Lâmi‘î Çelebi, Şehr-engîz-i Bursa

In document Türk edebiyatında Şehr-Engîzler (Page 62-66)

IV. Türk Edebiyatında Şehr-engîz

1.1. XVI. Yüzyıl Şehr-engîzleri

1.1.6. Lâmi‘î Çelebi, Şehr-engîz-i Bursa

XVI. yüzyıl şehrengizlerinden Bursa hakkında yazılan ilk şehrengiz Lâmi‘î Çelebi (ö. 938/1532)’ye aittir. Yazılış tarihi tam olarak bilinmeyen şehrengizin Vezir İbrahim Paşa sunulduğu göz önüne alınarak 1523 yılından önce yazılmış olduğu düşünülmektedir (Tezcan, 2001: 164). Nuran Tezcan’ın yayımladığı makaleye kadar yapılan tüm çalışmalarda Lâmi‘î’nin şehrengizi sadece şehir tasvirinin yapıldığı, güzel

34 tasvirinin bulunmadığı şehrengizler arasında sayılır ve bu yönüyle övülürken Tezcan çalışmasında, Lâmi‘î’nin şehrengiz türünün genel özelliğini gözardı etmeyip şehrin kendisine aşk duyulan delikanlılarını da anlattığını, şairin Divanı’nın sonuna koyduğu şehrengizin iki bölümden oluşarak Bursa’nın güzelliklerinin anlatıldığı“Şehr-engîz-i Mevâzi’-i Şerîfe Burusa” başlıklı bölümden sonra Bursa’nın erkek güzellerinin anlatıldığı “Nâme-i Şehr-engîz-i Mahâbîb-i Dil-firîb-i Burusa” başlıklı bölümün geldiğini ortaya koymuştur (2001: 164)

Lâmi‘î Çelebi’nin Bursa’nın güzelliklerini anlattığı şehrengizin “Şehr-engîz-i mevâzi’-i şerîfe Brusa” başlıklı bölümü 656, “Nâme-i şehr-engîz-i mahâbîb-i dil-firîb-i Brusa” başlıklı güzeller bölümü ise 227 beyittir. Lâmi‘î tarafından Divanı’nın sonuna koyularak İbrahim Paşa’ya sunulan şehrengiz, aruzun “Mefâ‘îlün/Mefâ‘îlün /Fe‘ûlün”

kalıbıyla mesnevi nazım şekliyle yazılmıştır. Şair, sebeb-i telif bölümünde Kanunî Sultan Süleyman’ın Bursa’ya geleceğini haber alması sebebiyle padişaha Bursa’yı tanıtmak amacıyla eserini kaleme aldığını belirtir. Çünkü bu şairin hemşehrilik görevidir.

Şehrengizin şehir tasviri yapılan bölümünde Lâmi‘î, Uludağ, Kırkpınar, vadileri, Midhat Monla ve Sarı Alanı, Âb-ı Hayât Arsası, Sultan Yaylası, Tekür Alanı, Elma Çukuru, Fındık ve Kestane Çukuru, Doğlu Baba Yaylası ve diğer yaylaları, dağları, medrese ve dergâhları, dağ etekleri, Kaplıkaya Vadisi, Çamlıca Ayazma, Musa Baba Alanı, Gökdere Vadisi, Abdal Murad Arsası, Sarnıç Arsası, Kale, Pınarbaşı, Sultan Sarayı, şehrin kenar semtleri, Emir Sultan Külliyesi ve Ulu Cami, Bursa’nın gezilip görülecek doğal ve tarihî güzelliklerini övgü dolu sözlerle tanıttıktan sonra Ulu Cami’nin nakkaşı Musa, içindeki havuz ve müezzinleri de över. Daha sonra Sultan Osman, Orhan Gâzi, Sultan Murâd, Yıldırım Bâyezid, Süleyman Şah, Musa Çelebi, Sultan Mehmed ve II. Murad gibi Bursa’da türbesi olan padişah ve oğullarını metheder.

Padişah övgülerinden sonra “mev’ize” başlığı ile şair nasihatte bulunur ve tekrar Bursa’nın çarşı, pazar ve bezzâzistânını içindeki “perî-peyker, meh-rû” güzellerle över ve şehrin etrafındaki bağ bahçelerden söz eder. Daha sonra hamamlar, kaplıcalar, sahralardan bahseden şair, devamında dört mevsime göre Bursa’nın görünümünü tasvir ettikten sonra tekrar padişahı övüp perişan halini dile getirerek şehir tasviri kısmını bitirir.

35 Şehrengizin “Nâme-i Şehr-engîz-i Mahâbîb-i Dil-firîb-i Burusa” başlıklı güzeller bölümü 227 beyitten ibaret olup eser tevhidle başlar. Allahın birliğini, tekliğini anlatan şair, Allah’tan kendisini doğru yola iletmesini, kalbinden ve dilinden Allah zikrini eksik etmemesini ister ve güzelleri mecazi olarak övdüğünü, asıl amacının Allah sevgisi olduğunu ve bu dünyadakileri medhetmenin aslında Allah’ı işaret ettiğini söyler.

Çünkü bu dünyadaki herşey Allah’ın tecellisidir. Lâmi‘î, bu şiirlerinin hakikati mecazdan ayıramayanlar tarafından ayıplanacağını, böyle şiirlerin ancak şiirden anlayanlar tarafından şiir nimetiyle dolu bir sofra olduğunun anlaşılacağını; onların da bu sofra içinde ekşi sözlerle karşılaşırlarsa yüzlerini buruşturmamalarını, yiyecekler içinde ekşi olanların iştah açıcı olduğunu dile getirir.

