• Sonuç bulunamadı

Kerim Ufuk Kaya. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "Kerim Ufuk Kaya. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat"

Copied!
125
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Kerim Ufuk Kaya

- şiirler -

Yayın Tarihi:

06.10.2020

Yayınlayan:

Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir. Şiirlerin kopyalanması gerçek veya elektronik ortamlarda yayınlanması, dağıtılması Türkiye Cumhuriyeti yasaları ve uluslararası yasalarla korunmaktadır ve telif hakları temsilcisinin önceden yazılı iznini gerektirir. Bu doküman, şairin kendisi veya temsil hakkı verdiği kişinin isteği üzerine Antoloji.Com tarafından, şairin veya temsilcisinin beyanları doğrultusunda yayınlanmıştır. Bu dokümanın yayınlanması kullanılması dağıtılması kopyalanması ile ilgili husularda ve şiir içerikleri ile ilgili anlaşmazlıklarda Antoloji.Com hiç bir şekilde sorumlu ve taraf değildir.

(2)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

18 Mart

Yıl 1915, yer Çanakkale Savaş kapımızda

Fakat

Ellerde ne bir silah var ne bir tabanca Beş kişi paylaşıyor bir tas suyu

Karınlar aç, gözler uykusuz Gökyüzü kapalı, hava yağmurlu Her ananın kınalı kuzusu

Ali’si Kasım’ı Mehmet'i Hasan’ı Hepsinin gözleri kapalı

Koşturuyor şehit olma uğruna Hepsinin gönlünde yatan Vatan, millet, hürriyet aşkı Anlayacağınız

Vatan için siper oldu onca can Onca can vatan uğruna şehit oldu Şimdilerde bir baba

Çocuğunun mutluluğunu yaşayabilsin diye

Onca Mehmet babasını gömdü, bilinmedik çukurlara Yani demem o ki, Çanakkale deyip de

“Bastığın yerleri toprak diyerek geçme,tanı Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı”

Bu vatan, öyle kolay kazanılmadı Öyle de kolay kolay bırakılmaz Çanakkale geçilmedi

Çanakkale geçilmez Kerim Ufuk Kaya

(3)

18 Mart 1915

Gök gürledi sarsıldı dünya Yerden fışkırdı garabeti rüya Bir elde hürriyet, bir elde vatan

Kanını koydu toprağa, onca şehit yatan Gök gürledi sarsıldı toprak

Topraktan fışkırdı onca al bayrak

Üstlerinde şehit isimleri, göklerde ezan sesi Bu duyduğunuz yurdumun hürriyet ateşi Gök gürledi titredi düşman

Bir aslan misali kükredi vatan Gözlerden akan yaş değil kan Gönüllerden geçen yas değil iman Günlerden 18 Mart Perşembe Yıl 1915 yer Çanakkale

Toprakta yatan ölü değil şehit

Bu gördüğünüz savaş değil kurtuluş

Abdullah oğlu Hasan(burada), Hasan oğlu Osman (burada) Osman oğlu Mustafa(burada), Mustafa oğlu Şakir (burada) Bu saydıklarım birer ünlü değil

Bu saydıklarım nice şehidin binde biri

Çanakkale'de bir yiğit ölüyor bin yiğit doğuyor Seyit'imin sırtında iki yüzlük bir mermi

Denizlerde büyük bir patlama sesi Bu duyduğunuz yurdumun son nefesi Al eline şanlı silahını yeri göğü inlet Vur karşındaki küstaha düşmanı titret Sen ki şehit oğlusun incitme yazıktır atanı Verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı Halkım,gençliğim ve geleceğim bunu bilecek Ne bu ateş sönecek, ne bu nefes kesilecek Gök gürledikçe bu ateş körüklenecek Çanakkale geçilmedi, geçilmeyecek Kerim Ufuk Kaya

(4)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

2016

Ne sen beni hatırlayacaksın Ne de ben seni

Ama kabul et ki

Ne sen unuttum diyebileceksin Ne de ben

Kerim Ufuk Kaya

(5)

Afrosya Afrosya

Yarınlarda kaybolduğum günden beri Yarınlar içerisindeyim.

Afrosya

Gözlerine tutulduğum andan beri Meyhane köşesindeyim.

Afrosya

Ne senin benden haberin var.

Ne de benim benden…

Afrosya

Bir hiçliğin içindeymişim gibi Sanki ben hiç doğmamışım gibi Kerim Ufuk Kaya

(6)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Afrosyam Afrosya

Öyle içten sevmek istiyorum seni.

Afrosya

Ne şiirlerin anlatmaya gücü yetsin.

Ne romanların yazmaya hali kalsın.

Afrosya

Ne de şarkıların sonu gelsin.

Afrosya

Bak ezberlettim seni Artık tek ben değil, Herkes biliyor ismini.

Afrosya, Afrosyam.

Kerim Ufuk Kaya

(7)

Anlayamadıklarımız Serisi 1

Belki de güzel olan bülbülün sesi değildi Belki de güzel olan karganın siyahıydı

Belki de biz güzeli çok yanlış yerde aramıştık Belki de biz güzeli değil

Güzel gibi geleni sevmiştik.

Belki de karganın sesine değil de Aklına bakabilseydik eğer

Güzel olanın bülbülün sesi olmadığını

Güzel olanın karganın siyahı olduğunu anlayabilirdik.

Anlayamadık.

Anlayamıyoruz.

Anlayamayacağız.

Kerim Ufuk Kaya

(8)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Anlayamadıklarımız Serisi -2-

Belki de güzel olan kelebeğin kanatları değildi Belki de güzel olan arının zekası ve çalışkanlığıydı Belki de biz güzeli çok yanlış yerde aramıştık Belki de güzel olan yerine

Güzel gelene kaptırmıştık kendimizi

Belki de güzel olan kelebeğin kanatları değildi Belki de güzel olan arının çalışma azmiydi Belki de arı bu yüzden kızgındı bize

Iğnesini bu yüzden batırıyordu belki de Anlayamadık.

Anlayamıyoruz.

Anlayamayacağız.

Kerim Ufuk Kaya

(9)

Arkadaş Arkadaş

Ben, ben değilim

Ben beni kaybettiğim günden beri Arkadaş

Biz, biz değiliz

Biz, bizi unuttuğumuz günden beri Arkadaş

Biz seninle arkadaş bile değiliz

Arkadaşlığımızı dahi ezdiğimiz günden beri Kerim Ufuk Kaya

(10)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Başlıksız Şiir Anladım ki

Bazı sevgi cümlelerinin Naif bir tadı olmalıymış Ama hiçbir cümlenin tadı

Ağzından çıkan bir çift söz kadar tatlı değil Anladım ki

Sevmenin en güzel tadı

Sevgilinin yokluğunda bulunurmuş

Ama hiçbir yokluğun tadı bir gülüş kadar tatlı değil Anladım ki

Günün en güzel saatleri Şiirlere işlediğim başlıklarmış Ama hiçbir başlığın tadı

Senin adın gibi aklıma kazılı değil Anladım ki

İnsan anladıklarıyla öğrenir Anlayamadıklarıyla büyürmüş

Ama hiçbir anlam seni anlatabilecek kadar kifayetli değil Kerim Ufuk Kaya

(11)

Bekleyiş

Her pazar sabah saatlerinde Bedenim bir odada

Aklım dışarıda

Gözlerimse mavide savrulan gemileri seyrediyor Bir elimde sigara

Diğer elimde pencere demirleri Saatleri sayıyorum

Geçmek bilmeyen günleri Her pazar sabah saatlerinde Önümde bir bardak dolu su Ve suyun her bir yudumunda

Yavaş yavaş göğe yükselen dumanlar Gökyüzünde boğulan sessizlik

Sessizlik içinde hapsolmuş haykırışlar Ve evimin duvarlarında

Eskisi kadar mutlu olmayan fotoğraflar Her pazar sabah saatlerinde

Uzun bir bekleyiş Ve bekleyişin sonunda

Geceye omzunu yaslayan bir adam Ve o adamın dilinden dökülmüş Birkaç hatırı sayılır kelime Umut dolu bakışlar

Ve o bakışların karanlığına hapsolmuş şiirler Şiirlerde saklı kalmış gerçekler

Ve gerçeklerin tutsağı olmuş şairler

Şimdi hepsi dört duvar arasında mahkûm Her pazar sabah saatlerinde

Açıklanamayan acı gerçekler

Gerçeklerin gölgesinde kalmış yalanlar Ve her yalana tabi olan şeytanlar

Şimdi hepsi dünyanın doğruluğunda mahkûm Her pazar sabah saatlerinde

Sokağa çıkmayı

Eski bir aşkın kapımı çalması kadar Umutsuzca değil

Son umutmuşçasına bekliyorum Bekliyorum ama nafile

Günler geçse de gerçekler geçmiyor

Kerim Ufuk Kaya

(12)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Ben

Şimdi bakıyorum zamana da Ben değişmişim

Değişmekteyim

Ve değişmeye devam edeceğim Ama eğer

Birileri hiç gitmeseydi, kalsaydılar yanımda Şimdiki ben

Ben olabilir miydim?

