Mehmet Ali Düzgören
- şiirler -
Yayın Tarihi:
23.09.2017
Yayınlayan:
Antoloji.Com Kültür ve Sanat
Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir. Şiirlerin kopyalanması gerçek veya elektronik ortamlarda yayınlanması, dağıtılması Türkiye Cumhuriyeti yasaları ve uluslararası yasalarla korunmaktadır ve telif hakları temsilcisinin önceden yazılı iznini gerektirir. Bu doküman, şairin kendisi veya temsil hakkı verdiği kişinin isteği üzerine Antoloji.Com tarafından, şairin veya temsilcisinin beyanları doğrultusunda yayınlanmıştır. Bu dokümanın yayınlanması kullanılması dağıtılması kopyalanması ile ilgili husularda ve şiir içerikleri ile ilgili anlaşmazlıklarda Antoloji.Com hiç bir şekilde sorumlu ve taraf değildir.
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Anlasan Halimi
Bir gün sessiz sedasız çekip gitsem diyorum, Mesala kimsenin olmadığı bir dağ evine
Yada bir ormanda, her şeyden uzak bir kulübeye.
seni, gördüğümde yaşadığım bütün kırgınlıklarımdan.
kaçabileceğim neresi olursa artık, gitsem ve inzivaya çekilsem diyorum.
Yanıma hiç bir şeyi almadan,
kimseye bir şey demeden hesapsızca, bu dünyada yaşayan tek ben varmışçasına, gitsem diyorum kendi kendime.
Belki, o zaman biraz olsun dinerdi fırtınalarım, bir lahza olsun unuturdum seni,
huzuru bulurdum
ve gerçekten gülebilirdim belki.
her sabah yüzüne bakıp, attığım
yalancı gülümsemelerimden bahsetmiyorum, gerçekten gözlerimle gülebilir miydim acaba, senin gibi?
Evet, alıp başımı gitsem diyorum seni, her gördüğümde yada
benden uzaklaştığını her hissettiğimde, bende gitsem diyorum işte.
Belki o zaman seni andığımda yada düşümde gördüğümde bu kadar karamsar olmazdım mutlu olurdum belki
seni, görmenin anımsamanın mutluluğunu yaşardım ilk kez.
Kim bilir, belki daha çok kaybolurdum senli düşüncelerimin içinde..
Ve hiç olmamışçasına kaybolurdum senin düşüncelerinde..
05.09.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Anlatamadım
Anlatamadım anlatamadım.
Ben, sevdamı sana, anlatamadım.
Hep baktım geçen o deli zamana.
Ben, Zamanı yakalayamadım.
Bazen bir rüzgar oldum, Bazen de bir dalga,
Ve hiç durmaksızın vurdum kıyılara.
Bazen hüzün yüklü bir bulut, Bazen de mor kanatlı bir turna,
Senin hasretinle uçtum diyardan diyara...
Sense, hep yağmurdun benim için, Her gece yarısı gönül çölüme düşen.
Bir goncaydın,
Açmak için ay ışığını bekleyen.
Ve bir yasemin,
Hüzünlerinle yalnız beni kahreden.
Anlatamadım anlatamadım...
Seni görünce kederlerle dolardı gözlerim.
Vücudum titrerdi, donardım.
Gülüşlerim yalandı.
Hep gece yarısını beklerdim,
Göz yaşlarımı daha fazla saklamamak için.
Ben, gece yarılarını beklerim,
Yüreğimdeki çığlıkları bırakmak için.
Islatırdı göz yaşlarım gecenin karanlığını.
Sırılsıklam olurdu gece, Sırılsıklam olurdu,
Yollar, camlar, geçen yıllar...
Daha sonra bir ses yayılırdı, O ıssız, sis kaplı şehre.
Bir hüzün gelip konardı, Varoşların yüreğine.
Ben, susardım susardım, Gece ağlardı.
Ben, susardım susardım Gökyüzü çığlıklar atardı.
Anlatamadım anlatamadım...
Her gece yarısı ruhum,
Ayrılır bedenimden seni arar.
Her gece yarısı,
ruhum yaralı bir kuş olup, sensizliğe uçar…
Sanki yüreğim yerinde değil şuanda.
Şuleler sarıyor bedenimi.
Biliyorum biliyorum,
Yok oluyor yüreğim karanlıklar ortasında.
Biliyorum biliyorum, Doğmayacak artık güneş, Beni bıraktığın akşamlara.
Anlatamadım anlatamadım...
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Sen, bir meltemdin benim için, Yüreğime hep huzur saçan.
Sen, hilaldin
Dokunulması güç, bakmaya doyulmayan.
Sen sen, meneviştin,
Her yağmur sonrası, gökyüzünü saran.
Anlatamadım anlatamadım...
Gittin,
Beni son kez olsun dinlemeden.
Bir kere olsun yüreğime kulak vermeden.
Gittin.
Şimdi hapsolmuş durumdayım, Gecenin karanlığına,
Bir odanın suskunluğuna,
Zamanın zamansız vurgunlarına…
Ne tuhaf ki, her gün aydınlatırken Güneş ışıkları karanlık odamı, Yüreğimi aydınlatmaya yetmiyor.
