• Sonuç bulunamadı

MSÖ405 ÖZEL EĞİTİM

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "MSÖ405 ÖZEL EĞİTİM"

Copied!
20
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

MSÖ405

ÖZEL EĞİTİM

DOÇ. DR. HATİCE BAKKALOĞLU

(2)

DERSİN İÇERİĞİ

ÜNİTE I: ÖZEL EĞİTİM

ÜNİTE II: ÖZEL EĞİTİMDE DEĞERLENDİRME

ÜNİTE III: BEP HAZIRLAMA ve ÖĞRETİMİN BİREYSELLEŞTİRİLMESİ ÜNİTE IV: KAYNAŞTIRMA ve DESTEK ÖZEL EĞİTİM HİZMETLERİ ÜNİTE V: AİLE EĞİTİMİ

ÜNİTE VI: ZİHİNSEL YETERSİZLİĞİ OLAN ÖĞRENCİLER ÜNİTE VII: İŞİTME YETERSİZLİĞİ OLAN ÖĞRENCİLER ÜNİTE VIII: GÖRME YETERSİZLİĞİ OLAN ÖĞRENCİLER

ÜNİTE IX: FİZİKSEL YETERSİZLİĞİ/SÜREĞEN HASTALIĞI OLAN ÖĞRENCİLER

ÜNİTE X: DİL VE KONUŞMA BOZUKLUĞU OLAN ÖĞRENCİLER ÜNİTE XI: ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ OLAN ÖĞRENCİLER

ÜNİTE XII: DUYGU DAVRANIŞ BOZUKLUĞU OLAN ÖĞRENCİLER ÜNİTE XIII: OTİSTİK BOZUKLUĞU OLAN ÖĞRENCİLER

ÜNİTE XIV: ÇOKLU YETERSİZLİĞİ OLAN ÖĞRENCİLER

(3)

ÜNİTE XII: DUYGU DAVRANIŞ BOZUKLUĞU OLAN ÖĞRENCİLER

 Tanım

 Nedenler

 Tanılama\Değerlendirme

 Yaygınlık

 Özellikler

 Bilimsel Dayanaklı Müdahale Yöntemleri

 Öğretmenlere Öneriler

(4)

Tanım

I- Duygu ve davranış bozuklukları tanımı, yaş, kültür ve etnik

normlardan farklılık gösteren, okul programlarında akademik, sosyal, mesleki ve kişisel becerileri kapsayan akademik

performansı olumsuz etkileyen duygusal ve davranışsal tepkiler ile karakterize edilen bir yetersizliktir:

(a) Çevredeki stresli olaylara geçici, beklenen bir tepkiden daha fazla olan (b) Tutarlı olarak en az birisi okul ile ilgili olan iki farklı ortamda sergilenen

(c) Çocukla beraber çalışan kişilerin kararı çocuk ya da gencin geçmişi uygulanan sağaltımların etkili olamayacağını göstermedikçe, eğitim programındaki kişisel sağaltıma rağmen devam eden,

 II- Duygu ve davranış bozuklukları diğer bozukluklar ile beraber

görülebilir, eğitim performansını olumsuz etkileyen şizofreni bozukluğu olan çocuk ve gençleri, heyecan bozukluklarını, anksiyete bozukluklarını ya da süreklilik gösteren davranış ya da uyum bozukluklarını da

içerebilir.

