Milliyet, Ankara’daki sessiz töreni yakaladı
Anıtkabir bosaltıklı!
27 Mayıs ve 21 Mayıs şehitlerinin mezarları artık Cebeci’de
i--- :---
t -ı
Bülent HİÇYILMAZ-
ankaraAnıtkabir dün sabah erken saatlerde, sessiz ve hüzünlü bir törene sahne oldu. Yoğun gü venlik önlemleri altında, gözleri hâlâ dolu ya kınlarının katılımıyla, 27 Mayıs 1960 Devrimi ve
21
Mayıs 1963 ihtilal girişiminin şehitleri ne ait mezarlar, Anıtkabir'den cebeci şehit- Hği'ne nakledildi| Turan Emeksiz, Ali ihsan Kal maz, Nedim Öz- polat, sökmen Cültekln ve Er- san özeyi n çü rüm üş kem ik leri, yazılı torba lara doldurulup yeni kabirlerine giderken, sıra 27 Mayıs'ın lide ri Gürsel e geldi
(~ 13. SAYFADA ) Cemal Gürsel- 0 da gidecek.
T O R B A L A R L A , A N IT K A B İR ’E V E B A
Anıtkabir’in bahçesi, belediye işçileri “ş e h it m e za rla rı”n ı kazıyor. Din görevlileri, hazin törenin şahitleri. Ve erlerin önün deki isim yazılı torbalar, nakledilecek kemikleri bekliyor (yanda). 27 Mayıs sonrası bir insanv e d a ' e d i v o r î ü s t t e ) 3 ^' ^1^ 1 Ş e h İ t h r i " s e s s lz s e d a s ız a s k ^ e r i n o m u zla rın d a G ü rs e l’e
Turan Emeks|Z
Ersan özey
Ajhsan Ka|maz
25 A Ğ U S T O S 1988
HABEDLER
27
ve 21 Mayısçıların naaşları Cebeci Şehitliğine alındı
Anıtkabir’ de mezar nakli
G ü rsel de ta ş ın a c a k Turan E m eksiz. E rsan Ö zey ve diğerlerinin hemen başucunda Cemal GUrsel’in mezarı var. 27 Mayıs 1960 Devrini i ’nin önderi Dördüncü Cumhurbaşkanı da 30 Ağustos’ta düzenlenecek askeri törenle Anıtkabir'den taşınarak, Cebeci'deki Devlet Mezarlığı’na gömülecek. Gizli törende işçiler kazma, kürekle mezarları kazarken askeri görevliler büyük bir dikkatle nakil işlemini izlediler. ta ş m ıy o r Anıtkabir’de sessiz törenle mezarlarından çıkarılan ve özel torbalara yerleştirilen 27 ve 21 Mayısçıların
kemikleri daha sonra tabutlara konuldu. Askerlerin omuzunda yeni bir yolculuğa çıkan ‘‘şehitler"ln tabutları cenaze arabalarıyla Cebeci’deki mezarlığa taşındı.
Toplumlararası görüşmeler 10 aylık takvime
Kıbrıs için diyalog yohı açıldı
rışe
e li ar, Cenevre'deki BM Sarayı'nda öğle yemeğinde bir araya getirdiği KKTC Cumhurbaşkanı R a u f D enktaş ile Rum kesimi lideri Yorgo V as iliu ’n u n el sıkışmalarına ka tılırken, barışa doğru ilk adımı atmanın mutluluğu yü zünden okunuyordu.
Monu üzerine anlaşma
ENKTAŞ ve Vası'liu, ilk kez Perez de Cuellar’ın yardı mıyla Cenevre'de 50 küsur yıllık B M Sarayı’nda, tanış
tılar el sıkıştılar, şakalaştılar, sohbet ettiler ve Kıbrıs so
rununun bazı y ö n l e r i n i tartıştılar.
D e Cucllar, D enktaş ile Vasilıu’yu tanıştırdığında TV k a meramanları ve fotoğrafçılar peş peşe bir daha d sıkışmalarını istediler. Denktaş, Vasiliu’ya, “ Um arım bu suni bir jest d e p ” diye takıldı. Vasiliu gülerek, “ H ayır d e p ” yanıtım verdi.
