YENİ KURUMLAR VERGİSİ KANUNU ve İŞLETMELERE ETKİLERİ. Vergide Değişim* Kurumlar Vergisi

Tam metin

(1)

YENİ KURUMLAR VERGİSİ KANUNU ve İŞLETMELERE ETKİLERİ

15 MART 2006 İstanbul

Vergide Değişim*

Kurumlar Vergisi

Adnan NAS

Kıdemli Ortak, Avukat, YMM

(2)

Ben konuşmamda genel olarak bir çatı teşkil edecek bazı noktalara işaret edeceğim. Zaten aramızda en az Gelir İdaresi başkanı kadar bu konulara çok yoğun katkı yapan ve gerçekten örnek bir çalışma ile çok önemli bir koordinasyon sağlayan vergi konseyi başkanı sayın Ünsal var. Daha sonra da ona vereceğim sözü. Önce bir konuşma yaptıktan sonra kendisinin koordinatörlüğünde panele geçeceğiz, teknik soruların tartışmasına geçeceğiz. Onun için ben konuşmamı gene de, bakanın gelmemesine rağmen kazandığımız zamanı ben kullanmak istemiyorum. Onu sayın başkanın kullanmasını tercih ediyorum. Ben aynı şekilde kısa konuşmaya çalışacağım. 15 dakikayı geçmeyecek.

Kısaca bir şeye dikkat çekmek istiyorum. Şimdi bir ekonomi programı var yürürlükte olan. Bir AB süreci var. Bu iki çapaya mutlaka uyumlu bir program gerçekleştirmek zorundasınız hangi alanda olursa olsun. Şimdiye kadar Türkiye’de olmayan şey şuydu.

Genellikle birbirinden kopuk kamu politikaları söz konusuydu. Yani kamunun bir finansman politikası vardı hazine tarafından yürütülen, maliye tarafından yürütülen bir vergi politikası, bankacılık konusundaki piyasalarca takip edilen bir bankacılık politikası, dış politika, AB politikası hepsi ayrı birimlerde ayrı şekilde yürütülüyordu.Bu geçerli değil. Tümünün stratejik bir bütünlük içinde birbiriyle bağlantılı olması gerekiyor. Aksi takdirde başarı şansı da olmuyor.

Ben bu dönemde çok kısa zamanda çok şey yapılmak istenmesine rağmen böyle bir dezavantaja rağmen, bu konuyu çok önemli görüyorum. Bu mutlaka iki arada bir derede de olsa gözetilmeye çalışılıyor. Yani bunu yapıyoruz iyi ama ekonomi programında şu var filan. Devamlı bir kaygı var. Bence bu kaygının devamlı ortada olması başlı başına büyük bir aşama. Bu kaygının devamlı ortada olmasını sağlayan çok önemli bir organ da değişik bir şekilde kurulan Vergi Konseyi oldu. Vergi konseyi hem kamu idarecilerinin temsilcilerini, hem özel sektör temsilcilerini, sivil toplum kuruluşlarını, hem de üniversite çevrelerini bir arada bulunduran bir kuruluş. Alt komisyonlarıyla birlikte 200-300 uzmana varan, çok üst düzeyde uzmanın çalışmalarına varan bir kadroyu kullanıyor.

Vergide Değişim Dönemi

Türk Vergi Sistemi ve Vergi İdaresi, 2001’den bu yana istikrarlı bir şekilde uygulanan, AB

süreci ve IMF Programı gibi iki temel çapaya bağlanan ekonomik güçlenme ve değişim programının önemli bir parçası olarak ciddi bir dönüşüm ve gelişim sürecindedir.

Ekonominin bütün aktörlerinin ve öncelikle işletmelerin, bu sürece hazırlıklı olması ve uyum göstermesi gerekir.

Sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve üniversite temsilcilerini örnek bir sinerji ile koordine eden Vergi Konseyi’nin desteği ile Maliye

Bakanlığı ana vergi kanunlarını yenilemektedir;

Kurumlar Vergisi çalışmaları tamamlanıp TBMM’ne sunulmuş, Gelir Vergisi ve Vergi Usul Kanunları ile ilgili çalışmalar da ileri bir aşamaya ulaşmıştır.