Kerim Ufuk Kaya

(13)

Bensizim Ben;Bir Müslüman

ve aynı zaman da bir Türk genciyim.

Lakin

Şimdi yazacaklarımın bunlarla bir ilgisi yok!

Çünkü:

Ben bir insanım

Kadın, erkek, yaşlı, genç...

Ben bir insanım

Rengim siyahi,beyaz,esmer...

Ben bir insanım

Saçım kısa,uzun,mavi,gri...

Ben bir insanım

Dini inancım var ya da yok.

Ben bir insanım İnsan!

Sizler gibi...

Ben bir insanim

Benim de hayallerim var Şiirler yazıp seslendirmek gibi

Top peşinde oradan oraya koşmak gibi Şarkılar dinleyip söylemek gibi

Ben bir insanım

Gülmek benim de hakkım Ben bir insanım

Toplum dediğiniz düzenekte ben de varım!

Ben bir insanım Sen bir insansın Bizler insanız

Yaşamak, hepimizin hakkı Ne sen benden üstünsün Ne de ben senden

Ama BİZ senden de benden de üstünüz Biz;birlikte güzeliz,

birlikte özeliz, birlikte güçlüyüz.

Yaşasın insanlık, yaşasın hürriyet!

Kerim Ufuk Kaya

(14)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Bilinmeyen

Sabahın bilmem kaçı Uyanmışım

Bilmediğim bir şehrin Tam ortasındayım Yorgunum

Biraz da kırgın Düşünceliyim

Bir o kadar da mutlu

Yeni bir hayata merhaba diyor sözlerim Gözlerimse biraz tedirgin

Ve aklımda birkaç soru Acaba ben neredeyim?

Kerim Ufuk Kaya

(15)

Bilirim

Yıllar, seni eskitemez, bilirim.

Güneş battıkça gençleşirsin Ay doğdukça

Yıllar, seni eskitemez, bilirim.

Güller açar yanağındaki gamzede Sonra da sözlerinde

Yıllar, seni eskitemez, bilirim.

Kitaplar gibi hep genç yaştasın.

Hayatın eseri...

Yıllar, seni eskitemez, bilirim.

Sessizliğindir güzelliğin Bakışların da ötesinde

Yıllar, seni eskitemez, bilirim.

Eskittim sanır sadece Eskitemez, bilirim.

Kerim Ufuk Kaya

(16)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Bilmeli Ama Bilemeyiz

Karanlık bir odada küçük bir el fenerinin ışığıdır, seni seviyorum diyebilmek. Ve insan seni seviyorumlarında sadece görmek istediğine ışık tutar. Oysaki lambayı açsa karanlık sona erecek ve aydınlığın verdiği huzurla karşısındaki bütün insanlığı görebilecek. Ama dediğim gibi insan geride bıraktıklarıyla kolay kolay yüzleşemez. Sadece görmek

istediğini görür ve bu görmek istediği kişi de genellikle seni seviyorumlarında sakladığı insandır.Düşünün yani sırf o bir kişi yüzünden bütün insanlıktan mahrum kalır. Açmaz lambayı, göremez onu sevenleri ya da belki de görmek istemez, bilemeyiz.

Kerim Ufuk Kaya

(17)

Bilmiyorum

Kalemim titriyor ve sayfalarım bomboş Eskiden yazmaktan çekinmediğim isimler Sanki şimdi başımda dikilir gibi

Korkuyorum

Virgülü kullanmaktan

Noktayı yanlış yere koymaktan Yalnızı yanlız gibi yazmaktan Korkuyorum

Sanki ileride beni daha çetrefilli günler bekliyor gibi Ben daha kendi karmaşamda yaşayamazken

İnsanlar arasında nasıl nefes alacağım?

Bilmiyorum

Ve ellerim terlemeye devam ediyor

Gözlerim donmuş, aklım bir şeyler düşünüyor Şimdi bu adam

Böylesine ağır bir yükün altından nasıl kalkacak?

Onca kelimenin arasından en güzelini nasıl seçecek?

Ve tabii ki bu kadar korku doluyken sözleri Kendinden sonra gelen nesile nasıl seslenecek?

Bilmiyorum, bilmiyorum, BİLMİYORUM!

Ama bildiğim bir şey varsa

O da yine bir kağıdı boşu boşuna israf ettiğimdir.

Kerim Ufuk Kaya

(18)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Bir Babadan Daha Fazlası

Benim ismimin pek de bir önemi yok Önemli olan

Kalbimin kalemim kadar siyah olmadığıdır.

Yazdıklarımın

Yaşadıklarım kadar acı olmadığıdır.

Çünkü insan, eğer insansa Mutlu olmayı hak eder.

Hayatta herkesin bir kahramanı vardır kimisinin annesidir bu

kimisinin babası Benim kahramanım da

babam.

Çünkü ben

ondan öğrendim

İnsanı insan yapan duyguları Merhameti,

şefkati,

edebi,

saygıyı…

Beni ben yapan şeyleri

Ben o adamdan öğrendim.

Dertlilere derman olmayı

Muhtaçlara yardım etmeyi Yemeyip içmeyip

Sokaklar için çalışmayı.

Ben bunca şeyi

Bir adamdan öğrendim

Bu adam ben çok küçükken bir soru sormuştu Baban mı olayım?

Arkadaşın mı?

-Babam ol, arkadaşım çok.

demiştim.

OlduÖyle bir baba oldu ki Ben şimdi

yolda yürürken Bir kuş korkup uçmasın diye

Yol değiştiriyorsam Bu O adamın bana öğrettikleri sayesindedir.

Hakkını ödeyemem babam

ama sen gene de helal et.

Kerim Ufuk Kaya

(19)

Bir Demet Şiir

Zamansız esen bir rüzgâr peşindeyim.

Ellerim bağlı, özgürlük düşündeyim.

Gecenin bir vakti kuytu bir köşedeyim.

Ellerimde kelepçeler, koşuyorum.

Sen de sensizliğe ben deyim özgürlüğe.

Ayaklarımı hissetmiyorum, koşuyorum.

Lale kokusu sarıyor her caddeyi.

Köpek sesleri bastırıyor ayak seslerimi.

Göz gözü görmüyor, koşuyorum.

İnanması zor, biliyorum.

Suçsuzum demek kadar kolaymış suçlanmak.

Ellerim bağlı, koşuyorum.

Hangi tarafa dönsem o cadde karanlıklaşıyor.

Aymaz oluyor geceler, yoruluyorum.

Ayaklarımı hissetmiyorum, nefes nefeseyim.

Akşam sessizliğine bürünüyor karanlık.

Ve sokakta bir çocuk görüyorum.

Elinde de bir demet şiir.

