• Sonuç bulunamadı

Sergi; kuruluş tertip ve takdim ediliş bakımından büyük bir özellik taşıyor. Teknik çalışmalar hakkında ziyaretçilere tam mânâsiyle fikir vermekte ve bu me- sai iyi t?ir sıra ile takip edilmektedir.

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Sergi; kuruluş tertip ve takdim ediliş bakımından büyük bir özellik taşıyor. Teknik çalışmalar hakkında ziyaretçilere tam mânâsiyle fikir vermekte ve bu me- sai iyi t?ir sıra ile takip edilmektedir. "

Copied!
3
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Sergiden bir köşe

A N K A R A İLLER B A N K A S I SERGİSİ

iller Bankası Genel Kurul toplantısı dolayısiyle 28/IV/1949 perşembe günü Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi salonunda teknik çalışmalarını belirtmek maksadiyle bir sergi açmıştı.

Sergi; kuruluş tertip ve takdim ediliş bakımından büyük bir özellik taşıyor. Teknik çalışmalar hakkında ziyaretçilere tam mânâsiyle fikir vermekte ve bu me- sai iyi t?ir sıra ile takip edilmektedir.

Şimdi sergiyi birlikte gezelim:

Methalde İl-Su'yun büyük çaptaki beton isale bo- ruları sergiye gelenleri karşılamaktadır. İçerde ilk o- larak Genel Kurulun 1949 yılı temsilcilerini gösteren haritayı görüyoruz. Burada Özel idare, Belediye köy ve ihtiyar heyetlerinden gelen 63 temsilcinin hangi vi- lâyetten geldikleri ayrı ayrı renklerle belirtilmiş;

İkinci tablo: İller Bankası binasının silueti ile Bankanın sermaye ve ortak idarelere açılan kredilerin senelik seyirlerini göstermektedir. Bu tabloda Ban- kanın gelişmesi derhal göze çarpmaktadır. Bu geliş- meyi bir kaç misalle takip edelim: 1933 - 1934 yılla- rında Bankanın sermayesi 2.325.475,— Lira ve ikraz miktarı 15.000,— Liradır. 1942 - 1943 yıllarında ser- maye 13.423.854,— Liraya yükselmiştir.

İkraz miktarı 11.048.980,— Liradır. Grafikte, 1948 yılı üstün başarılı, hareketli ve gelişmenin azamî had- dine varmış olarak görüyoruz. Sermaye 38.476.678,—

Liraya yükselmiş ve ikraz miktarı 45.633.181,— lirayı bulmuştur.

Burada ikrazın sermayeden çok oluşu gözü çek-

mektedir. Ancak ikrazın muhteviyatı olan bedel su, elektrik, harita, imar plânı gibi işler ikmal edildikçe ödeneceğinden müteakip yıllara da sirayet edeceği an- laşılmaktadır.

Umumî mevduat da bu ikraz fazlalığında mühim rol oynamaktadır.

Türkiye haritası üzerinde su tesisleri ile ilgili şe- hir ve kasabalar üzerinde çeşitli renklerle işaretler gö- rülmektedir.

Adet A) — İçme su tesisleri bulunan şehir ve kasa-

balar 66 B) — İçme su tesisleri yapılmakta olan şehir

ve kasabalar 44 C) — İçme su projeleri yapılmış olan şehir ve

kasabalar 101 D) — İçme su projeleri yapılmakta olan şehir ve

kasabalar 160 E) — Kanalizasyon projesi yapılmış olan şehir

ve kasabalar 1 F) — Kanalizasyon projesi yapılmakta olan 3 şehir

ve kasabayı ifade etmektedir.

Bu suretle İller Bankası tarafından ele alman şe- hir ve kasabalarımızın çok önemli bir davası olan iç- me su tesisleri konusunda çalışmaları takip etmiş olu- yoruz.

4 üncü tablo şehir ve kasabaların elektrik tesisle-

rine ait çalışmaları göstermektedir. Yine Türkiye ha-

ritası üzerinde elektrik konusunu takip etmek kabil-

dir.