(5)

Duygu davranış bozukluklarının tanımına yönelik 8 temel ortak nokta:

1. Okulda sergilenen duygusal ve davranışsal tepkiler

2. Problemlerin yaş, kültür ve etnik normlardan farklılık göstermesi

3. Problemlerin eğitim performansı üzerinde olumsuz etkisinin olması

4. Problemlerin strese yönelik beklenen ya da geçici bir tepkiden daha fazla olması

5. Problemlerin okulunda dahil olduğu en az iki farklı ortamda süreklilik göstermesi

6. Bozukluğun bireysel sağaltıma rağmen devam etmesi

7. Bozukluğun diğer yetersizliklerle beraber görülme olasılığı

8. Tüm duygu ve davranış bozukluklarını içermesi

(6)

Nedenler

 Duygu davranış bozukluklarını etkileyen faktörler;

1. Biyolojik faktörler

2. Aile ile ilgili faktörler

3. Okul ile ilgili faktörler

(7)

1. Biyolojik Faktörler

 Doğuştan zor mizaçlı çocuklar (kolay sinirlenip zor sakinleşen)

 Doğuştan genetik yatkınlık

 Olumsuz çevre koşulları

 Anne karnında alkole maruz kalma

- İlaç tedavisi tek başına yetersizdir

- Sosyal ve akademik performansın desteklendiği psiko- sosyal sağaltımın uygulanması

- Sosyal, duygusal ve akademik desteğin verilmesi.

(8)

2. Aile İle İlgili Faktörler

 Ailenin çocuğun yaşamını yeterince denetlememesi,

 Disiplin eksikliği ya da ağır cezalandırıcı disiplin anlayışı,

 Çocuğun yaşamına ilgisizlik,

 İşsizlik, alkol ya da madde bağımlılığı,

 Aile içi şiddet ve çocuk suistimali

 Ebeveynlerdeki psikopatoloji ve suç davranışları,

 Ebeveyn-çocuk etkileşimi,

 Dağılmış aileler ve evlilik problemleri,

 Ailenin büyüklüğü ve çocuğun doğum sırası,

 Ailenin sosyal sınıfı

 Anne babaların çocuk yetiştirme usulleri

 Çocuklar tüm bu risk faktörlerine ne kadar uzun süre maruz kalırlarsa, çocuğun

üzerindeki olumsuz etkileri o kadar zarar verici olur.

(9)

3. Okul İle İlgili Faktörler

 Etkisiz öğretim yöntemleri,

 Açık bir biçimde ifade edilmeyen okul kuralları,

 Uygunsuz davranışa yönelik tutarsız bir biçimde uygulanan cezalandırıcı disiplin teknikleri,

 Öğretmenin uygun sosyal ve akademik davranışı yeterince pekiştirmemesi,

 Farklı öğretimsel ihtiyaçları olan çocukların ihtiyaçlarına büyük grup öğretiminin cevap vermemesi,

 Akademik başarısızlık,

 Okuldaki öğretmen öğrenci oranı,

 Okulun organizasyonu ve kötü fizik koşulları,

 Öğretmenlerin özellikle sınıf yönetimi konusunda bilgili olmamaları.

(10)

Tanılama\Değerlendirme

 Tanılama ve değerlendirmede yaşanan sorunlar;

- Tanımda uzlaşamama,

- DDB nin kültürle olan ilişkisi,

- Objektif değerlendirme güçlüğü (normal/normal dışı),

- Objektif ölçme kriterleri olmayışı (çok sık/normal)

(11)

Devam…

Ekip tarafından değerlendirme (sınıf öğretmeni, özel

eğitim öğretmeni, branş öğretmenleri, rehber öğretmen ve okul yöneticileri)

Çocuğun eğitim performansına da bakmak önemlidir.

- Müfredat temelli değerlendirme,

- Sınıf ortamı ve serbest oyun ortamında gözlem (ODS kaydı),

- Standardize edilmiş testler (Davranış Değerlendirme Ölçeği, Sosyal Beceri Derecelendirme Ölçeği, Davranış Problemleri Kontrol

Listesi)

- Ekolojik/Çevresel değerlendirme

(12)

Yaygınlık

A.B.D.’de genellikle % 3 -7 arasında değişmektedir

Sadece yıkıcı davranış bozukluğu ve karşı gelme bozukluğu sergileyen çocuklara dayandırıldığında yaygınlık rakamları % 2-10 arasında çıkmaktadır.

