• Sonuç bulunamadı

Allah’tan Âlem’e İlâhî Fiiller /

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Allah’tan Âlem’e İlâhî Fiiller /"

Copied!
3
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Nuray DURMUŞ ALLAH’TAN ÂLEM’E İLÂHÎ FİİLLER

Journal of Islamic Research 2016;27(3)

458

KİTAP TANITIMI BOOK PRESENTATION

rof.Dr. Sinan ÖGE tarafından kaleme alınan ve Allah’tan Âlem’e İlâhî Fiiller adını taşıyan bu çalışma önsöz, giriş ve sistematik olarak birbirine bağlı olan aynı zamanda da klasik sıfat tasniflendirmelerin-den farklı olarak dört bölüm, sonuç ve bibliyografyadan oluşmaktadır. Ya-zar eserini Allah-evren-insan(fert-toplum) ilişkisi bağlamında sistematik bir bütünlük içerisinde oluşturmuş, içerik ve anlam bütünlüğünü akıcı bir üslupla okuyucuya aktarmıştır.

Muhteva tanıtımına geçmeden önce kitabın adı bağlamında yazarın; Allah inancının kelâmi/felsefî teorilerin zihinsel dünyasında çıkarılıp ya-şam ilkesi haline getirilmesi için İslâm kelâm düşüncesinde yer alan Allah-Âlem ilişkisini büyük oranda âlemden Allah’a doğru olmak üzere tek yön-lü olarak ele alınmasının yanı sıra artık ilahi fiillerden yola çıkarak kâina-tın ve özellikle tarihsel olayların metafizik değerine yönelik tatmin edici derecede Kur’an merkezli kelâmi bir söylem de oluşturulması gerektiği yönündeki ifadeleri kitabın önemini gösterir niteliktedir.

Yazar kitabın önsözünde kitabı yazış amacının, günümüzde var olan fakat varlığı yaşamın herhangi bir alanında hissedilmeyen batı kaynaklı atıl bir Tanrı tasavvuru oluşturulmaya çalışıldığını söylemiş ve buna karşı fert ve toplumların varoluş, yaşam ve nihayet açısından hayatın her ala-nında sıfat ve fiilleriyle etkin bir Allah anlayışının esas alınmasının gerekli görülmesi olduğunu belirtmiştir. Bu anlamda mevcut haliyle geleneksel ta-savvur ve tasniflerin, Kur’an’da anlatılan ve hayatın her alanında yetkin olan Allah’ı tanıtma hususunda eksik olduğunu, bu sebeple amacının ilahi fiillerle ilgili ayetler arasında anlamlı birliktelikler kurup kendi içerisinde tasnif ederek detaylara inmeden genel bir metafizik kompozisyon olarak sunmak olduğunu belirtmiştir.

Öncelikli olarak yazar kitabın giriş kısmında ilahi fiillerin algılanış biçiminin Tanrı tasavvurlarına göre farklı şekillerde tezahür ettiğini söy-lemiştir. Tanrı tasavvurlarının Allah-Âlem ilişkisinin zihinsel zeminini

P

Allah’tan Âlem’e İlâhî Fiiller*

Nuray DURMUŞa aKelam AD,

Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Erzurum

Geliş Tarihi/Received: 13.12.2016 Kabul Tarihi/Accepted: 13.12.2016 Yazışma Adresi/Correspondence: Nuray DURMUŞ

Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Kelam AD, Erzurum,

TÜRKİYE/TURKEY [email protected]

*Prof.Dr. Sinan ÖGE, Allah’tan Âlem’e İlâhî

Fiiller, Araştırma Yayınları, Ankara, 2009, (ss.352, ISBN 978-975-6788-67-7)

Journal of Islamic Research 2016;27(3):458-60

(2)

Nuray DURMUŞ ALLAH’TAN ÂLEM’E İLÂHÎ FİİLLER

Journal of Islamic Research 2016;27(3)