Sanki Karadeniz’in o hırçın dalgaları Kıyılara değil de, yüreğime çarpıyor.
Ben, susuyorum
Susmak çözümmüşçesine öylece,
Sadece yüreğim, yüreğim susmak bilmiyor.
Anlatamadım anlatamadım...
Soldu bütün çiçeklerim.
Yağmurlar yerini fırtınaya bıraktı.
Tuhaf bir yorgunluk var üzerimde Rüyalarımda bile,
Senden ayrı kalmanın getirdiği bir yorgunluk.
Bir yaprak gibiyim.
Güçsüz, çaresiz,
Ve hep rüzgarlara boyun eğen.
Durmak nedir bilmeden,
Hep uzak diyarlara savrulup giden.
Aslında ne yaprak rüzgarsız güzeldir, Nede rüzgar yapraksız…
Zaten bende bir yaprağım, sende benim rüzgarım.
Anlatamadım anlatamadım,
Ben sevdamı sana anlatamadım…
06.08.2004
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Aranılan Güneş
Yürüdüğünü sanırsın güneşe doğru
Ama bir bakarsın ki kaybetmişsin yolunu Kalırsın yalnız başına, karanlıklar ortasında Seneler seneleri kovalar
Hiçbir yere ait olamamanın Teessürüyle dolar taşar yüreğin.
Gün gelir bir suret görürsün gölgelerin arasında.
Korkarsın önce çekinirsin,
geri geri gitmek kaçmak istersin ve hiç farkına bile varmadan yavaş yavaş bir bakarsın ki yaklaşmaya başlamışsın.
Her adım attığında
gündüz gibi apaydınlık olur ortalık anlarsın o zaman aradığın güneşin hep içinde saklandığını.
Bir heyecan, şehvet sarar bedenini daha çok yaklaşırsın, bilinmeze
ve yine teessürlerde yitirirsin yüreğini.
Çünkü sen, yaklaştıkça kaybolur
Gölgeler arasında gözüken yârin sureti.
İşte şuan öyleyim ben
"artık sadece gideceğin günleri sayıyorum"
Geldiğin gibi gölgelerin içinden 02.09.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Arayış
Çaresiz arayışlarım oldun Sokaklarda, düşler diyarında...
Sen, küçücük umutlarım oldun Güçsüz düştüğüm anlarımda...
Sen, hem yara, hem dermanım oldun...
Ve anlatamadığım duygumdun, Sonu gelmek bilmez akşamlarda.
Seninleyken farklıdır kelimeler.
Farklıdır seninle, hazan mevsimler.
Sen prangalanma, hür ol göklerde, Ben mahkum olurum kelimelere.
Ve benim hüznüm yeter, Hazan mevsimlerine.
Sen benim için,
/Düşle Gerçek arasında ki perde.
/Ölümle Yaşam kadar gerçek.
/sevdayla nefret kadar berrak oldun.
sen benim için, sevda oldun.
Sen yazılmamış şiirim, ve yaşanmamış mevsimim.
Bir arayış var içimde, Sen, sevda oldun bende.
Kaç kez gözyaşım dökülecek, sevda yolunda?
ne kadar yanacak bu yürek, yalancı gönüller ardından?
hiç bitmeyecek belki bu sorular.
hiç dinmeyecek bendeki sızılar.
biliyorum tükenecek yüreğim, yokluğunda, seni aramakla...
04 EKİM 2008
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Aşk Nasıl Olur aşk dedi ve sustu.
Ukalaca gülerek,
baktı öylece gözlerime.
"İki türlüdür bence sevda,
birincisi huzur, mutluluk, umut verir....
ikincisi ise, sadece hüzün, acı ve yalnızlığı getirir.
Anlatmaya çalışırsın ama anlatılmaz olur, gam olur, lâl olur...
uzak düştüğü zaman yüreğin,
görmek istersin, aklın uzaklarda olur.
Yanındayken utanır sıkılırsın, yüzüne bakamaz, kaçarsın.
İşte aşk böyle olur..."
Deyip de ders verircesine,
Bende uzun uzun baktım onun gözlerine.
24.05.2014
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Ayrı Hayaller
seninle aynı mekanda olsak da, hatta aynı anda bile olsa
ayrı nefeslerle dolduruyoruz göğsümüzü.
Belki de bu yüzden sevdiğim ben saatimi sana ayarlamış
ve senli hayaller kurarken her gece
sen, başka hayallerin peşinden gidiyorsun bilinmezlere.
ve biliyorum, o uykuya hasret
"kömür karası gibi duran, koyu kahve rengi gözlerinle"
benim seni aradığım gibi olmasa da,
sende bir tecessüsle beni sormaktasın geceye.
ve şimdi ikimiz içinde uyuma vakti çoktan geçti.
Kaç saat kaldı ki şunun şurasında günün doğmasına?
İçimde sana anlatacaklarım elbette tükenmedi, belki bir iki gün sonra,
belki de sen geldikten sonra, tekrar dert ortağım olacak
odamdaki bitap düşmüş duvarlar.
bilmiyorum belki de artık yazmam seni, tebessüm edene kadar
belki de sonsuna kadar.
19.09.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Bazen
Bazen tekrar bakarsın.
