Kerim Ufuk Kaya
- şiirler -
Yayın Tarihi:
06.10.2020
Yayınlayan:
Antoloji.Com Kültür ve Sanat
Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir. Şiirlerin kopyalanması gerçek veya elektronik ortamlarda yayınlanması, dağıtılması Türkiye Cumhuriyeti yasaları ve uluslararası yasalarla korunmaktadır ve telif hakları temsilcisinin önceden yazılı iznini gerektirir. Bu doküman, şairin kendisi veya temsil hakkı verdiği kişinin isteği üzerine Antoloji.Com tarafından, şairin veya temsilcisinin beyanları doğrultusunda yayınlanmıştır. Bu dokümanın yayınlanması kullanılması dağıtılması kopyalanması ile ilgili husularda ve şiir içerikleri ile ilgili anlaşmazlıklarda Antoloji.Com hiç bir şekilde sorumlu ve taraf değildir.
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
18 Mart
Yıl 1915, yer Çanakkale Savaş kapımızda
Fakat
Ellerde ne bir silah var ne bir tabanca Beş kişi paylaşıyor bir tas suyu
Karınlar aç, gözler uykusuz Gökyüzü kapalı, hava yağmurlu Her ananın kınalı kuzusu
Ali’si Kasım’ı Mehmet'i Hasan’ı Hepsinin gözleri kapalı
Koşturuyor şehit olma uğruna Hepsinin gönlünde yatan Vatan, millet, hürriyet aşkı Anlayacağınız
Vatan için siper oldu onca can Onca can vatan uğruna şehit oldu Şimdilerde bir baba
Çocuğunun mutluluğunu yaşayabilsin diye
Onca Mehmet babasını gömdü, bilinmedik çukurlara Yani demem o ki, Çanakkale deyip de
“Bastığın yerleri toprak diyerek geçme,tanı Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı”
Bu vatan, öyle kolay kazanılmadı Öyle de kolay kolay bırakılmaz Çanakkale geçilmedi
Çanakkale geçilmez Kerim Ufuk Kaya
18 Mart 1915
Gök gürledi sarsıldı dünya Yerden fışkırdı garabeti rüya Bir elde hürriyet, bir elde vatan
Kanını koydu toprağa, onca şehit yatan Gök gürledi sarsıldı toprak
Topraktan fışkırdı onca al bayrak
Üstlerinde şehit isimleri, göklerde ezan sesi Bu duyduğunuz yurdumun hürriyet ateşi Gök gürledi titredi düşman
Bir aslan misali kükredi vatan Gözlerden akan yaş değil kan Gönüllerden geçen yas değil iman Günlerden 18 Mart Perşembe Yıl 1915 yer Çanakkale
Toprakta yatan ölü değil şehit
Bu gördüğünüz savaş değil kurtuluş
Abdullah oğlu Hasan(burada), Hasan oğlu Osman (burada) Osman oğlu Mustafa(burada), Mustafa oğlu Şakir (burada) Bu saydıklarım birer ünlü değil
Bu saydıklarım nice şehidin binde biri
Çanakkale'de bir yiğit ölüyor bin yiğit doğuyor Seyit'imin sırtında iki yüzlük bir mermi
Denizlerde büyük bir patlama sesi Bu duyduğunuz yurdumun son nefesi Al eline şanlı silahını yeri göğü inlet Vur karşındaki küstaha düşmanı titret Sen ki şehit oğlusun incitme yazıktır atanı Verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı Halkım,gençliğim ve geleceğim bunu bilecek Ne bu ateş sönecek, ne bu nefes kesilecek Gök gürledikçe bu ateş körüklenecek Çanakkale geçilmedi, geçilmeyecek Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
2016
Ne sen beni hatırlayacaksın Ne de ben seni
Ama kabul et ki
Ne sen unuttum diyebileceksin Ne de ben
Kerim Ufuk Kaya
Afrosya Afrosya
Yarınlarda kaybolduğum günden beri Yarınlar içerisindeyim.
Afrosya
Gözlerine tutulduğum andan beri Meyhane köşesindeyim.
Afrosya
Ne senin benden haberin var.
Ne de benim benden…
Afrosya
Bir hiçliğin içindeymişim gibi Sanki ben hiç doğmamışım gibi Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Afrosyam Afrosya
Öyle içten sevmek istiyorum seni.
Afrosya
Ne şiirlerin anlatmaya gücü yetsin.
Ne romanların yazmaya hali kalsın.
Afrosya
Ne de şarkıların sonu gelsin.
Afrosya
Bak ezberlettim seni Artık tek ben değil, Herkes biliyor ismini.
Afrosya, Afrosyam.
Kerim Ufuk Kaya
Anlayamadıklarımız Serisi 1
Belki de güzel olan bülbülün sesi değildi Belki de güzel olan karganın siyahıydı
Belki de biz güzeli çok yanlış yerde aramıştık Belki de biz güzeli değil
Güzel gibi geleni sevmiştik.
Belki de karganın sesine değil de Aklına bakabilseydik eğer
Güzel olanın bülbülün sesi olmadığını
Güzel olanın karganın siyahı olduğunu anlayabilirdik.
Anlayamadık.
Anlayamıyoruz.
Anlayamayacağız.
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Anlayamadıklarımız Serisi -2-
Belki de güzel olan kelebeğin kanatları değildi Belki de güzel olan arının zekası ve çalışkanlığıydı Belki de biz güzeli çok yanlış yerde aramıştık Belki de güzel olan yerine
Güzel gelene kaptırmıştık kendimizi
Belki de güzel olan kelebeğin kanatları değildi Belki de güzel olan arının çalışma azmiydi Belki de arı bu yüzden kızgındı bize
Iğnesini bu yüzden batırıyordu belki de Anlayamadık.
Anlayamıyoruz.
Anlayamayacağız.
Kerim Ufuk Kaya
Arkadaş Arkadaş
Ben, ben değilim
Ben beni kaybettiğim günden beri Arkadaş
Biz, biz değiliz
Biz, bizi unuttuğumuz günden beri Arkadaş
Biz seninle arkadaş bile değiliz
Arkadaşlığımızı dahi ezdiğimiz günden beri Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Başlıksız Şiir Anladım ki
Bazı sevgi cümlelerinin Naif bir tadı olmalıymış Ama hiçbir cümlenin tadı
Ağzından çıkan bir çift söz kadar tatlı değil Anladım ki
Sevmenin en güzel tadı
Sevgilinin yokluğunda bulunurmuş
Ama hiçbir yokluğun tadı bir gülüş kadar tatlı değil Anladım ki
Günün en güzel saatleri Şiirlere işlediğim başlıklarmış Ama hiçbir başlığın tadı
Senin adın gibi aklıma kazılı değil Anladım ki
İnsan anladıklarıyla öğrenir Anlayamadıklarıyla büyürmüş
Ama hiçbir anlam seni anlatabilecek kadar kifayetli değil Kerim Ufuk Kaya
Bekleyiş
Her pazar sabah saatlerinde Bedenim bir odada
Aklım dışarıda
Gözlerimse mavide savrulan gemileri seyrediyor Bir elimde sigara
Diğer elimde pencere demirleri Saatleri sayıyorum
Geçmek bilmeyen günleri Her pazar sabah saatlerinde Önümde bir bardak dolu su Ve suyun her bir yudumunda
Yavaş yavaş göğe yükselen dumanlar Gökyüzünde boğulan sessizlik
Sessizlik içinde hapsolmuş haykırışlar Ve evimin duvarlarında
Eskisi kadar mutlu olmayan fotoğraflar Her pazar sabah saatlerinde
Uzun bir bekleyiş Ve bekleyişin sonunda
Geceye omzunu yaslayan bir adam Ve o adamın dilinden dökülmüş Birkaç hatırı sayılır kelime Umut dolu bakışlar
Ve o bakışların karanlığına hapsolmuş şiirler Şiirlerde saklı kalmış gerçekler
Ve gerçeklerin tutsağı olmuş şairler
Şimdi hepsi dört duvar arasında mahkûm Her pazar sabah saatlerinde
Açıklanamayan acı gerçekler
Gerçeklerin gölgesinde kalmış yalanlar Ve her yalana tabi olan şeytanlar
Şimdi hepsi dünyanın doğruluğunda mahkûm Her pazar sabah saatlerinde
Sokağa çıkmayı
Eski bir aşkın kapımı çalması kadar Umutsuzca değil
Son umutmuşçasına bekliyorum Bekliyorum ama nafile
Günler geçse de gerçekler geçmiyor
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Ben
Şimdi bakıyorum zamana da Ben değişmişim
Değişmekteyim
Ve değişmeye devam edeceğim Ama eğer
Birileri hiç gitmeseydi, kalsaydılar yanımda Şimdiki ben
Ben olabilir miydim?
