Tarihimizi okuyunuz» görürsünüz ki m illeti mahveden, esir eden, harabe den fenalıklar hep din kisvesi altındaki küftür yo melânetten gelmiştir,
K. ATATÜRK
A«K Ş A M
' _________ T T ! \ K 'l
Varlığımızı, istiklâlimizi
kurtaran
bütün ef’al ve harekât, milletin müşte
rek fikrinin, arzusunun, azminin yüksek
tecelliyatmdan başka bir şey değildir,
K. ATATÜRK
Sene
30 — No. 10439 — Fiat! her yerde 10 kuruştur.
PAZARTESİ 10 Kasım 1947
Sahibi: Necmeddln Sadak — Yazı işlerini fiilen idare eden: C. Bildik — Akşam Matbaan
■
■
<
■
■
m
ı ı v u
k
^
|
Ünyai,lîel
Milletin saadeti
Atatürk, 17 mart 1937 de, Ro
manya Devlet adamı Victor An
ton escu’nun
Ankarayı
ziyaretr
münasebetile Ankara Palas sa
lonlarında yaptığı bir konuşma
da dünyanın ve milletlerin saa
deti mevzuuna temas etmiş ve
çok dikkate şayan sözler söyle
mişti. Dünyanın bugünkü karı
şık
vaziyetinde bir kat daha
ehemmiyet kazanan bu sözleri
aşağıya naklediyoruz:
«İnsan mensup olduğu mille
tin varlığım ve saadetini düşün
düğü kadar bütün cihan millet
lerinin huzur ve refahını düşün
meli ve kendi milletinin saadeti
ne ne kadar kıymet veriyorsa bü
tün dünya milletlerinin saadeti
ne lıâdim olmağa elinden geldiği
kadar çalışmalıdır. Bütün akıllı
adamlar takdir ederler kİ bu vâ-
dide çalışmakla hiç bir şey kay
bedilmez, Çünkü dünya milletle
rinin saadetine çalışmak, diğer
bir yoldan kendi huzur ve saade
tini temine çalınmak demektir.
Dünyada ve clünya milletleri ara
sında sükûn, vuzuh ve iyi geçim
olmazsa, bir millet kendi kendisi
için ne yaparsa yapsın huzurdan
mahrumdur. Onun için ben sev
diklerime şunu tavsiye
ederim:
Milletleri
sevk ve idare
eden
adamlar, tabiî evvelâ ve evvelâ
kendi milletinin mevcudiyet
ve
saadetinin âmili olmak isterler.
Fakat aynı zamanda bütün mil
letler için aynı şeyi istemek lâ-
Eimdır.
Bütün dünya nadiseleri bize
bunu açıktan açığa ispat
eder.
En uzakta zannettiğimiz bir hâ
disenin bize bir gün temas etmi-
yeceğinl bilemeyiz. Bunun için
.beşeriyetin hepsini bir vücut ve
bir milleti bunun bir uzvu addet
mek icabeder. Bir vucudün par
mağının ucundaki acıdan diğer
bütün âza müteessir olur. «Dün
yanın filân yerinde bir rahatsız
lık varsa bana ne?» dememeliyiz.
Böyle bir rahatsızlık varsa tıpkı
kendi aramızda olmuş gibi onun
la alâkadar olmalıyız. Hâdise ne
kadar uzak olursa olsun bu esas
tan şaşmamak lâzımdır. İşte bu
düşünüş, insanları, milletleri ve
hükümetleri hodbinlikten kurta
rır. Hodbinlik şahsî olsun, millî
olsun daima fena telâkki edilme
lidir. O halde konuştuklarımız
dan şu neticeyi çıkaracağım: Ta
biî olarak kendimiz için
bütün
lâzım gelen şeyleri düşüneceğiz
ve İcabım yapacağız. Fakat bun
dan sonra bütün dünya ile alâka
dar olacağız.
Kısa bir misal:
Ben askerim.
Umumî Harbde bir ordunun ba
şında idim. Türkiye’de diğer or
dular ve onların kumandanları
vardı. Ben yalnız kendi ordumla
değil, öteki ordularla da meşgul
oluyordum. Bir gün Erzurum
cephesindeki hareketlere ait bir
mesele üzerinde durduğum sıra
da yaverim dedi ki: — Niçin size
ait olmayan meselelerle de uğra
şıyorsunuz?
— Cevap verdim:
-— «Ben bütün orduların vaziye
tini iyice bilmezsem kendi ordu
mu nasıl sevk ve idare edeceğimi
tâyin edemem.» Bir devlet ve
milleti idare vaziyetinde bulu
nanların daima göz önünde tut
maları lâzım gelen mesele budur.
Bu münasebetle muhterem mi
safirlerimize
şunu
diyeceğim:
Ben düşündüklerimi sevdiklerime
olduğu gibi söylerim.
Aym za-
İnanda lüzumlu olmıyan bir sim
kalbinde taşımak iktidarında
ol-Sunumuz
İ s m e t İ n ö n ü 'n ü n
millete hitabesi
Büyük Türk milletine;
Bütün ömrünü hizmetine vak
fettiği sevgili milletinin ihtiram
kolları üstünde
Ulu Atatürkün
fâni vücudu istirahat yerine tev
di edilmiştir.
Hakikatte yattığı
yer, Türk milletinin Onun için
aşk ve iftiharla dolu olan kahra
man ve vefalı göğsüdür.
Atatürk, tarihte uğradığımız
en zalim ve haksız itham önünde
meydana atılmış, Türk milletinin
masum ve haklı olduğunu iddia
ve ilân etmiştir. İlk önce ehem
miyeti kavranmamış olan gür se
si, asla yıpranmayan bir kuvvet
le nihayet bütün cihanın şuuru
na nüfuz etmiştir.
En büyük zaferleri kazandık
tan sonra da, Atatürk, ömrünü
yalnız Türk milletinin haklarım,
insaniyete ezelî hizmetlerini ve
tarihe hakkettiği meziyetlerini is
pat etmekle geçirmiştir. Milletl-
ımizin
büyüklüğüne, kudretine,
! faziletine, medeniyet vazifelerine
sarsılmaz itikadı vardı. «Ne mut-
I lu Türküm diyene» dediği zaman
kendi engin ruhunun, hiç sönmi-
] yen aşkım ne mânalı bir surette
hulâsa etmişti.
Fena zihniyet ve idare ile geri
bırakılmış Türk cemiyetini, en
kısa yoldan insanlığın en müte
kâmil ve en temiz zihniyetlerile
mücehhez modem bir devlet ha
line getirmek Onun başlıca kay
gısı olmuştu.