Kerim Ufuk Kaya

(20)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Bir Düş İçinde Sen Bir şiir düşlüyorum Günün ağardığı vakitte

Kuşların gökyüzünde siyaha boyandığı vakitte Bir şiir düşlüyorum

Her yer karanlık Simsiyah

Sadece bir güneş parıldıyor Uzaktan uzaktan

Sonra

Bir rüzgar esintisiyle sen çıkageliyorsun Saçlarını savurarak

Öyle bir sen ki gelen bu

Gözlerin gözlerime değdiğinde İşte diyorum

İşteBir şiir ancak bu kadar güzel düşlenebilirdi

Kerim Ufuk Kaya

(21)

Bir Gece Vakti Bir gece vakti Caddeler sessiz Yolcular çaresiz Giden gidiyor Kalan habersiz Bir gece vakti Gün daha aymadı Sokaklar dolmadı Gemiler sessiz Gidenler suçsuz Bir gece vakti Yollar uzun Günler kısa Saatlerin ömrü Saniyeler kadar Bir gece vakti

Ne giden dönecek geri Ne kalan unutacak gideni Başlangıçların sonu

Sonların başlangıcı Bir gece vakti Kerim Ufuk Kaya

(22)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Bir Hayal Çocukluk

İstanbul’a gitmek istiyorum.

Uzun bir yolculuk,

Afyon’da sucuk ekmek…

İstanbul’a gitmek istiyorum.

Deniz kenarında çay ve simit, Gerisine lüzum yok.

İstanbul’a gitmek istiyorum.

Bir hayal, çocukluk,

Küçük, masum bir çocuk…

Ben,İstanbul’a gitmek istiyorum.

Kerim Ufuk Kaya

(23)

Bir Hayal Dünyası

Yalansız bir dünya istiyorum Kâğıt gibi bembeyaz

Şairler doldursun o kâğıdı İki afili söz,

Biraz hece, biraz kafiye...

Yalansız bir dünya istiyorum Sevgiyle dolu bir millet Sevelim, sevilelim Gülelim, eğlenelim

Güzel günler yaşamak istiyorum Gelecek nesle güzel şeyler anlatmak Yalansız bir dünya istiyorum

Çocuklar yönetsin bu dünyayı Kalp kırmadan anlatılsın dertler

Savaşarak değil paylaşarak yükselsin değerler Penceremden evime girmesin bomba sesi Duymak istediğim top sesi bu değil…

Yalansız bir dünya istiyorum Güneş doğarken uyanmak Ay batarken uyumak

Gece nöbetlerinde gitmesin gençliğim Gel barışalım, sarılalım

Her şeyi ardımızda bırakıp Yaşayalım

Ve en önemlisi de yaşatalım Kerim Ufuk Kaya

(24)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Bir İki Cümle Gözlerinin ışıltısı

Ay kadar parlak.

Sözlerinse

Bir gece kadar karanlık.

Kerim Ufuk Kaya

(25)

Bir Kerecik Olsun Gel Bir fincan kahve ol,

GelBir yudumun kırk yıl hatrı olsun Kitapsız sayfaların şiirleri ol, GelYazılanlar sadece bana ait olsun Rüyalar uykudan uyanmadan gel Çizilenler sayfadan silinmeden gel Nazım'ın Piraye'si olmasanda gel GelGel..

Ne olursan ol gel

Bir şarki parçası ol mesela Mesela bir şiir ol

Gel

Raydan çıkmış bir tren ol Rayıma ortak ol gel ..

.

Denizlerin üstündeki gemi ol Gemideki kaptan ol gel ..

.

Bir müziğin en sevildiği söz ol Şiirlerimin en güzeli ol gel ..

.

Bir kerecik olsun Hayallerimde değil Gerçeklerimde gel.

Kerim Ufuk Kaya

(26)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Bir Ömre Bedel Bana bir gül ver

Güller açsın gamzelerde Renklensin kara geceler Dalgalansın mavi denizler Bana bir gülüver

Gül kırmızısı dudaklarınla Beni öp sonra sarıl bana Tut ellerimden, bırakma Bana bir gül ver

Güneşine kavuşsun gün yüzü Çiçeklerle dolsun yeryüzü Maviye boyansın gökyüzü Bana bir gül ver

Bembeyazından bir gül Sonra bana bir gülüver

Bir gülüş bir ömre bedel olsun

Sen gönlümce, hayat güllerce güzel olsun Bana bir gül ver, gülüver.

Kerim Ufuk Kaya

(27)

Bir Rüyaya

Rüyamda görmüştüm seni Siyah saçlı papatya

Bukle bukle saçların vardı Al al yanakların

Ve ay kadar berrak bir tenin Rüyamda görmüştüm seni Yeşilimsi gözlerin

Maviye çalan bakışların Tek nefeste içimi dolduran

Gece sefaları kadar güzel kokan avuçların Rüyamda görmüştüm seni

Öyle uzun uzadıya bakmıştım uzaktan Ve yanına yaklaştıkça

Terleyen deli gönlüm

Korkmuştu bir delilik yapmaktan Rüyamda görmüştüm seni

Sımsıkıydı hayallerimiz Ellerimiz kenetlenmiş

Bakışlarımız ufka doğruydu Günümüz ayıyor

Ve odamız ışıklarla doluyordu Rüyamda görmüştüm seni Anlatıyordun anlatamadıklarını Dinletiyordun dinlemediklerimi Değişmiştim

Değişmiştin

Değiştirmişti zaman bizi

Rüyalar aleminde yaşamış, yaşlanmıştık Sen, ben ve biz

Geriye kalanlarsa

Tozlu rafların kitapları olmuştu çoktan Rüyamda görmüştüm seni

Rüyamda Ve o an

Hep o rüyada kalmak istedim Uyandığım vakit gerçekliğe değil Bir rüyaya uyanmak istedim Bir rüyaya

Kerim Ufuk Kaya

(28)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Bu Dünyada

Yeşermemiş binlerce fidan varken Nasıl açabiliyorsa bir çiçek

Gülememiş binlerce yüz varken Öyle kahkahaya boğuluyor sessizlik Kerim Ufuk Kaya

(29)

Bu Sevda Kimin?

Bu sevda tamunun kara koynunda Nezih Tuğba gibi kokanlarındır Bir canan solunca onun kahrında Kendini toprağa koyanlarındır Aslı'sını Kerem gibi seven Leyla'sını Mecnun gibi gören Zühre'sine Tahir gibi gülen Aşk ağıtında yananlarındır Yarını görmeden yârine koşan Güller gibi açan, su gibi bakan Duhadan canana sel olup akan Aşk yolunda yolcu olanlarındır Savaşa barış olurcasına

Zambaktan kopup uçarcasına Kalem sesini duyarcasına Aşk şerbetini içenlerindir

Beşerin ağzından inmez bir destan Şirinler sevdadır,Ferhatlar sevdalanan Her bakışı lavanta kokan canan

Can olma uğruna ölenlerindir Kerim'im ne desen kafi etmez Susup oturmak âşıklara gelmez Sen bu sevdaları yazmasanda Sevda uğruna ölenler bitmez Kerim Ufuk Kaya

(30)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Cananı Can

Devran döndü, döndü semazen Bir çay uğruna yandı semaver Aşkı bir yudumluk yapanda sen Canı canana katanda sen

Siyah yılanlar sarmışken mihrabı Siyahı beyaza boyayanda sen

Kırmızı dudaklar hapsetmişken canı Cananı cana katanda sen

Kim ki aşkını maşuk gibi sever Kim ki maşuk olmuş aşktan beter Âşığı maşuk, maşuku âşık edende sen Canı canana katanda sen

Sen ki ney ile gönlü fethettin Sen ki ezanla düşmanı titrettin Düşmanı korkup kaçıranda sen Cananı cana katanda sen

Gök gürledi, sarsıldı dünya Yerden fışkırdı garabeti rüya Aşkı bir tufana sokanda sen Canı canana katanda sen Ben ki bir garip tohum parçası Sen ki dervişlerin dergahı

Âdem'le Havva'yı yaratanda sen Cananı cana katanda sen

Bir derviş sözüyle kapandı yaralar

Dervişin kapattığı yaralarda yarlar yatar Yaraları yaratan da sen

Yarları cana katan da sen Ferhat sevmiş delmiş dağı Kerem sevmiş dolaşmış diyarı Cana cananı sevdiren de sen

Canan yolunda kemal ettiren de sen

Kerim Ufuk Kaya

(31)

