• Sonuç bulunamadı

Toksikol oji

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Toksikol oji"

Copied!
51
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Toksikol

TOKSİK MADDELER VE oji

CANLILARA ETKİLERİ

BIY435

(2)

Kağnıdan Nu38 uçaklarına

• 1932’de Selahattin Alan, kendi yaptığı MMV-I (Milli Müdafaa Vekaleti) adlı uçağın gövdesine, amblem olarak bir kağnı figürü koymuş,

1944’de Türk Hava Kurumu Uçak Fabrikası tarafından üretilip

Damimarka’ya satılan THK-5A uçağı

1936 yılında tel motorlu olan ND 36’yı, 1928 yılında ise Nu.D 38 isimli 6 kişilik çift motorlu yolcu uçağını üretir.

(3)

Genetik toksikoloji

• Toksikolojinin bir alt dalı olan genetik toksikoloji,

organizmanın normal biyolojik işleyişi sırasında veya kimyasal, fiziksel ve biyolojik etkenlere bağlı olarak hücrelerin DNA moleküllerinde meydana gelen

değişiklikleri inceler.

(4)

Genotoksite

Genetik toksisite, genotoksinlerin

kromozom ve DNA yapısında meydana getirdiği hasarları

kapsayan bir terimdir.

Bu hasarlar genellikle gen mutasyonları,

kromozom anormallikleri, DNA zincir kırıkları ve

DNA eklentileridir

.

(5)

Genotoksite

• Genetik toksisite ya da genotoksisite;

• çekirdek,

• kromozom ve

• DNA yapısında meydana gelen

• DNA eklentileri,

• DNA kırıkları,

• gen mutasyonları,

• kromozom anormallikleri,

• klastojenite ve anöploidi gibi hasarları kapsayan

genel bir terimdir.

(6)

Kanserleşme mekanizması

• Kimyasal maddelerle oluşan kanser, çevresel ve

endojen faktörler arasındaki etkileşmeleri içeren çok basamaklı kompleks bir prosestir.

• Bu mekanizmanın başlıca özelliği, somatik hücrelerin düzenli çoğalmasını sağlayan karmaşık kontrol

sisteminin bozulmasıdır. Kimyasal karsinojenezisin

neden olduğu malign neoplazma oluşumunda en az 3 önemli basamak bilinmektedir:

1) Başlangıç (initation);

2) Gelişme (promotion)

3) İlerleme (Progression).

(7)

Kanserleşme mekanizması

(8)

• Kimyasal karsinojenez gelişiminde 3 dönem;

• I- Başlangıç (initation); Kimyasalın DNA’da

yaptığı değişiklik Geliştiricilerle karşılaşıncaya kadar sessiz devre.

• II- Gelişme (promotion) Başlama evresindeki hücre geliştirici ile çoğalır - tümör oluşumu

• III- İlerleme (Progression) İyi huylu tümörün kötü huylu tümöre dönüşmesi .

Kanserleşme mekanizması

(9)

Genotoksik Non genotik kanserojenler

• Genotoksik Karsinojenler DNA’da hasar

oluştururlar. -Primer karsinojenler -Sekonder karsinojenler - İnorganik karsinojenler

• Epigenetik Karsinojenler Genotoksik etkileri yoktur. -Hormon modifikasyonu

-İmmunsüpresör etki gibi mekanizmalar rol

oynar.

(10)

Genotoksik Karsinojenler

• Primer karsinojenler (doğrudan etkili olanlar)

– Alkilleyici ajanlar (dimetilsülfat) –Aktif halojen bileşikleri

–Nitrözamidler

• Sekonder karsinojenler (biyoaktivasyon sonucu etkili )

–PAH’lar

–Aflatoksin B1 –Nitrozaminler

• İnorganik karsinojenler

–Kadmiyum,

–Nikel, Arsenik, – Krom Asbest.

(11)

Kanser yapan maddeler sınıfları

• Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) tarafından insandaki karsinojenik etki risklerine göre kimyasaları 5 gruba ayırmıştır:

Grup 1. İnsanda karsinojenik etkililer İnsanlarda kanser oluşturduklarına ait yeterli delil bulunan etkenler.

• Grup 2A. İnsanda karsinojenik etki olasılığı bulunanlar İnsandaki karsinojenik etkileri konusunda sınırlı delil ve deney hayvanlarındaki karsinojenik etkileri konusunda yeterli delil bulunan etkenler .

• Grup 2B. İnsanda muhtemelen karsinojenik etkili olanlar İnsandaki karsinojenik etkileri konusunda sınırlı delil ve deney hayvanlarındaki karsinojenik etkileri konusunda yeterli delil bulunmayan etkenler.