Teşkilâtı esasiye-
mizde ve bugün hizmet başında,
irfan muhitinde ve geniş halk
içinde bulunan bütün vatandaş
ların
vicdanlarında
yerleşmiş
olan lâik, milliyetçi, halkçı, in
kılâpçı, devletçi, cumhuriyet, bi
ze bütün evsaflle Atatürkün en
kıymetli emanetidir.
Ufulündenberi Atatürkün aziz
adı ve hâtırası, bütün halkımızın
en candan duygulariyle sarılmış
tır. Memleketimizin her köşesin
de ve bütün milletçe kendisine
gösterdiğimiz
samimî
bağlılık,
devlet ve milletimiz için kudret
ve vefanın beliğ misalidir. Türk
milletinin aziz Atatürke göster
diği sevgi ve saygı, onun niçin
Atatürk gibi bir evlât yetiştirebi
lir bir kaynak olduğunu bütün
dünyaya göstermiştir.
Atatürke tâzim vazifemizi ifa
ettiğimiz
bu anda,
hakkımıza,
kalbimden gelen şükran duygu
larımı ifade etmeği, ödenmesi lâ
zım bir borç saydım.
Milletler arasında kardeşçe bir
insanlık hayatı Atatürkün en
kıymetli ideali idi. Bütün dünya
da ölümünün gördüğü ihtiramı
insanlığın âtisi için ümit verici
bir müjde olarak selâmlarım. Bu
sözlerim, yazılariyle ve toprağı
mızda şövalye askerleri ve müm
taz şahsiyetleriyle yasımıza işti
rak eden büyük milletlere, Türk
milleti adına şükranlarımın ifa
desidir.
Devletimizin bânisi ve milleti
mizin fedakâr, sadık hâdimi,
tnsatılık
idealinin
âşık
ve
mümtaz siması,
Eşsiz kahraman Atatürk!
Vatan sana minnettardır.
Bütün ömrünü hizmetine ver
diğin Türk Milletiyle beraber se
nin huzurunda tâzim ile eğiliyo
ruz. Bütün hayatında bize ru
hundaki ateşten canlılık verdin.
Emin ol, aziz hâtıran sönmez me
şale olarak ruhlarımızı
daima
ateşli ve uyanık tutacaktır.
Ankara — 21. 11. 1933
Reisicumhur
İsmet İnönü
»|inmıunmııı,MiııııııımımnıııınnııımııınıuıuıınııııııııııııımııtHinıııımııın!iınıııııııııı;ımıııııHinnııııııiııiünnnııııGünler Geçerken:
Bir hatırlatma
İstanbul'da ve
Ankara’da
Atamız için yapılan
hazin ihtifaller
Ebedî Şef Atatürk dokuz yıl evvel bu sabah saat dokuzu be? geçe h a yata gözlerini kapamıştı. Türk mil leti bu hazin yıldönümü münasebe tiyle büyük kayıbının derin acılarını kalbinin en derin noktalarına kadar bu sabah bir defa daha duymuş, Ata türkün ölmez eserlerine karşı bağlı lığını ve onun yolu üzerinde yürümek hususundaki azmini bîr defa daha teyidetmiştir.
Bu hazin yıldönümü münasebe tiyle bu sabah Üniversitede, Halkev lerinde, Halkodalarında ve bütün mekteplerde ihtifaller yapılmış; si vil ve askerî erkân, memurlar, parti ler, gençler, talebeler ve halk hazır bulunmuştur.
(Arkası sahife 2; sütun 6 da)
mıyan bir adamım. Çünkü ben
bir halk adamıyım. Ben düşün
düklerimi daima halkın huzu
runda söylemeliyim.
Yanlışım
varsa halk beni tekzip eder. Fa
kat şimdiye kadar bu açık konuş
mada halkın beni tekzip ettiğini
görmedim.
Atatürk’ün Türk
gençliğine hitabesi
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhu
riyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir
Ey Türk gençliği I
Birinci vazifen, Türk istiklâlini. Türk Cumhuriyetini, ilel
ebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu
temel, senin en kıymetli hazinendir, istikbalde dahi, seni bu
hâzineden mahrum etmek istiyecek dahilî ve haricî bedhah
ların olacaktır. Bir gün istiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mec
buriyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın
vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmiyeceksin! Bu imkân ve
şerait çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve
Cumhuriyetine kasdedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali
görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile
ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersaneleri
ne girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her kö
şesi bilfiil İşgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim
ve daha vahim olmak üzere memleketin dahilinde, iktidara sa-
hibolanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hiyanet içinde bulunabi
lirler. Hattâ bu İktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini müstev
lilerin siyasî emelleriyle tevhidedebilirler. Millet, fakru zaruret
içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı I İşte bu ahval
veşerait içinde
dahi, vazifen; Türk istiklâl
veCumhuriyetini kurtarmaktır.
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asîl kanda mevcuttur!
Umumî aftan bahsedildiği sırada bu
affı
desteklemekten
tabiî ne olabilir? Bilhassa öyle bir aftan vaktile
istfade ederek
yeniden dünyaya gelmişler için! Âdi suçlular hakkında kanuna
bazı kayıtlar konması, af şümulünün daraltılması
fikri doğru
olabilir;
lâkin siyasî cürümlerden mahkûm bulunanların aftan
istisnasız faydalandıklarını görmek hususunda zannederim umu
mî efkâr birliktir; zaten her memlekette de usul ve teamül böv-
ledir. Vesile zuhur etmişken bir noktaya dikkati çekmek iste
rim: Bir kanun ve mahkeme kararı olmadan yahut da sadece
Vekiller heyeti kararma istinaden tabiiyetten ihraç suretile yurt
dışında kalmış, suçlu iken sonradan ıslahı hal etmiş, hattâ çeşit
li yollardan vatan hizmetinde bulunmuş kimseleri de
düşünmek
lâzımgeimez mi? Yalandan bildiğime göre hariçte bu
kabilden
pek çok eski yurttaş vardır. Bazısı yolunu bulup zaman
zaman
içeriye girmekte, bazısı nereye başvurdıysa netice alamayıp ya
bancı diyarlarda sürünüp durmaktadır.
