• Sonuç bulunamadı

marife, yl. 2, say. 3, k 2002, s KUR AN DA YABANCI KELMELER MESELESNE ORYANTALST BR YAKLA/IM

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "marife, yl. 2, say. 3, k 2002, s KUR AN DA YABANCI KELMELER MESELESNE ORYANTALST BR YAKLA/IM"

Copied!
8
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

KUR’AN’DA YABANCI KEL MELER KUR’AN’DA YABANCI KEL MELER KUR’AN’DA YABANCI KEL MELER KUR’AN’DA YABANCI KEL MELER

MESELES MESELES MESELES

MESELES NE NE NE NE

ORYANTAL ST B R YAKLA/IM ORYANTAL ST B R YAKLA/IM ORYANTAL ST B R YAKLA/IM ORYANTAL ST B R YAKLA/IM

Bilal GÖKKIR*

ARTHUR JEFFERY AND THE FOREIGN VOCABULARY OF THE QUR’AN Arthur Jeffery (1893-1959), an Anglo-Saxon orientalist, was trained as a Methodist priest and worked for Christian mission all his life. The Foreign Vocabu- lary of The Qur’an, was his PhD thesis submitted to the University of Edinburgh (1929) and later published in 1938 (Baroda). In his book, Jeffery listed 325 words of the Qur’an as foreign. The most influential foreign language on the Qur’anic vo- cabulary, for him , was Aramaic-Syriac, the language of Christian religious literature at the time of the Prophet and, he claims, of the Jews of Madina. He seemed to have approached the issue with some religious and linguistic presuppositions.

G

R

A

rthur Jeffery'nin The Foreign Vocabulary of The Qur’an (Baroda 1938) adl eseri yay nland I tarihten itibaren oryantalist literatür içinde önemli bir ilgi görmü ve günümüze kadar da bu ilgiyi koruyagelmi tir.

Jeffery’nin bu eserine bilhassa /slamî kavramlar n ele al nd I çal malarda1s k- ça at fta bulunulmaktad r. Bat l olsun DoIulu olsun, Kur’an’da yabanc kelimeler konusunu i leyen her çal mada bu eserin daima hat r say l r bir yeri olagelmi tir.

Jeffery’nin bu eserini referans göstermeksizin veya ondan destek almaks z n Kur’an’da yabanc kelimeler mevzuunu i lemek adeta imkans z gibidir. Bütün bunlara raImen eserin tahlil ve tenkidinin pek fazla yap ld I da söylenemez.

Biz bu çal mam zda faydal olacaI kanaatiyle Jeffery’nin dinî ve akademik alt yap s üzerinde durduktan sonra onun söz konusu eserini ele tirel bir yakla mla tahlil etmeye çal acaI z.

*Dr., Süleyman Demirel Üniversitesi /lahiyat Fakültesi, [email protected]

1 Örnek olarak oryantalistlerce haz rlanan slam Ansiklopedisi’ne bak ld I nda Kur’an terimlerinin etimolojisinde Jeffery’nin eserine s kça yer verildiIi görülür.

(2)

1. A

RTHUR

J

EFFERY

(1893-1959): D

NDAR

, M

SYONER VE

L

NGU ST Avustralya as ll olan Arthur Jeffery (1893-1959), lisans (1918), master (1920) ve Hristiyan Teolojisi eIitimini (1926) Melbourne Üniversitesi’nde tamamlam t r.

Jeffery 1. Dünya Sava esnas nda Hindistan’daki sömürgeci /ngiliz ordusunda görev almak istemi , ancak orduya girmeye muvaffak olamam t r. Fakat ‘birtak m gayr-i askeri sava hizmetlerinde’2bulunmak üzere Hindistan’daki sömürge hükümeti taraf ndan Madras H ristiyan Koleji’nde istihdam edilmi tir.

