15-20 yaş arası bay-bayan zihinsel engelli sporculara,açık ve kapalı alanlarda uygulanan hareket eğitimi çalışmalarının,sonuçlarının karşılaştırılması

137  Download (0)

Tam metin

(1)

T.C.

İSTANBUL GELİŞİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

15-20 YAŞ ARASI BAY-BAYAN ZİHİNSEL ENGELLİ SPORCULARA, AÇIK VE KAPALI ALANLARDA UYGULANAN

HAREKET EĞİTİMİ ÇALIŞMALARININ, SONUÇLARININ KARŞILAŞTIRILMASI

ANTRENÖRLÜK EĞİTİMİ ANABİLİM DALI HAREKET VE ANTRENMAN BİLİMLERİ BİLİM DALI

YÜKSEK LİSANS TEZİ

Hazırlayan Taner ATASOY

Tez Danışmanı

Yrd. Doç. Dr. Kubilay ÇİMEN

İSTANBUL-2016

(2)
(3)

TEZ TANITIM FORMU

YAZARIN ADI SOYADI: Taner ATASOY TEZİN DİLİ : Türkçe

TEZİN ADI : 15-20 Yaş Arası Bay-Bayan Zihinsel Engelli Sporculara, Açık ve Kapalı Alanlarda uygulanan hareket eğitimi çalışmalarının, sonuçlarının karşılaştırılması.

ENSTİTÜ : İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü

ANABİLİM DALI : Antrenörlük Eğitimi Anabilim Dalı

TEZİN TÜRÜ : Yüksek Lisans

TEZİN TARİHİ : 12.07.2016

SAYFA SAYISI : 87

TEZ DANIŞMANI : Yrd. Doç. Dr. Kubilay ÇİMEN

DİZİN TERİMLERİ : Zihinsel Engelli, Hareket Eğitimi

TÜRKÇE ÖZET : Zihinsel engelli bireylerin açık ve kapalı alanda yapmış oldukları spor faaliyetlerinde, ortam faktörünün, zihinsel engelli sporculara uygulanan hareket eğitimi programının bireyler üzerindeki etkisini incelemektir.

DAĞITIM LİSTESİ : 1. İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsüne

2. YÖK Ulusal Tez Merkezi

Taner ATASOY

(4)

T.C.

İSTANBUL GELİŞİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

15-20 YAŞ ARASI BAY-BAYAN ZİHİNSEL ENGELLİ SPORCULARA, AÇIK VE KAPALI ALANLARDA UYGULANAN

HAREKET EĞİTİMİ ÇALIŞMALARININ, SONUÇLARININ KARŞILAŞTIRILMASI

ANTRENÖRLÜK EĞİTİMİ ANABİLİM DALI HAREKET VE ANTRENMAN BİLİMLERİ BİLİM DALI

YÜKSEK LİSANS TEZİ

Hazırlayan Taner ATASOY

Tez Danışmanı

Yrd. Doç. Dr. Kubilay ÇİMEN

İSTANBUL-2016

(5)

BEYAN

Bu tezin hazırlanmasında bilimsel ahlak kurallarına uyulduğu, başkalarının eserlerinden yararlanılması durumunda bilimsel normlara uygun olarak atıfta bulunulduğu, kullanılan verilerde herhangi tahrifat yapılmadığını, tezin herhangi bir kısmının bu üniversite veya başka bir üniversitedeki başka bir tez olarak sunulmadığını beyan ederim.

Taner ATASOY

12/07/2016

(6)
(7)

ÖZET

Bu çalışmada; ortam faktörünün açık ve kapalı alanda zihinsel engelli sporculara uygulanan hareket eğitiminin bireyler üzerindeki etkisini incelemektir.

Araştırmanın çalışma grubunu, 15 ile 20 yaş arası eğitilebilir ve öğretilebilir durumdaki zihinsel engelli 12 bayan ve 12 erkek toplamda 24 sporcudan oluşturmaktadır. Açık ve kapalı alanda İki ayrı çalışma gurubunu oluşturan bireylerin 6 sını bayan ve 6 sını erkek olmak üzere 12 sporcu teşkil etmektedir. Bu alanda etkin bir uygulama yöntemi olarak kullanılan ve verimli sonuçları tecrübe edilmiş bulunan, Me ndil kapmaca, kör ebe, yakar top, istop oyunları ve motorik beceriyi ölçmek için parkur testi kullanılmıştır.

Araştırmamızın ana unsurlarından birini teşkil eden (açık ve kapalı alan) çalışmalarını 3 farklı yöntem, (eğitsel oyunlar gurup ölçüm testi, eğitsel oyunlar bireysel ölçüm testi, parkur ölçüm testleri) ve 3 farklı kıyas (alan kıyaslaması, cinsiyet kıyaslaması, yaş kıyaslaması) kullanarak gerçekleştirilmiştir.

Bu ölçümler yapılan her test için kendi içerisinde farklı kazanım puanlaması ile değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler; bireysel kazanım, grupsal kazanım ve motorik kazanım olarak da ifade edilebilir.

Gruplar arasındaki farklılıklar incelenirken değişkenlerin normal dağılımdan gelmemesi nedeniyle Mann Whitney U Testinden yararlanılmıştır. Birim sayılarının 20 den fazla olması nedeniyle Mann Whitney U Testi için standartlaştırılmış p değerleri verilmiştir.

Verilerin analizinde SPSS 22,0 paket programı kullanılmıştır. Eğitsel oyunlara ilişkin Cronbach alfa kat sayısı 0,692; parkur testlerine ilişkin Cronbach alfa kat sayısı 0,506 bulunmuştur.

Açık ve kapalı alanlarda oynanan oyunların uyum ve algı puanı bakımından farklılığın olup olmadığı belirtmek için Mann Whitney testi uygulanmıştır. Uygulanan test sonucunda, kapalı alandaki bireylerin uyum ve algı düzeylerinin, açık alandaki bireylerden daha yüksek olduğu gözlenmiştir.

Motorik beceriyi ölçmek için uygulanan 4 parkur testine ilişkin tanımlayıcı istatistiklere baktığımızda kapalı alandaki motorik becerinin açık alandan daha yüksek olduğu söylenebilir.

(8)

Parkur testlerine ilişkin %95 güven düzeyinde Mann-Whitney testine göre kapalı alandaki motorik becerinin açık alandaki motorik beceriden istatistiksel olarak anlamlı farklılaştığı söylenebilir.

Kör ebe ve istop gibi bireysel oyunlarda erkeklerin kapalı alanda daha başarılı olduğu söylenebilir. Cinsiyete bakılmaksızın her iki oyunda da 16 yaş başarılı olunan ideal yaş olarak bulunmuştur. Takım ve bireysel oyunları değerlendirdiğimizde; bireysel oyunlarda erkekler, takım oyununda bayanlar kapalı alanda daha başarılı olmuşlardır.

Her iki oyunda da 15,20 yaş aralığında 16 yaş ideal başarılı olma yaşı olarak tespit edilmiştir. Ele alınan iki takım (mendil kapmaca ve yakar top), iki birey (kör ebe, istop) oyunu için 15,20 yaş düzeyi değerlendirildiğinde sosyal uyum ve sosyal algı bakımından 16 yaş düzeyinin ve kapalı alanın daha başarılı olduğunu, cinsiyete göre oyundan elde edilen başarının oyunun birey ve takım oyunu olmasına göre değişeceği gözlemlenmiştir. Kapalı alandaki bireylerin uyum ve algı düzeylerinin ve motorik becerisinin, açık alandaki bireylerden daha yüksek olduğu gözlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Zihinsel Engelli, Hareket Eğitimi

(9)

SUMMARY

The purpose of this study is to investigate the effects of environment factor on individuals within the scope of indoor and outdoor movement education provided with mentally disabled athletes. Working group of the study consists of totally 24 trainable and teachable athletes 12 of which are female and 12 of which are male between the ages of 15-20. The number of individuals consisting two separate working groups for indoor and outdoor area is 12 and 6 of them are female athletes whereas the other 6 are male athletes. Puss in the handkerchief, blind man’s buff, dodgeball and stop games which are effectively used in this area and yield efficient results as well as a track test intended for the measurement of motor skill were applied.

The indoor and outdoor activities constituting one of the main components of our study were performed with 3 different methodologies (group measurement test for educational games, individual measurement test for educational games, track measurement tests) and 3 different comparison items (area comparison, gender comparison and age comparison).

These measurements were assessed with a different acquisition score for each test conducted. Such assessments can also be expressed as individual acquisition, group acquisition and motor acquisition.

Mann Whitney U Test was used during the examination of the differences between the groups in question as the variables did not have a normal distribution.

Standardized p values were given for Mann Whitney U Tesy because of the fact that the number of units was more than 20.

SPSS 22.0 package program was made use of for the sake of data analysis.

The Cronbach’s alpha coefficient for educational games was found to be 0,692 whereas the Cronbach’s alpha coefficient for track tests was calculated as 0,506.

Mann Whitney test was applied to reveal that the games performed at indoor and outdoor areas are not different in terms of coherence and perception score. As a result of such test, it was observed that the coherence and perception level of the individuals at indoor area had been higher than the individuals at outdoor area.

When we review the descriptive statistics with regard to 4 track tests intended for the measurement of motor skills, it can be said that the motor skills at indoor area are higher than the outdoor area.

(10)

It can also be said that the motor skills at the indoor area differ from the motor skills at the outdoor area with a statistical significance according to Mann-Whitney test with 95% reliability level for the track tests.

It is possible to say that male athletes are more successful at indoor area in individual games such as blind man’s buff and stop. The age of 16 was founded to be the ideal age for success in both games regardless of gender. When we assess group and individual games, male athletes were more successful in individual games at indoor area and female athletes were more successful in team games at indoor area.

