’’MOĞOLİSTAN’IN ULUSLARARASI ÖRGÜTLERLE İLİŞKİLERİ”

199  Download (0)

Tam metin

(1)

T.C

ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER BÖLÜMÜ

ANABİLİM DALI

YÜKSEK LİSANS TEZİ

’’MOĞOLİSTAN’IN ULUSLARARASI ÖRGÜTLERLE İLİŞKİLERİ”

TEZ DANIŞMANI: Prof. Dr. Mustafa AYDIN

Hazõrlayan: Enezaya AVIRMED Öğrenci No: 04912423

Ankara, 2007

(2)

T.C.

ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI

’’MOĞOLİSTAN’IN ULUSLARARASI ÖRGÜTLERLE İLİŞKİLERİ”

Yüksek Lisans Tezi

TEZ DANIŞMANI: Prof. Dr. Mustafa AYDIN

Tez Jürisi Üyeleri

Adõ ve Soyadõ İmzasõ

………... ...

………..………… ...

………... ...

... ...

... ...

... ...

(3)

İÇİNDEKİLER

KISALTMALAR………..VI

GİRİŞ……….……….1

BİRİNCİ BÖLÜM: MOĞOLİSTAN ÜLKE BİLGİLERİ A. Cengiz Han Dönemi……….6

B. Büyük Moğol Devleti………...8

C. Cengiz Han'õn Takipçileri………...11

D. Moğol Devleti’nin Rönesansõ………12

İKİNCİ BÖLÜM: MOĞOLİSTAN’IN DIŞ POLİTİKASI A. MOĞOLİSTAN’IN DIŞ POLİTİKASINI ETKİLEYEN ANA ETKENLER………..17

1. Coğrafya……….17

2. Nüfus ve Etnik Yapõ………...…..19

3. Toplumsal ve Kültürel Yapõ………...22

4. Ekonomik Yapõ………...28

5. Askeri Yapõ……….40

B. MOĞOLİSTAN’IN DIŞ POLİTİKASI………....…….42

1. Moğolistan’õn Dõş Politika Konsept………...………42

Bir. Genel esas………42

(4)

İki. Moğo listan’õn Dõş Siyaset Polit ikasõ………..43

Üç. Dõş Ekono mi Po lit ikasõ………..46

Dört. Bilim Tekno lo ji Dõş ilişkiler Po lit ik asõ……… .48

Beş. Medeniyet ve kült ür Dõş ilişkiler Po lit ikasõ………....49

2. Moğolistan’õn Milli Güvenlik Konsepti………....51

Bir. Genel esas………...52

I. Milli Güvenlik Yap õsõ……….53

II. Milli Güvenliği etkile yen faktörler………..54

III.Milli güvenliği sağlama yo llarõ ve taahhüdü…………54

IV.Milli Güvenliğ i sağ lama Sistemi………..………..55

V. Milli Güvenlik İst ihbarat Hazinesi……….56

İki. Moğo listan Egemenliğ i………..56

Üç. Toplum-Devlet sisteminin güvenliği…………..………59

Dört. Vatandaşlõk özgürlüğü ve özgürlüğünün korunmasõ….…61 3. Moğolistan’õn Dõş İlişkileri ve Dõş Politikasõ………...64

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: MOĞOLİSTAN’ IN ULUSLAR ARASI ÖRGÜTLERLE İLİŞKİLERİ A. MOĞOLİSTAN’IN ULUSLARARASI ÖRGÜTLERE ÜYELİĞİ………...72

B. ULUSLARARASI ÖRGÜTLER VE BÖLGESEL BÜTÜNLEŞME……….75

(5)

1. BİRLEŞMİŞ MİLLETLER VE MOĞOLİSTAN………..75

A. MOĞOLİSTAN’IN BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÜYELİĞİ………75

B. İŞBİRLİĞİ ALANLARI………81

1.Barõş ve Güvenliğin Korunmasõ, Silahsõzlandõrma……….….82

1.a. Moğolistan’õn Güvenliği ve Nükleer Silahlardan Arõndõrõlmõş Bölge Statüsü…83 1.b. Moğolistan’õn BM’nin Barõş Koruma Operasyonlarõna Katõlõmõ………....85

1.c.Uluslararasõ Terörizme Karşõ Mücadelede Moğolistan’õn Rolü………...87

2. Kalkõnma için Yapõlan İşbirlikleri………..88

2.a. Milenyum Kalkõnma Planõ ve Amacõ……….….88

2.b. Denize Çõkõşõ Olmayan Ülkeler Sorunu……….…….90

2.c. Dünya Ticaret Örgütü……….….92

2.d. UNIDO ………95

3. İnsan Haklarõnõn Korunmasõ ve Demokrasinin Güçlendirilmesi…………96

3.a. İnsan Haklarõ………97

3.b. V. Uluslararasõ Yeni Demokrasiler Konferansõ ………..…99

3.c. Demokratik Ülkelerin İşbirliği………...100

4. Sosyal Kalkõnma……….……..101

4.a. Okur-yazar Olma Konusunda BM’nin 10 Senelik Çalõşmasõ…………..……..101

4.b. Sosyal Kalkõnmada Örgütlerin Görevi………..……….…103

4.c. Kõrsalda Yaşayan Kadõnlarõn Hayat Standartlarõnõn Yükseltilmesi…………104

4.d. İlkokullarda Öğle Yemeği Programõ………..105

5. Kültürel Mirasõn Korunmasõ………...…..105

6. Sürdürülebilir Kalkõnmanõn Sağlanmasõ ve Çevrenin Korunmasõ………107

6.a. Sürdürülebilir Sosyal Kalkõnmanõn Sağlanmasõ………107

(6)

6.b. Çevre Korumasõyla İlgili Antlaşma ve Konseptler………108

6.c. Afetlerden Koruma……….………113

C. BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’İN MOĞOLİSTAN’A YAPTIĞI YARDIMLAR VE DOĞURDUĞU SONUÇLAR………..114

1. BM’nin Kalkõnma Programõ……….…116

2. BM’nin Çocuk Fonu………...….117.

3. BM’nin Nüfus Fonu ………118

4. BM’nin Çevre Programõ………..……119

5. BM Bünyesindeki Diğer Organlar……….…..120

6. BM Yardõmlarõnõn Sonuçlarõ ………..………….121

D. MOĞOLİSTAN’IN BM ÜYELİĞİNİN YARARLARI………...122

2. MOĞOLİSTAN - AVRUPA BİRLİĞİ İLİŞKİLERİ………128

A. ALA VE TACIS PROGRAMLARI………...……131

B. TİCARİ İLİŞKİLERİ……… 135

C. AVRUPA BİRLİĞİ YARDIMLARI………..………..138

3. ASYA PASİFİK BÖLGESİ VE KUZEY DOĞU ASYA……….…..140

A. APEC……….……….140

B. ASEAN BÖLGESEL FORUMU ( ABF )………..144

C. KUZEY DOĞU ASYA EKONOMİK FORUMU ………...…..145

(7)

2. Kuzey Doğu Asya’nõn Güvenliği………...……157

3. Ticari ve Ekonomik İlişkileri………..….159

4. Kültür, Eğitim ve Bilim………161

5. Çevre……….163

SONUÇ……….………..…….165

KAYNAKÇA……….. 171

EKLER………....180

I. Moğolistan Temsilcilerinin Önerip BM Genel Kurulunda Onay Alan Bazõ Kararnameler ………..…….…180

II. Moğolistan’da BM ile Ortak Düzenlenen Toplantõ ve Konferanslar...…182

III. Büyük Moğol Devleti’nin Kuruluşunun 800. Yõl Dönümü………184

IV. Moğolistan Harita………...…186

ÖZET……….……….……….187

ABSTRACT………...…………..189

(8)

KISALTMALAR

AB Avrupa Birliği

AKB Avrupa Kalkõnma Bankasõ ABD Amerika Birleşik Devletleri AİS Asya İşbirliği Sözleşmesi AKB Asya Kalkõnma Bankasõ ALA Asya, Latin Amerika ve Afrika BM Birleşmiş Milletler

BMKP Birleşmiş Milletler Kalkõnma Programõ ÇHC Çin Halk Cumhuriyeti

DTÖ Dünya Ticaret Örgütü EİT Ekonomik İşbirliği Teşkilatõ MDHP Moğolistan Devrimci Halk Partisi MHC Moğolistan Halk Cumhuriyeti RF Rusya Federasyonu

SSCB Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği UAD Uluslararasõ Adalet Divanõ

AITIC Agency for İnternational Trade İnformation and Cooperation Uluslararasõ Ticaret Enformasyon İşbirliği Ajansõ

APEC Asia Pacific Economic Cooperation Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği Örgütü ASEAN Association of Southeast Asian Nations

(9)

D 8 Developing Eight Kalkinmakta olan 8 ülke

ECO Economic Cooperation Organization Ekonomik İşbirliği Örgütü

IFAD International Fund for Agricultural Development Uluslararasõ Tarõm Kalkõnma Fonu

ILO International Labour Organisation Uluslararasõ Çalõşma Örgütü IMF International Monetary Found

Uluslararasõ Para Fonu

IRI İnternational Republican İnstitute Uluslararasõ Cumhuriyetçiler Enstitüsü GATT General Agreement on Tariffs and Trade

Tarifeler ve Ticaret Genel Anlaşmasõ GEF Global Environment Facility

Dünya Çevre Fonu

ODA Official Development Assistance Resmi Gelişme Yardõmõ

SAARC South Asian Association for Regional Cooperation Güney Asya Bölgesel İşbirliği

TACIS Technical Aid to the Commonwealth of Independent States Bağõmsõz Devletler Topluluğuna Teknik Yardõm

UNCTAD United Nations Conference on Trade and Development Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkõnma Konferansõ

(10)

UNESCO United Nations Educational,Scientific and Cultural Organization Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü

UNIDO United Nations Industrial Development Organization Birleşmiş Milletler Sõnai Gelişme Örgütü

UNFPA United Nations Fund for Population Activities

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu

USAID United States Agency for International Development Amerika Birleşik Devletleri Uluslararasõ Yardõm Programõ WMO World Meteorological Organization

Dünya Meteoroloji Organizasyonu WTO World Trade Organization

Dünya Ticaret Örgütü WHO World Health Organization Dünya Sağlõk Örgütü

(11)

GİRİŞ

’’Moğolistan’õn Uluslararasõ Örgütler ile İlişkileri’’ konulu bu tez, Moğolistan’õn uluslararasõ örgütler ile ilişkileri bağlamõnda dõş politikasõnõ ele alacaktõr. Moğol halkõnõn tarihi, gelenekleri yanõnda Moğolistan’õn devlet yapõsõ ve uluslararasõ ortama entegrasyonu da incelenecek konular arasõnda yer alacaktõr.