Jeffery Hindistan’daki bu Hristiyan kolejinde çal rken, DoIu’nun dini ve ma- halli dillerine de merak sarm olmal ki, bu y llarda tamamlad I The Foreign Vocabulary of the Qur’an (Kur’an’da YabancH Kelimeler) adl çal mas yla, Edinburgh Üniversitesi’nden doktora unvan alm t r (1929). Jeffery'nin çal mam za konu te kil eden bu eseri The Foreign Vocabulary of The Qur’an, Edinburgh Üniversitesi bünyesinde me hur oryanta- listler Richard Bell ve D. S. Margoliouth taraf ndan incelenerek doktora tezi olarak kabul edilmi tir.

Bu esnada Jeffery, Amerikan Üniversitesi Kahire DoIu Ara t rmalar Okulu (The School of Oriental Studies) taraf ndan öIretim üyeliIi teklifi al r. Jeffery’e teklifte bu- lunan bu okul, asl nda ‘M s r’da hizmet verecek olan misyoner adaylar n n eIitimini hedefleyen’ bir kurumdur.3Ad geçen bu okul ilk zamanlarda Language Study Centre of the American Mission (Amerikan MisyonerliIi Dil Merkezi) ad alt nda faaliyet gös- termekteydi. 1929’da buras her ne kadar The School of Oriental Studies ad n alm - sa da, as l fonksiyonu olan misyoner, diplomat ve i adamlar na hizmet veren dil merkezi olma özelliIini kaybetmemi tir. Zamanla biraz daha geni leyerek /slam Ara - t rmalar Merkezi halini almaya doIru ad mlar atm t r. 4

M s r ve Orta DoIu'daki misyoner, diplomat ve i adamlar na hizmet veren The School of Oriental Studies’in sadece öIrencileri deIil, ayn zamanda öIretim eleman- lar da, ‘ M s r’da faaliyet gösteren çe itli misyoner gruplar n üyelerinden’ olu mak- tayd .5 Ancak Jeffery için bu okulun dinî atmosferi pek de garipsenecek bir ortam olmayacakt . Zira Jeffery’nin bizzat kendisi Methodist bir din adam idi. Yak n dostu Badeau’nun ifadesiyle, Jeffery kendini Hristiyan misyonuna adam , ömrü boyunca bunu ya am ve hayat dinî endi elerle, akademik çal malar ysa dinî hedeflerle dop- dolu bir Hristiyan idi. 6

Jeffery, 1938’de Kahire’yi terk edip Amerika’da Kolombiya Üniversitesi’nde Union Theological Seminary’ de i e ba lay nca, bu dinî faaliyetlerine orada da devam etmi tir. Oradaki misyon ve dinî heyecan n ise bu kez bize arkada Fredrick C. Grant anlatmaktad r. Jeffery için ‘din, dinî literatürün dinî tarihin akademik incelenmesinden ya da teolojik kavramlar n analizinden çok öte bir eydir’ diyen Grant’ n ifadesine göre Jeffery’ de din sade bir ekilde, bir öIretmen, yazar, ilim adam ve hatta bir kom-

u olarak hayat n n merkezinde yer alm t r. Jeffery, eIer vaaz için bir ba ka okula gitmemi se her sabah saat 08.30 ve pazarlar saat 11.00 de okul kilisesinde buluna-

2Badeau, John S., (1960) ‘Arthur Jeffery- A Tribute’ Muslim World, c.50, s.50.

3Badeau, (1960) ‘A Tribute’, s.49.

4Badeau, (1960) ‘A Tribute’, s.49.

5Badeau bu isimler aras nda Samuel Zwemer, Earl E Elder ve Canon Temple Gairdner gibileri saymaktad r. bkz.

Badeau, (1960) ‘A Tribute’, s.49.

6Badeau, (1960) ‘A Tribute’, s.51.

(3)

caI n söyleyen Grant 7 bize, Jeffery’nin Hristiyan misyonuyla ne denli ilgilendiIini belirtmi olmaktad r.

Jeffery’nin eserini deIerlendirmemizde onun bu dinî alt yap s muhakkak ki ö- nem arz eder. Ancak daha da önemli olan nokta Jeffery'nin /slam ve Arap dili eIitimi- ne dair alt yap s d r. Bu hususta ise pek fazla bir veriye sahip deIiliz. Jeffery’nin /slamî ilimlere ve Arap diline nerede ve nas l vukûfiyet kazand I eldeki kaynaklarda pek fazla ayd nlanmam t r.