Kırgın bir ses duyarsın sadece.
Ardında bıraktığını sandığın,
soğuk, kırgın, boğuk seslerini duyarsın.
Tam da yeşeriyor derken 21.11.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Bir Selam Yolla
Bir selamını olsun isterdim, Rüzgarın önüne katılmış.
Olmasa da sevgili gibi,
Varsın dostça olsun, kardeşçe,
Gecenin mavisinden, odamın karanlığına.
Öyle bir rüzgarla yolla ki selamını, Bastırsın, yüreğimdeki fırtınaları.
Öyle bir rüzgarla yolla ki, En şiddetlisinden olsun.
Bana, seni hatırlatmalı...
Ya da, hüzün dolu bir bulutla yolla.
O bulut ben olayım, Gözyaşlarıysa sen.
Ağlayarak silmeli, yüreğimdeki hasreti.
Belki bahar vakti, yaban gülleriyle, Belki de yakamoz, mehtaplarla...
Nasıl olursa olsun, fark etmez, Bir selam gönder,
Gecenin mavisinden, odamın karanlığına.
2003
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Çoktan Gitmişsin
Çoktan gitmişsin çoktan.
yanımda sanarken seni, meğer uzakmışsın bana.
Bir oyun kurmuşum, içinde yalnız sen ve ben.
yalanlar söylemişim kendime,
rüzgarlar senden selam taşıyor diye.
tüm aşk masallarına inat,
rengarenk boyarım sanmışım geceleri.
Tanyeri vakti, ufukta görmek için yüzünü, boşunaymış sabahlamalarım.
Artık öğrendim,
kuşların müjdeli haber getirdikleri, hayra yorulan düşlerin gerçekleştiği, her doğan günün umut olduğu, gülümsemen gibi yalanmış hepsi.
bir oyun kurmuşum kendime, tek sahne ve tek kişilik piyes.
meğer sen çoktan gitmişsin çoktan.
hem de en saf halinle,
çoktan karışmışsın harelere.
işte bugün gözlerine bakınca anladım.
anladım ki kandırmak için beni, boş bir endam bırakmışsın yanıma ve gitmişsin kendi yoluna.
08.11.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Düşler Diyarındaki Ev
Kumbaramdaki tüm paramı verdim yaşlı amcaya.
Düşler diyarından bir yer sattı bana.
Dostlar; Şimdi sana ev lazım, dedi.
Koşarak gittim marangoza.
Marangoz;
Hiç malzemem kalmadı, önce hayallerini getir, dedi.
Tamam deyip,
Hemen döktüm hayellerimi tezgaha Olmaz dedi marangoz, bu hayellerle.
Hepsi kırık dökük bunların, Tutmaz birbirine.
Ne yapacağıcaz usta? dedim, başka hayal yok bende.
Yıllardır saklar dururum bu sevdayı kendimde.
bak görüyor musun? dedi, marangoz.
Eskimiş artık bu sevda.
Rütübette kalmış, çürümüş yıllarca.
Sana yeni hayeller lazım, bulunca gel yanıma.
31.12.2007
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Gece Ayrı Gündüz Ayrı Yaşarım Seni gece ayrı gündüz ayrı yaşarım seni.
gece olunca seni ararım semada.
adını nakşettiğim kağıtlardan, önce kücücük uçaklar yaparım, rüzgar alır koyar cebine.
sonra gemiler yaparım salarım ummana.
sana ulaşşsın diye, uğurlarım dualarla.
her sabah coşkuyla açsam da gözlerimi.
seni gördüğümde
korkuyorum sana yakın durmaya.
sığınıyorum gölgelere senden yansıyan ilk ışıkla yinede sensin menzilim her gece gelirim kapına.
05.10.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Gideceksin
Anlatsam da bendeki seni, Haykırsam duyursam sesimi, Zikretsem adını her gece, Bilirim gideceksin yine.
sussam kimseye söylemesem seni, önce hırçınlaşacak bakışlarım.
gizleneceksin düşüncelerimde ve hep sen geleceksin dimağıma kıbleye yöneldiğim anda bile.
Bilirim gideceksin yine.
Sanki tanışmamışcasına Beni, unutup gideceksin.
olsun ben, anımsarım seni.
Bir yer ayırırım sana da ve yazdığım her şiirimde, kokun olur mısralarımda.
Biliyorum ne söylesem de, sessizce gideceksin yine.
beni, intibamla bırakıp, boş ve meyus bir karanlıkta, esir düşeceğim yokluğuna.
01.09.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Gitme
Gitmeni değil kalmanı istemiştim.
Şiirlerimde, düşlerimin içinde.
Ama sen rüyamda bile gidiyorsun.
Yaprakları bembeyaz, benzi sapsarı, Papatyalar görüyorum yollarda.
Bir öfkeyle, nefretle bakıyorum, Sana hiç sunamadan gittin diye.
Ben, gitmeni değil kalmanı istemiştim.
Kuşlar, ağaçlar, kimseler yokmuşçasına;
Kırmızı, sarı bir gökyüzünün altında, doyasıya bakmak istedim gözlerine.
Halbuki yüzüne bile bakamazken, yaşam bulmayı istemiştim gözlerinde.
