Eğitim Bilimine Giriş Eğitim Bilimine Giriş

518  Download (0)

Full text

(1)

Eğitim Bilimine Giriş Eğitim Bilimine Giriş

Yard. Doç. Dr. Deniz Özcan Yard. Doç. Dr. Deniz Özcan

deniz.ozcan@neu.edu.tr deniz.ozcan@neu.edu.tr

(2)

Eğitim biliminde temel Eğitim biliminde temel

kavramlar kavramlar

 Öncelikle eğitim kavramıyla yakından ilişkisi olan;

 kültür,

 kültürleme,

 kültürlenme

 kültürleşme kavramları

açıklanacaktır.

(3)

Kültür – eğitim ilişkisi Kültür – eğitim ilişkisi

Kültür Eğitim

Kültürleşme

Kültürleme

Kültürlenme

(4)

Kültür Kültür

 Kültür: doğanın dışında insanın yarattığı her şeydir.

 Kültür; insanın öğrendiği, bilgi, sanat, gelenek, görenek ve

benzeri yetenek, beceri ve

alışkanlıkları içine alan karmaşık

bir bütündür.

(5)

Kültür Kültür

 Kültür, doğumdan sonra kazanılır ve öğrenilir.

 Öğrendiği bilgileri ve kazandığı alışkanlıkları kendisinden gelen bireylere aktarır.

 Öğretmenler ise toplumdaki en

çok kültür aktarıcı kişilerdir.

(6)

Kültürleme Kültürleme

 Kültürel değerlerin bireye kazandırılması sürecine kültürleme denir.

 Kültürleme, bireyin doğumdan ölüme kadar toplumun istek ve beklentilerine uyacak şekilde

etkilenmesi ve değiştirilmesi söz

konusudur.

(7)

Kültürleme Kültürleme

Kültürleme ile;

bilinçli,

bilinç dışı,

yaygın

kendiliğinden

rastlantısal

bireysel öğrenmeler

ile şartlanmalar söz konusudur.

(8)

Kültürleme Kültürleme

 Ör: çocuğa anadilini öğretmek bir

kültürlemedir.

(9)

Kültürlenme Kültürlenme

 Belli bir toplumun alt

kültürlerinden ya da farklı

toplumlardan kopup gelen insan ve grupların buluşması ve bir

etkileşim süreci sonunda asıl kültür ve alt kültürlerde

bulunmayan yepyeni bir senteze varılmasına

kültürlenme denir.

(10)

Kültürleşme Kültürleşme

 Başka kültürden insan ve

grupların belli bir kültüre girmesi ve karşılıklı etkileşim sonucu her ikisinin de değişmesi

kültürleşmedir.

 Ör: Almanya’ya işçi olarak giden

insanlardaki kültürel değişim.

(11)

Eğitim Eğitim

 Eğitim yoluyla insanların;

 Amaçları,

 Bilgileri,

 Davranışları,

 Tutumları,

 Ahlaki değerlerinin değişmesi söz

konusudur.

(12)

Eğitim Eğitim

 Eğitimin genel ve kapsamlı çeşitli tanımları yapılmıştır.

 Bu tanımların bazıları şunlardır:

(13)

Eğitim Eğitim

 Eğitim genel anlamda bireyde davranış değiştirme sürecidir.

 Eğitim, geniş anlamda bireyin

toplum standartlarını, inançlarını

ve yaşam yollarını kazanmasında

etkili olan tüm sosyal süreçlerdir.

(14)

Eğitim Eğitim

Eğitim, kişinin yaşadığı toplum içinde değeri olan, yetenek, tutum ve diğer davranış biçimlerini geliştirdiği

süreçlerin tümüdür.

Eğitim, bireyin yaşadığı toplumda

uygulama değeri olan yetenek yöneliş ve diğer davranış örüntülerini

kazandığı süreçler toplamıdır.

(15)

Eğitim Eğitim

Eğitim bireyde kendi yaşantıları yoluyla davranış değişikliği

meydana getirme sürecidir.

(16)

Eğitim Eğitim

 Eğitim bir süreçtir.

Eğitim sonunda bireyde davranış değişikliği meydana gelir.

 Davranış değişikliği bireyin

yaşantıları sonucu meydana gelir.

(17)

Eğitim öğeleri Eğitim öğeleri

 Eğitimi oluşturan temel öğeler:

 Birey

 Yaşantı

 Süreç

 Davranış

(18)

İnsan (birey) İnsan (birey)

İnsanı, biyo-kültürel ve sosyal bir varlık olarak tanımlayabiliriz.

İnsan;

Biyolojik

Kültürel

Sosyal

boyutlardan oluşur.

(19)

İnsan İnsan

 Bilişsel

 Duyuşsal

 Psikomotor

Davranışlara sahiptir. Ve eğitimde

bireye bu davranışlar kazandırılır.

(20)

Yaşantı Yaşantı

 Yaşantı, bireyin çevresiyle

kurduğu etkileşim sonucu bireyde kalan izler olarak tanımlanabilir.

 Her bireyin çevresiyle kurduğu etkileşim farklı olduğu için

geçirdikleri yaşantılar ve

kazandıkları davranışlar da

birbirinden farklıdır.

(21)

Yaşantı Yaşantı

 Yaşantı, insanın diğer insanlarla ve çevresiyle etkileşiminin

bireyde bıraktığı izdir.

 Yaşantı, eğitsel yönden kazanılmış yaşantı ve

yaşanılmış yaşantı olmak üzere

ikiye ayrılır.

(22)

Kazanılmış yaşantı Kazanılmış yaşantı

Kazanılmış yaşantı, belirli bir

etkileşim durumunda yer alan etkinliklerin tümünü

içermektedir.

(23)

Yaşanılmış yaşantı Yaşanılmış yaşantı

 Yaşanılmış yaşantı, söz konusu etkileşim durumunda yer alan etkinliklerden yalnızca bireyde kalıcı iz bırakan ve bireyin

davranışında değişim

oluşturan etkinliklerdir.

(24)

Süreç Süreç

 Eğitim kavramının tanımında yer alan bir diğer öğe süreçtir.

 Bir ürünün oluşumunda yer alan

etkinlikler bütünü ya da belirli bir

hedefe yönelik işlemler dizisidir.

(25)

Davranış Davranış

 Davranış genel anlamda organizmanın her hareketi davranış olarak kabul edilir.

 Organizmanın etkiye karşı

gösterdiği tepki ve tepkiye karşı

gösterdiği etkiye davranış denir.

(26)

Davranış Davranış

 Eğitim açısından davranış,

 Gözlenebilir,

 Ölçülebilir,

 İstenilir

Olması gerekir.

(27)

Davranış Davranış

 İnsan davranışları;

 Doğuştan gelen davranışlar

 Geçici davranışlar

 Sonradan kazanılan davranışlar Olmak üzere başlıca üç grupta

toplanır.

(28)

Doğuştan gelen Doğuştan gelen

davranışlar davranışlar

 Öğrenmeyle değiştirilemeyen davranışlardır.

 Ör: insanın gözbebeğinin aşırı ışıkta küçülmesi, az ışıkta

büyümesi doğuştan gelen

davranışlardır.