Bununla beraber, Jeffery’nin Arap dili konusundaki tecrübesini ifadelendirmesi aç s ndan iki önemli hususa burada deIinmekte fayda vard r. Birincisi Kahire’deki Arapça kürsüsü öIretim elemanl I teklifi kendisine ula t r ld I nda teklifi tereddütle kar lam olmas d r. O tereddüdünü ifade ederken kendisinin 5-6 dilde çal abilecek kadar ancak genel bir bilgiye sahip olduIunu, henüz Arapça öIretmenliIi yapabilecek kadar Arap dilinde ilerlemediIini ifade etmi tir.8Arkada Eric Bishop da daha sonra onun Arapça konusunda çekingenliIini ve Arapça’y zor bir dil olarak alg lad I n belir- tecektir.9/kincisi ise Abdullah /smail el-Sawy’nin Two Muqaddimas to the Qur’anic Sciences (1954)10 adl eserin ilk bask s n n editörü olarak Jeffery'nin yapt I dil hatalar na dikkat çekmesidir11

2.

SLAM VE

B

ATI

K

AYNAKLARI

Jeffery, her ne kadar al nt yapsa da konuyla ilgili /slam kaynaklar na oldukça üpheci ve ele tirel yakla maktad r. Jeffery’e göre, her eyden önce klasik /slam âlim- leri at fta bulunduklar diller hakk nda yeterli bilgiye sahip deIildirler. Her ne zaman yabanc bir kelimeye rastlasalar, onu kendilerine uzak bir dille irtibatland rm lar hiç kaynak vermemektense doIru ya da yanl bir kaynak gösterme çabas içinde olmu - lard r.12 Onun referans olarak kulland I kaynaklar n ba nda Cevalikî, Cevherî, Suyutî, RâI p al-/sfahanî ve Beyzavî’nin eserleri gelmektedir.

Jeffery bu eserinde kendinden önceki oryantalist literatürden istifade etmi ve bu noktada dilbilim çal malar yla tan nan oryantalistlerin yan s ra teolojik-polemik yakla mlar yla bilinen oryantalistleri de kullanmaktan geri durmam t r. W. Robertson Smith, K. Ahrens, Tor Andrae, A. Geiger, I. Goldziher, J. Horowitz, Th. Nöldeke, S.

Fraenkel, H. Hirschfeld, J. Wellhausen, A. J Wensinck ve A. Mingana gibi isimlerle be- raber, bizzat Kur’an ve /slam’a teolojik-polemik yakla mlar yla tan nan Tisdall, Torrey ve Bell gibi isimlerin görü lerine de s kça yer vermi tir.

3. E

SER N ÇER

The Foreign Vocabulary of The Qur’an iki ana bölümden olu maktad r.

1)Giri

7Grant, Frederick C., (1960) ‘Arthur Jeffery- A Tribute’ Muslim World, c.50, s.53.

8Badeau, (1960) ‘A Tribute’, s.49.

9Bishop, Eric (1960) ‘A Tribute’, s.52.

10 Arthur Jeffery (1954) Two Muqaddimas to the Qur’anic Sciences, The Muqaddima to the Kitab al-Mabani and the Muqaddima of Ibn Atiyya to his Tafsir, edited from the MSS in Berlin and in Cairo, by Arthur Jeffery (Professor of Semitic Languages in Columbia University, Annual Director of the American Research Centre in Egypt, 1953- 1954).

11 Abdullah Ismail el-Sawy, (1972), Muqadimatan fi Ulum al-Qur’an, 2nd edition, Cairo.

12 Jeffery, (1938) Foreign Vocabulary, s.30.

(4)

2)Jeffery’nin yabanc sayd I kelimelerin aç klamal listesi.

