C. Kanun Yolunun İnceleme Kapsamının Dar Olup Olmamasına Göre
II. TÜRK KANUN YOLU VE ÖZELLİKLE İSTİNAF SİSTEMİ BAKIMINDAN
Kanun yollarının amacına göre yapılan sınıflandırma esas alınırsa, Türk hukukunda itiraz ve yargılamanın yenilenmesi dönme amaçlı, istinaf ve temyiz ise düzeltme amaçlı kanun
53 Özekes, Bölge Adliye Mahkemeleri, s. 12; Yıldırım, İstinaf, s. 45-46; Ermenek, İstinaf, s. 3; Bolayır, Nöşatel İstinaf, s. 273; Karslı, s. 786; Korkmaz, s. 199-211.
54 Alangoya/ Yıldırım/ Deren Yıldırım, s. 550; Deren Yıldırım, Kanunyolları, s. 10-11. Avusturya hukukunda bu sistem benimsenmiştir (Akkaya, s. 100-101).
23
yoludur. İstinaf sisteminde, hatalı olan ilk derece mahkemesi kararının denetlenmesi ve gerektiğinde yapılacak inceleme sonucu bizzat düzeltilmesi esası benimsenmiştir55. Ancak Türk hukukunda aktarıcı ve erteleyici etkisi olmaması nedeniyle itiraz ve yargılamanın yenilenmesi dar ve teknik anlamda kanun yolu olarak kabul edilmediğinden bu sınıflandırmanın hukukumuzda uygulanabilirliği düşündürücüdür.
Türk hukukunda “olağan kanun yolu istinaf ve temyiz”, “olağanüstü kanun yolu yargılamanın yenilenmesi”dir56. HUMK’nun temyize ilişkin hükümleri bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başlamasına dek uygulanmıştır. İlk derece mahkemesi kararlarına karşı gidilebilecek olağan kanun yolları temyiz ve karar düzeltmeyken bölge adliye
55 Selçuk, Üst Mahkemeler, s. 21. Ancak HMK’nun 353. maddesinin birinci fıkrasının a bendindeki durumlar söz konusu olduğunda istinafın düzeltme amaçlı kanun yolu özelliği kendisini göstermemektedir. Bu durumlarda istinaf, bir başka sınıflandırma kıstası olarak kabul edilen bozucu (geri çevirici) – düzeltici kanun yolu sınıflandırması esas alındığında bozucu kanun yolu olarak nitelendirilebilir (Ermenek, İstinaf, s. 1). Geri çevirici (bozucu) kanun yolunda, kanun yolu incelemesini yapan mahkeme, kararda hukuka aykırılık tespit ettiği takdirde, kararı ortadan kaldıracak ve mahkeme kararındaki hukuk aykırılığa işaret ederek kendisi yeni bir karar vermeden dosyayı yargılama yapmak ve yeni bir karar vermek üzere kararı veren mahkemeye gönderecektir.
Bozucu kanun yolu, uyuşmazlığın sonuçlanmasını değil, uyuşmazlığın alt mahkeme tarafından yeniden görülerek karar verilmesini sağlar. Burada kanun yolu mahkemesi uyuşmazlığın esasını çözecek bir kararı doğrudan vermez. Hukuki uyuşmazlık genel mahkemelerde karara bağlanacaktır. Düzeltici kanun yolunda ise, kanun yolu incelemesini yapan mahkeme, kararda hukuka aykırılık tespit ettiği takdirde, kararı ortadan kaldıracak ve kendisi dava hakkında bir karar verecektir. Kanun yolu mahkemesi uyuşmazlığın esasını çözecek kararı kendisi vermektedir (Yıldırım, İstinaf, s. 50-53; Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, s. 457-458; Karslı, s. 776-777; Konuralp/ Hanağası, s. 1798-1799; Akil, İstinaf, s. 55).
