7
SÖbL, S
bİlk Meclisi Mebusan Raisi
AHMET RIZA
H ATIRALARI=
17
—Mebusan Meclisine aid acı,
tatlı bazı hâtıralar
Meclisi Mebusamn üçüncü se- nei devriyesinde riyasete Rum- lar Rıza Tevfik Beyi, dördüncü sene de diğer bir fırka tarafın dan Mahir Seyid Beyi intihab ettiler. Bu iki zat kendilerinde riyasete istidad ve liyakat gör
dükleri için istifa etmediler, bilâkis ümid ettiler.
Rumlar sonra benimle hususî görüştükleri zaman: «Biz sizin aleyhinizde rey verıjıedik, Itti- kad ve Terakkinin namzedi a- leyhinde rey verdik.» dediler. Müstenkif kalmakla bunu yapa bilirlerdi, şahıs tayinine lüzum yoktu. İttihad ve Terakki aley hindeki fırkalar riyasetimden memnun değillerdi. Çünkü Mec liste istedikleri kadar gürültü yapamıyorlardı. Maksadları ken dilerinden birini getirip Meclisi istedikleri gibi işgal etmekti.
Söz vermedim, çünkü mak- sadlarının ne olduğunu görüyor, hüsnüniyet bulunmadığını an lıyordum. Aleyhimde gürültüler oluyordu. Meclis dağıldıktan son ra gürültü eden Riyaset odasına geliyor, beyanı itizar ediyor, «Biz İttihad ve Terakki Reisi aleyhinde bulunduk.» diyorlar dı.
Diğer taraftan Meclisi Mebu- sanda gerek evza’ ve etvarile gerek saçma sözlerile müzakera- tın intizamını bozan, çalışmaya, iş çıkarmaya mâni olan, Meclisin ciddiyetine, vakar ve haysiyeti ne halel getiren, mebuslar ara sına nifak ve fesad tohumu e- ken, kavga çıkaran, hükümeti beyhude suallerde iz’aç ve işgal eden, zayıflatan, efkârı umumi- yeyi Meclisi Mebusan aleyhine tahrik ederek Mebusam ve bu suretle Meşrutiyeti halk ve ec nebiler nazarında itibardan dü şüren mebuslar da vardı.
(Ahmed Rıza Beyin Meclisi Mebusan Reisliğine aid olan hâ tıraları Umumi Harbden' evvelki kısma girecekti. Sonradan çıkan bu notlarım bir tarih sırası hi zası le buraya almış bulunuyo ruz.
Meclisi Mebusan Reisi Ahmed Rıza Beyin Ayan azalığma ta yini hakkında V. Sultan Mehmed Reşadm Başmabeyincisi Lûtfi Simavi Bey hâtıralarında şu ma lûmatı vermektedir: «Bazı esba ba mebni artık Riyasete intihab olunamıyacağına kani olan Ah med Rıza Bey. Zatışahaneye mü racaat edip Ayana tayinini is tirham ve kendisi ptbi mütead- did defalar Meclisi Mebusan Ri
yasetinde bulunan birisi için bu
nun bir hakkı mükteseb olduğu nu ilâve etti. Padişah, fırsatı ga nimet ittihaz ederek Ahmed Rı za Beyin Mebusan Riyasetinden kurtulmak için behemehal Aya na tayininin arzı ■ zımmında be ni Sadrâzam Said Paşanın nez- dine gönderdi...) .
Meclis Riyasetinin tahsisatından şikâyet edenler
Mecliste ve haricde Riyasetin tahsisatından bahsolunurken: «Bedava konakta oturuyor, atı var, arabası var» deniliyordu. Bunlarla Riyasete gelecek ehem miyet düşünülmüyordu. Ancak benim şöhretim göze batıyordu. Onun için yardım eden yoktu.
Padişahın ihsan buyurduğu iki oda eşyası da çok görülmüştü. Halbuki ben İstanbulu, vatanıma hizmet maksadile terkedip Av- rupaya gittiğim zaman burada, evimde bıraktığım yanan eşya, âhiren Padişahın verdiğinden çok ziyade idi.