Giri te genellikle Suyutî’nin el-Itkan’ ndan al nt larla Kur’an'da yabanc kelimeler üzerine yap lan ilk dönem klasik tart malar ortaya koymaya çal m t r. Suyutî’nin men eini tart t I Kur’an’daki yabanc kelimelerin listesini kullanan Jeffery bu diller hakk nda k sa da olsa bir aç klamada bulunur. Bu diller tablo halinde u ekilde gös- terilebilir:

Diller Suyutî Jeffrey

Habe çe lisan al- Habashah Abyssinian (Ethiopic) Farsça al- lughat al- Farisiyyah Persian

Rumca al- lughat al- Rumiyah Greek

Hindce al- lughat al- Hindiyyah Indian Süryanice al- lughat al- Suryaniyyah Syriac /branice al- lughat al- Ibraniyyah Hebrew Nabatice al- lughat al- Nabatiyyah Nabatean K ptice al- lughat al- Qibtiyyah Coptic Türkçe al- lughat al- Turkiyyah Turkish Zencice al- lughat al- Zanjiyyah Negro Berberice al- lughat al- Barbariyyah Berber

Eserin ana gövdesini olu turan liste bölümünde, Arapça olarak yaz l p alfabetik dizime tabi tutulan kelimelerin ilk önce Kur’an'da yer ald I ayet ve sure numaralar ve anlamlar verilmi tir. Kelimelerin tahlilinde ise, s ras yla önce dilci ya da müfessir /s- lam âlimlerinin, daha sonra da müste riklerin görü leri ortaya konmu , sonunda da müellifin kendi tercihi serdedilmi tir. Jeffery kelimelerin diIer dilerdeki muhtemel köklerini irdelerken o dillerin orijinal alfabesini de kullanmaktad r.

Kur’an' n yabanc kökenli kelimeleri olarak 325 kadar kelimeyi listelemekle Jeffery, kendinden önce iddia edilenden çok daha fazla bir kelime grubunu yabanc as ll saym t r.

Jeffery Kur’an dilinde üç tip ‘yabanc unsur’ (foreign elements) görür:

• Arapça herhangi bir kök ta mayan, tümüyle Arapça d ndan olan keli- meler.

• Sami dillerde ortak bir köke sahip ve Arapça’da da bir kökü bulunan fakat Kur’an’da Arapça’daki anlam ndan çok, diIer Sami dillerdeki anlam nda kulla- n lan kelimeler.

• Gerçekte asl itibariyle Arapça olan fakat anlam nda /branice, Süryanice, Habe çe vs. gibi diIer Sami dillerin etkisinde bulunan kelimeler. 13

Kelimeler yap lar itibariyle a aI daki ekilde üç grupta toplan r:

• Özel /simler

Peygamber isimleri brahim, Musa, Süleyman, Yahya vs Kitap isimleri Tevrat, Zebur, ncil gibi

Din, kabile ve milletler Rum, Yehud, Nasara, Mecus vs.

Kültürel cins isimler ( kirtas, esatir, rumman, siccil vs.)

Dinî st lahlar (kHssis, rabbani, sawm, salat vs.).

13 Jeffery, (1938) Foreign Vocabulary, s.39.

(5)

Jeffery, tarihî ve coIrafî ili kiden ötürü, peygamber isimleri ile ve dinî terimlerin pek çoIu Kitab- Mukaddes’te de geçtiIi için genelde bu isim ve terimleri Kitab- Mu- kaddes’e ve kelimeleri de dil olarak Kitab- Mukaddes dillerinden /branice, Süryanice, Habe çe ve Grekçe’ye dayand rm t r. Kültürel sözcükleri ise Fars, Yunan, K pti vb.

diIer çevre kültürlere baIlama eIilimi içinde olmu tur.

4. K

UR

AN

D

L NE

E

N

F

AZLA

E

TK

E

DEN

D

L

: S

ÜRYAN CE

Jeffery'nin tart mas nda Kur’an diline etki eden yabanc diller aras nda özellik- le Süryanice büyük önem arz eder. Bu önem Süryanice’nin Hristiyanl k’la olan tarihî baI ndan ötürüdür. Jeffery’e göre Süryanice Peygamber’den önce Arapça üzerinde etkili olduIu gibi, Peygamber üzerinde de etkili olmu tur. Jeffery, bu hususta Peygam- ber’in Suriye’ye olan seyahati ve Süryani Hristiyanlarla olan ili kisi üzerinde srarla durmu tur.14

Jeffery’e göre Süryanice’nin etkisi bununla da s n rl kalmaz. Ona göre Süryani- ce Kur’an’daki /branice kelimeler üzerinde de etkilidir. Jeffery’e göre Medine Yahudile- ri Kitab- Mukaddes’ten ziyade ikinci dereceden öneme sahip haham literatürüne hakimdiler. Haham literatürü ise /branice olan Kitab- Mukaddes’in aksine Arami dili- nin hakim olduIu bir literatürdü. Bu nedenle Yahudilerin /branice bildikleri üphelidir.