(2)

Adet A) — Elektrik tesisleri ikmal edilmiş olan şe-

hir ve kasabalar 293 B) — Elektrik tesisleri ihale edilmiş olan şehir

ve kasabalar 25 C) — Elektrik tesisleri ihale edilecek olan şe-

hir ve kasabalar 30 D) — Elektrik tesisleri yapılmakta olan şehir

ve kasabalar 10 E) — Yeniden projeleri hazırlanacak olan şehir

ve kasablaar 16 Bu tabloda gösterilen işlerin ikmal edildiği gün

374 şehir ve kasabanın medenî ışığa kavuştuğunu se- vinçle görmüş olacağız.

Şimdi, halihazır harita çalışmalarını belirten gra- fiğin önündeyiz:

Harita işleri 1937 yılında başlamakta ve her yıl artan bir hızla çoğalmaktadır. Biz bunlardan bir kaç örnek alarak işi takip edelim:

1937 yılında bir kasabanın harita işi ihale edil- miş ve o vıl içinde ikmal edilmiştir. 1945 yılında 17 ha- rita işi ihale olunmuş ve 3 adedi tamamlanmıştır. 1948 yılında 122 şehir ve kasabanın halihazır işi ihale olun- muş, bunlardan 56 adedi ayni yıl içinde bitirilmiştir ki; harita alımı işinde elde edilen başarılı çalışmanın verimli semeresidir.

6 nci grafik şehir ve kasabalarımızın imar plânı çalışmalarını göstermektedir. İmar plânı işinin 1939 yılında ele alındığını görüyoruz. Bu yıl 4 şehir ve ka- sabanın imar plânı işi ihale olunmuşsa da ikmal edile- memiştir. 1940 yılında 8 şehir ve kasabanın imar plâ- nı bitmemiştir. 1941 yılında ihale olunan miktar 14 e çıkmıştır. Buna mukabil ancak bu yıl içinde bir kasa- banın imar plâ„nı ikmal edilebilmiştir. Bu yıllar için- de imar plânı işinin çok ağır bir seyir takip ettiği gö- rülüyor ki; uzman azlığı, kadro noksanlığı ve imar plâ- nı düzenlenmesi işinde şehircilik esas ve prensipleri- nin henüz tesbit olunamadığı ve tereddütler geçirdiği seziliyor. 1945 yılında ele alman imar plânı işi 44 e çı- kıyor. Bu yıl içinde 3 şehir ve kasabanın imar plânı tamamlanabiliyor.

1947 de 80 şehir ve kasabanın imar plânı işinde çalışılmaktadır. Bu yıl da 10 imar plânı tamamlanmış bulunuyor.

1948 yılı imar plânı çalışmaları için bir rekor teş- kil ediyor: Gerek banka tarafından ve gerekse yükle- niciler tarafından ele alınan imar plânı işi 88 e çıkmış- tır. Bunlardan 49 şehir ve kasabanın imar plânı ikmal edilmiş ve Bayındırlık Bakanlığınca onanmıştır. 39 şehir ve kasabanın imar plânı çalışmalarına devam o - lunduğu anlaşılmaktadır.

İmar plânı çalışmalarında büyük bir gelişme se- zilmektedir. 7 numaralı tablo şehir ve kasabaların, u - mumî olarak halihazır haritalarla imar plânları du- rumunu göstermektedir.

Burada:

Adet Halihazır haritaları biten şehir ve kasabalar 248

İmar plânı biten şehir ve kasabalar 178 Halihazır haritaları yapılmakta olan şehir ve

kasabalar 86 İmar plânı yapılmakta bulunan şehir ve kasa-

balar 40 olarak görülüyor.

Yapı servisi çalışmalarından güzel bir örnek gö- zü çekmektedir. Sivas Sıcak Çermik projeleri karşı- sındayız. Umumî vaziyet plânı hamam ve otel proje- leri iyi hazırlanmış ve tertip edilmiştir.

— Defne - Harbiye hidro elektrik santralı projeleri ve çalışma grafikleri de teknik çalışmalardan iyi bir örnektir.

— Halihazır harita çalışmalarından; Ayaş, Sinop, Zonguldak, Karabük, Kırşehir, Turgutlu şehir ve kasabalarının alüminyumlu vatman üzerine özeni- lerek çizilmiş halihazır haritalarını seyrediyoruz.