(29)

Geçici davranışlar Geçici davranışlar

 Alkol, ilaç, uyuşturucu madde,

hastalık gibi etkilerle ortaya çıkan ve bu etki ortadan kalktıktan

sonra kaybolan davranışlardır.

 Ör: bir kişinin yüksek ateş, alkol

gibi nedenlerden dolayı yaptıkları

konuşmalar.

(30)

Sonradan kazanılmış Sonradan kazanılmış

davranışlar davranışlar

 Doğuştan getirilmeyen, öğrenme ürünü olan davranışlardır.

 Ör: öğrenmenin tanımını söyleme, çevreyi temiz tutma, bir müzik

aleti çalma.

 Bu davranışların istenilir olması

beklenir.

(31)

Öğrenme Öğrenme

Öğrenme bireyin çevresi ile etkileşim yoluyla oluşur.

Bireyin davranışlarında değişiklik meydana getirir.

 Doğduğu andan itibaren öğrenme

sürecinin içerisinde yer alır.

(32)

Öğrenme Öğrenme

Öğrenmenin sürekli olması ve

öğrenilenlerin unutulmaması

için tekrar ve pekiştireçler

önemlidir.

(33)

Öğrenme Öğrenme

 Gerçek bir öğrenmenin olabilmesi için öğrenenin;

Öğrenmeyi istemesi,

Öğrenmek için çaba harcaması,

 Öğreneceği konuyla ilgili

hazırbulunuşluğa sahip olması

gerekir.

(34)

Öğrenme Öğrenme

Öğrenme kişide oluşan kalıcı değişmeler olarak

tanımlanabilir.

(35)

Öğretme Öğretme

 Öğretme en geniş anlamda öğrenmeyi sağlama

etkinliğidir.

Öğretme bilinçli ve amaçlı bir

etkinliktir.

(36)

Öğretim Öğretim

 Öğretim;

 önceden belirlenen amaçlar çerçevesinde;

bir eğitim kurumu veya bir okulda

planlı, programlı etkinlikler yoluyla,

öğretmenlerin rehberliğinde

gerekli ölçme değerlendirmeler

yapılarak gerçekleşir.

(37)

Öğretim Öğretim

 Öğretimin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi için;

 Öğrenci ve öğretmen iletişiminin,

Okulun sahip olduğu olanaklar,

donanım,

Yönetim,

Sınıf düzeni,

(38)

Öğretim Öğretim

 Öğretmenin sınıf yönetimi becerileri

Sınıfın psikolojik atmosferi

Öğretimin gerçekleşmesinde son

derece önem taşımaktadır.

(39)

Okul Okul

Okul, eğitimin planlı ve programlı

öğretim şeklinde gerçekleştirildiği özel bir mekan, bir sosyal kurumdur.

İnsanoğlunun bilgileri artıp

karmaşıklaştıkça, bu bilgileri genç kuşaklara aktaracak kişilere ihtiyaç duyulmuştur ve böylece okullar

oluşmuştur.

(40)

Okul Okul

Okul, uygun iç ve dış fiziki

mekana, mesleğinde uzman ve insan ilişkilerinde başarılı

öğretmenlere sahip, toplumla iyi ilişkileri olan ve öğrenme-

öğretmeyi içinde bulunduğu

toplumun sağladığı tüm fırsatları

kullanarak aile ile işbirliğini en

yüksek düzeyde gerçekleştiren bir

kurumdur.

(41)

Okul eğitiminin öğeleri Okul eğitiminin öğeleri

 Eğitim programı

 Öğrenciler

 Öğretmenler

 Yönetici

 Bina, araç ve gereçler

 Çevre

(42)

Eğitim türleri Eğitim türleri

EĞİTİM

İNFORMAL EĞİTİM FORMAL EĞİTİM

ÖRGÜN EĞİTİM YAYGIN EĞİTİM

(43)

İnformal eğitim İnformal eğitim

 İnformal eğitim yaşam içinde kendiliğinden oluşan bir

süreçtir.

Belli bir plan ve program

uygulanmadan, yaşam içinde

kendiliğinden gerçekleşmektedir.

(44)

İnformal eğitim İnformal eğitim

 Amaçlı ve planlı değildir.

Gelişigüzeldir.

 Bu eğitime bu sebeple “doğal eğitim” de denir.

 Birey çevresiyle etkileşimde

olduğu süreçte farkında olmadan

yeni şeyler öğrenir.

(45)

İnformal eğitim İnformal eğitim

 İnformal eğitimdeki öğrenmeler;

 Ailede,

 Sokakta,

 İşyerinde,

 Televizyondan,

 Yaşam içinde kendiliğinden

oluşur.

(46)

İnformal eğitim İnformal eğitim

 İnformal eğitimde iki önemli öğrenme yolu vardır.

 Gözlem

 Taklit

 İnformal eğitim sürecinde bireyler istenmeyen ve zararlı

alışkanlıkları da edinmektedirler.

(47)

İnformal eğitim İnformal eğitim

Ör: sigara içmek, alkol almak, kopya çekmek vb. istenmeyen ve zararlı

alışkanlıklar da bu süreçte öğrenilmektedir.

Toplumlar büyüyüp geliştikçe informal eğitim süreci insanların yetişmesinde yeterli olmamış ve formal eğitim

uygulanmaya başlamıştır.

(48)

Formal eğitim Formal eğitim

Okullarda ya da kurumlarda bir plan ya da program uygulanarak

gerçekleştirilen eğitime formal eğitim denir.

Amaçlıdır.

Önceden hazırlanmış bir program

çerçevesinde planlı olarak yapılır.

(49)

Formal eğitim Formal eğitim

 Eğitim süreci öğretmen

tarafından planlanır, uygulanır ve izlenir.

 Sürecin belli aşamalarında ve

sonunda değerlendirme işlemi

yer alır.

(50)

Formal eğitim Formal eğitim

İnformal eğitim kendiliğinden

Formal eğitim Belli bir plan yapılarak

(51)

Formal eğitim Formal eğitim

 Okul dışında yapılan öğretim

etkinlikler, kurslar da birer formal eğitim sayılmaktadır.

 Planlı, amaçlı ve programlıdırlar.

(52)

Formal eğitim Formal eğitim

 Formal eğitim;,

 Örgün eğitim

 Yaygın eğitim

Olmak üzere ikiye ayrılır.

(53)

Örgün eğitim Örgün eğitim

 Örgün eğitim, kişilerin yaşama atılmadan, meslek kollarında

çalışmaya başlamadan önce okul ya da okul niteliği taşıyan

yerlerde genel ve özel bilgiler bakımından yetişmelerini

sağlamak amacıyla belli

yasalara göre düzenlenen

eğitimdir.

(54)

Örgün eğitim Örgün eğitim

 Örgün eğitim, okul öncesi

eğitimden başlayıp üniversitenin sonuna kadar yapılan eğitim

süresini kapsamaktadır.

 Bu eğitim, belirli yıllara

ayrılmakta ve bu dönemleri başarıyla bitiren öğrencilere

diploma ya da akademik derece

verilmektedir.