Müthiş bir açgözlülükle pa ra ve menfaat düşünenler temiz bir kalbin açık sözlerile fikirle- rini değiştirecek değillerdir. On
lar herkesi daima kendileri gibi görürler. Nazarlarında ne haysi yet, ne şeref, ne namus vardır. Erbabı namusun yüzünü kirlet mek kendilerince vecibedir. İs temezler ki memlekette temiz bir yüz bulunsun. Gözlerini ga- yız ve ihtiras bürümüş olanlar, evsafı zatiyenin düşmanıdırlar. Menafii umumiyeye hizmetin mü kâfatını vermek istemezler.
Riyasetin haysiyet ve itibarını muhafaza için eski kibarlar u- sulünce kapımı açtım. Bir Ra mazanda beş yüz kişiye yakın evimde yemek yedi, halbuki Sad râzamın, Ayan Reisinin konak larında kimse yoktu. Maaşımdan para arttıramadım. Fehim gibi lerin ayağını öpmeğe alışmış kimselerden büyüklük, şükranı nimet beklenilemez.
Abdülhamid devr nden şikâyet edenler, Abdülhamidin bazı kim selere verdiği fazla para ve he diyelere hased ettiklerindendir. Onlar gibi çalamadıklarına mü- tessif olduklarındandır. Lâstik tekerlekli arabalar açgözlü o- lanların hasedini tahrik ediyor du.
Meclisi Mebusan Riyasetine Maçkadaki konak tahsis olundu ğu zaman konağın iki odası boş tu. Padişah bu iki odanın tef rişini emir buyurdu ve konak tan çıkarken bu eşyayı bana ver di.
Makriköyünden Maçkaya nak lettiğimiz zaman üç manda ara bası eşya getirmiştik. Maçkadan Kuruçeşmedeki yalıya bu eşya ile iki oda takımı ve dört sene zarfında aldığım ufak tefek eşya nakledilirken eşyanın kesreti gedaçeşim olanların nazarı dik katini celbetmiş ki bana: «Maç kadan eşya aşırdı» dediler.
Gazeteye makale yazdılar. O vakit Sabah gazetesine cevab vermiştim, yirmi sene Pariste her şeyden mahrum olarak ya şadıktan sonra dört yıl Meclisi Mebusana riyaset eden bir ada mın iki oda fazla eşyasını çok görmek ve bunu gazeteye yaz dırmak kadar bayağılık tasav vur edilemez. Çiçeğe merakım olduğundan bir hayli saksı al mıştım, giderken bittabi bu sak sıları da götürmüştüm. «Konağın saksılarını almış» dediler ki kıy meti o vaktin fiatma göre iki yüz kuruş etmezdi.
Süferaya verdiğim ziyafette kullanılan gümüş sofra takımı nı Saraydan getirtmiştim. Gö renler o takımları bana demir baş verilmiş zannile Maçkadan çıkarken teslim edilip edilmedi ğini sordular. Bana her vakit kullanılmak üzere verilen takım âdi çatal bıçaktı. Bütün ziyafet lerde bunları kullanmıştım. Sü- fera ziyafetindeki sarayın dam galı gümüş takımını daha o günü iade eylemiştim.
(Ahmed Rıza Beyin teşebbüsü ile, Maçkada bugün Nişantaşı orta mektebinin işgal ettiği yer deki eski Valide Sultan Sarayı, Meclisi Mebusan Reislerinin i- kametine tahsis olunmuştu.
Ahmed Rıza Beyin bu sarayı terkederken kendisine aid olmı- yan bazı eşyanın da beraberinde götürüldüğü hakkında muarızla rı tarafından ileri geri sözler söylendi.
Etki Meclisi Mebusan Reisi nin evrakı arasında. Maçka sa rayındaki eşya meselesine aid pek çok kâğıdlar mevcuddur. Ahmed Rıza Bey Saraya, Haz’ - nei Hassaya yazdığı tezkerelerle bunların hesabını vermiş, esa sen Padişahın hediyesi olan eş yayı da Kandilli İnas Mektebine bağışlamıştır.)
_______ (Arkası var)