Yıkıcı davranış bozukluklarının erkek çocuklarda görülme oranı kız çocuklara oranla 3’e 1 oranında daha fazladır.

Erken çocuklar kavga etme, çalma, eşyalara zarar verme ve diğer açık agresif davranışları sergilerken, kız çocuklar ise

yalan söyleme, okuldan kaçma, evden kaçma, madde kullanımı

gibi daha az açık agresif davranışlar sergilerler.

(13)

Özellikler

 Genel anlamda yapılan çalışmalarda duygu davranış bozuklukları olan çocuklar iki önemli gruba

ayrılmaktadırlar:

1. Dışa yönelim bozuklukları

2. İçe yönelim bozuklukları

(14)

1-Dışa Yönelim Bozuklukları

Saldırgan, başkalarını rahatsız edici, karşı gelme davranışlarını sıklıkla sergileyen

Problem davranışları diğer çocuklara oranla çok daha sık ve yoğun şiddette sergilerler,

Anti-sosyal davranış problemleri (başkalarına düşmanca davranma, saldırganlık, kural tanımayan gruplara katılmaya isteklilik, yetişkin otoritesine karşı gelme, ve toplumdaki sosyal normların ihlal edilmesini içeren bir davranış örüntüsü)

Ev, okul ve toplum yaşamı alanlarında genel kabul görmüş değer ve kurallara karşı gelme,

Saldırgan ve zarar verme amaçlı yıkıcı davranışlar

(okuldan kaçma, kavga etme, başkalarına acımasızca davranma, yalan söyleme, hile yapma ve başkalarının mallarına ve

eşyalarına zarar vermedir

(15)

Devam…

 Duygu davranış bozuklukları olan çocukların sınıf ortamında sergiledikleri genel problem davranışlar ise;

 sık sık oturdukları sıradan kalkma, sınıfta dolaşma,

 sınıf arkadaşlarını ders dışı konularla rahatsız etme, vurma, kavga etme,

 öğretmeni görmezden gelme,

 devamlı aşırı ölçüde şikayet edici bir ruh hali içerisinde olma,

 çalma, eşyalara zarar verme,

 arkadaşları ile sık sık tartışma,

 karşı cevap verme,

 gerçekleri değiştirerek anlatmaya çalışma,

 ödevleri yapmama, sınıf kurallarına uymama,

 yönergeleri takip etmeme, ve dersi dinlememe.

 Bu problem davranışlar nedeniyle öğretmenlerinin tepkisini çekip

sık sık disiplin cezası alırlar ve öğretmenleri tarafından sıklıkla

rehberlik servislerine yönlendirilirler.

(16)

2-İçe Yönelim Bozuklukları

İçe kapanma, depresyon, kaygı, ve takıntılı düşünce ya da davranışlar

Genelde kendi başlarına vakit geçiren, yaşıtı çocuklarla oynamayan,

Sık sık hayallere ya da yoğun kaygı ve depresif duygulara dalan,

Nedensiz korkuları olan ve sağlık problemlerinden şikayet eden,

 Başkaları için bir tehdit unsuru olmadıklarından

öğretmenlerinin çok dikkatlerini çekmeyebilirler,

Sosyal ilişkilerden devamlı kaçınmaları nedeniyle yaşlarına uygun sosyal becerileri öğrenme fırsatları sınırlı olan bu gruptaki çocukların, sosyal beceri yetersizliği sergiledikleri de

araştırmalarla saptanmış bulgular arasındadır.

(17)

Devam…

 Dışa yönelim ve içe yönelim bozukluklarını incelerken göz önüne alınması gereken en önemli noktalar;

 Her iki bozukluk alt tipi arasında geçişlilik olabilir. Yani içe yönelim bozuklukları sergileyen çocukların problemleri

zamanla dışa yönelim problemlerine doğru kayabilmektedir.

Akademik problemlerle sosyal problemler genellikle

beraber görülür. Diğer bir deyimle sosyal alanda yoğun

problemler sergileyen çocukların akademik alanda da

başarısızlık sergileme olasılıkları son derece yüksektir.

