa yönelik hareketi destekler ve bu da genellikle güçlü yetkinlik beklentisi yönetiminde olur. Çünkü sadece gerçekleştirilebileceğine inanılan davranışlar başlatılır ve bunları gerçekleştirmek için çaba gösterilir (Bandura, 1986).
Yetkinlik beklentisi bir kişinin yapabileceklerine ilişkin algılarıyla ilişkiliyken, sonuç beklentisi gerçekleştirilecek bir davranışın sonuçlarına yönelik beklentilerle ilişkilidir. Yetkinlik beklentisi ve sonuç beklentisinin genellikle birbiriyle paralel olarak düşük ya da yüksek olduğu düşünülse de, birinin diğerinden daha yüksek ya da daha düşük olduğu durumlar da olabilir.
Örneğin, kişi bir işi yapması sonucunda oldukça yüksek gelir elde edebileceğini düşünüyor olabilir, ancak bu konuda kendini yetkin görmeyebilir.
Bunun tam tersi bir durumda da, kişi belli bir konuda kendini yetkin görebilir ama o işi yaptığında çevresi tarafından kabul görmeyeceği ya da dışlanabileceği gibi olumsuz sonuç beklentilerine sahip olabilir ve o işi yapmaktan vazgeçebilir (Lent, 2005).
Yetkinlik beklentisinin doğru algılanması önemlidir. Yetenekleri hakkında abartılmış bir düşünme yapısına sahip olan bireyler üstesinden gelemeyecekleri sorumlulukları alır ve başarısızlık yaşarlar, kendi yeteneklerini küçümseyenler ise kendilerini sınırlar, potansiyel güçlerini kullanmaktan çekinirler. En doğrusu, kişinin yeteneklerini biraz aşan görevler almasıdır. Bu durum motivasyon düzeyini yükseltir, kişinin yeteneklerini doğru değerlendirmesini sağlar ve başarıyı arttırır (Bandura, 1986 ).
Sonuç beklentileri, yetkinlik beklentilerine benzer bilgi kaynaklarından yararlanır. Örneğin, belirli bir kariyer davranışı ile ilgili sonuç beklentileri, kişinin geçmişte benzer davranışlarından elde ettiği sonuçları anımsaması yoluyla oluşabilir (başarılı performanslar). Yine sonuç beklentileri; diğer insanların elde ettikleri başarılara (dolaylı öğrenme yaşantıları), kişinin elde ettiği sonuçlara diğer insanları verdiği tepkilere (sözel ikna) ve bedensel –
fizyolojik ipuçlarına (duygusal durum) dikkat edilerek de oluşturulabilir (Özyürek, 2011).
Kişisel Hedefler
Kişisel hedefler, belirli bir etkinliğe yönelme isteği ya da gelecekteki olası bir sonucu etkileyen belirleyiciler olarak tanımlanmaktadır. Hedefler, bir bakıma kişinin niyetleri olarak düşünülebilir. SBKK seçim hedefleri ve performans hedefleri arasında fark olduğunu ileri sürer. Öyle ki seçim hedefleri, bireyin peşine düştüğü ve ulaşmak istediği bir etkinlik tipi ya da kariyer olarak düşünülür ( Kariyerini sürdüreceği bir alan seçimi veya mesleki tercihleri gibi). Performans hedefleri ise, seçilen bir alan içerisinde bireyin erişmeyi planladığı performans düzeyi ya da niteliğidir. Seçim hedefleri daha genel ve daha uzak hedefler gibi düşünülebilir, performans hedefleri ise bunlara ulaşmak için daha kısa süre içinde yapılması gereken, daha özgül olan ve kişinin gösterebileceği performans ile ilgili hedeflerdir (Özyürek, 2011).
Sosyal bilişsel kuram, davranışı düzenleme açısından hedef, yetkinlik beklentisi ve sonuç beklentisi arasında karmaşık bir biçimde etkileşim olduğunu ileri sürer. Hedefler yetkinlik beklentilerinin artırılması ve geliştirilmesinde etkili olurken, yetkinlik ve sonuç beklentileri de kişinin ulaşmayı düşündüğü hedefleri etkilemektedir (Özyürek, 2011).
Meslek / Kariyer Kararı Verme Yetkinliği
Sosyal bilişsel kariyer kuramına göre, bireylerin yetkinlik algıları ve sonuç beklentileri, geçirdikleri öğrenme yaşantılarından etkilenir. Bireylerin kendilerine atfettikleri özellikler (yetenek, ilgi vb.) ise, yetkinlik algısı ve sonuç beklentilerinin etkisi altındadır. Lent, Brown ve Hackett (1994), yetkinlik ve sonuç beklentilerinin her ikisinin de, meslek seçimi üzerinde doğrudan bir etkisi olduğundan bahsetmektedirler. Diğer taraftan bireyin kişisel özelliklerinin bu mekanizmalara dolaylı bir etkisi olduğunu vurgulamaktadırlar.