Moğolistan 1921’de bağõmsõzlõğõnõ ilan ettikten sonra 1991 yõlõna kadar SSCB etkisi altõnda komünizme dayalõ bir rejimle yönetildi. SSCB, Çin Halk Cumhuriyeti ile birlikte Moğolistan’õn sõnõr komşusu olmanõn yanõnda dõş politikasõna da yön veren bir ağõrlõğa sahipti. Bu süreçte Moğolistan’õn BM ile 1961 yõlõnda başlayan ilişkileri ise dõş politika alanõnda bir başka ağõrlõk noktasõnõ oluşturmaktaydõ.1

1990 sonrasõ esen hõzlõ değişim rüzgârlarõ Balkanlarõ ve Kafkaslarõ olduğu gibi Orta Asya’yõ da etkisi altõna aldõ. Doğu Blok’una üye ülkeler bir biri ardõna bağõmsõzlõklarõnõ ilan ederken, uluslararasõ ilişkilerde de yeni yapõlarõn oluşturulmasõ çabasõna girildi. Örneğin SSCB’nin dağõlmasõ ertesinde kurulan Bağõmsõz Devletler Topluluğu (BDT) böyle bir çabanõn sonucu olarak ortaya çõktõ. Aynõ dönemde Kuzey Doğu Asya’da da bölgesel bir örgüt kurma arayõşlarõ baş gösterdi. Moğolistan’õn yeni dönem dõş politikasõ işte bu arayõşlar içinde şekillendi.

En genel anlamda Soğuk Savaş'õn ardõndan yaşanan küreselleşme sürecinde uluslararasõ sisteme eklemlenme çabasõ olarak tanõmlayabileceğimiz Moğolistan dõş politikasõnõn, sõnõr komşusu ülkeler dõşõndaki devletlerle ilişkilerinin miladõ da bu tarihlere dayanmaktadõr. Ancak bugüne kadar bu ilişkileri konu alan ve/veya

1 SUKHBAATAR, G., Mongoliin tuuh sudlal, Ulaanbaatar, İnterpress, 2000, s. 78

(12)

Moğolistan’õn Uluslararasõ Örgütlerle ilişkileri bağlamõnda siyasi ve kültürel tarih açõsõndan köklü bir geçmişin günümüze yansõmalarõnõ inceleyen araştõrma pek bulunmamaktadõr.’’Moğolistan’õn Uluslararasõ Örgütler ile ilişkileri’ konulu bu tez söz konusu açõğõ kapatmaya dönük bilimsel araştõrma olma çabasõ içindedir. Bundan sonra yapõlacak çalõşmalara da dayanak noktasõ olmayõ hedeflemektedir.

Araştõrma için başvurulan kaynaklarõn başõnda çeşitli kütüphane arşivlerinden elde edilen yayõnlar gelmektedir. Kullanõlan belgele birincil kaynaklara dayanmamaktadõr. Yukarõda değinildiği gibi Türkiye'de de Moğolistan üzerine yapõlan çalõşmalar çok azdõr. Bu konudaki kaynak sõkõntõsõ Moğolca ve İngilizce kaynaklar aracõlõğõyla aşõlmaya çalõşõlmõştõr.

Moğolistan’õn dõş ilişkileri ve dõş politikalarõ değişik düzlem ve kapsamlarda incelenecektir. Bu konuda çeşitli kuramlara dayalõ araştõrmaya yön verilecek ya da karşõlaştõrmalõ yöntemler kullanõlacaktõr. Bu çalõşma, bir ilk olduğu ve kaynak konusundaki sõnõrlar da göz önüne alõndõğõnda daha çok betimlemeye dönük bir anlatõm benimsenecektir.

Bu bağlamda başlõca sorulacak sorular şu şekilde sõralanabilir: Moğol dõş politikasõ nasõl belirlenmiştir? Moğolistan’õn komşularõyla ve bölge devletleriyle ilişkileri nasõl seyretmiştir? Moğolistan’õn uluslararasõ ve bölgesel işbirliği girişimlerindeki yeri nedir?

Çalõşma Moğolistan’õn ilk BM’ye üye olduğu 1960’lardan günümüze 50 yõl gibi bir zaman dilimini kapsamaktadõr. Moğolistan 1960’larda elde ettiği ekonomik ve sosyal konulardaki önemli kazanõmlarla birlikte uluslararasõ alana girmiştir.

BM’ye üye olduktan sonra başkaca uluslararasõ örgüt ve kuruluşlara da üye olmaya

(13)

barõş ve güvenliği sağlamak için yaptõklarõna ortak olmuştur. BM’nin Moğolistan'da gerçekleşmekte olan geçiş sürecini aktif olarak desteklemesi Moğolistan'õn uluslararasõ alanda daha aktif olarak faaliyette bulunmasõnõ sağlamaktadõr. Sonuçta bir anlamda BM üyeliği Moğolistan için uluslararasõ arenada boy göstermeye başlamasõ açõsõndan bir milad olmuş ve böylece bugünkü Moğolistan yeni dõş politikasõnõn temelleri atõlmõştõr. Bu politikanõn en belirgin özelliği ise “tarafsõz, açõk kapõ” politikasõ olarak tanõmlanabilir.

Çalõşmanõn birinci bölümünde Moğolistan’õn tarihi, kültürel ve coğrafi yapõsõ ve de ülke bilgileri yer alacaktõr. İkinci bölümde ise Moğolistan’õn dõş politikasõnõ etkileyen ana etkenler ele alõnmaktadõr. Bu etkenler arasõnda ekonomi, kültür, gelenek, tarih, nüfus, askeri ve coğrafi konum diğerlerine oranla daha ağõr basmaktadõr. Hangisinin hangi durumda ağõrlõk kazandõğõ ise dõş ilişkinin kurulduğu ülkeden ülkeye farklõlõk göstermektedir. Ancak genel olarak ekonominin en güçlü etken olduğu söylenebilir. Hiç kuşkusuz her ülkenin iklimi ve doğal kaynaklarõ o ülkenin ekonomisini şekillendirmektedir. Buna bağlõ olarak insanlarõn yaşam biçimi, kültürü, geleneği değişiklik göstermektedir. Moğolistan açõsõndan baktõğõmõzda belki de çok az örnekte görülebilecek ölçüde bu değişkenlerin etkinliği gözlenmektedir.

Bundan sonra ele alõnacak Moğolistan dõş politikasõnda yeni dönemin en dikkat çekici yanõ bütün kanunlarõn gözden geçirilmiş olmasõdõr. Dõş politikanõn oluşturulmasõnda ve uygulanmasõnda da çõkarlar ve kurallar yeniden ele alõnmõş ve buna bağlõ olarak dõş politika mekanizmasõnda da değişiklikler meydana gelmiştir.

Moğolistan Dõş Politika ve Milli Güvenlik konseptleri bu bağlamda çalõşmada yer verilecek önemli belgeler arasõnda bulunmaktadõr.

(14)

Moğolistan’õn dõş ilişkilerini incelemeye dönük bir çabada Moğolistan'õn en eski iki komşusundan biri olan Rusya'yla ilişkisinin öncelikle ele alõnmasõ kaçõnõlmazdõr. Nitekim çalõşmada Moğolistan ile Rusya arasõnda günümüzde var olan ilişkiyi anlamak için 1990 öncesine göz atmakta yarar görülmüştür. Çünkü bugün yaşanmakta olan gelişmeler ve sorunlarõn temeli 1990 öncesinde yatmaktadõr.

Rusya ile ilişkiden sonra Moğolistan'õn diğer sõnõr komşusu Çin ile ilişkiler ele alõnacaktõr. Moğollarõn Çinlilerle derin ilişkileri vardõr. Bugün Moğol halkõnõn Çinlilere karşõ güvensizliği devam etse de siyasi ve ekonomik alanda birçok gelişmeler kaydedilmiştir.

Moğolistan'õn ikili ilişkilerinin ele alõndõğõ bölümünde komşularõyla ilişkilerinin ardõndan, Moğolistan için mutlak bir yenilik olan ABD ile ilişkiler de ele alõnacaktõr. Soğuk Savaş sonrasõnda tüm dünyaya "tek süper güç" olduğunu dayatmaya çabalayan ABD, bu çerçevede Moğolistan ile de ilişki kurmuş ve Uzakdoğu politikasõnõn bileşenleri içine Moğolistan'õ da eklemiştir. Komşu ülkeler ve ABD'nin ardõndan bölge ülkeleri Japonya ve Kore de Moğolistan'õn yer aldõğõ coğrafyada önemli roller oynamaktadõr. Bu nedenle ikili ilişkiler incelenirken bu bölge devletlerine değinilecektir.

Tezin en önemli noktasõ olan üçüncü bölümünde Moğolistan’õn BM, AB ve Asya Pasifik bölgeleriyle ilişkileri incelenecektir. Moğolistan'õn yeni dönem dõş politika parametrelerinden birini de Avrupa Birliği ile ilişkiler oluşturmaktadõr.

Soğuk Savaş sonrasõ yeni kurulmakta olan dünya düzeninde bir güç odağõ olarak AB'nin önemi artmõştõr. AB’nin Maastricht Antlaşmasõ çerçevesinde Moğolistan'a olan yardõmõ artõrmasõ AB ile Moğolistan arasõndaki ilişkiyi geliştirmiştir. Bu

(15)

noktada söz konusu bu ilişkinin gelişmesinin asõl nedeninin AB'nin Orta Asya’ya olan ilgisine bağlõ olduğu akõlda tutulmalõdõr.

Moğolistan'õn içinde bulunduğu coğrafyadaki bölgesel örgütlerle olan ilişkileri ise bir başka inceleme alanõ olarak seçilmiştir. Soğuk Savaş'õn sona ermesiyle Uzakdoğu'da yaşanan gelişmeler bölgesel bir ekonomik işbirliği örgütünü doğurmuştur: APEC’in kuruluşundan bu yana kõsa bir süre geçmiş olmasõna rağmen APEC çok yol kat etmiş ve Uzakdoğu'daki güvenliğin uzantõsõ olmuştur.

Moğolistan'õn bu bölgede yer almasõ ve APEC'e üye olmak istemesi nedeniyle bu örgüt ile olan ilişkiler de çalõşmada mercek altõna alõnacaktõr.

Moğolistan'õn üyesi olduğu bir başka bölgesel örgüt ASEAN Bölgesel Forumu ise çalõşmada yer verilecek diğer inceleme konusudur. Asya Pasifik bölgesinde güvenliğin, barõşõn ve istikrarõn sağlanmasõ için Moğolistan'õn gösterdiği çabalar bu Foruma katõlmasõyla daha da anlam kazanmõştõr. Bu bağlamda son olarak Moğolistan'õ yakõndan ilgilendiren Kuzey Doğu Asya Ekonomik Forumu incelenecektir. Dünyada söz sahibi olan büyük devletlerin bu bölgede yer almasõ Moğolistan açõsõndan önem taşõmaktadõr. Moğolistan'õn katõldõğõ projeler ve önemli olan Tumen Nehir Havzasõnõn Kalkõnma Projesi ele alõnacak önemli konulardandõr.

Son tahlilde Moğolistan’õn Uluslararasõ Örgütler ile ilişkilerinin en önemli tarafõ, Uluslararasõ Örgütlerin Moğolistan Dõş Politikasõna etkileri ve bu konuda araştõrmacõnõn görüşleri ise sonuç bölümünde yer almaktadõr.

