HABER BÜLTENĐ
30 Mart 2006
Haber Özetleri
Irak
• Kerkük Đl Meclisi Enformasyon Birimi sözcüsü Muhammed Ali’nin yaptığı açıklamaya göre, Kerkük Đl Meclisi Atama Komisyonu trafik polislerinin atama yöntemini belirlemek için bir toplantı düzenledi. Buna göre trafik polislerinin idari bölümlerinde Türkmenlere 13, Kürtlere 17 idari görevli kadrosu verileceği belirtildi. Đdari olmayan bölümde ise, Türkmenlere 50, Kürtlere 70 Araplara 50 memur kadrosu verildiği, başvuruların 20/04/2006 tarihinde başlayacağı bildirildi. (www.aswataliraq.info)
• Kerkük Valisi Abdulrahman Mustafa Kerkük Güvenlik Komisyonu’yla dün bir araya geldi. Toplantıya Irak Đçişleri Bakan Yardımcısı da katıldı. Toplantıda Kerkük’ün güvenliğinin konuşulduğu bildirildi. (www.pukmedia.com)
• Kürt Bölgesi Başkanı Mesut Barzani yaptığı açıklamada, “Şii-Sünni krizinin tahmin ettiğinden daha derin olduğunu ve giderek bu krizin derinleştiğini”
söyledi. (www.iraq-ina.com)
• Irak Parlamentosunda Kürt Đttifakı Listesinden üye olan Mahmut Osman, yaptığı açıklamada Birleşik Irak Đttifakı’nın, Başbakan Đbrahim El-Caferi konusunda anlaşmazlık halinde olabileceğini söyledi. Osman, Birleşik Irak Đttifakı’nın şimdiye kadar Caferi'yi desteklemeleri konusunda Abdulaziz El- Hekim tarafından talimat almadıklarını ifade etti. Đttifak’ın yarısından fazlasının Caferi’ye oy vermediğini söyleyen Osman, Kürt Listesi’nin de Đbrahim El- Caferi’nin başbakanlığına karşı olduğunu belirtti. Öte yandan bu konuda bir açıklama yapan Irak Ulusal Diyalog Cephesi Başkanı Salih El-Mutlak, Đbrahim El-Caferi’nin başbakanlığına karşı olmadığını söyledi. (www.peyamner.com) (www.iraqidewan.net) (www.nawartv.com)
• Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, gündeminin yoğun olduğunu gerekçe gösterek dün yapılacak olan siyasi liderler toplantısını iptal etti. Birleşik Irak Đttifakı’ndan alınan haberde, Talabani liderlere birer mektup göndererek toplantının iptal edilmesini istediği bildirildi. (www.iraqidewan.net)
• Birleşik Irak Đttifakı üyesi Kasım Davut, Ayetullah Ali Sistani’yle bir araya geldi.
Bir açıklama yapan Kasım Davut, “Sistani’nin Irak’ın yeni hükümetinin hızlı bir şekilde kurulmasını istediğini ve yaşanan Şii-Sünni krizinden rahatsız olduğunu”, söyledi. (EL-SABAH GAZETESĐ)
• ABD Başkanı George W. Bush, ''Irak'ın durumundan biz değil, Saddam sorumlu'', dedi. Irak'ta 3 yılı aşan ABD ordusu işgali hakkında ABD'de yüzde 30'lara düşen halk desteğini yeniden kazanmak için konuşmalarını sürdüren Bush, ABD'nin 60 yılı aşkın kurumu ''Özgürlük Evi''nde bu ay yalnızca Irak'ı konu alan 3. konuşmasını yaptı. Bush, ''Saddam zorbası, halkı yıldırarak düzenini sürdürdü ve bugünkü çatışmaların tohumunu ekti. Irak'ta yeni hükümetin kurulması ve ülkeye gerçek demokrasi gelmesini engelleyen kuvvetler (direnişçiler) Saddam Hüseyin’le aynı yoldan gidiyor'', ifadesinde bulundu. Bush, ''Irak ülkesi, Saddam rejiminin 30 yıllık zorbalığının maddi- manevi yaralarını taşıyor. Irak'ta bugünün derin ayrımları Saddam'ın eseri'', dedi. (AA)(AP)(REUTERS)