The age of 16 was accepted as ideal success age at the range of 15-20 in both games. When we assess the age range of 15-20 for two team games (puss in the handkerchief and dodgeball) and two individual games (blind man’s buff and stop), it was observed that the age of 16 and indoor area had been the factors of success in terms of social coherence and social perception and the success of the game based on gender would vary depending on the type of game –either individual or team game. It was also concluded that the coherence and perception level of the individuals at indoor area had been higher than the ones at outdoor area.

Key Words: Mentally Disabled, Movement Education

(11)

İÇİNDEKİLER

SAYFA

ÖZET ... I SUMMARY ...III İÇİNDEKİLER ... V

KISALTMALAR………..VIII TABLOLAR LİSTESİ ... IX

ŞEKİLLER LİSTESİ ... X EKLER LİSTESİ ... XI ÖN SÖZ ... XII

GİRİŞ ... 1

BİRİNCİ BÖLÜM: TEMEL KAVRAMLAR... 7

1.1.ENGELLİLİK TÜRLERİ ... 8

1.1.1.Ortopedik(Bedensel)ve Süreğen Engellilik ... 8

1.1.2.Görme Engelli ...10

1.1.3.İşitme Engelli ...11

1.1.4.Dil ve Konuşma Engelli ...13

1.1.5.Zihinsel Engelli ...14

İKİNCİ BÖLÜM: ZİHİNSEL ENGELLİLİK...15

2.1. MENTAL RETARDASYON (ZEKÂ GERİLİĞİ) ...16

2.2. DOWN SENDROMU ...18

2.3. OTİZM ...19

2.4. ZİHİNSEL ENGELİN NEDENLERİ ...21

2.4.1. Doğum Öncesi Zihinsel Engelin Nedenleri ...21

2.4.2. Doğum Sırasında Zihinsel Engelin Nedenleri ...21

2.4.3.Doğum Sonrası Zihinsel Engelin Nedenleri ...21

(12)

2.5. ZİHİNSEL ENGELLİLERİN SINIFLANDIRILMASI ...22

2.5.1. Psikolojik Sınıflandırma ...22

2.5.2. Eğitsel Sınıflandırma ...25

2.6. ZİHİNSEL ENGELİ BULUNAN BİREYLERİN ÖZELLİKLERİ ...26

2.6.1.Öğrenme Özellikleri ...26

2.6.2.Konuşma Özellikleri ...26

2.6.3.Duygusal Özellikleri ...26

2.6.4.Fiziksel Özellikleri ...27

2.6.5.Zihinsel Özellikleri ...27

2.6.6.Kişilik Özellikleri ...28

2.6.7.Çalışma Özellikleri ...28

2.6.8.Bedensel Özellikleri ...29

2.6.9.Hareket Becerileri ...30

2.7.ENGELLİLERDE ÖĞRENME VE MOTOR ÖĞRENME ...31

2.7.1.Transfer ...32

2.7.2.Fiziksel Performans ...33

2.7.3. Öğrenmeyi Etkileyen Faktörler ...34

2.7.4. Öğretim Yöntemleri ...35

2.7.5. Ortam Faktörünün Spora Etkisi ...35

2.8.ENGELLİLERDE SPOR ...35

2.8.1. Engellilerde Sporda Cinsiyet Farklılıkları ...38

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: ARAŞTIRMANIN GEREÇ VE YÖNTEMİ ...39

3.1. OYUNLARIN KISACA TARİFİ ...42

3.1.1. Mendil Kapmaca ...42

3.1.2. Kör Ebe ...43

3.1.3.Yakar Top ...44

3.1.4. İstop ...45

(13)

3.2.PARKUR TESTİ ...46

3.2.1. Parkur-1 Testi ...48

3.2.2. Parkur-2 Testi ...49

3.2.3. Parkur-3 Testi ...50

3.2.4. Parkur-4 Testi ...51

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: ARAŞTIRMANIN BULGULARI ...52

4.1. MENDİL KAPMACA OYUNUNA İLİŞKİN ELDE EDİLEN BULGULAR ...52

4.2. YAKAR TOP OYUNUNA İLİŞKİN ELDE EDİLEN BULGULAR...54

4.3. KÖR EBE OYUNUNA İLİŞKİN ELDE EDİLEN BULGULAR ...56

4.4. İS TOP OYUNUNA İLİŞKİN ELDE EDİLEN BULGULAR ...58

4.5. PARKUR-1 TESTİ SONUCUNA İLİŞKİN ELDE EDİLEN BULGULAR ...62

4.6. PARKUR-2 TESTİ SONUCUNA İLİŞKİN ELDE EDİLEN BULGULAR ...65

4.7. PARKUR-3 TESTİ SONUCUNA İLİŞKİN ELDE EDİLEN BULGULAR ...68

4.8. PARKUR-4 TESTİ SONUCUNA İLİŞKİN ELDE EDİLEN BULGULAR ...71

BEŞİNCİ BÖLÜM: ARAŞTIRMANIN SONUÇ VE ÖNERİLERİ ...74

KAYNAKÇA ...82 EKLER ... -- ÖZ GEÇMİŞ ... --

(14)

KISALTMALAR LİSTESİ

1-Rh(+): Kan içerisinde bulunan biyolojik madde(var ise pozitif).

2-Rh(-): Kan içerisinde bulunan biyolojik madde(yok ise negatif).

3-AAMD: Tıbbi dozimetristlerin (Radyasyon Onkolojisi çalışanları) Kurduğu Amerikan Derneği.

4-IQ: Zekâ katsayısı, zekâ bölümü.

5-Ör: Örnek verme.

6-AIDS: İnsanlarda bağışıklık sisteminin çökmesine neden bulunan bir hastalıktır.

7-Vb: Benzer nitelik taşıyan.

8-HDL: D vitamini sentezinde rol alan yağ benzeri bir maddedir.

9-LDL: Kanın İçerisinde Yapışkan Bir Sıvı Maddesidir.

10-EKG: Kalbin kulakçık ve karıncıklarının kasılma ve gevşeme evrelerini, kalbin uyarılması ve uyaranın iletilmesi sırasında ortaya çıkan elektriksel

aktiviteyi milimetrik kâğıt üzerine yazdırma temeline dayanan bir muayene yöntemidir.

11-Dr: Doktor.

12-Ek: Eklenti, ilave.

13-SPSS: Sosyal bilimlerde kullanılan, Windows, Mac ve Linux'la uyumlu bir istatistik programıdır.

(15)

TABLOLAR LİSTESİ

SAYFA

Tablo- 1 İşitme Engeli Sınıflandırması ...12

Tablo- 2 Mental Retardasyon Türleri ...17

Tablo- 3 Eğitsel Oyunlara İlişkin Bilgiler ...41

Tablo- 4 Parkur Testine İlişkin Bilgiler ...46

Tablo- 5 Mendil Kapmaca Oyunu Başarı Durumunun Cinsiyet ve Alana Göre Dağılımı ...52

Tablo- 6 Mendil Kapmaca Oyunu Başarı Durumunun Cinsiyet ve Yaşa Göre Dağılımı ...53

Tablo- 7 Yakar Top Oyunu Başarı Durumunun Cinsiyet ve Alana Göre Dağılımı ...54

Tablo- 8 Yakar Top Oyunu Başarı Durumunun Cinsiyet ve Yaşa Göre Dağılımı ....55

Tablo- 9 Kör Ebe Oyunu Başarı Durumunun Cinsiyet ve Alana Göre Dağılımı ...56

Tablo- 10 Kör Ebe Oyunu Başarı Durumunun Cinsiyet ve Yaşa Göre Dağılımı ...57

Tablo- 11 İs Top Oyunu Başarı Durumunun Cinsiyet ve Alana Göre Dağılımı ...58

Tablo- 12 İs Top Oyunu Başarı Durumunun Cinsiyet ve Yaşa Göre Dağılımı ...59

Tablo- 1 Eğitsel Oyunlar Gurup Ölçüm Sonuçları………..60

Tablo- 14 Puanlara İlişkin Tanımlayıcı İstatistikler ...61

Tablo- 15 Parkur-1 Testi Puanının Alan ve Cinsiyete Göre Dağılımı ...62

Tablo- 16 Parkur-1 Testinin Yaş ve Cinsiyete Göre Dağılımı ...63

Tablo- 17 Parkur-1 Testine İlişkin Tanımlayıcı İstatistikler ...64

Tablo- 18 Parkur-2 Testinin Alan ve Cinsiyete Göre Dağılımı ...65

Tablo- 19 Parkur-2 Testinin Yaş ve Cinsiyete Göre Dağılımı ...66

Tablo- 20 Parkur-2 Testine İlişkin Tanımlayıcı İstatistikler ...67

Tablo- 21 Alan ve Cinsiyete Göre Parkur-3 Puanının Dağılımı ...68

Tablo- 22 Parkur-3 Testi Puanının Yaş ve Cinsiyete Göre Dağılımı ...69

Tablo- 23 Parkur-3 Testine İlişkin Tanımlayıcı İstatistikler ...70

Tablo- 24 Parkur-4 Testinin Alan ve Cinsiyete Göre Dağılımı ...71

Tablo- 25 Parkur-4 Testinin Yaş ve Cinsiyete Göre Dağılımı ...72

Tablo- 26 Parkur-4 Testine İlişkin Tanımlayıcı İstatistikler ...73

(16)