(16)

BİRİNCİ BÖLÜM

MOĞOLİSTAN ÜLKE BİLGİLERİ

Bugünkü Moğolistan topraklarõnda neolitik çağda, küçük göçebe avcõ kabileler ve çobanlar yaşõyordu. Arkeolojik bulgular ve tarihsel veriler, hayvancõlõğa dayalõ göçebe bir yasam biçimi olan eski Moğol kabilelerinin otlaklarõ ve kamp yerleriyle belirli bir toprağa bağlõ olduklarõnõ göstermektedir. Genellikle güçlü komşu devletlerin yönetimi altõnda yaşayan Moğollar, ilk kez Cengiz Han döneminde bağõmsõz ve birleşik bir güç olarak tarih sahnesine çõkmõştõr. Bu süreç, ayni zamanda geleneksel kabile sisteminin çökmesi ve yerini hiyerarşik feodal yapõya bõrakmasõ sonucunu doğurmuştur.2

A. CENGİZ HAN DÖNEMİ

M.S. 555'te Jujan Hanlõğõ, Altay Türkleri tarafõndan yenildi ve beş asõr boyunca Türk halklarõ (Türk, Uygur ve Kõrgõz) tarafõndan yönetildi. Bu zaman zarfõnda, yerli Moğollar bugünkü Moğolistan'õn doğu ve kuzey doğu bölgelerinde birbirinden bağõmsõz küçük Hanlõklar kurarak yaşadõlar. O zamanda en geniş aşiretler, Khamag (Tüm) Moğollar, Karayitler, Merkitler, Naymanlar ve Tatarlardõ.

Hayvancõlõkla geçinen Moğol aşiretlerinin temel zenginliği, koyun, keçi, at ve sõğõrdan ibaretti. Esas olarak Nayman'lar tarafõndan yetiştirilen az sayõda deve vardõ.

At, günlük taşõma vasõtasõ ve savaşta, avda ve yürüyüşte güvenilir bir arkadaştõ.

Feodal bölünmede ve savaşlarda, khuree (ailelerin daire şeklinde yerleşmeleri), ani ataklara karşõ savunma olarak yaygõn şekilde kullanõldõ.

(17)

Klan siteminin, geleneklerin ve dini inançlarõn (Şamanizm) izleri, feodal üretim yapõsõnõn hâkim olmasõndan sonra bile sürdü.

XI..asrõn başlarõnda Khamag Moğollarõ, Orta Moğolistan'daki gevşek bir konfederasyonun yönetici klanõ olarak temayüz etti. Khamag Moğol Ulusu, Khabul Han tarafõndan idare edildi. Onun en başarõlõ nesebinden biri Yesügey Batar idi.

Yesügey Batar, en büyük Khamag Moğol aşireti olan Taichuudlarõ yönetiyordu.

Timuçin, geleceğin Cengiz Han, 1162'de Onon õrmağõnõn yukarõ yataklarõnda, Deluun Boldog'da Yesügey Batar’õn çadõrõnda dünyaya geldi. 1170'te Yesügey Batõr Tatarlara esir düştü ve ölümünden hemen sonra Ulus'u parçalandõ.

Dul karõsõ Oelun ve çocuklarõ uzun bir süre mahrumiyet içinde yaşadõ. Ancak büyük oğlu Timuçin, aşõrõ enerjik, atak ve zeki olarak yetişti. Timuçin, babasõ tarafõndan söz kesilmiş olan, Kongrad aşiretinin reisi Dei Setsen'in kõzõ Börke ile evlendi. Kõsa bir süre sonra, Karayitlerin reisi Tuğrul Hanla bir anlaşma yaparak, diğer aşiretlerle hâkimiyet mücadelesine girişti. 1184'te Yesügey'le geçineme-yen Merkitler, Timuçin'in kampõna saldõrdõ. Kan kardeşi Wan Khan ve Jadran aşiretinin prensi Camoka'dan yardõm alan Timuçin onlarõ ağõr bir yenilgiye uğrattõ. Ancak Timuçin-Camoka dostluğu çok uzun sürmedi. Çünkü her ikisi de Khamag Moğollarõnõn başõna geçmeyi amaçlõyordu. Timuçin Karayitlerin Tuğrul Han'õ ve şüpheci oğlu Senguni ile yollarõnõ ayõrdõ. Bir seri büyük mücadelelerden sonra, 1205'te, bütün Tatar aşiretlerini yendi ve bütün Moğol Hanlõklarõnõ hâkimiyeti altõna aldõ.3

B. BÜYÜK MOĞOL DEVLETİ

3 DAMDİNSUREN, Ts., Mong oliin N uuts T ovchoon, Ulaan baatar, Ulsyn Khevleliin Gazar, 1990. s. 97.

(18)

Moğol Devletinin oluşum süreci “Moğollarõn Gizli Tarihi” adõndaki kitapta anlatõlmaktadõr. 1206'da, Onon nehri kõyõlarõnda Moğol Prenslerinin bir Büyük Ku- rultayõnda Timuçin, birleşik Moğol devletinin tek yöneticisi ilân edildi ve kendisine Cengiz Han unvanõ verildi. Cengiz Han’õn ilkeleri ve koyduğu kurallar, bütün Moğol milletinin gelenekleri ve devlet adamlõğõ mirasõ olarak yaygõnlaştõ. Cengiz Han kanun ve geleneklere büyük önem veriyordu ve birleşik Moğol devletinin hükümranlõğõna getirildiği zaman devletin gücünü artõrmak için bir seri tedbirler aldõ..

Cengiz Han devlet gücünü arttõrarak ve merkezileştirerek imparatorluğun ku- zey ve batõ sõnõrlarõnõn güvenliğini sağlama aldõ. Cengiz Han'õn yabancõ ülkelerle kurduğu ilişkiler "Altõn Argamj (Altõn Bağ)" olarak bilinir. Bu politika, komşu ülkelerle barõşõ sürdürmeyi ve dostane ilişkiler geliştirmeyi amaçlardõ. Ancak o za- manlar komşularla ilişkiler, bu politikalarõ hayata geçirmeyi zorlaştõrõyordu.

Moğollarõn doğu, güney ve batõdaki komşularõ özellikle merkezi bir Moğol devletinin ortaya çõkõşõndan ve Moğol aşiretlerinin birleşmesinden memnun değillerdi. Tangudlar ve Çin Hanedanõ, güç kullanmaya yönelik politikalara başvuruyorlardõ.

1209 sonbaharõnda Cengiz Tangud ülkesine fethetti. Zuçi, Çağatay, Ögeday ve Tuluy ve kardeşi Kasar ile birlikte Çin Hanedanlõğõna karşõ bir kampanya başlattõ ve 1215'te başkent Pekin'i aldõ. 1216'da Khar Kidanlarõ üzerinde hâkimiyet kurdu.

Moğol İmparatorluğu o tarihlerde Orta Asya'nõn ve doğu Türklerinin birçok devletini bünyesine almõş ve Harezm sõnõrlarõna ulaşmõştõ. 1218'de Cengiz Han,

(19)

gönderdi. Sõnõr şehri Otrar'da kervan yağmalandõ ve elçi öldürüldü. Daha sonra olayõ araştõrmak üzere Harezm'e gönderilen üç Moğol görevlisi, orada hakarete maruz kaldõ. Yüksek mahkeme bu durumu Moğol devletinin barõşçõl ticari ve politik ilişkiler politikasõna bir darbe olarak algõladõ ve savaş kararõ aldõ.

1221'de Harezm'i işgal eden Moğol birlikleri, Buhara ve Semerkanlõ aldõktan sonra Ürgenç'i aldõ. Daha sonra Cengiz Han'õn en küçük oğlu Tuluy, Moğol birliklerini Afganistan ve Kuzey Hindistan'a sevk etti. Büyük Moğol kumandanlarõ Zev ve Sübüdey kumandasõndaki birlikler 1221 'de Gürcistan ve Azerbaycan'õ aldõ.

Bununla, Moğol liderler görevlerini yerine getirdiklerini düşündüler. Ancak Moğolistan'a dönmeden önce, birliklerini dinlendirmeye ve kuzey ve batõdaki topraklar hakkõnda daha fazla bilgi kazanmaya karar verdiler. Dinyeper nehri ağzõnda kamp kurdular ve casuslarõ kõsa zamanda Doğu ve Orta Avrupa'ya dağõldõ. Bu sõrada Kiev prensi Mstislav kumandasõndaki 80 bin kişilik bir Kuman-Rus karõşõmõ ordu, Moğol kampõna karşõ atağa geçti. Zev ve Sübüdey barõşõ zorladõlar; fakat murahhaslarõ öldürülünce, 1223'te Kalka nehri kõyõlarõnda Mstislav' in kuvvetlerine hücuma geçip kuşattõlar.

Altõ yõllõk savaştan sonra Moğol devleti batõda Karadeniz'e kadar uzandõ.

Cengiz Han, diğer dinlere ibadet hakkõnõ güvenlik altõna alan ve dini hoşgörüsüzlük ve düşmanlõğõ önleyen kararlar yayõnladõ. Askerlerine ve subaylarõna, fethedilen ülkelerin kilise ve tapõnaklarõnõ tahrip etmekten sakõnmalarõnõ buyurdu ve din adamlarõna yönelik onlarõ askerlik ve vergiden muaf tutan politikalar uyguladõ. Onun çevik atlõ ordusu ve şehirleri ele geçirmeyi kolaylaştõran Çinli ve Müslüman kuşatma-savaş uzmanlar grubu, dünyanõn o zamana kadar gördüğü en etkili savaş enstrümanlarõndan birini oluşturuyordu.

(20)

1225'in sonbaharõnda Cengiz Han, altõ yõl süren seferden sonra ülkesine döndü. Yokluğunda biriken haberlere göre, Siya Tangud devletinin yöneticileri Çin Hanedanõ ile gizli bir anlaşma yapmõşlar ve Moğollara karşõ düşmanca politikalar geliştirmişlerdi. Böylece I226'da Tangudlara karşõ diğer bir büyük sefer başladõ ve 1227'de başkent Irgai fethedildi. Aynõ yõl bir av esnasõnda yaralanan Cengiz Han, 25 Ağustos 1227'de öldü. Cengiz Han Moğol İmparatorluğunun kurucusuydu ve devletin sõnõrlarõnõ bütün Merkezi ve Orta Asya'yõ içine alacak şekilde genişletmişti.

Komşu düşman devletlere karşõ peş peşe düzenlenen seferlerden sonra Moğollar XIII-XV.asõrlarda Avrasya'nõn büyük bir bölümünü ele geçirdiler ve Altõn Ordu, İran'da İlhanlõlar, Hindistan'da Büyük Moğol Devleti ve Çin'de Yuan İmpara- torluğu gibi birçok geniş imparatorluklar kurdular.