• Irak'ta, geçen ay Şii camiine düzenlenen bombalı saldırıdan beri mezhep çatışması yüzünden 30 binden fazla kişinin yerlerinden olduğu bildirildi. Irak Göçmen Bakanlığı sözcüsü Sattar Nevruz, aşırı dinci militanlar ve direnişçilerin topraklarından kopardığı 33 bin kişi için hükümetin 340 bin dolar tahsis ettiğini söyledi. Cenevre'deki Uluslararası Göç Örgütü'nün yetkililerinden Dana Graber de, 30 bin kişinin yerlerinden koparıldığını belirterek ''Ülkede güvenlik durumu giderek kötüleşiyor. Güvenlik sağlanana dek insanlar mezhep çatışmaları yüzünden yerlerinden olmaya devam edecekler'', dedi. Mezhepleri yüzünden tehdit alan binlerce ailenin evlerinden kaçmak zorunda kaldıkları belirtildi. (AA)(AP)(REUTERS)
• Irak polisi son 24 saatte Bağdat, Musul ve Selahattin’de 82 direnişçinin yakalandığını bildirdi. (EL-SABAH GAZETESĐ)
• ABD Hava Kuvvetleri'ne ait insansız bir uçaktan fırlatılan füze, Bağdat'ın kuzeyindeki Balad Hava Üssü yakınında yol kenarına bomba yerleştirmeye çalışan 3 Iraklıyı öldürdü. Uçaktaki kameraların direnişçilerin yolda çukur kazarken görüntülerini canlı olarak üsse göndermesi üzerine saldırının düzenlendiği belirtildi. Balad üssündeki bir ABD'li komutan, ''Bu saldırıyla düşmanlarımıza, kendilerini her yerde izlediğimiz mesajını gönderiyoruz'' diye açıklama yaptı. (AA)(AP)(REUTERS)
Orta Doğu
• BM Güvenlik Konseyi'nin atom bombası gücüne sahip 5 daimi üyesi ABD, Fransa, Đngiltere, Rusya ve Çin, ''Đran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetini durdurması için karar tasarısı üzerinde anlaştı. Bunun üzerine BM Güvenlik Konseyi üyesi ülkeler de, Đran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurması talebini içeren tasarıyı onayladı. Yasal olarak bağlayıcılığı olmayan belgeye göre, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, Đran'ın, uranyum zenginleştirme çalışmalarıyla ilgili talebe uyup uymadığı konusunda 30 gün içinde rapor verecek. Konsey üyesi 15 ülkenin, bu açıklamadan kısa süre sonra yapılan oylamada, tasarıyı oybirliğiyle onayladığı belirtildi. ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi John Bolton, ''Konseyin, Đran'ın nükleer silah programıyla ilgili ilk önemli adımı attığını'', söyledi. (AA)(AP)(REUTERS)
• Arap Birliği liderleri, Đsrail'de yapılan erken genel seçimlerin galibi Kadima
reddetti. Arap Birliği Zirvesi dolayısıyla Sudan'ın başkenti Hartum'da bir araya gelen ve çalışmalarını tamamlayan Arap Birliği'nin kararlarından birinde, ''Zirve, Đsrail'in, Doğu Kudüs dâhil, 1967'de işgal edilen topraklarda aldığı ve almayı planladığı her türlü tek taraflı ve kısmi çözüm ya da önlemi reddeder'', ifadesi yer aldı. Zirve kararında, ''Birlik, bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasını imkânsız hale getirecek türden tek taraflı bir sınırın çizilmesi planını ve Filistin'in nihai statüsüyle ilgili müzakerelerin sonuçlarının önceden belirlenmeye çalışılması girişimlerini de reddeder'', denildi. (AA)(AFP)
• Filistin lideri Mahmut Abbas, yeni Đsrail hükümetine ''müzakere yoluyla barışı sağlama'' çağrısında bulundu. Hartum'daki Arap Birliği Zirvesi’nden Filistin'e dönüşünde konuşan Abbas, ''Đsrail seçimleri bazılarının beklentisine denk düşmedi. Bazı partiler mecliste sandalye kazanırken bazıları kaybetti. Ama en önemli şey, sandalye sayısı değil'', dedi. ''Asıl önemli olan, muhtemel koalisyon hükümetinin izleyeceği politika'' diyen Abbas, ''Yeni Đsrail hükümeti tutum değiştirip uluslararası meşruiyete ve müzakere yoluyla sağlanacak barışa dayalı siyaset gütmeli'', diye konuştu. Abbas, Hartum'da sabah yaptığı konuşmada da, (Đsrail Başbakan Vekili) Ehud Olmert'in tek yanlı olarak Filistinlilerden ayrılma planından vazgeçmesini istemişti. Abbas, Gazze'deki açıklamasında da, ''Olmert sınırları tek taraflı şekilde çizme planından vazgeçmezse Đsrail seçimleri hiçbir şeyi değiştirmez'', dedi. Mahmud Abbas, ''eğer isterlerse Đsrailliler’le uluslararası meşruiyete dayalı olarak görüşmeye hazır olduklarını'' bildirdi. (AA)(AFP)