ŞEKİLLER LİSTESİ

SAYFA

Şekil- 1 Engellilik Türleri (MEB, 2011) ... 8

Şekil- 2 Ortopedik Engelli Bireyler (MEB,2011) ... 9

Şekil- 3 Süreğen Engelli Bireyler (MEB,2011) ... 9

Şekil- 4 İşitme Engelli Birey ( MEB,2011) ...12

Şekil- 5 Konuşma Engelli Birey (MEB,2011) ...13

Şekil- 6 Zihinsel Engelli Bireyler (MEB, 2011) ...14

Şekil- 7 Zihinsel Engelli Bireyler (MEB,2011) ...15

Şekil- 8 Down Sendromlu Birey(MEB,2015) ...19

Şekil- 9 Mendil Kapmaca Oyununun Oynanma Görseli ...42

Şekil- 10 Kör Ebe Oyununa İlişkin Görsel ...43

Şekil- 11 Yakar Top Oyununa İlişkin Görsel ...44

Şekil- 12 İstop Oyununa İlişkin Görsel ...45

Şekil- 13 Parkur-1 Testi Görseli ...48

Şekil- 14 Parkur-2 Testi Görseli ...49

Şekil- 15 Parkur-3 Testi Görseli ...50

Şekil- 16 Parkur-4 Testi Görseli ...51

(17)

EKLER LİSTESİ

EK- A Parkur Testi 1 ( Kapalı Alan ) EK- B Parkur Testi 2 ( Kapalı Alan ) EK- C Parkur Testi 3 ( Kapalı Alan ) EK- D Parkur Testi 4 ( Kapalı Alan ) EK- E Parkur Testi 1 ( Açık Alan ) EK- F Parkur Testi 2 ( Açık Alan ) EK- G Parkur Testi 3 ( Açık Alan ) EK- H Parkur Testi 4 ( Açık Alan )

EK- İ Eğitsel Oyun Gurup Ölçüm Testi-Mendil Kapmaca (Kapalı Alan) EK- J Eğitsel Oyun Gurup Ölçüm Testi-Kör Ebe (Kapalı Alan)

EK- K Eğitsel Oyun Gurup Ölçüm Testi-Yakar Top (Kapalı Alan) EK- L Eğitsel Oyun Gurup Ölçüm Testi-İstop (Kapalı Alan)

EK- M Eğitsel Oyun Gurup Ölçüm Testi-Mendil Kapmaca (Açık Alan) EK- N Eğitsel Oyun Gurup Ölçüm Testi-Kör Ebe (Açık Alan)

EK- O Eğitsel Oyun Gurup Ölçüm Testi-Yakar Top (Açık Alan) EK- P Eğitsel Oyun Gurup Ölçüm Testi-İstop (Açık Alan)

EK- Q Eğitsel Oyun Bireysel Değerlendirme Form- Mendil Kapmaca (Kapalı Alan) EK- R Eğitsel Oyun Bireysel Değerlendirme Form- Kör Ebe (Kapalı Alan)

EK- S Eğitsel Oyun Bireysel Değerlendirme Form- Yakar Top (Kapalı Alan) EK- T Eğitsel Oyun Bireysel Değerlendirme Form- İstop (Kapalı Alan)

EK- U Eğitsel Oyun Bireysel Değerlendirme Form- Mendil Kapmaca (Açık Alan) EK- V Eğitsel Oyun Bireysel Değerlendirme Form- Kör Ebe (Açık Alan)

EK- W Eğitsel Oyun Bireysel Değerlendirme Form- Yakar Top (Açık Alan) EK- X Eğitsel Oyun Bireysel Değerlendirme Form- İstop (Açık Alan) EK- Y Genel Analiz Sonuncuları

EK- Z Beceri Etkinlikleri

(18)

ÖNSÖZ

Bu tez çalışmasında zihinsel engelli bireylerin yapmış oldukları beden eğitimi ve spor faaliyetlerinde ortam faktörünün sporculara uygulanan hareket ve beceri eğitimi üzerindeki etkisini incelemektir. Bu çalışmayı planlarken yaptığım araştırmalarda zihinsel engelli sporcuların yetiştirilmesinde ortam faktörünün etkisini ortaya koyan bir çalışmanın bulunmadığını, bu alanda yapılacak bulunan bir çalışmanın zihinsel engelli bireylerin sporsal verimliliğini en üst seviyeye taşımaktır.

Bu maksatla uzun yılardır şevkle çalıştığım zihinsel engelli bireylerin, spor eğitimiyle akademik becerilerini, motorik becerilerini geliştirmek ve topluma uyumlarını sağlamak ve yapmış olduğum çalışmanın bu alanda çalışma yapacak bulunan meslektaşlarıma yol göstermesini hedeflemekteyim.

Yüksek lisans eğitimim boyunca ilminden faydalandığım, insani ve ahlaki değerleri ile de örnek aldığım, yanımda olmasından onur duyduğum ve ayrıca tecrübelerinden yararlanırken göstermiş olduğu hoşgörü ve sabırdan dolayı değerli hocam, tez danışmanım Sayın; Yrd. Doç. Dr. Kubilay ÇİMEN’ e

Tezimin okullardaki ölçüm uygulamaları aşamasındaki katkı ve desteklerinden dolayı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Engelliler Müdürlüğüne; değerli öğrencilerim ve ailelerine,

Tez çalışmamın uygulama sürecinde tezimin görsel etkinliklerinde yardımını benden esirgemeyen değerli çalışma arkadaşım grafiker Sayın; Emine İSTİF’ e

Yönlendirmesiyle akademik eğitim sürecine başlamamı sağlayan ve bu süreçte bilgisini ve tecrübesini benden esirgemeyen değerli ağabeyim gazeteci yazar Sayın; Ahmet GÜLÜMSEYEN’ e

Çalışmamın her aşamasında gösterdiği anlayış ve sabırdan dolayı sevgili eşim Özlem ATASOY’ a ve eğitim öğretim hayatım boyunca daima yanımda bulunan sevgili aileme,

Araştırmalarımın her aşamasında ellerinden gelen her türlü desteği ve yardımı sağlayan karşılaştığım engeller karşısında beni motive eden meslektaşlarına, mesai arkadaşlarıma sevgi ve teşekkürlerimi sunarım.

Taner ATASOY

(19)

GİRİŞ

İyi, Orta, Ağır seviyede zihinsel öğrenme güçlüğü bulunan bireylerin fiziki gelişimlerinin diğer bireylere göre ağır seyrettiği ve fiziki durumlarının daha zayıf ve daha kuvvetsiz oldukları, motorsal yetenekler yönünden ise diğer bireylere göre belirgin farklılıklar olduğu bilinmektedir. Bu durumun en önemli nedenlerinden biri ise bu kişilerin sosyal çevrelerinde veya evlerinde hareket edecek uygun yerlerin olmamasıdır. Bu yüzden Fiziksel faaliyetler ve spor dersleri zihinsel engelli bireylerin eğitimlerinde çok önemli bir sosyal etkinlik olarak kabul görmektedir.

İnsanların yaşadıkları dönem boyunca sonradan veya doğumdan karşı karşıya kaldığı birçok engeller vardır. Bu engelleri aşmak için insanlar çeşitli yollara başvururlar. İhtiyaçlarını gidermek için insanların almış oldukları bu eğitimlere özel eğitim adı verilmektedir. Alınan özel eğitim için kullanılan araç-gereçler farklı olsa da herkes için amaç aynıdır. Uygulanan çeşitli eğitimlerle insanlar ihtiyaçlarını gidermekte, karşılaşmış oldukları zorlukların üstesinden gelmektedir. Akademik ve sosyal çevrede özürlü, engelli veya ayrıcalıklı olarak isimlendirilen insanların bu özür, engel ya da ayrıcalığını gidermek amacıyla almış oldukları eğitimlerin değerlendirilmesi önemli bir konudur. İsim fark etmeksizin herkes belirli etkinlikler, belirli zamanlar ve belirli yerler için bunun gibi ayrıcalığa, özre yâda engele sahiptir 1 Bireysel farklılıkların yanında eğitimi veren eğitimcinin yaklaşımı, aile ortamı, bireysel yatkınlıklar, çalışma ortamı gibi pek çok faktör bu engelli durumdaki bireylerin ihtiyaçlarını gidermesinde önemli etkiye sahip faktörlerdir. Özel ihtiyacı bulunan kişilerin mümkün olabildiğince en erken zamanda ihtiyaçlarına göre ortamlarda, uygun yöntem, araç ve gereçlerle takviye edilmesi motivasyonları ve bulunan kapasitelerini kullanmalarını artıracaktır.

Zihinsel engelli çocukların toplumdaki diğer kişilerden farklı özelliklerde olması, çevreye uyumunu zorlaştırmakta, bu uyum sorunları toplumda sahip olduğu görevleri yerine getirmede büyük güçlüklere neden olmaktadır. Engelli bireylerin topluma uyumunun sağlanmasında spor ve eğitim programlarının önemi yadsınamaz. Ancak uygulanacak bu programın düzenli, doğru ve uygun ortamda gerçekleştirilmesi de önemli konulardandır.

1 Levent İlhan, Zihinsel Engelli Çocuğu Olan Anne-Babaların Çocuklarının Özel Eğitimleri Sürecinde Beden Eğitimi ve Spor Etkinliklerine Yaklaşımlarının Değerlendirilmesi Niğde Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi, 3(1), 2009.s.34.

(20)

Zihinsel engelliler, engelli çocuklar grubu içerisinde en sık görülen grup olmasına rağmen zihinsel engelliler ile ilgili yanlış bilgilendirmelerde mevcuttur. Bu grupta yer alan çocukların engellerini aşamayacakları yönünde yanlış algılar vardır.

Zihinsel engelli çocukların yaklaşık %85 i eğitilebilir düzeyde olup gerekli imkânlar sağlandığında bu engelini aşma imkânına sahip olabilecektir. Çünkü bu çocuklar normal çocuklarla benzer fiziksel özelliklere sahiptirler.

Sporun fiziksel ve ruhsal anlamdaki faydalarının yanı sıra disiplin, güven, arkadaşlık hissi, anlayış ve sorumluluk alabilme becerisi geliştirmek gibi birçok katkısı bulunmaktadır. Bu nedenle zihinsel engelli çocuklarda gelişimin en önemli kaynağı, topluma uyum sağlamanın yolu, kendi düşünceleri ve toplumun bakışı nedeniyle oluşan umutsuzluk, saldırganlık gibi düşünceleri yok etmenin en etkili yöntemi spor uygulamalarıdır.