• Grup 3. İnsandaki karsinojenik etkileri yönünden sınıflandırılabilir olmayanlar Hiçbir gruba girmeyen etkenler.

• Grup 4. İnsanda karsinojenik etkisi olmayanlar İnsanda ve deney

hayvanlarında karsinojenik etkileri yönünden delil bulunmayan etkenler.

(12)

DNA Hasarı

(13)
(14)

Mutasyona yol açan etkiler MUTAGENLER

Mutajen, biyolojide canlı organizmaların DNA veya RNA gibi hücresel bilgi ve yönetim zincirlerinin moleküler yapısını değiştirerek söz konusu

organizmanın doğal olarak beklenen seviyenin çok üzerinde mutasyona uğramasına sebep olan

fiziksel veya kimyasal etmenlerdir. Nükleer radyasyon sonucu oluşan gama ve güneşten yayılan UV ışınımlar en bilinen doğal

mutajenlerdendir.

(15)

Nokta mutasyon BAZ değişimi:

a) Silent (Sessiz) mutasyon: DNA üçlü (triplet) kodonunda bir nokta mutasyona rağmen kodondan

sentezlenen amino asit değişmez.

Ör: TTA Æ TTG (Transisyonel silent mutasyon)

lösin lösin

b) Missense (Kayıp) Mutasyon: DNA üçlü (triplet) kodonunda bir nokta mutasyon sonrasında kodondan

sentezlenen aminoasit değişir.

Ör: GCA Æ GAA (Transversiyonel missens mutasyon)

alanin glutamik asit

1 4 7 10 13 16 19

ATG GGA GCT CTA TTA ACC TAA

met gly ala leu leu thr stop

6

ATG GGA GCT CTA TTT ACC TAA

met gly ala leu phe thr stop

c) Nonsense Mutasyon: Üçlü (triplet) kodonda meydana gelen bir nokta mutasyon sonrasında kodon

STOP kodon oluşturur.

Ör: TTA Æ TGA (Transversiyonel nonsense mutasyon)

alanin STOP

ATG GGA GCT CTA TTA

(16)

Nokta mutasyon INSERTION

DELETION Change of the reading frame

(17)

Büyük ölçekli mutation / Kromosomal mutasyon

(18)

Fiziksel etkiye bağlı DNA hasarı

İyonize radyasyon

- suyun iyon haline gelmesi (bazları etkilemesi) -> OH* radikaller; H

2

O

2

, O

2

-

- Bazların oksitlenmesi, dimerization ...

UV radiation

- Aromatik halkların oluşması (bazlarda )

- Baz dimerizasyonu (T=T)

(19)

İyonize enerjinin direk indirek DNA hasarı

(20)

Kimyasallara bağlı DNA hasarı

Baz analogları

- incorporation into DNA

during replication

(5-Br-Uracil: AT -> GC)

(21)

DNA Hasarı yapan toksik maddeler

HNO

2

, HSO

3-

,Hydroxylamine, Methoxyamine

Bazlarda Deaminazasyona yol açar.(GC -> AT)

(22)

Kimyasalla bağlı DNA hasarı

Alkylsulphates, N-nitroso-alkyles, cis-platinum - alkylation of bases; crosslinks of dsDNA

cisplatin

cyclophosphamide

(23)

INTERCALATION & ADDUCT FORMATION

Polycyclic aromatic hydrocarbons (PAHs) & derivatives (N- acetyl-2-aminofluorene (AAF), benzo[a]pyrene)

Mycotoxins (aflatoxins) aduct formation with DNA (biomarkers)

DNA Hasarı yapan toksik madeler

(24)

Psoralen

DNA Hasarı

(25)
(26)

Genotoksik maddeler

(27)

Genotoksik madeler

(28)

Kanserleşme

(29)

Kanserleşme

(30)

• Kanser, normal büyüme ve farklılaşmayı

sağlayan mekanizmalar üzerindeki kontrolün kaybolması nedeniyle değişime uğramış bir hücrenin sınırsız çoğalması sonucu gelişen bir hastalıktır.

Kanserleşme

(31)

• Hücrelerin klonal olarak çoğalması, farklılaşması,

bağımsız fakat koordineli fonksiyonlara sahip olması, organizmanın bir bölümünden faklı bir bölümüne

taşınması, hasarlanma sonrası onarım olması veya olmaması için gerekli bilgilerin tümü genetik

dağarcıkta bulunmaktadır.