Ve ben, suya hasret nilüfer gibi, bilmeden yaşarken seni.
ardın sıra papatyalar bırakarak, rüyalarımda bile gidiyorsun işte.
04.01.2017
http://www.mehmetaliduzgoren.com/gitme/
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Gitsen Keşke
Olmuyor, kaçamıyorum senden.
Hemen gitsen keşke.
senli düşüncelerimi de yanına alıp, tebessümlerimi bıraksan bana, ardına bile bakmadan,
geldiğin gibi gitsen keşke.
kurtuldum o zaman her gün, meftun gözlerle sana bakmaktan.
...27.09.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Gözlerimdeki Sensin
Bak, gözlerimdeki yine sensin.
Adın çiseliyor yüreğime.
İnsanlarla doluyken bu sokaklar, Sensiz boş, virane.
Seni gördüm aralık akşamında, güneş gibi parlak.
Korktum uzatmaya ellerimi, Ya gördüğüm bir hayelse..
Şimdi, bir şeyler söylemek istesem de İzin vermez kelimeler,
Susarım yine..
24.12.2004
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Habersiz
Senle dolu şu ruhumu, Ayırdım bir çok parçaya.
Artık her parçamda sen varsın, Birbirinden habersiz.
Şimdi senle dolu bir çok parçam var.
Ama, benden habersiz...
16.10.2012
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Hüzün1
Yoksa Kalemim küstü mü bana, Neden anlatmıyor beni
Korkarım ayrı düşmüş yüreğime Tanımıyor artık seni
27.04.2012
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Hüzün2
Sevda sokağında ben bir kaldırım taşı
Kaç kişinin gidişini seyrettim kimse farkıma varmadı
suretlerini sakladım gözlerimde, yalnız seni bekledim dönersin diye 04.09.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
İntizar
Hani birden susar ya her şey, İşte öyle sessizliğe gömüldü, seni anlatmaktan kalemim.
Hani belli belirsiz korkular sararda, Dur durak bilmeden çığlıklar atarya, İşte öyle yeislerde yüreğim.
yanımda olsan da,
Bilirim ayrıyız, ıraksın bana
kara gözlerinle tutkuyla baksan da, bilirim aksisin, menfisin bana.
Ne zaman kayboldum kim bilir?
bulamıyorum kendimi.
intizarla geçer günlerim, iptila olmuşum sana.
13.8.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Korkuyorum korkuyorum,
sensizliği düşünmekten sana bakmaktan
ve bir gün,
Beni hatıralara gömmenden.
Korkuyorum,
hiç bir zaman ulaşamadığım, ve ulaşamayacağım,
bir kırçiçeğini kaybetmekten.
hayalimde, düşümde görememekten.
korkuyorum,
sana yakın durmaktan.
yüreğime bıraktığın sam yelini söyleyemeden, sessizliği içmekten.
gözlerimden anlarsın diye,
gözlerine doyasıya bakamamaktan korkuyorum,
ve de çok korkuyorum MEHMET ALİ DÜZGÖREN 19.08.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Maviler Kırmızılarla senin gibi,
meçhul ve kırgın bir türkü söylerdi, gece pembeleri giyerken sema.
sen gibi kokan yağmurlar düşerdi, sarı yapraklar içinde saklanan, hazan vurgunu yemiş bir ormana.
ben ise o ormanın içinde, yosun kaplı bir puar olurdum, çağlardım senin elin değdikçe.
Yaşlı, yorgun bir ağaç olurdum.
kırık dökük ahşap bir salıncak.
çakıl taşları gibi dağılırdım, dört bir yana ve beklerdim seni.
maviler, kırmızılarla gelmeni bir köşede vehimler içinde, sessizce beklerdim şefkatini.
yaprakların cılız sesleriyle söyledikleri ağıtlar,
çınlatırdı kulaklarımı.
sanki senden bir haber söylerdi, serkeş suların kavgaları ve arsız martıların çığlıkları.
sessizce beklerdim seni, maviler, kırmızılarla gelmeni.
ve sen,
hüsran çiçekleri açtığında, Bir gece üzüm teveği gibi sımsıkı sarsan hayallerimi.
aynı yürek, aynı cürüm ile, aynı düşten uyanırcasına, kıpır kıpır taşan bir sevinçle, gülerek karşılasak sabahı.
maviler, kırmızılar içinde.
usul usul aksa gözyaşlarımız.
toprağa düşen her damlada, can bulsa çiğdemler, menekşeler.
viran bahçeleri süsleyen,
leylaklar gibi düşsen toprağıma.
gülüşlerinle sarsan bedenimi.
her bahar vakti rengarenk açsan, beyaz, kırmızı, pembe, ebruli.
sıcak nefesin yüzüme vururken, nergisler gibi dökülsen gönlüme.
boğulmaktan kurtulmuşcasına ya da yeni doğmuş bebekler gibi, derin derin, korkarak nefes alsak.
baksak birbirimizin gözlerine.
abı hayat içmiş gibi kaybolsak,
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
maviler ve kırmızılar içinde.