Bu itibarla çok kısa zamanda da olsa sisteme çok önemli katkılar yapmaya başladığı için Gelir İdaresi başkanı da demin vergi konseyinin çalışmalarını zikretti ve teşekkür etti. Gerçekten bu Türkiye için organizasyon yönünden çok iyi bir deneme. Sayın başkan bu süreç boyunca zaten nelerle baş etmek durumunda kaldığını biraz sonra anlatacaktır. Ama oldukça başarılı olduğunu ben şimdiden söylemeliyim. Şimdi Türkiye böyle bir dönüşüm ve gelişim sürecindeyken, vergi sistemi de önemli bir dönüşüm ve gelişme geçirmek zorunda tabi ki. Ekonominin

www.vergiportali.com

(3)

bütün aktörleri ve öncelikle işletmelerin, en önemli aktör işletmeler, bu sürece hazırlıklı olması ve uyum göstermesi gerekir. Vergi konseyinin özellikle bileşimi sayesinde yapılan çalışmaları söyledim.

Bunların birinci aşamasını teşkil eden kurumlar vergisi çalışmaları tamamlanmıştır. İki üç aydır yasalaşma sürecindedir. Şu anda mecliste alt komisyonda tartışılıyor, biraz önce Gelir İdaresi başkanı söyledi. Biz bu toplantıyı yaparken kanunlaşmış olacağını tahmin etmiştik. Yine tahmin yanlışı yaptık. Türkiye’de biliyorsunuz bütçeleme çok sağlıklı yapılamıyor. Biz de seminerin zamanını bütçelemekte başarısız olduk.

Şimdi nedir temel sorunlar bu bağlamda baş edilmesi gereken?

Birincisi, ekonomik istikrar ve güçlenme programı perspektifine ve sürdürülebilir büyüme amacına uyumlu bir vergi sistemi.

Yani büyüme amacı öne geçiyor. Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesi temel parametre olarak dikkate alınıyor. Vergi tabanının dar oluşu, önemli bir sorun. Vergi sisteminin konjonktürel politikaların sonucu sık sık değişikliğe uğrayarak bütünlüğünü ve tutarlılığını yitirmesi, bir nevi yamalı bohça haline gelmesi. Türkiye’nin bir yatırım ortamı olarak cazip olmaması bu bir sorun.

www.vergiportali.com Demin Gelir İdaresi başkanı da buna değindi. Yaptığımız

değişikliklerle bu cazibeyi artırmaya çalışıyoruz dedi. AB ile uyum kadar büyük öncelikli olmamasına rağmen vergi sistemi açısından, özellikle dolaysız vergilerde, onu da mutlaka gözetmeye çalışmak gerekiyor, mevzuatın sadelik ve açıklıktan uzaklaşması, gerçek geliri kavrayamaması, gönüllü uyum eksikliği. Gönüllü uyum eksikliği de şu: Aslında herkesin vicdanen bir ölçüde makul karşılayacağı bir vergiyi gönüllü öder hale gelmesi. Toplumun o düzeye gelmesi. Bu da çok yönlü bir çaba. Ama bu çabayı da vergi konseyi bir anayasal ilke gibi sürekli göz önünde tutuyor. Mevcut oranların da verimli Bu kadar yıllık uygulama sonunda.

Temel Sorunlar

• Ekonomik istikrar ve güçlenme programı perspektifine ve sürdürülebilir büyüme amacına uyum

• Vergi tabanının darlığı

• Vergi sisteminin konjonktürel politikalar sonucu yapılan sık değişikliklerle, bütünlüğünü ve tutarlılığını yitirmesi

• Türkiye’nin bir yatırım ortamı olarak cazibesini arttırma ihtiyacı

• AB ile uyum

• Mevzuatın sadelik ve açıklıktan uzaklaşması;

ayrıca gerçek geliri kavrayamaması, gönüllü uyum eksikliği

• Mevcut oranların verimli olmaması

o aması bir başka sorun olarak ortayla çıkıyor. lm

Şimdi iki bacağı var bu çalışmaların. Biri vergi sistemiyle ilgili gelişmeler, bir de vergi idaresiyle ilgili gelişmeler.