459

oluşturduğu gibi âlemi algılayıştaki ön kabullerin Tanrının aktivitesini kabul ve red noktasında çeşitli gerekçelerle teizm, deizm, ateizm, sınırlı tanrı ta-savvuru, monarşik tanrı veya kozmik moralik tanrı tasavvurları şekillendiğinden bahsetmiştir. Bu tür Tanrı tasavvurlarında ya Tanrıdan hareketle âlem anlamlandırılmakta ya da âlemden hareketle Tanrı-yı algılaTanrı-yış belirlenmektedir. Tanrının fâilliğinin ya kudret, egemenlik, ahlâkîlik ekseninde mutlaklaştı-rıldığı ya da insanla paylaştırılarak sınırlandımutlaklaştı-rıldığı ifade edilmiştir. Yazar bu bölümde İslâm düşünce geleneğinde konuya yapılan katkıların yanı sıra Al-lah hakkında konuşulanların eksik taraflarının ol-duğunu ifade etmiş ve Kur’an’da yer alan, hayatın her alanına müdahil olan yetkin Allah anlayışı ye-rine insanı ahlâki endişeye sevk etmekten uzak bir Tanrı tasavvurunun hâkim olduğuna dikkat çeke-rek objektif bir değerlendirme ve özeleştiri de bu-lunmuştur.

Birinci bölüm İlâhî Fiillerin Teolojisi ana başlı-ğı altında klasik kelâm ilmi alanında yer alan ilahi fiillerin teolojisi oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu bağ-lamda fiil ve fail kavramları açıklanarak bunların Ehlisünnet ve Mu’tezile mezhebinde bulduğu karşı-lıklara yer verilmiştir. Burada İslâm kelâm düşünce tarihinde sürekli karşı karşıya gelen Mu’tezile ile Ehlisünnetin Cebri düşüncesinin karşısında, ortaya çıkan eserin ona güç yetiren kişiye fiil olarak hakiki anlamda nisbet edilmesi noktasında küçük farklılık-larla uzlaştıkları dile getirilmiştir. Ayrıca bu bağ-lamda ele alınan Allah’ın fâiliyeti, genelde bütün teistik dinlerde özelde ise İslâm dininde her türlü yetkinliğe sahip varlık ve zat olarak telakki edilme-sinin ilahi sıfatların bu yetkinliğinin değişik veçhe-lerini oluşturmasının yanında birbirveçhe-lerini gerekti-ren bir bağıntıya da sahip olmasını gerektirdiği an-latılmıştır. Fiillerin Allaha nispeti veya fiilin ilahi bir sıfat oluşu bağlamında ana noktalara değinilerek ilahi fiillerin ezeliliği ve hudûsuyla ilgili oluşan ihti-lafların tespit ve çözümü noktasında mezhepsel ola-rak çeşitli görüşler serdedilmiş ve buradaki ayrılık-ların temel sebebi tespit edilmiştir. Ayrıca burada teistik düşünceler açısından kozmik oluşumların ilahi bir fiilin sonucu oluşunun bir problem

oluş-turmadığı ifade edilmiştir. Asıl sorunun evrenin bir parçası olan insanın müdahil olduğu fiillerin, ilahi fiil sayılıp sayılmaması noktasında oluştuğu belir-tilmiş ve bu sorunları aşma çabası olarak ortaya çı-kan mezhepsel görüş farklılıkları ve çözüm arayışla-rına yer verilmiştir. Hem Allah hem de insan açı-sından irade, sorumluluk, özgürlük konularının Mu’tezile, Mürcie ve Ehli Sünnet elinde fiilin ahlâkiyetinin bir kenara bırakılıp “kulun fiilinin ya-ratıcısı kendisi midir yoksa Allah mıdır? şeklindeki bir tartışmaya dönüştüğü hatırlatılmıştır. Bunların yanı sıra Allah’ın fâilliğinin imkânı, fiillerin gerçek anlamda fâilinin kim olduğu gibi konular ve ilahi fiiller bahsinde illet, gaye, hikmet, fiillerde sebepli-lik, fiillerin keyfiyeti ve bilinirliği, ilahi fiillerde vücûbiyet ve ahlâkîlik gibi kavramları açarak konu-ya daha derin bir vukufiyet sağlanmış ve ilahi fiille-rin esas tezahürünün teoriğin ötesinde uygulama-larda karşılık bulduğu vurgulanarak konunun önem ve mahiyeti yazar tarafından ortaya konulmuştur.