Çık Gel

Bu geçmeyen günlerin hatırına Çık gel

Ellerimizle, ayaklarımızla ve hatta Gözlerimizle dans edelim

Bu bitmeyen

Ve sonu gelmeyecek olan ayların hatırına Çık gel

Ama düşlerimde değil Gülüşlerimde gel Ve öyle bir gel ki

Ne zamanı olsun ne de yeri Bir nikah masasındayken Tut, al beni

Ve kaçır

Bilinmeyen diyarlara Öyle bir gel ki

Tam kellem kopacakken gövdemden Çek, kurtar beni

Ve sen idam et

Ela gözlerinle gülümseyerek Öyle bir gel ki

Tam kitap okuyor olayım Ve sen geldiğinde

Kitabın sonu gelmiş olsun Bir kitap biterken

Eski bir kitap yeniden yazılsın Kerim Ufuk Kaya

(32)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Değişmişlik

Aslında tek değişen şey zaman Fakat bir gerçek var ki

Zaman değişirken

İçindeki her şeyi de değiştiriyor Kerim Ufuk Kaya

(33)

Diğerleri Gibi Yürüyorum

Gündüzler kararmış

Gökyüzünde beyaz bir ışık Yürüyorum

Sırtımda onca insanın ahı Aklımda birçok soru Yürüyorum

Yollar karanlık Yıldızlar suskun Yürüyorum

Kulağımda bir şarkı parçası Gözlerimden akan onca damla Yürüyorum

Sevgi nedir bilmeden Adalet nedir görmeden Yürüyorum

Sessizim biraz Suçsuzum da Gidiyorum

Bir tahtanın üstüne doğru Çaresizce

Boğuluyorum

Beni boğan şey boynumdaki bu ip değil

Söylemek isteyip söyleyemediklerim boğuyor beni Asılıyorum

Suçsuzluğumun içinde suçlu bir şekilde Sessizliğimin ardındaki çığlıklarımla Ölüyorum

Sesimi duyan yok Yürüyorum

Gecenin aydınlığında Beyaz taşlar arasında Gömülüyorum

Bir sela sesiyle

Toprak parçaları arasında Uyuyorum

Bir daha uyanmamak üzere Kerim Ufuk Kaya

(34)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Doğası

İnsan doğası bu Doğar

Yaşar Büyür Hatta

Yaşarken büyür Büyürken yaşar Ve sonra da ölür İnsan doğası bu

Hayal ettiklerinde kaybolur Kaybettiklerinde gerçekliği bulur Bulduklarıyla yaşar

İnsan

Ne kadar büyük hayal ederse İşte o kadar yüksekten düşer Ya da bir bakmışsın

Kanatlanıp uçuverir Bir kuş gibi

Kerim Ufuk Kaya

(35)

Dost

Gök mavi, yer yeşil olsun.

İnsanın hayırlısı bize dost olsun.

Kerim Ufuk Kaya

(36)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Döngü

Ustalar bile çıraktı

Çırakları ustalaşıncaya kadar Kerim Ufuk Kaya

(37)

Ellerde Saklı Gerçek

Bir kadının gözlerine bakıp aşık olunamaz Olunmamalı da zaten

Çünkü bir kadının aşık olunacağı yer Gözleri değil

Elleri

Narin elli olmalı bir kadın, pamuksu Ve adam

Kadının ellerine aşık olmalı

Çünkü sadece eller saklayamaz acı gerçekleri Ve eller

Gözler kadar da yalancı değil Eğer bir adam

Bir kadına aşık olacaksa Önce ellerine aşık olmalı Sonra gözlerine bakmalı Kerim Ufuk Kaya

(38)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Elveda

“Konuşmak bana da iyi geliyor Ama dediğin gibi ilerlememesi lazım Sana beklemeni söyleyemem

O senin kararın.”

Sen hayatımda aldığım en güzel

Ve güzel olduğun kadar en tehlikeli karardın Korkmadım, çekinmedim, haykırdım adını

Bazen ağlayarak bazen gülerek bazense susarak Bunlar yetmezmiş gibi birde

Birçok insana anlattım senli geçen günleri Kimisi gülüp geçti

Kimisi oturdu yanıma denizi izledi Denizden esen rüzgarın sesini Denize aşık ağaçlar dinledi Ben anlattıkça

Banklardaki boşluğun yerini Merakla bakan yüzler aldı

Ve ne zaman susmaya kalktıysam İşte o zaman yalnız kaldı

Sözlerim, düşlerim, gülüşlerim Elveda...

Kerim Ufuk Kaya

(39)

En Değerli An Gönlümde bir isim Dilimde bir ton yalan Sevmiyorum diyorum.

Yalan

Yalan yahu.

Zaten sen bunun yalan olduğunu

Sözlerimden değil gözlerimden anlıyorsun.

Bak,Gün doğmak üzere Düştüm gene yollara.

Pamuk şeker dağıtıyorum.

Bir çiçek alabilmek için sana.

Öyle sandığın gibi de zengin değilim.

Yoksuldur sofram.

Bir ekmeği bile zar zor alırım.

Parayla işim yoktur benim.

Ben sevgiye açım.

Zaten

Sana doyamamışken

Nasıl doyurabilirim karnımı?

Kerim Ufuk Kaya

(40)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Eşbah Dede Eşbah dede der ki

Marifet şiir yazmak da değil Şiiri yaşamakta

Eski dostluklar mı?

Onlar hep sol yanımda Kerim Ufuk Kaya

(41)

Evelallah Biz bize yeteriz Bir sofra başında Altı kişi

İki üç kuru ekmek Dilimizde Rabbimiz Ellerimizde dualar

Kaşıklarız birkaç ayetten Birkaç çatal da sureden Biz bize yeteriz

Allah bize yeter

Bizde birbirimize yeteriz Kerim Ufuk Kaya

(42)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Ezgilerimde Gizlisin

Oysa sen de herkes gibisin.

Benim gibisin.

Bizim gibisin.

Kabul et ki sen de bizden birisin.

Kerim Ufuk Kaya

(43)

Gaflet

Gözlerini ararım yıldızlar ufkunda.

Ufkundan düşmüşüm gaip meftuna.

Meftunlar duysun en meftun benim.

Vurulmuşum namünasip bir yosmaya.

Ardı ardınca geçer günlerim.

Akıbet ne olursa olsun, beklerim.

Zillet eylese de millet bana Ben illede seni isterim.

Kerim Ufuk Kaya

(44)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Gel Kadınım

Gecelerim arasında gündüzlerim ol gel Yeter ki gel

Ne olursan ol gel Mesela

Nazım'ın Piraye'si ol gel Kerim Ufuk Kaya

(45)

Geldim

Bir kuş oldum.

Uçarak geldim.

Bir şiir oldum.

Yaşayarak geldim.

Geldim.

Piraye olmasam da Sen istedin

Ben de geldim Kerim Ufuk Kaya

(46)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Geleceğim Geçmişimde Saklı Geçmişimde saklanan bir kadın var Ve o kadına yazdığım mısralar

Şimdilerde başka başka kadınlara armağan Geçmişimde saklanan onca insan var

Ve o insanların kırılmış kalpleri

Şimdilerde şiirlerimin en derinlerinde gizli Geçmişimde saklanan masum bir çocuk var Ve o çocuğun yıkılmış mahallesi

Şimdilerde büyümüş bir gencin sözlerinde gizli Geçmişimde saklanan sayısız hatıra var

Ve o hatıraların fotoğrafları

Şimdilerde gözlerimin kahveliğinde saklı Geçmişimde saklanan koca bir gelecek var Ve o gelecek vakti geldiğinde büyüyecek

İşte o vakit geçmişim bir tohum gibi filizlenecek ...

Kerim Ufuk Kaya

(47)

Genç Ve Hocası

Bir gün delikanlının biri hocasına yazdığı şiiri gösterir.

-Hocam sizce ne eksik?

-Biraz zaman, biraz giden, biraz da yalan.

-Nasıl yâni?

-Sana değil

Ama şiirlerine biraz zaman gerek.

Filizlenebilmeleri için,

Düşlerini yansıtabilmeleri için

Ve de kendi benliklerini bulabilmeleri için.