07.11.2016-14.11.2016 Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Maviler Kırmızılarla 1 senin gibi,
meçhul ve kırgın bir türkü söylerdi, gece pembeleri giyerken sema.
sen gibi kokan yağmurlar düşerdi, sarı yapraklar içinde saklanan, hazan vurgunu yemiş bir ormana.
ben ise o ormanın içinde, yosun kaplı bir puar olurdum, çağlardım senin elin değdikçe.
Yaşlı yorgun bir ağaç olurdum.
kırık dökük ahşap bir salıncak.
çakıl taşları gibi dağılırdım, dört bir yana ve beklerdim seni.
maviler, kırmızılarla gelmeni.
07.11.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Maviler Kırmızılarla 2 bir köşede vehimler içinde, sessizce beklerdim şefkatini.
yaprakların cılız sesleriyle söyledikleri ağıtlar,
çınlatırdı kulaklarımı.
sanki senden bir haber söylerdi.
serkeş suların kavgaları ve arsız martıların çığlıkları.
sessizce beklerdim seni, maviler, kırmızılarla gelmeni 14.11.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Maviler Kırmızılarla 3 hüsran çiçekleri açtığında, Bir gece üzüm teveği gibi sımsıkı sarsan hayallerimi.
aynı yürek, aynı cürüm ile, aynı düşten uyananırcasına, kıpır kıpır taşan bir sevinçle, gülerek karşılasak sabahı.
maviler, kırmızılar içinde Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Maviler Kırmızılarla 4 usul usul aksa gözyaşlarımız.
toprağa düşen her damlada, can bulsa çiğdemler, menekşeler.
viran bahçeleri süsleyen,
leylaklar gibi düşsen toprağıma.
gülüşlerinle sarsan bedenimi.
her bahar vakti rengarenk açsan, beyaz, kırmızı, pembe, ebruli.
sıcak nefesin yüzüme vururken, nergisler gibi dökülsen gönlüme.
boğulmaktan kurtulmuşcasına ya da yeni doğmuş bebekler gibi, derin derin, korkarak nefes alsak.
baksak birbirimizin gözlerine.
ab-ı hayat içmiş gibi kaybolsak, maviler ve kırmızılar içinde.
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Memletim Oldun Beyşehir Memleketim oldun be beyşehir memleketim oldun
ben sende buldum
ve sende yitirdim sevdamı ...
şimdi gelsem tanır mısın beni alır mısın yollarına
yağmurlarınla selamlayıp gece olunca
yine bırakır mısın beni sevdamla baş başa
Memleketim oldun be beyşehir memleketim oldun
2004
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Meyus Zaman
sen yokken üstüme geliyor bu şehir, daralıyorum gök kubbenin altında.
gece olunca diyorum ki kendime, o, kara gözlerin kör bir kuyu olsa.
ben de Yusuf olsam atsalar içine.
sarıp saklasam adını dualara.
bulmuşken seni, dokunmuşken hüznüme feryat ederdim, beni çıkartırlarsa.
08.09.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Müzmin Aşık
Ben müzmin aşığım.
Bin yıldır sönmeyen,
Alevler gibidir sana olan sevdam.
Seninle doldururum sözlerimi.
Seninle süslerim hayallerimi.
Ben müzmin aşığım.
Unutmak yakışır mı sevdaya?
Geceyi kılıç gibi kesen, Uzun siyah saçlarınla.
Korkularımdan kaçarken sığındığım, Zemheri karası gözlerinle.
Daha bir güzelleşirsin hayallerimde.
Ben müzmin aşığım.
Zühre gibi parlarken üstümde, Harut olurum, Marut olurum.
Büyülenirim sözlerinle.
Kandırıp beni uçarsın göklere.
Ben müzmin aşığım.
Esmer teninin içinde sakladığın, Ayın nurundan kopmuş yüreğin, Aydınlatır geceleri yolumu.
Mest olurum sedan ile.
En güzel bülbülün sesiymiş, yalan.
Duymamışlar demek ki senin sesini.
Varsın duymasınlar, varsın görmesinler seni.
benim duyduğum, benim gördüğüm gibi.
27.01.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Nar Çiçekleri ve Papatyalar Ben seni nar çiçeği gibi sevdim.
ay ışığı hüzmesi değmiş gibi, papatyalara aksederken gölgen bakardım buğulu camlar ardından.
semavi bir nazar gibi korka korka, rikkatle dokunurdun papatyalara.
bense ellerimde nar çiçekleri, buğulu camlardan bakardım sana.
Sen, beyaz papatyaları severdin.
yitik bir sevdayı yâd eder gibi.
titreyerek heyecanla dolaşırdın, ipek gibi saf beyaz tarlalarda.
bense, gülüşüne benziyor diye, nar çiçeklerini toplardım sana.
adı konmamış bir cenkti bizimki, nar çiçekleri ve papatyalarla.
Ben seni nar çiçeği gibi sevdim.
Lal dudaklarının mahremiyetini.
katmer katmer matem yüklü yüreğini.
ve seni papatyalar gibi sevdim.
tertemiz bakan katre gözlerini.
Kolay değil seni anlata bilmek.
sevdaya dair yazılan ne varsa, teker teker sorguladım bu gece.
mürekkep gibi dağılan sevdanı, sevdiğin papatyalarla süsleyip, kalın kefenlere sardım gizlice.
ve bir nar çiçeği yolladım sana, gülüşüne benziyor diye.
adı konmamış bir cenkti bizimki, nar çiçekleri ve papatyalarla.