İkinci bölümün başlığı Allah’ın Kâinâtla Ala-kalı Fiilleri olup yazar Allah ile kâinat arası ilişkide âlemi, Allah’ın fiillerinin bir sahası, nesnesi ve te-celli merkezi olarak ele almıştır. Buna Kur’an pers-pektifinden bakılarak yer, gök, yağmur, dağ, bitki, gece, gündüz, deniz, gemi, gölge, vs. varlık ve oluş adına kâinattaki her şeyin ve her halin içinde bu-lunduğu düzen ve akışın ilahi bir kanunun neticesi olduğu belirtilmiştir. İnsanın çevresinde oluşan kozmik oluşumlarda yegâne Fâil’in Allah olduğu ve Allah ile kâinat arasındaki ilişkiyi ifade eden en te-mel fiillerin ise ilahlığın en tete-mel niteliği olarak zikredilen yaratma, tedbir ve takdir olduğu ifade edilmiştir.

Yaratmanın konusu olan gökler, yerler ve ikisi arasındaki canlı cansız tüm varlıklar ve tüm fiziksel düzenlemeler Allah’ın yaratma fiilinin tecelligâhı durumundadır. Kur’an’ın tüm bunlardan bahsetme-sinin asıl amacı, salt fiziki oluşumlarından bahset-menin ötesinde, müşahede edilen fiziki gerçekliğin arka planındaki hakikati kavratarak fiziki olayları bile değer alanına çekip bu düzeni sağlayan yegâne varlığın rahmet boyutunun genişliğini göstermek-tedir. Bu da kâinatla maddi bir ilişki içerisinde olan

(3)

Nuray DURMUŞ ALLAH’TAN ÂLEM’E İLÂHÎ FİİLLER

Journal of Islamic Research 2016;27(3)

460

ve aynı zamanda kâinata değer ve anlam vererek metafizik bir bağ kuran insanın onun sadece tesadüf ve tekâmülle değil bir şuurun mahsulü olarak gör-mesini sağlayacaktır.

Üçüncü bölüm Allah’ın Fertle Alakalı Fiilleri başlığı altında Allah’ın, sırf insan olmalarından ha-reketle inanç kimliklerini dikkate almadan genel olarak insanlara yönelik objektif fiilleri konu edi-nilmiştir. İlaveten bütün insanların aynı özellik ve derecede olmadığı dikkate alınarak muhatabın Al-lah ile olan dini/ahlâkî ilişkisi bağlamında bireysel inanç ve eylemlerin, ilahi fiillerin keyfiyetini belir-lediği vurgulanmıştır. Bu bağlamda mümin ferde yönelik fiillerin hidayet ve uhrevi mükâfat gibi ko-nular etrafında cereyan eden tartışmaların detayına inmeden Kur’an’da hidayet ve uhrevi mükâfat açı-sından Allah’ın nasıl bir fâilliğinin olduğu gösteril-miştir. Bir yandan da inkârcı fertlere yönelik fiiller bağlamında Kuran’da bazen Şeytan, Firavun ve Velid b. Muğire gibi muayyen şahıslarda bazen de şahıs belirtilmeden genel ifadeyle inkârcı kişiye yö-nelik imkân ve mühlet verme, dalâlet ve ahirette azap şeklindeki fiillerinden bahsederek fiil ve fail ilişkisine farklı bir boyut kazandırılmıştır. Bunların yanı sıra hayatlarının ve gösterdikleri mücadelenin detayına inmeden Allah’ın peygamberlere yönelik hangi hususi fiilleri gerçekleştirdiğinden bahsetmiş-tir.

İnsanın yaratılış keyfiyetinin ilahi fiiller bağ-lamında halk, tesviye ve tasvir bağbağ-lamında gerçek-leştiğini ve bunun sadece ilk yaratılışta değil haya-tın bütün evrelerinde bu müdahalenin devam etti-ğini ve Kuranda da görüldüğü üzere yaratmanın sa-dece insana yönelik gayesi açıklanarak burada asıl olanın Allah’ın yaratış gayesi değil de insanın yara-tılış gayesi olduğunu belirtmiştir. Bir yönüyle ilahi fiilleri diğer yönüyle de insan fiillerini ilgilendiren rızık, mülk verme, sorumlu kılma gibi temel konu-ların mezhepler bağlamında Kur’an’da anlatılmak ve vurgulanmak istenenin ötesinde bir takım kav-ramsal ve kukav-ramsal tartışmalarla şekillenerek ana minvalden kayarak asıl amaç ve gayenin geri plana itildiğine dikkat çekilmeye çalışılmıştır.