Cumhuriyetimizin 25 inci yılı hürmetine umumî bir af ya
pılması esas itibarile kabul edilirse bir tarihte zaman ve cereyan
icabı haklarında kolaycacık tabiiyetten
ihraç karan verilmiş
olanların listesi de ariz ve amik incelenerek yirmi, yirmi beş yıl
önceki kabahatleri değil, bugünkü vaziyetleri gözöniinde bulun
durulmak şartile büyük lûtuftan bunlara da hisse çıkarmak ada
let mefhumunda müsavatı gözetmek bakımından hemen hemen
elzemdir. Zira gerek tabiiyetten ihraç, gerek emniyet
müdürlü
ğünce avdetlerine mümanaat sebeplerile dışarıda kalanlar her
hangi afta — muayyen bir kanun ve mahkeme hükmüne daya
nılmadan cezaya uğradıklarından — daima unutulmakta, daha
ağır suçlular istifade ettikleri halde bunlar mahrum
kalmakta
dırlar. Meselâ Surivede memleket dâvasını ellerinden geldiği ka
dar benimseyerek sürten, 25 değil, 27 yıldan beri gurbette kalmış
epeyce insan bulunduğunu ben biliyorum. Başka diyarlarda da
mevcut olsa gerektir.
İçişleri Bakanlığından listeleri getirtilerek ve
aleyhlerinde
birikmiş yalan yanlış raporlara ehemmiyet verilmiyerek iyi niyet,
iyi yürek sahiplerinden kurulmuş bir heyet bu adamların vaziye
tini inceler, lâyık olanları ayırır, lûtfa
uğratırsa af
kanununa
giremiyen bir madde noksanı ortadan kalkmış olur
>
;
Refik Halid KARAY
■ «*• ; ' i
v 4* ima İ Ü t
inkılâpçı Atatürk
A
tatürk bu memlekete bir çok hizmetlerde bulunmuştur.
Fakat onun en büyük hizmeti müesseseleıle beraber
dü
şüncelerde yapmağa çalıştığı inkılâplardır.
Onun
inkılâpçılığı
Cumhuriyetin iîânile başlar. Bu, bir kişinin hâkimiyetinden mil
letin hâkimiyetine
geçiştir.
Som a bizim yüzümüzü
dünyaya
hâkim olan medeniyet âlemine doğru çevirmeye çalıştı.
Tedris
usulleri köhneleşmiş olan medreseler
kapandı,
mekteplerimize
müspet İlimler girdi. Kafalarımızın içindekileri değştirmeye çalı
şırken dış görünüşümüzü de medenî dünya halkının görünüşüne
uydurmayı lüzumlu buldu; Büyük Millet Meclisi şapka kanununu
kabul etti. Soysuzlaşan tekkelerle batıl itikatların sığmağı haline
getirilen türbeler kapatıldı. Milletlerarası takvim ve saat kabul
edildi. Medenî kanun hak anlayışında dünya icaplarım
hâkim
.Yıldı. însan oldukları halde insan haklarını kullanmaktan mah
rum olan Türk kadınlan medenî kanun sayesinde ailede ve ce
miyette tabiî haklarına kavuştular.
Vicdanlarda hüküm sürmesi lâzımgelen dinin Devlet işlerine
alet edilmesi, ihtiraslara kanştırılması yüzünden bu halkın başı
na gelen felâketler dini vicdanlarda tamamen
serbes
bırakan
lâiklik prensipinin kabulile önlendi. Milletlerarası rakamlar ve
bunun arkasından Türk harflerinin kabulü bütün millete az bir
zahmetle cehaletten kurtulmak İmkânım verdi.
Ölçülerde metre ve kilo sisteminin kabul edilmesi, soyadı ka
nunu, İâkap ve unvanların kaldırılması, Türk kadınlarına
Mil
letvekili seçmek ve seçilmek hakkının tanınması, İnkılâpçı Ata
türk’ün bizi medenî bir dünyaya mümkün olduğu kadar çabuk
ulaştırmak için gerçekleştirdiği ve milletimizin süratle kalkınma
sı çin devrin zarurî kıldığı inkılâplardır. -Bugünkü kuvvetli
var
lığımızı her şeyden çok bu İnkılâplara
borçluyuz.
Atatürk’ün
♦Müdafaa edeceksin» diyerek Türk gençliğine bıraktığı emanet
bütün bunlardan mürekkeptir.
Şevket Rado
Boğ» illerindeki dunun
ve Demokrat Parti
B. Ahmet Tahtakılıç kötü maksatla hareket
edenlere karşı hükümetin göstereceği uyanıklığı
partisinin
memnunlukla karşılayacağını söyledi
Başbakanın beyanatı
Gıda maddelerinde
tahdit yapılmıyacak
B. Haşan Saka hugîin Parkotelde
gazetecilere beyanatta bulunacak
m t * -3R «Ri*i
Başbakan Haydarpaşa garında
Rus halkı ve köylüsüne
yükletilen işkence hayatı
Pazar gazetesi R usyada süren hazin hayat
şartlarının feci bir tablosunu çizdi
Başbakan B. Haşan Saka’nın dün sabah Ankara’dan şehrimize geldik lerini yazmıştık. Başbakana Milli Sa vunma Bakanı B. Münir Birsel ile Hava, Deniz ve Kara müsteşarları da refakat etmektedir.
Başbakan B. Haşan Saka dün ken- disile görüşen gazetecilere şunları söylemiştir:
« — İtanbul’da fazla kalacağımı zan netmîyorum. Yarın (bugün» sabah Ebedî Şef Atatürk’ün ölümünün yıl
dönümü münasebetile üniversitede ve ya Eminönü Halkevinde yapılacak ihtifallerden birinde bulunacağım. Gazeteci arkadaş la ila da uzun uzadı ya bir görüşme yapmak için burada
bir basın tanıtısı da yapacağım.» Başbakan gıda maddelerinin tah dit edilip edilmiyeceği hakkmdaki so rüya da şöyle demiştir:
«Herhangi bir tahdit mevzuubahis değildir. Bu hususta yapacağımız ba sın toplantısında uzun boylu görüşü- şürüz.»
Başbakanın Milli Savunma Bakanlle birlikte Trakyada kısa sürecek bir tetkik gezisine çıkmaları muhtemel bulunmaktadır.
***
Başbakan bugün saat İS da gaze tecileri Parkotelde kabul ederek be yanatta bulunacaktır.