(55)

Örgün eğitim Örgün eğitim

 Örgün eğitim kurumları;

 Okulöncesi

 İlköğretim,

 Ortaöğretim

 Yükseköğretim

Kurumlarından oluşmaktadır.

(56)

Yaygın eğitim Yaygın eğitim

 Yaygın eğitim;

 örgün eğitim olanaklarından hiç yararlanmamış durumda olanlara,

 Örgün eğitim okumakta olanlara,

 Meslek dallarında daha yeterli duruma gelmek isteyenlere

uygulanan eğitimdir.

(57)

Yaygın eğitim Yaygın eğitim

 Yaygın eğitim, örgün eğitim kurumlarının dışında eğitim

görenler için uygulanan kısa ve uzun dönemli eğitimdir.

 Ör:halk eğitimi, hizmet içi eğitim

semineri vb.

(58)

Halk eğitimi Halk eğitimi

 Genellikle 15 ya da daha ileri yaşta olup normal okul ve

üniversite sisteminin dışında bulunan kimselerin yararına

sunulan ve gereksinimlere

göre düzenlenen eğitimdir.

(59)

Halk eğitimi Halk eğitimi

 Halk eğitiminin en önemli özelliği;

 okul çağının dışında bulunan,

 Okulla ilişkisi bulunmayan,

 Gönüllü öğrencilere verilmesidir.

(60)

Hizmet içi eğitim Hizmet içi eğitim

 Özel kişilere ait iş yerlerinde, belirli bir maaş ya da ücret

karşılığında işe alınmış ve çalışmakta olan bireylere

görevleri ile ilgili bilgi, beceri ve

tutum kazanmalarını sağlamak

üzere yapılan eğitimdir.

(61)

Eğitim programı Eğitim programı

 Örgün ve yaygın eğitim bir program uygulanarak

gerçekleştirilir.

 Bu program eğitim programı

olarak adlandırılır.

(62)

Eğitim programı Eğitim programı

 Öğrenene okulda ya da okul dışında planlanmış etkinlikler yoluyla sağlanan öğrenme

yaşantıları düzeneğidir.

(63)

Eğitim programı Eğitim programı

 Eğitim programını dört temel öğe oluşturmaktadır. Bunlar:

 Hedef

 İçerik

 Öğretme-öğrenme süreci

 Değerlendirmedir.

(64)

Hedef Hedef

Hedef; eğitim sürecine giren kişinin davranışlarında oluşması istenen

farklılaşmaları belirler.

Amaç anlamında kullanılır.

Eğitilecek kişinin kazanması gerekli davranış ölçütlerini ortaya koyar.

Niçin sorusuna yanıt aranır.

(65)

İçerik İçerik

 Programda yer alan üniteler ve konulardır.

 Hedefin yani amacın

kazandırılmasına yönelik

hedeflerle tutarlı konular seçilir.

 Ne sorusuna yanıt aranır.

(66)

Öğrenme öğretme süreci Öğrenme öğretme süreci

 Öğrenmelerin öğretme yoluyla oluşturulduğu süreçtir.

 Nasıl sorusuna yanıt aranır.

(67)

Değerlendirme Değerlendirme

 Programın bu boyutunda kalite kontrolü yapılır.

 Süreç ve ürün değerlendirilir.

 Değerlendirme ön test, ara test

ve son test olmak üzere 3 boyutlu

bir süreçtir.

(68)

Eğitimin dayandığı Eğitimin dayandığı

temeller temeller

Eğitimin tarihsel temelleri

Eğitimin felsefi temelleri

Eğitimin psikolojik temelleri

Eğitimin toplumsal temelleri

Eğitimin ekonomik temelleri

Eğitimin hukuksal temelleri

(69)

Eğitimin Tarihi Temelleri Eğitimin Tarihi Temelleri

 Eğitim;insanların yaşamaya

başlamasıyla insanlar tarafından yaratılmış toplumsal bir olgudur.

 Eğitim tarihi ile ilgili çalışmalar sonucu eğitimin 18. yüzyılda

Avrupa’da başladığı kabul edilir.

(70)

Eğitimin Tarihi Temelleri Eğitimin Tarihi Temelleri

 Eğitimin tarihsel gelişimine antik çağdan başlayarak günümüze

değin eğitim bilimlerinin hangi aşamadan geçerek geliştiği

üzerinde durulacaktır.

(71)

Antik Çağda Eğitim Antik Çağda Eğitim

Eğitimle ilgili düşünceler insanlık tarihiyle yaşıttır.

Yazının bulunmasından önceki dönemde insanların eğitim ihtiyacı bütünüyle hayatta kalma

mücadelesiyle bağlantılıdır.

Bu dönemde çocuklar yakınlarından

yaşamak ve kendilerini korumak için

gerekenleri öğrenmekteydiler.

(72)

Antik Çağda Eğitim Antik Çağda Eğitim

Tamamıyla informal yollarla

gerçekleşmekte ve belli bir plana dayanmamaktaydı.

Yazının icadından sonra ise özellikle Mısır, Çin, Mezopotamya ve Küçük Asya’da planlı ve programlı eğitim

anlayışına yönelik çabalar gelişerek

eğitimin kurumsallaşması yönünde

çalışmalar başlamıştır.

(73)

Antik Çağda Eğitim Antik Çağda Eğitim

 İnsanoğlunun toprağı işlemeye başlaması zamanla üretimin

gelişerek, işbölümünün artmasına ve insan topluluklarının

üretmenin, işbölümünün ve bir

arada yaşamanın gerektirdiklerini

belirleyerek, yerleşik bir düzene

geçmesine neden olmuştur.

(74)

Antik Çağda Eğitim Antik Çağda Eğitim

 Yerleşik düzene geçişle oluşan toplumlarda öncelikle ekonomik ilişkilere dayalı sınıflar oluşmaya başlanmıştır.

Bu dönemdeki eğitim

yönelimlerini farklı sınıflardan insanların farklı ihtiyaçları

biçimlendirmiştir.

(75)

Antik Çağda Eğitim Antik Çağda Eğitim

 Ör: din adamları, askerler ve yöneticilerden oluşan

aristokratlar/asiller ile köylü

ve köleler farklı türde eğitim

görmekteydi.

(76)

Antik Çağda Eğitim Antik Çağda Eğitim

Aristokratların eğitiminde, savaş

becerilerinin gelişmesine odaklanılır ve kahramanlık idealine uygun savaşçılar yetiştirilirdi.

Köylülere yönelik ise formal bir eğitim verilmez, sadece erkek

çocuklar babalarından toprağı işleme ve aileyi çeşitli tehlikelerden korumayı, kız çocukları ise annelerinden evi

ilgilendiren işleri öğrenirlerdi.

(77)

Antik Çağda Eğitim Antik Çağda Eğitim

İ.Ö. 5. yy’da ise Yunan şehir

devletleri kültürel üstünlük kazanmış ve eğitimin temelleri bu bölgede ve bu yıllarda atılmıştır.

Yunan şehir devletlerinde

demokratik bir yönetim anlayışı

benimsenmiştir. Ancak bu demokrasi

köleler, köylüler ve kadınlar için değil,

aristokrat erkekler için geçerli bir

anlayışı simgelemekteydi.

