Bayrak adam: A T A T Ü R K
«
8
»
M USTA FAKIMA! BAŞKUMANDAN
T
ürkiye'yi tarih sahnesinden silm eyi am açlayan Sevr Andlaşm ası’na «hayır» d i yen M ustafa Kemal bir yandan vatanın «harîm-i ismet»ine sokulm uş düşm anlarla m ücadele ye hazırlanırken bir yandan da iç olaylarla mücadele etmek zorunda kalmıştı. Bunlardan biri de «Çerkez Ethem» m eselesiydi...M illi M ücadele'nin ilk günlerinde hizm etleri görülm üş bir çetenin re i si olan Çerkez Ethem daha sonra biri Büyük M illet M eclisinde m il letvekili bulunan kardeşleriyle bir- leşip M ustafa Kemal'e karşı fiilen cephe alm ıştı. Ancak M illî M üca dele içinde şahsî m ücadelelere yer vermek istemeyen M ustafa Kemal onun bu hareketlerine göz yummuş, hattâ Çerkez Ethem’i kuvvetleriyle birlikte Batı Cephesi’ne Yunanlıla rın üzerine sevketmişti. Ancak Çer kez Ethem, ismet Paşa’nın kum an dasındaki Batı Cephesi Kum andanlı ğına bağlanm ak ve ordu disiplinine yanaşm ak istem ediğinden hüküm e te karşı cephe alm akta da g e cik memişti (27 Kasım 1920). Çerkez Et hem meselesinin bir isyan m ahiye tin i alması üzerine Bakanlar Kuru lu hükümete karşı gelen bu kuvvet lerin tenkiline karar verm ekte te
reddüt göstermedi (27 Aralık 1920). Batı Cephesi Kumandanlığı bir yan dan düşman kuvvetleriyle çarpışır ken, bir yandan da Çerkez Ethem kuvvetlerinin üzerine gitm ek zorun da kaldı. Çerkez Ethem ve kuvvet leri Gediz bölgesinde kıstırıldı. Çer kez Ethem, yanında bir avuç ada mıyla Yunan tarafına geçmekten başka çâre bulamadı (5 Ocak 1921). Çerkez Ethem'in başkaldırm asından yararlanan ve onunla işbirliği ya pan Yunanlılar bu olayı fırsa t bile rek Bursa ve Uşak m ıntıkalarından Eskişehir ve Afyon istikam etinde ileri harekâta giriştiler.
Çerkez Ethem'i kovalam ak için d a ğılmış ve yayılm ış bulunan Batı Cephesi kuvvetleri bu âni saldırı karşısında pek çabuk toplanm ış ve Ankara'dan da gönderilen takviye kuvvetleriyle birden güçleniverm iş- tî. Batı Cephesi Karargâhının bulun duğu İnönü köyüne kadar sokulan düşman burada hiç ummadığı bir m ukavem etle karşılaşıp şaşkına dönmüş ve şahlanan Türk askeri ve süvarisi düşmanı durdurduğu gibi ona İnönü ovasında, unutamıyacağı bir şamar indirm işti. Kılıç artıkları, arkalarına bile bakmadan Bursa is tikam etine kaçıp gitm işlerdi (11 O- cak 1921).
Ancak bu tokatın acısını çabuk unu tan düşman gereken gücü kendinde topladıktan sonra bu kez daha bü yük bir orduyla tekrar Bursa istika metinden İnönü’ye doğru ilerlemeye başladı (23 M art 1921). Ancak bu büyük ölçüdeki kuvvetler de İnö nü'de Türk askerinin karşısında tu tunam am ış ve Yunan Ordusu İnönü ovasına ikinci kez perişan olm uş tu (31 M art 1921).
M ustafa Kemal, ikinci İnönü Zaferi üzerine Batı Cephesi Kumandanı İsmet Paşa'ya yolladığı telgrafta
«Sîz orada yalnız düşmanı değil, m illetin makûs talihin i de yendiniz»
demekle bu zaferi en güzel şekliyle anlam landırıyordu...
ikinci İnönü Zaferi'nden sonra da düşman kuvvetlerinin akılları baş larına gelm emişti. Nitekim bunun etkisiyle daha da büyük güc topla yıp yeniden saldırıya geçmek basi retsizliğini gösterdiler. Cephelerdeki tüm enlerin sayısının 11'e çıkarttıla r Daha fazla asker, daha fazla silâh, daha fazla cephaneyle donandılar. Türk ordusu, İnönü-Kütahya-Düğer hattında dört grup halinde savun ma için mevzilenmişti. Düşmanın daha büyük kuvvelterle yeniden ge leceğini bekliyordu M ustafa Kemal. Nitekim Yunan kuvvetleri 10 Tem
muz 1921 günü beş tüm enle İnö- nü-Kütahya hattımıza cepheden, 6 tüm enle de Kulaksız Dağı - Düğer hattına kanattan yüklenip Seyidgazi istikam etinde ilerleyerek Türk ordu sunu yok etmek İstediler. Bütün a- ğırlıklarıyla yüklendiler. Türk ordu su Eskişehir-Seyidgazi hattına çe kilm ek zorunda kaldı. 18 Temmuz 1921 günü Batı Cephesi K arargâhı na gelen M ustafa Kemal, durumu yakından görüp inceledikten sonra ordunun Sakarya'nın doğusuna ka dar çekilm esi direktifin i verdi. 25 Temmuz 1921 günü Ordu, Sakarya nehrinin doğusuna çekilerek orada mevzilendi. Ordunun bu geri çekil mesi m illetin m orali üzerinde iyi bir etki yapmamıştı. Bunu farkeden M ustafa Kemal derhal Türkiye Bü yük M illet M eclisl’ne bir önerge ve rerek düşmanla Sakarya'da g irişi lecek savaşta Başkum andanlık gö revinin kendisine verilm esini istedi. Bu talep bazı m illetvekillerinin iti razlarına yol açtıysa da Meclis,
«Ordunun maddî ve manevî kuvve tini azamî süratle tezyit ve sevk-ü idaresini bir kat daha tarsin husu sunda Türkiye Büyük M illet M eclisi nin buna m üteallik olan salâhiyetini M eclis namına fiilen istim ale mezun olmak üzere» Başkumandanlığı
M ustafa Kemal'e verdi (5 Ağustos 1921).