Amacı ve anlamı bulunan hareket eğitimi programları, zihinsel engeli bulunan çocukların bütün gelişimlerini etkilemektedir. Hareket terimi, sporu, dansı, alıştırmayı ve keşfedici hareketleri kapsamaktadır. Bütün insanların hareketleri bu anlamı içermektedir. Hareketler yoluyla kazanılan tecrübeler tek başlarına bir amaç değil, büyüme ve gelişmede devamlı ve etkili ana araç olacak şekilde varsayılmalıdır. 2

Yapılan birçok çalışmada aktif olarak spor yapan çocukların yapmayanlara göre sosyalleşme süreçlerinde ve aile içi davranışlarındaki gelişimleri bakımından büyük farklılıkların olduğu gözlemlenmiştir.

Çağımızda zihinsel engelli kişilerin hareket etme ihtiyaçlarını gidermek için kabiliyetlerine, sınırlılıklarına ve ilgi alanlarına göre sportif yeteneklerine uygun çalışmalar ve oyunlar ile programlanan beden eğitimi programları uygulanmaktadır.

Zihinsel engelli çocukların eğitimlerinin zihinsel yeteneklerinden çok vücutlarını kullanmalarına uygun olduğu düşünülürse fiziksel ve motor uygunluk elemanlarının geliştirilmesinin, çocukların mesleki eğitimler ve beden eğitimi gibi derslerden faydalanmalarının ön koşulu olduğu açık şekilde belirtilmektedir.

Zihinsel engelli kişilerin kaba ve ince motor beceri gelişiminde normal gelişim gösteren çocukların gerisinde bulunduklarını, zihinsel geriliğin artış göstermesi ve yaşında ilerlemesiyle motor gelişimde görülen kayıpların giderek arttığını, ayrıca

2 İlhan, a.g.e,.s.34

(21)

normal gelişim gösteren yaşıtlarıyla kıyaslandıklarında en büyük farklılığın durarak uzun atlama ve vücut koordinasyonunda oluştuğunu belirtmektedir.3

Bazı araştırmacılara göre; zihinsel engeli bulunan çocukların motor gelişim kaybı minimum fiziksel aktivitelere bağlanmaktadır. Zihinsel engelli çocukların fiziksel uygunluk ve motor gelişimlerinin çoğunlukla yetersiz eğitim ve oyunlara katılım avantajının olmamasından kaynaklandığını düşünmektedirler. Etkinliklere katılmayan ve ya arkadaşları tarafından oyuna dahil edilmeyen çocukların fiziksel ve motor uygunluk elemanları bakımından gerilediği ve büyük oranda yetenek kaybına uğradıkları belirtilmektedir. Zihinsel engelli çocuklar oyunlara dahil edilmezse fiziksel ve motor uygunluk düzeyleri ve motor becerileri gelişim gösteremeyecektir. Zihinsel engelli çocuklar, normal gelişim gösteren çocuklarla benzer gelişimsel modelde ilerleme gösterse de onları geriden takip ederler ve tam olarak normal çocuklar gibi gelişim gösterememektedirler.4

Engelli çocuklarının bakımları ve eğitimlerinde karşılaşılan bazı zorluklar da bulunmaktadır. Ekonomik bakımdan ihtiyaçlarının artış göstermesi, çocuğun durumu ile ilgili gerekli bilginin olmaması, aile fertlerinin engelli çocuktan dolayı değişen rolleri, evlilik ilişkilerinde görülen bozulmalar, zamanlarının sınırlı olmasından ve kendilerine vakit ayıramamalarından dolayı sosyal aktivitelere katılamama, toplumdaki diğer kişilerin engelli kişilere ve bu kişilerin ailelerine karşı bulunan tutumları ailenin sorunlarında artışa neden olmaktadır.5

Engelli çocuklarının durumları hakkında gerekli bilginin olmaması, çocuklarının durumlarını ailesine ve ya toplumdaki diğer kişilere anlatmada ki zorluklar, engelli bulunanlarda karşılaşılan davranış ve sağlık sorunları, tedavi ve eğitimleriyle alakalı yeterli bilgi alamama, çocuklara göre uygun eğitim kurumu arayışları, gereğinden çok zamana, enerjiye ve paraya gereksinimlerinin olması ailelerdeki gerginliğin kaynaklarını meydana getirmektedir.

Çocuğun engelli tanısı konulduktan sonra, ailelerin bu konu hakkında yeterli bilgiye sahip olamaması, çocukları için değişik arayışlar içine girmeleri sonucunda çocukların tedavileri ve eğitimleri aksamaktadır. Engelli birey aile içinde kendisinden beklenen görevleri yapamadığında ve ya yapmada zorluk yaşadığında çeşitli uyum

3 Yonca Biçer vd. Güç ve Kuvvet Egzersizlerinin Zihinsel Engelli Çocukların Hareket Beceri ve Yeteneklerine Etkisi, Doğu Anadolu Bölgesi Araştırmaları, 2004.ss.27.

4 Yonca Biçer vd. Güç ve Kuvvet Egzersizlerinin Zihinsel Engelli Çocukların Hareket Beceri ve Yeteneklerine Etkisi, Doğu Anadolu Bölgesi Araştırmaları, 2004.ss.28

5 Nazan Kaytez vd. Engelli Çocuğu Olan Ailelerin Gereksinimlerinin ve Stres Düzeylerinin İncelenmesi, Eğitim ve Öğretim Araştırmaları Dergisi, 4(1), 2015.ss.65

(22)

sorunları ortaya çıkmaktadır. Sonuçta engelli çocuğa sahip olmakla ailelerin yaşadıkları stres ve duygusal kırıklıklar aile içi ilişkilerinde ve sosyal alanlarında bozulmalara yol açmaktadır.

Normal özellikleri bulunan bir çocuk beklerken ve gelecekle alakalı tüm umut, beklenti ve planlarını da buna göre kurarken, farklı özellikleri bulunan bir çocuğun gelmesi ailelerin sosyal yaşamlarında, beklentilerinde, planlarında, iş hayatlarında ve maddi konularda büyük değişikliklerin olmasına yol açmaktadır. Ayrıca aileler şok, reddetme, çok fazla üzüntü, suçluluk, kabullenememe duygularını yaşamakta, çocuklarındaki değişikliklere uyum sağlamaya çalışmakta, istenmeyen durumlara çözümler bulmaya çalışmaktadırlar. Çocuk, özellikle annenin bireysel başarısı ya da başarısızlığı olarak değerlendirildiğinde, sağlıklı olmayan bir çocuk başarılamayan bir çocuk olduğundan dolayı anne çevresi tarafından suçlu bulunmakta ve hatta aşağılanmaktadır. Babaların engelli bir çocuklarının olmasına karşı tepkileri de direk olarak annenin duygularını etkilemekte, anneyi kaygı ve umutsuzluk duyguları ile karşı karşıya bırakmaktadır.

Bu yüzden yetersizliği bulunan çocuğa ana babalık etmek özel problemlere yol açabilmektedir. Bu çocuklar, genellikle hayatları boyunca günlük bakım ihtiyaçlarını ve sıkça karşılaşılan davranış anne babaların güçlüklerini fazlalaştırmaktadır. Ayrıca yetersizliği bulunan çocuklar daha çok bakıma ihtiyaç duymaktadırlar. Ailenin maddi imkânları, çocuğun yetersizliği ile nasıl savaşacaklarını etkilemektedirler.

Çocuklarının sahip oldukları yetersizlikler yüzünden aileler tıbbî bakım, iletişim, özel fizikî düzenlemeler ve araç gereçler gibi farklı sebeplerle, diğer ailelere göre daha çok harcamalara ihtiyaç duymaktadırlar.6

İlhan 2009’un yapmış olduğu çalışmada Beden Eğitimi ve Spor faaliyetlerinin zihinsel engelli çocukların hareket gelişimlerine katkısının %93,8 oranında olumlu bulunduğu bildirilmiştir.7

Savucu ve Biçer 2009, düzenli fiziksel etkinlikler engelli bireylerin sağlıklı bir hayat sürmeleri bakımından önemlidir. Egzersizin, zihinsel engelli kişilerin hareket

6 Sunay Doğru vd. Engelli Çocuğu Olan Annelerin Sürekli Kaygı Düzeyi İle Durumluk Kaygı Düzeylerinin Karşılaştırılması, 2008.ss.34

7 Levent İlhan, Eğitilebilir Zihinsel Engelli Çocuklarda Beden Eğitimi ve Sporun Sosyalleşme Düzeylerine Etkisi, Kastamonu Eğitim Dergisi, 2008.s.16

(23)

etmekten mutlu olma, eğlenme ve başarma ihtiyaçlarının giderilmesinde önemli rol oynadığı düşünülmektedir.8

Yapılan araştırmalar, fiziksel aktivitesi olmayan zihinsel engelli bireylerin hareketsizlikten ötürü farklı hastalıklara yakalandıkları (özellikle; kalp ve solunum sorunları, kan damarlarında yağlanma, kemik deformasyonları gibi) genellikle gevşek kas yapısının bulunduğu, zihinsel geriliğin artış göstermesi ve yaşın da ilerlemesiyle motor gelişiminde kayıpların olduğunu belirtmiştir. Bu anormal durumlar engelli kişilerin fiziksel kapasitelerinde sınırlayıcı etki göstermektedir. Spor, engelli kişilerin sağlam ve engelli kişiler ile bir arada bulunmalarına fırsat vererek özel eğitimle varılması amaçlanan entegrasyona uygun büyük bir görevi üstlenmektedir.