Kurumlar vergisi vergi sistemiyle ilgili gelişmelerin bir parçası. Açıklık, homojenlik, bütünlük sağlamak amacıyla temel vergi kanunlarının sade ve kolay anlaşılır şekilde ve kapsamlı modernleştirerek yazmak, bu yapılıyor.

Kurumlar vergisi bitti, dediğim gibi gelir vergisi ve vergi usul kanunu da ilerlemiş bir aşamada. İstisna ve muafiyetler vergi tabanını genişletecek ve istismarları önleyecek şekilde gözden geçirilmekte. Dışa açık ve yapışkan enflasyondan kurtulmuş yani normalleşmiş bir ekonomide, bu lafların altını özellikle çiziyorum, bu kavramlar çok klişeleşmiş gibi görülebilir ama çok önemli. Çünkü Türkiye 1980’den sonra dışa açıldı. Ama yapışkan enflasyondan kurtulamadı. Dolayısıyla pek çok şeyin başarısız olmasının altında bu var.

(4)

Vergi Sisteminde Gelişme

• Uygulamalarda açıklık, homojenlik, bütünlük sağlamak amacıyla temel vergi kanunları sade ve kolay anlaşılır şekilde ve kapsamı

modernleştirilerek yeniden yazılmaktadır.

• İstisna ve muafiyetler vergi tabanını genişletecek ve istismarı önleyecek şekilde gözden geçirilmektedir.

• Dışa açık ve yapışkan enflasyondan kurtulmuş yani normalleşmiş bir ekonomide global dünyaya daha iyi eklemlenmiş, vergi güvenliğine, sürdürülebilir büyümeye, gönüllü uyuma odaklanan cesur bir maliye politikasını sürekli hale getirmek hedeflenmektedir.

Vergi İdaresinde Gelişme

• Vergi İdaresi, yarı özerk olarak kurulan Gelir İdaresi Başkanlığı altında fonksiyonel bir şekilde örgütlenmiş ve yerel vergi daireleri doğrudan merkeze bağlanmıştır.

• Vergi İdaresi, mükellefe daha iyi hizmet vermeye ve gönüllü uyumu sağlamaya, etkinlik ve verimliliği arttırmaya odaklanmıştır.

• Vergi İdaresinin ve denetiminin etkinliğini sağlayacak entegre bir bilgi teknolojisi destek sistemi oluşturulması için çalışmalar yoğunlaşmıştır.

• AB’nin finansal desteği ile modernleştirme projeleri yürütülmektedir.

Gerek vergi sisteminin, gerek özelleştirmenin, gerek diğer şeylerin başarılı olmamasının altında. Dolayısıyla normalleşmiş bir ekonomide global dünyaya daha iyi eklemlenen, vergi güvenliğine, sürdürülebilir büyümeye, gönüllü uyuma odaklanan, cesur bir maliye politikası. Temel amaç bu. Gelir idaresi başkanı demin bu amacın kendileri tarafından da aynen benimsendiğini söyledi. Bunu duymak çok sevindirici. Çünkü böyle bir süreklilik sağlanabilirse eğer, düşük enflasyonda sürekli vergi sistemi ve etkin bir vergi sistemi. Bu herhalde 50 yıldır gerçekleştiremediğimiz bir şey olacak.

Vergi dairesinde gelişme var diğer bacağı olarak. Vergi dairesi biliyorsunuz Gelir İdaresi adı altında fonksiyonel bir şekilde örgütlendi ve yerel vergi daireleriyle merkeze bağlandı. Doğrudan vergi merkeze bağlandı. Vergi idaresinde gene gönüllülük, uyumluluk, etkinlilik vergi esaslarına göre organizasyon devam ediyor. Denetimde idarenin etkinliğini sağlayacak entegre bir bilgi teknolojisi destek sistemi için çalışmalar zaten yıllardır vardı, yoğunlaştı, bu konuda AB’nin de finansal desteği var, bu çalışmalar da devam ediyor.