Yazar son bölüm olan dördüncü bölümde ise Allah’ın Toplumla Alakalı Fiilleri ana başlığı altında toplumun fertlerden oluşması hasebiyle Allah’ın fertlere yönelik olan fiillerinin büyük bir kısmının topluma yönelik uygulamalarının da temeli oldu-ğunu vurgulamıştır. İnsan ve toplumların ilahi fiil-lerin nesneleri olması hasebiyle, belli bir gayeye yönelik düzenleme ve bu düzenin işlerliğine yöne-lik kanunlarla Allah’ın, toplumsal ilişkilerdeki di-ni/ahlâkî prensipler ile manen ilahi fiillerin doğru-dan ve dolaylı etkisi vardır. Bununla birlikte birey merkezli ilişkide olduğu gibi inanç kimlikleri dikka-te almadan Allah’ın tüm toplumlara yönelik ortak objektif fiillerin varlığından, aynı zaman da Allah ile olan dini ahlâki ilişki noktasında toplumsal inanç ve eylemlerin ilahi fiillerin toplumsal tezahürlerini celp etmede doğrudan veya dolaylı olarak etkin ol-duğundan bahsedilmiştir. Allah’ın müminlere yö-nelik fiillerinden önemli bir kısmının onlara yardım ve destekle alakalı olduğu görülmektedir. Bu bağ-lamda toplumsal bir olgu olarak Hidayet ve Dalâle-tin Kur’an’da toplumsal düzeyde de zikredilip ilahi fiillere nisbet edilmiş olmasına değinilmiştir. Al-lah’ın müdahalesiyle müminlerin kalbi birlikteliği ile yeni bir toplum oluşturarak bunun varlığını gü-ven içerisinde sürdürmesi, toplumların denenmesi ve inkârcı toplum için imkân ve mühlet verilmesi veya dünyevi azap ve helâk olma gibi temel konula-rın ana hatlakonula-rına ve tartışma noktalakonula-rına temas edilmiştir.

Sonuç olarak tanıtımını yaptığımız bu eser ge-nel anlamda fiiller özel anlamda ise ilahi fiiller ko-nusunda farklı bir bakış kazanmak isteyenlerin baş-vuracağı ve Allah’ın, kâinatla, insanla ve toplumla çift taraflı ilişkisine bir bütün olarak bakmayı sağla-yan değerli ve kaynak bir kitap olma özelliğini ta-şımaktadır. Aynı zamanda bu eser kelâm bilim da-lında önemli bir boşluğu doldurma niteliğine sahip ve kelâm bilim dalının temel sorunlarından birini tanımlamak, ilgili bilim dalında araştırma yapmak isteyenlere geniş ufuklar açacak, onların zihin dün-yalarını şekillendirecek ve geliştirecek özde faydalı ve nitelikli bir çalışma olarak karşımızda durmakta-dır.

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu kan zehirli maddelerle de akar, yine vücutta ürik asit vard ır, zararlı ve faydalı maddeler vardır, vitaminler, mineraller, mineral benzeri maddeler, çözünmü ş gazlar,

İnsanlardan Allah’a dua eden ama Zeyd’e, Ubeyd’e ümit ba ğlayanlar vardır. Allah Teala yine bir kudsi hadiste şöyle buyurmuştur:.. امع لمع نم ، كرشلا نع ءاكرشلا ىنغأ انأ

Haklıya hakkını vermek, mazluma insaflı davranmak, güçsüz insanlar için güçlü insanlardan, fakirler için zenginlerden, mazlumlar için zalimlerden al ıp, hak edene hakk

Bütün mahlûkatın beyin ağırlıklarını gövdelerine oranlasak, kesinlikle insan, bedenine göre en a ğır beyine sahip olma açısından en yüksek mertebede olurdu.. Tabi balina

Bu iki doktor, çörek otu ile ilgili laboratuvar çal ışmalarında şu sonuca ulaştılar: "dört hafta boyunca günde iki kere bir gram çörek otu kullan ımı, lenf

Bu üç nitelik şu demektir: Güzel olan ı doğrulamak ki güzel olan cennettir, Allah’a isyandan sakınmak ve tüm hayat ını Allah için vermek üzerine inşa etmek.. Bunlar

Özetle mesele şudur; şayet bir beldede Allah'tan başkasına dua etmek ve bunun tamamlayıcıları olan ameller ortaya çı- karsa; belde ehli bunu devam ettirirse; bunun için

“Hiçbir küçük günah da ısrar edildiği takdirde, küçük kalmaz/büyür Hiçbir büyük günah, tövbe ve isti ğfar edildiği takdirde, büyük kalmaz.”.. (Ebu Hureyre