Vasiliu, D enktaş’a, “ D uyduğum a göre siz çok iyi bir fotoğrafçısınız” deyince, D enktaş, “ Evet, ben M akarios’un da çok iyi fotoğraflarım çekm iştim ” dedi.
D enktaş, sohbetin başında Vasiliu’ya, “ Lefkoşa’da Ledra P laza’da buluşalım demiştim. 0 zaman kabul etm ediniz. Bir yemek için ta buralara kadar geldik” diye espri yapınca Vasi liu, “ Buranın yemekleri iyidir. Değer” karşılığını verdi. ■ Yemekteki mönü şu idi: Başta avokado, ardından dil bahğı, daha sonra dana etinden bir İsviçre spasialitesi, sonunda meyve salatası, kahve ve küçük pastalar. Bu arada, iki çeşit şarap da içildi.
D enktaş, Vasiliu’ya yaşamı ve gençliği ile ilgili bir sürü so ru sordu. Bu arada, EOKA eylemleri zam anında ne yaptığını sordu. Vasiliu, bunlara hiç katılmadığım söyledi ve bu kez Denk taş’a mücahitlik yapıp yapmadığını sordu. O da, “ Tabii kendi mizi savunm ak zorundaydık” dedi.
A yakta yarım saatlik kokteylden ve bir nevi karşılıklı ısın madan sonra, De C uellar yanında iki yardımcısı M arrock Gol- ding ve O scar Camillion olduğu halde D enktaş ve Vasiliu ile geniş ve yüksek tavanlı yemek salonuna geçti. Yuvarlak masaya ■ oturan beş kişi önce havadan sudan konuştular. De Cuellar, bina hakkında bilgi verdi. Yemek yenen salon aslında, "Cemiyet-İ A kvam ” diye bilinen eski Birleşmiş M illetlerin İkinci Dünya Savaşı’ndan önce kendi kendini fesh ettiği genel kurul salonu nun yanında idi.
'. Yemek bittikten sonra, kahve içilirken başka bir salonda ye mek yiyen üç Türk ve üç Rum müzakereci de “ büyüklere” ka-
ı Yıldılar. B urada hep birlikte karşılıklı şakalaşma ve sohbet de vam etti. Sonunda D enktaş, Vasiliu, Genel Sekreter, iki yar d ım c ıs ı ve altı müzakereci hatıra olarak yemek listesine imzala
rını attılar.
Böylece Kıbrıs görüşme sürecinin başında ilk anlaşma “ ye- lpıck üzerinde dahi olsa” imzalanmış oldu.
M Genel Sekreteri Perez U de Cuellar, KKTC Başka- --- nı R auf D enktaş ile Kıb rıs Rum yönetimi lideri Yorgo Va- süiu’yu dün Cenevre’deki BM sa rayında bir öğle yemeğinde bir araya getirerek üç yıldan beri .kesim bulunan Kıbrıs görüşmele
rini yeniden başlattı.
Genel Sekreter ilk “ yemekli zirve” nin son un da, yanında Denktaş ve Vasiliu bulunduğu halde basın mensuplarına okudu ğu deklarasyonda, bundan sonra ki toplantıların 15 Eylül sabahı Lefkoşa’da, BM karargâhı olarak kullanılan, “ yeşil h a t" üzerinde ki Ledra Palas’ta yapüacağım bil dirdi. Aynı açıklamada 16 E ylül - de iki liderin BM ’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Oscar C am illionün Lefkoşa’daki evinde toplanacak ları, ondan sonraki bir tarihte de New Y ork’a giderek Genel Sek reter ile görüşmeleri sürdürecek leri belirtildi. Bu arada, açıklama da, tarafların koşulsuz yapılacak bu görüşmeleri 1 Haziran 1989’a kadar tamamlamaya çalışacakla rı vurgulandı.
Böylece Cenevre’de yapılan zirve ile başlayan müzakere süre ci, bir takvime bağlanmış oluyor.