Büyük ihtimalle Süryanice’nin bir önceki tarihsel versiyonu olan Aramice’yi kullan- maktayd lar. Bu da Kur’an’daki /branice kelimelerin bile genelde Arami-Süryani for- munda yer bulmas na sebep olmu tur.15

5. J

EFFERY

DE

T

EOLOJ K

Ö

NKABULLER

Jeffery’nin yabanc kelimelerin kökenini tahlil ve tespitinde baz teolojik önkabuller etkili olmu tur. Bu önkabuller daha çok yabanc kelimelerin Kur’an’a giri-

inde Peygamber’in rolü ile çevresindeki diIer din ve kültürlerle olan ili kisi etraf nda döner.

Jeffery yabanc kelimelerin Kur’an diline geçi ini öyle aç klam t r:

Bu terimlerin çoIu, asl nda, [Hz. Peygamber’in] elinin alt nda haz r beklemek- teydi. Zira Arap yar madas nda bu kelimeler, daha /slam öncesinde zaman zaman Hristiyan olan Araplar, zaman zaman Yahudi, Hristiyan ve Farslarla yap lan ticari al veri ler arac l I yla, zaman zaman da ilk dönem bu dinlere duyulan ilgiler arac l I yla kullan ma girmi bulunmaktayd .16

Yukar daki ifadesinde de görüldüIü gibi, teoride Jeffery bu terimlerin Peygam- ber öncesinde Arap diline geçtigini söylemektedir. Pratikte ise çoIu zaman Jeffery, kelimeleri Yahudi ve Hristiyanlardan öIrenen Peygamber’in onlara gelip söz edinceye kadar, bu terimlerin Cahiliye Araplar ’n n malûmu olmad I n belirtir. 17

Burada Jeffery’nin bu ifadesinde linguistik bir tahlilden ziyade ‘/slam, Yahudi- Hristiyan çevrede geli mi bir dindir’ eklindeki teolojik önkabulu etkili olmu gözük- mektedir. Jeffery, Peygamber’in ‘Yahudi ve Hristiyanl Ia ait eyleri öIrenmeye azmet-

14 bkz Jeffery, (1938) Foreign Vocabulary, s.19-21.

15 Jeffery, (1938) Foreign Vocabulary, s.27.

16 Jeffery,(1938) Foreign Vocabulary, s.38.

17 Jeffery, (1938) Foreign Vocabulary, s.22 ve s.25.

(6)

mi ’ olduIunu ve bu nedenle de ‘yeni teknik terimleri bu kaynaklardan bizzat kendisi- nin ald I ’ iddias n s kça tekrarlar.18

Jeffery’e göre, bu nedenle hepsi deIilse bile, teknik dinî terimlerin çoIu bu Ya- hudi - Hristiyan etkisi alt nda geli mi tir. O bu dü üncesini özellikle /slam f kh n n belli baz doneleriyle delillendirmeye çal r. Jeffery, örneIin ‘/slam’daki yiyeceklerle ilgili hukukî düzenlemeler Yahudi geleneIinin etkisinde ekillenmi tir’ önkabulünden yola ç karak, behime (hayvan) ve dhekka (temizlemek) gibi ilgili teknik sözcüklerin Arap- ça’ya ve dolay s yla da Kur’an'a Yahudi geleneIinin dili olan /brani dilinden gelmi olmas gerekir. Jeffery’e göre, dinî teknik bir terim olarak bir ba ka örnek Sawm (oruç)

‘ku kusuz bir ba ka d kaynaktan al nm t r’, ancak ona göre, /slam’daki [oruç] iba- detinin kökeni tespit edilemeden kelimenin kökenine karar vermek kolay görülme- mektedir (bkz. sawm).