Böylece Cengiz Han, 20 yõllõk yönetimi esnasõnda, doğu ile batõ arasõnda, daha sonra "Pax-Mongolika" denen ilk büyük irtibatõ başlattõ. O zamanlar bütün büyük ticari ve siyasi ilişkiler Moğolistan'õn başkenti Kara Kurum üzerinden yürü- tülüyordu ve Fransa'dan elçilerin, Gürcü ve Ermeni yöneticilerinin oğullarõnõn, Rus prenslerinin ve Çinli memurlarõn akõşõ durmak bilmiyordu.4

Büyük Moğol Devletinin kurulmasõ, Moğol aşiretleri arasõndaki mücadeleye bir son verdi ve Moğol milletinin birliği için istenen şartlarõ temin etti. Moğol dili, kültürü ve geleneklerini de içeren bir göçebe medeniyetinin gelişmesi için imkân doğdu.

1204'te Cengiz Han Moğolca için yazõ sistemi geliştirdi. Bilgiye çok değer verdi ve danõşmanlarõ olarak birçok bilgin, usta ve memur çalõştõrdõ. Nayman aşiretinden bir memur, Tatatunga ve Yekyui Chutsai Cengiz Han'õn mahkemesinde

(21)

görev yaptõ. Tarihçiler, Moğollarõn bu kudretli imparatorluğunun kuruluşunu, olumlu ve olumsuz yanlarõyla çalõşmaya devam etmektedir; fakat hâlâ açõklõğa kavuşamamõş birçok yönü bulunmaktadõr. Meselâ, sadece yarõm milyonluk nüfusuyla Moğol İmparatorluğu, dünyanõn toplam 100 milyon, yani Moğollarõn 200 katõ, nüfusa sahip 40 devletini fethetmeyi nasõl başardõ? Bu sorunun yanõtõ şimdiye kadar hiç kimse tarafõndan verilemedi.

C. CENGİZ HAN'IN TAKİPÇİLERİ

Büyük Han'õn son isteğine uygun olarak Moğol Devleti dört oğlu arasõnda pay edildi. En büyükleri Zuçi, İrtiş õrmağõnõn batõsõndaki topraklarõ aldõ. Ortancalarõ olan Çağatay'õn mirasõ Sõrderya ile Amuderya õrmaklarõ arasõndaki bölge oldu.

Üçüncü evlat Ögeday'a. Batõ Moğolistan ve Tarbagatay egemenliği verildi. Geleneğe uygun olarak en küçük evlat Tuluy'a da, babasõnõn tarihi topraklarõ miras kaldõ.

1229'daki Büyük Kurultay, Ögeday'õ Cengiz Han'õn resmi varisi seçti.

Ögeday ismi, Moğol İmparatorluğunun gelişmesindeki birçok yenilikle birlikte anõldõ. Ögeday, imparatorluk boyunca hõzlõ haberleşmeyi ve yöneticilerin emniyetli seyahat etmesini sağlayan ve XX. asõr ortalarõna kadar devam eden düzenli bir atlõ posta servisi kurdu.

1230'da Ögeday İran'a birlikler gönderdi, bu birlikler 1231–1239 arasõnda Kafkasya'yõ da aldõ. Cengiz Han'õn vasiyetinin rehberliğinde, Ögeday, güney Çin'deki Song Hanedanõyla Çin üzerine ortak hareket yapmak üzere taktik bir an- laşma yaptõ ve 1231 'de Çin İmparatorluğunu ezmek ve Kuzey Çin'in fethini tamamlamak üzere bir sefer düzenledi.

(22)

Moğol İmparatorluğunun dördüncü Kaan'õ Munkh (1251–1259) iki askeri sefer başlattõ. Biri, kardeşi Kubilay (Moğol Yuan devletinin kurucusu) tarafõndan yönetilen, Çin'in fethiydi.

Mançu hâkimiyetinde geçen dönem, Moğol tarihinde en soğuk dönemdir.

Mançuryanlar Moğol devletini bu zaman zarfõnda dünyadan kaldõrdõ ve Moğollar baş aşağõ kapatõlmõş bir çanağõn içinde (kapalõ kutu) gibi yaşadõlar.

D. MOĞOL DEVLETİ’NİN RÖNESANSI

XX. asõr başlarõnda Khalkh Moğollarõ üzerindeki dâhili ve harici baskõlar Mançu yönetiminin yõkõlmasõna yol açtõ. Mançu King İmparatorluğuna direniş bütün toplumu sardõ. 1900'de, Uliastay'da askerler isyan etti. Ikh Khure'de, Çin ve Mançu'ya karşõ, ikiyüzyetmişbeş yõl Mançu hâkimiyetinde kalan Lamalarõn başkaldõrõsõ oldu. Bogd Han tarafõndan yönetilen Moğol direniş hareketi, bütün ulusa yayõlmõştõ.

1 Aralõk 1911 'de Dõş Moğolistan denilen bölge, Manchu hâkimiyetine karşõ bağõmsõzlõğõnõ ve bütün Moğolca konuşan ahalinin birliği niyetini ilân etti. 29 Aralõk 1911'de Bogd Javzundamba, "Herkes Tarafõndan Yüceltilmiş" unvanõ ile din ve devletin başõna getirildi ve devlet Moğolistan adõnõ aldõ. Bogd Han, İç İşleri, Dõş İşleri, Savaş, Maliye ve Adalet Bakanlõklarõnõ kurdu. Böylece XX. asrõn başlarõnda, milli özgürlük hareketi Moğolistan'a eski devlet statüsünü ve bağõmsõzlõğõnõ geri getirdi. Ancak bu durum Çarlõk Rusya ve Çin'in yayõlmacõ politikalarõ yüzünden daha ileri gitmedi.1919'da Çin, Moğolistan, Rusya ve Çin arasõndaki üçlü anlaşmayõ bozarak Moğolistan'a girdi ve Niislel Khuree'yi aldõ. Bu milli özgürlük hareketinin hõzlanmasõna yol açtõ ve 1921’de S.Danzan. D.Bodoo ve D. Sukhbaatar tarafõndan

(23)

yönetilen Khalkh Moğollarõ, (modern Moğolistan'da dominant etnik grup; Khalkh kalkan veya koruyucu demektir) Moğolistan'õn bağõmsõzlõğõnõ ilan etti.

11 Temmuz 1921, bağõmsõz Moğolistan devletinin kuruluşunu kutlama günü olarak kabul edilmiştir. O zamandan beri halk ihtilâlinin zafer günü olan bu gün, milli bir bayram olarak kutlanmakladõr.

1921 ile 1924 arasõnda Moğolistan bir monarşiydi.5 Fakat 1924'te Bogd Kaan'õn ölümüyle, 1990'a kadar süren tek partili Sovyet stili bir cumhuriyet oldu.

XIX. asõr sonunda batõlõ tarihçiler ve araştõrmacõlar tarafõndan ulus olarak neredeyse tükenmiş olarak görülen ülke, hayvan yetiştiriciliği, tarõm ve endüstri gibi alanlarda dikkate değer bir ilerleme başardõ.

Nüfus XIX. asrõn sonunda iki milyonun üzerine çõkarak üçe katlandõ ve yõllõk büyüme hõzõ % 3,5’a yükseldi. Sadece 80 yõl kadar önce, halkõn çoğu cahil iken, 1960'la, Moğol Halk Cumhuriyetinde hemen her yetişkin okuyup yazabiliyordu. Bu, eğitimin manastõrlar tarafõndan sadece keşiş olmak üzere seçil- mişlere verildiği zamana kesin bir zõtlõktõ.

UNESCO Moğolistan'a, bütün okul çağõ çocuklarõnõn okula gittiği ve okuma yazma öğrendiği 1960'lar boyunca eğitimde sağlanan çarpõcõ ilerlemeyi belgeleyen özel bir ödül verdi. XX. asõr sanat, spor ve ilimde ilerlemeye tanõk oldu.

Moğol J. Gurragchaa, Moğollarõn ilk kozmonotu olarak bir Sovyet uzay gemisinde dünyanõn etrafõnõ döndü. 1960'larda ekonomik ve sosyal konulardaki önemli kazanõmlar yanõnda, ülke, uluslararasõ alana da girdi. 1962'de Moğolistan BM'e üye oldu ki hükümet bunu Moğolistan'õn bağõmsõzlõk ve egemenliğinin bütün dünya tarafõndan resmen tanõnmasõ olarak ilan etti.

5 SUKHBAATAR, G., 2000, s. 113.

(24)

1960'lardan İtibaren Moğolistan, uluslararasõ ilişkilerini, Avrupa, Kuzey Amerika, Afrika, Asya ve Avustralya'dan 106 ülkeyle (1990'a kadar) diplomatik ilişkiler kurarak, sosyalist blok olarak bilinen camianõn dõşõna genişletti.

1980'lerin ikinci yarõsõnda esen Doğu Avrupa’daki değişim rüzgârlarõ, Moğolistan'a da ulaştõ. Demokratik hareket, daha organize ve yeknesak olarak güçlendirildi. Demokrasiye doğru harekette Yeni Kalkõnma Birliği, Sosyal De- mokrat Hareket, Moğol Yeşiller Partisi, Moğol Milli Kalkõnma Partisi, Moğol Müstakil İşçi Partisi ve Moğol Sosyal Demokrat Partisi gibi siyasi partiler kuruldu.

Barõşçõl bir demokratik devrimin sonucu olarak ülkenin siyasi sistemi de değişti. 1990 Temmuzunda ilk serbest genel seçimler yapõldõ ve Moğolistan çok partili sisteme dayalõ parlamenter bir cumhuriyet oldu. Moğolistan, demokrasisini, 1996, 2000 ve 2004'te yapõlan parlamento seçimleri ve 1996, 2001 ve 2006'da yapõlan başkanlõk seçimleriyle bugüne kadar kanõtlamõş oldu.

Gelecek 15–25 yõl için temel milli hedefleri belirleyen Moğolistan Kalkõnma Konsepti Mayõs 1996'da Büyük Devlet Meclisi tarafõndan benimsendi. Bu belge, Moğolistan'õn kendine yeten bir ekonomi ile bir endüstri ulusu olmayõ, demokratik değerlere bağlõ bir politik sistemi ve kültürel ve manevî kalkõnmanõn yüksek de- ğerlerini amaçladõğõnõ ifade eder.

Zorluklara rağmen, Dünya Bankasõ ve Uluslararasõ Kalkõnma Ajansõ’nõn raporlarõna göre, gerekli reformlarõ gerçekleştiren Moğolistan, artõk demokratik bir ülkedir.

