Kim İl Sung komutasında Kuzey’in birlikleri Güney’e taaruza geçtiği zaman Güney Korelilerin Rhee hükümetine karşı ayaklanacağı olasılığını göz önünde bulundurmuş ancak; Amerikalıların Güney’deki anti-komünist hükümeti savunma kararlılığını hafife almıştır. 25 Haziran 1950 tarihindeki Kuzey Kore saldırısı nihayetinde başarısız olmuş ve Kim’e bağlı kuvvetler Kuzey’in iç bölgelerine ve Çin sınırına doğru sürülmüştür.214 Kim İl Sung yönetimi, BM birliklerine karşı savaşı yürüten Çin askeri birlikleri tarafından kurtarılmıştır. Kore’yi zorla birleştiremeyen Sung, Çin ile birlikte BM’yi temsilen ABD ile bir ateşkes anlaşması imzalamak zorunda kalmıştır. Kore Savaşı, Kuzey ve Güney Kore’nin altyapısının büyük bir bölümünü tahrip etmiş ve bir milyondan fazla insanın ölümüne sebep olmuştur.215

212 Bruce Cumings, The Origins of the Korean War, Volume II: The Roaring of the Cataract, 1947–1950 (Princeton University Press, 1990), chap. 3

213 Ibid

214 Kim İl Sung, “Anavatan Kurtuluş Savaşını”, Güney Kore halkını baskıcı bir dış egemen hükümetten kurtarma amacıyla yürüttüğü övgüye değer adil bir savaş olarak değerlendirmiştir. Kim Myong-hui, “The Revolutionary Point of View on War,” Nodong Sinmun, December 7, 1998, s 3.

215 Korean War casualty figures from the ROK government-affiliated Yonhap News Agency’s Korea Annual, 1999 (Seoul: Yonhap News Agency, 1998), s. 299.

62

294.000 Kuzey Koreli asker, 225.000 Güney Koreli asker, 184.000 Çinli asker ve çoğunu Amerikalıların oluşturduğu 57.000 BM askeri hayatını kaybetmiştir. Bu rakamlara çatışmalar sırasında hayatını kaybeden yüz binlerce sivil Koreli dâhil değildir. 11 milyon Koreli aile savaşla ayrılmış, birçok Kuzey Koreli, özellikle erkekler;

daha sonra ailelerinin yanlarına geleceği düşüncesiyle Güney Kore’ye kaçmıştır. Çok daha az sayıda Güney Koreli, anti-komünist Güney Kore hükümetinden Kuzey Kore’ye kaçmıştır.216

Kore Savaşı bazı kaynaklarda “Unutulmuş Savaş” olarak anılmaktadır, çünkü çatışma hakkındaki raporlar 1950'lerde özenli bir şekilde sansürlenmiş ve ABD'nin Vietnam'daki varlığının ön plana çıkmasıyla birlikte hafızalarda gölgede bırakılmıştır.

Bununla birlikte, Kore Savaşı, çevreleme politikasının (containment policy) büyük çaplı bir askeri uygulamasını yürütmüştür. II. Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra ABD, komünizmin yayılmasını önlemek için tasarlanmış bu küresel dış politikayı benimsemiştir.217

Soğuk Savaş’ın ilk sıcak çatışması bağlamında önem taşıyan Kore Savaşı, ABD’nin komünizmin dünyaya yayılmasına engel olma düşüncesini kapsayan çevreleme politikasını Güney Kore üzerinde kurduğu etki üzerinden değerlendirmek yerinde olacaktır. Kuzey Kore’nin ve Çin’in etkinliğini kısıtlamak adına bölgedeki varlığını Amerikan üsleriyle destekleyen ABD, Güney Kore’nin yanı sıra Japonya üzerinde kurduğu hakimiyetle Kore Savaşı itibariyle bölgede etkinliğini genişletmiştir.

ABD, komünizme karşı ayakta kalabilmesi amacıyla Güney Kore'ye büyük yatırımlar yapmış, bu sebeple Kuzey Kore 1950'de Güney’i işgal ettiğinde Amerikalılar ve müttefikleri askeri güçle hızlı bir şekilde karşılık vermiştir. Kore Savaşı, SSCB ve ABD arasında yıllarca devam eden Soğuk Savaş süreci içerisinde ortaya çıkan bir model olan ilk büyük vekil savaşı şeklinde vurgulanmıştır.218

ABD, Soğuk Savaş stratejisinin kilit unsurlarına olan bağlılığını Kore'de sürdürmüş, komünizmin yayılmasına karşı mücadelede kaynaklarını ve askerlerini taahhüt ederek

216 Ibid

217 https://www.enotes.com/homework-help/what-significance-korean-war-445923 (24.02.2020)

218 Ibid

63

küresel liderlik yapmıştır. ABD, diğer ülkeleri hem siyasi hem de askeri açıdan konumunu desteklemek için harekete geçirerek kolektif güvenliğe dayalı bir dış politika uyguladığını doğrulamıştır.