Kerim Ufuk Kaya
Bensizim Ben;Bir Müslüman
ve aynı zaman da bir Türk genciyim.
Lakin
Şimdi yazacaklarımın bunlarla bir ilgisi yok!
Çünkü:
Ben bir insanım
Kadın, erkek, yaşlı, genç...
Ben bir insanım
Rengim siyahi,beyaz,esmer...
Ben bir insanım
Saçım kısa,uzun,mavi,gri...
Ben bir insanım
Dini inancım var ya da yok.
Ben bir insanım İnsan!
Sizler gibi...
Ben bir insanim
Benim de hayallerim var Şiirler yazıp seslendirmek gibi
Top peşinde oradan oraya koşmak gibi Şarkılar dinleyip söylemek gibi
Ben bir insanım
Gülmek benim de hakkım Ben bir insanım
Toplum dediğiniz düzenekte ben de varım!
Ben bir insanım Sen bir insansın Bizler insanız
Yaşamak, hepimizin hakkı Ne sen benden üstünsün Ne de ben senden
Ama BİZ senden de benden de üstünüz Biz;birlikte güzeliz,
birlikte özeliz, birlikte güçlüyüz.
Yaşasın insanlık, yaşasın hürriyet!
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Bilinmeyen
Sabahın bilmem kaçı Uyanmışım
Bilmediğim bir şehrin Tam ortasındayım Yorgunum
Biraz da kırgın Düşünceliyim
Bir o kadar da mutlu
Yeni bir hayata merhaba diyor sözlerim Gözlerimse biraz tedirgin
Ve aklımda birkaç soru Acaba ben neredeyim?
Kerim Ufuk Kaya
Bilirim
Yıllar, seni eskitemez, bilirim.
Güneş battıkça gençleşirsin Ay doğdukça
Yıllar, seni eskitemez, bilirim.
Güller açar yanağındaki gamzede Sonra da sözlerinde
Yıllar, seni eskitemez, bilirim.
Kitaplar gibi hep genç yaştasın.
Hayatın eseri...
Yıllar, seni eskitemez, bilirim.
Sessizliğindir güzelliğin Bakışların da ötesinde
Yıllar, seni eskitemez, bilirim.
Eskittim sanır sadece Eskitemez, bilirim.
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Bilmeli Ama Bilemeyiz
Karanlık bir odada küçük bir el fenerinin ışığıdır, seni seviyorum diyebilmek. Ve insan seni seviyorumlarında sadece görmek istediğine ışık tutar. Oysaki lambayı açsa karanlık sona erecek ve aydınlığın verdiği huzurla karşısındaki bütün insanlığı görebilecek. Ama dediğim gibi insan geride bıraktıklarıyla kolay kolay yüzleşemez. Sadece görmek
istediğini görür ve bu görmek istediği kişi de genellikle seni seviyorumlarında sakladığı insandır.Düşünün yani sırf o bir kişi yüzünden bütün insanlıktan mahrum kalır. Açmaz lambayı, göremez onu sevenleri ya da belki de görmek istemez, bilemeyiz.
Kerim Ufuk Kaya
Bilmiyorum
Kalemim titriyor ve sayfalarım bomboş Eskiden yazmaktan çekinmediğim isimler Sanki şimdi başımda dikilir gibi
Korkuyorum
Virgülü kullanmaktan
Noktayı yanlış yere koymaktan Yalnızı yanlız gibi yazmaktan Korkuyorum
Sanki ileride beni daha çetrefilli günler bekliyor gibi Ben daha kendi karmaşamda yaşayamazken
İnsanlar arasında nasıl nefes alacağım?
Bilmiyorum
Ve ellerim terlemeye devam ediyor
Gözlerim donmuş, aklım bir şeyler düşünüyor Şimdi bu adam
Böylesine ağır bir yükün altından nasıl kalkacak?
Onca kelimenin arasından en güzelini nasıl seçecek?
Ve tabii ki bu kadar korku doluyken sözleri Kendinden sonra gelen nesile nasıl seslenecek?
Bilmiyorum, bilmiyorum, BİLMİYORUM!
Ama bildiğim bir şey varsa
O da yine bir kağıdı boşu boşuna israf ettiğimdir.
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Bir Babadan Daha Fazlası
Benim ismimin pek de bir önemi yok Önemli olan
Kalbimin kalemim kadar siyah olmadığıdır.
Yazdıklarımın
Yaşadıklarım kadar acı olmadığıdır.
Çünkü insan, eğer insansa Mutlu olmayı hak eder.
Hayatta herkesin bir kahramanı vardır kimisinin annesidir bu
kimisinin babası Benim kahramanım da
babam.
Çünkü ben
ondan öğrendim
İnsanı insan yapan duyguları Merhameti,
şefkati,
edebi,
saygıyı…
Beni ben yapan şeyleri
Ben o adamdan öğrendim.
Dertlilere derman olmayı
Muhtaçlara yardım etmeyi Yemeyip içmeyip
Sokaklar için çalışmayı.
Ben bunca şeyi
Bir adamdan öğrendim
Bu adam ben çok küçükken bir soru sormuştu Baban mı olayım?
Arkadaşın mı?
-Babam ol, arkadaşım çok.
demiştim.
OlduÖyle bir baba oldu ki Ben şimdi
yolda yürürken Bir kuş korkup uçmasın diye
Yol değiştiriyorsam Bu O adamın bana öğrettikleri sayesindedir.
Hakkını ödeyemem babam
ama sen gene de helal et.
Kerim Ufuk Kaya
Bir Demet Şiir
Zamansız esen bir rüzgâr peşindeyim.
Ellerim bağlı, özgürlük düşündeyim.
Gecenin bir vakti kuytu bir köşedeyim.
Ellerimde kelepçeler, koşuyorum.
Sen de sensizliğe ben deyim özgürlüğe.
Ayaklarımı hissetmiyorum, koşuyorum.
Lale kokusu sarıyor her caddeyi.
Köpek sesleri bastırıyor ayak seslerimi.
Göz gözü görmüyor, koşuyorum.
İnanması zor, biliyorum.
Suçsuzum demek kadar kolaymış suçlanmak.
Ellerim bağlı, koşuyorum.
Hangi tarafa dönsem o cadde karanlıklaşıyor.
Aymaz oluyor geceler, yoruluyorum.
Ayaklarımı hissetmiyorum, nefes nefeseyim.
Akşam sessizliğine bürünüyor karanlık.