Derhal hazırlıklara başlayan M us tafa Kemal bu konudaki plânlarını tam am ladıktan sonra 12 Ağustos 1921 günü PolatlI'daki cephe kara r gâhına giderek fiilen ordunun başı na geçti. Bu arada atla yaptığı ge zilerle araziyi iyice inceleyerek Yu nan saldırısına karşı koymak için en elverişli noktaları bir bir tespit etti. Bundan sonra da düşmanı, bu ralarda savaşa zorlam anın yollarını aradı. Bu gezilerinden birinde a t tan düşerek kaburga kem iklerinin kırılm asına rağmen cepheden a yrıl madı.
Yunanlılar 13 Ağustos 1921 günü taarruza geçm işler ve on gün için de Sakarya’daki savunma haftım ı- zın önlerine gelm işlerdi. Ve 23 A- ğustos 1921 sabahı, tarihe «Sakar- yp Meydan Muharebesi» adıyla ge çecek savaş fiilen başlamış oldu. Savaş, 100 kilom etrelik bir cephe üzerinde cereyan etm ekteydi. Bu savaşa girerken Başkumandan o r dusuna tarihe geçen meşhur emri verm işti: «Hatt-ı müdafaa yok, sath-ı
müdafaa vardır. O satıh bütün va tandır. Vatanın her karış toprağı va tandaşın kanıyla sulanm adıkça terk olunamaz. Onun için, küçük büyük her cüzitam , bulunduğu mevziden
atıla bilir, fa ka t küçük büyük her cüzitam du rabildiği noktada tekrar düşmana karşı cephe teşkil edip muharebeye devam eder. Yanındaki cüzitam ın çekilmeye m ecbur oldu ğunu gören cüzitam lar ona tâbi o- lamaz. Bulunduğu mevzide nihayete kadar sebat ve mukavemete m ec burdur».
100 kilom etrelik bir cephe üzerinde tarihin kaydettiği en büyük mey dan muharebelerinden biri en a- mansız en kanlı şekliyle tam 22 gün sürdü (23 Ağustos 1921 - 13 Eylül 1921). Ve Yunan ordusu misli görülm em iş bir hezimete uğradı Sa karya nehri civarında. 22 gün 22 gece aralıksız süren bu kanlı sa vaşta T ürk'ün zaferi kesin ve m uh teşem di...
Sakarya zaferi bütün yurtta eşsiz bir sevinç, bir bayram havası ya ratm ıştı. Ankara ve bütün yurt bu bayram sevinci ¡cinde çalkala nır ken, 14 Eylülü 15 Eylüle bağlayan gece, Batı Cephesi Kumandanı İs met Paşa (İnönü) ile Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa (Mareşal Çak mak) Edirne ve Kozan m illetvekil leri sıfatıyla Büyük M illet Meclisi Ri yasetine bir önerge verdiler, ismet ve Fevzi paşalar bu önergede diyor lardı ki: «Bizzat muharebe m eyda
nındaki tedabiriyle m uzafferiyetln âm ili ve m üessiri olmuş bulunan Başkumandan M ustafa Kemal Paşa H a zretle rine M üşirlik rütbesi ve Ga z ilik ünvanı tevcihini te k lif ve is tirham ederiz.»
Türkiye Büyük M illet M eclisi bu ö- nerge telgrafı 19 Eylül 1921 günü yaptığı toplantıda görüştü. Ve o gün kabul edilen bir kanunla Başku mandan M ustafa Kem al’e M üşirlik «Mareşallik» rütbesiyle «Gazi» ün- vanı verildi.
M üşir Gazi M ustafa Kemal Paşa ayni gün M eclis kürsüsünde ya p tı
ğı konuşm ada bütün yurda ve dün
yaya şöyle sesleniyordu :
— «Biz m illî sınırlarım ız içinde hür ve bağımsız yaşam aktan başka bir şey istem iyoruz. Türkiye halkı, Tür kiye Büyük M illet M eclisi ve onun hükümeti, her medenî m illet ve hü kümet gibi varlığının, hürriyet ve istiklâlinin tanınması isteğinde ke sinlikle İsrar etm ektedir ve bütün davası bundan ibarettir...»
M i ’ tafa Ke. al Paşa, İnönü savaşlarını kurmay heyeti ve yaverleriyle birlikte cephede incelerken... M ustafa Kemal Paşa Hamidiye kruvazörü komutanı Rauf Orbay İle.. O rdular grubu kumandanı M ustafa Kemal Paşa...
6 7
İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi