Mehmet Zeki
- şiirler -
Yayın Tarihi:
14.7.2006
Yayınlayan:
Antoloji.Com Kültür ve Sanat
Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir. Şiirlerin kopyalanması gerçek veya elektronik ortamlarda yayınlanması, dağıtılması Türkiye Cumhuriyeti yasaları ve uluslararası yasalarla korunmaktadır ve telif hakları temsilcisinin önceden yazılı iznini gerektirir. Bu doküman, şairin kendisi veya temsil hakkı verdiği kişinin isteği üzerine Antoloji.Com tarafından, şairin veya temsilcisinin beyanları doğrultusunda yayınlanmıştır. Bu dokümanın yayınlanması kullanılması dağıtılması kopyalanması ile ilgili husularda ve şiir içerikleri ile ilgili anlaşmazlıklarda Antoloji.Com hiç bir şekilde sorumlu ve taraf değildir.
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Alınma Can
Belki renkli bir dünyam yoktu;
Oyuncaklarım çamurdandı.
Mutluluklarım çok...
Umutlarım kocamandı.
Geldiğim yerlerde...
Güneş erken doğardı.
Hüzün vererek batmazdı.
Alışamadım bu ellere...
Durgunluğum ondandır.
Çoçukken parkalarda oynamadım;
Yinede hiç ağlamadım.
Kendim kurduğum dünyam vardı..
Hep onunla oyalandım.
Alışamadım sen alınma can.
Bazı gecelerde karıştırırdım...
Ateş böceğiyle...
Kurşunların rengini..
Gene uykularım bozulmaz.
Kuşların sesiyle uyanırdım.
Uyuklardım palamut ağacın gölgesinde.
En güzel rüyalar görürdüm.
Kavak yellerinin esintisiyle.
Alışamadım bu ellere...
Durgunluğum ondandır.
Bu şehirde neden kimse gülmez...
Birbirlerinden kaçar herkesler.
Bizim eller daha güzel, Alışamadım bu ellere...
Dugunluğum ondandır.
Alınma can sen alınma.
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Anılarım
Ah! bir çok şey hatırlatır bana;
Bakışların,tebesümün gizemli dünya..
Çamurlaşan bir yürek, her sözünün arkasında..
Hepside eskiden kalma hatıra.
Ah! şuana kadar naralerdeydınki?
Okyanusları aşıp gelen,sevgi yüklü gemi.
Bir anlatabilsem sana kendimi...
Hep anılarımda kaldı...
O bildiğin cenetlerin yeşilli...
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Anlatmak İstedim Dalıp,dalıp gidiyorsun...
Bir pınar gibi sonsuzluklar ülkesine.
Gözlerinden anladım...
Baharları hiç yaşamadıklarını.
Bu yüzden anlatmak istedim...
İlk açan çiçeklerin mutluluklarını.
Ellerinin renginden,
sesinin titreyişinden anladım...
Yakalamak istediğin yıldızların nasıl kaydığını.
Nasılda acemice azgın sularla boğuştuğunu;
İstemediğin sevdalara...
alev,alev tutuşturduklarını, Sen gülünce fark ettim...
Gizlenmiş umutlarını.
Sana hep anlatmak istedim...
Göremediğin baharlara,
Yakalamak istediğin yıldızlara;
Bir gün komuşu olabileceğini.
Çıkılmaz deiğin sokaklarında...
Bir gün yok olabileceğini.
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Bak Güneş Doğuyor Çoçuk Sen ağlayan çoçuk...
Kaldır başını dik dur...
Bak sen şu semaya..
Kuşlar başında uçarya..
Beklediğin gün elbet doğarya..
Sen güneşi özleyen çoçuk...
Uğur böceğin omuzuna kondu...
Gözlerin güzel boncuk,boncuk...
Umutların yaprak gibi serpildi..
Uyanda toplasana çoçuk...
Sen güneşe aşık çoçuk...
Bak senin için doğdu güneş....