Bir gözlemci, Genel Sekreterin uy
gulayacağı bu müzakere sistemi ni, M ısır-tsrail b an şm a yol açan
“ Camp David görüşme sürecine” benzetti.
De Cuellar’m okuduğu belge de, d aha önce “ M illiyet’te yayınlanan” görüşlere yer veril di. Bu arada, Kıbrıs'ta iki taraf arasında 1977 ve 1979’da gerçek leştirilen mutabakat ve 1980,1981 ve 1984’te Genel Sekreter’in yap tığı b ey an lar'd a, teyid edildi. Özellikle bu sonuncu belge, A da’ da, iki kesimlilik ilkesini
vurgu-ı Cenevre'de b m Genel Sekreterinin gözetiminde ilk kez bir araya gelen Denktaş ile vasiliu, birbir lerinden etkilendiler.
luyor ki bu Türk görüşü doğrul tusundadır.
İKİNCİ TOPLANTI
N otlar bölüm ünde renkli ay rıntılarını verdiğimiz yemekli top lantıdan sonra, Vasiliu’nun iste ği üzerine yine Genel Sekreter’in gözetiminde ikinci bir çalışma top lantısı yapıldı.
45 dakika süren bu toplantı da, Kıbrıs'ta güven artın a önlem ler konusu görüşüldü.
A ynntılara girilmemekle bir likte, iki taraf önümüzdeki müza kere süreci içinde taraflann iyi ni yetini ortaya koyacak ve havayı yumuşatacak çeşitli önlemler alın ması konusunda mutabık kaldı lar.B u önlemlerin ne olması ge rektiği konusu önümüzdeki ay K ıbns’ta başlayacak görüşmeler de ele alınacak. Ancak bu arada D enktaş, Eylül başlarında Lefkoşa Rum kesiminde yapılacak Bağlan tısızlar K onferansında, Vasiliu yönetiminin Türkleri rahatsız ede cek aleyhte herhangi bir öneride bulunm am asını ve böylece iyi ni yetini göstermesini istedi.
Görüşmelerin sonunda Denk taş şunları söyledi:
“ Bu ilk tem asta aradığımızı bulduk. Bizim aradığımız, konu şan, konuştuğunu anlayan ve bizi dinlemeye hazır olan birini bul m aktı. Kıbrıs sorunu diyalogsuz halledilemez. İlk tem as çok önemlidir.
“ Vasiliu iyi bir işadamı ve dü şüncelerini iyi ifade eden bir
kim-Yunan Başbakanı, gece aniden hastaneye
gidip kalp elektrosu çektirdi
Papandreu hasta mı?
ATİNA AA
| « r | UNANİSTAN Başbakanı I i jA ndcras P ap an dreu ’nun
önceki gece geç saatlerde ani olarak A tina Devlet Hastane s in e giderek kalp kardiyografisi ni çektirmesi, akşam gazetelerin de manşetten verildi.
Gazeteler, P a p an d rcu ’nun hastaneye gidişini sürpriz olarak nitelerken, Yunanistan Başbaka- nı’nın sağlık sorunları olduğu yo rum u yaptılar.
Muhalefet yanlısı Vradini ga zetesi, “ Papandreu dün gece sürpriz bir şekilde üç saatliğine hastaneye gitti” başlığını kulla
nırken, hükümet yanlısı Avriya- ni gazetesi, P a p an d reu ’nun, “ Sürpriz hastane ziyaretinin” kendisini iyi hissetmemesinden
kaynaklandığını ifade etti. Elefterotipiya gazetesi, olayı “ P apandreu’nun gece rahatsız lığı" başlığıyla duyururken, Etnos gazetesi P apandreu'nun bundan iki ay önce de bir sağlık kontro lünden geçtiğini yazdı.
Bu arada, P ap an d reu ’nun, basınla ilişkilerden sorum lu Dev let Bakanı Yardımcısı Dimitris M arulas ile görüşerek, sağlık d u rumunun gayet iyi olduğunu söy lediği haber verildi.
