• Sonuç bulunamadı

Benim sorum Öncelikle Gökhan Bey’e olacak. Her iki konuşmada Gerçi rıza konusunda bilgilendirme yaptı ama ben şunu merak ediyorum aslında siz istediğiniz bilgileri beyanı kişilerden sigorta ettirenlerden ya da sigortadan alabiliyorsunuz değil mi? Buna bir engel ve sıkıntı yok aslında. E peki bunu alabilmenize rağmen sizin tenzih ederim tabii genel olarak sigorta şirketlerine ithafen soruyorum alabilmenize rağmen niçin peki diğer yol- larla ayrıca veri almaya uğraşıyorsunuz işte bunu neden buluttan vesaire analistlerden dışarıdan veri alınmaya çalışılıyor? Aslında bütün bu bilgileri istendiği takdirde kişiler verilebiliyor ki zaten yaptırımı da var gerek ceza yaptırımı gerek özel hukuk anlamı da yaptırımı da söz konusu buna rağmen kişiden değil de yasayı da birtakım kuralları aşıp başka kurumlardan başka yerlerden bu veriler alınmaya çalışılıyor. Sorumun devamını da size soracağım. Sizce yaptırımlar mı yeterli değil acaba yanlış beyana yönelik? Bunu soracaktım bunu merak ettim. Acaba yaptırımlar yeterli değil mi uygulanmıyor mu? Ne dersiniz bu konuda?

Gökhan Gürcan

Tamam, birinciden başlayalım. Yangın ve hırsızlık sigortasında itfaiye gibi, itfaiyeden bilgi alma hakkı var mı gibilerinden bir soru vardı. Onu şöyle söyleyelim sonuçta yangın sigortaları veya konuttaki aslında ruhsat iskâna ve imar iznine dayanmaktadır. Dolayı- sıyla iskân ve imar izni de aslında itfaiyeden vesaireden izinlerin alınmış olduğu prensibi altında şey yapılmaktadır kabul edilmektedir. Diğer taraftan evin aslında beyan etmemiş bir riski olabilme ihtimali belki şu anda aklıma gelmiyor ama yok gibi durmaktadır. Sağ- lığı özendirici uygulamalarla aslında bu iş teşvik edilmesi gerekmiyor mu? Bu çok doğru bir saptama. Şimdi sağlık sigortacılığı maalesef biz hasar demiyoruz tazminat diyoruz tazminat ile prim arasında sıkışmış durumda. Bizim özellikle şirket olarak yapmaya ça- lıştığımız şey önleyici sağlık hizmetleri alanına odaklanmaya çalışıyoruz ki aslında has- talık olduğu zaman tazminatın ödenmesi tabii ki görevlerimizin ana hatlarından biri olacak ama önemli olan kişinin sağlıklı kalmasını sağlayacak hizmetler sunabilmekte. Bu noktada aslında biz ve diğer şirketler de emek sarf ediyorlar ve toplumun daha sağlıklı olabilmesi için mesela şöyle uygulamaya yapabiliyoruz. Eğer ki kişi spor salonu kullanı- yor ise veya düzenli spor yapıyorsa ya da kişi 10.000 adım atıyorsa ya da 5.000 adım fara- zi cümleler kuruyorum. Bu tarz bir yaşam tarzını benimsemiş kişilere indirim verebilme veya işte artı prim uygulamama gibi teşvik edici aslında bonus dediğimiz uygulamalarla da sağlıklı olmaya teşvik ediyoruz. Amacımız çünkü tazminat gerçekleştiği zaman tabii