Eserde güzeller iki grupta tasvir edilir. Birinci grupta on güzel, sekizer beyitle tanıtılır. Her güzeli övmeye başlıklarda başlayan şair, her başlıkta “tenvîr, tasvîr, takrîr, tefsîr, teşhîr, ta’rîf, tavsîf, mezâd, midhât, vasf” olmak üzere başka bir Arapça kelime kullanır. Başlıklarda ya güzelin adı, mesleği ya da babasının adı/mesleği verilir:

“Teşhîr-i hüsn [ü] ân-ı perî-peyker Hüseyn-i melek-zeyn ü mekük-ger”. Genellikle güzellik unsurlarıyla tasvir edilen güzellerin adı, lakabı, mesleği, baba adı/mesleği birinci ve ikinci beyitlerde söylenir. Her bir tasvir, güzele duayla sona erer.

İkinci grupta otuz güzel ikişer beyitle tanıtılır. Güzeller başlıklarda ve ilk beyitte adı, mesleği, lakabı veya baba adı/mesleği/soyu verilerek tasvir edilir. Her iki grupta yer alan toplam 41 güzelden 14’ü meslekleriyle, 21’si baba adı/mesleği/soyuyla, 2’si lakabıyla tanıtılır. Şeyh Abdü’l-mü’min el-Magribî ve Şeyh Abdü’l-mü’min müridi Hâfız Mehemmed Çelebi adlı iki güzel de ehl-i ilm/tarikat sınıfından olup bir güzelin ise ismi verilmemiştir. Şehrengizde güzellerin mesleği olarak “mivefüruş, mekikger, nakkaş, attar, kazancı, nalbant, tarakçı, zerger, kazzaz (2), kasap, futacı, terzi, çukacı”, baba mesleği olarak ise “kayyum, payberekçi, boyacı, berber, nakkaş, nalbant, bezzaz, pareci, kazzaz, terzi” geçmektedir.

36 Mesleğiyle Anılanlar Baba Adı/Mesleği/

Soyuyla Anılanlar

Lakaplarıyla Anılanlar Mivefüruş Hasan Bali Ali Seyyid Ahmed

el-Efzalî

Salma Mustafa Mekikger Hüseyin Gül Mustafa bin

Kayyumzade

Güzel Bekir Nakkaş Mahmd Payberekçizade Mustafa

Çelebi

Kazancı Abdi Boyacı oğlu Attar Nalbant Yusuf Salihzade Hamza Bali Tarakçı Memi Çelebi Berberzade Yusuf Bali Zerger Ali Bali

(Bezzaz Kaya oğlu)

Dede Bali oğlu İvaz (biraderi Rızvan)

Kazzaz Abdi Hacı Kasım oğlu Ahmed Çelebi

Kazzaz Nimet İmam oğlunun oğlu Mustafa

Kasım gulâm-ı Kassâb Ali

Hilali oğlu Edhem Çelebi Futacı Mustafa Nakkaş Bali oğlu Şah

Mehemmed Çelebi Derzi Memi Nacağzade Salih Çelebi Takyeci Seydi Ali Nalbant oğlu Memi Şah Çukacı Yahudi Musi Mizan emini oğlu Memi

Çelebi

Pareci Arabzade

Memisinün oğlu Mustafa Şah kulı oğlu Derviş Mehemmed

Boyacı oğlu Hâcî Derzî oğlu Safer Tana Hüseyn oğlu Papaszade Luka

Tokatlu oğlu Mehemmed Çelebi

Tablo 7: Lâmi‘î’nin Bursa Şehr-engîzi’ndeki Güzeller

Lâmi‘î, güzeller bölümünün sonunda “Kumaşın yüzü, tersine tercih edilse de sözün sonu başından daha güzel olmalıdır” diyerek hatime bölümüne geçer. 17 beyitlik bu bölümde şair, alçak tabiatlıların eserini beğenip takdir etmeseler bile kendisinin günaha girmeyip “Estagfirullah” diyerek eserini sonlandırdığını söyleyerek eserini tamamlamıştır.

37 Millet Kütüphanesi ve Flügel Viyana Kataloğu’nda nüshaları tespit edilen Lâmi‘î’nin Bursa şehrengizinin şehir tasviri bölümü, Mustafa İsen ve Hamit Bilen Burmaoğlu tarafından 1978 yılında “Bursa Şehr-engîzi (Lami‘î Çelebi) (1978: 57-105), 2011 yılında Bursa Şehrengizi (Lâmi‘î Çelebi) adıyla kitap olarak yayımlanmıştır. 1987 yılında Atatürk Üniversitesi’nde Metin Akkuş tarafından “Türk Edebiyatında Şehr-engizler ve Bursa Şehr-engîzleri” (1987: 79-145) adlı yüksek lisans tezinde şehrengizin şehir tasviri bölümüne yer verilmiştir. 2001 yılında Nuran Tezcan tarafından şehrengizin güzeller bölümü “Güzele Bir Şehrengizden Bakış” (2001: 161-194) adlı çalışmayla yayımlanmıştır. 2007 yılında Emine Tuğcu tarafından Bilkent Üniversitesi’nde “Şehrengizler ve Âyîne-i Hûbân-ı Bursa: Bursa Şehrengizlerinde Güzeller” başlıklı yüksek lisans tezinde Bursa şehrengizleri içerisinde eserin incelemesi yapılmıştır.

In document Türk edebiyatında Şehr-Engîzler (Page 62-66)