Kurumlar vergisinde ne yapılıyor?

Çok kabaca ana hatlarını özetleyeceğim. Ondan sonra da sayın başkana söz vereceğim. Kanunun sistematiği, sadelik ve tutarlılık sağlayacak şekilde yenileniyor. Bütün sistematik değişiyor. Dolayısıyla madde sayısı çok azalmış, geçici maddeleri çok azalmış yeni kanunlarla karşılaşacaksınız yakında. Bu gelir vergisinde de aynı şekilde olacak. Vergi usulde de büyük ihtimalle. Verginin oranının demin başkanın, Arıoğlu’nun bahsettiği gibi Türkiye’nin yatırım ortamı olarak çekici kılacak bir düzeye indiriliyor. Yüzde 20 gibi. Bu uluslar arası piyasalarda çalışan bütün arkadaşlarımızın yakından bildiği bir konu. Bizim yatırımcılarımız için de söz konusu. Nitekim Türk yatırımcısı da bugün bu faktörlere bakarak başka yerlere gitmeye başladı. Türk yatırımcısı da globalleşiyor çünkü.

www.vergiportali.com

(5)

Dolayısıyla ilk başta sorulan şey yatırımcı açısından, bu ülkede kurumlar vergisi oranı kaçtır? Siz ona yüzde 44 ya da yüzde 37 dediniz mi, baştan kaybediyorsunuz.

Birinci raunt nakavt. Yani böyle bir konu vardı. Aslında hiçbir zaman ona diyemezsiniz ki, aslında kurumlar vergisi oranı yüzde 44’dür, bizde teşvikler meşvikler var, bürokrasiyle iyi ilişki kurarsan, bir şeyler yaparsan, gider gelirsen, bu fiili oran yüzde 20’ye iner, böyle bir şey anlatamazsınız. Yani kağıt üstünde sisteminizin etkin olduğunu göstermeniz lazım. Bu nedenle bu tercih yapıldı. Yüzde 20’ye indirildi. Aslında vergi konseyinin önerisi daha da radikaldi. Ama tabi ki bütçe imkanları nispetinde bu yüzde 20 oldu. Yüzde 15’e kadar indirilmesi gerekiyordu. Çünkü bazı rakiplerimizde, benzer ülkelerde bu oranlar var. Bulgaristan’da yüzde 15 var, Macaristan’da yüzde 16’ya indi. İrlanda yüzde 12,5 , Polonya yüzde 19, yani biz bu halde bile hala bazı ülkelerin üzerinde kurumlar vergisi ödüyoruz. Ama hiç değilse onlarla karşılaştırılabilir bir düzeye inmiş oluyor.

www.vergiportali.com Bu neyi getiriyor ayrıca, temettüler üzerindeki konsolide

vergi yükünü de düşürmüş oluyor. Çünkü temin başkana sorduğum gelir vergisi oranlarının kesinleşmesiyle birlikte tam mükellefler için yüzde 34, dar mükellefler için yüzde 28 gibi toplam bir vergi yükü söz konusu olacak kar payları üzerinde. Gelirler ve kurumlar vergisi toplamı olarak. Mevzuata bazı

hükümler önceki yıllarda konmuştu. Bazı hükümler yeni konuldu. Hatta önceki hükümlerin aksayan yönleri de değiştirildi. Bu şekilde Türk ekonomisi ve işletmelerinin globalleşmeye daha uyumlu bir çerçeveye kavuşması sağlanıyor. Bunlarla ilgili çok çeşitli hükümleri arkadaşlarımız panelde ele alacaklar. Yurtdışı iştirak ve şube kazançları, uluslar arası holding düzenlemesi, yurtdışı inşaat kazançları bunlara örnekler.

Kurumlar Vergisi’nde ne yapılıyor?

• Kanunun sistematiği, sadelik ve tutarlılık sağlayacak şekilde yenileniyor.