ki ödemek ama amacımız tazminatın ve minimum düzeyde gerçekleşmesini sağlamak dolayısıyla da kişi başına düşen primin de minimum düzeyde oluşmasını yönetmek ve de toplumun geneline aslında ulaştırabilmek. Diğer taraftan 25 yıl tazminatı yok diz problemi oluyor 25 yıl sonra diz problemi olursa zaten mevcut mevzuatlarda buna sürp- rim de uygulayamazsın bunu kapsam dışında da bırakamazsın diyor. Dolayısıyla böyle vakalar olmaz. Ama olursa da o burada da o sigortalının hukuk yolu açıktır. Genelde hukuk sigortalının lehine karar verir zaten. Burada haklı bir durum vardır. Bir soruda beyefendi çalışanlar mı kurumlar mı muhatap dedi. Aslında ikisi de muhatabımız hem çalışanlar hem kurumlar muhatabımız. Çalışanlar sigortalı eden ettiren olarak kurumsal sigorta ettirenler olarak çalışan da sigortalı olarak muhatabımız. Burada tabii genelde evet sektörün %60’ı kurumsal işlerden oluşur. Çünkü potansiyel sigorta olarak adlandı- racağımız belki kapitalist sistemi üzerinde baktığımız zaman bazen söylediniz cümleler ağır gelebilir ama maalesef bu gerçek. Keşke böyle olmasa, keşke bu cümleleri kullanmak zorunda kalmasak… Ama sisteme kurumlar, kurumlara ulaşarak biz bilgileri toparlıyo- ruz ve çalışanlardan beyan olur sağlık beyanı ama genelde kurumlar beyan alınmaksı- zın sigortalatma olayını tercih etmektedirler. Dolayısıyla genelde kurumlarda çalışanlar özellikle büyük kurumlarda çalışanlar da hangi hastalığı olursa olursun sigortalanırlar ve hangi hastalığına ilişkin hangi tazminat gerçekleşirse gerçekleşsin onlar da ödenir. İmcede kar yoktur diyor. Evet doğrudur imecede kar yoktur ama imece bir örnektir. Ör- nekten bunu çıkarıyor olmanız çok anlatmaya çalıştığım husus değil aslında. Bir araya geliyoruz risklerimizi toparlıyoruz ve o risklere ilişkin olarak günün birinde birisinin tazminatının yüksek gelmesi durumunda bunu paylaşıyoruz. Burada yönetici şirketinde bir tabii ki yönetim gideri alma hakkı aslında sistemin özünü oluşturuyor diye anlatma- ya çalıştım. İyi izah edememiş olduğumu düşünüyorum. Eğer beyefendi dedi ki bilgiler zaten alınıyor dedi sağlık kurumlarından niye hala değişik mecralardan bilgi toparlama- ya çalışıyorsunuz? Onu bir örnek olarak verdim bilgi toparlamaya çalışmıyoruz şu anda teknolojinin gittiği yer orası streaming adlı streaming analitik adlı çalışmalar var. Günün sonunda sizler zaten bizler hepimiz bilgilerimizi öyle ya da böyle paylaşıyoruz dedim. Si- gorta şirketleri dataanalytics uygulamaları deminki streaming uygulamaları ile bilgileri toparlayıp herhangi bir uygulama yapmıyorlar.

Yrd. Doç. Dr. Ayşegül Buğra

Özel olarak bana yöneltilen bir iki tane not ettiğim soru var. Bir tanesi Avrupa Birliği hukuk düzenlemelerinde bizim hukuk düzenimize benzer bir durum söz konusu mu? Kişisel Verileri Koruma Kanunu yürürlükten kalkan Avrupa Birliği Veri Koruma Yö- nergesi ’ne benzer bir düzenleme. 2016’da Avrupa Birliği’nde yürürlüğe girmiş olan AB Veri Koruma Regülasyonu Yönerge ’den farklı olarak köklü değişiklikler içeriyor, örne- ğin unutulma hakkı gibi. Bizim hukukumuz o anlamda henüz geride.

Gelen başka bir soru ise sigorta şirketlerinin sağlık verilerini neden başka yerlerden ta- lep ettiği idi. Sigorta şirketleri dolandırıcılığın önlenebilmesi için de bazı araştırmalar yapabiliyor. Sigorta dolandırıcılığı yapıldığına ilişkin bazı veriler de türlü merkezlerde tutuluyor, örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nde. Dolayısıyla aslında sigorta şir-

ketlerinin veri talebi dolandırıcılığın olup olmadığını takip edebilmek için bir nevi be- yanların kontrol edilebilmesini sağlıyor. Söyleyebileceklerim bu kadar şimdilik, başka bir soru yoksa.