• ABD, diplomat ve çalışanlarına, Filistin'deki Hamas hükümetiyle bağlantı kurmalarını yasakladı. Amerikalı yetkililer, Washington yönetiminin bu konudaki yönergesinin Amerikalı ilgililere elektronik posta yoluyla gönderildiğini söyledi. Yetkililer, Filistin hükümetinin yemin etmesine az bir süre kala gönderilen yönergenin, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve Filistin Parlamentosu’nda Hamas üyesi olmayan milletvekillerini kapsamadığını ifade etti. (AA)(REUTERS)
• Filistin seçimlerinin galibi Hamas hükümeti, yemin ederek resmen göreve başladı. Đsrail genel seçimlerinden 1 gün sonra parlamento binasında düzenlenen törende, Đsrail cezaevlerinde yatan 14 bakanın da bulunduğu 24 üyeli kabine, Filistin lideri Mahmud Abbas'ın huzurunda yemin etti. Böylece, Hamas'ın ocak ayındaki seçim zaferinden bu yana belirsizliğe neden olan 2 aylık geçiş dönemi sona ermiş oldu. Törende yemin eden ilk kişi olan Başbakan Đsmail Haniye, Kuran'ın üzerine elini basarak yemin etti ve ülkesine, kutsal yerlere sadık kalacağına söz verdi. (AA)(AP)(REUTERS)
• Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, ABD yönetimine ilişkilerini iyileştirme çağrısını yineledi. Beşşar Esad, bölgede hiç kimsenin ABD’yle kötü ilişki istemeyeceğini belirterek, ''ABD, en büyük güç, dünyanın en ileri ülkesi'', diye konuştu. Esad, ABD'deki 11 Eylül saldırılarından sonra teröristlere karşı istihbarat alanında iş birliği yapma çağrılarına Washington yönetiminden yeterince destek gelmediğinden de yakındı. Şam'ın 2001 saldırılarından sonra Washington'a yardım ettiğini belirten Esad, ''Çünkü, New York'ta ne olduysa Suriye'de de olabilir'', dedi. Esad, konuşmasında Irak konusuna da değinerek,
bu ülkede çıkacak bir iç savaşın Ortadoğu ve Orta Asya'daki ülkeleri de etkileyeceği uyarısında bulundu. (AA)(AP)
Kafkasya ve Orta Asya
• Ukrayna Merkez Seçim Kurulu’nun verilerine göre sandıkların %99’u açıldı.
Viktor Yanukoviç’in ‘Partiya Regionov’u % 32 oyla lider konumdadır. Yulia Timoşenko Bloku %22.28, Viktor Yuşçenko’nun ‘Nasha Partiaya’sı % 14.02, Ukrayna Sosyalist Partisi %5.71, Ukrayna Komünist Partisi ise %3.66 oy almıştır. (www.interfax.ru)
• 31.03.06 tarihinde Soçi’de Gürcistan ve Rusya Savunma Bakanlıklarından temsilciler Gürcistan topraklarındaki Rus askeri üslerinin faaliyetleri ve Gürcistan topraklarından çıkmaları aşamalarıyla ilgili anlaşma imzalayacaklar.
Anlaşmada Rus askerlerinin çıkma tarihi olarak 2008 yılının sonu belirlenmiştir. (www.interfax.ru)
• Gürcistan ve Abhazya, Gürcü-Abhaz çatışmasının çözülmesinde BM himayesi altında kurulan Koordinasyon Konseyi’nin faaliyetlerini yeniden başlatmak gerektiğini ileri sürmektedir. Son toplantısı 23.01.2000 yılında gerçekleşen Koordinasyon Konseyi’nde göçmenlerin durumu, güvenlik ve ekonomiyle ilgili üç ayrı grup çalışmaktaydı. (www.vz.ru)
• 29.03.06 tarihinde Taşkent’te Şanghay Đşbirliği Örgütü’nün Bölgesel Teröre Karşı Oluşturulan Konseyi’nin altıncı oturumu gerçekleşti. Toplantıda Konsey’in 2007–2009 yılları arasındaki faaliyet programı tespit edildi.