Sana değil

Ama hayatının gidenlere ihtiyacı var, Kalanlara değil.

Çünkü en güzel şiirler gidenlerin ardından yazılır.

Kalanları göz görmez

Ve yalanım yok, kalp de pek sevmez.

Sana değil

Ama sözlerinin yalanlara ihtiyacı var.

Çünkü şiir doğruları kabullenmeyecek kadar gururludur.

Ve eğer sen

En güzel şiirleri yazmak istiyorsan Sayfalarını biraz kirletmelisin.

Çünkü boş sayfalar ancak boş insanlar içindir.

Sen ve senin gibiler mürekkepleriyle yaşar

Ve eğer kirleneceklerse mürekkepleriyle kirlenirler..

Kerim Ufuk Kaya

(48)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Gitsin

Çilli bir güzel Saçları kısa

Gözleri kahvemsi Bakışları utangaç Gülüşü huzur verici

Sesi desem, mutluluk dolu Ve yakındır yolun sonu Gün geldi, gidiyor Gitsin.

Dur desem nafile gidecek, biliyorum.

Gidiyor.

Gitsin.

.Gitti.

Kerim Ufuk Kaya

(49)

Gördü

Gün aydı, o da gördü.

Yıldızlar arasında

Güneşin çok yakınlarında Bir ay bahçesinde

Gördü.

Gün biterken Güneş batarken

Yıldızlar renklendirirken geceyi O gördü.

Masal gibiydi.

Koskocamandı gözleri Masmavi…

Gördü.

Ay kadar parlaktı yüzü Bakışları kadar narindi sözü VeNe de güzeldi kâkülü.

Gördü.

Gün biterken

Yeni bir güne başlarken Her yer aydınlanırken

Çiçekler açmaya başlarken bahçemde O gördü

Ve gülüyordu yüzü.

Kerim Ufuk Kaya

(50)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Görünmez Güzellik Gökyüzünü hiç görmedim.

Birçok insanın anlattığına göre Masmaviymiş

Ve yanında sayısız bembeyaz bulut…

Gökyüzünün mavi olduğunu öğrendiğim günden beri Aklımda tek bir soru,

Acaba mavi nasıl bir şey?

Kerim Ufuk Kaya

(51)

Gözlerinizi Kapatın

Kitaplarla dolu bir ev düşünün Ve her duvar raflarla kaplı

Şairlerin odasından ressamların odasına kadar Uzun, upuzun bir koridor...

Nazımlar, Fazıllar, Cenaplar, Yahyalar...

Ve her rafın yanında bir masa Masanın üstünde bir radyo

Ve radyoda çalan o sessiz şarkılar

İnsanın gözünü, gönlünü doyuran şarkılar Bir ev düşünün

Pencereleri denizin maviliğine bakan Doğanın yeşil ve kahveliğini yaşatan

Ve ağaçların boşa harcanmamış sayfalarıyla dolu bir ev Bir ev düşünün

Kapısını açtığınızda burnunuzda kelimelerin kokusu Sanki karşınızda yazarların dünyası

Ve her odanın kendine özgü manzarası Bir ev düşünün

Sabaha Haşim'in akşamlarıyla uyandığınız Aşka Nazım'ın tutkusuyla bağlandığınız Kelimelere Cemal'in gözleriyle baktığınız

Ve her gece Mona Roza tablosuyla uyuduğunuz bir ev Şimdi de gözlerinizi açın

Ve başlayın o boş duvarları işlemeye Çünkü hayaller düşlemek için değil Gerçekleştirmek için kurulur.

Kerim Ufuk Kaya

(52)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Gül

Bir düş içindeyim.

Kapkara gecenin aydın sokaklarında geziyorum.

Elimde bir demet gül.

Mavi, yeşil, sarı, kırmızı, pembe…

Her renkten bir gül Ve kapındayım gene Bağırıyorum, sessizce.

“Her ne olursa olsun kadın, bana bir gül.”

Kerim Ufuk Kaya

(53)

Gül Kokulum Sen ki kadın,

Zamanı gelince yoldaş, Zamanı gelince sırdaş,

Zamanı gelince arkadaş oldun.

Sen ki kadın, Yaralarımı saran, Karnımı doyuran,

Beni karşılıksız seven tek varlıksın.

Sen ki kadın Sen canımın içi Sen benim

Gül kokulu validemsin.

Kerim Ufuk Kaya

(54)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Haşim'in Merdivenine Yorum Hayat

Ahmet Haşim'in merdiveni kadardır Sonu ve başlangıcı yok

Kimisi o merdivende oturakalır Manzaranın güzelliğinde kaybolur

Kimisi merdiven boyunca aşağı yuvarlanır Tutunamaz

Kimisi de en tepeye ulaşmak için yol alır Ağır ağır çıkar merdivenlerden

Sendeleyerek Düşerek

Fakat düştükçe öğrenir

Tırnaklarıyla demirlere tutunmayı

Bazense bir adımla üç merdiven birden çıkar Durmaz

Durdurulamaz Çünkü

Bir hedefe kitlenmiştir En tepeye ulaşmak

Merdivenin sırrına erişmek Dener durur

Bazen düşer Bazen kalkar Ama bırakmaz

Pes etmek yoktur tabiatında Yılmaz

Yıldırılamaz ...

Fakat bir zaman geçtikten sonra Durur

Çünkü artık durması gerektiğini bilir (O üç noktanın sonrası ve fakatın öncesi Orası büyük bir sessizliğin yemini

Kimse tam olarak bilmez orada ne yaşandığını Sadece yaşayanın anlattığı kadarı bilinir) Bir manzaraya bakar

Bir de ardına

Ardında bıraktıklarına Ve işte

İşte o zaman fark eder Asıl meselenin

Merdivenin sonuna ulaşmak olmadığını Asıl mesele o merdivende yol alabilmek Yol aldıkça renklendirebilmek dünyayı

(55)

Çünkü

Bu hayata bir renk dahi katamamışsan Ne önemi var

Yaşamışlığın Yaşanmışlığın Yaşlanmışlığın Kerim Ufuk Kaya

(56)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Hayal İşte Ne Yaparsın

Her gün hayallerle kapatıyorum geceyi Ama öyle sandığınız gibi

Zengin olmak

Şan şöhret içinde yüzmek değil Onlar sadece birer basamak Benim hayallerim

Hayal edemeyeceğiniz kadar güzel Kimisi on yaşında bir beyefendi Kimisi dokuz yaşında bir prenses Kimisi de beş yaşında bir bilgin Benim hayallerim öyle

Parayla Şöhretle

Kazanılacak bir şey değil Benim hayallerim

Çocukların gülümsemesinden geçiyor Ve en büyük hayalim

Bütün çocuklara ulaşabilmek Kerim Ufuk Kaya

(57)

Hayaldi Mahkum Bir ağaç altındayım Gölgesinde

Efil efil esen rüzgarla Hayal diyarlarındayım Gözlerimi kapattığımda Bir umut ışığı görüyorum Her yeri aydınlatıyor Bir gülümseme mi desem Yoksa bir bakış mı?

Ne de güzel parıldıyor öyle Işıl ışıl

Ağacın altında Uzanmışım

Karıncalar geziyor Kollarımda

Sırtımda Hissediyorum Gök devrilecek

Uyanacağım bu rüyadan Bir kadın sandığım

O ışık

Bekçinin fenerine dönüşecek Ve o ağacın gölgesi

Dört duvarın karanlığına boğulacak Karıncalar

Kırbaçlara dönüşecek Gülümseme desem

Öyle bir gülümse olarak kalacak

Fakat Bir kadının gülümsemesi olarak değil Bıyıklı bir adamın

Pişkin pişkin gülümsemesi olarak Kerim Ufuk Kaya

(58)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Hayat Sayfası

İnanın ki yazmak gelmiyor içimden

Hevesim bitmiş, yorgunluk çökmüş bedenime Gitmek bilmeyen bir halsizlik var üstümde Lakin

Tükenmek bilmeyen kalemim Yazmak için sabırsız

Tek kullanımlık

Bembeyaz renge sahip kağıdım Sessiz

Sadece bekliyor Yazılacak olanı Çaresizce

İşteHayatta, insanlar da aynen böyle Hayat hevessiz, yorgun, hissiz...