Dolayısıyla, meslek seçimi üzerinde doğrudan etkisi olan yetkinlik beklentisi düzeyinin arttırılması, bireylerin sağlıklı meslek seçimi yapmalarını sağlayacak önemli bir etken olarak ortaya çıkmaktadır. Bu amaçla yapılacak etkinliklerin planlanması ve yürütülmesi aşamalarında, bireylerin sahip oldukları yetkinlik beklentisi düzeylerinin saptanması gerekmektedir.
İlk olarak Hackett ve Betz (1981) “yetkinlik beklentisi” kavramını meslek danışmanlığı alanında kullanmaya başlamış ve meslek seçimine etkisini araştırmıştır. Betz (2000)’ e göre yetkinlik kavramı, hem meslek danışmanlığı hem de mesleki gelişim kuramlarına önemli ölçüde katkı sağlamış ve son yirmi yılda birçok çalışmanın konusunu oluşturmuştur. Kişiler davranışları hakkında düşük yetkinlik beklentisi içinde olduklarında, girişimlerini sınırlarlar ve ilk karşılaştıkları engelde vazgeçme eğilimi gösterirler. Onların yetkinlik inançları kariyer gelişimlerinin önünde bir bariyer görevi görür. Düşük yetkinlik inancı bireylerin işyerlerinde sınırlı bir yer edinmelerine sebep olur ve onlara sınırlı kariyer seçimleri sunar (Hackett ve Betz, 1981).
Daha genel ifade ile bir kişinin meslek kariyer kararı verme yetkinliğinin yüksek olması; kişinin yetenek, ilgi ve potansiyelini daha iyi bir şekilde değerlendirmesi, meslekler ve mesleklerin gerektirdiği niteliklerle ilgili doğru bilgiler edinebilmesi ve kendisine somut, ulaşılabilir hedefler koyması konusunda kendisine daha çok güvendiğinin göstergesi olmakta ve bireyin motivasyonunu artırmaktadır.
MESLEK KARARI VERME YETKİNLİK BEKLENTİSİ İLE İLGİLİ YAPILAN ARAŞTIRMALAR
Bu bölümde meslek / kariyer yetkinlik beklentisi ile ilgili olarak öncelikle yurt dışında yapılan çalışmalara yer verilirken, ikinci aşamada konu ile ilgili olarak Türkiye’de yapılan çalışmalar yer almaktadır.
Yurt Dışında Yapılan Araştırmalar
Yurt dışında yapılan çalışmalarda meslek kararı verme yetkinlik beklentisi ile cinsiyet, algılanan destek, anne baba tutumları, karar verme stilleri, problem çözme becerileri vb. birçok değişkenle ilişkili araştırmalar yer almaktadır (Aliedan, 2002; Fouad, Cotter ve Kantemneni, 2009; Stacy, 2003;
Wilson, 2000). Bu değişkenlerin yanı sıra yurt dışında yapılan çalışmalarda kariyer/ meslek kararı verme yetkinliğini artırmaya yönelik mesleki grup rehberliği çalışmalarının yer aldığı ve bu çalışmaların etkisinin incelendiği deneysel araştırmalar da mevcuttur (Reese ve Millar, 2006; Scott ve Ciani, 2008; Turner ve Lapan, 2004).
Taylor ve Pompa (1990) üniversite öğrencilerinin mesleki kararsızlık düzeylerini incelemek için yaptıkları araştırma sonucunda, mesleki kararsızlığın en önemli yordayıcısının meslek kararı verme yetkinlik beklentisi olduğunu bulmuşlardır.
Betz, Klein ve Taylor (1996) üniversite öğrencilerinde meslek kararı verme yetkinlik düzeyi ile mesleki kararsızlık arasındaki ilişkiyi inceledikleri araştırma sonucunda meslek kararı verme yetkinliği ile mesleki kararsızlık arasında negatif ilişki olduğunu ortaya koymuşlardır. Buna göre öğrencilerin meslek kararı verme yetkinlik düzeyi arttıkça, meslek kararsızlığı konusunda yaşadıkları sıkıntı azalmaktadır.
Niles, S. G., Erford, B. T., Hunt, B. ve Watts, R. H. (1997), 332 üniversite öğrencisinin karar verme stilleri, meslek kararı verme yetkinlik düzeyleri ile mesleki gelişim başarı düzeylerini incelemişlerdir. Bu araştırmada, karar verme stillerini ölçmek için içsel ve dışsal karar verme stillerini ölçen Karar Verme Envanteri (DMI), meslek kararı verme yetkinlik düzeyini ölçmek için Meslek Kararı Verme Yetkinlik Ölçeği (Career Decision Making Self Efficacy Scale-CDMSES), mesleki gelişim başarı düzeylerini ölçmek için de meslek gelişimi anketi kullanılmıştır. Bulgular, karar verme stilleri, meslek kararı verme yetkinliği ve mesleki gelişim başarısının birbirleriyle anlamlı düzeyde ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Araştırma bulgularına göre, dışsal karar
verme stiline güvenen öğrencilerin içsel karar verme stiline güvenen öğrencilere oranla, mesleki gelişimlerinin daha gelişmiş olduğu ve mesleki gelişim sürecindeki görevleri tamamlamada kendilerine daha fazla güvendikleri bulunmuştur. Bununla birlikte meslek karar yetkinliği yüksek olan öğrencilerin dışsal karar verme stilini sergiledikleri ve mesleki kararsızlık düzeylerinin de düşük olduğu tespit edilmiştir. Meslek karar yetkinliği düşük olan öğrencilerin ise içsel karar verme stilini sergiledikleri ve yüksek düzeyde mesleki kararsızlık yaşadıkları bulunmuştur.