(78)

Antik Çağda Eğitim Antik Çağda Eğitim

Bu dönemde eğitimin temel amacı şehir devletlerinin yöneticisi

durumunda olan aristokrat erkekleri pratik becerilere sahip kılacak

şekilde eğitmekti.

Isparta ve Atina şehir devletleri eğitim tarihi açısından en

önemlileridir.

(79)

Antik Çağda Eğitim Antik Çağda Eğitim

Isparta şehir devleti; o zamanın Arap toplumlarına benzer bir şekilde askeri bir niteliğe sahipti. Eğitimde askerlik becerileri, fiziksel güç, dayanıklılık ve askeri erdem kavramları

vurgulanırdı.

Bu devlet çocukları doğumundan

itibaren iyi bir asker olarak yetiştirmeye

çalışırdı. Ayrıca kız çocuklarıda eğitirdi.

(80)

Antik Çağda Eğitim Antik Çağda Eğitim

Atina şehir devletinde ise eğitimin askeri niteliği

giderek azalmaya başlamıştır.

Ahlaki, fiziksel ve estetik eğitim arasında bir denge

kurulmaya başlanmıştır.

(81)

Antik Çağda Eğitim Antik Çağda Eğitim

İ.Ö. 5. yy sonunda Atina’da formal eğitim sistemi

kurulmuştur. Ancak soyluların

eğitimi söz konusuydu.

(82)

Ortaçağda eğitim Ortaçağda eğitim

Geçmişte gerçeklikten,

bilimsellikten ve halkçılıktan uzak bir eğitim söz konusuydu.

Bu eğitime günümüzde ortaçağ eğitimi denilmektedir.

 Ortaçağ’da eğitim nasıldı?

(83)

Ortaçağda eğitim Ortaçağda eğitim

Ortaçağ’da eğitim yaygınlaşamamış ve sadece din kurumlarının dar

çerçevesi içinde kalmış ve ölüm sonrası için insanları hazırlayan bir temel olarak kabul edilmiştir.

Eğitimin asıl yayıcısı ve uygulayıcısı Batı’da kiliseler, Doğu’da ise

Müslüman ülkelerde dinsel kurum

sayılan medreseler olmuştur.

(84)

Ortaçağda eğitim Ortaçağda eğitim

Ortaçağ boyunca eğitimin ana

hatlarını Batı dünyasına ait Hristiyanlık felsefesi şekillendirmiştir.

Ortaçağ kültürüne, toplumdaki en etkin kurum olan kiliseler ve din adamları damga vurmuştur.

Bu sebeple eğitimde daha çok dini

motifler hakimdi.

(85)

Ortaçağda eğitim Ortaçağda eğitim

 Bu dönemde (ortaçağda)

eğitimin temel amacı dindar bireyler yetiştirmek ve

eğitimle ilgili konuların

merkezinde de Tanrı vardı.

Manastırlar birer eğitim

kurumuna dönüşmüştür.

(86)

Ortaçağda eğitim Ortaçağda eğitim

Bu dönemde okuma-yazma ve basit hesaplamalar

öğretilmekteydi.

Mesleki eğitim ise formal bir yapı taşımamaktaydı.

Bireylerin bir ustanın yanında çıraklık yaparak meslek

öğrenmesi söz konusuydu.

(87)

Ortaçağda eğitim Ortaçağda eğitim

Ortaçağ Avrupa’sının eğitim tarihine en büyük katkısı ise

eğitimin merkezine Tanrı’yı alarak tüm insanları Tanrı önünde eşit birer kul sayması ve eğitimin

kitleselleştirilmesidir.

Bu sebeple eğitim sadece

seçkinlerin değil bütün halk

kesiminin yararlanabileceği bir

eğitim haline dönüşmüştür.

(88)

Avrupa’da Eğitim Avrupa’da Eğitim

Ortaçağda eğitim sarayların dışına çıkamamıştır.

Sadece soyluların eğitimine önem verilmiştir.

 Okuma-yazma soyluların tekelinde kalmış daha çok

bunlara yönelik eserler verilmiştir.

(89)

Avrupa’da Eğitim Avrupa’da Eğitim

 Saraylarda verilen eğitimin

uygulayıcısı olan öğretmenler yetişmiş ve bu öğretmenler

soyluları küçük yaşlardan başlayarak teker teker

eğitmişlerdir.

(90)

Avrupa’da Eğitim Avrupa’da Eğitim

Ortaçağda Batı’da gelişmiş

üniversiteler olmasına karşın bunlara sadece soylular ve zenginler devam edebilmiştir.

Bu üniversitelerde din bilgileri birinci planda tutulmuştur.

Bazı ülkelerde ise orta sınıfın

çocuklarına yönelik paralı özel okullar

açılmış bu okullarda okuma,yazma ve

aritmetik öğretilmiştir.

(91)

Ortaçağdaki eğitimin temel Ortaçağdaki eğitimin temel

özellikleri özellikleri

Batı’da hümanizmin doğuşu ile birlikte eğitim konularında büyük değişmeler görülmüştür.

Eğitim durmadan gelişen bir sanat ve bilim olmuştur.

İnsanlığın eğitim ve kültür değişiminde

Rönesansın da önemli etkileri vardır.

(92)

Ortaçağdaki eğitimin temel Ortaçağdaki eğitimin temel

özellikleri özellikleri

Rönesans 1350 yılı ile 16. yüzyılın başlangıcı arasındaki dönemi

kapsamaktadır.

Çağdaş anlamda insanın eğitilmesi ilk kez Rönesans hareketi ile ortaya

çıkmıştır.

Eğitim için bazı hedefler ve amaçlar saptanmıştır. İnsanların toplu halde

eğitilmesi sorununa çözüm getirilmeye

çalışılmıştır.

(93)

Ortaçağdaki eğitimin temel Ortaçağdaki eğitimin temel

özellikleri özellikleri

 Rönesans, yeni tipte bir insanı yaratma, güzel ve gerçek olanı bulma çabası ile dolu hümanist tutumu ile eskinin yeni bir

biçimde ele alınıp olumlu bir

eğitim anlamını içermektedir.

(94)

Ortaçağdaki eğitimin temel Ortaçağdaki eğitimin temel

özellikleri özellikleri

Rönesans çağında Avrupa’da yeni devletlerin ortaya çıkması, bunların yönetiminin ve savunmasının, bilgili memurlar ve subaylar gerektirmesi,

ortaçağ okul sistemini derinden sarsmış ve gerçekçi istekleri yerine getiren

“yeni tip okul” yaratılması zorunlu olmuştur.

Eğitimde ve kültürde bu yeni döneme

aydınlanma denilmiştir.

(95)

Ortaçağdaki eğitimin temel Ortaçağdaki eğitimin temel

özellikleri özellikleri

 Rönesan döneminde eğitimde ne

tür değişmeler olmuştur?

(96)

Ortaçağdaki eğitimin temel Ortaçağdaki eğitimin temel

özellikleri özellikleri

Eğitim için bazı hedefler ve amaçlar saptandı.