Çalışkan 2011’ de spor eğitimi uygulamaları, engelli bireylerin motorsal özelliklerini aktif hale getirmede önemli bir alan yaratmaktadır. Bireysel ya da grup ile yapılan oyun, spor, dans egzersizlerinde engelli kişinin kas ve kemik büyümesini sağlamak, kalp-akciğer fonksiyonlarını geliştirmek, kaba olarak hız, esneklik, dayanıklılık ve koordinasyon sağlamak temel amaçlardan bazılarıdır.9

Spor yapmanın bütün olumlu yönleri düşünüldüğünde, engelli kişilerin düzenli ve sürekli olarak fiziksel etkinliklere katılımları arttırılmalıdır. Bu katılımlara seçilirken kişilerin engel gruplarına uygun spor çeşitleri belirlenerek, engelli kişilerde spor eğitimi almış uzman spor öğretmenleri eşliğinde, kişinin doktoru ya da fizyoterapistiyle psikolojik danışmanların gözetiminde ailelerin de aktif katılımı sağlanmalıdır. Spor eğitmenleri engelli çocuklarla yapacakları uygulamaları mutlaka doktor kontrolünde gerçekleştirmeli, aile desteğini sağlamalı, kişinin istekleri ve gereksinimlerini göz önünde bulundurarak planlamaları programlarına dâhil etmelidirler.

Uygulamaların başlangıcında, ısınma aşamasına daha çok zaman ayrılmalı, etkinliklerinde kullanacakları hareket ve oyunları belirlerken karmaşık, anlaşılması güç hareketlerden uzak durulmalı, kesin ve net bir dille yapılması gerekenler açıklanmalıdır. Hareket serileri arasında uzun dinlenme aralıkları bulunmalı, çok sayıda tekrar yapılarak öğrenme pekiştirilmelidir.

8 Yüksel Savucu ve Yonca Biçer, Zihinsel Engellilerde Fiziksel Aktivitelerin Önemi, Türkiye Klinikleri Dergisi, 2009.s.1-2

9 Erkan Çalışkan, Engelli Çocuklarda Spor Eğitimi ve Ailelerin Yaklaşımları, I. Uluslararası Katılımlı Engellilerde Beden Eğitimi ve Spor Kongresi, Selçuk Üniversitesi, 2011.s.21.24

(24)

Ciğerci ve arkadaşlarının 2011 yaptığı araştırmada elde edilen veriler işitme engellilerin bazı motorik özellikleri olumsuz yönde etkilediğini göstermiştir.10

Bu çalışmanın amacı; ortam faktörünün zihinsel engelli sporculara uygulanan hareket eğitimi üzerindeki etkisini incelemektir.

Çalışmanın birinci bölümünde engeli engellilik ve zihinsel engellilik kavramları tanımlanmış ve zihinsel engellilik ile ilgili ayrıntılı bilgi verilmiştir.

Çalışmanın ikinci bölümünde engellilerde spor faaliyetleri, öneminden bahsedilmiştir.

Çalışmanın üçüncü bölümünde; bu çalışmada kullanılan gereç ve yöntemler üzerinde durulmuştur.

Çalışmanın dördüncü bölümünde; çalışmada toplanan verilerden elde edilen bulgular verilmiştir.

Çalışmanın son bölümünde; bu çalışmadan elde edilen sonuçlar verilmiştir.

10 Ali Ciğerci vd. 9-15 Yaş Grubu İşitme Engelli ve İşitme Engelli Olmayan Öğrencilerin Bazı Fizyolojik ve Motorik Özelliklerinin Değerlendirilmesi, I. Uluslararası Katılımlı Engellilerde Beden Eğitimi ve Spor Kongresi, Selçuk Üniversitesi, 2011.s.43.46

(25)

BİRİNCİ BÖLÜM TEMEL KAVRAMLAR

Ünal ve Baran 2012’ye göre engel; “kişinin yaş, cinsiyet, sosyal ve kültürel etkenlere bağlı olarak normal bulunan bir rolü yapmasını önleyici ya da sınırlandırıcı bir yetersizlik durumudur”. Günlük yaşamını başkalarının yardımına gereksinim duymadan devam ettiren kişileri normal olarak değerlendirebiliriz.11

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre engellilik(handicap); bir özür ve ya bozukluk sonucu yaş, cinsiyet ve sosyal ve kültürel etkenlere göre değişen bireylerin normal yaşamını sürdürememesidir.

Halk Sağlığı Sözlüğüne göre engelli(handicapped); kişiyi kendi işini (mesleğini) yapamaz duruma getiren sakatlık olarak tanımlanır.12

Avrupa Gençlik Spor Konseyi’ne göre engelli; yeteneklerinin en az üçte ikisinde bir azalma ya da yeteneksizliği sonucunda çalışma imkânı kısıtlı kişilerdir.

Anatomi, fizyoloji, psikoloji ile ilgili yapıları ve fonksiyonlarında görülen aksaklık, yapının bulunmaması ve ya normalin dışında ki bazı durumlarda normal kişinin başarıyla tamamlayabileceği etkinliklerin sınırlı ve ya tam olarak yapılamaması durumu olarak açıklanmaktadır.

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kanunu’nda özürlü; doğumdan itibaren ya da daha sonra oluşacak hastalıklar ya da kaza sonucunda bedenen, zihnen, ruhen, duygu bakımından ve sosyal yönden bazı kabiliyetlerini farklı seviyelerde yitirmeleri ile günlük hayatın gereksinimlerine ayak uyduramama, başkalarının korumasına, bakımına, rehabilitasyonuna, danışmanlığına ve desteğine gereksinimi bulunan kişi olarak tanımlanmaktadır.13

11Nazan Ünal ve Gülen Baran, Zihinsel Engelli Çocukların Annelerinin Çocuk Yetiştirme Tutumları İle Normal Gelişim Gösteren Çocukların Zihinsel Engelli Kardeşlerine Yönelik Davranışları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi, Kastamonu Eğitim Dergisi, (3),2012.s. 20

12Taner Durduran, Engelli Çocukların Engellilikleri Dışındaki Sağlık Sorunları ve Sağlık Hizmetinden Yararlanma Durumları: Kontrollü Saha Çalışması, Selçuk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü ,2009.s.21, (Yayınlanmış Doktora Tezi)

13 Fatma Çelik Kayapınar, Engelliler ve Fiziksel Uygunluk, I. Uluslararası Katılımlı Engellilerde Beden Eğitimi ve Spor Kongresi, Selçuk Üniversitesi, 2011.s.13.15

(26)

1.1.ENGELLİLİK TÜRLERİ

Bilindiği üzere dört ana engel gurubu bulunmaktadır ve bu engel guruplarını simgeleyen işaret, şekil ve semboller bulunmaktadır. Bu semboller aşağıdaki gibidir.

Şekil- 1 Engellilik Türleri 14

1.1.1.Ortopedik(Bedensel)ve Süreğen Engellilik

Hastalık, kaza ya da genetik problemlere bağlı olarak kaslarda ve iskelet sistemlerinde yetersizlikler, eksiklikler ve işlev kayıpları bulunan kişilerdir. Ellerinde, kollarında, ayaklarında, bacaklarında, parmaklarında ve omurgalarında, kısalığı, eksikliği, fazlalığı, yokluğu, hareket kısıtlılığı, şekil bozukluğu, kas güçsüzlüğü, kemik hastalığı bulunan kişiler, felçli bulunanlar, serebralpalsi, spastikler ve spinabifida bulunanlar bu gruba dâhil edilmektedir. Yorgun görünürler, denge problemleri vardır, kol, bacak ve eklem ağrıları vardır.

Tüm uğraşlara karşı iskeletlerinde, sinir sistemlerinde, kaslarında ve eklem yerlerinde oluşan sakatlıklardan ötürü günlük eğitiminden ve öğretiminden gerekli ölçüde faydalanamayan kişilere “ortopedik engelli kişiler” denilmektedir. Devamlı bakım ve tedaviye ihtiyaç duyulan hastalıklar nedeniyle eğitim öğretim etkinliklerinden gerekli ölçüde faydalanamayan kişilere ise “süreğen hastalığı bulunan kişiler” denilmektedir.

14 Milli Eğitim Bakanlığı Aile ve Tüketici Hizmetleri Raporu 762SHD026 Engelli Bireyler, Ankara 2011.,s.145-187

(27)

Şekil- 2 Ortopedik Engelli Bireyler 15

Şekil- 3 Süreğen Engelli Bireyler16

Genetik olarak aktarılan sorunlar, annenin geçirmiş olduğu hastalıklar, oksijenin azlığı, malnütrisyon, annelerin uyuşturucu kullanımları, annenin karnındayken geçirilmiş bulunan travmalar, ebeveynler arasındaki kan uyuşmazlıkları, annelerin yaşları, annelerin doğum sayıları, hamilelik döneminde geçirilmiş bulunan rahatsızlıklar, hamilelik döneminde yanlış beslenilmesi, aşırı yorgunluklar, duygu yoğunluğu fazla olan durumlar, annelerde görülen şeker rahatsızlığı, akraba evlilikleri, zorlanılan doğumlara göre ortaya çıkan doğum yaraları, müdahale yapılan doğumlar, doğumda geliş şekilleri farklılıkları, çoklu gebelikler, sezaryen, düşük doğumlar, olumsuz doğum koşulları, bebeğin ateşli

15Milli Eğitim Bakanlığı, a.g.e.,s.145-187

16Milli Eğitim Bakanlığı, a.g.e.,s.145-187

(28)

hastalık geçirmiş olması, dengesiz ve az beslenme, başa yapılan sert hareketler, bulaşıcı hastalıklar, fiziksel ya da ruhsal yaralanmalar, vücudun bazı parçalarının eksilmesi, bulaşıcı hastalıklar gibi etkenler ortopedik ve devam eden rahatsızlık sebepleri içinde bulunmaktadır.