Bulunmaz bir dost bir eş...
Bırakma tut,tut çoçuk..
Geceleri koynunda bile uyut...
Akşamlardan kaçıp...
Sabahlarda buluşan çoçuk...
Neden uzak durdun...
Sevdan çok büyük...
Haydı kucaklasana çoçuk...
Bak güneş sana gülüyor..
Artık ağlamasana çoçuk...
Belki yarında doğacak...
Kim nerden bilecek...
Sevincini saklamasana çoçuk...
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Bin Bir Kurşun
Ey umutları dalından kopmuş yaprak:
Ve gülleri bir damla suya muhtaç.
Duygular dört duvar arasında tutsak, Hala rüyamdaki buselerin sıcak..
Mavi gözler derya...
Dokunsam sel olup akacak;
Ey taşiyan bin bir kurşunu yüreğinde, Eser bir nesim eser...
Sen bırak essin delice.
Yaralı yüreğinin üstünde,
Hayalimde tutuğum ellerin bende...
Sevgin dalında açar yeni tomurcuk;
Bin bir lurşunu yesende, Yeniden baharları hayal et,
Mavi marmara mavi dalgalanır...
Elbet güz mevsimi bitecek,
Bin bir kurşunu bin bir gül düşün yat;
Gün yeniden ışıldayacak.
Zaman su misali...
Bugün nefretle baktığın hayat, Yarın eski bir masal olacak...
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Bir Zaman Mardin
Hudut boylarına bakardım, Yurt penceresinden.
Mat renkli topraklar görünürdü..
Sonra ezan sesleri...
Takip ederdi kilise çanları.
Arada bir...
Nal sesleri duyulurdu.
Daracık sokaklarından, Her taşında tarihin izi.
Ve gerdanlık takardı gecede, Sonradan öğrendimki,
Yıldızlarda kıskanırmiş mardini, Görünmedikleri zamanda..
Birde kız sevmeye başladımki.
Utanarak ve gizli...
O beni...
Bende terketim mardini...
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Bu Yol
Bu yol bizi bir yere götürmez biliyorum...
Hangi yol bir yere götürmüştıki zaten..!
Gidip,gelip gitiğimizi sandığımız yol, Kaç yıl önce gördüğüm aynı yerler...
Bilge adam daha evel demişti bana.
Bu kafayla hep çıkarız aynı yola...
İhtiyar adama niye kızmiştimki o zamanlar...
Dedikleri doğru galiba,helallaşmadanda gitti diyer tarafa.
İşte bu yüzden karar veremiyorum.
Başımda hep bir duman buğusu...
Her şeydende yarım kalır aşkımız...
Kat etiğimiz yolları bile şaşırırız.
Bu yol bizi bir yere götürmez biliyorum...
Hangi yol bir yere götürmüştıki zaten..!
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Bulut
Bir bulut çıkarki ne bulut...
Perdesi yırtılır karanlığın...
Yedi renk gökkuşağı...
Atmaz okunu kırar yay...
Kılıfından siyrılır...
Beyaza börünmüş sisli dağ...
Simli fistan giyerek...
Gece çıkar ay...
Bir bulut çıkarki ne bulut...
Perdesi yırtılır karanlığın...
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Can Çekişir
Yağmura hasret güller soldu.
Bölbül konmaz can çekişir.
Gözyaşı dinmedi, savaşlar bitmez.
Ufukta barış can çekişir.
Haklar çarmiha gerildi;
Karanlıkta adalet can çekişir.
Umutlar tükendi bir,bir, Anna ağlar,sabır can çekişir.
Haykırırım yar duymaz,
Yürek dağlandı bu can, can çekişir.
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Çilingir
Sarayların kapısını açan çilingir Yüreyimde paslanan kilit
Hayat mat renkli Açıl susam açılsın Çelikten paslı kilit Bozulsun sihir
Saçılsın hazine bir bir Artık sabır tükenir
Saklındıkça azap veren fikir Elini çabuk tut çilingir
Artık kırılsın kilit Bozulsun sihir Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Dost olmayica
Bilemezler dostluğun tadını alamayanlar.
