• Sonuç bulunamadı

Pemfigus Hastalar›n›n Takibi: Klinik Remisyon, Tedavinin Sonland›r›lmas› ve Klinik Deneyimimiz

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Pemfigus Hastalar›n›n Takibi: Klinik Remisyon, Tedavinin Sonland›r›lmas› ve Klinik Deneyimimiz"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Pemfigus Hastalar›n›n Takibi: Klinik Remisyon,

Tedavinin Sonland›r›lmas› ve Klinik Deneyimimiz

The Management of Pemphigus Patients: Clinical Remission,

Discontinuation of Therapy and Our Experience

Mukaddes Kavala, ‹lkin Zindanc›

Sa¤l›k Bakanl›¤› Göztepe E¤itim ve Araflt›rma Hastanesi Dermatoloji Klini¤i, ‹stanbul, Türkiye

13

Y

Yaazz››flflmmaa AAddrreessii//AAddddrreessss ffoorr CCoorrrreessppoonnddeennccee:: Dr. Mukaddes Kavala, Sa¤l›k Bakanl›¤› Göztepe E¤itim ve Araflt›rma Hastanesi Dermatoloji Klini¤i, Kad›köy, ‹stanbul, Türkiye Tel.: 0216 566 40 00/1014 Faks: 0216 566 40 23 E-posta: [email protected]

Özet

Pemfigus tedavisinde amaç erken tan› ve uygun ilaçlar ile uzun süreli remisyon sa¤lamak ve tedaviyi kesebilmektir. Tedavi etkin-li¤inin en iyi göstergesi mortalite ve remisyon süresidir. Pemfiguslu hastalarda görülen k›smi veya tam ve uzun süreli remis-yonu de¤erlendiren belirli kriterlerin yoklu¤u tedaviyi sonland›rmaya karar vermeyi zorlaflt›rmaktad›r. Hastalar aktif dönemde iken doz azaltmada ana parametre olarak klinik yan›t kullan›l›rken, klinik remisyonda immünolojik durumu gösteren direkt im-münfloresan test (DIF) kullan›l›r. Negatif DIF bulgusu immünolojik remisyonun göstergesi oldu¤undan DIF testi negatif olan hastalarda hastalar uzun süre izlenmek üzere tedavi sonland›r›labilir. Klini¤imizde takip edilen 88 pemfiguslu hasta klinik re-misyon ve immünolojik aktivite aç›s›ndan de¤erlendirildi¤inde IIF’nin 34 hastada pozitif oldu¤u görüldü. Klinik rere-misyondaki 54 hastan›n 26’s›nda DIF negatif, 28’inde pozitif bulundu. DIF sonucu negatif olan hastalar›n tedavisi kesilirken , pozitif olan hastalarda tedaviye devam edildi. DIF’i negatif olan 26 hastan›n 6’s›nda relaps görüldü. (Turkderm 2008; 42 Özel Say› 1: 13-4) Anahtar Kelimeler: Pemfigus, direkt immünfloresan, indirekt immünfloresan, klinik remisyon

Summary

The goal of therapy in pemphigus patients is to control the disease with appropriate medication and to discontinue the tre-atment. The best indicator of the treatment efficiency is mortality and the lenght of clinical remission .Because of the lack of reliable criteria to evaluate the partial or complete and sustained remission seen in pemphigus patients,it is difficult to deci-de the withdrawal of their drugs. When pat›ents are in the active phase of the disease the main parameter for reducing the dose of drugs is clinical response When the patient is in clinical remission direct immunofluorescence test (DIF ) ,valuable in the management of the disease, is used . Since a negative DIF finding implies immunologic remision of the disease, therapy can be discontinued in patients with negative results of DIF after a long period of clinical remission. In our series, 88 patients with pemphigus were examined for clinical remission and immunological activity. The indirect imunofluorescence (IIF) was positi-ve in 34 patients. 54 patients who were in clinical remission , 26 patients had negatipositi-ve and 28 patients had positipositi-ve results of DIF. Patients with negative results of DIF had their medications discontinued while patients with positive results continued their therapy. During the follow up period, 6 of 26 patients with negative DIF relapsed. (Turkderm 2008; 42 Suppl 1: 13-4) Key Words: Pemphigus, direct immunofluorescence, ind›rect imunofluorescence, clinical remission