Jeffery’de yer bulan, ‘bu yabanc kelimelerin genelde bozuk formda al narak adapte edildiIi, orijinal formlar nda al nmad I ’ eklindeki diIer bir iddia da ayn e- kilde teolojik bir önkabulun yans mas d r (örnek olarak bkz.Zebur). Çünkü ona göre, Muhammed -ya da onu bu hususlarda bilgilendiren kimse (informant)- kelimelerin orijinallerini muhakkak ya yanl alg lam ya da yanl okumu olmal d r. Hatta, Jeffery, Peygamber’in, bazen kelimeleri yeniden üretmi (reproduced) ya da birini diIeri- ne uyduraraktan seslendirmi (vocalised) olduIunu söyler.19 Jeffery daha da ileri giderek bazen Peygamber’in kelime türettiIi iddias nda bulunur. Jeffery’nin bu iddias n ifade

ekli en az bu iddias kadar ilginçtir. Onun iddias na göre:

Pek s k dile getirilmez ama, Peygamber garip ve gizemli sesler ta yan sözcük- lere kar bir hevese sahipti ve görünü e göre muhataplar n bu türden terimlerle hayrette b rakmay sevmekteydi.20

6. J

EFFERY

DE

L

NGU ST K

Ö

NKABULLER

Jeffery

nin yakla m nda her ne kadar aç kça dile getirmese de birtak m linguistik önkabullerin etkisi alt nda kald I dü üncesindeyiz. Bunlar n en önemlisi

unlard r

1. Ayn kökten gelen iki sözcük birbirini çaIr t rmal d r.

2. Her kelime kök anlam n her hâlukârda muhafaza etmelidir.

Bu nedenledir ki kelimelerdeki çok anlaml l k (polysemy) Jeffery’nin kelimeye yabanc l k atfetmesinin en önemli âmillerinden biri olmu tur. ‘Azzara Kur’an’da Jeffery’nin de dikkat çektiIi gibi iki anlamda kullan lm t r: ‘yard m etmek’ ve ‘cezalan- d rmak’. Jeffery ayn kelimeye yüklenmi bu iki anlam aras nda bir çaIr m olu ma- mas na da dayanarak ikinci anlam n ba ka dilden aktar m olduIunu iddia etmi tir.

Ayn iddias n ‘atik ( tarihi) kelimesi için de yinelemi ve bu form içinde kelimenin

‘ataka, ‘hür olmak’ ile herhangi bir anlam ilgisine sahip olmad I n ve bu nedenle de anlam n Latin antiqus’tan aktar m olduIunu söylemi tir.

Çok anlaml kelimelerde kök anlamda çaIr m n tespit zorluIunu da Jeffery, kelimenin kökenini ba ka bir dilde aramak için önemli bir neden saym t r. Miskal sözcüIünü incelerken, sözcüIün ayn formdaki Süryanice kelimeden geldiIini savun- mu , zira Jeffery’e göre kelime kökü itibariyle Arapça’da ‘aI r olmak, sert olmak’ an-

18 bkz. s.38-39 ve milleh maddesi.

19 örnek için bkz. Talut ve Karun maddeleri.

20 Jeffery, (1938), Foreign Vocabulary, s.38-39.

(7)

lamlar n ta maktad r. Bu da sözcüIün Kur’an’daki anlam ndan uzakt r. Dolay s yla kelime ba ka bir dilden gelmi olmal d r. GörüldüIü gibi burada kelimenin kök anla- m na gereIinden fazla önem verilmekte ve kök anlam n bir nevi baIlay c olduIu iddia edilmektedir.