İnsanın gözü nasılda arar, Nasılda yalpalanır.
Dostlarını bulamayinca.
Dertler nasılda kor olur.
İçinde alev,alev yanar.
Eritip gider dost olmayinca.
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Dünya
Dünya yalan geçici..
Aşklar hayal mayal geçti..
Ufuklar sonsuz ulaşılmaz beklenti..
Gelip geçti nice kralar..
Dünya kime yetmezki..
Boşuna çizilmiş sınırlar..
Dön bir geriye bak..
Nasıl olsa her şey son bulacak..
Sevelim güzel olsun yaşamak..
Ne fark eder dil,ırk..
Bir bakmişsın yaş kırk..
Bir tabura gibiyiz..
Zaten ayağın biri kırık..
Hayat aynasına bak..
Her şey sürgün ve kaçak..
Dünya kime yetmezki..
Boynunda dururken keskin bıçak...
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Düşler Sokağı
Bir düşler sokağı gibiydi.
Her geçişimde...
Puslu camın arkasındaki, İki çift okun menzilinde.
Paslı ellerim...
Üzerimde garip işçi elbisesiyle.
Başımı her çevirdiğimde...
Ona hanedanlar sunamayacağımdi.
Bir kalbimle,şiirlerim...
Verebileceğim;
En kutsal değerlerimdı.
Düşler sokağında geçişimde.
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Elvada Ankara
Gurbette kucağına düştüğüm ilk yer, Ne kırmızı halı,nede protokol.
Bana tebesüm etiğin yeter.
Merhaba dediğin...
O mehtaplı geceler,
Elveda bugün sana Ankara.
Ne kadarda benziyordu duygularımız.
Seninde akşamlarında serindi yazın, Yoktu senin kirli kocaman denizlerin, Bugün seviştiğimiz son gece.
Elveda Ankara icimdeki özleminle.
Giderken hafiften bir el sala.
Ben ağlarken,sen yine tebesüm et.
Bugün yine serin bir gecede, Sana elveda güzel ankara.
Ulus,kızılay yürüdüğüm yollar...
Hayallere daldığım gençlik parkı.
Çiçekleri yavaş ve gizli açılan..
Bir akasya misali sevdiğim Ankara, Bugün sana elveda en güzel duygularla.
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Fark Etmek
Her gün camdan,baktığım yer;
Bu kadar güzelmiydiki bu ağaç?
Yapraklarının arasında siyrilan...
Al renkte açılan çiçekler.
Bilmem nasıl fark edilmediler..?
Fark edilmeyen nice güzelikler, Kim bilir nekadar çok var;
Kendi hallerinde akıp giderler...
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Garip Ülkem
Dokunsam toprağına tarih fışkırır,
Deşsem toprağını cenetten bahçeler yeşerir.
Bir yanı dicle,fırat...
Bir yandan kızılırmak akar, Nedendırki garip ülkem ağlar.
Ben uyurken el başınımi okşar.
Vurupta vurulmaktan yoruldum, Darılmiş gülmezki yurdum.
Kafamı yarmak ister elediğim taş.
Bin yılda geçse akılanmazmiki baş.
Nedendırki garip ülkem ağlar.
Ben uyurken el başınımı okşar...
Ey zalim dur sen uzak dur, Benim vurulupta vuran.
Benim ölüpte koyun koynunda yatan.
Bir silkelensem olurki neler olur, Ahh darılmiş gülmezki bir vatan.
Nedendırki garip ülkem ağlar, Ben uyurken el başınımi okşar...
Bir ucunda kış ve ayaz, Bir ucunda yaz ve kiraz.
Cihanda kaçına nasip olmuş böyle yar.
Düşünki bin sefer düşün, Nedendırki garip ülkem ağlar, Ben uyurken el başınımi okşar..