İnsanların toplu halde eğitilmesi yoluna gidildi.

ortaçağ okul sistemi yerine yeni okul tipleri geliştirildi.

Ortaçağda medreseler ve kiliseler

eğitim veren kurumlardı ve daha çok din eğitimi vermekteydiler. Bu da

rönesans ile değişime gitmiştir.

(97)

Ortaçağdaki eğitimin temel Ortaçağdaki eğitimin temel

özellikleri özellikleri

 Fransız devrimiyle birlikte yatılı okullar açılmıştır. Bu okullara çok az sayıda öğrenci, seçkin

öğretmenler tarafından

yetiştirilmeye çalışılmıştır.

(98)

Ortaçağdaki eğitimin temel Ortaçağdaki eğitimin temel

özellikleri özellikleri

 1779 yılında Almanya’da ilk

pedagoji enstitüsü kurulmuştur.

Pedagojinin ise kurucusu sayılan

“herbart” “didaktik” denilen

öğretim yönteminin incelenmesi için ilk pedagoji seminerini

başlatmıştır.

(99)

Ortaçağdaki eğitimin temel Ortaçağdaki eğitimin temel

özellikleri özellikleri

 19. yüzyılın başlangıcına kadar öğretmenlik mesleği küçük

görülmüş ve öğretmenlerin

yetiştirilmesine önem verilmemiştir.

 19.yüzyıl boyunca bu alanda gelişmeler hız kazanmış ve

öğretmenlerin yetiştirilmesi ve

eğitimi için yüksek okullar bile

açılmıştır.

(100)

Ortaçağdaki eğitimin temel Ortaçağdaki eğitimin temel

özellikleri özellikleri

 Bu süre içinde ilköğretim çok

gelişmiş, yeni bilgi alanları olan

çevre, doğa, sanat, beden eğitimi gibi dersler verilmeye başlanmış ve öğretim yöntemleri durmadan gelişmiştir.

 1800 yılından sonra psikoloji

eğitim tarihini çok etkilemiş ve

gelişmiştir.

(101)

Endüstri çağı Endüstri çağı

 Endüstri çağı, 15 ve 18. yy’lar arasında kilisenin insanlar

üzerindeki baskısı azalmış ve bilimsel buluşlar ürünlere

dönüşmesi sonucu ortaya çıkan yeni bir dönemdir.

 önceki çağlardan farklı olarak bu çağda ilim endüstriye

yakınlaşmıştır.

(102)

Endüstri çağı Endüstri çağı

 Bu dönemde bireysel gelişmeyi

pek dikkate almayan fabrika tipi

okullar yaratılmıştır.

(103)

Endüstri çağı Endüstri çağı

 19. yy’da İngiltere’de başlayan

Sanayi Devrimi sonucunda İngiliz ve Amerikan eğitim sistemlerinde yaşanan değişiklikler, 20.yy’da

eğitimin bilimsel dayanıklı bir

uğraş alanı olarak ele alınmasını

sağlamıştır.

(104)

Endüstri çağı Endüstri çağı

 Siyasi ve sosyal olayların çağlar boyunca etkilemiş olduğu eğitim düşüncesi 20. ve 21. yy’larda da değişmeye devam etmiştir.

 Yeni kuram ve teorilerle gelişen eğitim düşüncesi, ilkçağ eğitim

anlayışından çok farklı bir duruma

gelmiştir.

(105)

 Teknolojik gelişmeler ve insanın düşünce ufkunun genişlemesi bu gün eğitimde farklı yeni

eğilimlerin ortaya çıkmasına

neden olmuştur.

(106)

İlkçağ’da insanın sosyalleştirilmesini amaçlayan eğitim düşünceleri,

ortaçağ’da iki büyük dinin öğretileriyle şekillenerek daha farklı bir anlayışa

bürünmüştür.

Ortaçağ’daki bu anlayış, iansanlık

tarihini ve Batı toplumlarını etkisi altına alan Rönesans, reform, matbaanın

kullanılması gibi olaylarla değişmeye

başlamıştır.

(107)

 Endüstri çağında ise eğitim

düşüncesi sanayi toplumlarına yönelik bireyler yetiştirmeyi

amaçlamış ve eğitimin amaçları bu yönde yapılanmaya

başlamıştır.

(108)

Türk eğitim sisteminin Türk eğitim sisteminin

tarihsel temelleri tarihsel temelleri

 İslamiyet’e Girmeden Önce Türklerde Eğitim,

 İslami Dönemde Türk Eğitimi,

 Batı Etkisinde Türk Eğitimi

(109)

İslamiyet’e Girmeden Önce İslamiyet’e Girmeden Önce

Türklerde Eğitim Türklerde Eğitim

 Türkler İslamiyete girmeye

başlamadan önce (X. yy’dan

önce) Avrasya’da pek çok devlet kurmuşlardı. En önemlileri;

 Hun,

 Göktürk,

 Uygur devletleridir.

(110)

İslamiyet’e Girmeden Önce İslamiyet’e Girmeden Önce

Türklerde Eğitim Türklerde Eğitim

 Bu devletler (hun, göktürk ve uygur)in eğitim görüş ve

uygulamaları şöyle özetlenebilir:

(111)

İslamiyet’e Girmeden Önce İslamiyet’e Girmeden Önce

Türklerde Eğitim Türklerde Eğitim

 Bu devletler Avrasya

bozkırlarında kurulmuştur. Burada yaşayan Türkler Uygurlar hariç genellikle konargöçer bir yaşam sürmekteydi.

 Konargöçer kültürü örgün eğitimin gelişmesini

zorlaştırmıştır.

(112)

İslamiyet’e Girmeden Önce İslamiyet’e Girmeden Önce

Türklerde Eğitim Türklerde Eğitim

 Konargöçer Türklerin çocuklarının sosyalleşmesi için güçlü bir töre eğitimi uygulamışlardır.

Bu eğitim ruhani bir önder olan Şamanlar tarafından

verilmekteydi.

(113)

İslamiyet’e Girmeden Önce İslamiyet’e Girmeden Önce

Türklerde Eğitim Türklerde Eğitim

Töre eğitiminin amacı ise cesur, mert, adil ve bilge kişiler yetiştirmekti.

Ayrıca yaşamlarını sürdürebilmek için sürekli olarak savaşmak ve avlanmak zorunda olan Türkler, çocuk yaştan

itibaren at binme, ok, mızrak, kılıç

kullanma gibi askeri eğitimler alarak

hayata hazırlanıyordu.

(114)

İslamiyet’e Girmeden Önce İslamiyet’e Girmeden Önce

Türklerde Eğitim Türklerde Eğitim

 Bozkır kültüründe dericilik,

dokumacılık ve demircilik gibi

bazı meslekler de çok gelişmişti.

 Bu meslekler usta-çırak ilişkisiyle

yaparak yaşayarak öğretiliyordu.

(115)

İslamiyet’e Girmeden Önce İslamiyet’e Girmeden Önce

Türklerde Eğitim Türklerde Eğitim

552 yılında Bumin Kağan’ın

önderliğinde devletlerini kuran

Göktürkler ise Göktürk Alfabesi denilen ilk Türk milli alfabesini

geliştirdi.