Bedensel engellilerde beden eğitimi programında; öğrencinin yaşı, cinsiyeti, ne çeşit problemleri olduğu ve normal gelişimlerini içeren aktivitelere yer verilmelidir.

Her bir program grubunun bedensel gelişimine uygun, vücut koordinasyonunu geliştirici, bireysel becerileri geliştirici ve daha sonraki yaşantılarını aktif tutacak etkinlikleri içermektedir. Ayrıca oyunlar ve spor, ritimli dans ve yüzme programlarının bir parçası olmalıdır. Bu çalışmalar bireysel olabileceği gibi grup etkinlikleri şeklinde de olabilir. Atletizm, basketbol, yüzme gibi spor dalları bedensel engelliler için uygun olabilir.

1.1.2.Görme Engelli

Bir ya da ikisinde tamamen ya da kısmen görme kaybının ya da bozukluğunun bulunduğu kişi olarak açıklanmaktadır. Görme kaybı ile beraber göz protezi kullananlar, renk körlüğü, gece körlüğü (tavukkarası) bulunanlar görme engelli olarak kabul edilmektedir. Konuşurken jest ve mimiklerini az kullanırlar, dokunarak öğrendiklerinden özel materyallere gereksinimleri vardır, bağımsız hareket becerisi düşüktür, okuyacak materyalleri kendilerine yakın tutarlar, nesneleri elleriyle tanımaya çalışırlar, aynı noktaya uzun süre bakarlar, hareket eden nesneleri takip edemezler, renkleri ayırt edemezler. Görme engelli bireylerin zekâlarının normal bireylerin gerisinde olduğu söylenemez ancak engellenme yaşadıkları için sinirli ve saldırgan olabilirler. Verbalizm (aşırı sözcük kullanımı) görülür.

Görme engeli yasal ve eğitsel açıdan tanımlanabilir. Yasal olarak görme engeli; bütün düzeltmeler ile beraber sağlam gözünün görebilme gücünün 1/10 görebilme keskinliğine ve ya bundan az görebilme keskinliği bulunan ya da görebilme açısı 20 dereceyi geçmeyen bireyler görme engelli olarak tanımlanmaktadır. Bütün düzeltmeler ile beraber görebilme keskinliği 20/70 bulunan bireyler “az gören” olarak adlandırılmaktadır. Eğitim bakımdan görme engelli, eğitim aşamasında temassal ve işitsel malzemelere gereksinimi bulunan kişidir. Eğitim bakımdan minimum görebilen, görme işlevini öğrenmek için kullanan kişidir.

Minimum görebilen kişilerin gözlüğe, büyütece ihtiyaçları bulunmaktadır.17

17Milli Eğitim Bakanlığı, a. g. e.,s.145-18

(29)

Görme engellilerde gelişim özellikleri dört gruba ayrılmaktadır. Motor gelişim;

görme engellilerin motor gelişimi normal bireylerden farklılık göstermemektedir. Dil gelişimi; görme bozukluğu bulunan çocukların konuşma eğilimi daha fazladır.

Konuşurken tek tonda ve yüksek ses ile konuşmaktadırlar. Jest ve mimiklerini kullanmak da yetersizdir durumdadırlar. Bilişsel / zihinsel gelişim; zihinsel yeterlilik bakımından normal bireylerle görme engelli bireyler arasında farklılık yoktur, ancak zihinsel becerilerini kullanırken görme engelli bireyler zorluk yaşamaktadırlar. Çünkü gören bireyler gördükleri nesneleri doğrudan kodlayabilme imkânına sahipken görme engelli bireylerde doğrudan kodlama olmamakta, dokunma yoluyla dolaylı olarak kodlama yapılmaktadır. Sosyal gelişim; göz teması kurulamadığı için korkma, tedirgin olma, kendini dışlama gibi özellikler görülebilir.

Görme engelinin nedenleri olarak; annenin hamilelik sırasında geçirdiği ateşli hastalıklar, aldığı ilaçlar; annenin kanının Rh(-), bebeğin kanının Rh(+) olması, erken doğan bebeklere kuvözde fazla oksijen verilmesi, doğumun normalden geç olması ve kordonun bebeklerin boğazlarına sarılması gibi sebeplerle bebeklerin bir müddet oksijenden yoksun olması sayılabilir.

Görme engelliler için uygulanan beden eğitimi programları sosyal aktiviteleri içermeli, arkadaşlık ve eğlence bölümüne ağırlık verilmelidir. Görme engellilerde görülen hareket çekingenliğini ortadan kaldırarak bedence bağımsız ve özgür durumlara gelmelerinde de beden eğitiminin yararı büyüktür. Derslerde kullanılan toplar özel olmalıdır. Topun içinde zil olmalı, top sarı veya beyaz renkte olmalıdır.

Toplar normal çocukların kullandığı toptan daha büyük ve yumuşak olmalıdır.

Salonda engel yaratabilecek hiçbir şey olmamalı yada bir bölümü bu çocuklar için ayrılmalıdır. Sınıflar en az 15 kişiden oluşmalı, eğer bu sayıdan fazla olursa mutlaka yardımcı kullanılmalıdır. İp atlama, buz pateni, bowling, trambolin, yüzme, yürüme, dans ve güreş en çok popüler bulunan aktivitelerdir.

1.1.3.İşitme Engelli

Birinde ya da ikisinde tamamen ya da kısmen işitme eksikliği bulunan kişilerdir. İşitme cihazları bulunan kişiler de buraya dahil edilmektedir. Konuşmalarda belli sesleri düşürür veya değiştirirler, bazı sesleri atlarlar yâda sözcükleri yanlış söylerler, motor gelişimleri normaldir, jest ve mimikleri olduğundan fazla kullanırlar.

Doğuştan işitme engelli bireyler hiç ses duymadıkları için konuşma yeteneklerini kaybetmişlerdir. Sesin yönünü bilemezler, kısık ya da yüksek sesle konuşurlar.

(30)

Şekil- 4 İşitme Engelli Birey18

İşitme engelinin uluslararası standartlara göre sınıflandırması yapılmıştır.

Tablo- 2 İşitme Engeli Sınıflandırması

Derece Tür Açıklama

10dB-15dB Normal İşitme problemi yoktur

16 dB-25dB Minimal Çağlayan sesi, yaprak hışırtısını duyamaz 26 dB – 30 dB Hafif Fısıltılı konuşmaları duyamaz

31 dB-50 dB Orta Karşılıklı konuşmaları zor anlar 51 dB- 70 dB Orta

İleri

İşitme cihazı kullanmadan konuşmaları anlayamaz

71 dB-90 dB İleri Sadece çevredeki şiddetli sesleri duyabilir

>90 dB Çok ileri Çok yüksek şiddetteki sesleri duyabilir

Kalıtım, hamilelik süresinde annenin geçirdiği kabakulak, kızamık, menenjit, grip rubella gibi mikrobik hastalıklar, kulak kepçesinin bulunmaması, kulak yolunun kapanması, orta kulakta kemikçilerin olmaması, üzengi kemiğinin iç kulak oval penceresine kaynamış olması, bebek ile anne arasındaki kan uyuşmazlığı (Rh faktörü), hamilelik sırasında annenin geçirdiği kazalar, geç ve zor doğumlarda ki uygulamalarda forseps kullanma, doğumdan sonra bebeğin kızıl, kızamık, difteri, ensefalit, kabakulak gibi mikrobik ve ateşli hastalıklar, dış ve orta kulakta meydana

18Milli Eğitim Bakanlığı. a.g.e.,s.145-187

(31)

gelen enfeksiyonlar, kulak akıntıları, yüksek frekanslı ve şiddetli seslere uzun süre maruz kalma işitme engelinin nedenleridir.

İşitme engellilerin eğitim gördüğü sınıflar küçük gruplar şeklinde olmalı, her öğrenci hareketleri doğru şekilde uyguladığını öğretmenin kontrolünde gerçekleştirmelidir. Çoğu işitme engelli öğrenci normal okullarda ki, normal beden eğitimi derslerinde başarı gösterebilirler. Burada önemli bulunan öğrencilerin becerileri ve alakaları yönünde ki sınıflarda bulunmasıdır. İşitme engellilere yönelik programlarda öğrenci sayısının 10 kişiden çok olmamasına dikkat edilmelidir. Çok sayıda alet kullanan işitme engelli öğrenci koşmadan, sıçramadan, ip atlamadan aletlerinin bozulabileceğini düşünerek korku yaşarlar. Oyunlara başlanmadan önce kurallar öğrencilere anlatılmalıdır. Anlamaları zor olduğundan dolayı istenenler hareketler ile posterler ile ve ya tahtaya çizerek açıklanmalıdır. Bu özürlülerinde diğer özürlüler gibi koordinasyon ve denge problemleri bulunmaktadır. Bu bağlamda uygulanabilecek etkinliklerden bazıları: Atletizm, alçak denge aletlerinde yürüme, amuda kalkma, bowling, jimnastik, yüzme, voleybol, basketbol, futbol, hentbol olarak sıralanmıştır.

1.1.4.Dil ve Konuşma Engelli

Bir nedenden ötürü konuşamama ya da yavaş konuşan, akıcı olmayan, anlatımında bozukluğu bulunan ve ses bozuklukları bulunan kişilerdir. Duyduğu zaman konuşma sorunu bulunan, gırtlakları bulunmayanlar, konuşabilmek için alete ihtiyaç duyanlar, kekeleyenler, afazi, dillerinde-dudaklarında-damaklarında- çenelerinde bozukluğu bulunanlar buraya dahil edilmektedir. Sesleri; düşürme, uzatma, değiştirme, tekrarlama gerçekleştirirler. Sözcük dağarcıkları zayıf, konuşmaları aşırı zayıf ya da vurguludur. Genellikle yalnız kalmayı tercih ederler.