Pemfiguslu hastalarda uzun süreli standart tedaviden sonra semptomlar remisyona girer ve hastalar normal hayatlar›na devam ederler. Remisyon tedaviyi de¤er-lendirmede önemli bir parametredir ve hastalar›n bü-yük bir bölümünde k›smi remisyon fleklinde görülür-ken bir k›sm›nda da tedaviyi kesecek flekilde tam ve uzun sürelidir. Pemfiguslu hastalarda hastal›k fliddeti-ni ve remisyonu derecelendiren belirli bir kriter yoktur. Baz› yazarlar tam remisyonu en az 6 ayd›r sistemik te-davi almayan lezyonsuz hastalar olarak tan›mlarken1

di¤erleri en az 1 y›ld›r sistemik tedavi almayan

lezyon-suz hastalar olarak kabul etmifl2, yine k›smi remisyon

baz› yazarlarca 1 aydan fazla süredir lezyonsuz olan ve 15 mg/gün prednizon ya da 100mg/gün azotiopürin kullanan hastalar olarak kabul edilirken1di¤erlerince

günde 10 mgr’dan az prednizolondan baflka hiçbir ilaç kullanmayan ve serum titrasyonu 1/40’tan az olan lez-yonsuz hastalar olarak kabul edilmifltir2. Yap›lan bir

ça-l›flmada 154 Pemfigus vulgarisli (PV) hastan›n %3’ünde tam remisyon, %9’unda k›smi remisyon3, baflka bir

ça-l›flmada 115 PV’li hastan›n %39.15’inde tam remisyon görülmüfltür4. ‹keda ve ark’n›n2çal›flmas›nda ise 52 PV

Sürekli E¤itim

Continuing Medical Education

(2)

hastas›n›n %24.6’s›nda tam, %46,4’ünde k›smi remisyon bildi-rilmifltir. Bu çal›flmalarda remisyon hastal›¤›n gelifliminde son nokta olarak bildirildi¤inden remisyon görülme s›kl›¤›, ne ka-dar zamanda olufltu¤u ve ne zaman sonland›¤› bildirilmemifl-tir. Remisyonun oluflum ve devam süresini saptayabilmek için hastalar›n uzun süreli izlenmeleri gerekir. Herbst ve ark.1

remis-yonun s›kl›¤›n› saptamak amac›yla ortalama 7.7 y›l gibi uzun süreli izledikleri 40 PV’li hastan›n %5’inde mortalite görürken %25’inde 2, %50’sinde 5, %75’inde 10 y›l sonra tam remisyon sa¤land›¤›n›, di¤er hastalar›n ise k›smi remisyonda oldu¤unu bildirmifllerdir. Önceki çal›flmalara göre daha yüksek bulunan tam remisyon oran› hastalar›n uzun süreli izlenmelerine ve re-misyonun zaman içinde artma olas›l›¤›na ba¤lanm›flt›r. Pemfi-guslu hastalar›n takip ve tedavilerinde en önemli nokta en az ilaçla en k›sa zamanda remisyonu sa¤layabilme ve devam ettir-menin nas›l yap›laca¤›d›r.

PV, otoantikorlar›n›n direkt immunfloresan test (DIF) ile epider-misde, indirekt immunfloresan (IIF) test ile serumda gösterilebi-len otoimmun bir hastal›k oldu¤undan, pozitif immunfloresan bulgular hastal›¤›n immunolojik belirteçleridir ve prognostik öneme sahiptir5. Serum antikor titreleri ço¤u hastada hastal›¤›n

fliddeti ile orant›l› bulunmufltur6. Ancak yeterince sensitif

olma-d›¤›ndan hastal›¤›n fliddetini göstermede güvenilir bir kriter de-¤ildir ve tedaviyi yönlendirmede kullan›lamaz7. Hastalar aktif

dönemde iken ilaçlar›n dozunu azaltmada ana parametre ola-rak klinik yan›t kullan›l›rken, klinik remisyonda iken doz azalt-ma ve tedaviyi sonland›razalt-ma karar› oldukça zordur ve genellikle ampirik olarak verilir8. Bu dönemde klinik kriterler kullan›lamaz

ve IIF inceleme de yarars›zd›r5,8. DIF inceleme klinik

remisyonda-ki hastalar için prognostik önem tafl›r ve immunolojik aktiviteyi göstererek hastalar›n takip ve tedavilerinin düzenlenmesinde yard›mc› olur5. Hastal›k klinik remisyonda iken DIF bulgular›

zitif veya negatif olabilir. Pozitif DIF bulgular› yüksek relaps po-tansiyeline iflaret eder9. Yap›lan bir çal›flmada DIF sonuçlar›

po-zitif olan ve ilaçlar› kesilen klinik remisyondaki 16 hastan›n 7’sinde5, baflka bir çal›flmada da 6 hastan›n tümünde relaps