Kore Savaşıyla birlikte ABD, Truman Doktrini'nde ifade edilen, dünyanın özgür halklarının kommünizmden uzak tutulmasına destek olma idealini vaat eden düşünceye bağlı kaldığını göstermiştir. Bu bağlamda, Kore savaşında ABD ve müttefiklerinin Güney Kore’ye verdiği destek, komünizmin Güney Kore'ye geçmesini önlemeyi başarmıştır.219

Kore Savaşı Sonrasında Yaşanan Gelişmeler

27 Temmuz 1953 tarihinde ABD, Çin ve Kuzey Kore’nin Panmunjom’da imzaladığı, Kore savaşını bitiren ateşkes anlaşmasıyla beraber askerden arındırılmış bölge’nin (Demillitarized Zone) sınırları belirlenmiştir. Askerden arındırılmış bölge, Kuzey ve Güney Kore’yi dört kilometre ayırmakta ve 38.paralel boyunca doğu sahilinden batı sahiline 248 kilometre uzunluğunda bir hat oluşturmaktadır. Bu bölge 1953 yılından bugüne iki Kore’nin doğal sınırı olarak korunmuştur .220

219 John Louis Recchiuti, “ The Korean War”, Khan Academy, 2016

220 Ilpyong J.Kim, “Historical Dictionary Of North Korea”, The Scarecrow Press, Inc. Lanham, Maryland, and Oxford 2003, s.30

64

Tablo-1 : DMZ ve 38. Paralel hattını gösteren harita221

Kore savaşı’nın, Kuzey Kore’yi Soğuk Savaş’ın temel unsurlarından biri olan komünizm ideolojisiyle şekillendirmesi bağlamında, iki Kore Devleti birbirlerine karşı derin bir güvensizlik barındırmıştır. Her iki Kore hükümeti, ulusal güvenlik gerekçesini kullanarak fikir ayrılığında olanları bastırmak adına tedbirler almıştır. Her iki hükümet de askeri güçlerini sürdürmek adına milli gelirlerinin büyük bir kısmını askeri harcamalara ayırmıştır.

ABD, Güney Kore’nin savunmasına verdiği desteğe bağlılığını sürdürürken; Kuzey Kore, Çin ve Sovyetler Birliği’nin desteğine tam anlamıyla güvenememesi sebebiyle siyasetinde ve ulusal savunma esaslarında kendi kendine yeterlilik politikası geliştirme ihtiyacını duymuştur. Küresel boyutta diğer ülkelerin gözünde, Kore Savaşı Kuzey Kore’nin yerini komünist kampın içerisinde sağlamlaştırmıştır.222

221 Patricia Smith, Rebecca Zissou; “The North Korea Threat”, 2017; “Jim McMahon/Mapman”

222 Kongdan Oh, Ralph C.Hassig; “North Korea Through The Looking Glass”, Brookings İnstitution Press, 2000, s.7

65

Yarımadanın her iki yarısındaki Korelilerin bir araya gelme isteklerine rağmen, iki Kore de komünizm ve demokrasi arasındaki mücadelenin iki ayrı tarafında yer almıştır.

Ancak, Soğuk Savaş sona erdiğinde Kuzey Kore bir komünist cephe devleti olarak değil, Kim İl Sung ve oğlunun yönetimi altında hanedanlığa dönüştürülen bir ülke olarak yorumlanmıştır.223

Kore savaşı hakkında, özellikle de savaşın temel unsurları, askeri olayların seyri ve üç yıl süren çatışmaların ardından ateşkes anlaşmasına yol açan uzun süreli müzakereler ile ilgili birçok bilgi paylaşılmıştır. Amerikalı uzman tarihçi Bruce Cummings, bu olaylarla ilgili en güvenilir ve çeşitlendirilmiş verileri sunmakta; ancak onunla bir takım konularda aynı fikirde olmayan uzmanlar da mevcuttur.224

Kore Savaşı, ABD’nin kazanamadığı, askeri çıkmazda sona eren bir savaş olması bağlamında dikkat çekmektedir. Bu savaş, ABD’nin Doğu Asya’da bugün devam eden politikasını şekillendirmesi bağlamında anlamlı ve önemlidir. ABD’nin Kore’deki varlığı, Doğu Asya’daki planlarının bir parçası olmuştur ve bölgede varlık göstermeye başladıktan sonra ABD’nin oradan kolayca ayrılamayacağı öngörülebilir bir gerçektir.225

ABD, Kore savaşından yıllar sonra bile Doğu Asya’daki askeri üslerde bulunmak için haklı gerekçelerinin olmadığı birçok bölgedeki üslerde kontrolü elinde tutmaktadır.