Ve sokakta bir çocuk görüyorum.
Elinde de bir demet şiir.
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Bir Düş İçinde Sen Bir şiir düşlüyorum Günün ağardığı vakitte
Kuşların gökyüzünde siyaha boyandığı vakitte Bir şiir düşlüyorum
Her yer karanlık Simsiyah
Sadece bir güneş parıldıyor Uzaktan uzaktan
Sonra
Bir rüzgar esintisiyle sen çıkageliyorsun Saçlarını savurarak
Öyle bir sen ki gelen bu
Gözlerin gözlerime değdiğinde İşte diyorum
İşteBir şiir ancak bu kadar güzel düşlenebilirdi
Kerim Ufuk Kaya
Bir Gece Vakti Bir gece vakti Caddeler sessiz Yolcular çaresiz Giden gidiyor Kalan habersiz Bir gece vakti Gün daha aymadı Sokaklar dolmadı Gemiler sessiz Gidenler suçsuz Bir gece vakti Yollar uzun Günler kısa Saatlerin ömrü Saniyeler kadar Bir gece vakti
Ne giden dönecek geri Ne kalan unutacak gideni Başlangıçların sonu
Sonların başlangıcı Bir gece vakti Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Bir Hayal Çocukluk
İstanbul’a gitmek istiyorum.
Uzun bir yolculuk,
Afyon’da sucuk ekmek…
İstanbul’a gitmek istiyorum.
Deniz kenarında çay ve simit, Gerisine lüzum yok.
İstanbul’a gitmek istiyorum.
Bir hayal, çocukluk,
Küçük, masum bir çocuk…
Ben,İstanbul’a gitmek istiyorum.
Kerim Ufuk Kaya
Bir Hayal Dünyası
Yalansız bir dünya istiyorum Kâğıt gibi bembeyaz
Şairler doldursun o kâğıdı İki afili söz,
Biraz hece, biraz kafiye...
Yalansız bir dünya istiyorum Sevgiyle dolu bir millet Sevelim, sevilelim Gülelim, eğlenelim
Güzel günler yaşamak istiyorum Gelecek nesle güzel şeyler anlatmak Yalansız bir dünya istiyorum
Çocuklar yönetsin bu dünyayı Kalp kırmadan anlatılsın dertler
Savaşarak değil paylaşarak yükselsin değerler Penceremden evime girmesin bomba sesi Duymak istediğim top sesi bu değil…
Yalansız bir dünya istiyorum Güneş doğarken uyanmak Ay batarken uyumak
Gece nöbetlerinde gitmesin gençliğim Gel barışalım, sarılalım
Her şeyi ardımızda bırakıp Yaşayalım
Ve en önemlisi de yaşatalım Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Bir İki Cümle Gözlerinin ışıltısı
Ay kadar parlak.
Sözlerinse
Bir gece kadar karanlık.
Kerim Ufuk Kaya
Bir Kerecik Olsun Gel Bir fincan kahve ol,
GelBir yudumun kırk yıl hatrı olsun Kitapsız sayfaların şiirleri ol, GelYazılanlar sadece bana ait olsun Rüyalar uykudan uyanmadan gel Çizilenler sayfadan silinmeden gel Nazım'ın Piraye'si olmasanda gel GelGel..
Ne olursan ol gel
Bir şarki parçası ol mesela Mesela bir şiir ol
Gel
Raydan çıkmış bir tren ol Rayıma ortak ol gel ..
.
Denizlerin üstündeki gemi ol Gemideki kaptan ol gel ..
.
Bir müziğin en sevildiği söz ol Şiirlerimin en güzeli ol gel ..
.
Bir kerecik olsun Hayallerimde değil Gerçeklerimde gel.
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Bir Ömre Bedel Bana bir gül ver
Güller açsın gamzelerde Renklensin kara geceler Dalgalansın mavi denizler Bana bir gülüver
Gül kırmızısı dudaklarınla Beni öp sonra sarıl bana Tut ellerimden, bırakma Bana bir gül ver
Güneşine kavuşsun gün yüzü Çiçeklerle dolsun yeryüzü Maviye boyansın gökyüzü Bana bir gül ver
Bembeyazından bir gül Sonra bana bir gülüver
Bir gülüş bir ömre bedel olsun
Sen gönlümce, hayat güllerce güzel olsun Bana bir gül ver, gülüver.
Kerim Ufuk Kaya
Bir Rüyaya
Rüyamda görmüştüm seni Siyah saçlı papatya
Bukle bukle saçların vardı Al al yanakların
Ve ay kadar berrak bir tenin Rüyamda görmüştüm seni Yeşilimsi gözlerin
Maviye çalan bakışların Tek nefeste içimi dolduran
Gece sefaları kadar güzel kokan avuçların Rüyamda görmüştüm seni
Öyle uzun uzadıya bakmıştım uzaktan Ve yanına yaklaştıkça
Terleyen deli gönlüm
Korkmuştu bir delilik yapmaktan Rüyamda görmüştüm seni
Sımsıkıydı hayallerimiz Ellerimiz kenetlenmiş
Bakışlarımız ufka doğruydu Günümüz ayıyor
Ve odamız ışıklarla doluyordu Rüyamda görmüştüm seni Anlatıyordun anlatamadıklarını Dinletiyordun dinlemediklerimi Değişmiştim
Değişmiştin
Değiştirmişti zaman bizi
Rüyalar aleminde yaşamış, yaşlanmıştık Sen, ben ve biz
Geriye kalanlarsa
Tozlu rafların kitapları olmuştu çoktan Rüyamda görmüştüm seni
Rüyamda Ve o an
Hep o rüyada kalmak istedim Uyandığım vakit gerçekliğe değil Bir rüyaya uyanmak istedim Bir rüyaya
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Bu Dünyada
Yeşermemiş binlerce fidan varken Nasıl açabiliyorsa bir çiçek
Gülememiş binlerce yüz varken Öyle kahkahaya boğuluyor sessizlik Kerim Ufuk Kaya
Bu Sevda Kimin?