• Oran, Türkiye’yi yatırım ortamı olarak çekici kılacak bir düzeye indiriliyor. (%20)

• Böylece temettüler üzerinde konsolide vergi yükü tam mükellefler için %34, dar mükellefler için %28 düzeyine inmiş olacak.

Gerek mevzuata önceden konulan hükümlerin geliştirilmesi, gerekse yeni hükümler konması yoluyla Türk ekonomisinin ve işletmelerinin globalleşmeye daha uyumlu bir çerçeveye kavuşması sağlanacak. (Yurtdışı iştirak ve şube kazançları, uluslar arası holding düzenlemesi, yurtdışı inşaat kazançları)

• Yerli ve yabancı işletmelerin faaliyetlerini daha öngörülebilir ve uluslar arası (OECD) standartlara uyumlu bir ortamda yürütmeleri sağlanıyor. (Örtülü kazanç, örtülü sermaye)

• Türk Vergi İdaresi’nin etkinliğini ve sınır ötesi saydamlığı arttıracak düzenlemeler getiriliyor. (Kontrol edilen yabancı şirket, zararlı vergi rekabeti)

• İşletmelerin ölçek optimizasyonu ve yeniden yapılanması ile ilgili hükümlerdeki belirsizlikler gideriliyor.

(Devir/Bölünme/Tasfiye, yurtdışı vergilerin mahsubu)

• Belli tutarların üstündeki büyük yatırımlarda indirimli kurumlar vergisi oranı getirilmesi tartışılıyor.

Öte yandan yerli ve yabancı işletmelerin faaliyetlerini daha öngörülebilir ve uluslar arası standartlara, OECD standartlarına daha uyumlu bir ortamda yürütmeleri sağlanıyor. Örtülü kazanç ve örtülü sermaye hükümleri de buna en tipik örnekler. Bunun dışında Türk vergi idaresinin etkinliğini ve sınır ötesi saydamlığını artıracak düzenlemeler de getiriliyor. Düzenlemeler tek yönlü değil. Aynı zamanda vergi idaremizin de etkinliği söz konusu.

Madem oranları düşürüyoruz, vergi idaresi de daha etkin hale gelmeli ki, bu oranların altında vergi ödemeyi kimse göze almasın. Aynı zamanda mükellefler, şirketler açısından da gerekli bir şey bu. Çünkü haksız rekabet ve saydamlıkta eşitlik gibi unsurlar da var. Bu nedenle kontrol edilen yabancı şirket ve zararlı vergi rekabeti dediğimiz, özellikle vergi cennetlerine karşı mücadeleyi içeren hükümler de getiriliyor.

(6)

Tabi bu konuların detaylarında çok tartışma olacaktır. Bunların doğru kullanılması ve aşırı yorumlanmaması da gerekebilir. Gelir İdaresi muhtemelen bu tür taleplerle ileride epey ilgilenmek zorunda kalacak. Ama ilke olarak bunların modern bir vergi sisteminde olması gerekiyor. Türkiye madem bir modern ekonomi işte geçenlerde bizim şirketin hazırladığı bir raporun biraz da detayına bakılmadan sadece başlığıyla iyimser bir şekilde yorumlandığı madem 2050’de 12. ekonomisi olacağız dünyanın, biz bu manşetleri seviyoruz da tabi onun bazı varsayımları var.

Yani yanlış yapmazsak, bu işleri iyi götürürsek, stratejileri iyi götürürsek, vergi sistemini de iyi kurarsak, enflasyonu da yükseltmezsek yeniden, bütün bu şartlarla simülasyonlar yapılıyor. Ama işte bu şartlarla vergi sisteminin modern bir hale getirilmesi de dahil.