56 Olağanüstü kanun yolları her hukuk sisteminde farklıdır. Bununla birlikte, yargılamanın yenilenmesi kanun yolu neredeyse bütün hukuk sistemlerinde bulunmakta ve ancak yenileme sebepleri farklılık göstermektedir (Arslan, R., Yargılamanın Yenilenmesi, s. 17-18; Yıldırım, İstinaf, s. 3; Yıldırım, M. Kamil, Kanunyolu Olarak İstinaf, İstinaf Mahkemeleri Uluslararası Toplantı 7-8 Mart 2003, 1. B., Ankara 2003, s. 287).
24
mahkemesinin göreve başlamasıyla karar düzeltme yolu Türk hukuk sisteminden kaldırılmıştır. Sadece bölge adliye mahkemesinin göreve başlamasından önce verilen veya daha önce Yargıtay denetiminden geçmiş olan dosyalarda verilecek kararlara karşı doğrudan temyiz ve karar düzeltme yolu açıktır.
Türk hukukunda ilk derece mahkemesi kararının istinaf edilmesi, öncelikle kararın kesinleşmesini engellemektedir. Bu durum, Türk hukuk sisteminde istinaf başvurunsun erteleyici etkisi olduğunu göstermektedir57. Talebin bölünebilir olduğu durumlarda, hükmün istinaf edilmeyen kısmı kesinleşecek, istinaf edilen kısmı yönünden erteleyici etki kendini gösterecektir. Bu nedenle, istinafın erteleyici etkisinin kapsamının, istinaf dilekçesinin içeriğine ve talep sonucuna göre belirleneceği söylenebilir. Talebin bölünebilir olmadığı durumlarda ise, hükmün istinaf edilmesi hükmün tamamı yönünden erteleyici etki doğuracaktır58.
Türk hukukunda kanun yollarının erteleyici etkisi sadece kararın şekli anlamda kesinleşmesini ertelemekle sınırlıdır. Kural olarak Türk hukuk sisteminde tam anlamıyla erteleyici etki mevcut değildir. Yani mahkemece verilen kararın istinaf edilmesi, hükmün icra edilmesini ertelememekte, engellememektedir. HMK’nun 350. maddesinde istinaf yoluna başvurmanın kararın icrasını durdurmayacağı açıkça düzenlenmiştir. Yani aleyhine istinaf yoluna başvurulan kararın icra edilmesi mümkündür59. Ancak icranın geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda hükmün kesinleşmeden icrası engellenebilecektir. İstisna olarak istinaf
57 Özekes, Muhammet, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler Çerçevesinde Kanun Yolu İncelemesi -Özellikle İstinaf-, LHD, 2004/23, s. 3109; Bolayır, Nur, İstinafta Yeni Vakıa ve Delil İncelemesi, TBBD, 2018/134, s. 295; Memişoğlu, s. 81.
58 Akkaya, s. 62.
59 İspanya, Japonya ve İtalya hukuk sistemlerinde de benzer şekilde, aleyhine istinaf yoluna başvurulan hükmün icra edilebileceği belirtilmiştir (Konuralp, H., İstinaf Derecesi, s. 34-35).
25
yoluna başvurmanın tam olarak erteleyici etkisinin olduğu durumlar da bulunmaktadır60. Örneğin; HMK’nun 350. maddesinin ikinci fıkrası gereğince “Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararalar kesinleşmedikçe icra edilemez”.
İlk derece mahkemesinin verdiği kararın istinafı üzerine dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilerek istinaf sebeplerinin üst mahkeme olan bölge adliye mahkemesince incelenip değerlendirilmesi, istinaf başvurusunun aktarıcı etkiye sahip olduğunu göstermektedir 61.
Türk hukukunda aktarıcı etki, süresinde ve caiz bir kanun yolu başvurusu ile birlikte kendiliğinden uygulanmakta, gerekli işlemler kararına karşı koyulan mahkeme tarafından yapıldıktan sonra dosya kanun yolu incelemesini yapacak görevli ve yetkili merciye gönderilmektedir.