Bu sevda tamunun kara koynunda Nezih Tuğba gibi kokanlarındır Bir canan solunca onun kahrında Kendini toprağa koyanlarındır Aslı'sını Kerem gibi seven Leyla'sını Mecnun gibi gören Zühre'sine Tahir gibi gülen Aşk ağıtında yananlarındır Yarını görmeden yârine koşan Güller gibi açan, su gibi bakan Duhadan canana sel olup akan Aşk yolunda yolcu olanlarındır Savaşa barış olurcasına
Zambaktan kopup uçarcasına Kalem sesini duyarcasına Aşk şerbetini içenlerindir
Beşerin ağzından inmez bir destan Şirinler sevdadır,Ferhatlar sevdalanan Her bakışı lavanta kokan canan
Can olma uğruna ölenlerindir Kerim'im ne desen kafi etmez Susup oturmak âşıklara gelmez Sen bu sevdaları yazmasanda Sevda uğruna ölenler bitmez Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Cananı Can
Devran döndü, döndü semazen Bir çay uğruna yandı semaver Aşkı bir yudumluk yapanda sen Canı canana katanda sen
Siyah yılanlar sarmışken mihrabı Siyahı beyaza boyayanda sen
Kırmızı dudaklar hapsetmişken canı Cananı cana katanda sen
Kim ki aşkını maşuk gibi sever Kim ki maşuk olmuş aşktan beter Âşığı maşuk, maşuku âşık edende sen Canı canana katanda sen
Sen ki ney ile gönlü fethettin Sen ki ezanla düşmanı titrettin Düşmanı korkup kaçıranda sen Cananı cana katanda sen
Gök gürledi, sarsıldı dünya Yerden fışkırdı garabeti rüya Aşkı bir tufana sokanda sen Canı canana katanda sen Ben ki bir garip tohum parçası Sen ki dervişlerin dergahı
Âdem'le Havva'yı yaratanda sen Cananı cana katanda sen
Bir derviş sözüyle kapandı yaralar
Dervişin kapattığı yaralarda yarlar yatar Yaraları yaratan da sen
Yarları cana katan da sen Ferhat sevmiş delmiş dağı Kerem sevmiş dolaşmış diyarı Cana cananı sevdiren de sen
Canan yolunda kemal ettiren de sen
Kerim Ufuk Kaya
Çık Gel
Bu geçmeyen günlerin hatırına Çık gel
Ellerimizle, ayaklarımızla ve hatta Gözlerimizle dans edelim
Bu bitmeyen
Ve sonu gelmeyecek olan ayların hatırına Çık gel
Ama düşlerimde değil Gülüşlerimde gel Ve öyle bir gel ki
Ne zamanı olsun ne de yeri Bir nikah masasındayken Tut, al beni
Ve kaçır
Bilinmeyen diyarlara Öyle bir gel ki
Tam kellem kopacakken gövdemden Çek, kurtar beni
Ve sen idam et
Ela gözlerinle gülümseyerek Öyle bir gel ki
Tam kitap okuyor olayım Ve sen geldiğinde
Kitabın sonu gelmiş olsun Bir kitap biterken
Eski bir kitap yeniden yazılsın Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Değişmişlik
Aslında tek değişen şey zaman Fakat bir gerçek var ki
Zaman değişirken
İçindeki her şeyi de değiştiriyor Kerim Ufuk Kaya
Diğerleri Gibi Yürüyorum
Gündüzler kararmış
Gökyüzünde beyaz bir ışık Yürüyorum
Sırtımda onca insanın ahı Aklımda birçok soru Yürüyorum
Yollar karanlık Yıldızlar suskun Yürüyorum
Kulağımda bir şarkı parçası Gözlerimden akan onca damla Yürüyorum
Sevgi nedir bilmeden Adalet nedir görmeden Yürüyorum
Sessizim biraz Suçsuzum da Gidiyorum
Bir tahtanın üstüne doğru Çaresizce
Boğuluyorum
Beni boğan şey boynumdaki bu ip değil
Söylemek isteyip söyleyemediklerim boğuyor beni Asılıyorum
Suçsuzluğumun içinde suçlu bir şekilde Sessizliğimin ardındaki çığlıklarımla Ölüyorum
Sesimi duyan yok Yürüyorum
Gecenin aydınlığında Beyaz taşlar arasında Gömülüyorum
Bir sela sesiyle
Toprak parçaları arasında Uyuyorum
Bir daha uyanmamak üzere Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Doğası
İnsan doğası bu Doğar
Yaşar Büyür Hatta
Yaşarken büyür Büyürken yaşar Ve sonra da ölür İnsan doğası bu
Hayal ettiklerinde kaybolur Kaybettiklerinde gerçekliği bulur Bulduklarıyla yaşar
İnsan
Ne kadar büyük hayal ederse İşte o kadar yüksekten düşer Ya da bir bakmışsın
Kanatlanıp uçuverir Bir kuş gibi
Kerim Ufuk Kaya
Dost
Gök mavi, yer yeşil olsun.
İnsanın hayırlısı bize dost olsun.
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Döngü
Ustalar bile çıraktı
Çırakları ustalaşıncaya kadar Kerim Ufuk Kaya
Ellerde Saklı Gerçek
Bir kadının gözlerine bakıp aşık olunamaz Olunmamalı da zaten
Çünkü bir kadının aşık olunacağı yer Gözleri değil
Elleri
Narin elli olmalı bir kadın, pamuksu Ve adam
Kadının ellerine aşık olmalı
Çünkü sadece eller saklayamaz acı gerçekleri Ve eller
Gözler kadar da yalancı değil Eğer bir adam
Bir kadına aşık olacaksa Önce ellerine aşık olmalı Sonra gözlerine bakmalı Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Elveda
“Konuşmak bana da iyi geliyor Ama dediğin gibi ilerlememesi lazım Sana beklemeni söyleyemem
O senin kararın.”
Sen hayatımda aldığım en güzel
Ve güzel olduğun kadar en tehlikeli karardın Korkmadım, çekinmedim, haykırdım adını
Bazen ağlayarak bazen gülerek bazense susarak Bunlar yetmezmiş gibi birde
Birçok insana anlattım senli geçen günleri Kimisi gülüp geçti
Kimisi oturdu yanıma denizi izledi Denizden esen rüzgarın sesini Denize aşık ağaçlar dinledi Ben anlattıkça
Banklardaki boşluğun yerini Merakla bakan yüzler aldı
Ve ne zaman susmaya kalktıysam İşte o zaman yalnız kaldı
Sözlerim, düşlerim, gülüşlerim Elveda...
Kerim Ufuk Kaya
En Değerli An Gönlümde bir isim Dilimde bir ton yalan Sevmiyorum diyorum.
Yalan
Yalan yahu.
Zaten sen bunun yalan olduğunu
Sözlerimden değil gözlerimden anlıyorsun.
Bak,Gün doğmak üzere Düştüm gene yollara.
Pamuk şeker dağıtıyorum.
Bir çiçek alabilmek için sana.
Öyle sandığın gibi de zengin değilim.
Yoksuldur sofram.
Bir ekmeği bile zar zor alırım.
Parayla işim yoktur benim.
Ben sevgiye açım.
Zaten
Sana doyamamışken
Nasıl doyurabilirim karnımı?
…
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Eşbah Dede Eşbah dede der ki
Marifet şiir yazmak da değil Şiiri yaşamakta
Eski dostluklar mı?
Onlar hep sol yanımda Kerim Ufuk Kaya
Evelallah Biz bize yeteriz Bir sofra başında Altı kişi
İki üç kuru ekmek Dilimizde Rabbimiz Ellerimizde dualar
Kaşıklarız birkaç ayetten Birkaç çatal da sureden Biz bize yeteriz
Allah bize yeter
Bizde birbirimize yeteriz Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Ezgilerimde Gizlisin
Oysa sen de herkes gibisin.
Benim gibisin.
Bizim gibisin.
Kabul et ki sen de bizden birisin.
Kerim Ufuk Kaya
Gaflet
Gözlerini ararım yıldızlar ufkunda.
Ufkundan düşmüşüm gaip meftuna.
Meftunlar duysun en meftun benim.
Vurulmuşum namünasip bir yosmaya.
Ardı ardınca geçer günlerim.
Akıbet ne olursa olsun, beklerim.
Zillet eylese de millet bana Ben illede seni isterim.
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Gel Kadınım
Gecelerim arasında gündüzlerim ol gel Yeter ki gel
Ne olursan ol gel Mesela
Nazım'ın Piraye'si ol gel Kerim Ufuk Kaya
Geldim
Bir kuş oldum.
Uçarak geldim.
Bir şiir oldum.
Yaşayarak geldim.
Geldim.
Piraye olmasam da Sen istedin
Ben de geldim Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Geleceğim Geçmişimde Saklı Geçmişimde saklanan bir kadın var Ve o kadına yazdığım mısralar
Şimdilerde başka başka kadınlara armağan Geçmişimde saklanan onca insan var
Ve o insanların kırılmış kalpleri
Şimdilerde şiirlerimin en derinlerinde gizli Geçmişimde saklanan masum bir çocuk var Ve o çocuğun yıkılmış mahallesi
Şimdilerde büyümüş bir gencin sözlerinde gizli Geçmişimde saklanan sayısız hatıra var
Ve o hatıraların fotoğrafları
Şimdilerde gözlerimin kahveliğinde saklı Geçmişimde saklanan koca bir gelecek var Ve o gelecek vakti geldiğinde büyüyecek
İşte o vakit geçmişim bir tohum gibi filizlenecek ...