Göktürklerin Türk eğitim ve kültür

tarihindeki bir diğer özellikleri ise ilk Türkçe yazılı belgeler olarak kabul

edilen Orhun Anıtlarını dikmeleriydi.

(116)

İslamiyet’e Girmeden Önce İslamiyet’e Girmeden Önce

Türklerde Eğitim Türklerde Eğitim

 İslamiyet’e girmeden önce

günümüzdeki gibi örgün eğitim kurumları açan ilk Türkler

Uygurlardı.

(117)

İslamiyet’e Girmeden Önce İslamiyet’e Girmeden Önce

Türklerde Eğitim Türklerde Eğitim

Yerleşik hayata geçen ve tarihi İpek Yolu üzerinde ticaret

yapıp başka kültürlerle

etkileşimde olan Uygurlar

arasında okur yazar oranı bir

hayli artmıştır.

(118)

İslamiyet’e Girmeden Önce İslamiyet’e Girmeden Önce

Türklerde Eğitim Türklerde Eğitim

 Uygur devleti’nde üst düzey

görevlere gelmenin yolu iyi bir

öğrenim görmekten geçmekteydi.

Uygur alfabesi adı verilen ikinci Türk alfabesini geliştiren

Uygurlar, matbaacılığı da

biliyordu.

(119)

İslamiyet’e Girmeden Önce İslamiyet’e Girmeden Önce

Türklerde Eğitim Türklerde Eğitim

 İslamiyet’ten önceki Türk eğitim kültürü, sonradan içinde yer

alacakları İslam toplumlarınınkine göre daha basitti.

 Bu sebeple İslami örgün eğitim kurumları Türkler arasında hızla

yayıldı ve İslam öncesi kurumların

yerini aldı.

(120)

İslami Dönemde Türk İslami Dönemde Türk

Eğitimi Eğitimi

 Türklerin X. yy’ da topluca İslamiyet’e girmeye

başlamalarından sonra Türk

devletlerinde gelişen eğitimin

özellikleri şöyledir:

(121)

İslami Dönemde Türk İslami Dönemde Türk

Eğitimi Eğitimi

Türk toplumlarında ilk kez medrese adı verilen örgün eğitim kurumu ortaya

çıkmıştır.

Sıbyan mektebi adı verilen ana sınıf ve ilkokul düzeyindeki okulların üzerine

kurulan farklı kademelerdeki medreseler, ilköğretimin ikinci kademesi, ortaöğretim ve

yükseköğretim düzeylerinde eğitim ve

öğretim verilmiştir.

(122)

Osmanlı İmparatorluğunda Osmanlı İmparatorluğunda

Geleneksel Eğitim Geleneksel Eğitim

 Osmanlı imparatorluğunda 19.

yy’ın ortalarına kadar eğitim, dini kurumların etkisi altındaydı.

 Bu dönemde;

(123)

Osmanlı İmparatorluğunda Osmanlı İmparatorluğunda

Geleneksel Eğitim Geleneksel Eğitim

 Sıbyan okulları (mahalle mektepleri)

 Medreseler

Olmak üzere iki çeşit okul vardı.

Eğitim faaliyetleri bu dönemde dini bir görev olarak kabul

görmekteydi.

(124)

Osmanlı İmparatorluğunda Osmanlı İmparatorluğunda

Geleneksel Eğitim Geleneksel Eğitim

 Çoğunlukla camilerin yanında yer alan okullarda eğitim parasızdı.

 Okulların her türlü masrafları bağlı oldukları vakıf tarafından

karşılanırdı.

 Bunların denetlenmesi ise yetkili

dini makamlar tarafından yapılırdı.

(125)

Osmanlı İmparatorluğunda Osmanlı İmparatorluğunda

Geleneksel Eğitim Geleneksel Eğitim

 Sıbyan okulları Osmanlı

İmparatorluğundaki ilköğretim kurumlarıydı.

 Mahalle mektebi olarak da adlandırılan bu okullar dört

yaşından itibaren çocukları kabul

ederdi.

(126)

Osmanlı İmparatorluğunda Osmanlı İmparatorluğunda

Geleneksel Eğitim Geleneksel Eğitim

 Genellikle bir odalı küçük yapılar olan bu okullarda sıra, yazı

tahtası ve masa gibi araçlar bulunmamaktaydı.

 Çocuklar okula ait hasır, kilim ya da evlerinden getirdikleri yastık

üzerine diz çökerek oturur, Kur’an

ve dua kitaplarını okurlardı.

(127)

Osmanlı İmparatorluğunda Osmanlı İmparatorluğunda

Geleneksel Eğitim Geleneksel Eğitim

 Sıbyan okullarında okuma,

yazma, Kur’an-ı Kerim ve hesap gibi konularda temel bilgiler

öğretilirdi.

 Ancak programın önemli bir kısmını temel din bilgileri

oluştururdu.

(128)

Osmanlı İmparatorluğunda Osmanlı İmparatorluğunda

Geleneksel Eğitim Geleneksel Eğitim

Bu okullarda sınıf sistemi yoktu.

Öğrenciler kendi bireysel hızlarına göre öğrenirlerdi.

Kur’anı ezberleyen öğrenciler okuldan mezun olurdu.

Günümüz okullarında da ezbercilikten hala vazgeçilmemesinin nedeni Osmanlı

dönemindeki bu yapıya bağlanabilir.

(129)

Osmanlı İmparatorluğunda Osmanlı İmparatorluğunda

Geleneksel Eğitim Geleneksel Eğitim

 Medreseler ise öğrencileri bir yandan yüksek öğretime

hazırlayan bir yandan da yüksek öğretim veren okullardı.

 Kendi içlerinde ilk, orta ve yüksek kademelere ayrılmıştı. Yüksek

kademede belirli bilim dallarına

göre ihtisaslaşma söz konusuydu.

(130)

Osmanlı İmparatorluğunda Osmanlı İmparatorluğunda

Geleneksel Eğitim Geleneksel Eğitim

 Medreselerde ileri din bilgisinin yanı sıra mantık, metafizik,

geometri, matematik dersleri de verilirdi.

 Osmanlı imparatorluğunda sıbyan ve Medreselerin yanı sıra bir de

Enderun mektepleri (Saray

okulları) da vardı.

(131)

Osmanlı İmparatorluğunda Osmanlı İmparatorluğunda

Geleneksel Eğitim Geleneksel Eğitim

1455 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından kurulan bu okulun amacı ise yönetici ve devlet adamı

yetiştirmekti.

Sıbyan okulları ve medreseler yalnız Müslüman çocuklar kabul edilirdi.

Enderun okullarına ise devşirme

kanunu gereğince Hıristiyan çocukları

alınırdı.

(132)

Osmanlı İmparatorluğunda Osmanlı İmparatorluğunda

Geleneksel Eğitim Geleneksel Eğitim

Enderun okullarına öğrenciler büyük bir titizlikle seçilir ve seçim sırasında modern zeka testlerine benzeyen testler kullanılırdı.