06.12.2016
MEHMET ALİ DÜZGÖREN Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Nar Çiçekleri ve Papatyalar 2 Kolay değil seni anlata bilmek.
sevdaya dair yazılan ne varsa, teker teker sorguladım bu gece.
mürekkep gibi dağılan sevdanı, sevdiğin papatyalarla süsleyip, kalın kefenlere sardım gizlice.
ve bir nar çiçeği yolladım sana, gülüşüne benziyor diye.
adı konmamış bir cenkti bizimki, nar çiçekleri ve papatyalarla.
03.12.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Nasıl Anlatmalı
Seni sevdiğimi nasıl anlatmalı?
Sevdalar anlatılır mı?
Duyduğum ızdırabı anlata bilsem, Çekmeyen halimden anlar mı? ...
Her gece kayan yıldız, Pencereme düşen ay, Hiç susmayan dalgalar, Söyleyin, siz söyleyin!
Anlatabilsem,
Beni bir lahzada olsa anlar mı? ...
2004
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Olmuyor İşte
Soruyorsun bana ne bu hâl diye Olmuyor be abla, olmuyor işte.
Bir huri inmiş de beni ararmışçasına, Fısıltılar sarar dimağımı
beklerim bir selam gelir diye
Yüreğimin dili ise aldırmadan, onun lâl dudaklarının muhalifine, Menfiliğine, Hülyalarda ilerler, inler canan diye.
Olmuyor be abla, olmuyor işte.
29.07.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Ödünç Sevgi
Azda olsa sevda varmı yanınızda, Ödünç alabileceğim?
Korkmayın bende kalmaz sevginiz, Yada hapis bırakmam yüreğimde, Gözlerimde mühürlemem.
Sadece bir lahza hatırlamak, Hatırlamak istedim,
Zamansızca yağan o yağmurları, Ve de kelimelerdeki anlamsızlığı...
12.10.2008
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Saatim Durmuş
Saatim Durmuş yirmi üç otuz..
sisli bir gece vaktiydi, beyşehir garında.
sen, yürürken otobüsüne doğru
Kolonların arkasından sana, bakardım.
sana, çarpardı yüreğim.
bilir misin sen, neler neler geçti o anda aklımdan.
bilir misin sen, neler neler geçti o anda yüreğimden, Sen, giderken.
sokak lambalarının altında,
Yaşayamadığım hayallerimi anlattım, peşimi bırakmayan karaltıya.
o da kaçtı benden adım attıkça karanlıklara.
daha sonra sığınacak bir köşe
içimi dökecek bir dost aradım durdum.
inan bana,
Sabaha kadar tek bir söz vardı dilimde Saatim durmuş Yirmi üç Otuz..
01.06.2003
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Sana Gelmek
Nereye gittiğimi bilmeden,
Sessiz sessiz yürüsem sokaklarda.
Sen duymasan adım seslerimi, Ben bilmesem sana geldiğimi.
Kaybolsam daralan sokaklarda.
Ayrı düşse gölgem benden.
Senli cümlelerimi bıraksam ardıma, Bulabilir misin beni, takip etsen izlerimi?
Sessiz sessiz yürüsem sana, Duymasan da adım seslerimi, Obruk gibi büyüyen bir bekleyişle, Çıkıp baksan pencerenden.
Tam geçerken kapından,
Kafamı kaldırıp baksam gözlerine.
Sana geldiğimi bilmeden, ilerlesem sessizce.
Ve sen, beni beklediğini bilmeden, Beklesen yine pencerende.
03.06.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Sana Ulaşmak Sana ulaşmak için,
ne muharebeler yaptım kendimle.
gözlerimin önünde durmadan ardı ardına vurulurken hayallerim, korka korka sakladım senli düşlerimi bitap düşmüş mavi gecelere.
her mağlubiyet sonrası,
daha çok esti üstüme yalnızlık rüzgarı.
Zühal yıldızı vurmuş gibi bahtıma, daha çok hasretle baktım yollarına.
ay ile delirip feryat eden deniz gibi, can buldum, çırpındım
sen, dolaşırken düşüncelerimde.
şimdi eski bir dili yaşatır gibi,
baharı müjdeleyen papatyalar gibi, yada tatlı bir düş, gamlı bir seda gibi işte öyle bir lütufla kaldın bende.
28.10.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Sen Hiç Bilmedin Beni
INasıl anlatayım sana, bilmem.
Güneş oldum güldüm yüzüne, Ay oldum düştüm pencerene.
Yel oldum öptüm saçlarını
ama sen, hiç görmedin bu canı.
Sen, durgun saf sular gibisin.
Bense, suya düşmüş bir yaprak.
Tavaf ederdim yüreğini ama sen, hiç bilmedin beni.
II
Bozkır olur yeşerirdim senle.
Gün döner solardım hasretinle.
Ne zaman geceye sorsam seni, mayhoş bir koku sarardı şehri ve sanki seni bulmuşçasına, Çekerdim içime doyasıya.
Ciğerimde hapsetmek isterdim, bırakmaya korkardım seni.
ama sen, hiç bilmedin beni.