Ankara. 9 — Ankara rayosu bugünkü «Pazar gazetesinde» Rus propagandasının kendi iç vaziyetleri ni iyi, başkaların mkini kötü gösteren politika tâbiyesine temasla, bu propa gandanın son günlerde, memleketi miz hakkında da yalan ve iftira dolu bir hava yaratmaya çalıştığını kay dederek Rusyanm hakiki İç durumu na dair dikkate değer malûmat ver miş ve ezcümle demiştir ki:
Rus propaganda taarruzlarına hay ret edecek değiliz. Zira Moskovanın, artık hemen hemen kalmamış olan nefse güveninin ve bunun neticesi olarak da duyduğu asabiyet ve telâşı nın başka şekilde tezahür etmesine intizar olunamaz. Filhakika Rus mil leti ve bu milletle birlikte aynı rejime tâbi tutulmak istenen milletler, in sanlık camiası içinde bedbaht varlık lar haline getirilmiştir. Otuz senelik bir İdarenin kurbanı olan Rusyada, bugün. İster şehirli, İster kasabalı, is ter köylü olsun her sınıf halk, açlık ve sefaletin kolları arasında inlemek tedir. Bugünkü konuşmamızda, şu ger çeği belirtmek İsteriz ki, halen Sovyet Rusyada, köylü sınıfı diye bir sınıf mevcut değildir. Marksizmde bile sınıf bir varlığı temsil eden kütleye denir. Sovyet Rusyada ise köylü ismi verilen kütle, bir karış toprağa malik değil dir. Kelimenin tam mânasile esirdir. Hiç bir hürriyeti yoktur. Hükümetin emrettiğini yerine getirmek, emrettiği derecede ekim yapmak ve bunu cüz’i bir flat karşılığında hükümete ver mek mecburiyetindedir. Bunun neti cesi olarak da aç ve perişandır. Sovyetler Birliğinin bir çok yerlerinde
köylü, kollektif sisteme karşı da İsyan etti ve kolhozlara girmek iste medi. Bu İsyanlar bilhassa Ukraynada çok geniş bir sahayı kapladı. Bu İs yanların, her ne pahasına olursa ol sun, bastırılmasına ve köylüyü, kolhoa hizmetini kabule mecbur etmeğe, Sta- lln’ln kayınbiraderi Kaganoviç me mur edildi.
Kaganoviç, bu isyanları çok kanlı bir surette bastırıldı. Ukraynadakl milyonlarca köylü öldürüldü veya S l - j f i k blryaya sürüldü ve sonunda U k r a y n a ^ köylüleri kolhoz sistemini kabule ic» bar edildiler.
Sovyet köylüsü, Sovyet rejimini boy kot etmiştir. Haklı olarak da çalış mamaktadır. Açtır. Perişandır.
Geçen sene Şovyetler Birliği cenne tinde, köylünün eline, ektiği mahsul den insan başına 150 gram buğday bırakılmıştır. Bu sene ise, Rus köylü sü, yine çalışmak İstememiş ve pro testo olmak üzere mahsulü tarlada bırakmıştır. Bu senenin temmuz vı ağustos aylarında intişar eden Şovyel gazeteleri, köylünün tarladıa çalışmak: ve mahsulünü toplamak istememesin den acı acı şikâyet etmişlerdir. Hattâ
Pravda gazetesi. Ukraynada Pıoner adı verilen 8-10 yaşındaki Sovyet ço cuk teşkilâtının mahsulü toplamak için tarlalara sevkedlldlğini yazmış tır. Basın hürriyetinin hiç mevcut ol madığı bir memlekette gazetelerin bu
durumdan yana yakılaşikâyetleıi Rus köylüsünün İçinde bulunduğu müşkül şartları gözöniine getirmeğe kâfiöiı sanırız.
İşte Şovyet Rusyada köylüye ve halka tahmil edilen İşkence hayatının böyle bir hazin tablosu vardır.
Demokrat Parti Taksim Şehit Mub tar ocağının yıllık kongresi dün Al- tıntepe gazinosunda yapılacaktı. Fa kat ekseriyet olmadığından, kongre bu akşam saat 19 a bırakılmıştır.
Kongrede bulunmak üzere gelmiş bulunan Demokrat Parti milletvekil lerinden B. Ahmet Tahtakılıç bu sı rada partililerle bir konuşma yap mıştır. Bu arada bazı gazetelerde İn tişar eden ve Doğu illerimizde irticai hareketler belirtileri bulunduğuna dair olan yazılara temas eden B. Ah
met Tahtakılıç:
« — Millî misakla çizilen hudut ve bu sınır İçinde yaşıyan bütün vatan daşlar İçin Demokrat Parti, tek bir düşünceye sahiptir. Bu sebeple ben şahsan bu mektupla, Demokrat Par-'
General
Salihomurtak
Newyorktan Londra’ya
hareket etti
Londra 10 (R) — Türkiye Genel kurmay Başkanı General Salih Omurtak, maiyetindeki askeri heyet le beraber dün Nevyorkta Laguardia hava meydanından uçakla Londraya hareket etmiştir. General Omurtak İngiliz Genelkurmay Başkam Feld mareşal Montgomery’nin misafiri olacak ve îngllterede sekiz gün ka lacaktır.
General Salih Omurtak, Nevyork hava alanında yaptığı beyanatta: «Silâhlı kuvvetlerimizin takviyesi için modem silâh ve teçhizatı ve bunla rın gerektirdiği talim ve terbiyeyi temine muvaffak olduk.» demiştir.
Seyhan taştı
Nüfusça fazla zayiat
olmasından korkuluyor
Adana 9 — Aralıksa devam eden yağmur üzerine Seyhan nehri taşmış ve kıyısında bulunan köyleri tular basmıştır.
Hadırlı köyü sular altında kalmış, 1600 nüfusundan 700 ü şimdiye kadar kurtarılmış, köyde kalan diğer nüfu- *un kurtarılmasına çalışılıyor. Nü
fusça zayiat olmasından korkulmak tadır. Seyhanm tesbit elilen yükselişi
4metreyi bulmuştur.
Arjantinde komünist
beyannameleri
Londra 9 (R) — Rio de Janeiro şehrinde Arjantin polisi birçok m a hallelerde araştırmalar yapmıştır. Bu araştırmalar sonunda feshedilmiş bulunan komünist partisine mensup şahıslar tevkif edilmişlerdir. Bunlar tarafından tanzim edilmiş olan be yannameler de toplattırılmıştır.
tinin Şarkta geç kalmış tekşllâtının son zamanlarda tamamlanması faa liyetini hiçbir surette alâkalı görmü yorum.
Türklyede halk memleketin her yerinde toprağına ve milli birliğe yü rekten bağlıdır, temkinlidir. Bu ara da şahsi gayeleri uğrunda bir takım siyasi maksatlar güdenler bulunabi lir. Bu gibilerin her ttirlii kötü hare ketlerini önlemek hükümetin vazife sidir. Demokrat Parti, bu maksada hizmet eden kimselere karşı, hükü metin göstereceği uyanıklığı elbette memnunlukla karşılar ve teşkilâtı içine fena maksat güdenlerin gir mesine hiçbir suretle imkân verme meği vazife sayar.» demiştir.