8. E

SER

Ü

ZER NE

E

LE T R LER

Jeffery’nin çal mas n , jürinin iki üyesinden biri olarak inceleyen Edinburgh Ü- niversitesi öIretim üyesi oryantalist Richard Bell, tez için yazd I resmî raporda çal - man n ‘Kur’an’da yabanc kelimelere dair ilk elden bir tahlil çal mas olmad I ’ üze- rinde önemle durur. Bell’e göre, Jeffery bu çal mada pek fazla linguistik deIerlendir- melerde bulunmam sadece konuya dair kendinden önce Müslüman ve çoIunlukla da Bat l bilim adamlar taraf ndan söylenenleri derlemi tir. Bu nedenle de çal ma orijinal olma özelliIine sahip deIildir. Bell’e göre, çal man n tek orijinalliIi, kendin- den önce bu konuda yaz lm , fakat dergi ve kitap sayfalar aras nda daI n k ekilde bulunan çal malar bir araya getirmi olmas d r.21

Tezin diIer Jüri üyesi D. S. Margoliouth ise, Arapça’n n Sami dillerle ortak keli- me hazinesine sahip bir dil olmas ndan ötürü bir kelimenin gerçekte Arapça’da var olan bir kelime mi, yoksa ba ka bir Sami dilden geçme mi olduIunu tespitin zorlu- Iundan söz etmektedir. Asl nda o bir anlamda Jeffery’nin yakla m n n pek fazla elle tutulur bir sonuca götürmeyeceIi kanaatini de vurgulamaktad r.22

Asl nda 18. y.y.’ dan ba lamak üzere Sami dil ara t rmalar na ve özellikle de Kur’an dilinin bu yöndeki tahliline büyük bir ilgi olmu sa da, bu yakla ma yönelik çekinceler az msanamayacak kadar önemlidir. Oryantalizmin en önemli isimlerinden olan Goldziher bile bu konuda bir kesinliIe ula man n imkans zl I ndan söz ettiIi yaz s nda, bu diller aras nda ‘gri bir alan’ olduIunu ve köken tespit te ebbüsünün ise meyvesiz k s r bir i olacaI kanaatini ifade eder.23

Bütün bu olumsuzluklara raImen gerek bu alandaki tahliller ve gerekse de Jeffery’nin bu çal mas popülaritesini pek fazla yitirmi görünmüyor.

Buna bir örnek olarak Andrew Rippin’in daha yak n zamanda yapt I bir çal - mas ndaki ifade hat rlanabilir. Rippin, Jeffery’nin çal mas n Kur’an’a filolojik yakla- mda ‘ana kaynak’ olarak tasvir eder.24 Oryantalistlerce haz rlanan slam Ansiklopedisi ve diIer ansiklopedik çal malar incelendiIinde görülecektir ki, eser /slamî terimlerin incelenmesinde etimolojik tahlil ve tespitlerde ilk kaynak görevi görmektedir.

S

ONUÇ

Bu yaz m zda Arthur Jeffery ve eseri hakk nda bilgi vermeye, onun konuya yak- la m n n tahlil ve tenkidini yapmaya çal t k. Hayat n incelerken Jeffery’nin teoloji eIitimi alm Methodist bir Hristiyan olduIunu gördük. Hindistan’da sömürgeci /ngiliz ordusuna kat lma te ebbüsünden de anla lacaI gibi, gayret-i milliyesi hayli aI r basan Jeffery, gerek Hindistan’da gerekse M s r’da Hristiyan misyoner çevreyle birlikte

21 Bell’in orijinal raporu Edinburgh Üniversitesi Kütüphanesi’nde bulunmaktad r.

22 Margoliouth, D. S. , (1939) ‘Some Additions to Professor Jeffery’s Foreign Vocabulary of the Qur’an’ The Journal of Royal Asiatic Society, s.55.

23 Jeffery, (1938) Foreign Vocabulary, s. 31 nin al nt lad g ekliyle, Goldziher, (1872) ‘Linguistisches aus der Literature der Muhammedan schen Mystik’ ZDMG, XXVI s.766.

24 Rippin, Andrew (2001) The Qur’an Style and Contents, s.XVI.

(8)

çal m ve bu birlikteliIini hayat n n geri kalan k sm n geçirdiIi Amerika’da da devam ettirmi tir. Bu tür bir dinî ve akademik alt yap ya sahip Jeffery’nin akademik çal mala- r nda dinî hedef ve endi elerin bulunmas doIal olsa gerektir. Nitekim Jeffery’nin bu gayret-i diniyesi bizzat yak n arkada lar taraf ndan da yer yer ifade edilmi tir.