(25)

TEMEL GÖSTERGELER Resmi Adõ Moğolistan

Yerel adõ Mongol Uls

Eski adõ Dõş Moğolist an

Yönetim Şekli Parlamenter Demokras i

Cumhurbaşkanõ Enkhba yar NAMBAR (22 Mayõs 2005) Bağõmsõzlõk Tarihi 26 Kasõm 1921

Milli Gün 11 Temmuz

Anayasa 12 Şubat 1992

Haritadaki konumu Asya

Toplam sõnõrlarõ 8,161.9 km Yüzölçümü 1.565.500 km2

İklimi Çöl, kõtasal

Arazi yapõsõ Geniş çö l ve yarõ çö llükler, çimenlerle Kap lõ stepler, bat õ ve güneybat õda dağlar

Başkenti Ulan-Batur

Başkentin Nüfusu 942.000

Önemli Şehirleri Bayan-Ulg ii [100 bin]

Darkhan-Uul [86,5 bin]

Komşularõ ÇHC ve Rusya Federasyo nu

Sõnõr Uzunluklarõ

ÇHC 4.676,9 km RF 3.845 km

Nüfus 2.751.314 (2004 yõlõ so nu it ibariyle)

Resmi Dili Moğolca

Konuşulan diğer diller İngilizce, Rusça, Türkçe

(26)

Din Budist (%90) Müslüman (%6) Para Birimi Tugrik

Para birimi kodu MNT 1 USD = 1205 MNT

(Şubat 2005 it ibariyle)

İdari Yapõ

21 vilayet ve 1 büyükşehir

Arhangay, Bayanho ngor, Bayan-Ulgii, Bulgan.Darhan-Uul, Dornod, Dornogovi, Dundgovi, Zavhan, Govi-Alt ay,

Govi- Sumber, Hent ii, Ho vd, Hovsgo l, Omnogovi, Orho n, Ovorhangai, Selenge, Suhbaatar, Tov, Ulan-Batur, Uvs

Doğal kaynaklarõ Alt õn, Gümüş, Bakõr, Demir, Mo libden, Tungsten, Fosfat, Kala y, Nikel, Vo lfram

(27)

İKİNCİ BÖLÜM

MOĞOLİSTAN’IN DIŞ POLİTİKASI

A. MOĞOLİSTAN’IN DIŞ POLİTİKASINI ETKİLEYEN ANA ETKENLER

1.Coğrafya

Moğolistan, Orta Asya'nõn kuzeyinde yer almaktadõr. Moğolistan, 1.565.500 km2'lik yüzölçümü ile Asya'nõn en büyük yedinci ülkesidir. Kuzeyde Rusya ile 3485 km., güneyde Çin ile 4667 km. sõnõrõ paylaşmaktadõr.6 Ülke, doğudan batõya 2392 km. kuzeyden güneye 1259 km. uzunluğundadõr. Ülkenin denize çõkõşõ ve başka bir ülke ile sõnõrõ bulunmamakla birlikte, kuzey-batõ sõnõrõ Kazakistan'a oldukça yakõndõr ve arada 40 km.lik bir Rusya Federasyonu toprağõ bulunmaktadõr. Ortalama yükseklik, deniz seviyesin-den 1580 metredir ve Moğolistan deniz kõyõsõ olmayan 27 ülkeden biridir.7

Moğolistan'da dört mevsim hüküm sürmekle birlikte ilkbahar sonu ve sonbahar başõ süre aralõğõnda tarõm yapõlabilmektedir.

Moğol topografyasõ, dağlardan, tepelerden ve yüksek çõplak düzlüklerden oluşur. Üst Kretase ve erken Kuateraer (dördüncü) jeolojik dönemlerinde ortaya çõkan tektonik kökenli aşõnmõş dağ rölyefi (yer şekli) ve depresyonlarõ kuzeyde bolca görülür. Erozyon, Kretase periyodunun dördüncü döneminde yükselmiş tektonik depresyonlarda ve dağ silsilelerinin tepelerinde sõkça olur.

6 (2000) "Concept of Mongolia's Foreign Policy."

<http://www.extmin .mn/con cept of for eign poHcy.h tm> (02.09.2003).

7 Tseden damba Batba yar , Mongolia's Foreign Policy in the 1990'$, Ulaan baatar, Th e ln stitute for Strategic Studies, 2002, s. 19.

(28)

Moğolistan'õn 100’de 80’den fazlasõ deniz seviyesinden 1000 metre kadar yukardadõr. Batõda Moğol Altay dağlarõ, ince tepeler, çukurlar ve 4000 metrenin üze- rinde sarp kayalõk uçurumlarla 600–650 km. devam eder. Altay Tavan Bogd dağlarõnõn Khuiten doruğu 4374 metre ile ülkedeki en yüksek noktadõr. KHangay dağlarõnõn önemli bir kõsmõ, Moğolistan'õn merkezindedir. Mevcut durumda, özel koruma, Ulan-Batur civarõnda, 21 il ve 50 ilçe yerleşiminde toplam 20,6 milyon hektarlõk bir alanõ kapsamaktadõr. Bunlar, toplam ülke yüzölçümünün % 13,2’sini, ormanlõk rezervlerin %17,3’ünü, hidrosferin %55'İni ve nadir Hayvan ve bitki varlõğõnõn %40'tan fazlasõnõ teşkil eder.

Moğolistan bir kara ülkesi olup, üç büyük su çizgisi vardõr. Nehirler. Arktik Deniz, Pasifik Okyanusu ve Orta Asya İç Havzasõnõn iç su havzalarõna aittir.

Moğolistan, özel su ekosistemlerinden toplam 67000 km. uzunlukta akan 3811 nehir ve dereye, 500 km3 toplam hacme sahip 3000'in Üzerinde göle, 6900 civarõnda sabit kaynağa, 540 km2 alanõ kaplayan 190'in üzerinde buzula ve 250nin üzerinde mineral kaynağa sahiptir.

Moğolistan'da toplam 138 memeli, 449 kuş, 75 balõk, 6 amfibi ve 22 sürüngen türü tescil edilmiştir. Ayrõca 13,000in üzerinde omurgasõz hayvan türü bulunmuştur. Bunlar arasõnda 516 böcek, solucanlar, tatlõ su ve kara yumuşakçalarõ vardõr.

Moğolistan 2823 bitki türüne sahiptir. Hâlbuki bu rakamlar Merkezi Sibir- ya'da 2400 ve İç Moğolistan'da 2176dõr. 845 tõbbi bitki, 1000in üzerinde yem bitkisi, 173 gõda bitkisi, 489 süs bitkisi ve 195 diğer Önemli türler vardõr. Moğolistan'daki bitki türlerinin 2095i otsu, 348i odunsu ve çalõlõktõr. Bunlarõn içinde 17 büyük ağaç

(29)

alt çalõ, 6 otsu ve yemlik vardõr. Tarih öncesi çöl, orman, üçüncü dönem gölleri, savanlar ve Özellikle Buz Döneminden kalma, çoğu Moğolistan'a has, türler vardõr.

Ülke sert bir karasal iklime sahip bulunmaktadõr. Gece ile gündüz, yaz ile kõş mevsimleri arasõnda büyük sõcaklõk farklarõ görülmektedir. Yõlõn büyük bir bölümü soğuk geçmektedir. Eylül aylarõnda başlayan kõş mevsimi Nisan ayõ sonlarõna kadar kendini hissettirir. Kõş mevsiminde ortalama sõcaklõk -38° civarlarõnda seyret- mektedir. Dört ay kadar süren yaz mevsiminde sõcaklõk 10 ila 30 derece arasõnda değişmektedir.

Ülke soğuk bir iklime sahip olmasõna rağmen, aldõğõ yağõş miktarõ oldukça düşüktür. Yõllõk yağõş miktarõ ormanlõk bölgelerde 250–550 mm, bozkõrlarda 200–

250 mm ve Gobi çölünde 50–150 mm seviyelerinde olmaktadõr. Havadaki nem oranõ yok denecek kadar düşüktür.

2. Nüfus ve Etnik Yapõ

Moğolistan'õn nüfusu 2004 yõlõnda 2 milyon 750 bine ulaşmõştõr. Nüfus artõş hõzõ %1,43 olarak gerçekleşerek dünya nüfus artõş hõzõ ortalamasõna paralellik gös- termiştir. Toplam nüfusun %49.99'unu erkekler, %50.01'ini bayanlar oluşturmakta- dõr. Nüfusun %29,7’sini 0–14 yaş arasõ çocuklar, %66,7’sini 15–64 yaş arasõ,

%3,6’sõnõ 65 ve yukarõ yaşlardaki kişiler oluşturmaktadõr.

Nüfusun Yaş Gruplarõna Göre Dağõlõmõ

Yaş grubu Oran Erkek Kadõn

0–14 yaş %29.7 415.735 400.560

15–64 yaş %66.7 916.445 918.235

65 yaş ve üstü %3.6 43.205 57.134

(30)

Yaşam standartlarõndaki iyileşmeye paralel olarak, ortalama yaşam süresinin gittikçe artmaktadõr.

Nüfusun Cinsiyete Göre Dağõlõmõ: Toplam nüfusun % 49.99'unu erkekler (1.375.385), % 50.01'ini ise bayanlar (1.375.929) oluşturmaktadõr. Dünya genelinde olduğu gibi Moğolistan'da da kadõnlarõn ortalama yaşam süresinin erkeklere oranla uzun olduğu görülmektedir.

Moğolistan dünyanõn en seyrek nüfuslu ülkelerinden birisidir. Ayrõca, nüfusun büyük bir bölümü belli başlõ merkezlerde (örneğin, başkent Ulan Batur'da toplam nüfusun 1/3'ünden fazlasõ yaşamaktadõr) toplanmõştõr.8 Nüfus artõşõyla birlikte, nüfus yoğunluğu da artmaktadõr. Moğolistan'õn nüfus politikasõ, 2010–2015 yõllarõ arasõnda yõllõk ortalama nüfus artõş oranõnõn %1,8’in altõna düşmeyecek şekilde devam ettirilmesi için uygun koşullarõn sağlanmasõnõ hedeflemektedir.

Ortalama nüfus yoğunluğu, dünyadaki en az yoğunluklu ülkelerden biri olarak, kilo metre kareye 1,5 kişidir. Nüfus artõş hõzõ 1980'de yüzde 3,6 idi, resmi rakamlara göre 2000'de 1,4’e düştü. Bu dramatik düşüşe tepki olarak, Başkan, azalmanõn sebeplerinin araştõrõlmasõnõ ve Moğol gen havuzunun saflõğõnõn korunmasõnõ istedi.

Soy kütüğü tutma geleneğinin bütün aileler tarafõndan yeniden be- nimsenmesini buyurdu. Soy kütüklerini ve ata izlerini yeniden kurma çalõşmasõ, nüfus artõşõ için tercih edilecek bir sosyal, ekonomik, kültürel, bilimsel, tabii ve psikolojik ortam olarak görülüyor.

İstatistiksel verilere göre nüfusun %97,6'sõ okur-yazardõr. Nüfus artõşõna paralel olarak toplam çalõşan sayõsõ da artmõştõr.

(31)

Nüfusun Etnik Dağõlõmõ: Ülke nüfusunun %90'dan fazlasõ Moğol'dur.