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Gurbette Ocak
Guırbet acıdan acı verir Yalnızım kimsesiz
Sokaklar dar sesiz Bir kedi yavrusu Başı boş gezinir Aylardan ocak Gün yirmidört saat Gurbette karanlık şafak Üşürüm naz ederim
Uyumaz ismini sayıklarım Yüreyim hayalinle sıcak Aylardan ocak üşürüm Bulutlara haykırırım
Meltemin adı olsada ustura Yar senin için dayanırım Gurbete aylardan ocak Soğuk hava gün pazar Dışarda lapa lapa kar Gözümün önünde hayalin Kapının eşiğinde kaçak ayaz Elerim titredi üşüdüm
Mutluluğu hayal etim Aklıma sen gelince yar Ay ocak dışarda kar Sırtımı dayadığım duvar Soğuk içim sızlar
Hayalimde elin gülüşün İkilem içinde kaldım Bir tarafım çoşar Bir tarafım ağlar
Gurbete aylardan ocak yar Titreyen elerime tutuşturdum Son çektirdiğin fotoğraf
Bu gece duygularım tarumar Dışarda fırtına ve kar
Yokluğun gurbetende acı yar Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Günden Kesit
Kehribar kokulu vadi..
Sonsuza uzanan yol...
Batan güneşin...
Camdaki kızıl rengi..
Tenhaya çekilir yaşam..
Alevlenir şafak vakti...
Yavaş yavaş çekilir perde..
Kararan sema...
Nede harika bir usta.
Hemende yapıştırdı lamba..
Kolonsuz duran tavana..
Yıldızlar birer dizildi..
Aydınlık gününün ardında..
Sıcaktan kavrulan toprak..
Serinlenir akşamda..
Gün böyle doğar batar..
Garip mezopotamyada..
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Güneşin Batışı
Resam çizdiğin neyin resmi Uzakta yelkenli bir gemi Işıl ışıl parlayan mavi Güneş batacak gibi
Resam bu ne hüznün resmi Bir ceylan kayalıklarda Rüzgar dokunmuş saçlarına İyi bak resam güneşin batışına Değer çam ağaçların uclarına Uçan martıların kanatlarına Resam mutluluk olsun resminde Hafiften dalgalanır deniz
Kızıla çalan bir renk Güneşin batışıdır Çiz severek yeniden
Resam resmin ismini deyiştir Bir kelebek kanatlandı
Yar nazlı nazlı bakar Resam bunuda çiz Bir at dört nala
Güneş batarken şahlandı..
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Güzel Köyüm
Ne bu sesizlik, bu sukunet...
Bu figan,bu inat,bu isyan:
Kime husumet?
Irmakların çoşsun yine.
Korku olmasın kimsenin gözünde.
Annaların güzel niniler söylesin.
Tahta beşik içinde, uyuyan bebeklerine.
Koca kilidi kaldır mektebinin dilinde, Çoçukların geleceği saklı...
Okapının eşiğinde:
Ayağa kalk güzel köyüm...
Misafirinim bu gece.
Sen kolay yıkılmasın...
Tarihini iyi bilirim:
Kaldır başını...
Mutluluk yakın...
Bir gün uğrayacak bizede..
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Hancı
Söylesene be hancı.!
Bu yol nereye uzanır..?
Bu kervan kaçıncı...?
Bu han son durakmı...?
Kimin peşinde ardı sıra...
Düşüpte kalmişim bu handa;
Söylesene be hancı.!
Yorgunum başım döner...
Burda yatığım gün kaçıncı.!
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Kuş Ve Ağaç
Ben bir kuş olsaydım yaralı ve sen ağaç...
Dallarında bulunurmuydu konacak yerim.
Peşimdeki çoçuklar sapanlı.
Sararmiydıki sımsıcak yaprakların.
Aralanırmiydı kalbinin kapısı.
Ağaç olsaydım ben ve sen kuş yaralı...
Uçamazdın bir daha gelişinin sonrası.
Kalbimin tutsağı,misafirim başımın tacı...
