• Sonuç bulunamadı

AHLÂK - Bartın Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2023

Share "AHLÂK - Bartın Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi"

Copied!
646
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

Üniversitemiz İslami İlimler Fakültesi'nin böylesine önemli bir konuda bir sempozyum düzenlemesinden büyük mutluluk duyuyorum. Bartın Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi tarafından planlanan sempozyumun amacı bu ve benzeri sorulara yanıt bulmaktır.

İÇİNDEKİLER

OTURUM: DİN VE AHLÂK

OTURUM: FELSEFE VE AHLÂK

OTURUM:AHLÂK TASAVVURLARI

OTURUM: DİNLERDE VE AİLEDE AHLÂK

OTURUM: İSLÂM VE AHLÂK

OTURUM: SANATTAN TURİZME AHLÂK

OTURUM: MODERNİTE VE AHLÂK

OTURUM

DİN VE AHLÂK

Oturum Başkanı

Peygamber Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) huzurunda bir konu üzerinde görüşülüp konuşulurken,

Reslullah'ın (sallallahu alayhi sellem'in) huzurunda fetva vermek için acele etmeyin; Allah'ın onun kalbine ve diline vereceği hükmü bekleyin. Peygamber Efendimiz (sav)'in meclisinde konuşurken seslerini kısmaları nasıl ahlaki bir görev ise, orada bulunanların da o meşgulken seslerini yükseltmemeleri, O'nun kutsal sözlerine aykırı hareket etmemeleri son derece önemlidir. Olumsuz. oku.3.

Âyette, İslâm ahlâkında önemli bir yeri olan takvâlı olmak emredilmiş ve her türlü emir ve yasaklarda takvâya riâyet ısrarla

Herhangi bir konuda hüküm verirken öncelikle Kur'an ve Sünnet'e bakmaları, orada bulamazlarsa kendi düşüncelerine veya başka kaynaklara başvurmaları açıkça tavsiye edilmektedir. Sahabeler (r.a.), yani ilk Müslümanlar, Peygamberimiz (s.a.v.) ile konuşurken onun yüce makamına ve şerefli makamına saygı göstermek için seslerini kıstıkları gibi, daha sonraki asırlarda gelen müminler de, Peygamberimiz (s.a.v.) ile konuşurken seslerini alçaltmışlardır. hadisler/sözler okundu. Saygıyla dinlemelisiniz.

Mü’minlere, Allah Resûlüne karşı: “Ey Muhammed!” veya

Çünkü Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'i vefatından sonra onurlandırmak, ona hayatta iken hürmet etmek gibidir. Onlar Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile veya onun huzurunda başkalarıyla konuştuklarında, hamd Resûlullah'a olsun.

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile veya o’nun yanında başkalarıyla konuştuklarında, Resûlullah’a ta’zim olsun

Büyüklerin ve güvenilir alimlerin huzurunda davranış ve konuşmalardan, önemli bir kişiye hitap etmeye kadar her şeyi belli edep, edep, sevgi ve saygı kurallarına bağlamıştır. Çünkü teknolojideki baş döndürücü ilerleme hızı ve ekonomik gücün yaratılması, ne milletleri ahlaklı ve dindar kılar, ne de topluma edep ve adap öğretir.

Âyete göre, hangi kanalla gelirse gelsin bütün önemli haberlerin, özellikle haktan sapmış bozuk karakterli ve doğrulukları

Günümüzde belli bir dine, belli bir ırka, belli bir ideolojiye mensup olan insanlara, özellikle de Müslümanlara karşı ve karşıdır.