(www.interfax.ru)
• Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili'nin ayrılıkçı bölgelerden sorumlu özel temsilcisi Irakli Alasaniya, Gürcistan'dan tek yanlı bağımsızlığını ilan eden Abhazya'ya gitti. Alasaniya'nın, temaslarında Abhaz lider Sergey Bağapş, Dışişleri Bakanı Sergey Şamba ve yönetimin diğer üyeleriyle görüşmelerde bulunacağı kaydedildi. Görüşmelerde, ayrılıkçı bölgedeki sorunlar ve çözüm yollarının ele alınacağı ifade edildi. Bu arada, bir diğer ayrılıkçı bölge olan Güney Osetya'daki sorunların çözümü için çalışan Gürcü-Oset Karma Komisyon toplantısının da Rusya Federasyonu içinde kalan Kuzey Osetya'nın başkenti Vladikavkaz'da yapıldığı kaydedildi. Gürcistan'ın Ayrılıkçı Bölgelerden Sorumlu Devlet Bakanı Giorgi Haindrava, açıklamasında, toplantıda bölge güvenliğinin ve istikrarın korunmasına yönelik konuların ele alındığını ifade etti. Haindrava, Saakaşvili'nin bir süre önce gündeme getirdiği Güney Osetya'ya ''genişletilmiş özerklik statüsü'' içeren barış planının gündeme gelmediğini söyledi. Toplantıda ayrıca Oset yönetiminin bölgede görev yapan Rus Barış Güçlerinin çıkarılması konusunun gündeme getirilmesine tepki gösterdiği ve Rus Barış Güçlerinin bölgeden çıkarılmasına hiçbir koşulda izin verilmeyeceği belirtildi. (AA)
• NATO, Belarus'ta yapılan seçimlerin şeffaf ve adil bulunmaması üzerine, bu ülkeyle ortaklık ilişkilerini gözden geçirmeye karar verdi. NATO sözcüsü James Appathuari, olağan basın toplantısında, ''Seçimlerin yapılış biçiminden derin kaygı duyan müttefikler, Belarus’la ilişkileri dikkatle gözden geçiriyorlar'',
dedi. Sözcü, ''Temaslar, sınır güvenliği gibi konularda askeri yetkililer arasında yapılan alt düzey toplantılarla sınırlandırıldı'', diye konuştu. Appathurai, Brüksel'deki NATO büyükelçilerinin gelecek günlerde bu konudaki seçenekleri gözden geçireceklerini söyledi. (AA)(REUTERS)
• Rusya ve 18 Đslam ülkesi, ortak bir stratejik vizyon grubu oluşturma kararı aldı.
Moskova'da 18 Đslam ülkesinden temsilcilerin katıldığı iki gün süren toplantıda alınan karara göre, oluşturulacak grup, barışçıl, adil ve daha medeni bir dünya düzeni için belirli dönemlerde bir araya gelecek ve amaçları doğrultusunda çalışmalarda bulunacak. Toplantı sonunda yayınlanan bildiride, Rusya ile Đslam ülkeleri arasında stratejik ortaklık oluşturma çalışmalarının başlatılması yönünde anlaşmaya varıldığı belirtildi. Stratejik ortaklıkla yapıcı, küresel, ekonomik, siyasi ve güvenlik düzeninin sağlanmasına katkıda bulunulmaya çalışılacağı ifade edilen bildiride, her türlü terör tehdidine yönelik ortak mücadele için iş birliği öngörülürken, kurulacak stratejik vizyon grubunun barışı ve hoşgörüyü teşvik edecek eğitim konularına öncelik vereceği vurgulandı. (AA)
Kıbrıs
• KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş, AB'nin fiili müzakereler başlamadan daha ilk başlıklarda Türkiye'ye siyasi kriterler getirmek istediğini, ''Türkiye'nin bunu iyi değerlendirmesi gerektiğini'', söyledi.