Yapraklarımı kapatır sarılırdım.
Ben ağaç,sen olsaydın kuş ve yaralı Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Perde
Perdeleri çekilmiş..
Loş ışıklı pencereler,
Perdelerin ardında neler,neler.
Perdesi çekilmiş hayattın..
Ardındakisaklı gerçekler.
Aralanınca perdeler.
Dökülür gerçekler birer,birer.
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Rüya
Yaşam kuyular gibi siyah Bir o kadar çaresiz.
Güz ağaçları yapraksız sanki hayat ağır çekim Bitkin tırmanırım yokuşta Azgın akan nehir
Üzerime gelir çıkışta Sesiz acılar çekilir
Ayrılmaz gözlerim tavanda Bir maral görünür uzakta Saçlar siyah belin ortasında Bumuydu gecedeki rüya Aklımı çeldi bu yokuşta Beynim çalkalandı boşlukta Deydi yüreğime sızı
Kelimeler boğazıma tıkandı Bu nedirki tutulduğum Yokmu bunun tabiri Acılar yokuşta tıkandı Soğuk döktüğüm ter
Gözlerimde uçuşan kelebekler Serap ney gördüğüm yer karalar giyen sema
Birden mavileşen bulut
Güneş çıkar saklandığı yerden Acılarla dolan resimler
Kayıp olur birer birer Gökte raksa duran kuşlar Çekilir azgın akan nehir Her şey ne yakın ne uzak Yoksa bumu yeni umutlar Gizli beraklaşan hayat İşte budur asıl rüya Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Savaş ve Çoçuk
Nerede bahçelere konan kuşlar.
Neden karardı sema..
Gök yüzünde çelikten canavarlar..
Çığlık çığlığa her sokak..
Kızıla boyanır sular..
Ak akabildiğin kadar ırmak..
Aktıkça beraklaşsın al rengin..
Hani çoçukların oynaştığı..
Çamurlu topraklar..
Dolaşır oldu minacik ellerde..
Mermilerden yapılmiş oyuncak...
Savaşlar ve çoçuklar içiçe..
Yıldızlar artık korkar..
Çıkmaz oldu gecelerde..
Cephanelerde harcanan kurşun..
Kaç ananın yüreyine atın kor..
Kaç çoçuğun geleceğini yutun..
Çoçuk vurulur ana ağlayan..
Gerisi bahane ve yalan...
Hızlı hızlı ak ey zaman.
Dağılsın bu toz duman..
Tatlı tatlı aksın ırmak...
Nakışlansın dağ.
Neşelensin sokak.
Yeniden yeniden bir cihan.
Ben sana sevdaliyim sana.
Ey barış aşk sevgi kardeşlik.
Ne acı çoçuk ve savaş..
Kin nefret akan gözyaşına..
Ne zaman sihirli el dokunacak..
Karanlığın çöktüğü an..
Yüreklere korku salar..
Çoçukların uyutulduğu zaman.
İşte o an zalim mermiler..
Çoçukları kopartır..
Ana koynundan..
Ak be ırmak delice ak.
Cihanda olmasın savaş.
Sende yağ yağmur sel ol..
Sil süpür kalmasın kir..
Her taraf olsun temiz pak..
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Sen Bilemezsin
Karacadağ suyu serin çağlar...
Sen bilemezsin leeee...
Dicledir bu mar misali akar...
Sevdamız diyarbekir kalesidir...
Ne baskınlara göğsünü dayar...
Sen bilemzsin leeee..
Yüreğimiz yediveren gül açar...
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Sensiz
Ahhh hiç bu kadar uzak kalmamiştım..
Meçhullerden ses gelir sensiz..
Hiç bu kadar yalnız kalmamiştım..
Tırnak eten kopar misali..
Ahhh hiç bu kadar gözlerin korkutmamiştı...
Ve sensizliği hiç bu kadar istememiştim...