Şekil- 5 Konuşma Engelli Birey19

19Milli Eğitim Bakanlığı. a.g.e.,s.145-187

(32)

1.1.5.Zihinsel Engelli

Farklı seviyelerde zihinsel yetersizliği bulunan kişilerdir. Zeka geriliği

bulunanlar (mentalretardasyon), Down Sendromu, Fenilketonüri (zeka gerilemesine neden olmuşsa) buraya dahil edilirler. Bu çalışmanın temel konusu zihinsel engelliler olduğundan çalışmanın ikinci bölümünde zihinsel engelliliğin nedenlerinden,

türlerinden ayrıntılı olarak bahsedilecektir.

Şekil- 6 Zihinsel Engelli Bireyler20

Zihinsel engel, zihinsel faaliyetlerde büyük ölçüde normalin altı, ayrıca zihinsel aktivitelerle alakalı uyum yeteneği kısımlarından (iletişim, kişisel bakım, ev yaşamı, sosyal yetenekler, kendilerini yönetebilme, topluma yararlarının olması, boş zaman ve iş) ikisinde ve ya birçoğunda sınırlılıkların olması halidir.

Zihinsel engeli bulunan kişi; zihinsel faaliyetler yönünden ortalamadan daha düşük farklılıkları bulunan, kavram bakımından, sosyal ve pratik uyum yeteneklerinde yetersizlikleri ve ya bazı sınırları bulunan, bunları 18 yaşından önce olan gelişim zamanında gören ve özel eğitimle destek eğitime gereksinimi bulunan kişilerdir.

Fransa’da uluslararası sınıflandırma sistemine göre sınıflandırılması ile 7 yaş altındaki engelli çocukların % 26,4’ünün nöromüskuler hastalığı olduğu, % 21,1’inin ciddi psikiyatrik bozukluk, % 19,8’inin zihinsel bozukluk, % 9,0’unun işitme bozukluğu, % 4,0’ının de görme bozukluğu olduğu ve % 19,7’sinin diğer hastalıkları olduğu tespit edilmiştir.21

20Milli Eğitim Bakanlığı. a.g.e.,s.145-187

21 Guıllem Pascal vd. RareDiseases in DisabledChildren: An Epidemiological Survey. Arch Disabled Child, 2008,p.93.

(33)

İKİNCİ BÖLÜM ZİHİNSEL ENGELLİLİK

Zihinsel engelli olma durumu, doğumdan çok öncesinde, doğum aşamasında ve doğumdan sonra gelişim aşamasında, farklı sebeplerle zihinsel fonksiyonlarında ve gelişimlerinde ortaya çıkan süreğen bir yavaşlama, gerileme ve duraklama gösteren bunun sonucunda etkili uyumsal davranışlarda yetersizlik ve gerilik bulunan süreklilik içeren bir durumdur. Amerikan Zihinsel Engelliler Derneği (American Association on Mental Deficiency) zihinsel engelli bireyi şu şekilde tanımlamıştır: Zihinsel işlevlerin ciddi seviyede ortalama altında olması, ev hayatı, iletişim, inisiyatif kullanma, öz bakım, boş zamanları değerlendirme, iş becerileri, akademik beceri, sağlık ve güvenlik, toplumsal hayata katılım, işlevsellik ve sosyal beceriler alanlarının en az ikisinde yetersizlik gösteren kişidir. Amerikan Zihinsel Engelliler Derneği (AAMD) zihinsel engelin 18 yaşından önce ortaya çıktığını belirtmektedir.22

Şekil- 7 Zihinsel Engelli Bireyler23

Zihin engelli çocukların tanılanmasında ve özel eğitim hizmetlerinin verilmesinde aşağıdaki varsayımların dikkate alınmalıdır.

22 Hulisi Genç, Zihinsel Engelli Çocuklara Sahip Anne ve Babaların Yaşam Doyumlarının ve Aleksitimitik Düzeylerinin İncelenmesi, Gaziosmanpaşa üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü. Tokat, 2015.s.93, (Yayınlanmış Yüksek Lisans Tezi)

23Milli Eğitim Bakanlığı, a.g.e.,s.145-187

(34)

Varsayım 1: Geçerliliği bulunan bir açıklamada kültürel ve dil farklılıkları bulunduğu kadar iletişim ve davranış özelliklerindeki farklılıklar da dikkate alınmalıdır.

Varsayım 2: Uyumsal yeteneklerde sınırlılıklar kişinin yaşıtlarının bulundukları tipik çevre şartlarında geçerlidir ve kişinin bireysel destek ihtiyaçlarına göre oluşmaktadır.

Varsayım 3: Bazı uyumsal yeteneklerde görülen sınırlılıklar bütün yeteneklerde ve kişisel yeterliklerde de sınırlılığın olacağını ifade etmez. Kişi diğer uyumsal yeteneklerde ve kişisel yeterliklerde güçlü olabilir.

Varsayım 4: Genellikle, belirli süre uygulanan uygun özel eğitim hizmetleri sonucunda zihin engelli kişinin yaşam faaliyetlerinde ilerlemeler olur.

1940’larda Doll zihinsel engellilik durumunu altı ölçüte göre açıklamıştır.

Bunlar; zihinsel normalin altında bulunma, sosyal yetersizlik, gelişimde duraksamaların ve kesikliklerin olması, doğuştan ve ya çocukluktan zihinsel yetersizlik, olgunlaşmanın geç olması, kalıtsal sebeplerin ve ya hastalıkların bir sonucu olarak yapısal kaynaklı zihinsel yetersizlik, kalıcı ve iyileştirilemez bir durumun bulunmasıdır. Doll'un karmaşık gibi bulunan bu açıklaması, daha sonraki yıllarda yapılan pek çok tanıma temel oluşturmaktadır. Davranış analizi görüşüne göreyse zihinsel engellilik ‘bireyin geçmişini oluşturan olaylar tarafından şekillendirilen davranış dağarcığının sınırlı olması’ şeklinde açıklanmaktadır.

2.1. MENTAL RETARDASYON (ZEKÂ GERİLİĞİ)

Doğum öncesinde, doğum aşamasında ve doğumdan sonra oluşan gelişim aşamasında, farklı sebeplerle zihinsel gelişimlerinde ve işlevlerinde görülen yavaşlama, duraklama ve gerileme gösteren ve bunun sonucunda etkili, uyumlu davranışlarda gerilik ve yetersizlik bulunan devamlı bir durumdur. Zekâ geriliği bulunan çocuklar da normal yaşıtları gibi temelde aynı psikolojik, fizyolojik, sosyal, duygusal ihtiyaçlara sahiptirler. Kendi içlerinde de bireysel farklılıklar olmaktadır.

Zihinsel özürlü çocukların en belirgin özelliği gelişim hızlarının yaşıtlarından daha yavaş olmasıdır. Bu gecikme gelişimin bütün safhalarında görülmektedir.

Öğrenmede yavaşlık, dikkat dağınıklığı, konuşma bozukluğu, duyu-motor sorunları, günlük yaşama ilişkin işlerde ve sosyal becerilerde yetersizlik özelliklerine sahiptir.

(35)

Tablo- 3 Mental Retardasyon Türleri

Düzey IQ puanı Özellik

Hafif 50/55-70 - Eğitilebilirdir.

-Çoğu becerisini, toplumsal ve konuşma becerilerini okul öncesi yıllarda edinebilirler.

-Motor bozuklukları ya yoktur ya da çok azdır.

-Toplumsal ve mesleki becerileri erişkin yaşlarda gelişebilse bile, olağan dışı alışmadıkları bir sıkıntıyla karşılaştıklarında desteğe ihtiyaç duyarlar.

-Eğer uygun destek sağlanırsa toplumsal sıkıntı çekmeden yaşarlar.

Orta 35/40-50/55 -Eğitilebilirdir.

-Özel eğitim ile ikinci sınıf seviyesine kadar okuma yazma ya da saymayı öğrenebilirler.

-İleri yaşlarda bazı kuralları öğrenip uygulamakta zorluk çekebilirler.

-Beceri istemeyen işlerde çalışabilirler. Bakıldığında yaşam boyu denetim gerekebilir.

Ağır 20/25-35/40 -Bireyin, ciddî biçimde konuşma ve dil gelişimi güçlüğü, sosyal, duygusal ya da davranış problemleriyle temel öz bakım yeteneklerini öğrenmesinde görülen gecikme durumunu ifade eder.

-Sadece temel bakım yönünden eğitilebilen bir gruptur.

(36)

Kan uyuşmazlığı, anne yaşının 17'den küçük, 35' ten büyük olması, beşten çok doğum yapması, annenin sistemik hastalığının bulunması, özellikle ilk gebeliklerin %15-20'inde görülen ve gebeliğin 24. haftasından sonra meydana gelen gebeliğe bağlı hipertansiyon gözlenmesi, gebelikte ortaya çıkan diabetesmellitus, çoğul gebelikler, kötü obstetrik öykü, gebelikte ateşli, döküntülü hastalık yaşanması (kızamıkçık), doktor önerisi haricinde ilaç kullanımı (tetrasiklin, talidomid), annenin kötü ve az beslenmesi, annenin sigara içmesi, alkol kullanması, röntgen ısınıyla karşılaşma, doğumun normalden daha yavaş ilerlemesi ve uzun süren doğum sonucu bebeğin oksijensiz kalması, doğum sırasında bebekte görülen fiziksel yaralanmalar, doğumda yanlış uygulamalar, erken ve geç doğum, kazalar, zehirlenmeler, yanlış ve geç kan değişimi, bulaşıcı Hastalıklar (Polio, trahom, lepra), trafik kazaları, iş kazaları, ev kazaları (düşme, yanık),mental bozukluklar: (şizofreni, demans, epilepsi, mentalretardasyon, alkol ve ilaç bağ.), beslenme bozuklukları zeka geriliğine yol açmaktadır.