Moğollarõn özü olan Khalkha etnik grubundan insanlar ülkenin tüm topraklarõna dağõlmõş olarak yaşamakta ve nüfusun %80'ini oluşturmaktadõr.9 Diğer önemli etnik gruplardan biri ise Kazaklardõr. Kazaklar, Moğolistan nüfusunun %6'sõnõ oluşturmakta ve çoğu ülkenin batõ bölgesinde yer alan Bayan-Ulgii vilayetinde yaşamaktadõr. Önemli sayõda Kazak 1990’lõ yõllarda Kazakistan'a göç etmekle beraber çoğu geri dönüş yapmõştõr.10 Moğolistan nüfusu, Kazaklar hariç Ural Altay dil grubundaki dilleri konuşmaktadõr. Bu gruptaki diller ise Khalkh, Dörvöd, Buryad, Bayad, Uriankhai, Zahchin, Darkhad, Torguud, Uuld, Myangad, Barga ve Üzemçin lehçelerinden oluşmaktadõr. Bunlara ek olarak, Rusça, İngilizce ve Türkçe konuşulan yabancõ diller arasõndadõr.

Böylece, Moğolistan, aslõnda aynõ etnik kökenden gelmiş tek bir aile oluşturan bütün dünya Moğollarõnõ çõkaran Moğol õrkõnõn ocağõ olarak görülmektedir.

Nüfusun Dinlere Göre Dağõlõmõ: Moğolistan nüfusunun % 6'sõnõ oluşturan Müslüman Kazaklar ve sayõlarõ çok az olan Khoton Moğol boyu dõşõnda halkõn % 92'si Budist, % 5,9’u Müslüman, % 2.1'i ise Hõristiyan'dõr. Ulan Batur'da 1990 yõlõn- dan sonra başlayan misyonerlik faaliyeti neticesinde, Hõristiyanlõğõ seçmiş olan Moğol vatandaşlarõnõn sayõsõnõn toplam nüfusun yüzde 4'üne ulaştõğõ tahmin edil- mektedir. Moğollar kendilerini Çin Konfüçyüs dünyasõnõn parçasõndan daha çok Hint-Tibet Budist dünyasõnõn parçasõ olarak görmektedir.

3.Toplumsal ve Kültürel Yapõ

9 Mongol Ulsyn Undesnii Statistikiin Gazar, Mongol Ulsyn Statistikiin Emkhtgel 2001, Ulaanbaatar, MUUSG Khevlel, 2002. s. 49

10BO R, Jugder , Mon gol Uls yn T or iin Gadaad Bodl og o, Diplomat yn Ulamjlal yn Zarõm Asuudal, Ulaanbaatar, Ulsyn Khevleliin Gazar, 1988. s. 59.

(32)

İlk ve Orta Dereceli Eğitim: Sosyalist dönemde, bütün anaokullarõnõ devlet yönetiyordu. Bunlarõn ilki 1930'da 30 çocukla Ulanbatur'da açõldõ. 1940'ta ülkede 40'õn üzerinde anaokulu vardõ.1980'lerin sonuna doğru, okul öncesi çocuklarõn dörtte biri, çoğu devlet hesabõna olan anaokullarõna gidiyor, temel fiziki, estetik ve okuma, yazma ve sayma da dâhil, çalõşma becerileri kazanõyordu. Piyasa ekonomisine geçişte, okul öncesi eğitim, ekonomik ve sosyal krizin kurbanõ oldu ve dolayõsõyla, okul öncesi eğitimi güçlendirme bir öncelik oldu. Bunu sağlamak üzere, 1995'te Bi- lim, Teknoloji, Eğitim ve Kültür Bakanlõğõ bir program benimsedi. Bu program, 1997 Aralõk'tan 2001 Mart'õna kadar, Hollanda hükümeti, İngiliz İşbirliği Projesi ve Çocuklarõ Koruma Vakfõ (İngiltere) tarafõndan uygulandõ.

1960'larla, okuma yazma bilmeyenlerin oram, ülke genelinde, UNESCO tarafõndan da tescil edildiği gibi, neredeyse sõfõrlanmõştõ.

1990'larm başõnda Milli ekonomik durum ülkeyi katõ şekilde değiştirdi ve açõk Pazar ekonomisine geçiş, merkezi eğitimi ağõr biçimde yaraladõ. Birçok öğretmen, düşük maaş yüzünden işi bõraktõ ve küçük işlerle uğraşmaya başladõ.

Kooperatiflerin çöküşüyle, ebeveynler kurtarabildikleri birkaç hayvanla çobanlõğa döndü ve çocuklar genellikle evde veya nahõrda yardõma kalmaya zorlandõlar. Geç 1990'lardan başlayarak eğitim durumu düzelmeye başladõ. Bunda bir etken, 1997'de başlayan ve ADB katkõ ve fonlarõyla desteklenen bakanlõk eğitim sektörü geliştirme programõydõ.

1995'ten beri eğitimde yenilikler içeren kanunlar eğitim sisteminde değişiklik yapmayõ sağladõ ve tüm eğitim sisteminin kalitesini artõrarak ve donanõmlarõ ve olanaklarõ yenileyerek ve öğrencilerin sosyal güvencesini artõrarak gelişmiş ülkelerin

(33)

itibaren, Moğol çocuklar, 7 yaşõnda 11 yõllõk öğrenime başlamak, üzere okula kaydolmaya başlamõşlardõr. Yeni ilk ve ortaokul eğitim standartlarõ geliştirilmeye başlandõ.

Yüksek eğitim: 1921’deki halk devrimi'nden sonra ülkedeki en İyi öğrenciler Rusya'ya veya diğer ülkelere gönderildi. 1926'da 40 Moğol öğrenci, yüksek eğitim için Almanya ve Fransa'ya gitti ve bunlar ilk Moğol aydõnlarõ oldu. İlk yüksek eğitim kurumu olan Devlet Üniversitesi 5 Mayõs 1942'de törenle açõldõ. Bu üniversite üç fakültede toplam 93 lisans ve 57 lisansüstü öğrenci ile ilk akademik yõlõna 5 Ekim 1942'de başladõ.

Bugün 10'dan fazla devlet üniversitesi ve enstitüsü mevcut olup, 1991'den beri de Mongol Business, Mongol Knowledge, Shikhikhutag. Shonkhor, Otgontenger ve Orkhon gibi özel yüksek eğitim kurumlarõ açõldõ. 2005–2006 akademik yõlõnda, 200'den fazla üniversite, enstitü, kolej ve mesleki eğitim merkezleri gibi yüksek eğitim kurumlarõnda 150.000 kadar öğrenci mevcuttur.

Bunun yanõnda Moğolistan, lisans ve lisansüstü öğrencilerini devlet anlaşmalarõ doğrultusunda diğer ülkelere de yollamaktadõr.

Bilim: Moğolistan bilimsel ve rasyonel bir geleneğe sahiptir. Cengiz Han, devlete hem İç hem dõş politikalarda oldukça fazla yardõm eden Filozoflar Meclisi'ne bilginleri çağõrõrdõ. Fonksiyonlara göre üyelere yer verilirdi; örneğin, bazõlarõ Kaan'õn emirlerini kaydeder ve onlarõ halka duyururdu.1264'te, Cengiz'in torunu Kubilay Han akademi kavramõndan esinlenerek Öğrenim Bilimi Enstitüsü kurmuştur. Burada kendi hedefleri ve görevlerine göre tüm bilginlere yer verilirdi.

(34)

Moğolistan'da bilimin orijinal hali, birçok yüzyõldan beri var olan göçebe yaşam tarzõna dayanõr, gerçi yerleşik uluslarõn kültürü, Moğollarõn tabii ve bilimsel bilgileri üzerinde çok büyük bir etkiye sahip olmuştur.

Okuma yazma: Moğolistan, kadõm ve özgün kültürüyle klasik bir doğu ülkesidir. Milli alfabesi, zamanõnda dünyanõn en çok bilinen 6. alfabesiydi. En eski anõt, Cengiz taş kitabesi 1225’ten kalmadõr ve Cengiz Han sartuul aşiretleri üzerine kazandõğõ zaferin kutlarken 500 metreden bütün hedefleri vuran bir kahramana, Esunkhui’ye ithaf edilmiştir. 1204' te Cengiz Han'in emriyle Moğol yazõsõna milli bir konum verilmiştir.

Moğol alfabesi birçok asõr yaşõndadõr, fakat göçebe yaşayõş biçimi ve askeri seferler yüzünden, bugüne çok az edebi anõt kalmõştõr.

1990’larda Moğol yazõsõ okullarda öğretilmeye başlandõ ve şimdi Moğollarõn nerdeyse yarõsõ bu eski yazõyõ okuyup yazabilmektedir. Devlet Yüksek Kuralõ resmi dille ilgili bir kanun çõkardõ. 1921 devriminden sonra Moğol yazõsõ, Moğolca’ya uyarlanmõş (35 harfli) ve 10 yõl içinde okuma yazma bilmeyenlerin hemen tamamen bitmesine yardõm eden bir Kril alfabesinin benimsendiği 1941'e kadar kullanõldõ.

Kitaplar ve Yayõnlar: Eski zamanlardan beri Moğollar kitaplara, üç kutsal eşyadan bir olarak saygõ duyarlar. Tarih göstermektedir ki, göçebe Moğolistan, üç en tahsilli doğu ülkesinden biri olarak görülürdü. Bununla birlikte, elimizdeki en eski tam metin 760 yaşõndadõr. Moğollarõn 2500 yõl önce yazabildikleri ve kitap yaptõklarõ bilinmektedir. Kitap Moğolistan'da bin yõl önce basõlmakta idi. Ganjuur bir xylografõk metotla Moğolca, Tibetçe ve Sanskrit'çe basõlmõştõ.

Edebiyat: Moğolistan sözlü ve yazõlõ edebiyatta büyük bir kültürel mirasa

(35)

folklor olarak, geniş ölçüde çocuk yetiştirmede kullanõldõ. Moğollarõn Gizli Tarihi, bir nesir ve nazõm bileşimidir. Gizli tarihin ruhunu ve stilini ortaya koymak üzere yapõlan çalõşmalar, Moğol nesir ve nâzõmõnõn, Cengiz Han'õn İki Savaş Atõ, Argasun Destanõ, Rhapsode, Yetim bir Delikanlõnõn Cengiz Han'õn Dokuz Kumandanõyla Söyleşisi gibi 13 anõt eserini içermektedir. Moğol edebiyatõ, tamamen bağõmsõz bir görüngü olarak gelişmekle birlikte, dünya, bilhassa Asya (Hindistan, Çin ve Tibet) edebiyatõyla sürekli etkileşim içinde oldu. Moğol edebiyatõnõn, Hun ve Cengiz Han dönemlerinden bugüne, 2000 yazarõnõn 10,000'den fazla çalõşmasõ 108 cilt halinde yayõnlanmõştõr.