ı27 Mayıs ihtilalinin li deri eski Cumhurbaş kanı Cemal Gürselin naaşı 30 Ağustosta Devlet Mezarlığına an ma töreni ile nakledi lecek
B üient HİÇ YILM AZ]
• ANKARAİLLAR önce A nıtkabir’e gömülen 27 Mayıs ve 21 Mayıs ihtilali şehitleri su bay ve erlerin n aaşlan buradan alınarak Cebeci Şehitliğine nak ledildi.
27 Mayıs 1960 ihtilalinin lideri ve eski Cum hurbaşkanı Cemal G ürselin naaşı da 30 Ağustos gü nü Anıtkabir'deki mezarından alı narak törenle Devlet Mezarlığı’ na nakledilecek. 27 Mayıs 1960 günü Org. Cemal G ü rse lin ön cülüğünde ihtilal gerçekleştirilmiş ve demokratik hayat kesintiye uğ ramıştı. Bu ihtilal sırasında ve 21 Mayıs 1963 günü Talat Aydemir’ in öncülüğünde gerçekleştiril- su ” na son vermesi isteniyor, şiminde de bazı subay ve erler şe hit düşm üştü.
27 Mayıs ve 21 Mayıs şehitle ri olarak bilinen subay ve erlerin mezarları dün sabah erken saat lerde güvenlik önlemleri altında yakınlarının huzurunda açıldı.
M ezarlar açıldıktan sonra şe hitlerin çürümeye yüz tutm uş ke mikleri, üzerlerinde adları yazılı torbalara dolduruldu ve daha ön ceden Cebeci Şehitliğinde hazır lanan m ezarlara nakledildi.
Anıtkabir'den mezarları Cebe ci Şehitliğine nakledilen 27 ve 21 Mayıs şehitlerinin adları şöyle:
Sökm en G ültekin, Ersan Özey, T u ran Emeksiz, Nedim Özpolat, Ali İhsan Kalmaz (27 Mayıs şehitleri).
Hava Albay Fehmi Erol, er M ustafa Şahin, M ustafa Çakı, Haşan Aktar, Binbaşı Cafer Atil la (21 Mayıs şehitleri).
27 Mayıs ihtilali lideri ve eski Cum hurbaşkanı Cem al G ürsel’ in Anıtkabir Şehitliğinde bulunan mezan 27 Ağustos’ta açılarak ke mikleri torbaya doldurulduktan sonra Gülhane Askeri Tıp A ka d em isinde bekletilecek.
M e z a rla r a ç ılıy o r 28 yıl sonra Anıtkabir'de ilginç bir tören var. 27 ve 21 Mayıs şehitle rinin mezarları imamların nezaretinde, işçiler tarafından kazılıyor. Askerler, kemikleri ko yacakları torbaları hazır bekliyorlar, Dualar, göz yaşı, kazma kürek telaşıyla mezarlar açılıyor.
Eski MBK üyesi Suphi Karaman anlattı
Nasıl g öm ü ldü ler
I EZARLARI Cebeci Şehitliğine nakledi- [ len 27 Mayıs ve 21 Mayıs şehitlerinin, A nıtkabir’e nasıl gömüldükleri konusun da 27 Mayıs Milli Birlik Komitesi üyelerinden Suphi K aram an şu bilgiyi verdi:
“ 27 M ayıs’ı gerçekleştirdikten sonra bütün yurtta halkın sevinç gösterileri devam ediyor du. 20 günü aşkın bir süre vatandaş sokaklar da sevinç gösterileri yaptı. 27 Mayıs nedeniyle A nkara ve İstanb ul’da şehit olanların defne dilmesi de A n k ara’da büyük bir törene dönüş tü. 27 Mayıs şehitleri Cebeci C am iind e kılman nam azdan sonra bir insan seli tarafından ken diliğinden A n ıtkabir’e götürülüp A ta ’nın y at tığı yerin eteklerine göm üldü. Bu halkın bir
