• Sonuç bulunamadı

Gurbetzedeler

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Gurbetzedeler"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

GURBETZEDELER

. v-' ' 5 •:

E

S K İ Osmanlı vatandaşlarından «N ubar Gülbenkyan» efen- | di Orta Anadoluda, mektebler yapılmak üzere «K ızıla y » | vasıtasıyle memlekete 1 müyon lira hibede bulunmuş, i mumaileyhin bu asıl hareketinden dolayı, kendisine büyük bir I teşekkür borçluyuz.

H er ne kadar m âlik oldukları o muazzam servete göre, bu iş bağış devede kulak kabilinden ise de, doğdukları ve siyaset fırtınalarıyla köklerinden koparak dağılan ve bir türlü muhit- I lerine intibak edemeyerek, yana yana öz vatanlarının hasretini

f

çeken Ermeni vatandaşlarının, bu ayrılık ıztırablarım yakından | bilirim .

Bu mes’eleyi derinleşdirmek istemem, onu mazinin nisyan i rafına kaldırmayı tercih ederim.

Paris’de bulunduğum sırada eski «Düyûn u Umumiye» rae’- | murlanndan bir Erm eni dostum vardı, hemen hemen Fransa- | ya 10 parasız gelmiş fakat bu m illete hâs olan azim ve irâde

f

ile çalışmış kendisine müreffeh bir hayat te’min etmiş.

Paris’in banliyösünde b îr apartman yapdırmış, en üst ka­ tım da kendisi işgal etmişdi, beni b ir gün yemeğe da’vet etdi, f apartmanın geniş yemek salonunda, b ir işret sofrası hazırlan-

f

mışdı, sofraya bakdım: içki olarak yalnız rakı vardı. Mezelere \

baktım: envai turşular, sucuk, pastırma, beyaz peynir, cacık, f patlıcan tavası, tarator, ufak muska börekleri, fasulye piyazı, | çoban salatası, biber ve patlıcan dolması, et kavurması, topik, | midye tavası, çiroz salatası.

Ağzım açık kaldı.

— Aman Nişan efendi, bu ne? Bunları nasıl b ir araya ge-

f

tirebildin?

E lini göğsüne vurarak cevab verdi:

— Ah! Hasret. | Duvarlara bakdım, daha ziyade alıklaşdım, iy i bir ressam tarafından, salonun dört duvarında, bütün İstanbul manzara- | la n vardı: K ız Kulesi, Sarayburnu,‘ Küçüksu, Göksu. Kâğıtha- § ne, Adalar, Sultanahmed ve Sülevmaniye cami’leri, Halice ba- ? kan Eyüb, burçların üzerinden nurlarını akıtan mehtab ile Ru- f melihisarı...

— Y a bu resimler?

— İstanbul’dan kartpostallar getirtdim. burada bir Ermeni ; ressam vardır, o da ağlaya ağlaya, onları büyüterek, duvarlara nakş etdi.

Sofraya oturduk kadehlerimizi doldurduk: — Vatanımın şerefine! dedi.

Birden, bir gramofon başladı, çabnan eserin ne olduğunu f bana sordu.

— Canım bunu bilmeyecek ne var, Tatyos’un Kürdili Hi- iş cazkâr peşrevi.

Konuşuyoruz, İstanbul’dan başka hiçbir şeyden bahsedil­ miyor.

Nişan efendi:

— Cennete gitsem, yine o güzel memleketimin hasretinden | kurtulamam, yazın Sarıyer’e giderdik, Hünkâr suyuna çıkar- | •dik, bütün kumanyamızı da beraber götürürdük, bilhassa bol |

fıç ı sardalyası da alırdık. — O neden?

— Tuzlu tuzlu yiyelim de, çok su içebilelim diye, sonra i| hele o Sarıyer hamamı, sabunlandığım zaman suyu dökdükce | köpürür, dökdükce köpürür...

Bunları söylerken göz yaşları pos bıyıklarının arasında kayboluyordu.