Günümüzde, belli bir din, belli bir ırk ve belli bir ideolojiye mensup kimselerin, özellikle Müslümanlar aleyhine ve onları

Altıncı âyette haberlerin araştırılması konusu yer alırken, bir sonraki yedinci âyette “İyi düşünün ki Allah’ın Resûlü sizin aranızda

Bu âyet aynı zamanda, idarecilere iyice araştırmadan veya yalan haber götürmenin, onları yanıltabileceğini, onların da bu haber

Âyetin hükmüne göre, fâsıktan duyulan haberi tahkik etmeden kabul etmemek gerekir. Zira Peygamber Efendimiz

  • Yeni ‘Dinî Ahlâk’ın Kuvveden Fiile Çıkışı
  • Din-Felsefe İlişkisi Olarak Ahlâk ve Mahiyeti
  • Yeni Dinî Ahlâkın Konuları
  • Yeni Dinî Ahlâkın Temeli: Vazife

Ancak Ali Sejdi'nin açıkladığı gibi Nezaret'in "din ahlakı" (terkib) tabirinden ne kastettiği ve hangi amacı güttüğü tam olarak anlaşılamadığı için farklı amaç ve hedeflere yönelik eserler yazılarak Nezaret'e sunuldu. Eserin yazarı Ömer Nasuhi, eserinin kapağında şöyle diyor: "Bu eser, İslam ahlakının küçük çapta bir tezahürüdür. Bu nedenle İslam ahlakı, aklî ilkelere ve görev ilkesine dayanan "felsefi ahlâk"ın ilkeleri ile mebâdî yüksek kurallarını en mükemmel şekilde birleştiren bir ahlaktır.

Okulun üst sınıflarında ilk sınıfta “Etik Bilimi”, ikinci sınıfta ise “Ahlak ve Mantık” dersinin olduğu görülmektedir.

Meşrutiyet’ten Sonra Mekteplerde Ahlâk Eğitimi ve Millî Ahlâk

Derslerin içeriği hakkında bilgi veren 1316 maarif salnamesinde İlm-i Ahlâk dersinde "Tasvir-i Ahlâk"34 adlı eserin okunacağı söylenmektedir. Tanzimat öncesi ve sonrasında kısmen yazılan ahlâk kitaplarında hakim olan "din ahlâkı", bu dönemde yerini "toplumsal ahlâk"a bırakmaya başlamıştır. 2015 yılında liseler için hazırlanan müfredatta, beş yıllık liselerin üçüncü ve dördüncü sınıflarında birer saat ve din derslerinden ayrı bir ahlâk dersi yer alıyor.

Meşrutiyet sonrasında varlık alanı bulan padişahların 1910 müfredatında "Mâlûmât-ı Medeniye, Ahlâkiye, İktisadiye, Kanuniye" (idadî kısmında) ve "İlm-i Ahlâk" derslerinin yer aldığını görmekteyiz. sultani bölümünde) yer almıştır.54. 55 Mekatib-i Sultâniye Müfredatı (Zükûr ve inas sultanîlerin devre-i ulâ sınıfına özgü ve devre-i ikinci öğretimle ilgili müfredat camidir), İstanbul: Matbaa-i Amire, 1338, s. Ancak Meşrutiyet'e kadar ahlak eğitimi esas olarak dine dayalı bir ahlak anlayışını içermekteydi.

Dolayısıyla Cumhuriyetin ilk yıllarında "milli ahlak" vurgusunun hakim olduğu, dini değerlerle desteklenen milli ahlak eğitiminin vatandaşlık eğitiminin bir aracı olarak kullanıldığı söylenebilir. Edhem İbrahim Paşa (Mir-i Miran), Terbiye ve Tâlim-i Adab ve Nesâyihü'l Etfâl Risalesi, İstanbul: Matbaa-i Amire, 1285/1869. Mekatib-i Sultânîye Müfredatı, (Zükûr ve inas sultanîlerin devre-i ulâ-sınıfına özgü ve devre-i ikinci eğitimle ilgili müfredat camidir), İstanbul: Matbaa-i Amire, 1338.

OTURUM

FELSEFE VE AHLÂK

Kaynaklarla ilgili Sorunlar

Vendar bi lahko metaetični pogled na ta dela vzeli kot prvo prizadevanje v smislu moralne filozofije. İhvânu's-Safâ, Risale fi'l-hâs ve'l-Mahsus, Risale fi'l-akl ve'l-ma'kul; Ibn Sina, al-Kasidetu'l-Ayniyyetu'r-Ruhaniyye fi'n-Nefs, Ibn Tufeyl, Hay b. Yakzan, Ibn Rushd, Telhisu Kitabi'n-Nefs, Telhisu Kitabi'l-Hâs ve'l-Mahsus, Hel Yettasilu bi'l-Akli'l-Heyulani el-Aklu'l-Faal ve Huve Multebis bi'l-cism .