Bununla birlikte; bu savaş, ABD ordusunun Kore yarımadasında varlığını sağlamlaştırmasına ve Japonya’nın, bölgede ABD varlığı olmadan kendi varlığının bir dereceye kadar sürdürülebilir olduğu düşüncesine sahip olmasını sağlayan gelişmelere sebep olmuştur.226

Kore Savaşı’nın politikalarını şekilllendirdiği ülkelerden biri de Güney Kore olmuştur. Güney Kore ordusu, öncelikli olarak iç baskı aracı unsuru olmaktan çıkmış ve ülke dışındaki düşmanlarla devletini korumak adına savaşacak şekilde yeniden

223 Ibid

224 Bruce Cumings, Planning for a postwar occupation of Korea started within six months of Pearl Harbor; “North Korea: Another Country”, New York: New Press, 2003, s. 122

225 Ibid

226 Tim Beal, “North Korea: Struggle Against American Power”, Pluto press, 2004, s.49

66

biçimlendirmiştir.227 Kore savaşı, yarımadada yaşayan herkesi etkilemiş ve izlerini günümüzde dâhil görebildiğimiz hala devam etmekte olan derin bir kutuplaşmaya yol açmıştır.

Kore Savaşı’nın Bölgesel Olarak Yarattığı Etkiler

Kore savaşı’nın ardından, konjonktürel gerçeklikte bölge üzerindeki devletlerde gelişen siyasi ortamla beraber çeşitli gelişmeler meydana gelmiştir. Asya’da yaşanan olaylar, özellikle de Çin iç savaşında komünistlerin başarı göstermesi sebebiyle ABD, Kore savaşı sonrası Japonya’yı yeniden sanayileştirmesiyle ilgili yapmış olduğu planlarından vazgeçmiştir. Japon ekonomisi, 1940’lı yılların sonlarına doğru sıkıntıya düşmüş ve geçmişte bir daha asla büyük bir ekonomik güç olamayacağı yönünde birçok değerlendirme yapılmıştır.228

Ancak bu değerlendirmenin aksine, Kore savaşı bölgedeki devletler açısından köklü değişimlere yol açmış ve Japonya özelinde ekonomisinin yeniden canlanmasına neden olan gelişmelere sebebiyet vermiştir. ABD, Japonya ve KDHC ilişkilerindeki gerginliğe yol açan en temel unsur olan Japonya’nın yeniden askerileştirilmesi sürecine izin vermiş hatta teşvik etmiştir.229

Kore savaşı, öncelikli olarak Korelilerin kendi iç meselesi olarak gözlemlenebilir;

ancak İngiltere, Amerika ve Çin’de geçmişte yaşanan iç savaşlarla mukayese edildiğinde Kore savaşı, dış müdahalelerle şekillenmesi bağlamında önemli bir fark yaratmıştır.230 Savaş sırasında Çin’in araya girmesiyle gerçekleşen müdahale, KDHC’nin varlığını sürdürebilmesini sağlayan gelişmelerden olmuştur. Çin’in hamlesiyle BM güçleri, Seul’ün ileri kısımlarına kadar çekilmiş; ancak daha sonra

227 Ibid

228 Michael Schaller, ‘The Korean war: the economic and strategic impact on Japan, 1950–1953’. In William Stueck (ed.) The Korean War in World History. Lexington, KY: University of Kentucky Press, 2004; Halevi, Joseph. ‘US militarism and imperialism and the Japanese “Miracle”’. Monthly Review, Vol. 53, No. 4, 2001

229 Ibid

230 Tim Beal, op.cit, s.51

67

askerden arındırılmış bölgeye kadar geri gelmiştir ve iki yıl boyunca süren şiddetli çatışmalar sınırdaki kontrol bölgelerinde pek bir değişiklik yaratmamıştır.231