III
Nasıl anlatayım sana bilmem.
Sen, süzülürken şehirlerde, Bulut oldum yürüdüm senle.
Taş oldum uzandım minvala, Yakut oldum dokunduğunda.
Hasretle beklerdim hep seni, ama sen, hiç bilmedin beni.
Ne bülbül, ne keklik, ne de hüdhüd, Simurg oldum kanat çırptım sana.
sense örtüsüz sema gibi, kıpırtısız, sakin ve mavi.
bakardım sana doyasıya karışırdı yâdlarım nalâna Sarıp sarmalardın cihanı
ama sen, hiç sarmadın bu canı.
21.09.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Sen Hiç Bilmedin Beni 1 Nasıl anlatayım sana, bilmem.
Güneş oldum güldüm yüzüne, Ay oldum düştüm pencerene.
Yel oldum öptüm saçlarını
ama sen, hiç görmedin bu canı.
Sen, durgun saf sular gibisin.
Bense, suya düşmüş bir yaprak.
Tavaf ederdim yüreğini ama sen, hiç bilmedin beni.
27.08.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Sen Hiç Bilmedin Beni 2 Bozkır olur yeşerirdim senle.
Gün döner solardım hasretinle.
Ne zaman geceye sorsam seni, mayhoş bir koku sarardı şehri ve sanki seni bulmuşçasına, Çekerdim içime doyasıya.
Ciğerimde hapsetmek isterdim, bırakmaya korkardım seni.
ama sen, hiç bilmedin beni.
15.09.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Sen Hiç Bilmedin Beni 3 Nasıl anlatayım sana bilmem Sen süzülürken şehirlerde, Bulut oldum yürüdüm senle.
Taş oldum uzandım minvala, Yakut oldum dokunduğunda.
Hasretle beklerdim hep seni, ama sen hiç bilmedin beni.
Ne bülbül, ne keklik, ne de hüdhüd, Simurg oldum kanat çırptım sana.
sense örtüsüz sema gibi, kıpırtısız, sakin ve mavi.
bakardım sana doyasıya karışırdı yâdlarım nalâna Sarıp sarmalardın cihanı
ama sen hiç sarmadın bu canı.
21.09.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Sen miydin
Sen miydin, dualarımın karşılığı?
daha selamlaşmadan, bir anda düştün yüreğime.
Sen miydin, yana yakına aradığım?
Sinsice gelip, yıktın şehrimi.
Prangaladın hayallerimi.
Ardından, küllerini döktüm gönlüme, düşlerimin ve umutlarımın.
Sen, gidince...
Ve yüreğime attığın çentiklere inat, ben, yinede çocuk kaldım.
06-08-2009
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Seni Arıyorum, Seni arıyorum,
Ara sokaklarda, gecenin karanlığında.
Bilmiyorum,
belki sadece kendimi arıyorum.
Uzun, sessiz, yorgun bir yoldayım.
Bir bakıyorum, o yol benim.
Bir bakıyorum, o yol sensin.
Yaralı, üzgün ve çaresizsin.
Seni arıyorum,
Ara sokaklarda, gecenin karanlığında.
Bir dalga vuruyor, yüreğimim kıyısına.
Hırçın, isyankar, yaralı bir dalga...
Tutamadığım, anlayamadığım, Vede anlayamayacağın bir dalga...
Konuşamıyorum, sadece susuyorum.
Gecenin, sessizliğine dalıp susuyorum.
Seni arıyorum,
Ara sokaklarda, gecenin karanlığında.
Bir gül açıyor, yağmur yağıyor,
Yağmur damlaları kayıyor, buğulu camlardan.
Bir yıldız, bana göz kırpıyor.
Her yer ıslanmış, her yer kararmış.
Yollar, camlar vede geçen yıllar...
Bir rüzgar, bir rüzgar esiyor derinlerden.
Ben, küçük bir yaprak oluyorum, Zamansa, delice esen bir fırtına.
Ve hep seni arıyorum,
Ara sokaklarda, gecenin karanlığında.
25.05.2003
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Sensizliğin Dalgasında
Keşkeler baş çeker oldu cümlelerimde.
Peşinden Şimdilerle sıralanan bir sürü söz.
Yitirir anlamını, kalemimde kelimeler, Sabahın üçü,
Senin düşünle uyandığımda.
O vakitler seni arar gözlerim,
Duvarlarda, pencerelerde, hatıralarda.
Ve sen, karşımda belirirsin, yavaş yavaş gözlerimi her kapadığımda.
İşte o an,
Yitik gemi gibi kaybolur, ruhum bedenimde.
Suskunluğumda saklanır, sana olan tahassürlerim.
Dualarım durmaz,
Parça parça dağılır geceye, Sensizliğin dalgasında.
24.10.2004
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Sevda Değil Belki
Sevda değil belki, bir yenilgi.
yoksa özlem mi?
Bilmem, belki de bir takıntı, anımsanmamanın verdiği bir acı bir inat, çaresizlik...
Ne olduğunu bilmediğim bir duyguyla, sen varsın her anımda.
sokağa ne zaman adım atsam sana, rastlamayı umuyorum.