Kerim Ufuk Kaya
Genç Ve Hocası
Bir gün delikanlının biri hocasına yazdığı şiiri gösterir.
-Hocam sizce ne eksik?
-Biraz zaman, biraz giden, biraz da yalan.
-Nasıl yâni?
-Sana değil
Ama şiirlerine biraz zaman gerek.
Filizlenebilmeleri için,
Düşlerini yansıtabilmeleri için
Ve de kendi benliklerini bulabilmeleri için.
Sana değil
Ama hayatının gidenlere ihtiyacı var, Kalanlara değil.
Çünkü en güzel şiirler gidenlerin ardından yazılır.
Kalanları göz görmez
Ve yalanım yok, kalp de pek sevmez.
Sana değil
Ama sözlerinin yalanlara ihtiyacı var.
Çünkü şiir doğruları kabullenmeyecek kadar gururludur.
Ve eğer sen
En güzel şiirleri yazmak istiyorsan Sayfalarını biraz kirletmelisin.
Çünkü boş sayfalar ancak boş insanlar içindir.
Sen ve senin gibiler mürekkepleriyle yaşar
Ve eğer kirleneceklerse mürekkepleriyle kirlenirler..
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Gitsin
Çilli bir güzel Saçları kısa
Gözleri kahvemsi Bakışları utangaç Gülüşü huzur verici
Sesi desem, mutluluk dolu Ve yakındır yolun sonu Gün geldi, gidiyor Gitsin.
Dur desem nafile gidecek, biliyorum.
Gidiyor.
Gitsin.
.Gitti.
Kerim Ufuk Kaya
Gördü
Gün aydı, o da gördü.
Yıldızlar arasında
Güneşin çok yakınlarında Bir ay bahçesinde
Gördü.
Gün biterken Güneş batarken
Yıldızlar renklendirirken geceyi O gördü.
Masal gibiydi.
Koskocamandı gözleri Masmavi…
Gördü.
Ay kadar parlaktı yüzü Bakışları kadar narindi sözü VeNe de güzeldi kâkülü.
Gördü.
Gün biterken
Yeni bir güne başlarken Her yer aydınlanırken
Çiçekler açmaya başlarken bahçemde O gördü
Ve gülüyordu yüzü.
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Görünmez Güzellik Gökyüzünü hiç görmedim.
Birçok insanın anlattığına göre Masmaviymiş
Ve yanında sayısız bembeyaz bulut…
Gökyüzünün mavi olduğunu öğrendiğim günden beri Aklımda tek bir soru,
Acaba mavi nasıl bir şey?
Kerim Ufuk Kaya
Gözlerinizi Kapatın
Kitaplarla dolu bir ev düşünün Ve her duvar raflarla kaplı
Şairlerin odasından ressamların odasına kadar Uzun, upuzun bir koridor...
Nazımlar, Fazıllar, Cenaplar, Yahyalar...
Ve her rafın yanında bir masa Masanın üstünde bir radyo
Ve radyoda çalan o sessiz şarkılar
İnsanın gözünü, gönlünü doyuran şarkılar Bir ev düşünün
Pencereleri denizin maviliğine bakan Doğanın yeşil ve kahveliğini yaşatan
Ve ağaçların boşa harcanmamış sayfalarıyla dolu bir ev Bir ev düşünün
Kapısını açtığınızda burnunuzda kelimelerin kokusu Sanki karşınızda yazarların dünyası
Ve her odanın kendine özgü manzarası Bir ev düşünün
Sabaha Haşim'in akşamlarıyla uyandığınız Aşka Nazım'ın tutkusuyla bağlandığınız Kelimelere Cemal'in gözleriyle baktığınız
Ve her gece Mona Roza tablosuyla uyuduğunuz bir ev Şimdi de gözlerinizi açın
Ve başlayın o boş duvarları işlemeye Çünkü hayaller düşlemek için değil Gerçekleştirmek için kurulur.
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Gül
Bir düş içindeyim.
Kapkara gecenin aydın sokaklarında geziyorum.
Elimde bir demet gül.
Mavi, yeşil, sarı, kırmızı, pembe…
Her renkten bir gül Ve kapındayım gene Bağırıyorum, sessizce.
“Her ne olursa olsun kadın, bana bir gül.”
Kerim Ufuk Kaya
Gül Kokulum Sen ki kadın,
Zamanı gelince yoldaş, Zamanı gelince sırdaş,
Zamanı gelince arkadaş oldun.
Sen ki kadın, Yaralarımı saran, Karnımı doyuran,
Beni karşılıksız seven tek varlıksın.
Sen ki kadın Sen canımın içi Sen benim
Gül kokulu validemsin.
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Haşim'in Merdivenine Yorum Hayat
Ahmet Haşim'in merdiveni kadardır Sonu ve başlangıcı yok
Kimisi o merdivende oturakalır Manzaranın güzelliğinde kaybolur
Kimisi merdiven boyunca aşağı yuvarlanır Tutunamaz
Kimisi de en tepeye ulaşmak için yol alır Ağır ağır çıkar merdivenlerden
Sendeleyerek Düşerek
Fakat düştükçe öğrenir
Tırnaklarıyla demirlere tutunmayı
Bazense bir adımla üç merdiven birden çıkar Durmaz
Durdurulamaz Çünkü
Bir hedefe kitlenmiştir En tepeye ulaşmak
Merdivenin sırrına erişmek Dener durur
Bazen düşer Bazen kalkar Ama bırakmaz
Pes etmek yoktur tabiatında Yılmaz
Yıldırılamaz ...
Fakat bir zaman geçtikten sonra Durur
Çünkü artık durması gerektiğini bilir (O üç noktanın sonrası ve fakatın öncesi Orası büyük bir sessizliğin yemini
Kimse tam olarak bilmez orada ne yaşandığını Sadece yaşayanın anlattığı kadarı bilinir) Bir manzaraya bakar
Bir de ardına
Ardında bıraktıklarına Ve işte
İşte o zaman fark eder Asıl meselenin
Merdivenin sonuna ulaşmak olmadığını Asıl mesele o merdivende yol alabilmek Yol aldıkça renklendirebilmek dünyayı
Çünkü
Bu hayata bir renk dahi katamamışsan Ne önemi var
Yaşamışlığın Yaşanmışlığın Yaşlanmışlığın Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Hayal İşte Ne Yaparsın
Her gün hayallerle kapatıyorum geceyi Ama öyle sandığınız gibi
Zengin olmak
Şan şöhret içinde yüzmek değil Onlar sadece birer basamak Benim hayallerim
Hayal edemeyeceğiniz kadar güzel Kimisi on yaşında bir beyefendi Kimisi dokuz yaşında bir prenses Kimisi de beş yaşında bir bilgin Benim hayallerim öyle
Parayla Şöhretle
Kazanılacak bir şey değil Benim hayallerim
Çocukların gülümsemesinden geçiyor Ve en büyük hayalim
Bütün çocuklara ulaşabilmek Kerim Ufuk Kaya
Hayaldi Mahkum Bir ağaç altındayım Gölgesinde
Efil efil esen rüzgarla Hayal diyarlarındayım Gözlerimi kapattığımda Bir umut ışığı görüyorum Her yeri aydınlatıyor Bir gülümseme mi desem Yoksa bir bakış mı?