*

Ben «Nubar Gürbenkyan»ın babası «Kalost Gülbenkyan»] | da tanırdım, ne alaturka bir adamdı, İstanbul’un en meşhur alıcılarından, Boyâbâdlı Haşan ustayı getirtmişdi.

Haşan usta beni sık sık ziyarete gelir ve benim tarihi soh- | betlerimi merak ve helecanla dinlerdi, ba’zen sorardım:

— Haşan usta! Gülbenkyan efendiye alafranga yemek de ş;: yapıyorsun değil mi?

— N e gezer! dedi, bizim efendi, bulgur pilâvı, tatar böreği, | tencere yahnisi, su böreği, kadınbudu, gibi memleket yemek- | lerinden başka bir şey yemez, hattâ ecnebi m isafirlerine bile | Türk yemekleri yedirir.

Nasıl olursa olsun, vatanı terk edip gurbete çıkanların bü- | yük ekseriyeti böyledir, onların hiç olmaz ise «tu rist» olarak gelebilmelerine müsaade etmeli.

Askerlik çağma gelmiş olanlar da nakdi bedele tâbi tutul- ■ malı. Öyleleri tanırım ki, artık hiç bir hükmü kalmayan pasa­ portlarını hâlâ göğüslerinde taşıyorlardı.

Meselâ. Nis’de bulunduğum sırada eski «Sabah» gazetesi

f

sahibi Mihrân efendi «A lp M aritim » Valisi tarafından da’vet | edildi, tercümanlık etmek üzere beni de beraber götürdü, Vali:

— Paris’den em ir aldım, kendisinin Türkiye’ye dönemeyen ceğinden, Fransa tabivetine geçirilmesini teklif ediyorlar, sizi bunu söylemek için da’vet etdim.

Mihran efendi sarardı, bana:

— Ben ne söylersem aynen tercüme edeceksin: Ben Kay- seriden İstanbula varım papuçla, cebimde bir silik mecidiye I ile geldim, o memleket bana, şöhret verdi, servet verdi, bâlâ rütbesi verdi, ben nasıl «Onun» tebaalığından ayrılırım? Bunu asla kabul edemem, öldüğüm zaman da Türk pasaportu ile gömüleceğim.

Teşekkür etdik, kapıya kadar teşyi’ eden Valinin elini sı- ş karak çıkdık.

Kişise) Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Ancak, türev alındığında bu –5 sayısı yok olacağından logaritma için elde ettiğimiz belirsizliğin yayılması ifadesi bu formül için de aynı

Sözel puan türü ile yerleşilebilen lisans program- larında daha önce açıklandığı üzere “soru sayısı ile ilişkili” olarak, TYT’de Türkçe testinin ağırlığı %13,

2391 28 Mart 1896 3 [Ġmzasız] ġuûnât-ı Medeniye Makale Kuzey Kutbunda yapılan keĢif çalıĢmalarıyla, Trablusgarp kıyılarında görülen köpek balıkları

Roman Bir Parislinin Devr-i Âlem Seyahati adlı romanın tefrikasıdır. 5742 7 Teşrinievvel 1905. 3 [İmzasız] Şuûn-ı Muhtelife Haber Yurt içinde gelişen çeşitli

Emlak ilanları, tiyatro saatleri, günleri, ev ve arsa ilanları, reklamlar, konserler ve çeşitli nazırlıklardan yapılan duyurular bölümü. 4

Tayyare Kazası; Kont Berhtold; Cokonda (Joconde)’nın Sariki; Epir Ahvali; Romanya Kraliçesi; Romanya Parlamentosu; Dobreçin Hadisesi. 4 Asar-ı Münteşire Haber

İlanlar: Bab-ı Vâlâ-yi Seraskerî’den/ Duyun-ı Umumi-i Osmanî-İlan/ Ehven Satılık Arsa/ Satılık Arsa/ Satılık Hane Reklamlar: Şehzadebaşı’nda Vaki Tiyatroda-

3657 21 Ocak 1900 1 Nişan Duyuru Devlet büyüklerine verilen bir kısım nişanlar ve madalyalar hakkında duyuru.. 3657 21 Ocak 1900 1