Şüpheli
■ ■ ■ ■ ■ ■ ■ ■
ıkı olum
Cesetler otoçsi için
morga kaldırıldı
Savcılık ve zabıta dün gece yarısı iki şüpheli ölüm tahkikatına el koy
muş ve İki ceset de morga kaldırıl mıştır:
Dün gece yarışma doğru, Şlrkecide Küçük Ağa hamamı önünden geçenler kaldırım üzerinde bir adamın ağzın dan kanlar akar bir halde yatmakta olduğunu görmüşler ve zabıtaya ha ber vermişlerdir. Gelen polis memur ları bu şahsı muayene ettikleri za man ölmüş olduğunu görerek cesedi ni muhafaza altına almışlar; diğer taraftan da savcılığa haber vermiş lerdir. Nöbetçi savcı İşe el koymuş; adalet doktoru cesedi muayene edin ce bazı şüpheli âraz bulduğundan, ölüm sebebinin tâyini için morga kal dırılmasına lüzum göstermiştir.
65 yaşlarında kadar tahmin edilen bu şahsın üzerine hüviyetini tesbite yanyacak bir vesika bulunmadığın dan, kim olduğu da anlaşılamamış tır.
Gene dün gece Sirkecide İsmail Hakkının çamaşır fabrikasında çalı şan 50 yaşlarında Saim adında biri de birdenbire zehirlenme alftlmi gös termiş; derhal Esnaf hastanesine kaldırılmışsa da orada ölmüştür.
Bu ölüm tahkikatına da savcılık
el koymuş; adalet doktoru Salmin cesedini de morga kaîdırtmıştır.
İngilterede patates karne
ile dağıtılacak
Londra 9 (R) — îngllterede bu günden itibaren patates kam e usulü İle dağıtılacaktır. Haftalık İstihlâk adam başına bir buçuk kilodan biraz azdır. Beş yaşından küçük çocuklar bu miktarın yarısını alabileceklerdir.
Başka bir habere göre de, bu s$u6 Almanyada patatese rasl&nçuyaça^:-
Ur.
Matbuat kupasını
Fenerbahçe kazandı
Turnuvayı gol yemeden namağlûp bitiren Sarıla-
civertliler kupayı hak eden bir oyun çıkardılar
Cumartesi günü yapılan maçların seyircileri oldukça tatmin etmesi yü zünden, dün sahayı erken saatlerden 15 bine yakın bir seyirci kütlesi dol durmuştu.
Turnuvanın galibi Fenerbahçenin Tahrana 7 oyuncu yollamasına rağ men, asıl takımı ayarında , bir ta kımla girdiği maçların hepsinden muvaffakiyetle çıkması hakikî kıy metini ortaya koymuştur.
Fenerbahçe 2 - Vefa 0
Dünün ilk maçı olan Fener - Vefa maçı Fenerliler için kazanılması lâ zım gelen bir merhale idi.
Oyunun ilk on beş dakikasında de vam eden Vefa akınlarım Fener mü dafaası atlattıktan sonra Fener for- vedl lnisiyativi elden bırakmadı. K. Halilin sağaçığa aktardığı topu K. Fikret yakahyarak rakip kaleye g i rerken ancak kornerle durduruldu. Çektiği korner Nevruzun kafasından Kâmilin ayağına gidince, onun nefis bir şandeli Yeşilbeyaz ağlarına ta kıldı. (Dk. 21)
Birinci devreyi 1 - 0 bitiren Fe nerliler ikinci devrenin birinci daki kasında Müzdadm Halitten aldığı pası 2 Vefalı bekin arasından sıyrı larak çektiği şütle gole tahvil etti.
Oyun oldukça hızlandı, bu arada İsmet yakın mesafeden kaleci Hüsnü ile karşı karşıya kaldığı halde topu Fener ağlarına takmak meharetlni gösteremeyince Vefalılar biraz sonra sahadan 2 - 0 mağlûp ayrılmak z o runda kaldılar.
Beşiktaş O —
Galatasaray 0
Günün İkinci maçı olan Beşiktaş - Galatasaray maçı Siyahbeyazlılar için aşılması muhakkak lâzım gelen bir mâni İdi.
Galatasaray 4 oyuncusunu Tahra na giden muhtelite verince dün sa haya çıkardığı takım doğrusu pek oyun gösteremedi. Fakat biraz enerji ve biraz da Slyahbeyaz forvedin ace mi oyununun yardımiyle sahadan beraberlikle ayrılmağa muvaffak ol du.
Dün yapılan bu maçta Galatasa raylI yeni bek Halimin temiz vuruşla- tiylş îsfendiyarın her zamanki güzel ortalan t# kaleci Ethemln nefis mü- halelerlnden başka bir şeye şahidol- madık.
Maç baştan sona kadar berabere
dahalâ'ofctiM&n başka bir şeye
#ahi-dolmadık.
Bu maçı İdare eden hakem Sulhi oyunu her bakımdan temiz idare et
ti.
Fener - Beşiktaş
şimdi sıra artık mâhut kupanın galibini tâyin edecek olan Fener - Beşiktaş maçına gelmişti.
Her İki takım hakem Sulhi Gara- nm İdaresinde sahada şu şekilde di zildiler:
Fenerbahçe: Hüsnü - Murat; Hil mi - Kâmil; Samim; Halil - K. Fik ret; M. Ali; Müzdat; Halit; Bülent.
Beşiktaş: Etileni - Vahit; Cahit - Haşan; Necdet; Erdoğan - Şirzat; Hâmit; Süleyman; Hikmet; Faruk.
Beşiktaşlılar bir evvelki maçı be raberlikle bitirince kupayı almaları İçin bu son karşılaşmaları muhakkak kazanmları lâzım olduğundan, oyun baştan nihayete kadar devamlı ve te miz bir mücadele İçinde cereyan etti. 21 inci dakikada uzun zamandau- berl devam eden Fener baskısı yü zünden bunalan Beşiktaş müdafaası entbolle karışık topu kalesinden u- zaklaştırmak İsterken Bülent, tam zamanında bir müdahale ile Beşiktaş ağlarına taktı.
İkinci devrede ise Samimin kale cisine uzaklardan pas vermek niyeti az daha takımına bir gole maloluyor- du.
Bundan sonra birkaç tane karşı lıklı fırsat kaçtıysa da Fenerliler galibiyeti elden bırakmadılar ve ma çı 1 - 0 galibiyetle bitirerek kupayı kazandılar.
İkinci küme maçları
Karagümrük 4 - Galata 3; Sarıyer 2 - Eyüp 1; Emniyet 4 - Anadoluhisar 2; Taksim 3 - Rami 1; Topkapı 3 - Defterdar 1; Adalar 5 - Boğaziçi 0; Anadolu 4 - Demirspor 0; Elektrik 1 - Beyoğlu 1; Beylerbeyi 2 - Hasköy 1; Adalar 7 - Cihangir 1.
r
Yeni tefrikamız
Açık Çekmece
Macera Romanı
Yazan: LUKE ALLAN
Tercüme eden: (Vâ - Nû)
Bu güfcel zabıta romanına pek
yakında Akşam’da başlıyoruz.