Fakat

Tükenmek bilmeyen insanlar Bir şeyler uğruna

(Para,şöhret...) Kaç kağıdı (umudu, hayali, hevesi,

canı...) harcıyorlar Farkında bile değiller

Sanıyorlar ki herkes kendileri gibi Tükenmez

Fakat bilmiyorlar ki

Tükenmeyen kalemi dahi Elbet bir gün birileri tüketiyor Kerim Ufuk Kaya

(59)

Hayatların Parçası AşkYarınsız bir yola

Yolculuğa çıkmak gibi Kanatsız

Gökyüzünde süzülmek gibi Neyin ne olduğunu bilmeden Belirsizlik içinde yaşamak gibi AşkBir güneş gibi

Bazen doğar Bazen batar

Bazense gökyüzünde hapsolur AşkBir şiirden daha fazlası

Yaşanmış

Yaşanmakta olan Yazılmış

Yazılmakta olan Ve her daim

Hayatların bir parçası olarak kalacak olandır Kerim Ufuk Kaya

(60)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Hükümsüz Kral Bir kral tandım Hükümsüz bir kral

Adaletiyle kalplerde taht kuran bir kral Bir dosttan daha fazlası olan bir kral Bir kral tanıdım

Nice geceyi aydınlatan bir kral Bir kral tanıdım

Ne krallık vardı görünüşünde Ne sözlerinde bir bencillik Tertemizdi sözü, yüzü gibi Bir kral tanıdım

KiBu kral

Bir kraldan daha fazlasıydı…

Kerim Ufuk Kaya

(61)

İki İnsan Bir Elma Eder

Dünya bile geceye ve sabaha boyanmışken İnsanlık hala neden ırkçılık peşinde?

Elmanın bile iki yarısı birbirine benzemezken İnsanlık,

Hala neden bir diğer yarısını öldürme peşinde?

Cümlelerimin dahi yarınları belkilerle doluyken Dün yaşamışım,

Bugün yaşıyor olayım ne fark eder?

O insana o nefesi ben üflememişken

O insandan o nefesi çalmak bana mı düşer?

IRKÇILIĞA HAYIR!

Kerim Ufuk Kaya

(62)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

İnsanlığa Dair Şimdi bakıyorum da

Birçok sayfa kurşuna boyun eğmiş Haksız yere suçlananlar gibi

Yazılanlar gerçeği yansıtmaz olmuş Geceleri siyaha bürünen gölgeler gibi Gündüzleri güneş doğmaz olmuş Pencerelere kuşlar konmaz olmuş Kafesleri bir türkü sarmış

Yaralar acısada öldürmez olmuş Şimdi bakıyorum da

Adalet küçük bir çantada

Yeşil ormanlar arasında kaybolmuş Camilerde imam olanın

Dışarda zinası eksilmez olmuş Cemaat YA ALLAH derken Dili küfürden kaçmaz olmuş Şimdi bakıyorum da

Dışarda beyefendi olanın

Evinde şiddet filmi bitmez olmuş Sesini duyamadığımız kadınlarımızın Bağrışlarında selaları yankılanır olmuş Şimdi bakıyorum da

Dilenci pazarcıdan Pazarcı müşteriden

Müşteri başkasının cebinden çalar olmuş Şimdi bakıyorum da

Siz bu şiirleri okurken

Birçok çocuk aç susuz kalmış Şimdi bakıyorum da

İnsanlık sadece işine gelince İNSANmış.

Kerim Ufuk Kaya

(63)

İnsanlığa Sesleniyorum

“Çöpçü dediklerinin çoğu senden bilgili

İnsanlar da kitaplar gibi dışı değil içi önemli”

Kerim Ufuk Kaya

(64)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

İstanbul Gibi

Bence artık uzak kalmalıyız Yani İstanbul gibi olmalıyız Avrupa ve Asya

Arasında da bir deniz Bir bütün

Hiç birleşmeyen bir bütün Kerim Ufuk Kaya

(65)

Kader Kimi insan

Hayaller dünyasında doğar Elini attığında

Her şey kendisine aittir Kimi insan da

Gerçeklikte doğar

Neye elini atsa elinde kalır Parçalanır

Kırılır Dağılır

Kerim Ufuk Kaya

(66)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Kadınım

Kal demek nafile

Zaten gideceğin dünden belliydi.

Sevmek yetmiyormuş bazen Sevilmediğin sürece

Yıldızlar kaysa da nafile Dilekler gerçekleşmiyormuş.

Ay görünse de geceleyin, Yollar aymıyormuş bazen.

Şimdi sana kal, Gitme desem.

Biliyorum ki kalmayacaksın.

Seviyorum desem Sevemeyeceksin.

Zaten giden birine kal demek En son çare değil miydi?

Kerim Ufuk Kaya

(67)

Kanatsız Kanatlar Gün gelecek

Kanatlanacak bütün mavi kuşlar Kimisi özgürlüğe uçacak

Kimisi ait olduğu yere Gün gelecek

Kanatlanacak bütün mavi kuşlar

Kimisi kanatlanır kanatlanmaz düşecek Avcının kurduğu pusuya

Kimisi de yolun yarısında pes edip dönecek Gün gelecek

Kanatlanacak bütün mavi kuşlar Fakat bütün kuşlar ulaşamayacak Hikayesinin sonuna

Kerim Ufuk Kaya

(68)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Kefenli Gelin

Siyah saçlarına karlar mı yağdı?

Ne bu üstündeki beyazlık?

Bir vardık bir yoktuk dedik diye Biz de mi o gariplerden mi olduk?

Duy sesimi kefenli gelin duy sesimi Bak saçlarının siyahı kara gömülmüş Yüzünün rengi Ay'ın beyazını geçmiş

Bu tenindeki soğukluk, yüzündeki donukluk Aramız mı bozuk kefenli gelin aramız mı bozuk?

Vur davulunu, çal sazını imam efendi Benim yarim kara toprağa gelin gitti Ellerimin arasındaki elleri kuma gömüldü Duvak ardındaki yüzü kefene büründü Vur davulunu, çal sazını imam efendi Benim yarim kara toprağa gelin gitti Kim bilebilirdi güneş batıdan doğacak?

Kim bilebilirdi yağmur havada asılacak?

Kim bilebilirdi dünya tersine dönecek?

Kim bilebilirdi bu garabet bizi vuracak?

Kim bilebilirdi bir gün yarim toprak olacak?

Kim bilebilirdi imam efendi kim bilebilirdi?

Vur davulunu, Çal sazını

Bu düğün devam edecek Kerim Ufuk Kaya

(69)

Kıranta

Geçiyor günler

Bazen hiç bitmeyecek gibi

Bazense nasıl bittiğini anlamadan Geçiyor işte

Bazen geceleri gündüze katıp Bazen gündüzleri hiç yaşamadan Geçiyor günler

Sokaklarda gezinen insanları izleyip Demirler ardından hayaller kurarken Geçiyor işte

Yarın ölecekmişsin gibi yaşayıp

Hiç ölmeyecekmişsin gibi şükrederken Geçiyor günler

Sayfalarca dolu yazılar içinden En güzelini özenle seçerken Geçiyor işte.

Bazen tek bir kelimelik oyun

Bazense uzun uzadıya yazılan bir cümleyle Geçiyor günler

Aynalara uzun uzun bakıp

Bu kırışmış yüz, benim mi diye sorarken Geçiyor işte

On yaşında hissetsen bile

Elli yaşını doldurmuş oluyorsun, fark etmeden Geçiyor günler

Yaşanmışlıkları ardında bırakıp Yaşanmamışlığa koşarken Geçiyor işte

Birer birer

Nasıl bittiğini anlamadan…

Kerim Ufuk Kaya

(70)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Kısa Bir Not

Nasıl ki çiçekler yağmurun altında ıslanmadıkça büyümez.

Öyle ki adalet gün yüzü görmedikçe bu devran dönmez.