isteği o larak tezahür etti. Y oksa bu konuda çı karılm ış herhangi bir yasal düzenlem e yoktu. 21 M ayıs şehitlerine gelince. 21 M ayıs Ay demir olayı sırasında, hareketin bastırılması için yapılan operasyonda hayatlarını kaybeden şe hitler zam anın C um hurbaşkanı Cemal Gürsel ve Başbakanı İsmet İnönü’nün kararıyla 27 M a yıs şehitlerinin yanına göm ülm üşlerdir. B unla rın da devlet ve vatanları için öldükleri düşünülm üş ve oraya defnedilmişlerdir. Yine 21 Mayıs şehitlerinin defnedilm elerine ilişkin bir yasal düzenlem e de hatırlam ıyorum . Aynı şe kilde Cemal Gürsel Paşa da 1965 yılında A da let Partisi hüküm eti zam anında İnönü ve Demirel’in kararıyla A n ıtk ab ir'e defnedildi.” Bu arada m ezarların nakli sı
rasında 27 Mayıs şehitlerinin ai leleri de törende hazır bulundular. 27 Mayıs şehitlerinden Ali İh san Kalm az’m ailesi Kalm az’ın Anıtkabir'e gömülüşünü şöyle an lattılar:
‘.‘Biz Ali İhsan'ı m em leketi mize götürüp aile m ezarhğımıza defnecektik. Ancak Cum hurbaş kanı Cemal Gürsel buna karşı çı
karak şöyle dedi: ‘Bu şehitler ar tık millete malolmuştur. Biz bun ları A tatü rk ’ün ayakları dibine nöbetçi dikeceğiz.’ ”
AİLELER KARŞI
Öte yandan, şehit aileleri, me zarların Cebeci Şehitliğine kaldı rılmasına karşı çıkıyorlar. Milli- yet’e bu konuda görüşlerini açık layan bazı şehit aileleri şöyle dediler:
Öldürdüğünü sandığı küçük kız caniyi tanıdı
se olarak görünüyor. Meseleye bakış açısını zam anla göreceğiz. Felsefesi 25 yıllık kavgayı sonuç landırm ak ve Kıbrıs'ı federal bir şemsiye altında birleştirmektir. Bu toplantının sonucu, görüşme lerin başlam ıdır. Bir zam anlam a var. Belirli bir takvime göre gö rüşmelerin yapılması söz konu sudur. Am a biz b u zaman için de çözüm ün m üm kün olmaması halinde görüşmelere devam edebi leceğimizi söyledik. Bu konuda acele etmemeli, temkinli ve so ğukkanlı olmalıyız.”
İKİ TARAFIN STRATEJİSİ
Kıbrıs Rum tarafının müzake relerdeki taktiği, esneklik ve yu m uşam a izlenimini yaratm ak amacına yönelik gibi görünüyor. Cenevre’ye geldiklerinden beri de, Vasiliu ve o na eşlik edenler, sü rekli olarak, geçmişi bırakıp, ge leceğe bakmak gerekliliğini vurgu luyorlar ve en kısa zam anda çö züm bulunmasını istediklerini söy lüyorlar. Rumlar, Vasiliu gibi Pragmatik bir kişinin iktidarda bulunmasının fırsat olarak değer lendirilmesini istiyorlar ve böyle bir tavırla, dünya kamuoyunu et kilemeye çalışıyorlar.
Türk taraf) ise, geleceğe bakar ken, geçmişin unu tu lm ayacağ ı nı, Kıbrıs Türklerinin ancak, tam bir siyasal eşitlik içinde ve Türki ye’nin garantisi ile kendilerini em niyette hissedebileceklerini belir tiyor. D enktaş, basına verdiği de meçlerinde de, bu konuda, kesin ve kararlı ifadeler kullanıyor.
60 BİN İMZALI DÜRT CİLT
D enktaş, önceki gün De C u ellar ile yaptığı görüşmede, ken disine, 60 bin Kıbrıs T ürk’ünün imzasını taşıyan dört cilt sundu. Bu imzalara eklenen yazıda, Kıb rıs Rum yönetiminin, KKTC’ye karşı uyguladığı, “ spor ambargo s u n a sor vermesi isteniyor.