(18)

Bilişsel ve Akademik Özellikleri

 Yaklaşık % 50’den fazlasında öğrenme güçlüğü,

dışa yönelim bozukluğu olanların akademik problemler sergileme olasılığı içe yönelim problemleri olan çocuklardan daha yüksektir,

akademik etkinliklerde diğer çocuklara oranla çok daha az vakit harcama,

akranlarına oranla daha uyumsuz,

diğer öğrencilerle işbirliğinde bulunmama,

kendi kendini planlamada gerilik ve

yönergeleri dikkatle dinlememe,

okuma, yazma, ve matematikte sınıf düzeyinin altında başarı.

 Akademik başarısızlıkla doğru orantılı olarak duygu davranış bozuklukları

sergileyen çocukların okuldan atılma oranları diğer yetersizlik gruplarından daha yüksektir.

Yüksek öğrenime gitme olasılıkları ise tipik gelişim gösteren öğrencilerden

çok daha düşüktür.

(19)

Bilimsel Dayanaklı Müdahale Yöntemleri

Üçüncül müdahale (yerleşmiş bozukluklarda belirtileri kontrol altına almak ve belirtileri azaltmak)

İkincil müdahale (oluşmuş bozukluğun

ağırlaşmasını engellemek ve mümkünse problemi ortadan kaldırmak)

Birincil müdahale (ilk belirtilerin görüldüğü en

erken yaşlarda müdahale ederek bozukluğun

oluşmasının önüne geçmek

(20)

Öğretmenlere Öneriler

 A: Hem DDB.li çocukların problem davranışlarını azaltıp olumlu

davranışlarını desteklemede hem de tüm sınıfın dahil olacağı olumlu sınıf ortamı oluşturmada uygulanabilecek bazı temel uygulamalar;

1. Olumlu sınıf atmosferi oluşturma,

2. Sosyal yeterliliği destekleme,

3. Olumlu davranış için somut pekiştireç kullanımı,

4. Görmezden gelme ve yönlendirme,

5. Problem davranışla başa çıkma.

 B: DDB.li çocuklar için iki müdahale yaklaşımı;

1. Sosyal beceri eğitimi

2. İşlevsel davranış değerlendirmesi

 Olumlu öğretmen-aile iletişimi

Referanslar

Benzer Belgeler

 06.08.1980 tarihinde 2429 sayılı onayla Özel Eğitim Genel Müdürlüğü kurulmuş, 13.12.1983 gün ve 179 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Özel Eğitim ve Rehberlik

Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP); özel gereksinimli öğrencinin zihinsel, duygusal, sosyal dil ve iletişim alanlarında yapabildiklerini dikkate

 Sınıf içinde kaynaştırma öğrencisini bire-bir destekleyecek olan öğretmen yardımcılarının özel eğitim, özel eğitim gerektiren bireyler, özel eğitim

• AAMR (2002) AAMR (2002) tanımında; zihinsel işlevde bulunma ve kavramsal, tanımında; zihinsel işlevde bulunma ve kavramsal, sosyal ve pratik uyumsal becerilerde

 İşitme yetersizliği olan bireyler için pek çok kavram kullanılmaktadır: sağır, ağır işitme kaybı, işitme yetersizliği, işitme bozukluğu gibi..  Özel

 Kör: Bütün düzeltmelerden sonra iyi gören gözdeki görme keskinliğinin onda birine yani 20/200 ya da daha azına sahip olan ya da görme alanı 20 dereceden az olan

 Özel eğitim gerektiren fiziksel yetersizlikleri ve sağlık sorunları olan çocuklar genel olarak iki başlık altında incelenir:.. a)

kurumdan örneklem alınarak yapılan araştırmada ise hizmet verilen engel grupları sıralanmış; bunların içinde kekemelik, gecikmiş konuşma, sesletim ve ses bozuklukları