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Sükut
Dün gördüğüm kuru dal Kış uykusundaki doğa Hayatın sükute olduğu an Ne zaman nakışlandı dağ Çiçeklere konan arı
Ne çabuk yaptınki bal Olup biten her şey Bir sükut içinde Nakaşına çok saygılı Ne görültü
Nede bir hışırtı herşey sükut içinde Oldu bitı
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Töre Kıskacında
Doğarken perçinlenmiştir duygular.
Törenin kıskacında akacaktır hayat, Başkasının gözüyle seyredilecek bahar;
En son rüyalarda görülür,lale ve kırmızı nar.
Sakın bana tebesüm etme güzel kız, Şimdi ardından kaç dedikodu dalgalanır.
Ferman buyrulur,belkide idamın hazır.
Sevdiğin dost artık düşman bilinir.
İşte çizilmişya birilerine göre yasa.
Duyamasın sevdiğin sözleri kulaklarında.
Hergünün yaşayişında,yürekte ayrı tasa.
Uzanamadığın hayallerle girersin akşama.
Gök yüzünde uçarken bir sürü kırlangıç...
Çekerler seni saadet dolu dünyalara;
Düşersin aydınlık rüyaların peşine.
Birden kabuslanır rüya,
Takılıp kalmişsın törenin pençesinde.
Kanımın akışını yeniletir bakışların...
Sakın tebesüm etme güzel kız.
Şimdi ardından kaç deikodu dalgalanır.
Fermen buyrulur,belkide idamın hazır.
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Utanırım
Utanırım işte bu yüzden kaçış;
Doğduğum yerden kalma galiba, Rüzgar benden daha cesur...
Hemende dokunur saçlarına,
Aynı anda güneş ve deniz sokulur...
Kumsal şaşkın,rüzgar sabırsız, Yanındayim seni düşlerim..
Sana dokunmaktan utanırım;
Doğdoğum yerden kalma galiba...
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Vakitsiz
Bazen vakitsiz yağar yağmur Habersiz akiyor zaman
Beklenmeyen ayrılıklar Yorgun düşürür insanı
Döğümlenmiş büyü gibi sarar Tutabilsen parçalamak istersin Habersiz akan zamanı
Günü belidir çiçeklerin Mevsim kurutur
Vakitsiz açanı
Zamansız hiç bir şey Sarmiyor
Tutabilsen parçalamak
İstersin vakitsiz gelen acıları Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Yanlış Mektup
Nereden çıktı bu mektup?
Her satırında sitem,
Sanki romayi yakan ben..
Eserimmiş testilerdeki kırık kulp.
Yılardır görmediğim yer.
Benmişim bağa giren hırsız.
Bu satırları yazan cambaz.
Karışıklik var galiba.
Bu ben olamam imkansiz.
Eskiden beni çok severmiş.
Şimdi gözünde olmuşum değersiz.
Bense herşeyden habersiz.
Nereden çıktı bu mektup?
Her satırında sitem..
İtirazım var geri gönder.
Ben kendimi iyi tanınırım.
Aşki hiç bilmem,korkarım..
Ben değilim imkansiz..
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Yetim Duygular Korkak ve hüzünlü...
Olmasaydık akşamlarda.
Yetim kalmazdı duygularımız, Belki bu yüzden hiç olmadı...
Ankara kallesinde...
Sıcak sevişmelerimiz.
Mehmet Zeki
www.antoloji.com - kültür ve sanat
Yokluğunda
uçurumun kiyısindayim, Bir çilem var ümitsiz.
Bakışların yarama em.
Fukaralık başa bela.
Sinemde hain bıçak, Akıp giden ömrüm.
Uçurumun kıyisindayim.
Yasak her şey yasak.
Mutluluğun adresi hangi cadde?
Bilmemki kaçınci sokak;
Sende çekip gitme yalnızlık kötü tuzak.
Uçurum,uçurum,uçurum.
Kurulmuş birer fak.
Dört bir tarafım.
Yokluğunda parçalanacak..
Mehmet Zeki