Bu okullarda, medreselerde okutulan

konuların yanı sıra beden eğitimi, Türk örf ve adetleri, nezaket kuralları, askeri sporlar gibi konulara da önem verilirdi.

Enderun okulları 18. yy’dan itibaren

özelliklerini yitirmiş ve 1908 yılında

kapatılmıştır.

(133)

Osmanlı İmparatorluğunda Osmanlı İmparatorluğunda

Eğitimde Reform Dönemi Eğitimde Reform Dönemi

 18. yy’da Avrupa ülkelerinde meydana gelen ekonomik ve politik değişim Osmanlı

İmparatorluğu’nu büyük ölçüde

etkilemiştir.

(134)

Osmanlı İmparatorluğunda Osmanlı İmparatorluğunda

Eğitimde Reform Dönemi Eğitimde Reform Dönemi

Bu dönemde batıda endüstri ve teknoloji hızla gelişmiş, kapitalist düzen kurulmuştur.

Bu gelişmeye ayak uyduramayan Osmanlı İmparatorluğu ise giderek

ekonomik ve askeri gücünü yitirmeye başlamış, batı ile rekabet edemez

duruma gelmiştir.

Böylece eski gücüne ulaşmak için bir

çok reform hareketine girmiştir.

(135)

Osmanlı İmparatorluğunda Osmanlı İmparatorluğunda

Eğitimde Reform Dönemi Eğitimde Reform Dönemi

 Modernleşme olarak da

adlandırılan bu hareketler ilk kez orduda başlatılmıştır.

 Sonra dış ve iç güçlerin etkisiyle Tanzimat ve Meşrutiyet ilan

edilerek siyasal yapıda da

değişikliğe gidilmiştir.

(136)

Osmanlı İmparatorluğunda Osmanlı İmparatorluğunda

Eğitimde Reform Dönemi Eğitimde Reform Dönemi

 Böylece toplumun ihtiyacı olan insan gücünün niteliği de

değişmiştir.

 Okullarda ise ihtiyaca uygun insan yetiştirmek mümkün

olmadığı için yeni ve modern okullar açılmaya başlanmıştır.

 Eğitim sistemindeki bu ikilik

Cumhuriyet dönemine kadar

sürmüştür.

(137)

Orduda Yenileşme Orduda Yenileşme

Hareketleri ve Eğitim Hareketleri ve Eğitim

Osmanlı ordusunda başlatılan

yenileşme hareketleri sırasında Batı

ülkeleri, özellikle Fransa model alınmış ve ordunun yeniden düzenlenmesi için batıdan uzmanlar davet edilmiştir.

Ordunun batının teknolojisine

kapılarını açması sonucu, teknolojik

bilgilerle donanık ordu personeline

ihtiyaç duyuldu.

(138)

Orduda Yenileşme Orduda Yenileşme

Hareketleri ve Eğitim Hareketleri ve Eğitim

Bu ihtiyacın karşılanması amacıyla Batıdaki örneklerine uygun eğitim veren yeni asker okullar açılmıştır.

İlk kez yazı tahtası, sıra, harita gibi öğretim araçları bu okullarda kullanılmaya

başlanmıştır.

Ezbere dayalı eğitim anlayışından

uzaklaşılarak, uygulamaya ve işe dayalı

eğitim anlayışı benimsenmiştir.

(139)

Orduda Yenileşme Orduda Yenileşme

Hareketleri ve Eğitim Hareketleri ve Eğitim

Ardından sivil okullar açılmıştır. Bu okullardan en önemlisi ise Rüşdiye mektepleridir.

Rüşdiye mektepleri sıbyan

mekteplerinden sonra, öğrencileri

askeri okullara hazırlayan bir ara okul olarak kurulmuştur.

Bu okullar daha sonra dönemin

ortaokullarına dönüşmütür.

(140)

Tanzimat ve Eğitim Tanzimat ve Eğitim

 1839 yılında Abdülmecit

tarafından imzalanan Tanzimat Fermanı ile Osmanlı

İmparatorluğunda yeni bir dönem başlamıştır.

 Bu dönem Abdülmecit’ten sonra

Abdülaziz’in padişah olmasıyla

sona erer.

(141)

Tanzimat ve Eğitim Tanzimat ve Eğitim

Bu dönemde açılan sivil okulların çoğu parasız yatılıydı.

bu okulların tüm masrafları halktan alınan vergilerle karşılanıyordu.

Fransız eğitim sisteminin egemen

olduğu yeni okullar zamanla batı

hayranı, halktan kopuk aydınlar

yetiştiren kurumlar durumuna

gelmiştir.

(142)

Mutlakiyet Dönemi Mutlakiyet Dönemi

 II. Abdülhamit’in tahta çıkışından sonra, Osmanlı-Rus savaşının

kaybedilmesi sonucu Parlemento kapatılmış ve mutlakiyet dönemi başlamıştır.

 Bu dönemde eğitimde önemli

gelişmeler olmuş birçok sanat ve

meslek okulu açılmıştır.

(143)

Mutlakiyet Dönemi Mutlakiyet Dönemi

 Baskı ve sansürün yoğun olduğu dönemde yeni düşünceler ve

bilimsel gelişmeler engellenmeye çalışılmış ve okullarda gelişme

sağlanamamıştır.

 Programa yeni konan hayata dönük dersler programlardan

çıkarılmış din ve ahlak derslerinin

saatleri arttırılmıştır.

(144)

Meşrutiyet Dönemi Meşrutiyet Dönemi

 1908 yılında II. Meşrutiyet ilanı, eğitim alanında yeni fikir ve

görüşlerin oluşması ve

Cumhuriyet dönemi eğitimcilerin yetişmesi açısından önem

taşımaktadır.

(145)

Meşrutiyet Dönemi Meşrutiyet Dönemi

Bu dönemde eğitim sisteminin millileştirilmesi,

geleneksel ve modern okulların basitleştirilmesi,

ilk öğretim kurumlarının ülke çapında yaygınlaştırılarak zorunlu ve parasız olması,

Latin harflerinin kabulü için bir çok

çalışma yapılmıştır ancak bir sonuç

alınamamıştır.

(146)

Meşrutiyet Dönemi Meşrutiyet Dönemi

 Bu dönemde laik ilköğretim kurumu olan idadiler açılmış,

 Öğretmen yetiştirme konusunda yenilikler yapılmış,

 Ders programlarına sosyal ve

politik içerikli ve hayata yönelik

bazı dersler eklenmiştir.

(147)

Cumhuriyet Kuruluş Cumhuriyet Kuruluş

Yıllarında Eğitim Yıllarında Eğitim

 19. yy’dan itibaren gerilemeye başlayan Osmanlı İmparatorluğu Balkan savaşlarından ve 1914

yılında başlayan I. Dünya

Savaşı’ndan tüm gücünü yitirerek çıkmıştır.

 Savaş sonunda imparatorluk

büyük toprak kaybına uğramış ve

çökmüştür.

(148)

Cumhuriyet Kuruluş Cumhuriyet Kuruluş

Yıllarında Eğitim Yıllarında Eğitim

 1919 yılında ise Kurtuluş Savaşı kazanılmış, 1923 yılında yeni

Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur.