Bizzat eseri doktora unvan na liyakatini ölçmek için inceleyen Bell’in de ifade ettiIi gibi, Jeffery’nin eseri orijinal bir bak aç s getirmemekte, derleme bir mahiyet arz etmektedir. Kendinden önce daI n k ekilde duran ifadeleri bir araya getiren Jeffery’nin eserinde baz dinî ve linguistik önkabullerle hareket ettiIi gözlemlenir. Bu önkabullerin eserin akademik deIerine halel getirdiIi muhakkakt r. Ancak bu alanda daha sonra herhangi bir çal man n olmamas eserin popülaritesini korumas nda önemli rol oynam t r dü üncesindeyiz.

Biz bu çal mam zda eserin genel bir tahlil ve tenkidini yapmakla yetindik. E- serde Jeffery’nin Kur’an’daki yabanc kelimelere yakla m hususunda özellikle üç nokta üzerinde durulmas gerektiIine inan yoruz.

Biricisi, eserin özellikle linguistik kritiIinin yap lmas gereIidir. Kur’an‘da ya- banc kelimeler meselesi ilk etapta dil bilimin konusu içinde ele al nmas gereken bir husus olduIundan özellikle mukayeseli Sami dil çal malar ve genel dil çal malar donan m isteyen bir konudur. Etimoloji ve semantik çal malar n bu konuya katk s muhakkak ki az msanamaz. Bu tür bilimsel donan mlardan yoksun bir yakla m mu- hakkak ki konunun bir ekilde farkl mecralara çekilmesine zemin haz rlayacakt r.

/kinci önemli nokta ise, eserin vermeye çal t I ‘teolojik mesaj’ n iyi tahlil e- dilmesi gereIidir. Bu yaz m zda yer yer deIindiIimiz gibi eser her ne kadar linguistik bir konuyu almakta ise de asl nda linguistik boyutta kalmayan teolojik ve polemik uzant lara sahip bir yakla ma sahiptir.

Üçüncü husus ise, eserin ve Kur’an’da yabanc kelimeler konusunun /slam â- lemindeki yans malar d r.

Konunun önemli boyutlar n te kil eden bu hususlar n üzerinde önemle durul- mas gerektiIi kanaatini ta maktay z.

Referanslar

Benzer Belgeler

Eğer o (Kur’an) Allah katından olup da siz de onu inkâr etmişseniz, o zaman derin bir ayrılık içinde bulunan kimseden daha sapık kim

5- Ayrıca Lût (as)’ın kavminin yaşadığı coğrafya Mekke ve Medinelilerce bilinen ve ticaret yaptıkları kervan yolları üzerindedir.. Hâlâ akıl edip düşünmez misiniz?”

Sonuç olarak, Goldziher’in Yak n DoIu seyahati s ras nda kaydettiIi Oriental Diary ve daha sonra yazd I Tagebuch, yay mland klar dönem öncesi Goldziher alg la- n nda ciddî

(Kur’qn’da yada Arapça’da sesli harf vardır. Arapça’nın bozukluğunu bir türlü anlayamadılar. Görünenle söyleneni bir türlü ayıramadılar. Arapça ‘da sesli harf yok

Çağdaş metin teorisinde hermenötik olarak kavramsallaşan teʾvīl, metnin bağlamı (text) ile yorumcunun bağlamını (context) dikkate alan bir yorum yöntemini

Türkçe ilk Kur’an çevirilerinde pänd turur (F.); ol Ķur’ān Ǿibret erür pārsālarġa yaǾnį pend erür (Ar.+F.); ögütlemek (T.); Ķurǿān naśįĥatdur (Ar.);

"Âhiret Âlemi" denir. Bütün semâvi dinlerde olduğu gibi en son ve en mükemmel din olan İslâm'a 9 göre, meydana geleceği âyet 10 ve bütün ümmetin fikir birliği

Argu Türklerinin lehçesi, İslam öncesi devirde Bah Türklerinin edebi dili, maniheist Türklerin Alhn Argu dedikleri dil derecesine yükselmişti.. Bu tercümenin tamamlanmamış