Doç. Dr. Gürkan Sert

Aslında konuyu konuşurken şu başlıkların özellikle özel sigortalar bağlamında çok önemli olduğunu vurgulamak gerekiyor. Bu kurumlarla yani sağlık hizmetini sunan ku- rumlarla hastalar arasındaki ilişkilerin niteliğinin belirlenmesi ve bunlar arasındaki bu ilişkiye göre sigorta şirketiyle bir paylaşımında belirlemeler yapılması çok önemli yani çünkü ilgili bilgilerin ilgili dosyaların tarafımıza gönderilmesi gibi bir yazı geldiği za- man bütün dosya mı gidecek? O hastalıkla ilgili bir dosya mı gidecek? Veri mi gidecek veyahut da sigorta şirketlerinin özel hastanelerde bulunması, dosyalara bakabilmesi, dosyaları inceleyebilmesi tartışmaları. İkinci olarak daha geniş bir başlıkta özel sağlık sigortalarının bir sosyal hakkın karşılanması ödevinin de göz ardı edilmemesi gerektiği tartışılmalı gündemde tutulmalı. Belki bu anlamda hem özel sigortalar için olumlu bir adım olabilir hem de hastalar için olumlu bir adım olabilir. Ve ayrımcılığı özel sigor- taların. Bu ayrımcılık konusunun evet belki özel sigortalarla karşıdan bir adım atılırsa belki adım atmaya hazırdır ama bunlar hiç konuşulmuyor ya da gündeme gelmiyor en azından. Bunun bir ayrımcılık oluşturacağı konusu havuzu kirleten hastalar anlamında tırnak içinde söylüyorum. Ve bütün bu tartışmaların içerisinde özel hayatın korunması ya da özel hayatın gizliliği hakkının sert kabuğunun çok iyi tarif edilmesi lazımdır. Sağlık alanında özel hayatın gizliliği hakkının sert kabuğunun çok geniş bir başlık altında de- ğerlendirilmesi gerektiği hususu da özel sigortacılık bağlamında tartışılabilmeli ve bilgi asimetrisi konusunda konusu en başta sorgulanması gereken konu olmalı belki hocam sunumunda da üzerinde durduğu konu oydu. Bu keyifli sunumlar için güzel cevaplar için çok teşekkür ediyorum. Saygılar sunuyorum.

VE ETİK

Oturum Başkanı: Eczacı Sinan Usta

Türk Eczacıları Birliği

Kişisel Sağlık Verilerini Korumada Devlet ya da Kamu Nasıl Etik Olabilir?

Prof. Dr. Harun Tepe

Değerli katılımcılar herkese günaydın. Bu sabahki oturumunuz kişisel sağlık verileri ve etik başlıklı olan oturum. Hepiniz hoş geldiniz. Bu oturumda ülkemizde etik denince ilk akla gelen isimlerden biri olan Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Sayın Profesör Doktor Harun Tepe bizlerle birlikte olacak. Kendisinin bu alanda birçok yayını ve bildirisi bulunuyor. Etik ve meta etik, teorik etik, pratik etik ve meslek etikleri biyoetik terimleri sözlüğü başlıklı kitapları bu yayınlarından bazıları. Bugün bizlere ve- receği konferansta kişisel sağlık verilerini korumada devlet ya da kamu nasıl etik olabilir konulu. Malumunuz etik çok farklı disiplini ilgilendiren bir konu. Bugünkü oturumu- muz bağlamında ise özellikle son yıllarda devlet bilimleri ve kamu yönetimi alanında sıklıkla karşımıza çıkan kavramlardan birisi. Kamu yönetiminde devlette etik tartışma- larımızın hız kazanması modern kamu yönetimi sistemlerindeki dönüşümlerle ilgili. 1960’lardan bu yana gelişmiş yahut gelişmekte olan hemen bütün ülkelerin gündemle- rinde kimi zaman yönetimin demokratikleştirilmesi ve şeffaflaştırılmasını da içeren yeni kamu yönetim paradigmasının temel meselelerinden de birisi Devlette etik. Devlette etik, devleti oluşturduğu varsayılan tüm erklerin organların kurumların işleyişinde ve kamu politikalarında evrensel etik ilkelerine bağlı olmasını zorunlu kılıyor. Devlette etik özgür yurttaşlığa dayalı ve adil toplumsal düzeni mümkün kılan araçlardan bir tanesi. Ancak meseleyi sadece kamu görevlerinin ve idarecilerinin etik kodları kurallara uygun davranması şeklinde bireysel davranışlara indirgeyen dar bir alana hapseden bireysel- ci anlayıştan öte devletin kamunun sistemsel olarak nasıl etik üzerine şekillenebileceği üzerine kafa yormak da gerekiyor. Yani devlet politik bir varlık olduğu gibi aynı zamanda etik bir varlık olarak da nasıl kurgulanacak? İşte değerli hocamız bu sorulara yanıt ara- maya kongremiz bağlamında da hasta mahremiyeti ve kişisel sağlık verileri korumada devletin ve kamunun etik olabilirliği tartışmaya açacak bize. Değerli hocamızı kürsüye davet ediyoruz. Buyurun sayın hocam.