Kerim Ufuk Kaya

(71)

Kısa Hayat

Zaman geçti ve büyüdü çocukluğum Şimdi o çocukluğun yerini gençlik aldı Ve biliyorum ki gençliğimin yerini Günü geldiğinde yetişkinlik alacak Zaman geçecek ve büyüyecek bedenim Yetişkinliğimin yerini ihtiyarlık alacak Ve biliyorum ki bedenim günü geldiğinde Güllerin ve daha fazlasının toprağı olacak

Kerim Ufuk Kaya

(72)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Kimsin Sen?

Sana öyle bir şiir yazmalıyım ki Üstatlarım dahi utansın sevmekten Seni öyle bir işlemeliyim ki şiirlere Nakış nakış

Terziler dahi bulamasın ismini Öyle bir güldürmeliyim ki seni

Sen güldüğünde bütün çocuklar gülsün Öyle bir bakmalıyım ki sana

Gözlerim asla unutamasın gözlerinin kahveliğini Yani öyle bir sevmeliyim ki seni

Sen dahi kim olduğunu anlama Kerim Ufuk Kaya

(73)

Koca Çınar Ölüm yakın Biliyorum

Ansızın gelecek ardımdan Azrail Üfleyecek enseme

Ben geldim diyecek Ben geldim

Biliyorum ölüm yakın

Biliyorum yakında gözlerim kapanacak VeYere yığılacak o koca çınar

Yapraklar esintiyle dağılacak Memleket memleket

Dolaşacak Onca yaprak Onca söz Ve sadece Küçük bir umut Kerim Ufuk Kaya

(74)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Kuş

Uçuyorum, Bir kuş oldum,

Göçüyorum buralardan.

İnsansız bir yerde İnsan kalmak yorucu Uçuyorum.

Bir kuş oldum.

Göçüyorum buralardan.

Kerim Ufuk Kaya

(75)

Kuşun Şarkısı

Ay karanlık, rüzgar esmiyor bu gece Gece, gecelerden bir gece

Dillere düşmüş birkaç hece Bir kadını anımsattı evvelce Gök, yüzünü kapatmış aydınlığa Yıldızlar mağdur, güneş firarda Ne ayacak şan duvarı ne bayılacak Sen gelmedikçe gün doğmayacak Şanım duyulmuş, gözler kafeste

Saat gecenin biri, günlerden perşembe Gökyüzünde onlarca yıldız ve eğlence Ay'ı beyaza boyamak büyük bir işgence Yeryüzü suskun ve büyük bir patlama Her bakışta aşık oldu adam kadına Ne açacak bülbülün gülü ne solacak Sen gülmedikçe gün doğmayacak Kerim Ufuk Kaya

(76)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Kuzu

Kurtlar uluyunca kuzuların sesi çıkmazmış Yalan

Bir kuzu tanıdım Bin kurda bedel

Aslan ormanlar kralıymış Yalan

Bir kuzu tanıdım Dünyalara bedel En iyi dost insanmış Yalan

Bir kuzu tanıdım Bütün dostlara bedel Kerim Ufuk Kaya

(77)

Latif-e

Bu dünya tuhaf

Aptal herif bizim Latif.

Diyor:

Kadınlar hep masraf.

Bu dünya tuhaf Kelimeler lafügüzaf.

Zeki kadın bizim Latife.

Diyor:

Biraz aptal bizim Latif.

Kerim Ufuk Kaya

(78)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Mayhoş

Sabah birdenbire durdu zaman

Ay çıktı bulutlar arasından Güneş küstü,

kaçtı bir balkona Işıklar üstünde sarhoş bir adam

Işıklar altında nahoş bir kadın Gece saklandı hayaller

Yıldızlar sustu,

ötüştü kuşlar Denizde dalgalar

havada bir esinti

açtı güller Hayatlar garipleşti

günler kısaldı Ve kıskandı papatyalar

Açmaz oldu karanfiller Gece sefaları geceye küstü

Gün doğarken sessizleşti yeryüzü Kerim Ufuk Kaya

(79)

Meftun Bir Beste

Gecenin sesi ve yıldızların öfkesi Göklerde kaybolmuş bir kadın sesi Yalnız başına kalmış dünya gölgesi Duyan yok, gören yok, seven yok.

Şarabın etkisi ve kadının gözleri İlhamını kaybediyor kalemin elçisi Uykusuz kalmış bir rüyada gibi Duyan yok, gören yok, seven yok.

Kuşlar uçarken kelebelekler öldü mü?

Hangi şarkıda kayboldu kanat sesleri?

Gök yüzünün aydınlığına kapılmış gibi Duyan yok, gören yok, seven yok.

Okyanusun ortasında ikiye ayrılmış bir gemi Bir tarafı cehennem, bir tarafı cennet bahçesi Ahiret duvarına asılmış bir tablo gibi

Duyan yok, gören yok, seven yok.

Ay'ın karanlığı ve ayanların en güzeli

Geçmişte kaybolup geleceğe koşan bir peri Yarınların sonrası dünün bugünü gibi

Duyan yok, gören yok, seven yok.

Sokak lambaları ve denizin mavisi Gözleri kamaştıran gecenin incisi

Işıklar altında kaybolmuş bir yıldız gibi Duyan yok, gören yok, seven yok.

Menekşeler açarken güller soldu mu?

Hangi hikâyede kaldı Leyla'nın Mecnun'u Destanlar kulaklar arasında solmuş gibi Duyan yok, gören yok, seven yok

Bu şiirin en güzel bestesi bir kanat sesi Gökleri dize getiren kelebeğin ezgisi Şarkılarda kaybolmuş bir söz gibi Duyan yok, gören yok, seven yok.

Kerim Ufuk Kaya

(80)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Mektup

Gün doğmak üzere

Saat dakikaları saymakta Bense bir masa başında

Elimde kalem, önümde defter Yazıyorum.

Bu mektubu sana yazıyorum.

Sen şimdi çok uzaklarda

Evimin dibinde, gözlerimin önündesin.

Bir ses kadar yakın Bir bakış kadar uzakta

Sen şimdi başka romanda başka kahramansın.

Biliyorum.

Gün geldiğinde yazdıklarım sana ulaşacak.

Duyacaksın sesimi.

Okuyacaksın.

Başka romanın başka kahramanı olsan bile.

Bak gün doğmak üzere.

Yeni bir gün, yeni umutlar doğurur.

Akşam olunca hepsi bataklıkta boğulsa bile.

Bak saat dakikaları saymakta.

Ha geldi ha gelecek.

Hiç gelmedi, gelmeyecek.

Bak bir garip var masa başında.

Elinde kalem, yazıyor.

Sırf sen duy diye

Konuşturuyor kalemini.

Bak o garibin bir de dostları var.

Şimdi hepsi başka yerde, başka masada…

Kiminin elinde rakı, Kiminin elinde viski,

Geceleri uzun, sohbetleri koyu Dertleri amaçsız, hayatları dağınık Tıpkı kendileri gibi…

Bak o garip masada tek başına.

Dostları ise başka masada Başka insanlarla.

Bak hepsinin bir hayali var.

Mutlu olmak gibi, Affedilmek gibi, Yaşamak gibi…

Bak o garip.

Dostları ondan da garip Bak hayatları dağınık.

Bak hepsi mutlu olma çabasında.

(81)

Kimi elindeki rakıyla, kimi de yazdıklarıyla.

Kerim Ufuk Kaya

(82)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Mısır Tane

Sen hiç mısır tanelerini saydın mı?

Ben saydım

Sonsuz tane vardı Sonsuz tane

Bu evrende bulunan sayısız yıldız kadar Dünyada yaşayan insanlar kadar

Sen hiç bir kadını mısır sayarak unutmaya kalkıştın mı?

Ben kalkıştım

Sen hiç evde yalnız başına mısralarla uyudun mu?

Ben uyudum Mısır, mısır, mısır Mısırlar ve mısralar

Bir beyaz kağıdın üstünde Uyum içinde

Eskiden

Eskiden bir mısırdı gözümde Sarıdan başka bir şey değil

AmaEve kapandım kapanalı en iyi dostum oldu En iyi sırdaşım

Söylesene

Sen hiç bir kadını mısır tanelerini sayacak kadar çok sevdin mi?