Istanbuida ve Ankarada
m (Baş tarafı 1 inci sahifede)
İhtifallere Büyük Ata’m n hayata gözlerini kapadığı 9,05 geçe bir tâzim ve İhtiram vakfesiyle başlanmış; sonra Cumhurbaşkanı İsmet İnönü- nün, Atatürkün ölümü münasebetiy le Türk milletine hitaben yayınladığı beyaname okunmuştur. Mütaakıben muhtelif hatipler söz alarak Atatür kün hayatım, millete ve vatana yap tığı hizmetleri, başardığı muazzam eserleri ve inkılâpları anlatmışlar; Türk milletinin dalma onun yolunda ve izinde yürüyeceğini söylemişler dir.
Ankarada yapılan anma
törenleri
Ankara 10 (Telefonla) — Ebedi Şef Atatürkün ölümünün dokuzuncu yıl dönümü dolayısiyle bugün Ankara hakikî bir matem günü yaşıyor. Da ha sabahın erken saatlerinden İtiba ren Halkevi muazzam bir kalabalıkla dolmuş bulunuyordu.
Atatürkün hayata gözlerini kapa dığı saat olan dokuzu beş geçe, ayağa kalkılarak yapılan ihtiram vakfesini mütaakıp Halkevinde bulunanların kısmı âzami, muvakkat kabre giderek tâzim duruşu yapmışlardır.
Saat dokuzda da, Yenîşehirde ve Orduevi karşısındaki Zafer- meyda nmda yüksek tahsil gençliği tarafın dan yapılan bir toplantıda Cumhuri yete, inkılâba ve Atatürke olan bağ lılıklar izhar edilmiştir.
Gençlik, bundan sonra bir tâzim yürüyüşü halinde Atatürkün muvak kat kabrine gitmiş ve buraya muh telif çelenkler konmuştur.
İstanbul Millî Talebe Birliğinden 30 kişilik bir heyet de İnönü, Sakar ya ve Dumlupmar zafer meydanları sahalarından alarak beraberlernide getirdikleri toprakları merasimle mu vakkat kabre koymuşlardır.
Atatürkün muvakkat kabri, bugün akşama kadar açık bulunduğundan, AnkaralIlar kafile kafile burayı ziya ret ederek tâzim vakfesi yapmakta dırlar.
Üniversitede
Fen fakültesi salonu hıncahınç do lu idi. Bütün profesörler hazırdı; sa lona sığmıyan talebeler fakülte bina sının koridorlarını doldurmuştu. Sa londa Atatürkün bir büstü bayrağa sarılmıştı. ı Saat tam 9,05 te Üniversite rektör vekili İktisat fakültesi dekanı Prof. B. Ömer Celâl Sarç, Sevr muahede sine tekaüdüm eden günleri, Ata türkün ortaya çıkmasını, harbi tmi- taakıp yaptığı inkılâpları, Atatürkün İnsanlık camiasındaki mevkiini be lirterek «Bundan 9 yıl evvel gözlerini hayata kapayan ulu Atatürkün aziz hâtırası için» bütün salondakileri beş dakika saygı sükûtuna davet etmiş tir.
Müteakiben profesör Kâzım İsmail Gürkan Atatiürkün taıib sahnesine çıkmasına takaddüm eden olayları gözden geçilmiş, OsmanlI İmparator luğunun inhidamına sebep olan âmil leri ortaya koyduktan sonra, millete yeni bir hamle vermek için sarfettiğl gayret ve inkılâplara temas etti. Ta lebeden biri Atatürk’ün gençliğe hita besini okuduktan sonra bütün tale beler bir ağızdan şu andı tekralanıış- tır:
«Biz Türk gençliği, Ulu Atatürk’ün kurup bize emanet ettiği Cumhuriyeti onun esas prensiplerine bağlı kalarak İdame ettireceğimize, ona tevcih edi lecek her çeşit taarruzu defedip mil letimizi İstiklâl ve hürriyet içinde muasır medeniyetin üstüne çıkara bilmek İçin bütün varlığımızla çalışa cağımıza, İnkılâp ve Cumhuriyetimiz uğruna gerekirse canımızı da feda et mekten çekinmiyeceğimize söz verir, and içeriz.»
Bunu müteaknp Atatürk’ün Saray- burnundaki heykeline gidilmiş, çelenk ler konulmuş ve bir tâzim geçişi ya pılmıştır.
Eminönü Halkevinde
Eminönü Halkevinde büyük bir anma töreni yapılmıştır. Törende Başbakan B. Haşan Saka, Mil î Sa vunma Bakanı, Vali, İstanbul komu tanı, Vilâyet ve Belediye erkânı ve birçok halk hazır bulunmuşlardır. İlk olarak öğretmen Şaziye Tiiregiin, Muhtar Kumral Atatürkün mîllete ve vatana hizmetlerini ve İnkılâpları nı anlatmışlardır. Millî Eğitim mü fettişi Ramazan Gökalp da İnönü’ nün Türk milletine beyannamesini okumuş ve Sarayburnuna gidilerek Atatürkün heykeline çelenkler kon muştur.
Anıl-Kabir inşaatı
Ankara 10 (Telefonla) — Atatürkü kaybettiğimizin dokuzuncu yıldönü münde anıt kabir inşaatının ne va ziyette olduğunu kaydedeyim:
Anıt kablrin kurulacağı yerde top rak İşleri yapılmıştır. Kabir yapısının temeli kazılmış, tesviye betonu dö külmüş, İzolasyonu tamamlanmıştır. Büyük meydanı çevreliyen yapılardan askerler için olanın temeli atılmış, betonarmesi dökülmüştür.
Büyük ağaçlı yolun taş duvarları yapılmış, döşeme ve merdiven beto narmesi tamamlanmıştır.
Bütün yapılar Çankırımn Eskipa zar ilçesinden getirilen kahve ren ginden açık sarıya ve hattâ beyaza kadar her rengi buhınan ve böyle bir yapı için lüzumlu mukavemeti haiz bir taştan yapılmaktadır.
Anıt kabir, tarih boyunca seyrek yapılan yapılardan biri olduğundan, yalnız güzelli'"' '5'" ii, mukaven: ıi de dikkate alınmıştır.
Ş e h i r â s a y t ş î v e i s t a t i s t ik le r
Zabıta vakaları çoğa-
hyor mu, azalıyor mu?