Ne de güzel parıldıyor öyle Işıl ışıl
Ağacın altında Uzanmışım
Karıncalar geziyor Kollarımda
Sırtımda Hissediyorum Gök devrilecek
Uyanacağım bu rüyadan Bir kadın sandığım
O ışık
Bekçinin fenerine dönüşecek Ve o ağacın gölgesi
Dört duvarın karanlığına boğulacak Karıncalar
Kırbaçlara dönüşecek Gülümseme desem
Öyle bir gülümse olarak kalacak
Fakat Bir kadının gülümsemesi olarak değil Bıyıklı bir adamın
Pişkin pişkin gülümsemesi olarak Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Hayat Sayfası
İnanın ki yazmak gelmiyor içimden
Hevesim bitmiş, yorgunluk çökmüş bedenime Gitmek bilmeyen bir halsizlik var üstümde Lakin
Tükenmek bilmeyen kalemim Yazmak için sabırsız
Tek kullanımlık
Bembeyaz renge sahip kağıdım Sessiz
Sadece bekliyor Yazılacak olanı Çaresizce
İşteHayatta, insanlar da aynen böyle Hayat hevessiz, yorgun, hissiz...
Fakat
Tükenmek bilmeyen insanlar Bir şeyler uğruna
(Para,şöhret...) Kaç kağıdı (umudu, hayali, hevesi,
canı...) harcıyorlar Farkında bile değiller
Sanıyorlar ki herkes kendileri gibi Tükenmez
Fakat bilmiyorlar ki
Tükenmeyen kalemi dahi Elbet bir gün birileri tüketiyor Kerim Ufuk Kaya
Hayatların Parçası AşkYarınsız bir yola
Yolculuğa çıkmak gibi Kanatsız
Gökyüzünde süzülmek gibi Neyin ne olduğunu bilmeden Belirsizlik içinde yaşamak gibi AşkBir güneş gibi
Bazen doğar Bazen batar
Bazense gökyüzünde hapsolur AşkBir şiirden daha fazlası
Yaşanmış
Yaşanmakta olan Yazılmış
Yazılmakta olan Ve her daim
Hayatların bir parçası olarak kalacak olandır Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Hükümsüz Kral Bir kral tandım Hükümsüz bir kral
Adaletiyle kalplerde taht kuran bir kral Bir dosttan daha fazlası olan bir kral Bir kral tanıdım
Nice geceyi aydınlatan bir kral Bir kral tanıdım
Ne krallık vardı görünüşünde Ne sözlerinde bir bencillik Tertemizdi sözü, yüzü gibi Bir kral tanıdım
KiBu kral
Bir kraldan daha fazlasıydı…
Kerim Ufuk Kaya
İki İnsan Bir Elma Eder
Dünya bile geceye ve sabaha boyanmışken İnsanlık hala neden ırkçılık peşinde?
Elmanın bile iki yarısı birbirine benzemezken İnsanlık,
Hala neden bir diğer yarısını öldürme peşinde?
Cümlelerimin dahi yarınları belkilerle doluyken Dün yaşamışım,
Bugün yaşıyor olayım ne fark eder?
O insana o nefesi ben üflememişken
O insandan o nefesi çalmak bana mı düşer?
IRKÇILIĞA HAYIR!
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
İnsanlığa Dair Şimdi bakıyorum da
Birçok sayfa kurşuna boyun eğmiş Haksız yere suçlananlar gibi
Yazılanlar gerçeği yansıtmaz olmuş Geceleri siyaha bürünen gölgeler gibi Gündüzleri güneş doğmaz olmuş Pencerelere kuşlar konmaz olmuş Kafesleri bir türkü sarmış
Yaralar acısada öldürmez olmuş Şimdi bakıyorum da
Adalet küçük bir çantada
Yeşil ormanlar arasında kaybolmuş Camilerde imam olanın
Dışarda zinası eksilmez olmuş Cemaat YA ALLAH derken Dili küfürden kaçmaz olmuş Şimdi bakıyorum da
Dışarda beyefendi olanın
Evinde şiddet filmi bitmez olmuş Sesini duyamadığımız kadınlarımızın Bağrışlarında selaları yankılanır olmuş Şimdi bakıyorum da
Dilenci pazarcıdan Pazarcı müşteriden
Müşteri başkasının cebinden çalar olmuş Şimdi bakıyorum da
Siz bu şiirleri okurken
Birçok çocuk aç susuz kalmış Şimdi bakıyorum da
İnsanlık sadece işine gelince İNSANmış.
Kerim Ufuk Kaya
İnsanlığa Sesleniyorum
“Çöpçü dediklerinin çoğu senden bilgili
İnsanlar da kitaplar gibi dışı değil içi önemli”
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
İstanbul Gibi
Bence artık uzak kalmalıyız Yani İstanbul gibi olmalıyız Avrupa ve Asya
Arasında da bir deniz Bir bütün
Hiç birleşmeyen bir bütün Kerim Ufuk Kaya
Kader Kimi insan
Hayaller dünyasında doğar Elini attığında
Her şey kendisine aittir Kimi insan da
Gerçeklikte doğar
Neye elini atsa elinde kalır Parçalanır
Kırılır Dağılır
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Kadınım
Kal demek nafile
Zaten gideceğin dünden belliydi.
Sevmek yetmiyormuş bazen Sevilmediğin sürece
Yıldızlar kaysa da nafile Dilekler gerçekleşmiyormuş.
Ay görünse de geceleyin, Yollar aymıyormuş bazen.
Şimdi sana kal, Gitme desem.
Biliyorum ki kalmayacaksın.
Seviyorum desem Sevemeyeceksin.
Zaten giden birine kal demek En son çare değil miydi?
Kerim Ufuk Kaya
Kanatsız Kanatlar Gün gelecek
Kanatlanacak bütün mavi kuşlar Kimisi özgürlüğe uçacak
Kimisi ait olduğu yere Gün gelecek
Kanatlanacak bütün mavi kuşlar
Kimisi kanatlanır kanatlanmaz düşecek Avcının kurduğu pusuya
Kimisi de yolun yarısında pes edip dönecek Gün gelecek
Kanatlanacak bütün mavi kuşlar Fakat bütün kuşlar ulaşamayacak Hikayesinin sonuna
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Kefenli Gelin
Siyah saçlarına karlar mı yağdı?
Ne bu üstündeki beyazlık?
Bir vardık bir yoktuk dedik diye Biz de mi o gariplerden mi olduk?
Duy sesimi kefenli gelin duy sesimi Bak saçlarının siyahı kara gömülmüş Yüzünün rengi Ay'ın beyazını geçmiş
Bu tenindeki soğukluk, yüzündeki donukluk Aramız mı bozuk kefenli gelin aramız mı bozuk?
Vur davulunu, çal sazını imam efendi Benim yarim kara toprağa gelin gitti Ellerimin arasındaki elleri kuma gömüldü Duvak ardındaki yüzü kefene büründü Vur davulunu, çal sazını imam efendi Benim yarim kara toprağa gelin gitti Kim bilebilirdi güneş batıdan doğacak?
Kim bilebilirdi yağmur havada asılacak?
Kim bilebilirdi dünya tersine dönecek?
Kim bilebilirdi bu garabet bizi vuracak?
Kim bilebilirdi bir gün yarim toprak olacak?
Kim bilebilirdi imam efendi kim bilebilirdi?