Kıbrıs Rum yönetimi, kendi ni, devletin tek temsilcisi saydığı için, uluslararası bütün spor te maslarına tek başına katılmakta ve Kıbrıslı Tûrkler’i dışlamakta. D enktaş, dört cildi De C uellar'a verirken, Kıbrıs T ürklerinin eşit lik içinde uluslararası spor temas larına katılması için Vasiliu nez- dinde girişimde bulunmasını istedi ve “ Rum tarafı iyi niyetini gös termek ve güven artıncı bir ha va yaratm ak istiyor ise, işte bu, güzel bir fırsattır" şeklinde ko nuştu.
B u ç u k u ra a t t ı Katil Ş e n o l, küçük kurbanla rını kirli emellerine alet ettikten v e öldürdükten son ra, cesetleri dere yatağına atmıştı (üstte). Acımasız ve sapık katilin hunharca öldürdüğü küçük kızlardan S.C. (yanda).
(F o to ğ ra f: K en an M O L L A /A K H İS A R /M İL -H A )
Sapık katil linç
edilmek istendi
Manisa'nın Akhisar ilçesinde iki küçük çocuğa te cavüz edip öldüren sapık katil, öldüğünü sanıp de re yatağına bıraktığı üçüncü kurbanının tanıklığı sayesinde yakalandı
ki bir dere yatağında bulunm uş tu. Çocukların, tecavüz edildikten sonra boğularak öldürüldükleri saptanm ıştı.
S a p ık ru h lu çöp çü
31 yaşındaki sapık ruhlu te mizlik işçisi Ş e n o l A ykut,
güvenlik güçlerince yaka landı.
•
Kenan MOLLA
• AKHİSAR - (MİL-HA)
~jS A N İSA ’nın Akhisar ilçe- / l i sinde iki küçük kız çocu- — 3 ğuna tecavüz ettikten son ra hunharca boğup öldüren 31 ya şındaki sapık katil Şenol A ykut y ak alan d ık tan so n ra , anne- babalar tarafından linç edilmek is tendi.
Katilin yakalanm asını, Şenol A y ku t’un tecavüz ettikten sonra öldü sanıp bir çukura attığı üçün cü küçük kurbanın tanıklığı sağ ladı.
Akhisar’da bundan altı ay ka d ar önce 6 yaşındaki G.K. ile 7 yaşındaki S.C. adlı kız çocukla rının cesetleri, ilçe
yakınlarında-F a t s a D e v-Y o l
cıva sın d a 8 id a m
ERZİNCAN, MİL-HA
RZİNCAN Askeri M ahkem esinde görülen Fatsa Dev- Yol davası sonuçlandı. Mahkeme, sanıklardan 8’ini idam cezasına çarptırırken, 14 sanığa öm ür boyu hapis cezası verdi. K arar duruşm asında 811 sanıktan 434’ü beraat ederken ölen 15 sanığın dosyalan düşürüldü. 5 sanık hakkında görevsiz lik, 4 sanık hakkında ret kararı verildi.
H aklarında idam k aran verilen sanıklar şunlar: Sabahattin Akyazı, A hm et Ö zdem ir, A tıf Özgel, Bahri Kum, Y aşar D u r muş, Pertev A ksakal, Alev O dabaşı, Cemal Kumuş.
Sanıklar 12 Eylül öncesinde Türkiye Cumhuriyeti Anayasa s ın ı zorla değiştirerek yerine M arksist-Leninist bir düzen getir mek amacıvla faaliyette bulunduklan iddiasıyla yargılanıyorlardı.
E
Bu olay, Akhisarlı anne- babalar arasında büyük panik ya ratmış, sapık katilin korkusundan kimse çocuğunu sokağa çıkaramaz olm uştu.
Sapık katil, kendisine üçüncü kurban olarak G .G . adlı 7 yaşın daki kız çocuğunu seçti. Şenol A ykut, küçük G .G .’yi de aynı şe kilde şekerle kandırarak dere ya tağına götürdü. Küçük kızı sapık emellerine alet ettikten sonra bo ğarak öldürdüğünü sanan Şenol, G .G .’yi dere yatağında bırakıp oradan ayrıldı. Baygın durumdaki G .G kendisine gelince bağırmaya, ağlamaya başladı ve çevreden ye tişenler tarafından hastaneye gö türüldü.