Avrupa Parlamentosu (AP) ve AB bünyesinde temaslarda bulunmak için Brüksel'e giden Denktaş yaptığı açıklamada, mali yardım tüzüğüyle ilgili bazı soru işaretlerinin olduğunu belirterek, ''Brüksel ve Rum basını farklı ve çelişkili şeyler söylüyor. Hangisi doğru, anlayacağız. Rumlar çarpıtma içine girebilir, fakat ateş olmayan yerden duman çıkmaz'', diye konuştu. Türkiye'nin KKTC'nin yanında ''kararlı duruşunu'' sürdürdüğünü belirten Denktaş, AB müzakere sürecinde çıkabilecek krizlerde bunun korunmasını istedi.
''Türkiye'nin AB'ye ne kadar ihtiyacı varsa, AB'nin de en az o kadar Türkiye'ye ihtiyacı var'' diyen Denktaş, ''ilk geri adım atanın kaybedeceği büyük bir pazarlık sürecine girildiğini”, söyledi. Denktaş, ''AB daha ilk başlıklara siyasi kriterleri eklemek istiyor. Türkiye bunu iyi değerlendirmeli. AB'ye taviz verilerek müzakerelerin sürdürülemeyeceği işin başlangıcında ortaya çıktı'', diye konuştu. Serdar Denktaş, KKTC'de bir hükümet krizi olasılığının 2008 yılına kadar ortaya çıkmayacağını sözlerine ekledi. (AA)
• Kıbrıs Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos, ''Annan Planı yeniden gündeme gelirse daha büyük bir çoğunluk tarafından reddedilecek ve ülke için kötü sonuçları olacak'', dedi. Papadopulos, ''Annan Planı, adanın yeniden birleşmesine olanak vermiyordu ve Kıbrıs'ı yeni maceralara sürükleyecekti'', ifadesini kullandı. ''Annan Planı’nı reddetmekle Kıbrıs Rum tarafının çözüm istemediği'' yönündeki görüşlerin ''büyük hata'' olduğunu savunan Papadopulos, ''Ada'da statükoyu korumak isteyenin Türkiye olduğunu'' iddia etti. Papadopulos, Kıbrıs Rum tarafının kalıcı bir çözümden yana olduğunu savunarak, AB üyeliğinin, Kıbrıs Rum tarafının pazarlık gücünü artırdığını kaydetti. (AA)
Diğer Haberler
• ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Avrupa ve Avrasya'dan Sorumlu Müsteşarı Matt Bryza, ''Karadeniz'in güvenliğinin artırılması çabası arayışındaki ABD'nin, Türkiye'nin büyük önem verdiği Montrö Anlaşması'nı delme niyeti taşımadığını'', söyledi. Amerikan-Türk Konseyi (ATK) ve Türk-Amerikan Đş Konseyi (TAĐK) 25'inci Yıllık Konferansı çerçevesinde düzenlenen bir savunma panelinde konuşan Bryza, ''Karadeniz'de amaçlarımızı açıkça ortaya koymaya ihtiyacımız var. Montrö Anlaşması’nı ortadan kaldıracak, delecek bir şey yapmak niyetinde değiliz. Ayrıca Rusya'yı da gerginleştirmek istemiyoruz'', dedi. ABD'nin amacının Karadeniz'de yeni bir askeri güç olmadığını belirten Bryza, ''Zaten NATO üyesi Türkiye Karadeniz'de. Romanya ve Bulgaristan da NATO üyesi ülkeler'', diye konuştu. ABD Savunma Bakanlığı'nı temsilen aynı oturumda konuşan Albay Al Zacker da kendisine ait yapılacak işler listesinin başında, Karadeniz'in güvenliği konusunda Türkiye'ye gidip görüşmelerde bulunmanın yer aldığını kaydetti. Zacker, bölgede ABD ve Türkiye'nin birbiriyle konuşmadan, danışmadan politika izleyemeyeceğini belirterek, Karadeniz denildiğinde sadece deniz güvenliğinden bahsedilmediğini söyledi. Zacker, bu bölgede, silahların yayılmasının önlenmesi, insan kaçakçılığı, terörizm gibi önemli birçok sorun bulunduğunu ifade etti. Bölgede Ukrayna ve Gürcistan'ın güvenliğinin desteklenmesinin önemine işaret eden Zacker, Türkiye ile bu konuda daha çok danışmalar gerektiğini söyledi. Zacker, Türk-Amerikan savunma ilişkilerinin ABD için çok yüksek öncelikli olduğunu da kaydetti. PKK terörünün halledilmesinin en önemli konu olduğunu belirten Zacker, ''Bu mesele, her iki taraf için de önemli. Türkiye'nin kaygılarını anlıyoruz ve biz de PKK meselesinin halledilmesinin önemli olduğuna inanıyoruz'', diye konuştu.