Türk hukukunda sınırlı istinaf sistemi benimsenmiştir. İstinaf incelemesi sırasında kanun yolu olarak önce denetim fonksiyonu yerine getirilecek gerekli görülürse yeniden sınırlı bir yargılama yapılarak karar verilecektir. Yapılan bu yargılama ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamanın aynısı, tekrarı, devamı62 ya da ondan bağımsız bir
60 Hanağası, Emel, Hukuk Davaları Açısından İstinaf Usulü, Açık Sayfa, 2005/60, s. 48; Parlar/ Sekmen, s.
858-859.
61 Bolayır, İstinaf, s. 295; Özekes, Kanun Yolu İncelemesi, s. 3109; Memişoğlu, s. 81; Hukuk Muhakemesinde İstinaf El Kitabı, s. 40, http://www.abgm.adalet.gov.tr/yayinlar/belgeler/e-kutuphane/HukukMuhakemesinde%20stinafElKitab%C4%B1.pdf (Erişim tarihi 27/11/2018).
62 Zira eğer tahkikatın devamı olarak kabul edilseydi, iddianın ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağının istisnaları “yani karşı tarafın açık muvafakatinin olması ve ıslah” istinaf aşamasında da uygulanabilirdi. Ancak bu mümkün değildir (Kıyak, Emre, Türk Hukuk Usulünde İstinaf, THD, 2016/11/123, s.
69-81).
26
yargılama değildir. İstinaf aşamasındaki yargılama, ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamanın ikamesidir. İstinaf aşamasındaki yargılama, ilk derece mahkemesinde yapılan vakıa tespitleri ve getirilen dava malzemesine dayanmaktadır ve istinaf aşamasında, istinaf incelemesinin sınırları göz önünde bulundurularak dava malzemesi toplanarak incelenebilmektedir.
Bölge adliye mahkemesi tarafından maddi vakıa ve hukuki değerlendirme yönünden denetim yapılacağından Yargıtay tarafından temyiz incelemesi sırasında yapılan denetimden daha geniş bir denetim yapılacaktır. İstinaf bir kanun yolu olmasına rağmen inceleme sonucunda yeni bir yargılama yapılarak hüküm vermesi de mümkündür. Ancak Türk hukukunda sınırlı (dar) istinaf sisteminin benimsendiği dikkate alındığında ilk derece mahkemesindeki gibi bir yargılama yapılmayacak, yargılama tamamen yenilenmeyecektir63. Uyuşmazlık istinaf sebepleri ve kamu düzeni çerçevesinde yeniden incelenecektir. Yapılması gereken ilk derece yargılamasında yapılan hukuka uygun işlemlerin ve yargılama faaliyetinin korunarak eksik veya hukuka aykırı olan işlemlerin istinaf sisteminde yapılabildiği ölçüde yenilenmesidir.
İstinaf aşamasında yapılan yargılamaya bazı sınırlamalar getirilmiştir. Yeni vakıaların ve kural olarak yeni delillerin getirilmesi mümkün olmamakta, dava malzemesi yeniden toplanmamaktadır64. İstinaf aşamasında yeni vakıaların getirilemeyeceğine ilişkin kuralın
63 Fransız hukukunda istinaf kanun yolu, birinci derece mahkemesi tarafından verilen bir kararın ikinci derece bir mahkeme (istinaf mahkemesi, cour d’appel) tarafından düzeltilmesi, iyileştirilmesi veya iptal edilmesi amacına yönelik bir kanun yolu olarak tanımlanmıştır [Konuralp, H., Kanun Yolları, s. 28].
64 Taşpolat Tuğsavul, s. 317, dn.7; Albayrak, Adem, Hukuk Yargılamasında İstinaf, s. 36-37, http://www.izmirbarosu.org.tr/Upload/files/haberler/Hukuk%20Yarg%C4%B1lamas%C4%B1nda%20%C4%B0 stinaf.pdf, (Erişim Tarihi 21/01/2019); Özekes, Muhammet/ Pekcanıtez, Hakan/ Akkan, Mine/ Taş Korkmaz, Hülya, Pekcanıtez Usul-Medeni Usul Hukuku, 15. B., İstanbul 2017, s. 2241-2257.