Vur davulunu, Çal sazını
Bu düğün devam edecek Kerim Ufuk Kaya
Kıranta
Geçiyor günler
Bazen hiç bitmeyecek gibi
Bazense nasıl bittiğini anlamadan Geçiyor işte
Bazen geceleri gündüze katıp Bazen gündüzleri hiç yaşamadan Geçiyor günler
Sokaklarda gezinen insanları izleyip Demirler ardından hayaller kurarken Geçiyor işte
Yarın ölecekmişsin gibi yaşayıp
Hiç ölmeyecekmişsin gibi şükrederken Geçiyor günler
Sayfalarca dolu yazılar içinden En güzelini özenle seçerken Geçiyor işte.
Bazen tek bir kelimelik oyun
Bazense uzun uzadıya yazılan bir cümleyle Geçiyor günler
Aynalara uzun uzun bakıp
Bu kırışmış yüz, benim mi diye sorarken Geçiyor işte
On yaşında hissetsen bile
Elli yaşını doldurmuş oluyorsun, fark etmeden Geçiyor günler
Yaşanmışlıkları ardında bırakıp Yaşanmamışlığa koşarken Geçiyor işte
Birer birer
Nasıl bittiğini anlamadan…
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Kısa Bir Not
Nasıl ki çiçekler yağmurun altında ıslanmadıkça büyümez.
Öyle ki adalet gün yüzü görmedikçe bu devran dönmez.
Kerim Ufuk Kaya
Kısa Hayat
Zaman geçti ve büyüdü çocukluğum Şimdi o çocukluğun yerini gençlik aldı Ve biliyorum ki gençliğimin yerini Günü geldiğinde yetişkinlik alacak Zaman geçecek ve büyüyecek bedenim Yetişkinliğimin yerini ihtiyarlık alacak Ve biliyorum ki bedenim günü geldiğinde Güllerin ve daha fazlasının toprağı olacak
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Kimsin Sen?
Sana öyle bir şiir yazmalıyım ki Üstatlarım dahi utansın sevmekten Seni öyle bir işlemeliyim ki şiirlere Nakış nakış
Terziler dahi bulamasın ismini Öyle bir güldürmeliyim ki seni
Sen güldüğünde bütün çocuklar gülsün Öyle bir bakmalıyım ki sana
Gözlerim asla unutamasın gözlerinin kahveliğini Yani öyle bir sevmeliyim ki seni
Sen dahi kim olduğunu anlama Kerim Ufuk Kaya
Koca Çınar Ölüm yakın Biliyorum
Ansızın gelecek ardımdan Azrail Üfleyecek enseme
Ben geldim diyecek Ben geldim
Biliyorum ölüm yakın
Biliyorum yakında gözlerim kapanacak VeYere yığılacak o koca çınar
Yapraklar esintiyle dağılacak Memleket memleket
Dolaşacak Onca yaprak Onca söz Ve sadece Küçük bir umut Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Kuş
Uçuyorum, Bir kuş oldum,
Göçüyorum buralardan.
İnsansız bir yerde İnsan kalmak yorucu Uçuyorum.
Bir kuş oldum.
Göçüyorum buralardan.
Kerim Ufuk Kaya
Kuşun Şarkısı
Ay karanlık, rüzgar esmiyor bu gece Gece, gecelerden bir gece
Dillere düşmüş birkaç hece Bir kadını anımsattı evvelce Gök, yüzünü kapatmış aydınlığa Yıldızlar mağdur, güneş firarda Ne ayacak şan duvarı ne bayılacak Sen gelmedikçe gün doğmayacak Şanım duyulmuş, gözler kafeste
Saat gecenin biri, günlerden perşembe Gökyüzünde onlarca yıldız ve eğlence Ay'ı beyaza boyamak büyük bir işgence Yeryüzü suskun ve büyük bir patlama Her bakışta aşık oldu adam kadına Ne açacak bülbülün gülü ne solacak Sen gülmedikçe gün doğmayacak Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Kuzu
Kurtlar uluyunca kuzuların sesi çıkmazmış Yalan
Bir kuzu tanıdım Bin kurda bedel
Aslan ormanlar kralıymış Yalan
Bir kuzu tanıdım Dünyalara bedel En iyi dost insanmış Yalan
Bir kuzu tanıdım Bütün dostlara bedel Kerim Ufuk Kaya
Latif-e
Bu dünya tuhaf
Aptal herif bizim Latif.
Diyor:
Kadınlar hep masraf.
Bu dünya tuhaf Kelimeler lafügüzaf.
Zeki kadın bizim Latife.
Diyor:
Biraz aptal bizim Latif.
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Mayhoş
Sabah birdenbire durdu zaman
Ay çıktı bulutlar arasından Güneş küstü,
kaçtı bir balkona Işıklar üstünde sarhoş bir adam
Işıklar altında nahoş bir kadın Gece saklandı hayaller
Yıldızlar sustu,
ötüştü kuşlar Denizde dalgalar
havada bir esinti
açtı güller Hayatlar garipleşti
günler kısaldı Ve kıskandı papatyalar
Açmaz oldu karanfiller Gece sefaları geceye küstü
Gün doğarken sessizleşti yeryüzü Kerim Ufuk Kaya
Meftun Bir Beste
Gecenin sesi ve yıldızların öfkesi Göklerde kaybolmuş bir kadın sesi Yalnız başına kalmış dünya gölgesi Duyan yok, gören yok, seven yok.
Şarabın etkisi ve kadının gözleri İlhamını kaybediyor kalemin elçisi Uykusuz kalmış bir rüyada gibi Duyan yok, gören yok, seven yok.
Kuşlar uçarken kelebelekler öldü mü?
Hangi şarkıda kayboldu kanat sesleri?
Gök yüzünün aydınlığına kapılmış gibi Duyan yok, gören yok, seven yok.
Okyanusun ortasında ikiye ayrılmış bir gemi Bir tarafı cehennem, bir tarafı cennet bahçesi Ahiret duvarına asılmış bir tablo gibi
Duyan yok, gören yok, seven yok.
Ay'ın karanlığı ve ayanların en güzeli
Geçmişte kaybolup geleceğe koşan bir peri Yarınların sonrası dünün bugünü gibi
Duyan yok, gören yok, seven yok.
Sokak lambaları ve denizin mavisi Gözleri kamaştıran gecenin incisi
Işıklar altında kaybolmuş bir yıldız gibi Duyan yok, gören yok, seven yok.
Menekşeler açarken güller soldu mu?
Hangi hikâyede kaldı Leyla'nın Mecnun'u Destanlar kulaklar arasında solmuş gibi Duyan yok, gören yok, seven yok
Bu şiirin en güzel bestesi bir kanat sesi Gökleri dize getiren kelebeğin ezgisi Şarkılarda kaybolmuş bir söz gibi Duyan yok, gören yok, seven yok.
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Mektup
Gün doğmak üzere
Saat dakikaları saymakta Bense bir masa başında
Elimde kalem, önümde defter Yazıyorum.
Bu mektubu sana yazıyorum.
Sen şimdi çok uzaklarda
Evimin dibinde, gözlerimin önündesin.
Bir ses kadar yakın Bir bakış kadar uzakta
Sen şimdi başka romanda başka kahramansın.
Biliyorum.
Gün geldiğinde yazdıklarım sana ulaşacak.
Duyacaksın sesimi.
Okuyacaksın.
Başka romanın başka kahramanı olsan bile.
Bak gün doğmak üzere.
Yeni bir gün, yeni umutlar doğurur.
Akşam olunca hepsi bataklıkta boğulsa bile.
Bak saat dakikaları saymakta.
Ha geldi ha gelecek.
Hiç gelmedi, gelmeyecek.
Bak bir garip var masa başında.
Elinde kalem, yazıyor.
Sırf sen duy diye
Konuşturuyor kalemini.
Bak o garibin bir de dostları var.