Banka tarafından yapılan Çubuk, Bergama, M.

Kemalpaşa, Bor, Bodrum kasabalarının 1/200 ölçekli imar plânı maketleri sergiyi süslemekte ve çekici bir özellik vermektedir.

Ayni kasabalarda yine banka tarafından yapılan Simav, Maltepe, Çorlu kasabalarının boyalı imar plân-

ları da Bankanın bu sahadaki nisbetli çalışmalarını b e - lirtmektedir. Müteaddit uzmanlar tarafından yapılan Akşehir, Antakya, Konya, Yalvaç, Seydişehir, N e v - şehir, İskilip, Kırşehir, Turhal, Ödemiş, Burdur, Kırk- lareli, Kırıkkale, Bekilli, Bayramiç imar plânları ay- rı ayrı çalışma tarzlarını, şehircilik görüşlerini belirt- mesi bakımından çok enteresandır. Bankanın ve aynı uzmanın ilk ve son yaptığı imar plânı arasında şehir- cilik lehine çok büyük gelişmeler kaydetmekte, imar plânlarına ait mahallî ev karakterlerini belirten rölöve- lerde derin bir inceleme gözü çekmektedir.

Şimdi İl-Su'yun armatürlü ve armatürsüz beton boru örnekleri önündeyiz. Edindiğimiz malûmata gö- re; bu borular 100, 250 ve 450 mm. olarak hazırlan- mıştır. Beton boru imalinde bir nisbet dahilinde çimen- to, mermer tozu, kum, çakıl ve zift kullanılmaktadır.

250 lik armatürlü borunun bir mt, lünün maliyeti 11,—

lira; armatörsüz olanın maliyeti ise 8,— liradır.

Büyük bir panodaki resimler, Kırıkkale ve Anka- ra içme su tesisleri için hazırlanan boruların fabrikas- yonunu göstermektedir.

Antalya içme su tesislerine ait 7 km. lik isale hat- tı projelerini takdirle inceleyebiliyoruz.

Bankanın finanse ettiği, İl-Temel Limited Ortak-

lığı tarafından Türkiyede yapılan sondajları belirten

bir tablo bize jeolojik etüdleri, kuyu adetlerini ve de-

rinlikleri ve saniyede elde edilen su miktarını göste-

riyor.

( D e v a m ı 142 nci sayfada)

(3)

— Baş tarafı 113 üncü sayfada —

delelerine yeni bir safha teşkil eder. Bu mücadeleden ayrı bir mücadele de Romantique'lerle rakipleri Saint Simon taraftarları, katolikler ve ilk sosyalistler ara- sında vukua gelmektedir. Bu iki hareket birbiriyle az alâkalıdır. Saint Simon tarihte organik ve kritik diye iki devir ayırıyordu. Organik devrin bütün içtimaî te- zahüratı ayni neticeye müncer oluyordu. Meselâ, an- tikitedeki filozofî anlamı mabede orta çağ kiliselerinin mistik konsepsiyonu lehine inanışa müncer olmakta- dır. Devrini de kritik devir diye vasıflandırıyordu.

Romantique san'atta sadece ferdiyetçilikte tezahüratı- dır, çünkü, san'at evvelâ içtimaî ihtiyaçlara sonra ma- zinin sevgisine cevap vermelidir Şahısların hizmetin- de değil içtimaî kitlenin hizmetinde çalışmalı, hülya- lara ve idelere değil sanayiin ilerlemesine geçmiş de- ğil gelecek devir mevzuu olmalıdır. Çünkü, realite o - dur. Saint Simon artistleri müstahsiller arasında ka- bul ediyor. Sanayi erbabı, âlimler, cemiyetin idare mekanizmasını teşkil ediyor. Davete kulaklarını tıka- yan esnafları doğru yola sevk hususunda sanatkârların yardımını istiyordu. Victor Consin ile müdafaası yapı-

lan, san'at için san'at fikri talebesi Jouffroy da ileri gider, o da, hocası Cousin gibi san'atm muhtariyetine inanıyordu. Schelling'in idealist fikirlerine yakm fi- kirler ileri sürüyordu. Fakat henüz (San'at için san'at) parolası doğmamıştı.