Gördüklerimde, dokunduklarımda, hissettiklerimde senden bir pay arıyorum.
yaşamadığım duygular hatıram oluyor, içten yazılmış bir iki satırda.
ve susuyorum, sanki ben yazmışçasına.
Saatler benden yana değil,
ne zaman baksam gün yarılanmış.
uslanmak bilmez ruhumda, yine aynı sevda kalmış.
Dolaşır düşüncelerim düşüncelere, Tek bir tebessüm bile kalmadı bende sattım bütün beklentilerimi,
düşlerimi çocuklara verdim.
arayışları bıraktım kendime.
ne sevdanı, ne hayalini,
kelimeleri arıyorum, hepimizin aradığı gibi...
04.09.2005
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Söylemek İstedim Adını sorarlar seni bana kim diye ben ise hep "SEN" ile başlayan
"SEN" ile biten cümleler kurar satırlara saklarım adını
yinede söylemem kimseye ama bugün fısıldamak istedim, rüzgarın kulağına adını.
düşümde üstüme konan kuşa, senin adın ile çağırışımı.
bir bir anlatmak istedim seni, gülüşünü, üzgün bakışını.
süslendirmeden kelimeleri saçının, gözünün karasını
ve söylemek söylemek istedim, rüzgarın kulağına adını.
30.09.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Umutlarım
Sıkışıp kalmış umutlarım, küçük bir odada.
Penceresiz, soğuk duvarlarda.
Bir ben varım,birde yalnızlığım, Karanlık sessiz, o hüzün dolu odada.
Ne gündüz bildim, nede geceyi.
Ne bir yıldız gördüm, nede güneşi.
Bir çiçek büyüttüm,yüreğimin kuytularında.
Sıkışıp kalmış umutlarım, küçük bir odada.
Sessizliği içtim sensizliği soludum Kaybolup gittim yokluğunda
Sararan fotoğraflar yıpranmış kağıtlar Sıkışıp kalmış umutlarım küçük bir odada Vurmaz oldu kıyılara o hırçın dalgalar Bak artık esip geçmiyor rüzgar
Her şey susmuş yoksa zaman mı durmuş Sıkışıp kalmış umutlarım küçük bir odada Ben senden uzakta yağan yağmur damlasıyım Ben senden uzakta esen rüzgarım
Ben senden uzakta
Bütün kederleri çığlıkları topladım yanıma Sıkışıp kalmış umutlarım küçük bir odada 23.06.2002
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Yadsıma
Sen yoksun aslında,
Ne düşsün, nede bir hülya.
Sen değildin ki,
Yüreğimi ıslatan sevda.
Ve kanıp ateşin büyüsüne, Kanatlanıp uçmadım sana.
Sen yoksun aslında,
Ne sevdasın benim için, nede bir dua.
Dilime dolanan bu keşkeleri, Çaresiz arayışlarımı,
bezgin bekleyişlerimi,
Sana olan sevdamdan sanma.
Sen yoksun aslında,
Ne düşsün, nede bir hülya.
Yoksun sen,
Gerçek değilsin benim kadar Ve hiç olmadın hayatımda.
26.03.2009
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Yapamıyorum
Biliyorsun bazen nasıl dolup taştığımı.
Arada söylüyorum ya hani,
her şeyi bırakıp gidesim var, diye.
işte tam karar veriyorum,
tükürüp hayatın suratına gidecekken, hep sen geliyorsun aklıma, yapamıyorum.
22.11.2016
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Yaşayamadım Seni
Aslında yaşayamadım seni, Hak ettiğin gibi.
idamlık mahkum oldum sende.
asılmaktan korktum
ve dualara emanet ettim sevdamı.
Aslında yaşayamadım seni.
Yüreğimde saklarım sandım adını.
Hücrelerime yayıldın kısa zamanda.
Adını andım zikir gibi defalarca, Yalnız düştüğüm anlarda.
Yinede yaşamamadım seni, Hak ettiğin gibi...
25.06.2009
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Yeis
Ne sen, o bahsedilen kelebek, Nede ben, delicesine uçtuğun Ateş.
Gerek yok bu sevdayı anlatmaya, Böyle kelime oyunlarıyla.
Ne fark eder, renklendirsem sözlerimi yeni deyişler yamasam kelimelere
ne anlardın, seni daha çok sevdiğimi mi Sevda bu, değişmez bilmez misin, aynıdır her yerde,
Senin için olmasa bile...
24.07.2008
Mehmet Ali Düzgören
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Yitirdim Bendeki Seni
Söyleyecek sözüm mü kalmadı, Sevdam mı?
Her kaçış gibi yoksa, bütün suç kelimelerin mi?
Bir çok hayal de kurdum ve de bozdum.
Her çıktığım sefer daha uzun ve her soru daha zordu.
bir resim var senin kadar uzak, elimdeki bu küçük albümde başı boş dolaşır durur hayallerim kim bilir şimdi nerede?
Daha ne kadar saklanacaksın rüyalarımda?
kalemim ne kadar yazabilir ki seni?
cevabı yok mu bu soruların bilmem ama cevaplayanı yok.
Sana seni anlatmaktadan, yitirdim bendeki seni.
20.12.2005
Mehmet Ali Düzgören