Ben sevdim Hem de

Bir mısır değil onlarca mısırın tanesi kadar Çok sevdim

Kerim Ufuk Kaya

(83)

Mısraların Dizesi Suyun yüzeyinde

...Görüyorum

...Büyük bir öfke İçın için kan ağlayan bir aslan gibi Suyun altında

...Görüyorum

...Bulanık bir balık Belli ki kan ağlayan aslana yanık

Uzaklarda bir yerde

...Duyuyorum

...Kadının sesi Göklerin ardından doğan bir güneş gibi Adanın diğer ucunda

...Görüyorum

...Mağdur bir maşuk Belli ki güneş gibi doğan kadına aşık Kerim Ufuk Kaya

(84)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Münzevinin Şiiri Biliyorum

Bir yerlerdesin hala Bir şiirde mesela

Ya da kaldırımların karşısında Biliyorum

Yıldızların rüzgarısın hala

Gökyüzünde, bulutlar arasında Ya da yeryüzünün gölgesinde Biliyorum

Sen de beni düşünüyorsun Benim seni düşündüğüm kadar Ya da en kötüsü

Ara sıra uğruyorumdur sözlerine

Gönül ister ki dizlerinin dibinde olayım Ama boş ver

Sözlerinin bir ucunda olmak

Hiçbir vakit aklında olmamaktan daha iyidir Kerim Ufuk Kaya

(85)

Namütenahi

Günlerden bugünken Dünümüz yarın olsun Dün sonbaharken

Bugün ikinci baharımız olsun Ay geceye boyansın

Dünya dönüp dursun Saatler bedbin olurken Zaman akıp dursun

Evler, duvarlar yıkılacaksa yıkılsın Kıyamet kopacaksa kopsun

Boş ver

Ölmek için vakit daha çok erken Kerim Ufuk Kaya

(86)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Nazım Vakti Bazen

Hiç beklenmedik bir an

Hiç beklenmedik bir zaman da Öyle biri çıkar ki karşına.

Onlarca hatta binlerce şiir yazsan da

Onun hayat dolu sevgisini yine de anlatamazsın.

Onlarca şiir arasından en güzeli olur.

Farkına bile varamazsın.

Öyle biri çıkar ki karşına Tek bir gülümsemesiyle Üç kare oluşur hatıralarda Ve dillerde tek bir cümle

“Ne güzel şey hatırlamak seni”

Kerim Ufuk Kaya

(87)

Ne Mümkün

Uzun süredir aklımdasın.

Aklımda olduğun kadar dilimde Kelimelerimin ardında

Şarkılarımdasın.

Bir melodi gibisin.

Uzak diyarlara sürükleyen Dillerden düşmeyen

Unutulup unutulup hatırlanan Ve herkesçe söylenen…

Öyle bir şeysin ki

Yanında ağlamak ne mümkün

Gülmemek için zor tutar insan kendini Mutsuzluk nedir bilmezsin.

Bir çocuk gibisin

Masum, sevimli, haylaz ve tatlı Öyle bir şeysin ki

Seni anlamak Anlatmak Ne mümkün.

Kerim Ufuk Kaya

(88)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Nefsin Sadece

Sen bu dünyada kalmış ve kalacak olansın Ne ağlar durursun bir bebek gibi?

Sen bu dünyada yaşanmış ve yaşanak olansın Ne zırlar durursun bir çocuk gibi?

Sen bu dünyada yanmış ve yanacak olansın Ne bakarsın öyle gözleri alev alev?

Sen bu dünyada en büyük günahkarsın Ne diye bağrıp durursun içimde yana yana?

Sen bu dünyada bir nefsin sadece Ne aldanıp durursun şeytanın oynuna?

Kerim Ufuk Kaya

(89)

O C Ö O.C.Ö.

Bir adam düşünün Mavilere âşık bir adam SesiDuruşu

Bambaşka bir adam Bir adam düşünün.

Gözlerinin kahveliğinde Maviyi gizlemiş bir adam Genç yaşında

Hayata sımsıkı tutunan

AmaHayatın onu tutamadığı bir adam Bir adam düşünün.

Yazdıklarıyla Söyledikleriyle Çaldıklarıyla

Milyonlara dokunan bir adam Bir adam düşünün.

Mavilere âşık bir adam Sesi,

Duruşu,

Bambaşka bir adam Bir adam düşünün Düşünün ki

Değiştirsin zamanı Umut olsun hayatımıza Ondan geriye bir iz değil Kendisi kalsın yaramızda Bir adam düşünün

Düşünün ki

Güneş doğduğunda Hırkasını yere atıp Koşsun

Babasına doğru Bir adam düşünün Düşünün ki

Her şey bir rüya olsun Gün yeniden doğsun Düşünün ki

Maviler o adamı geri getirsin Kerim Ufuk Kaya

(90)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

O Geliyor

Duyuyor musun?

Yaklaşıyor Çok yakında Sessiz

Ayak sesleri duyulmuyor Görünmüyor bedeni Yaklaşıyor

Hissediyor musun?

O geliyor Yavaş yavaş Sessiz sessiz Yaklaşıyor

Duyuyor musun?

Kerim Ufuk Kaya

(91)

Öyle Bir Sev Ki

Mesela sen ona bir ayna ol.

O, aynada kendini gördüğünü sansın

Ama gözlerine baktığının farkına bile varmasın.

Kerim Ufuk Kaya

(92)

www.Antoloji.Com - kültür ve sanat

Peşindeyim

Denizin tam ortasındayım Suyun üstünde

Ayaklarım çıplak Yürüyorum

Bir sonsuzluk peşinde

Gecenin en derin kuytusundayım Ayın arkasında

Gözlerim açık Koşuyorum Bir ışık peşinde

Uzayın en gizli yerindeyim İnsanların içinde

Dünyanın tam ortasında Oturuyorum

Bir gülümseme peşinde

En dipsiz kitapların sularındayım Bedenim suyun içinde

Kelimelerin ortasında Yüzüyorum

Bir şiir peşinde

Yazılabilecek en güzel şiirler içindeyim Dudağının kenarında

Gözlerinin içinde Ölüyorum

Bir sen peşinde Kerim Ufuk Kaya

(93)

Ruh-u Revan Uyumak istiyorum.

Gözlerimi kapatıp bir daha uyanmamak Uyanmak istiyorum.

Gözlerimi açtığımda bir cennet bahçesinde Kerim Ufuk Kaya

Referanslar

Benzer Belgeler

Dedim ki sonra sorma bana ey dost sorma anlamadım insanoğlunu neden böyle diye Derviş dedi sor bana ey dost sor bana.. Garibanın evinde bir öğün aşı yiyip bölüp paylaştım

Gönlümde açan bir gül olmana hasret kaldım, Gül yüzünü bir kez olsun görmek isterdim, Rüyalarımda seni görmeye hasret kaldım, Hasretin her gün yakıyor yüreğimi,.

Yine dönemin büyük nazariyatçılarından ve bestekâr Necdet VAROL ise, Onur AKAY’ın konservatuvarlar için yazdığı “Türk Mûsıkîsinde Makamların Oluşması ve

Zaman ayağımın altından kayan bir cevher, Hayatı algılamak sevmekten geçer. Yağmurun sesini dinle bak, Sana anlatır

İğdebelen'deki ihtiyar ahlat ağacının yeri olsun gömütlüğüm Ramazan Topoğlu.. www.antoloji.com - kültür

Bir iki saatlik sikici bir yolculuk sonra daha uzun daha sikici biri daha ve en sonunda dayanilmaz bir tane. Elde bir iki valiz validenin doldurdugu bir kac nevi gida, havlu

Yaradan niyazım duam var sana Affet beni ahu zara düşürme Yardım et ne olur yardım et bana Sevda bilmez gafil yara düşürme - Çaresiz çileler gördüm başımda Hastalık

Sen beni sevmesende, Yinede seni seviyor, Kahrolası gönlüm Haydar Gündüz.. Kalp