gö-rülmüfltür9. DIF sonuçlar›n›n negatif olmas› immunolojik

remis-yonun göstergesidir5,9. Ancak negatif DIF sonuçlu hastalarda da

relaps görülür.David ve ark.5negatif DIF sonuçlu 8 hastan›n

bi-rinde 1 y›lda relaps görüldü¤ünü bildirirken, Ratman ve ark.919

hastan›n 2’sinde 6 ay, 1’inde 2,5 y›l, birinde ise 4,5 y›l sonra re-laps görüldü¤ünü bildirmifltir. Bu çal›flmalarda DIF incelemenin hastal›¤›n takip ve tedavisini düzenlemede de¤erli oldu¤u an-cak relaps için belirleyici olmad›¤› gösterilmifl ve hastalar›n te-davisi kesildikten sonra en az 5 y›l süreyle izlenmeleri gerekti¤i bildirilmifltir. Negatif DIF sonuçlu hastalarda relaps nedenleri bi-linmemektedir. Nadir bir olas›l›k örnekleme hatalar› ya da tek-nik hatalar›n olabilece¤idir. Bu problemler DIF tekrarlanarak azalt›labilir9. Ayr›ca hastalarda bafllang›çta oral mukoza

tutulu-mu4,9ve DIF incelemede C3 birikiminin görülmesi relaps riskini

artt›r›r5,9. Negatif DIF sonuçlu ço¤u hastada tedavi kesildikten

sonra relaps görülmemesi, hastal›k klinik remisyonda iken yap›-lan bu incelemenin hastal›¤›n takip ve tedavisinde de¤erli bir parametre oldu¤unu göstermektedir.

Sonuç olarak relaps riski olan hastalar da dahil olmak üzere nega-tif DIF bulgusu olan hastalarda, hastalar uzun süre izlenmek üze-re tedavi sonland›r›labilir.Ancak pozitif DIF sonuçlar› olan hasta-larda yüksek relaps riski nedeniyle tedaviye devam edilmelidir.

Klinik Deneyimimiz

Pemfiguslu hastalar›n takip ve remisyonlar›n› de¤erlendirmek amac›yla büllü hastal›klar poliklini¤imize baflvuran 138

pemfi-guslu hastan›n dosyalar› incelendi¤inde hastalar›n 118’inin P. vulgaris, 6’s›n›n P. foliaseus, 1’inin P. herpetiformis, 5’inin P. seboreikus, 2’sinin P. vegetans, 2’sinin paraneoplastik pemfi-gus, 1’inin P. vulgaris+vaskülit, 3’ünün P. eritematosus oldu¤u ve 38 hastan›n tan›s› konup tedavisi düzenlendikten sonra ta-kibe gelmedi¤i görüldü. 12 hastada mortalite saptand›. Dü-zenli takip edilen 88 hastan›n remisyon durumu, klinik yan›t ve immünfloresan incelemeler ile de¤erlendirildi. Hastalar re-misyonda, k›smi remisyonda ve aktif olarak 3 gruba ayr›ld›. DIF incelemesi negatif olan ve sistemik tedavi almayan lezyonsuz hastalar remisyonda; DIF incelemesi pozitif olan, günde 5-15 mg prednison ve ya 100 mg azotiyopürin kullanan ve en az 1 ayd›r lezyonu olmayan hastalar k›smi remisyonda; lezyonu olan veya IIF incelemesi pozitif bulunan hastalar aktif olarak kabul edildi.

Remisyon süresi 1-6 ay olanlar k›sa remisyon, 6 aydan uzun olanlar uzun remisyon olarak de¤erlendirildi. Standart tedavi alan hastalar›n lezyonlar› klinik olarak düzeldi¤inde IIF ince-leme yap›ld›. Hastalar›n 34’ünde (%38.63) IIF test pozitif bu-lundu ve hastalar aktif olarak de¤erlendirilerek tedavilerine devam edildi. IIF testi negatif bulunan hastalara DIF testi uy-guland›. Hastalar›n 26’s›nda (%29.54) DIF testi negatif bulun-du. Bu hastalar remisyonda kabul edildi ve tedavileri kesildi. DIF testi pozitif bulunan 28 hasta(%31.81) k›smi remisyonda idi ve almakta olduklar› tedavilerine devam edildi. Bu hastala-r›n remisyona girme süreleri 8 ay ile 10 y›l aras›nda de¤ifliyor-du ve ortalama 64.38 ay idi. Remisyonun devam etme süresi ise 2 ay ile 6.5 y›l aras›nda olup ortalama 17.42 ay olarak bu-lundu. Hastalar›n remisyon sürelerine bak›ld›¤›nda 10 hastada (%11.36) remisyon süresi k›sa, 16 hastada (%18.18) 6 aydan uzun oldu¤u görüldü. Remisyona giren ve ilac› kesilen 6 has-tan›n 1’inde 4 ay, 1’inde 6 ay, 3’ünde 7 ay, 1’inde 23 ay sonra relaps görüldü. Bu hastalar›n 3’ünün k›smi remisyonda , 3’ünün ise aktif dönemde oldu¤u gözlendi ve tedavilerine de-vam edildi. Hastalarda %12 olarak bulunan mortalitenin ilk 1 y›lda %5 oldu¤u görüldü. Sonuçlar›m›z pemfigusun uzun sü-reli remisyona girdi¤ini ve pemfigus hastalar›nda tedavinin sonland›r›labilece¤ini göstermektedir.