Eski tip bir vergi sistemiyle, çok yüksek bir kayıt dışıyla tabi ki 12. ekonomi olamazsınız. Ama makul davranacağımızı varsayarak bir simülasyon yapılırsa, Türkiye’de çok büyük bir potansiyel var. İşletmelerin ölçek optimizasyonu ve yeniden yapılanmasıyla ilgili hükümlerde de bazı belirsizlikler vardı, onlar da gideriliyor bu şeyler arasında. Devir, bölünme ve tasfiye yurtdışı vergilerin mahsubu gibi çeşitli hükümler de bu kategoride düşünülebilir. Demin Gelir İdaresi başkanına da sordum, belli tutarların üstündeki büyük yatırımlarda indirimli kurumlar vergisi oranı,

maalesef o henüz çok fazla gündemde değil gibi görünüyor. Çünkü biz vergi konseyi olarak büyük yatırımların Türkiye için çok önem taşıdığını, yani yüz milyonlarca dolarlık yatırımlarla bir milyon dolarlık yatırımın aynı hükümlere tabi tutulmaması gerektiğini, bunların çok büyük istihdam sağlayacağını, ülkeye ihracat getireceğini, bu nedenle bunlara ayrı bir rejim gerektiğini ısrarla savunuyorduk. Konseyin görüşü buydu, konsensüsü. Hala da savunmaya devam edecek ama galiba şimdilik hükümetin içinde bulunduğu koşullar ya da bütçe mülahazaları bunu gerçekleştirmeye el vermiyor. Ama kanaatimiz genellikle o merkezde.

“Eski tip bir vergi sistemiyle, çok yüksek bir kayıt dışıyla tabi ki 12.

ekonomi olamazsınız.

Sorunlar ve Tereddütler

Evet, demin sorduğum soruların bir kısmı burada var. Bazı sorunlarımız ve tereddütlerimiz halen devam ediyor.

Yatırım indiriminin kaldırılmasıyla müktesep hakların zedelenmesi, yasalaşma sürecinde gecikmeyle doğan yürürlük ve uygulama sorunları, muafiyetler nasıl uygulanacak, hepinizin bildiği konular. İstihdam maliyeti ve kar payları üzerindeki vergi yükünü etkileyecek olan yeni gelir vergisi tarifesinin kesinleşmemesi. Vergi ziyan cezası ile ilgili yeni önerinin hukuka aykırılığı , hepsine de başkan cevap verdi. Bu bağlamda, zannediyorum bu noktada konuyu kısaca keseceğim.

Sorunlar ve Tereddütler

• Yatırım indiriminin kaldırılmasıyla müktesep hakların zedelenmesi

• Yasalaşma sürecindeki gecikmeyle doğan uygulama ve yürürlük sorunları

www.vergiportali.com

(7)

Biliyorsunuz PWC’nin Aralık’taki çok geniş toplantısında, çözüm ortaklığı platformunda, bir kısmınız bulundunuz herhalde, orada çok ayrıntılı ele aldık biz bu konuları yine. O zaman taslak halindeydi. Sonra bazı çok çeşitli seminerlerimiz oluyor biliyorsunuz. Transfer Pricing ile ilgili de çok büyük katılımlı bir seminerimiz vardı. Örtülü kazanç diyoruz biz, transfer pricing diyorlar dünyada, transfer fiyatlaması, o konuyu da çok ayrıntılı ele aldık.

Bugün belki o ayrıntıda olmayacak ama daha çok işletmeleri etkileyen taraflarına arkadaşlarımız odaklanacaklar. Bu anlamda vergi konseyli başkanı sayın Uysal’ı ben mikrofona davet ediyorum. Ondan sonra da kendisi diğer panelistleri de çağırarak yandaki koltukta yerlerini alacaklar ama sayın Uysal’ın büyük tecrübesinden, bu iki üç yıldır kendisini çok yoran mesaisinden bazı başlıkları size aktarmasını ve perspektiflerini paylaşmasını rica ediyorum.

• İstihdam maliyeti ve kar payları üzerindeki vergi yükünü etkileyecek olan yeni Gelir Vergisi tarifesinin

kesinleşmemesi

• Vergi ziyaı cezası ile ilgili yeni önerinin hukuka aykırılığı kaygısı

www.vergiportali.com

Şekil

Updating...

Referanslar

Updating...

Benzer konular :