Şimdi hepsi başka yerde, başka masada…
Kiminin elinde rakı, Kiminin elinde viski,
Geceleri uzun, sohbetleri koyu Dertleri amaçsız, hayatları dağınık Tıpkı kendileri gibi…
Bak o garip masada tek başına.
Dostları ise başka masada Başka insanlarla.
Bak hepsinin bir hayali var.
Mutlu olmak gibi, Affedilmek gibi, Yaşamak gibi…
Bak o garip.
Dostları ondan da garip Bak hayatları dağınık.
Bak hepsi mutlu olma çabasında.
Kimi elindeki rakıyla, kimi de yazdıklarıyla.
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Mısır Tane
Sen hiç mısır tanelerini saydın mı?
Ben saydım
Sonsuz tane vardı Sonsuz tane
Bu evrende bulunan sayısız yıldız kadar Dünyada yaşayan insanlar kadar
Sen hiç bir kadını mısır sayarak unutmaya kalkıştın mı?
Ben kalkıştım
Sen hiç evde yalnız başına mısralarla uyudun mu?
Ben uyudum Mısır, mısır, mısır Mısırlar ve mısralar
Bir beyaz kağıdın üstünde Uyum içinde
Eskiden
Eskiden bir mısırdı gözümde Sarıdan başka bir şey değil
AmaEve kapandım kapanalı en iyi dostum oldu En iyi sırdaşım
Söylesene
Sen hiç bir kadını mısır tanelerini sayacak kadar çok sevdin mi?
Ben sevdim Hem de
Bir mısır değil onlarca mısırın tanesi kadar Çok sevdim
Kerim Ufuk Kaya
Mısraların Dizesi Suyun yüzeyinde
...Görüyorum
...Büyük bir öfke İçın için kan ağlayan bir aslan gibi Suyun altında
...Görüyorum
...Bulanık bir balık Belli ki kan ağlayan aslana yanık
Uzaklarda bir yerde
...Duyuyorum
...Kadının sesi Göklerin ardından doğan bir güneş gibi Adanın diğer ucunda
...Görüyorum
...Mağdur bir maşuk Belli ki güneş gibi doğan kadına aşık Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Münzevinin Şiiri Biliyorum
Bir yerlerdesin hala Bir şiirde mesela
Ya da kaldırımların karşısında Biliyorum
Yıldızların rüzgarısın hala
Gökyüzünde, bulutlar arasında Ya da yeryüzünün gölgesinde Biliyorum
Sen de beni düşünüyorsun Benim seni düşündüğüm kadar Ya da en kötüsü
Ara sıra uğruyorumdur sözlerine
Gönül ister ki dizlerinin dibinde olayım Ama boş ver
Sözlerinin bir ucunda olmak
Hiçbir vakit aklında olmamaktan daha iyidir Kerim Ufuk Kaya
Namütenahi
Günlerden bugünken Dünümüz yarın olsun Dün sonbaharken
Bugün ikinci baharımız olsun Ay geceye boyansın
Dünya dönüp dursun Saatler bedbin olurken Zaman akıp dursun
Evler, duvarlar yıkılacaksa yıkılsın Kıyamet kopacaksa kopsun
Boş ver
Ölmek için vakit daha çok erken Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Nazım Vakti Bazen
Hiç beklenmedik bir an
Hiç beklenmedik bir zaman da Öyle biri çıkar ki karşına.
Onlarca hatta binlerce şiir yazsan da
Onun hayat dolu sevgisini yine de anlatamazsın.
Onlarca şiir arasından en güzeli olur.
Farkına bile varamazsın.
Öyle biri çıkar ki karşına Tek bir gülümsemesiyle Üç kare oluşur hatıralarda Ve dillerde tek bir cümle
“Ne güzel şey hatırlamak seni”
Kerim Ufuk Kaya
Ne Mümkün
Uzun süredir aklımdasın.
Aklımda olduğun kadar dilimde Kelimelerimin ardında
Şarkılarımdasın.
Bir melodi gibisin.
Uzak diyarlara sürükleyen Dillerden düşmeyen
Unutulup unutulup hatırlanan Ve herkesçe söylenen…
Öyle bir şeysin ki
Yanında ağlamak ne mümkün
Gülmemek için zor tutar insan kendini Mutsuzluk nedir bilmezsin.
Bir çocuk gibisin
Masum, sevimli, haylaz ve tatlı Öyle bir şeysin ki
Seni anlamak Anlatmak Ne mümkün.
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Nefsin Sadece
Sen bu dünyada kalmış ve kalacak olansın Ne ağlar durursun bir bebek gibi?
Sen bu dünyada yaşanmış ve yaşanak olansın Ne zırlar durursun bir çocuk gibi?
Sen bu dünyada yanmış ve yanacak olansın Ne bakarsın öyle gözleri alev alev?
Sen bu dünyada en büyük günahkarsın Ne diye bağrıp durursun içimde yana yana?
Sen bu dünyada bir nefsin sadece Ne aldanıp durursun şeytanın oynuna?
Kerim Ufuk Kaya
O C Ö O.C.Ö.
Bir adam düşünün Mavilere âşık bir adam SesiDuruşu
Bambaşka bir adam Bir adam düşünün.
Gözlerinin kahveliğinde Maviyi gizlemiş bir adam Genç yaşında
Hayata sımsıkı tutunan
AmaHayatın onu tutamadığı bir adam Bir adam düşünün.
Yazdıklarıyla Söyledikleriyle Çaldıklarıyla
Milyonlara dokunan bir adam Bir adam düşünün.
Mavilere âşık bir adam Sesi,
Duruşu,
Bambaşka bir adam Bir adam düşünün Düşünün ki
Değiştirsin zamanı Umut olsun hayatımıza Ondan geriye bir iz değil Kendisi kalsın yaramızda Bir adam düşünün
Düşünün ki
Güneş doğduğunda Hırkasını yere atıp Koşsun
Babasına doğru Bir adam düşünün Düşünün ki
Her şey bir rüya olsun Gün yeniden doğsun Düşünün ki
Maviler o adamı geri getirsin Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
O Geliyor
Duyuyor musun?
Yaklaşıyor Çok yakında Sessiz
Ayak sesleri duyulmuyor Görünmüyor bedeni Yaklaşıyor
Hissediyor musun?
O geliyor Yavaş yavaş Sessiz sessiz Yaklaşıyor
Duyuyor musun?
Kerim Ufuk Kaya
Öyle Bir Sev Ki
Mesela sen ona bir ayna ol.
O, aynada kendini gördüğünü sansın
Ama gözlerine baktığının farkına bile varmasın.
Kerim Ufuk Kaya
www.Antoloji.Com - kültür ve sanat
Peşindeyim
Denizin tam ortasındayım Suyun üstünde
Ayaklarım çıplak Yürüyorum
Bir sonsuzluk peşinde
Gecenin en derin kuytusundayım Ayın arkasında
Gözlerim açık Koşuyorum Bir ışık peşinde
Uzayın en gizli yerindeyim İnsanların içinde
Dünyanın tam ortasında Oturuyorum
Bir gülümseme peşinde
En dipsiz kitapların sularındayım Bedenim suyun içinde
Kelimelerin ortasında Yüzüyorum
Bir şiir peşinde
Yazılabilecek en güzel şiirler içindeyim Dudağının kenarında
Gözlerinin içinde Ölüyorum
Bir sen peşinde Kerim Ufuk Kaya
Ruh-u Revan Uyumak istiyorum.
Gözlerimi kapatıp bir daha uyanmamak Uyanmak istiyorum.
Gözlerimi açtığımda bir cennet bahçesinde Kerim Ufuk Kaya