• Fizyolojik koşullarda belli bir kontrol altında

gerçekleşen bu işlemler kanserde bozulmuştur.

Kanserleşme

(32)

• Kontrolün kaybından bu fonksiyonların düzenlenmesinde hayati öneme sahip olan belli bir grup genin anormal

fonksiyonu sorumludur.

• Anormal gen fonksiyonu genetik hasarla ilişkili olduğundan karsinogenezde ilk adım her zaman genetik hasardır.

• Genomun çeşitli bölgelerinde oluşan hasarların birikimi ile bozulan kromozom yapısı yeniden düzenlenir.

• Mitoz hasarlı DNA’nın kopyalanması ile devam eder, hasarlı genlerin ürünleri hücresel metabolizmayı değiştirir ve

sonuçta hücre değişime uğrayarak bir tümör hücresine dönüşür.

Kanserleşme

(33)

TÜMÖR HÜCRELERİNDE GÖRÜLEN BİYOLOJİK VE BİYOKİMYASAL DEĞİŞİKLİKLER

• Tümör hücreleri normal hücrelerde bulunmayan

aşırı büyüme hızı, lokal invazyon, diferansiasyon,

anaplazi ve metastaz gibi bir takım farklı özellikler

gösterirler.

(34)

Genetik Toksisite Testleri

• Genetik Toksisite Testleri Genetik sistemler ile genotoksisitesi test edilmek istenen maddelerin

karsinojenik ve mutajenik potansiyelleri arasında ilişki kurulmasını sağlayan ve en yaygın olarak kullanılan

standart in vitro ve in vivo mutajenite testleri;

• Ames testi,

• Comet testi,

• Kromozom anormallikleri (KA) testi,

• Kardeş kromatit değişimi (KKD) testi ve

Mikronükleus (MN) testidir.

(35)

AMES

• Ames testi olarak da adlandırılan

Salmonella/mikrozom mutajenite testi, kimyasal maddelerin mutajenik etkilerinin araştırılmasında kullanılan, test parametreleri açısından en iyi

standardize edilmiş ve mutajen/karsinojen etkisi en iyi bilinen kimyasallarla geçerliliği en fazla kabul edilmiş bakteriyel test sistemlerinden biridir. Ayrıca hızlı, ucuz ve uygulanabilirliğinin kolay olması

nedeniyle çok yaygın bir kullanım alanına sahipti

(36)

AMES

(37)

AMES

• Histidin operonunun değişik bölgelerinde çeşitli

mutasyonlar içeren Salmonella typhimurium’unmutant suşları kullanılmaktadır.

• S. typhymurium’un yapay mutasyonla oluşturulmuş olan histidin

• sentezleme yeteneklerini kaybetmiş suşlarının, sitokrom P-450 enzimlerini içeren memeli karaciğer post

mitokondriyal süpernatant (S9) varlığında veya

yokluğunda, test bileşeni ile muamele edildikten sonra

• ikinci bir mutasyon geçirip histidini sentezleyebilen ve

histidinden bağımsız ortamda çoğalması esasına dayanır.

(38)

AMES

Histidinsiz ortamda üreyebilmelerine yol açan kendiliğinden geri mutasyona uğrayan koloniler sayılarak mutajenite Belirlenmektedir.

Ortamda pozitif mutajen bir kimyasal madde varsa, geri mutasyonla çoğalan bakteri koloni sayısı istatistiksel olarak anlamlı artmaktadır

(39)

COMET testi

• Comet tekniği, çeşitli ajanların yol açtığı DNA tek ve çift zincir kırıklarının tespiti için

kullanılan hassas, hızlı ve güvenilir bir

yöntemdir. Tek hücre jel elektroforez (Single cell gel electrophoresis) tekniği olarak da

adlandırılan Comet yöntemi, birçok memeli hücresinde çeşitli ajanların indüklediği DNA hasarı ve onarım bozukluğunun tayinini

amaçlayan çalışmalarda kullanılmaktadır

(40)

COMET testi

(41)

COMET testi

• Floresan mikroskop ile incelenen preparatlarda zarar

görmemiş DNA’lar comet (kuyruk) oluşturmazken, hasar görmüş DNA moleküllerindeki fragmentler farklı

moleküler ağırlıklarına ve farklı elektrik yüklerine sahip

olacaklarından elektriksel alanda farklı hızlarda hareket

ederek çekirdekten dışarı doğru göç etmekte ve kuyruklu

yıldız görünümü oluşturmaktadırlar (Şekil 3). Bu görünüm

nedeniyle bu tekniğe "Comet" adı verilmiştir. Comet testi

ile DNA hasarının kantitatif olarak saptanmasında; kuyruk

momenti, kuyruktaki DNA yüzdesi ve kuyruk uzunluğu gibi

parametreler kullanılmaktadır

(42)