K rim inolojik etüdlerin kabul ettiği bir h a k ik a t
______9 4 6 ile 9 4 7 senesi arasındaki vukuat farkı
—T em
muzla ekim ayı arasında şayanı dikkat eksiklik
—Silâh taşıyanlar nasıl aranıyor ve gizlenen silâhlar
insanın nerelerinde saklanıyor?
Son zamanlarda vukubulan bir
kısım zabıta vakalarının şekil iti-
barile umumun huzurunu bozu
cu bir hal alması dolayısile bu tip
hâdiselere karşı daha ciddî ted
birler almak mecburiyetinde ka
lan emniyet müdürlüğünün ka
rarlarını yazmıştık:
Emniyette, «asayiş bozucu» ke-
limelerile vasıflandırılan ve kadın
ve kızlara sarkıntılık ve taarruz,
dövme, silâh çekme, silâh atma,
yaralama ve öldürme gibi suçla
nıl son zamanlarda artıp artma
dığı
ve bunların kriminolojik
(cinaî) ilim bakımından etüdle-
rinin ne netice verdiğini, emniyet
müdürlüğünün yetkili şahsiyet
ierinden öğrenmek istedik. Bu
hususta edindiğimiz malûmat ve
aldığımız istatistik rakamlar bl
ze son zabıta olaylannın mahiye
tini ortaya koymuş bulunuyor.
Kriminoloji ilminin kanun ha
linde tesbit ettiği
bir hakikat
vardır ki o da; harb senelerinde
suçların azalması, harbi takibe-
den senelerde de çoğalmasıdır.
Harbleri takibeden beş altı sene
içinde İçtimaî ve İktisadî buhran
ların derecelerine göre suçlar ta
mamen artar ve bu müddet atla
dıktan sonra tekrar normal se
viyeye iner.
Kabul edilen bu hakikat; 77
sene evvel
vuku bulan
1871
Alman - Fransız
harbindenberl
bütün harbi erden sonra yapılan
tetkikler neteesinde tanzim olu
nan istatistiklere göre tesbit edil
mistir. Muhtelif zamanlarda ve
muhtelif mevzular
üzerinde de
bahsedildiği gibi
memleketimiz
her ne kadar bilfiil harbe girme
mişse de aynı şerait altında ya
şanmış ve aynı hâletl ruhiye hü
küm sürmüştür.
Kriminoloji ilmine göre zabıta
yı ilgilendiren suçların adedi mev
sime göre de değişmekte, yazın
artmakta, kışın da eksilmektedir.
Son harb bilfiil 945 de bittikten
sonra 946 - 947 senelerinde yuka
rıda nevilerini saymış olduğumuz
suçlar gerideki senelere nazaran
artmış bulunmaktadır.
Şehrimiz emniyet müdürlüğü
nün tuttuğu istatistiklere
göre
946 senesi şubat ayı içinde 179
vaka işlendiği halde aynı senenin
temmuz ayında bu vakaların ade
di 390 ı bulmuştur ki suçların
yaz mevsiminde, kış mevsimine
nazaran daha fazla işlendiğini
göstermektedir.
İçinde bulunduğumuz 947 se
nesinin temmuz ayında da 421
vaka işlenmiştir ki geçen senenin
aynı ayma nazaran 31 fazlalık
göstermektedir. Bu senenin
en
az suçu gene şubat ayı içinde ol
muştur ve adedi 189 dur ki 948
senesi aynı ayma nazaran bu ay
da da on fazlalık olmuştur.
Şehrimizde
son
günlerdeki
bir kaç zabıta vakası şekilleri iti-
barile göz korkutucu
olmak
la beraber tutulan
istatistikler
suçların aded itibarile azaldığım
göstermektedir.
946 senesi haziran ayındaki suç
miktarı 350 iken 947 de 411, 946
temmuzunda 330 iken 947 de
421, 946 ağustosunda 390
iken
947 de 417, 946 eylülünde 341 1-
ken 947 de 383, 946 ekiminde
338 iken 947 de 353 olması 046
senesine nazaran 947 de suç ade
dinin arttığını,
buna
mukabil
947 senesinin kendi aylan arasın
da da gittikçe eksildiğini işaret
etmektedir.
Vukuatın kemiyet itibarile a-
zalmasmda başlıca âmil hemen
her gece şehrin her
semtinde,
gayri muayyen saatlerde
içkili
yerlerle kahvelerde
oturanların
üzerlerinde yapılan anî silâh ara-
malandır. Bu
aramalarda her
gece on, on beş taneden aşağı ol
mamak üzere bıçak ve kama ele
geçirilmektedir. Bu kabil aletle
rin yapılma ve satılması serbes
olduğu için, bunları tedarik edip
taşıyanlan birer birer yakalamak
hususunda takibatın ' hiç gevşe
tilmeden devam etmesi esası ka
bul edilmiştir.
Zabıtaca yapılan bu süâh araş
tırmalarmda, bunlan taşıyanla
rın, silâhlarını akla gelmez şekil
lerde sakladıklanna da
Taşlan
maktadır. Ezcümle baştaki kas
ketin içine, omuz başlarına, göğ
sün tam orta yerine, ayakkabı
nın tabanına ve hattâ daha mah
rem yerlere kadar
gizlendiğine
tesadüf edilmektedir.
Maamafih zabıtanın bu yolda
edindiği tecrübeler, suç işlemeğe
hazır vaziyette olan düşük ruhlu
insanları birer birer ayıklayıp a-
dalete teslim etmekte gecikme
mektedir.
Remzi Tozanoğlu
İstanbulun imarı
ve belediye
gelirleri
Komisyon tarafından
hazırlanan raporda ileri
sürülen temenniler
Büyük tarihçimi* İsmail Hami Daniş- mend’in muazzam bir tetkik ve tetebbil mahsulü olarak meydana getirdiği ilk kronolojik OsmanlI Tarihi’nin birinci cildi çıktı.
630 aayiadan ibaret birinci ciltte Os manlI tarihinin şimdiye kadar en ka ranlık kalmış olan 1258 - 1512 yılları arasındaki çağı vardır. Ayrıca eserin sonundaki sadrazamlar, kaptanı derya lar ve diğer devlet vezirleri listesi em- «alsiz bir hazine teşkil etmektedir. Bu gün için mümkün olabilen en iyi tek nik evsafta hazırlanmış bulunan bu bü yük cildin fiatı sadece 10 Uradır. Çıkaran : Türkiye Yayınevi Ankara
caddesi - 36.
İstanbul, şimdiye kadar İstenildiği gibi İmar edilememiştir. Ötedenberl tenkldedllen bu hale son vermek için Umumi Meclis, haziran toplantısında bir komisyon teşkil ederek belediye gelirlerinin arttırılması hususunda yapılması icabeden şeyleri tesbit et tirmiş yb İstanbul belediyesinin de ğiştirilmesi gereken mevzuatının ala cağı yeni şekli tetkik ettirmiştir.