Luzzo ve Diğ. (1999), engelli ve normal bireylerin meslek kararı verme yetkinliğini karşılaştırmak için yürüttükleri araştırma sonucunda, engelli öğrencilerin meslek kararı verme yetkinliklerinin normal bireylere oranla önemli ölçüde düşük olduğunu tespit etmişlerdir.
Mau (2000), meslek kararı verme stilleri ve meslek kararı verme yetkinlik beklentisinin kültüre göre farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymak amacıyla Amerikalı ve Tayvanlı üniversite öğrencileri üzerinde bir kültürler arası karşılaştırma çalışması yapmıştır. Araştırma sonuçları, bireylerin meslek kararı verme yetkinlik beklentileri ve meslek kararı verme stillerinin bulundukları kültürden etkilendiğini ortaya koymaktadır. Bunun yanında, meslek kararı verme yetkinlik beklentileri ve meslek kararı verme stillerinin bireylerin milliyeti ve cinsiyetine göre de farklılaştığı görülmektedir. Buna göre, Amerikalı erkek ve kız öğrencilerin meslek kararı verme yetkinlik beklentileri cinsiyete göre farklılaşmazken Tayvanlı erkek öğrencilerin meslek kararı verme yetkinlik beklentisi düzeylerinin Tayvanlı kız öğrencilerden anlamlı düzeyde yüksek olduğu bulunmuştur.
Hemmingsen (2001), akademik başarı ile mesleki yetkinlik arasındaki ilişkiyi incelediği ve 1145 lise son sınıf öğrencisi üzerinde yürüttüğü araştırmasında bu iki değişken arasında yüksek düzeyde anlamlı ilişki bulduğunu ortaya koymaktadır. Araştırma sonuçlarına göre kız öğrencilerin mesleki yetkinliklerinin erkek öğrencilere oranla daha yüksek olduğu bulunmuştur. Diğer taraftan akademik başarı düzeyi yüksek olan öğrencilerin mesleki yetkinlik düzeylerinin de yüksek olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.
Bailey (2002), 251 üniversite öğrencisi üzerinde yaptığı araştırmada, beş faktör modeline göre kişilik yapıları ile meslek kararı verme yetkinlik algısı, mesleki olgunluk ve denetim odağı arasındaki ilişkiyi incelemiştir. Araştırma sonucunda hedefe odaklanma ile meslek kararı verme yetkinliği, mesleki olgunluk ve denetim odağı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
Chung (2002), meslek kararı verme yetkinliği ve meslek bağlılığı arasındaki ilişkiyi incelemek için 165 üniversite öğrencisi ile bir araştırma yapmıştır. Araştırmada meslek kararı verme yetkinlik ölçeği ile kariyer bağlılık ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; meslek kararı verme yetkinliği ve meslek bağlılığı arasında pozitif bir ilişki bulunmuştur. Araştırmada meslek kararı verme yetkinlik ölçeği puanlarında cinsiyete göre bir farklılığa rastlanmazken, kariyer bağlılık ölçeğinde kız öğrencilerin puanlarının erkek öğrencilere oranla yüksek olduğu gözlenmiştir.
Stacy (2003); yaş, cinsiyet ve etnik köken gibi demografik özelliklerin meslek kararı verme yetkinliği üzerindeki etkisini incelediği araştırması sonucunda, cinsiyetin meslek kararı verme yetkinliği üzerinde anlamlı etkisi olduğu sonucunu ortaya çıkarmıştır. Bulgulara göre kız öğrenciler, meslek kararı verme konusunda erkek öğrencilere oranla kendilerini daha yetkin görmektedirler.
Ali, McWhirter ve Chronister (2005), sosyo- ekonomik düzeyleri farklı dokuzuncu sınıf öğrencileri üzerinde yaptıkları araştırmada, düşük gelir düzeyinin ve algılanan anne baba desteğinin mesleki yetkinlik beklentisi ve sonuç beklentisi üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşırken, akran desteğinin herhangi bir etkisi olmadığını ortaya koymuşlardır.
Gushue ve Diğ. (2006), Afrika kökenli Amerikan lise öğrencilerinde kariyer kararı verme yetkinlik beklentisi, mesleki kimlik ve kariyer araştırma davranışı arasındaki ilişkiyi inceledikleri çalışmaları sonucunda, kariyer kararı verme yetkinlik beklentisi yüksek olan öğrencilerin kariyer araştırma aktivitelerinde daha fazla sorumluluk aldığını ortaya koymuşlardır.