 Bu dönemde eğitim kurumlarının yaygınlaştırılması ve

modernleştirilmesi devletin

önemle üzerinde durduğu bir

konu olmuştur.

(149)

Cumhuriyet Kuruluş Cumhuriyet Kuruluş

Yıllarında Eğitim Yıllarında Eğitim

 Bu dönemde eğitim kurumlarında gerçekleştirilen ilk önemli

değişiklik 3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen Tevhid-i Tedrisat

Kanunu ile dine dayalı eğitim

veren kurumlar ile laik eğitim

kurumları MEB’e devredilmiştir.

(150)

Cumhuriyet Kuruluş Cumhuriyet Kuruluş

Yıllarında Eğitim Yıllarında Eğitim

Eğitim kurumları ile din kurumları birbirinden ayrılmıştır.

Meb sorumluluğunda laik bir eğitim sistemi kurulmuştur.

1928 yılında Latin alfabesi kabul edilmiştir.

1929 yılında millet mektepleri açılmış 15-45 yaş arasındaki yurttaşlara bu okullara gitme zorunluluğu

getirilmiştir.

(151)

Türk Milli Eğitiminin Türk Milli Eğitiminin

Amaçları Amaçları

 Atatürk milliyetçiliğine bağlı bireyler yetiştirmek,

 Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş kişiliğe sahip,

yapıcı ve yaratıcı bireyler yetiştirmek,

 Meslek sahibi olmalarını sağlamak

Vb. amaçları bulunmakatadır.

(152)

Türk Milli Eğitiminin Temel Türk Milli Eğitiminin Temel

İlkeleri İlkeleri

Eşitlik

Ferdin ve toplumun ihtiyaçları

Eğitim hakkı

Fırsat ve imkan eşitliği

Süreklilik

Atatürk inkılap ve ilkeleri

Demokrasi eğitimi

Laiklik

Bilimsellik

Her yerde eğitim

Vb. ilkelere sahiptir.

(153)

Eğitimin Felsefi Temelleri Eğitimin Felsefi Temelleri

 Bu bölümde;

 Felsefenin anlamı,

 Felsefenin ilgi alanları,

 Eğitim felsefe ilişkisi,

 Felsefi akımlar,

 Eğitim felsefeleri

Üzerinde durulacaktır.

(154)

Felsefenin anlamı Felsefenin anlamı

 Bu sözcüğün kökü Yunanca olup philosophia teriminden

gelmektedir.

 Bu terim ilkçağ Yunan

düşüncesinden alınmıştır.

 “Philla” sevgi, seven, “sophia” ise hikmet, bilgi, bilgelik

anlamındadır.

(155)

Felsefenin anlamı Felsefenin anlamı

 Felsefe; genel anlamda gerçeği tümüyle ele alıp inceleyen ve bunun sonucunda ulaşılan

bilgileri yorumlayan ve

sistemleştiren bir uğraş alanıdır.

(156)

Felsefenin anlamı Felsefenin anlamı

Felsefe olayların temeline, varlığın özüne inmeyi amaçlar.

Felsefe bilgisi en derin ifadelerini metafizikte bulmaktadır.

Metafizik terimi Yunanca’dan gelmektedir.

Fizikten sonra gelen, fizikötesi

anlamına gelmektedir.

(157)

Metafizik Metafizik

 Metafizik, “hayatın değişen

yanları bir kenara bırakıldığında değişmeden kalan gerçek nedir?”

sorusuna yanıt arar.

 Gerçeğin doğasını araştırır.

(158)

Felsefenin anlamı Felsefenin anlamı

 Rönesanstan sonra bilim alanlarında ortaya çıkan uzmanlaşma felsefeyi de

etkilemiş her bilim alanının bir felsefesi oluşmuştur.

 Ayrıca bilimlerin konusu, yöntemi, ulaştığı sonuçlar da felsefenin

konuları içine girmektedir.

(159)

Felsefenin anlamı Felsefenin anlamı

Felsefe bir düşünme biçimi, yaşam biçimi, geleceğe bakış açısıdır.

Bilim ile felsefe sürekli olarak

birbirlerini etkilemektedir. Birbirleri arasında sıkı bir ilişki vardır.

Her bilimsel gelişme felsefeyi etkiler

ve yeni felsefelerin doğmasına neden

olur.

(160)

Bilim ile felsefe Bilim ile felsefe

 Bilimde gerçeklikler birbirinden ayrı olarak incelenir (psikoloji, tarih, ekonomi, sosyoloji),

felsefede tüm gerçeklikler hangi alana ait olduğu düşünülmeden, bir arada ele alınır ve

sistemleştirilmeye çalışılır.

(161)

Bilim ile felsefe Bilim ile felsefe

Bilim ve felsefenin bilgiyi elde etme süreçleri de birbirinden farklıdır.

Bilimde deney, gözlem ve araştırma gibi yöntemlerden yararlanılarak herkes tarafından kanıtlanabilir sonuçlara

ulaşılmaya çalışılır.

Felsefede ise tümdengelim, tümevarım

gibi akıl yürütme yolları işe koşulur.

(162)

Bilim ile felsefe Bilim ile felsefe

Felsefi görüşlerin bilimde olduğu gibi kanıtlanabilir ve objektif olma

zorunluluğu yoktur.

Bir bireyin felsefesi aynı zamanda

onun dünyaya bakış açısı, yorumlayışı, değerlendirişi, gösterdiği inanç ve

tutumlarını biçimlendirdiğinden,

tamamen subjektif de olabilir.

(163)

Bilim ile felsefe Bilim ile felsefe

Bilim gerçeği parçalara ayırarak inceler.

Ör: eğitim biliminde---eğitim

yönetimi, eğitim sosyolojisi, eğitim psikolojisi ayrı ayrı ele alınarak

incelenir.

Felsefe ise gerçeği bir bütün olarak

inceler.parçalar tek başına bir anlam

taşımayabilir.

(164)

Bilim ile felsefe Bilim ile felsefe

Bilimsel önermeler kanıtlanma yoluna gidilir.

Deney, gözlem ve araştırma yoluyla kanıtlanılır.

Felsefi önermeler kanıtlanacak nitelikte değildir.

bütün bilimlerle felsefe arasındaki ortak nokta ise bilgidir.

Bilginin ne olduğunun ve kapsamının

incelenmesi ise felsefenin işidir.

(165)

Felsefenin alanları Felsefenin alanları

 Günümüzde felsefe tüm bilim dalları ile ilgilenmektedir.

 Her bilim dalının bir felsefesi vardır.

 Her felsefi akımın farklı ilgi alanlarında yoğunlaştığı

görülmektedir.

(166)

Felsefenin alanları Felsefenin alanları

Çağdaş filozoflar, felsefenin

konusunun dil ve dilin aydınlatılması çabası olduğunu savunurken,

Aristo felsefenin ilgi alanlarını ruh,

doğa, metafizik, töre, politika, mantık olarak ele alıp incelemiştir.

Eflatun ise devlet adlı eserinde

felsefenin konularını bilgi, ruh, sanat, ahlak, devlet ve fizik olarak

gruplandımıştır.

Figure

Updating...

References

Related subjects :