Kültür: Moğol kültürü göçebelikten gelmektedir. Moğolistan'õn sert ve soğuk iklimi, çok geniş Gobi çölün varlõğõ bu topraklarda göçebe topluluğu dõşõnda başkalarõnõn yaşamasõna pek olanak vermemiştir. Moğol göçebe kimliği olduğu gibi kalabilmiştir. Moğolistan diğer Asya ülkelerinden farklõ olarak Avrupa kültürleriyle erkenden tanõşmaya başlamõştõr. Rus dilinin öğretilmeye başlamasõyla Moğollar, Rus ve dünya edebiyatõnõ okumaya, yeni teknolojiler hakkõnda bilgi sahibi olmaya başlamõş ve bütün bunlar Moğolistan'da hayat standardõn yükselmesine sebep olmuştur.1990'dan başlayarak demokrasinin gelişmesi Moğol kültürünün değişmesine sebep olan bir başka unsurdur. Medyada sansürün azalmasõyla Batõ kültürü televizyon, radyo, dergi, gazete ve Internet aracõlõğõyla Moğolistan'da yayõlmaya başlamõştõr. Moğol kültürüne uygun olmayan aşõn açõk seçik filmlerin gösterilmesi, gazetelerde boy boy çõplak kadõn resimlerinin basõlmasõ bazõ insanlarõn tepkisini çekmektedir. Bunun yanõ sõra bütün bu araçlar Moğolistan'da demokrasinin yeşermesine yardõmcõ olmaktadõr. İnsanlar istediği haberi dünya ile aynõ anda öğrenme fõrsatõna sahip olmuştur.

(36)

21. Yüzyõlda Moğollarõn göçebe kimliği konusunda halk arasõnda iki görüş mevcuttur. Birincisi Milli görüşü savunanlardõr. Bu grup "Moğollar Moğol kalmalõdõr" demektedir. Onlar Moğollarõn göçebe mirasõn saf kalmasõ ve göçebe kimliğin temel özelliklerini kolayca yok edebilecek Batõlõlaştõrma politikasõna karşõ çõkmasõ gerektiğini savunmaktadõrlar. İkinci görüşe göre 21. Yüzyõlda Batõ medeniyeti Rus medeniyetinden daha çok Moğollarõ etkileyecektir ve Moğollar 21.

Yüzyõlda rekabet edebilmek için bu göçebe kimliğini bõrakmalõdõr.Böylelikle 30 yõl içerisinde 2,5 milyon Moğol'un % 90'õnõn şehirleşmiş olacağõ tahmin edilmektedir.

Sanat: Geleneksel Moğol müziği, çok sayõda çalgõ aletine sahiptir ve insan sesini başka hiçbir yerde olmayan şekilde kullanõr. Moğol khuumi-i (boğazdan şarkõ söyleme) Urtiin Dõõu (Uzun hava) vb. çok kadim bir stil Moğol sanatta vardõr. 2005 Kasõmõnda Urtiin Duu, Dünya Sanat ve Kültür Varlõklarõ Mirasõ'na dahil edildi.

Diğer geleneksel müzikte küçük ve büyük davullar (damar) kullanõlõr. Solo veya şarkõcõ eşliğinde icra edilen belli başlõ çalgõ aletleri, at başlõ keman (morin khuur), birçok kopuz (tovshuur), bir tür trompet (buree), üç flüt türü (bİshguur, tsuur, limbe) ve üç ve dört telli aletlerdir (sHanz ve khuu-cir).Özellikle, Buryat ve Durvud etnik gruplarõnõn, morin khuur ve thovsuur ile icra edilen şarkõlarõ ve danslarõ, ayrõcalõklõdõr.Batõ Moğolistan'da tanõnan biyelgee dansõ, hem de tsam dansõ Moğol sanatõnõn önemli bir kimsidir.

Moğol Takvimi: Zurhain Ukhaan (hesap ve çizim sanatõ), astronominin orijinal bir formu, önemli bir göçebe başarõsõ olarak görülebilir. Gerçi bu astrolojiyle yakõndan ilgiliyse de gerçekte, gök cisimlerinin koordinatlarõnõ ve ay ve güneş tutulmasõnõn zamanlarõnõ hesaplama yollarõ vermek gibi hususlarla, ondan biraz daha

(37)

Moğol takvimi, on ikişer yõllõk beş devreye ayrõlmõş 60 yõllõk bir dönemden oluşan, devirli bir ay-güneş takvimiydi. Bu yõllarõn değişik havyam isimleri vardõ: sõçan, öküz, kaplan, tavşan, ejder, yõlan, at, koyun, maymun, horoz, köpek ve domuz. Her on iki yõllõk dönem, sõrayla, beş elementten biri (ateş, su, yer, odun ve demir) ve uygun bir renkle anõlõrdõ. Yõllarõn cinsiyeti de sõrayla değişirdi: sõçan, kaplan, ejder, at, maymun ve köpek erkek yõllar, buna karşõlõk öküz tavşan, yõlan, koyun, horoz ve domuz dişi yõllardõ.

Geleneksel Tõp: Moğolistan, temelde hayvan ve bitki preparatlan kullanarak, doğu tõbbõnõn çok özgün, geniş bir dalõnõ oluşturdu. Orta çağlarda halk ilâç bilimi, Tibet ilâç bilimiyle karõştõ, doğu tõbbõnõn dallarõndan birisi oldu, fakat bariaciin urlag (ameliyat) bazen yanlõş olarak kemik-yerleştirmeye daraltõldõ, gelişme yolu bugünlere kadar gecikti.

Moğol doktorlarõ, anatominin, fizyoloji ve hastalõk tedavisinin, tõbbi mad- deler ve psikosomatik yoga etkilerinin, Hİnt felsefesinin beş ana elementi (yer, su, ateş, hava ve uzay) tarafõndan belirlendiğini düşündüler. Aynõ zamanda, nabõz, akupunktur, uçuklatma, phlebotomy. Beş elementin enteraksiyonu ve fonksiyonlarõ ve mevsim ve zaman döngüleri Çİn astrolojisinin beş temel elementi (su, ateş, yer, demir ve odun) esasõnda belirleniyordu. Moğol doktorlar, hastanõn bütün vücudunun genel durumunun bir resmini çõkarõrlardõ. Bu, organ hareketlerinde kõsmi bir değişim ve sonuçta mümkün olan sapmalara da uygulanõr, sonra da anlaşõlabilir ve yüksek derecede bireysel tedavinin yönü seçilir ve tatbik edilirdi. Tõbbi preparatlarõn ve tedavi özelliklerinin, tõbbi bitkiler için nereye bakõlacağõnõ ve onlarõ ne zaman ve nasõl toplanõp işleneceğini bilerek, oldukça doğru bir değerlendirmesine sahiptiler.

(38)

Fizik matematik, nükleer fizik ve uzay fiziği, biyofizik, enlem ve boylam gözlemleri araştõrmalarõ yapõlmõş ve 119 yeni tõbbi bitki keşfedilmiştir.

MBA, bir Moğol Milli Atlasõ, Moğol Kõrõmõzõ Kitabõ ve beş ciltlik bir Moğol Tarihi yayõnlamõştõr. Moğol gen havuzu çalõşõldõ ve yeni bir insan geni bulundu ve Dünya sağlõk örgütü (WH0) tarafõndan tescil edildi.

Moğol biliminin dõş ilişkileri artõyor ve Moğolistan bilimde, Amerika. Rusya, Çin, İngiltere, Almanya ve Kore dâhil, 20 ülkeden bilimsel organizasyonlarla birlikte çalõyor.

4.Ekonomik Yapõ

Moğolistan 1990'dan bu yana Pazar ekonomisine dayalõ sisteme geçişte büyük ilerlemeler kaydetmiştir. Ekonomi, 1990'lara kadar yaklaşõk 70 yõl boyunca, katõ bir merkezi planlama modeline dayanmaktaydõ ve sosyalist ideoloji ve doktrinine uygun korumacõ ekonomi politikasõ izlemiştir. Özel mülkiyet tamamen yasaklanmõş olsa da diğer taraftan hükümet halkõn gõda, konut, õsõnma, iletişim, sağlõk ve eğitim koşullarõnõ minimum düzeyde sağlamaktaydõ. Böyle bir hayat tarzõ hükümetin kendisi için çok maliyetliydi. Bu maliyeti hükümet aynõ blokta yer alan devletler ve Soğuk Savaş sayesinde karşõlayabiliyordu. Bu hayat tarzõ göçebelerin zaten zayõf olan ekonomik düşüncesini iyice sõnõrlandõrõp girişimciliği önlemiştir.

Böyle bir toplumda halk temel ihtiyaçlarõnõ dõşardan kolaylõkla gelen kredilerle karşõladõğõ için herhangi bir güçlü işletmeye ihtiyaçlarõ yoktu ve insanlar hazõra alõştõklarõ için devlet tarafõndan beslenmeyi tercih etmekteydi.

Sosyalist sistemde "ekonomik kazanç", "ideolojik kazanç" gibi bambaşka anlam içermekteydi. İdeolojik olarak sosyalizmin ününü salarak geçen seneden daha

(39)

yüzyõlda daha çok kök salan "psiko-ekonomi" düşüncesi bugün de geçerliliğini korumaktadõr. Ekonomik kazanç ve gelişme neyi, nasõl ve ne kadar yapabildiğiyle ölçülürken psiko-ekonomide çok fazla duygusallõk ve psikolojik rekabet gibi etkenler toplam ekonomiyi belirlemektedir.11

Moğolistan Milli bütçesinin % 70'ini ideolojik birlikteliğinden dolayõ komünist ülkelerden borçlanõyordu. Kişi başõna düşen milli gelir diğer komünist ülkelerinkiyle kõyaslandõğõnda en düşük olanõydõ ve nüfusu ile kõyaslandõğõnda dünyanõn en büyük dõş borca sahip ülkeleri arasõnda yer almaktaydõ. Moğolistan'da özel mülkiyetin hiç sõnõrlandõrõlmayõp tamamen yasaklanmasõ diğer komünist ülkeleri bile şaşõrtabilmişti.12 XX. Yüzyõl boyunca dõş dünyadan ayrõ, kapalõ yaşadõğõ için Moğolistan halkõnõn piyasa ekonomisi hakkõnda bilgisi yoktu ve dõş göçmenlerin sayõsõ sõfõrdõ. Hür dünyada eğitim görmüş insanlar pek yoktu, bir bakama dünyadan ayrõlmõş -sürrealist bir ülkeydi.13

1989'da Moğolistan'da başlayan reform sayesinde Moğolistan piyasa ekonomisine geçme çalõşmalarõ başlatmõştõr. Dünyada piyasa ekonomisine geçişin iki temel şekli bulunmaktadõr. Birincisi, IMF ve Dünya Bankasõ'nõn kabul ettiği, gelişmekte olan ülkelerin reformunu yapõsal değişikliklerle beraber uygulayan ve makro ekonominin istikrarõnõ temel alan Doğu Avrupa modelidir. Doğu Avrupa modeli siyasi ve ekonomik alanda reformu somut, geri dönüşü olmayacak şekilde uygulamaya çalõşmaktadõr. Bunun için özelleştirme, özel sektör ve banka sistemini geliştirmesinde devlet denetiminin azaltõlmasõ gerektiğini savunmaktadõr, ikincisi, Asya modelidir. Bu model mikro ekonomiyi temel alan reformu benimsemektedir.

11 Baterdene Baabar,1999, s. 20.

12 BAYA RK HUU, Dash dor j, Mong ol Ulsiin Gadaad B odlog o, Olon Ulsiin Khariltsaany Tuukhen Zarim A s uudal, Ul aan baatar , MUIS Olon Ulsiin Khariltsanii Deed Surguuli, 1996. s. 45.