Edinilen bilgiye göre, dünyanın birçok denizinde kontrol sahibi olan ABD, barışçı bir deniz olarak bilinmesine karşın Karadeniz'de de kontrol istiyor.
Bunun en önemli nedeninin, dünyanın herhangi bir yerinde gemilere kitle imha silahı yüklenip Amerikan sularına sokulmasından ciddi kaygı duyulması olduğu bildiriliyor. (AA)
• NATO Acil Mukabele Kuvveti (NATO Response Force-NRF), Haziran ayında Afrika'da kapsamlı bir tatbikat yapacak. Đttifak yetkilileri tarafından bir ''güç gösterisi'' olarak nitelendirilen tatbikat, NATO'nun, ''dünyanın neresinde olursa olsun süratli müdahale yeteneğine sahip bulunduğunu'' kanıtlamayı hedefliyor.
''Kararlı Jaguar 06'' adı verileceği belirtilen tatbikat, 1 Haziran-12 Temmuz arasında 7 bin 100 ittifak asker ve subayının katılımıyla icra edilecek. Askeri kaynaklar, tatbikata kara, hava ve deniz birimlerinin kapsamlı silah, araç ve teçhizatla katılacağını bildirdi. NATO devlet ve hükümet başkanları tarafından 2002 sonunda Prag Zirvesi’nde alınan karar çerçevesinde, en geç 2006'da 25 bin kadar askerle ''tam operasyonel'' olması öngörülen NRF, ilk aşamada 6 bin kadar askerle 2004'te göreve başladı. Đttifak üyesi ülkelerin kara, deniz ve hava kuvvetlerinden gelen araç ve askerlerden oluşan NRF, ''bir kriz halinde'', 15 ila 30 gün içinde harekete geçirilebilecek yetenekte bulunuyor. NRF, ''dünyanın her yerinde'', ''modern NATO'nun hedef olduğu yeni tehditlere karşı'' mücadeleye hazırlıklı tutuluyor. Đttifak askeri yetkililerine göre, bu tehditlerin başında terörizm ve kitle imha silahları bulunuyor. NATO askeri yetkilileri, Afrika'daki ilk ittifak tatbikatının söz konusu olduğunu, ''uzak bir ortamda acil müdahale yeteneklerinin test edileceğini'' belirtiyor. (AA)
Dünya Basını
Đngiliz basınında en geniş şekilde işlenen konu Đsrail'deki genel seçimi Kadima Partisi’nin kazanması.
Financial Times sonucu, "Richter ölçeğine göre 4,5'lik, küçük bir deprem"
olarak yorumluyor.
Guardian, Kadima'nın "mutlak olmayan bir zafer" kazandığını belirtiyor.
Times ise seçimle "eski tüfeklerin çağı kapandı" hükmünü veriyor. "Yaser Arafat öldü, Ariel Şaron komada, Şimon Peres etkisini kaybetti, El Fetih ve Likud yenilgiye uğradı. Salı günkü seçim, Đsrail siyasetine yıllar yılı hakim olmuş parti ve bireylerin yok olma sürecini tamamladı." Gazete özellikle, 7 sandalye kazanan emekliler partisinin sürpriz çıkışının iç siyaset konularının aslında sanıldığı kadar geri planda kalmadığının göstergesi olduğunu vurguluyor.
Daily Telegraph, "sağın hezimeti" manşetini atarken, "hem Đsrail hem Filistin'deki demokratik seçimler, dış dünyanın üzerinde etki sağlayamayacağı bir açmaz yarattı", diyor.