Küçük G .G ’nin teşhisi üzeri ne polis, sapık katili Seyit Ahmet M ahallesi’ndeki evinde yakaladı. Emniyet Am irliğine götürüldüğü- sırada Akhisarlılar Şenol A ykut’ un üzerine saldırdılar ve sapık ka til, linç edilmekten zor kurtarıl dı. Linç olayının önlenmesi için Çevik Kuvvet Emniyet Amirliği binası çevresinde geniş önlemler aldı.
Şenol A y ku t'un homoseksü el eğilimler içinde bir insan oldu ğu, eşinden bu nedenle bir süre önce boşandığı belirtildi. A ykut, ilk duruşmasından sonra tutukla narak güvenlik önlemleri altında A khisar C ezaevine kondu.
“ Şehitlerim iz 28 yıldır b ura da Cemal Gürsel P aşa’mn yanın da, büyük A ta tü rk ’ün yakının da yatıyor. Bu bizim en büyük teselli kaynağımızdı. Şimdi şehit lerimizi Cemal Gürsel P aşa’dan A ta tü rk ’ten uzaklaştırıyorlar. Bu, kabuk tutm uş yaramızı ye niden kanattı. Hiç olmazsa G ür sel Paşa'yla birlikte devlet mezar lığına nakletselerdi.”
irk ir
27 ve 21
Mayıs
şehitlerinin
Kimliği
İSTİHBARAT SERVİSİ 7 M ayıs şehitlerinden ilki O rm an Fakültesi ö ğ re n c isi T u ra n Emeksiz’di. Emeksiz, 27 Ma- yıs’tan önce en büyük öğrenci olayı olarak değerlendirilen 28 Nisan olaylarında, gösterile ri engellemeye çalışan polisin kurşunlarına hedef oldu. T u ran Em eksiz’in cesedinde 11 kurşun bulunduğu iddia edil di. t27 M ayıs’m diğer şehitle rinden Teğmen Ali İhsan Kalmaz, ihtilal başladığı sa atlerde A nkara postahanesin- de görevlendirildi. Kalmaz, burada nöbet tuttuğu sırada bir kaza kurşunuyla vuruldu.
A m tkabir’den Cebeci şe hitliğine nakledilecek Nedim' Ö zpolat, 27 Mayıs sabahı İs tanbul Beyazıt M eydanı’nda yapılan sevinç gösterileri sıra sında tankın altında kalarak yaşamını yitirmişti.
Sökm en G pltekin adlı H arp O kulu birinci sınıf öğ rencisi ihtilalin başladığı sa- . atlerde, harekâta hazırlanır ken elindeki Thom son taban canın ateş alması sonucu öl dü.
27 Mayıs ihtilalinin en kü çük şehidi 11 yaşındaki A n karalI M aarif Koleji öğrenci si Ersan Özey’di. Özey 27 Mayıs sabahı babasıyla oto mobil gezintisi yaparken bir kaza kurşunuyla vuruldu.
27 Mayıs şehitlerinden sonra Anıtkabir'e gömülen ve 21 Mayıs şehitleri olarak bi linen subay ve askerler şöyle şehit oldular:
Hava Albay Fehm i Erol, Talat A ydem ir’in başlattığı kalkışma sırasında A nkara Radyoevi’ni korum akla gö revlendirildi. Erol burada kal- kışmacılarla girdiği çatışma sonucu şehit oldu.
Binbaşı C afer A tilla, TBMM önünde kalkışmaya katılan H arp Okulu öğrenci leri ile M uhafız Alayı arasın da çıkan çatışma sonucu ya şam ını yitirdi.
21 Mayıs günü sabaha karşı kalkışmacıları korkut mak ve sindirmek amacıyla H ava Kuvvetleri’ne bağlı F-100 uçaklarının birinden düşen roket Emniyet Genel M üdürlüğü önünde patlayın ca M ustafa Şahin, M ustafa Çakı ve H aşan A k tar adlı er- Çler şehit düştü,______
T a h a T o ro s Arşivi