On âzadan müteşekkil olan bu ko misyon, mesaisini bitirmiş ve hazır ladığı rapor Umumi Meclis tarafından tasdik edilerek alâkalı makamlara gönderilmesi kararlaşmıştır. Raporda vilâyetle belediyenin ayrılması ve İs tanbul şehri İçinde ldarel hususiye ve benzeri bulunan hizmetlerin ve vazi felerin münhasıran belediyeye bıra kılması lüzumlu görülmektedir. Bele diye reisinin seçilmek suretlle İş ba şına getirilmesi de uygun görülmekte-Bunlardan başka belediye bütçesine Belediye Meclisinin hâkim olması, an cak malûmat verme kabilinden idari makamlara bunun birer nüshasını göndermesi, halen devlet zabıtası ta rafından görülmekte olan belediye zabıtası hizmetlerinin müstakbel bir belediye zabıtası marifetile ifası, be lediye erkânınm İçişleri Bakanlığı ta rafından değil, belediyece tâyin edil mesi, Belediye Meclisi İle reis arasın daki ihtilâfların hakemliğini İçişleri Bakanlığı yerine Danıştayın yapması lüzumu raporda belirtilmektedir.
Raporda, Belediye kanununun neş rinden sonra yürürlüğe giren muhtelif kanunlarla karşılığı temin edilmeden belediyelere tahmil edilen mail mü kellefiyetlerin süratle kaldırılmasının lüzumu İleri sürülmektedir. Bunlar arasında bulunan Merkez banka sının teşkili hakkmdak! kanunla bütçenin masraf tutarı üzerinden bankaya verilen % bir hissesi — kl bu 947 de 288.362 lira tutmaktadır. Beden terbiyesi umum müdürlüğüne verilen hususi İdare bütçesinden % 2, bele diye bütçesinden de % 4 hisseleri — bu da 947 die 831.091 lira tutmaktadır. İş ve işçi bulma kurumıına bütçeden verilen % bir hissesi belediyeye hayli kültefler tahmil ettiğinden kaldırılma lan lüzumu, belediyeler malî kudretlle mütenasip âdil bir teklif sisteminin sağlanması ve tahsil külfetleri en az olan esasların tesbitl İle tipik belediye vergisi mahiyetinde olup ha len devlet varidatı meyanına alınmış olan vergilerin de belediyelere İade edilmesi lüzumu raporda zlkredilmek- tedlr.
*?« ♦!«-»> ^ »> ♦ *?• îmj* «guftgug.-fr-3 tvt a g
75 adet parlak giyim muşambası
satınalmacaktır
t. E , T , T , işletm elerinden:
1 — Tahminî bedeli 4312.50 lira olan yukarıda yazılı malze
me 13/11/1947 perşembe günü saat 11 de pazarlığa konmuştur.
2 — Muvakkat teminat 323.44 liradır.
3 — Şartnameler levazımdan «Metro Han»
parasız tedarik
edi]ir-___________________________ __ _______________
(15173)
40 kalem ilaç alınacak •
İstanbul jandarm a satmalma kom siyonundan:
1 — Miktarı, cinsleri ve anbalaj şekilleri komisyonda mevcut
listede yazılı 40 kalem ilaç Jandarma birliklerinin acil ihtiyaçları
için 13/Kasım/947 Perşembe günü saat 14 de Takslmayazpaşada
Jandarma müfettişlik binası içindeki komisyonumuzda pazarlık
la İhale olunacaktır.
2 — İsteklilerin pazarlık gün ve saatin dekomisyonumuzda
bulunmaları.__________________ _ _ _ ___________________ (15466)
İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünden:
Her yıl olduğu gibi bu yıl da AUtürkün ölümünün yıldönümü mü nasebetiyle tertlbedilen törenin 10 kasım 1947 pazartesi günü saat 9 da Fen Fakültesi konferans salonunda yapılacağı, öğretim üyeleriyle yar dımcılarının
ve
öğrencilerimizin buyurmaları.(15455)
Diğer taraftan çok ¡ptıdai olan yol vergisinin İktidarla mütenasip âdil ve müterakki esaslara göre yeniden ted vin edilmesi ve esaslı surette ıslahın dan ve verimli bir hale getirilmesin den sonra bu gelirden belediyeye his se ayrılması uygun görülmektedir. Ay rıca muayyen bir seviyenin üstündeki İkametgâh kiralarına mütereffi ve sakinlerinin adedine nazaran arttık ça nispeti yükselen bir kira vergisi İhdası, belediye hudutları İçinde sarf ve İstihlâk edilen keyifle alâkalı İçki sigara gibi Tekel maddeleri üzerine Belediye Meclisince uygun görülecek nispette bir belediye vergisi konul masının yerinde olacağı ve belediye haklan arasında olduğu kanunen tas rih edilen İşletmeler gelirlerinden be lediyelerin faydalanması İmkânları nın «ağlanması ve verimli İktisadi hizmet müesseselerl kurularak bütçe nin müstakbel gelişmesi İmkânlarının hazırlanması uygun görülüyor. Bütün bunlardan başka da raporu hazırla yan komisyon, îstanblun İmar ve kal kınma işini yalnız bir belediye mev zuu değil, bir devlet İşi olarak telâkki etmektedir. Bu rapor bir komisyon tarafından hükümete tevdi edilecek tir.
Eşsiz Kahraman Atatürk
Atatürk Üniversitede g arasında
Atatürk bir seyahatinde halk arasında
¿ m
m t > r, w
Atatürk’ün muhterem na şı ı/uuıiue eğilmek üzere Dolmabahçe sarayına
giden halk
Atatürk Meclisin açılma töreninde
■ | §
$ -t ; ÎS.Î .
Atatürk Mec lis kürsüsünde
’ ■ - "i..
>
Atatürk Trakya manevralarında■ K i l H M M
MUVAFFAKİYET AMİLİ
MÜSTESNA ESERLER
Ünlversal müesseseslnin vücuda getirdiği eserleri yaratıcı tesnlk ve yüksek sanat bakımından İsviçre saatçiliğinin en büyük muvaffakiyet âmilidirler.
Batış yeri Eminönü Meydanı Arlon Saat Mağazası
M tiM iıtm ıııım ııııııııııııtü tıın u ııiH itıııııu ııu ııııiM ifitııım ı
_ • T A K V İ M • -Zilhicce 26 — Kasım 8 İmsak. GtL öğle tklndl Ak. Zatsı B. 12.04 1,46 7,02 9,43 12.00 1,34 V. 6,01 8,42 11,68 14.39 16,66 18,30