13 Bater den e Baabar , 1999, s. 29.

(40)

Asya modeli ekonomiyi denetleyecek siyasi sistemin gerekliliğini vurgulamaktadõr.

Moğolistan coğrafî bakõmõndan Asya kõtasõnda yer alsa da Doğu Avrupa ülkelerin modelini uygulamaktadõr. Bu durum eskiden aynõ siyasi ve ekonomik sisteme sahip olmasõndan kaynaklanmaktadõr.14

1991'de SSCB'nin Moğolistan'a yardõmõnõ kesmesi sonucu Moğolistan ekonomisinde büyük kriz yaşanmõştõr. Bunu izleyen serbest piyasa ekonomisine geçme çalõşmalarõ, fiyatlarõn serbest bõrakõlmasõ politikasõ mağaza raflarõnda sadece tuzun satõlmasõna sebep olmuştur. 1991'de Moğolistan'daki 6000'e yakõn fabrika ve işletme iflas etmiş ve buna bağlõ olarak bütün diğer faaliyetler durdurulmuştur. Bu dönemin anahtar sözlükleri liberalleşme ve istikrar olmuştur. Liberalleşmenin amacõ, fiyat ve ticareti devlet denetiminden uzak tutmak ve serbestleştirmektir, istikrarõn amacõ ise bütçe açõğõnõ kapatmak ve enflasyonu aşağõya çekmektir.15

Ocak 1991'den beri hükümet çeşitli kategorideki mal ve hizmet üzerindeki fiyat denetimini kaldõrdõ. Un (ekmek), kamu hizmetleri, ulaşõm, sağlõk, ev kirasõ ve içki gibi mallarõn fiyatlarõnõ arttõrdõ. 1989'a kadar neredeyse sabit olan enflasyon 1991'de % 121,2’e fõrladõ. Dõş ticari açõğõ 40 milyon dolar oldu. Şubat ayõnda 30 bin olan işsizlik sayõsõ Eylül ayõnda 80 bine ulaştõ. Temmuz ayõnda Moğolistan Merkez Bankasõ dolarõ 7 tugrik olarak devalüe etti.16

1992 yõlma gelindiğinde hükümetin en önemli politikasõ ticaret ve fiyatlarõn serbest bõrakõlmasõ ve banka reformlarõn gerçekleştirilmesi olmuştur.17 1992 yõlõn ilk yarõsõ bir önceki yõlõn aynõ dönemiyle kõyasladõğõnda endüstriyel üretim % 23,7

14 MUIS-iin Edin Zasgiin Sur guuli, Mongol Ulsy n Ediin Zasag, Ulaan baatar, Admon d Pr ess, 1999. s. 79.

(41)

oranõnda gerilemiştir.18 Enflasyon daha önce hiç görülmemiş seviyesine yükselerek

% 321 olmuştur.19

1993 başõnda hükümet istikrar politikasõ çerçevesinde anti-enflasyonist önlemler uygulamaya başlamõştõr. Endüstriyel üretim % 20 gerilemiştir. Enflasyon biraz düşüş göstererek % 268,4 seviyesine inmiştir. Moğolistan ekonomisi bu dönemde 13 yõl öncesine gerileyerek 1980 yõlõ seviyesine düşmüştür.20

1994'e geldiğinde 1991'de başlayan büyük kriz dönemi sona ermiş, Moğolistan ekonomisi büyümeye başlamõştõr. Büyüme dönemi 1998'deki Asya krizine kadar devam etmiştir. 1994'te enflasyon % 70'e inmiş, 4 yõllõk gerileyişten sonra GSMH % 2.5 artõş göstermiş ve ticari fazla 85.9 milyon dolar olarak kaydedilmiştir.21 Özel sektörün gelişmeye başlamasõyla üretimde artõşlar başlamõştõr.

1990'da sõfõr noktasõndaki özel sektör dört yõl içerisinde mülkiyetin % 63,7’sine sahip olmuştur.22 1990'dan Önce Moğolistan dõş ticaretinin % 94,2’si sosyalist ülkelerle yapõlõrken bu oran 3994 yõlõnda % 48,9 olarak gerçekleşmiştir. Bununla birlikte 1990'dan önce kapitalist ülkelerle yapõlan ticaret sadece % 5,8 iken 1994 yõlõnda % 51,1 olarak saptanmõştõr. Böylelikle dõş ticareti liberalleştirmek yoluyla bir ya da birkaç ülkeye bağlõ olan Milli ekonominin güvenliğini artõracak stratejik amaçlar gerçekleşmeye başlamõştõr.23 Bu olumlu gelişmelere rağmen bazõ sorunlar da kendini göstermektedir. İşsizlik 1991'den beri ikiye katlanmõş durumdadõr ve 2.2 milyon nüfusun dörtte biri fakirlik çizgisinin altõnda yaşamaktaydõ. Petrol ve doğal

18 BAT BAYA R, Tsed en damba, "Mon golia in 1992," Asian Survey, 33/1 (Jan uar y 1993), s.63.

19 GOYA L, Har i D., "A Devel opmen t Per spective on Mon golia,"Asian Sur vey, 39/4 (July/August 1999), s. 644.

20 MUIS-iin Ediin Zasgiin Sur guuli, op.cit.,s. 60.

21 SEVERING HA US, Sh eldon R., "Mon golia in 1994,"Asian Sur vey, 35/1 (Jan uar y 1995), s. 72.

22 MUIS-iin Ediin Zasgiin Sur guuli, op. cit., s. 48.

23 İbid., s. 50.

(42)

gaz fiyatlarõ yaklaşõk % 30 arttõrõldõ. Buna bağlõ -olarak tüketim mallan ve hizmetlerin fiyatlarõ da arttõrõlmõştõr.24

1994'te % 66 olan enflasyon oranõ 1995'te % 50'ye inmiştir. Genel göstergeler 1995'te de Moğolistan ekonomisinin büyüdüğünü göstermektedir.

GSMH, tasarruf ve döviz rezervleri artmõştõr. 1995 yõlõnda dünya piyasasõnda Moğolistan'õn ana ihraç mallan bakõr ve kaşmirin fiyatlarõnõn artmasõ ve petrol fiyatõnõn düşmesi Moğolistan ihracatõnõn artmasõna sebep olmuştur.25 Buradan baktõğõmõzda Moğolistan ekonomisi dõş etkenlerden çok etkilenmektedir. 1996 yõlõ büyük gerilimden sonra yükselişe geçen üçüncü yõldõr. İhracat artmakla beraber ithalat da artmaktadõr. 1997 yõlõnda bütçe açõk vermeye başlamõştõr. Dünya piyasasõnda Moğolistan'õn ana ihraç mallarõnõn fiyatõnõn düşmesi Moğolistan ekonomisini derinden etkilemiştir.26 Hükümetin makro ekonomik istikrar politikasõ meyvesini vermeye başlamõş, enflasyon % 15,6’a gerilemiştir. Mineral sektörüne olan yabancõlarõn ilgisi her geçen gün artmaktadõr. Parlamentonun serbest mineral kanununu kabul etmesiyle petrol ve altõn işletmelerinin sayõsõ artmõş, maden arama, çinko ve gümüş üzerine araştõrmalar genişletilmiştir.27

1998 ve 1999 yõllarõnda bütçe açõk vermeye devam etmiş ve 73,8 milyon dolara ulaşmõştõr, 1998'de Asya'da yaşanan ekonomik kriz de Moğolistan'õ kötü yönde etkilemiştir.28 2000 yõlõ Moğolistan işadamlarõna uygun ortam hazõrlamõştõr.

Bu dönemde ekonominin % 70'i Özel sektörlerin elindedir. Bu, piyasa ekonomisine

24 Sever in gh aus, loc, cit.

25 MUIS-iin Ediin Zasgiin Sur guuli, op. cit., s. 84.

26 İbid., s. 62.

(43)

geçiş yapan bir ülke için iyi bir orandõr. Enerji sektöründe petrol fiyatõnõn serbest bõrakõlmasõ gerçek piyasa fiyatõnõ yansõtmasõ açõsõndan önemli olmuştur.29

Küçük piyasaya, sert iklime, seyrek nüfusa sahip, denize çõkõşõ olmayan, altyapõsõ gelişmemiş Moğolistan için kişi basma düşen milli gelir miktarõnõ hõzla arttõrabilecek uygun koşul pek mevcut değildir. Bir başka deyişle GSMH'õn arttõrõlmasõ için muazzam oranda yatõrõm gerekmektedir. Moğolistan için bu neredeyse % 100 dõş yatõrõm demektir. Önemli olan, yatõrõmcõlarõn burada faaliyette bulunabilmesi için uygun iç koşullarõn yaratõlmasõdõr. İç koşullardan en önemlisi her şeyden önce hükümetin istikran ve tahmin edilebilirliğidir. 1996–2000 hükümet döneminde dört yõl boyunca istikrarsõzlõk ve ileriye dönük tahminin bulunmayõşõ dõş ticaret ve yatõrõmõ engellemekteydi. Yeni hükümetin bütün bakanlarõnõn tek partiden olmasõ istikran sağlamõştõr.30

2002 ve 2003 yõllarõnda Moğolistan ekonomisi büyüme göstermeye devam etmiştir. Doğrudan dõş yatõrõmlarda artõş gözlenmektedir. Bunun sebebi yukarda da belirtildiği gibi hükümetin istikrarlõlõğõdõr.31 Nev Delhi'deki Asya Pasifik Ekonomik Araştõrma Enstitüsü'nün Başkanõ Hari D. Goyal'a göre, "uzun dönemde Moğolistan'õn zengin mineral kaynaklarõ ve değeri yüksek mallarõnõn ihracatõ ve eko turizmin gelişmesi ile birleşince Moğolistan ekonomisi yüksek düzeye gelecektir.32

Genel görünüm: Moğolistan ekonomisi temel olarak hayvancõlõk ile bakõr ve altõn gibi ülkenin temel döviz girdisini sağlayan bir kaç malõn ihracatõna

29 SEVERING HA US, Sh eld on R.,"Mon golia in 2000,"Asian Sur vey, 41/1 (January/February 2001), s. 61 -70.

30 2 00 0 yõ lõ n d a g erçek l eşt iri l en g en el s eçi m d e M DHP parl am en t od ak i 7 6 s an d al y eden 7 2'si n i k azan m õşt õr . Baş b ak an En kh b ay ar M DHP' nin g en ç n esli n i temsil et m ekt e ve parti nin g eçmişi ni par ti b aşk an lar õnõ n kişiselliği ne bağlay abil diği i çin baş arõlõ ol muştur. Mon gol Ulsy n Und esni i Statislikiin Gazar, Mon gol Ulsyn Statistikiin Emkhtgel 2001, Ulaanbaatar, MUUSG Khevlel, 2002, s. 32.

31 İbid.,s.83.

32 Goyal, op. cit., s. 643.

Şekil

Updating...

Referanslar

Benzer konular :