Independent "Zafer, Ehud Olmert'e sınırı yeniden çizip Filistin topraklarını ilhak yetkisi veriyor", diyor. Fakat seçimi kazanmasına rağmen sonucun Kadima için hayalkırıklığı olduğu görüşünde: "Kadima en büyük parti olacak, ama Şaron'un ve yeni taraftarlarının beklediği milletvekili çoğunluğunun yanından bile geçemiyor." Independent 20 milletvekilliği kazanan Đşçi Partisi'nin, Kadima lideri Ehud Olmert'i müzakerelere ikna etmek için önemli nüfuz uygulayabileceğini savunuyor. Kabul görmeyecek sınır nasıl kalıcı olacak? Gazetenin yazarı Donald McIntyre, "karşı taraf kabul etmediği sürece sınırın neresi kalıcı olacak?" sorusunu ortaya atıyor. Yazar, Filistinlilerle müzakere olmadan belirlenecek bir sınırın, bölgede zaten çok büyük olan sorunlara yenilerini ekleyeceğini belirtiyor.
Financial Times da benzer görüşte: "Olmert'in planı Filistinlilerin kendi devletlerinin parçası olmasını istediği, halen işgal altındaki toprakların yarısının ilhakını öngörüyor. Bu Filistinlileri birbirinden kopuk üç kantonla başbaşa bırakmak demek. Ki bu düpedüz çökmüş bir devlet yapısının tanımı..."
"Müzakereler barışçıl bir geleceğe giden tek yol. Uzun vadede Đsrail'in güvenliği yerleşimleri elde tutmakla değil, sorunu çözmeye çalışmakla mümkün."
Guardian'da yazan ve Đsrailli Barış Şimdi adlı hareketin kurucularından Amos Oz Filistin yönetimini devralan Hamas hükümetinin, Đsrail'deki yeni hükümetin Araplarla iş birliğine yönelmesi için fırsat yarattığını savunuyor. "Đsrail'in varolma hakkını tanımaya isteksiz olan Hamas'ın yükselişi, Đsrail barış hareketini bir krize sürükledi. Peki Hamas Đsrail ile barış istemediği sürece yeni hükümetin yapabileceği bir şey yok mu? Var... Konuyu, yaramaz çocuğun ebeveynlerine, yani Arap Birliği'ne taşıyabilir." "Arap Birliği'nin 2000'de kabul ettiği plan, 1967'de işgal edilen topraklardan çekilme karşılığı Arap ülkeleriyle
barışı öngörüyor. Neden Mısır ve Suudi Arabistan'ın başını çekeceği bir Arap heyetiyle bu planın genel hatları müzakere edilmesin? Arap hükümetleri de Hamas'tan Đsrail kadar endişe duyuyor." "Tek taraflı kopuş ardından pek çok konuyu ortada ve sorunlu bırakacağımıza, Mısır ve Suudi Arabistan ile kalıcı bir barış için çalışabiliriz".
Times'ta yazan Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nın eski sözcüsü James Rubin, siyasi anlamda barış sürecinin bittiğini vurguluyor. "Şimdi en iyimser beklentimiz, müzakerelerin yerini tek taraflılığın değil paralelliğin alması olabilir. Đsrailliler yeni sınırlar belirlemeye yönelirken, Hamas terörden sakınıp Filistinlilerin yaşamını iyiye götürecek işler bir yönetim kurabileceğini göstermeye yönelebilir. Dünyaya en azından biraz ılımlı bir çehre sunabilir.
Uluslararası toplum artık kalıcı barışı sağlamak için enerjisini tüketmemeli. Her iki tarafta da itidali desteklemeli." Rubin, Filistin yönetimine halkın temel ihtiyaçları için mutlaka yardım sevk edilmesi gerektiğinin de altını çiziyor.
Daily Telegraph, Mossad Eski Başkanı Efraim Halevy'nin görüşünü almış.
1994'te Ürdün ile Barış Anlaşmasının gizli mimarı olarak tanınan Halevy, Filistinlileri kendi yağlarında kavrulmaya bırakalım diyor. Halevy'nin Đsrail'in yeni liderine tavsiyesi hiç bir şey yapmamak. "Filistinlilere para vermeyin, hizmet sağlamayın ve sakın toprak vermeyin", diyor. "Çünkü bize ihtiyaçları var. Bizim onlara ihtiyacımız yok." Halevy bunu 'Hamas tavrını yumuşatmazsa Filistinlilere daha iyi bir hayat sözünü gerçekleştiremez ve Filistin yönetimi çöker' sözleriyle açıklıyor. Ehud Olmert'in tek taraflı çekilme planının da hiç bir şeyi çözmeyeceğini belirtiyor. "Tek başıma sınır çizmezdim, çünkü çizgiyi her geçtiğinizde öteki tarafın egemenliğini ihlal etmiş oluyorsunuz", diyor.