Bu noktada kaynaklarla ilgili temel sorunun ikinci kolu ortaya çıkıyor: Ahlak felsefesinin dışında gibi görünen ama ahlak felsefesinin kapsamına girmeyen bazı kitap ve risalelerin sorunu budur. Aslında bu eserlerin ahlak felsefesi kapsamına alınıp alınmaması gerektiği konusunda bir tartışmanın olmaması bir eksiklik, belki de bir sorundur. İlk tespit olarak bu eserlerin özellikle edebiyat, tıp, antropoloji ve şehir hayatıyla ilgili bir içeriğe sahip olduğunu söyleyebiliriz.

Burada yapılması gereken; Edebiyat, tıp, antropoloji, şehir hayatı ve gündelik hayat üzerine yazılmış eserleri ahlak felsefesi bakış açısıyla okumaktır. Çünkü modern dönemde ahlak felsefesi çoğunlukla meta-etik, eleştirel-etik ve ahlaki mantık olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yaklaşımlarla söz konusu metinlerden önemli sonuçlar çıkarmak mümkündür.6 Bu çalışma da söz konusu metinlerden biridir.

Perspektiflerle İlgili Sorunlar

Sharif Kaf al-Ghazal, "İslam Felsefesi ve Ahlakının İslam Medeniyetinde Tıbbın Gelişimine Etkisi", s.1-12; Martin Levey, . Bozkurt, Ömer, "İslam Felsefesinde Ahit Kültürü: İslam Filozoflarının İradesi", Sosyal Bilimler Dergisi, cilt.8, s.15, Ocak-Haziran 2014, s.57-84. Bu çalışmada Yale Üniversitesi'nde psikoloji profesörü olan ve kendi psikoloji laboratuvarında din ve ahlakın kaynağı konusunda deneysel çalışmalar yürüten Paul Bloom'un ahlakın kaynağına ilişkin görüşleri ele alınacaktır.

Çalışmayı farklı kılan ise; Natüralist bir dünya görüşüne sahip olan Paul Bloom, Türk edebiyatında hiç tartışılmamış olmasına rağmen yaptığı deneyler ve elde ettiği sonuçlarla uluslararası bilim camiasının dikkatini çekmiş ve diğer bilim adamlarından farklı tezler ortaya atmıştır. doğa bilimci. görüş. Ahlakın evrimsel bir tesadüf olduğu görüşü ülkemizde araştırılan bir konu olmasa da uluslararası bilim camiasında çokça tartışılmakta ve Paul Bloom bu fikrin babalarından biri olarak görülmektedir. Bu çalışmada ele alınacak olan ahlakın kaynağını araştıran Paul Bloom, Yale Üniversitesi'nde psikoloji profesörü olup, kendi psikoloji laboratuvarında din ve ahlakın kaynağı üzerine deneysel çalışmalar yürütmektedir.

The part of the study that distinguishes it from others is that Paul Bloom, with a naturalistic point of view, has attracted a lot of attention in the international scientific community with the help of his experiments and results, and has advanced other arguments from other researchers who have a naturalistic point of view point of view, although his approach has never been discussed in Turkish literature. The idea of ​​an evolutionary accident of morality has been discussed in the international scientific community, and Paul Bloom is seen as one of the founders of this idea, although it has not yet been studied in our country. Bu şalımada ıtsads ahlâk ınşıklarına değinmeden, Paul Bloom'u takın evrimci ahlâk ınşınından kısaca bahsetmek; söytrak istediklerimizi daha muşılınır hale getirecektir.

Paul Bloom

Bencil bireylerin varlığı, insan toplumlarını zayıflatıp yok edeceğinden, doğal seleksiyonla seçilip, insanlar "iyi hale gelir".