2.2. DOWN SENDROMU

Genetik nedenlerden ötürü en sık zihinsel engele neden bulunan bozukluktur.

Down sendromlu bebek, yuvarlak ve basık kafalıdır, çekik gözlüdür, küçük ağız, küçük burun ve küçük kulağa sahiptir, boyun bölgesi kısadır. Vücut duruşu gevşektir ve elleri kare şeklindedir. Down sendromunun meydana gelmesinde, annenin, gebelik süresinde hiçbir dış etmen etkili olmamaktadır. Hamilelikten önceki dönemde ya da hamileliğin ilk döneminde bazı nedenler etken olmaktadır. Down sendromunun % 95 gibi büyük bir kısmı, anne ve babanın üreme hücrelerinde ki bölünme hatası sonucunda meydana gelen kromozom fazlalığından doğmaktadır.

Kalıtsal değildir, eğer kalıtsal bir etken varsa da anne ve babanın kromozom dizimi hatasından oluşmaktadır ve çok nadir ortaya çıkmaktadır. Annenin yaşı, bozukluğu etkileyen etmenlerin en önemlilerinden birisidir. Annenin yaşı ilerledikçe down sendromlu çocuk doğurma riski artış göstermektedir.

(37)

Şekil- 8 Down Sendromlu Birey 24

2.3. OTİZM

Otizm; konuşmada gecikmenin olması ya da gelişmemesi, ilgi alanında sığlık, insanlarla ilişki kurma yerine cansız varlıklarla ilgilenme, yaşıtları ile oyun oynamama ve tekrar edici aynı davranışlarda bulunmayla ortaya çıkan bir bozukluktur. Otizm, hayata başlanılan 3 yılda görülen ve hayatı boyunca süren, algılamada ve iletişim kurmada sınırlılıklar yaşanılan bir özürlü olma halidir. Otizm, rahatsızlık şeklinde olmayıp gelişim aşamasında oluşan rahatsızlık şeklinde açıklanır.

Otizm sendromlular göz kontağı kuramazlar. Kursalar bile bu kısa sürelidir ya da uzaklara bakıyormuş gibi olurlar. Huzursuzdurlar, sözel ya da sözel olmayan (yüz ifadesi gibi) bazı ifadelere tepkisiz kalabilirler, seslenildiği zaman umursamazlar, bazı otizmliler bir takım seslere, kokulara, ışıklara ya da dokunuşlara çok hassastırlar, bazılarıysa sıcağa, soğuğa ya da herhangi bir acıya duyarsız olurlar, çevredeki bazı değişimlere stresli bir tepki gösterebilirler. Bazıları evlerindeki ya da odalarındaki düzenin olmamasına fazla tepki verebilirler. Örneğin, evde bulunan malzemelerin yerleri değiştirildiği zaman, malzemeler bulundukları yerlere tekrar getirilene kadar kendilerini hırpalarlar ve ağlarlar. Sürekli gördükleri ve yaptıkları şeylerden hoşlanırlar. Hafızalarında bulundukları yerin bir kopyasını oluştururlar ve buralarda gerçekleştirilen değişiklikler onların strese girmesine sebep verir. Bazıları

24 Milli Eğitim Bakanlığı. Çocuk Gelişimi ve Zihinsel Engelliler, 2015.s,18

(38)

aşırı saldırgan davranışlar sergilerler. Kendilerine, başkalarına ve ya eşyalara zarar verebilirler.

Tehlikeden ve korkudan haberleri bulunmamaktadır. Örneğin, korku duymadan trafiğe çıkarlar, ateş ile oynarlar. Yemek yemede bazı bozukluklar yaşarlar. Bazıları yenilmeyecek şeyleri yemekten hoşlanabilirler. Kullandıkları sözcükler kısıtlıdır ve çoğunlukla işittikleri kelimeleri kullanmayı tercih ederler. Bazı zamanlarda konuşulanları papağan gibi tekrar ederler (ekolali). Sosyal ve duygusal bakımdan kendilerini ayırırlar. Bazı kişileri önemsiz sayarlar ve ya bazı kişiler yerlerini kaptığında ya da zorunlu bir şeyi yaptıklarında olduklarında, istenilmeyen bir nesne gibi oradan uzaklaşırlar.

Genellikle insanlardan çok cansız nesnelere ihtiyaç duyarlar. Yaşamış oldukları hisler çoğunlukla hemen ve nettir. İhtiyaçları ilk sıradadır. Parıldayan şeylerden hoşlanırlar. Alakaları belirli bir şeye yöneliktir ve bu şey ortadan kaldırıldığında kriz geçirirler. Konserve kutuları, boş deterjan kutuları, plastik şişeler ve plastik kapaklar gibi bazı şeylere çok bağlıdırlar. Sevdiği bir şey kaybolduğunda o nesne bulunana kadar huzurlu olmazlar. Yüksek seslere alakasız bulunanlar ve bazı seslere aşırı tepki verenlerde vardır. Bazılarına motosiklet sesi ve köpeğin havlaması tahammül edilemez bir ses olarak gelmektedir. Yaşamları süresince konuşmamayı tercih edenler vardır.

Otizmliler, yürüyüşlerine dikkat etmeksizin merdivenleri iner ve çıkarlar, bisikletlerini dikkatsizce kullanırlar. Çoğunluğu karanlık ortamda aradıklarını bulurlar.

Dokunulmaktan hoşlanmayanlar sıkı sarılmaktan hoşlanabilirler. Ellerini çırpabilirler, surat mimikleri yaparlar ve kendi etraflarında başları dönmeden dönebilirler. Birçoğu parmak uçlarında yürümektedir. Birçok otistik ellerini ve ya eşyaları kendilerine yakın bulundururlar. Bazıları güzel yürüyebilir, tırmanabilir ama bazıları sakardır, dengesiz yürürler ve tırmanmaktan hoşlanmazlar. Bazı otistiklerin parmak yetenekleri güzeldir ama yürüme ve konuşmaları iyi olmayabilir. Birçoğu yürüme aşamasında kollarının çapraz olarak sallanması gerektiğini çok geç fark ederler. Bazı otistiklerin kendilerine ait rutinleri bulunur; sandalyeye oturmadan önce sandalyenin çevresinde bir defa tur atmak gibi, bazı otistikler para gibi yuvarlak nesneleri döndürmeye meraklı ve beceriklidir. Çoğunluğu müziği sever ve şarkı söylemekten hoşlanırlar. Otizmli çocukların duygusal gelişimi öteki çocuklarınki gibi olup tek farkı gelişimin gecikmesidir. Bir yaşındaki çocuğun annesinin arkasında ağlama özelliği otizmli bir çocukta dört ya da beş yaşlarında görülebilir. Otistik çocukların çoğu suyla oynamaktan ve otomobille dolaşmaktan hoşlanırlar. İletişim için konuşmayı çok fazla tercih etmezler. İsteklerini anlatmak ve isteklerine ulaşmak için kişilerin elinden

(39)

tutarak bunlara ulaşmaya çalışırlar. Bazıları kendi etraflarında döner ve sallanırlar.

Yürürken zıplayarak ya da parmak uçlarında yürümektedirler. Bazılarında uygun olmayan ortamlarda nedeni bilinmeyen gülmeler görülmektedir. Başkalarının duygularını anlamakta zorlanır ve buna uygun tepkiler veremeyebilirler. Taklit yetenekleri kısıtlıdır.

2.4. ZİHİNSEL ENGELİN NEDENLERİ

2.4.1. Doğum Öncesi Zihinsel Engelin Nedenleri

Annenin hamilelik sırasında geçirmiş olduğu çeşitli hastalıklar (AIDS, frengi, sifilis vb.) ve enfeksiyonlar, kafein içeren kimyasal maddeler, kullanılan ilaçlar, beslenme bozuklukları, radyasyona maruz kalma, genetik bozukluklar, sigara ve alkol kullanımı, kalıtım, akraba evlilikleri, annenin sahip olduğu diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıklar, gebelikte meydana gelen anormal rahim kanamaları, kan uyuşmazlığı, az ve dengesiz beslenme, vitamin eksiklikleri, yanlış ilaç kullanımı, kemoterapi ve radyoaktif ışınlara maruz kalma, annenin yaşı, annenin düşme, çarpma gibi kazalara maruz kalması, gebelik süresinin normal süreden uzun sürmesi bebeğin gelişiminde etkili olmaktadır.

2.4.2. Doğum Sırasında Zihinsel Engelin Nedenleri

Doğumun olması gerekenden daha uzun sürmesi sonucu meydana gelen oksijen eksikliğinin beyinde ortaya çıkardığı hasar ve bebeğin boynuna göbek kordonunun bulunanması, bebeğin doğumla birlikte bir dakikadan daha uzun süre nefes alamaması, anormal doğum sancıları, doğumun erken ya da geç olması, doğum travmaları, doğum anında bulaşıcı hastalığın olması, aşırı kanamalar gibi durumlar zihinsel engelliliğe yol açabilmektedir.25

2.4.3.Doğum Sonrası Zihinsel Engelin Nedenleri

Doğum sonrasında çocuğun kafasının zedelenmesi ve yaralanması, beyin iltihabı, kaba beyin hastalığı, beyin tümörü, zehirlenmeler, enfeksiyonlar, merkezi sinir sisteminde bakteri, mantar ve virüse bağlı ortaya çıkan hastalıklar, sağlık koşullarının yetersiz olması, beslenme bozuklukları, yüksek ateş, astım, bronşit, zatürree gibi rahatsızlıklar ve kültürel geri kalmışlık, bebeğin yüksekten düşmesi gibi kaza ve travmalar, solunum yollarında görülen ve beyne etkisi bulunan iltihaplanmalar, yeni doğan zamanında rastlanan metabolik problemler,

25 Genç, a. g. e..s.93

Şekil

Updating...

Referanslar

Updating...

Benzer konular :