Yürütülen faaliyetlerde BM Komutanlığı’nın adı geçse de aslında gelişmelerde ABD söz sahibi olmuştur. Amerikalılar gücün çoğunluğunu oluşturmaktaydı ve ateş gücü, lojistik, malzeme bağlamında da daha baskındı. Ancak; Amerikan rolünün en belirgin olduğu nokta emir, komuta olarak ifade edilebilir. Ateşkes 1953 yılında imzalandığında iki imza sahibi vardı; KDHC ve ÇHC adına Kore Halk Ordusundan General Nam Il, BM adına Amerikan ordusundan Korgeneral William K.Harrison ateşkes anlaşmasının imzacıları olmuştur. 232

Kore savaşı ve ardından yaşanan gelişmelerde Amerika’nın müdahalesiyle kıyaslandığında, Çin’in müdahil olması nispeten daha kısa sürmüştür; son Çinli birlikler 1958 yılında geri çekilmiştir. Sovyetler Birliği, çok fazla materyal ve birtakım danışmanlar sağlamış olmasına karşın çatışmada doğrudan rol almamıştır. Ayrıca, Çin ve Rusya belirli bir süre sonra Kore Cumhuriyeti’yle ekonomik ve diplomatik bağlantılar kurmuştur.233

Bölgede yaşanan gelişmeler bağlamında KC ile Çin ilişkileri öyle ilerlemiştir ki;

KC, 2003 yılında Çin’in dördüncü en büyük ihracat pazarı ve üçüncü en büyük ithalat kaynağı olmuştur nitekim Çin, KC’nin en büyük ticaret ortağı olmaya devam etmektedir. ABD ile KC ilişkisi ise farklı şekillenmiştir, ABD KC’nin varlığını sürdürmesine yalnızca destek olmamış, aynı zamanda KDHC’ye karşı güçlendirmiştir.

ABD, o zamandan beri Güney Kore’ye hâkim olmaya devam etmektedir, bu duruma bir örnek teşkil etmesi bakımından KC-ABD Birleşik Kuvvetler komutanının bir Amerikalı, yardımcısının ise Güney Koreli olduğu vurgulanabilir. 234

ABD, Kore’de 37.000’e yakın Amerikan Birliğini barındırmanın yanı sıra, bölgede üslere sahip olmuştur, özellikle Okinawa’daki üsleri ön planda olmuştur. Kore yarımadasını nükleerleştirmiştir. ABD, Kore savaşı sırasında ve o zamandan itibaren

231 Ibid

232 Ibid

233 ‘Gen. Shin detained over embezzlement’. Korea Times, 9 May 2004

234 Ibid

68

birkaç kez nükleer silah kullanmayla tehditte bulunmuş ve ateşkes anlaşmasına aykırı olacak şekilde 1958 yılından itibaren Güney’de nükleer silah konuşlandırmıştır.235

1967 yılında, nükleer savaş riski 950 savaş başlığı sayısı ile zirveye ulaşmıştır.

Zamanla teoride, yerel konuşlandırılmanın gereksiz bulunmasıyla Başkan George H.Bush 1992 yılında nükleer silahları kaldırmıştır; ancak bu konu KDHC tarafından tartışmalı bir konu olarak ifade edilmiştir. 236 Kuzey Kore’nin iddiası genellikle çoğu gözlemci tarafından reddedilmiştir; ancak Güney Kore basınında çıkan haberlere göre, 2004 yılında Japon Kyodo ajansı tarafından elde edilen belgeler farklı bir gerçeği ortaya koymuştur. Kyodo’ya göre, gizliliği yeni kaldırılmış belgeler; ABD’nin 1991 yılında tüm nükleer savaş başlıklarını resmen çektiğini iddia etmesine rağmen, Güney Kore’de en az 1998 yılına kadar nükleer silah bulundurduğunu göstermiştir.237

Dahası; ABD, Kore’de kullanılmak üzere yeni nesil nükleer silah geliştirmeyi açıkça tartışmaya devam ederken, KDHC’nin nükleer silahlarından vazgeçmesini talep etmiştir.238 ABD ve Kuzey Kore’nin nükleer silahları, Kore yarımadasındaki nükleer faaliyetlerin dönüm noktası olması bağlamında Kore savaşının mirası başlığının altında yer alması gereken önemli unsurlardır; bu konu daha kapsamlı bir şekilde bir sonraki bölümde ele alınacaktır.

Belgede REJİM GÜVENLİĞİ BAĞLAMINDA KUZEY KORE’NİN NÜKLEER FAALİYETLERİ VE BÖLGESEL YANSIMALARI (sayfa 76-83)