Paul Bloom’un Ahlâk Anlayışı

İnsan eylemlerinin ne olması/olmaması gerektiğini araştıran ahlak felsefesi literatüründe, ahlaki değerin kaynağının ne olduğu ve temel ahlaki değerlerin akıl yoluyla bilinip bilinemeyeceği gibi tartışmalarda 'Doğal Hukuk Teorisi' önemli bir yer tutar. Doğal hukuk teorisine göre insanlar temel ahlaki gerçekleri akıl yoluyla bulabilirler ve aklın keşfettiği ahlak yasaları ile Tanrı'nın bildirdiği yasalar arasında bir örtüşme vardır. Bu çalışmamda öncelikle tabii hukuk teorisinin genel çerçevesini ortaya koyduktan sonra İmam Maturidi'nin ahlâk anlayışını tabii hukuk teorisi bağlamında değerlendirmenin mümkün olup olmadığını analiz edeceğim.

Mehmet Türkeri, "Ahlak Tarihinde Temel Hukuk Kavramları ve Dini Unsurları", D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi S. Thomas Aquinas, çağdaş ahlâk felsefesi literatüründe doğal hukukla ilgili olarak görüşlerine en çok başvurulan düşünürlerden biridir. Onun doğal hukuka ilişkin görüşlerini daha önce başka bir çalışmamızda incelemiştik.5 Aquinas'a göre ister varlığını korumak ister varlığını sürdürmek olsun her eylem daima varlığa yöneliktir; çünkü var olmak iyidir ve her şey var olmak ister; Bu nedenle her eylem ve eylem iyilik uğruna yapılır.

İnsanın, Tanrı'nın yaratılış yoluyla kurduğu sonsuz yasaya aktif katılımı doğal yasadır.7 İnsanın evrendeki varlığı. Engin Erdem, "Tabii Hukuk Teorisi ve İbn Sînâ'nın Sünnet Anlayışı", Diyanet İlmi Dergisi, Buraya kadar genel hatlarıyla açıkladığımız C. Matürdi'nin görüşlerini tabii hukuk teorisi açısından değerlendirdiğimizde şunu görüyoruz: Onun ahlâk anlayışını tabii hukuk çerçevesinde değerlendirmek mümkündür.Hatta Mâturîdî'ye ahlâk felsefesi çalışmalarında "doğal hukuk" konusuna geniş bir yer verilmesi gerektiğini söyleyebiliriz.

OTURUM

AHLÂK

TASAVVURLARI

Ahlâk Sorunu: Tarihi ve Sosyokültürel Arka Plan

Dini ve ahlakı bu iki toplumsal yapıyla ilişkilendirerek statik ve dinamik din ve ahlak arasında ayrım yapar. Bu ahlâk gelişmeye açık olup, toplumsal hayat içinde ve ona bağlı olarak gerçeklik kazanır.2 Şüphesiz din ile ahlâk arasında ayrılmaz bir bağ vardır ve ahlâk unsuru, din tasavvurunun ilk ve esas unsuru olarak ayrıcalıklı bir öneme sahiptir. Ahlakın hem dini bağlamla hem de toplumsal yapılarla olan ilişkisini ve etkileşimini değerlendirmek için sosyal bilimsel yaklaşımlara atıfta bulunmanın önemi açıktır.

Bu kavramsallaştırma, her toplum tipinin kendine özgü düşünme ve yaşama biçimini yarattığı iddiasını ifade etmektedir. Bu aşırı ve ikiyüzlü durumların yarattığı sorunlar, postmodern toplum teorilerinde zamanla çoğulcu/uzlaşılabilir bir yapıya dönüşmüştür. Ahlaki düzen anlayışının normların tanınmasına ve kabulüne katkısı, belirli normları haklı ve (en yüksek noktaya kadar) gerçekleştirilebilir kılan dünyanın, ilahi gücün veya insan yaşamının özelliklerinin tanınmasıdır.

Başka bir deyişle, düzen imgesi sadece neyin doğru olduğuna dair bir tanım değil, aynı zamanda doğru olan için mücadele etme ve ona (kısmen de olsa) ulaşma umudu verecek bir bağlamı da beraberinde taşır.9 Taylor, bu ahlaki düzen fikir. Yukarıda kısaca değindiğimiz gibi insanlık tarihi, özellikle din-toplum ilişkisinde, çoğunlukla aşırılıklar şeklinde kendini gösteren uygulamaların örnekleriyle doludur. Günümüzde hem umut verici hem de risklere açık, birbirine tamamen zıt iki durumla karşı karşıya olduğumuz sıklıkla dile getiriliyor.