27
hiçbir istisnası kabul edilmemiştir. Ancak istinaf aşamasında yeni delil getirilemeyeceğine ilişkin kuralın üç istisnası vardır. İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sırasında incelenmeden reddedilen deliller, mücbir sebep nedeni ile gösterilemeyen deliller ve tarafın geç ileri sürülmesinde bir kusurunun bulunmadığı delillerin istinaf aşamasında getirilebilmesi mümkündür.65 İlgili konuya aşağıda ayrıntılı olarak yer verileceğinden tekrara neden olmamak adına ilgili sayfalara atıf yapılmakla yetinilmiştir66. İstinaf aşamasında karşı dava açılamaması, davaya müdahale talebinde bulunulamaması, ıslah yapılamaması, kural olarak davaların birleştirilmesine karar verilememesi sınırlı istinaf sisteminin benimsendiği Türk hukuk sisteminde getirilen diğer sınırlamalara örnektir.
§ 3. İSTİNAFA KONU OLABİLECEK KARARLAR VE İSTİNAFA BAŞVURUNUN ETKİSİ
Hukuk sistemlerinde kabul edilen kanun yolu sistemleri çeşitli açılardan sınırlandırılmıştır. Bu sınırlandırmanın altında yatan en önemli sebeplerden biri uyuşmazlığın sona ermesini sağlamak; diğeri, yargılamanın mümkün olan en kısa sürede sonuçlanmasını sağlamak; bir diğeri de yargılama faaliyeti için tahsis edilen sınırlı kaynakları en verimli şekilde kullanmaktır. Hiçbir ayrım yapılmadan her uyuşmazlığın kanun yolu aşamasına taşınmasına olanak tanınması, uyuşmazlığın sona ermesini uzatacağı gibi iş yükünün artması nedeniyle genel olarak hukuki sorunların çözümünü de uzatacak ve etkin hukuki korumanın zarar görmesine neden olacaktır. Bu amaçla hukuk sistemlerinde aleyhine kanun yoluna
65 Bolayır, İstinaf, s. 294.
66 Bu konu hakkındaki açıklamalar için bkz. aşa. 123-125.
28
başvurulabilecek kararlar konusunda (yani hak arama özgürlüğü alanında) bazı sınırlamalar getirilmiştir67.
Türk hukukunda kural olarak ilk derece mahkemeleri tarafından verilen nihai kararlar aleyhine istinaf, bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen nihai kararlar aleyhine temyiz yolu açıktır. Alman hukukunda “sıçrama yoluyla temyiz” olarak isimlendirilen ilk derece mahkemelerinin kararlarına karşı doğrudan temyiz yoluna başvurma imkânı tanıyan sistem, kural olarak Türk hukukunda yer almamaktadır68. HMK’nun 373. maddesine göre “Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir…Yargıtay’ın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir”.
67 Örneğin Fransız hukukunda, bazı durumlarda istinaf başvurusunun kısıtlandığı alanlar bulunmaktadır. Bu çerçevede, iflâs konularında istinaf başvurusuna sınırlama getirilmiş, özellikle iflâs sonucunda devreden şirketin faaliyetinin devam ettiremediği durumlarda, konunun acilliği sebebiyle (ve aynı zamanda iflâs davasının uzun sürmesi durumunda çalışanların korunması amacıyla) istinaf yoluna başvurma hakkı sadece savcılığa tanınmıştır.
Benzer bir kısıtlama bütün ülkeyi ilgilendiren bir konu olan seçimlerle ilgili ihtilaflarda da getirilmiştir (Vauban, Patric, Sunum, İstinaf Mahkemeleri Uluslararası Toplantı 7-8 Mart 2003, 1. B., Ankara 2003, s. 21-22).
68 Alman hukukunda ise bazı kararlara karşı sıçrama yoluyla temyiz imkânı bulunmaktadır (Taşpolat Tuğsavul, s. 315, dn. 4).
29
Bir kararın istinaf edilip edilemeyeceği Kanun tarafından belirlenir. Bu nedenle Kanun’a göre istinaf edilemeyen bir kararın istinaf edilmesine mahkeme tarafından karar verilemez69.