Bu fikri ilk defa M. Cassagne'in bu mevzulu dok- tora tezinden sonra 1835 de M. Fortoule tarafından Revue Encyclopedique'de yazılan bir makalede görü- lüyor.

Jouffroy'in fikirlerini asrm sonunda Sembolisme'i canlandıran Bodlaire'de bulabiliriz.

Gautier de bu zümreye katılır. Mademoiselle Ma- pin'in baş kısmında san'atm ahlâkla alış verişi yok- tur, san'at faydalı değildir, der. Bir çok sanatkârlar bu son sözlere kanarlar ve insanı, boşaltılmış tabiî av hayvanlarını, resimlerine mevzu yaparlar.

Cemiyet namına bağıran san'at karikatür halini alır, az sonra Diderot vaizleriyle Greuye'de ahlâkile- şen san'at teatral halinden sıyrılır. Bu yabanileşme re- alitesi objektif görme içtimaî resmi Realisme haline kor.

Samim OKTAY

— Baş tarafı 138 inci sayfada —

Bir kaç misal alalım: Kula'da 3 kuyu açılmış 159 metre derinliğe inilmiş ve saniyede 10 litrelik su el- de edilmiştir.

Uzunköprüde 11 kuyu açılmış 1393 metre derin- liğe karşılık olmak üzere saniyede 30 litrelik su temin olunmuştur.

Arifiye Köy Enstitüsünde saniyede 10 litrelik ve Bakırköy Akıl Hastanesinde 35 litrelik su temin edil- miştir ki; Bankanın sondaj işleri çalışmalarında büyük bir başarı olarak vasıflandırmak kabildir.

Trakya ve Bursa bölgelerine ait su sondajları fo- toğrafları ve bilhassa fışkıran artezyenlerin köpükleri

ruhlara ferahlık vermekte ve sevinç kaynağı olmak- tadır.

Alaşehir icme su projelerini görüyoruz. Ve bu projeye göre tevziat şebekesi ile tesisatın yapıldığını, bir hidro elektrik tesisatının da projesine uygun ola- rak tamamlandığını neş'e ve memnunlukla öğreniyo- ruz.

Kitap köşesini de gördükten sonra gezimiz sona eriyor. Şehir ve kasabalarımızın imarı ve kalkınması işinde büyük payı olan İller Bankasını tebrik ederken, bu özenilerek tertiplenen sergiden yarma güven ve inan- la bakarak ümitlerle ayrılıyoruz.

Y. Mimar Talât ÖZIŞIK

Referanslar

Benzer Belgeler

a) Mevcut istasyon meydanının, devlet yolu bağ- lantılarında düşünülerek tanzimi. b) Bu meydan üzerinde yeni bir iskelenin inşası. Bu suretle deniz ve kara nakliyatı bir

sitesi (Bartlet Mimarî Okulu doç.) 81 Düşünen San'atkâr Mimar H.. Mimar Muallim Halit Femir,

VI — Arzı on beş metre ve daha ziyade olan sokaklarda yeni baştan açılıp yüzde yetmişi kâ- gir olarak inşa edilmiş olan yerlerdeki binaların irtifaı aşağı

Bu makalede FSEK kapsamında mali haklarının ihlali durumunda hak sahibine ta- nınan hukuki koruma yöntemlerinden olan tecavüzün ref’i davası incelenmekte ve bu dava özelinde

İki uc dokuyu koagüle ettiğinde ikiside aynı nokta ile temas halindedir ve bu direnci artmış olan dokudan akım yayılmaz ve düşük dirençli metal uçları tercih eden

Şehir ile civarındaki kırlık sahalar, yani istihsal saha- ları arasındaki sıkı iktisadî münasebetler bilhassa orta bü- yüklükteki şehirlerde tebarüz eder ve bu sebeple mezkûr

B u yeni teessüs eden semtlere bittabi doğrudan doğruya istanbuldan gelenleri de ilâve et- mek lâzımdır.. Moda caddesinin güzergâhının ön

Türk Şarlarının, ekonomik ve idari durumu ile bir giden milli bir şehir mimarlığının teessüsü dileğile, bu şehrin plânı üzerinde düşünceleri incelemeği de bir