Kaynaklar

1. Herbst A, Bystryn J: Patterns of remission in pemphigus vulgaris. J Am Acad Dermatol 2000;42:422-7.

2. Ikeda S, Komiyama E, Ogawa H: The prognosis of pemphigus pa-tients will be significantly improwed in the future. Arch derma-tol Res 2003 ;259:69-70.

3. Ljubokevic S, Lipozencic J, Brenner S et al: Pemphigus vulgaris: A review of treatment over a 19-year-period. J Eur Acad Dermatol Venereol 2002; 16:599-603.

4. Seidenbaum M, David M, Sandbank M: The course and progno-sis of prognoprogno-sis of pemphigus: A review of 115 patients. Int J der-matol 1988;27: 580-4.

5. David M, Weisseman-Katzenelson V, Ben-Chetriz A, et al: The use-fulness of immunofluorescent tests in pemphigus patients in clini-cal remission. Br J Dermatol 1989; 120:391-5.

6. Weisseman V, Feuerman EJ, Joshua H, et al: The correlation bet-ween the antibody titre in sera of patients with pemphigus vul-garis and their clinical state. J Invest Dermatol 1978;71:107-9. 7. Creswell SN, Black MM, Bhogal B, et al: Correlation of circulating

intercellular antibody titres in pemphigus with disease activity. Clin Exp dermatol 1981;6:477-83.

8. Bystryn JC, Steinmann NM: The adjuvant therapy of pemphigus : An update . Arch dermatol 1996; 132: 203-12.

9. Ratnam K.V, MRCP(UK), Pang BK, MBSS Singapore: Pemphigus in remission: Value of negative direct immunofluorescence in mana-gement. J Am Acad dermatol 1994; 30:547-50.

Kavala ve ark.

Pemfigus Hastalar›n›n Takibi

Türkderm 2008; 42 Özel Say› 1: 13-4

14

Referanslar

Benzer Belgeler

1. Poretti A, Boltshauser E, Loenneker T, et al. Diffusion tensor imaging in Joubert syndrome. Widjaja E, Blaser S, Raybaud C. Diffusion tensor imaging of midline posterior

Hastal›k süresi ile T1 hipointens lezyon say›s›, T1 hipointens lezyonlar›n ortalama ADC de¤eri ve normal görünümlü beyaz cevherden ölçülen ortalama ADC de¤erleri

Bu sonuçlar, Beck ve arka- dafllar› (1996) taraf›ndan çeflitli tan›lardan ayaktan psikiyatri hastalar›nda ve Steer, Ball, Ranieri ve Beck (1999) taraf›ndan majör

Denge performans›; ayakta durufl testlerini (gözler aç›k ve kapal› pozisyonda ayakta düz, ayaklar birleflik, ayaklar aç›k, ayaklar birbiri önünde, tek ayak üzerinde

Bu yüzden, ILAE (International League Against Epilepsy) bu zorluklar› göz önüne alarak, epilepsi ve nöbetlerin, nöbet için ICES 1981 [1] (International Classification of Epi-

Hastalar›n beflinde yaln›zca mi- yoklonik nöbetler, 34’ünde miyoklonik nöbet ve je- neralize tonik klonik nöbet, iki hastada ise miyok- lonik nöbet, jeneralize tonik klonik

Bu çal›flmada, Atatürk E¤itim ve Araflt›rma Hastanesi Nefroloji Klini¤inde takip edilen ve herhangi bir sebepten dolay› hemodiyalize giren HBsAg ve antihepatit C virüsü

Çal›flmam›zda; hastanemiz koroner yo¤un bak›m ünitesi (KYBÜ)’ne Ocak 2003 Aral›k 2003 tarihleri aras›nda akut MI tan›- s›yla hospitlize edilen hastalar›n;