COMET testi

(43)

COMET testi

(44)

Kromozom Anormallikleri (KA) Testi

• Kromozom kırıkları DNA’daki onarılmamış çift zincir kırıklarından, yeni yapıya sahip kromozomlar ise DNA’daki zincir kırıklarının yanlış

onarılmasından kaynaklanmaktadır. Genetik materyalde oluşan bu tip hasarlar tamir edilemediğinde ortaya çıkan yüksek KA frekansı ise, artmış kanser riskini göstermektedir .

• KA testi, mutajenler tarafından indüklenen çeşitli yapısal ve sayısal kromozomal anormalliklerin saptanması amacıyla sıklıkla kullanılan standart bir yöntemdir.

• In vitro KA testi ile memeli hücre kültürlerinde, in vivo KA testi ile genellikle kemik iliği hücrelerinde kromozom anormalliği frekansı değerlendirilebilmektedir. Ayrıca in vivo KA testi, özellikle mutajenik hasarın belirlenmesinde türe ve dokuya göre değişebilen

metabolizma, farmakokinetik ve DNA onarım mekanizmaları gibi

• faktörlerin değerlendirilmesine de olanak sağlamaktadır

(45)

Kromozom Anormallikleri (KA) Testi

Trizomi 21

(46)

Kromozom Anormallikleri (KA) Testi

(47)

Kardeş Kromatit Değişimi (KKD) Testi

• Kardeş Kromatit Değişimi (KKD) Testi KKD, kardeş kromatitlerin homolog lokusları arasında DNA

replikasyon ürünlerinin simetrik değişimidir ve DNA çift zincir kırıklarının homolog rekombinasyon

yoluyla onarılmasını göstermekedir.

• Ayrıca KKD’ler nokta mutasyonların indüksiyonu,

gen amplifikasyonu ve sitotoksisite ile yakından

ilişkilidir

(48)

Kardeş Kromatit Değişimi (KKD) Testi

(49)

Mikronükleus (MN) Testi

• MN’ler genellikle hücre siklusunu kontrol eden genlerdeki eksiklerden, mitotik iğdeki hatalardan,

kinetokordan veya mitotik aygıtın diğer parçalarından ve kromozomal hasarlardan kaynaklanan, hücrenin mitoz bölünmesi sırasında ortaya çıkan, esas çekirdeğe dahil olmayan, tam kromozom veya asentrik kromozom

fragmanlarından köken alan oluşumlardır.

• MN sayısındaki artış, çeşitli ajanların hücrelerde

oluşturduğu kromozom düzensizliklerinin ve somatik

hücrelerdeki genomik kararsızlığın indirekt göstergesi

olarak değerlendirilmektedir.

(50)

Mikronükleus (MN) Testi

(51)

Mikronükleus (MN) Testi

Referanslar

Benzer Belgeler

After the numerical computationof our model using both mean-variance models and mean adjusted variance models, the obtained result shows that the adjusted model has more return

• Clifford, insanların yeterli delil olmadan bir inanca sahip olmaya haklarının olmadığını, bunun aynı zamanda bir ahlak sorunu olduğunu ve insanlığa karşı işlenmiş

• Tanrı’nın varlığın mümkün olduğunun gösterilmesi, O’nun varlığının zorunlu olduğunu ortaya koymak için yeterlidir.. • Tanrı’nın varlığının imkansız

• Toksikoloji, zehirlerin kaynakları, canlı yapıdaki (insan, hayvan, bitki gibi) fiziksel, kimyasal ve biyolojik etkileri, zehirlerin toksikokinetiği, zehirlenmelerin

Birçok kimyasal bütün organlarda benzer toksisite derecesinde sistemik toksik etki oluşturmaz, ana toksik etkilerini bir veya iki organda gösterir.. Bu organlara da hedef organ

Çevresel veya endüstriyel havada bir kimyasal maddenin bulunmasına izin verilen ve zararlı bir etki meydana. getirmeyen

• Önemli biyomoleküllerin sentezi: Magnezyum, nükleik asitlerin (DNA ve RNA) ve proteinlerin sentezinde birçok basamak için gereklidir.. • Yapısal rolü: Magnezyum,

• Solunum yolundan inhale edilen toksik maddeler irritan veya kostik etkileri ile zararlı lokal etkilere ve/veya gibi, çok vaskülarize ve geniş alanlı. akciğerlerden absorbe