Nasîreddin Tusî’nin Ahlâk Anlayışı ve Toplumsal Yansımaları

Her ne kadar "Giriş" bölümünde Tusi'nin yaşadığı dönem20 ve içinde yaşadığı kültür nedeniyle heterodoks 'din' anlayışına yatkın olduğunu belirtse de. Buradaki mesele Tusilerin diğer mezheplerden Müslümanlara karşı ayrımcı olmayan, dinin ideolojik ifadesine uygun olmayan bir tutum sergilemesidir. Tusi'nin "hikmet", "bilim" ve "pratik" kavramlarına getirdiği tanımlar, ileri bir bilimsel bakış açısıyla bakıldığında bugün bile önemini yitirmemiştir.

25 Bu bölümdeki göndermeler Tûsî'nin Ahlâk-ı Nâsırî adlı eserine ve bu eserin Prof. Burada dikkat çeken nokta Tûsî'nin çocukların eğitimine ve yeni nesillerin yetiştirilmesine büyük önem vermesidir. Çoğunun yaşadığı dönemle sınırlı olduğu görülse de Tusi'nin günümüze taşınabilecek görüşlerini kısaca belirtmekte fayda var.

Tusi'nin bu konuda İbn Miskeveyh'ten etkilendiği açıktır.34 Ancak Tusi'nin kendine has bir anlatımı ve anlatımı vardı. Bu dört unsur burada dört toplumsal katman halinde ortaya çıkmaktadır.37 Tusi'nin düşüncesine göre bir devlet ancak adalet ilkesine dayandığı takdirde uzun ömürlü olabilir. Bunu yapmazsak, kendi çocuklarımızı, bencil, sadece maddi çıkarlarını düşünen, toplumumuza ve milletimize zararlı parazitlere dönüştüren insanlar olarak yetiştireceğiz." zayıflara şefkat ve merhamet, başkalarının kişiliğine saygı, yakınlara yardım ve yetişen nesillere adil ve adaletli davranma gibi ahlaki değerlerdir.

Referanslar

Benzer Belgeler

Tıbbi illüstrasyonun temel konu olarak ele alındığı bu araştırma, tarih boyunca bedenleri görselleştiren tıbbi illüstrasyonun gelişim sürecini tıp bilimi ile birlikte

Türkçe öğretmeni adaylarının sınıf yönetimine yönelik görüşlerini ortaya koymak amacıyla yapılan bu çalışmada öğretmen adayları etkili bir sınıf yönetimi için iletişim gücünün ve

Jana LIBOVÁ Univerzita Konštantína Filozofa v Nitre Lukáš BALUŠKA Univerzita Konštantína Filozofa v Nitre M.A, Deniz Ezgi AVCI VILE Istanbul Şehir University Mefule FINDIKÇI

xiii KISALTMALAR GİA :Gri İlişkisel Analiz BIST :Borsa İstanbul ÇKKK :Çok Kriterli Karar Verme UNEP :United Nations Environment Program Birleşmiş Milletler Çevre Programı CSD

Uygulama sonrası deney ve kontrol gruplarında bulunan öğrencilerin son test geometriye yönelik öz- yeterlik puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olduğu tespit

117 Hipotez 17, “Alışverişlerimde mağaza veya marketin ışıklandırma sistemi satın alma kararımı etkiler ifadesine verilen cevaplar cinsiyet değişkenine bağlı olarak farklılık

YBÖEÖ alt boyutları puan ortalamaları ve YBÖEÖ toplam puan ortalamalarının BESYO öğrencilerinin lisansüstü eğitim yüksek lisans / doktora alma isteği durumu değişkenine göre anlamlı bir

V ÖZET Yüksek Lisans Tezi Yaratıcı Drama Uygulamalarının Okul Öncesi Dönemi Öğrencilerinin Besinler Konusundaki Öğrenmelerine Ve Sosyal Uyum Becerileri Kazanmalarına Etkisi