Mustafa KAFA / 8. SINIF TAM ÖĞRENME – EFSANE KONU :
EFSANE : (SÖYLENCE)
Bir yerin, mimarinin veya şehrin adının oluşumu ile ilgili;
halkın duygu, düşünce ve hayal dünyasında doğup ağızdan ağıza dolaşan hikayelere efsane denir.
- Kurgulanmış (hayal gücü) olaylardan oluşur.
- Çok eskiden yaşanan yerlerin nasıl ortaya çıktığı ile ilgili hikayelerden doğmuştur.
- Efsanelerde kahramanlar olağan üstü varlık ve kavramlar olduğu gibi bazen de taş, kaya, dağ gibi doğa parçası unsurlardır.
Efsane ile Destan Arasındaki Farklar:
- Destanlar genellikle şiir biçiminde yazılır, efsaneler düz yazı şeklindedir.
- Destanlar milletlerin yaşamış olduğu önemli olayları konu alır. Tarihi özelliği vardır . Ancak efsaneler kurmacadır.
- Efsanelerin benzerlerini başka milletlerde de bulabiliriz.
Fakat destanlar milli oldukları için benzeri olmaz.
Efsane ile Masal Arasındaki Farklar:
- Masallar tamamen olağanüstü, olağandışı olayları anlatırken efsaneler toplumsal olaylarla ilgili
insanların doğaüstü olaylara karşı verdiği savaşı anlatır.
- Masallar her zaman mutlu sonla biterken efsaneler her zaman mutlu sonla bitmez.
- Masalın amacı eğiticilik, efsanenin amacı ise bazı olaylara açıklık getirmektir.
GİRESUN GELİN KAYASI EFSANESİ
Gelin Kayası, efsanesine göre “güzeller güzeli genç bir kız, görücü usulü ile sevmediği bir erkek ile evlendirilmek istenmiş. Anne ve babasına karşı çok saygılı olan iyi kalpli kız buna itiraz edebilecek durumda değilmiş. İçten içe köyün başka bir delikanlısı ile hayatını birleştirmek, onunla evlenmek istiyormuş. Ama bunu ailesi ile paylaşmaktan da korkuyormuş. Tanımadığı ve sevmediği bir erkek ile evlenmeye engel olamamış. Düğün tarihi gelmiş çatmış ve nihayet koca evine gelin olarak yolcu edilmiş. Gelin alayı önünde at üzerinde götürülürken, içinden Allah'a dua edip yalvarmış, 'Allah'ım, beni kötü koca eline düşürme, taş et dondur' demiş. İyi kalpli gelinin duası o an kabul olmuş ve gelin alayının önünde, at üstünde taş oluvermiş”. Gelin Kayası’nın başka bir özelliği de, bir taraftan bakıldığında yüz silueti görünüşüyle dikkat çekmektedir.
: ALIŞTIRMA Aşağıdaki metinlerden efsane olanları işaretleyiniz.
[ ] Vaktiyle bir kadının teknesinde ekmeklik hamur yoğururken küçük çocuğu da yanlarında oynuyormuş. Bir ara çocuk kendi pisliği ile de oynamaya başlamış. Sonra pis ellerini hamur teknesine batırmış. Allah, kutsal nimeti koruyamayan anne, baba ve çocuğunu o anda taş haline getirmiş.
[ ] Günlerden sonra Türk Tahtına Böğü Han’ın torunlarından biri hakan olarak oturdu. O zaman canlı cansız, ehli yaban, çoluk çocuk bütün yurtta soluk alan almayan ne varsa hepsi birden: -Göç!.. Göç!.. diye çığrışmaya başladı. Uygurlar bunu bir ilahi emir diye bildiler.
Toparlandılar, yollara düzüldüler; yurtlarını yuvalarını bırakıp bilinmedik ülkelere doğru göç etmeğe başladılar.
[ ] Biri küçük, diğeri büyük iki kız kardeş, hanım hanımcık gül gibi geçinip gidecekleri yerde, habire saç saça baş başa döğüşürlermiş. Bir gün çok şiddetli kavga etmişler ve birbirlerine beddua etmişler. Denilirki bedduaları kabul edilmiş ve Ağrı Dağı böylece oluşmuş.
[ ] Günlerden bir gün kralın kentine bir falcı gelir. “Yüce Kralım, kızınızı zehirli bir yılan tarafından sokacak ve ölecektir.” der. Kral, çare olarak Mersin’e 60 km. uzaklık bulunan ve kıyıya yakın küçük bir küçük ada üzerine ak taşlardan kale yaptırır, kızını buraya kapatır.
[ ] Günlerden bir gün Oğuz Kağanın tecrübeli bilge veziri Uluğ Bey rüyasında bir altın yay ve üç gümüş ok gördü. Altın yay gün doğusundan gün batısına kadar uzanıyordu. Üç gümüş ok da kuzeye doğru gidiyordu. Oğuz Kağan bu rüyayı dinleyince yurdunu evlatları arasında paylaştırdı.
[ ] Aradan zaman geçmiş, babası vicdan azabıyla dağa bıraktığı kızını görmek için dağa tırmanmış. Dağa tırmanırken ormanda yolunu keybetmiş. O sırada karşısına bir ışık çıkmış, adam da ışığı izleye izleye dağın doruğuna kadar varmış. Işık orada kendi kızı oluvermiş. Adam buna çok şaşırmış, ama kızının da bir ermiş olduğunu anlamış.
[ ] Bu içten yalvarış üzerine su perisi ağırlaştığını ve odunlaştığını hisseder. Göğsünü gri bir kabuk kaplar, kokulu saçları yapraklara dönüşür, kolları dallar halinde uzar, körpe ayakları kök olup toprağın derinliklerine dalar ve bu güzel su perisi bir defne ağacına dönüşür.
[ ] Karıkoca atıştılar. Atıştıklarının haftası olacak iş değil.
Güllü’yü ahırda manda tepti, düştü öldü. Otuz beş evlik yerde Mehmet kaldımı yalnız. Tarlasını süremedi.
Bakkaldan yağ, tuz alamaz oldu. Meğer ne bulunmaz bir yeri varmış Güllü’nün, hepsi onunla toprağın altına girmiş.
ANLATIM BİÇİMLERİ
ETKİNLİK :
Aşağıda verilen efsanedeki boşlukları doldurunuz.
Zalim kral Nemrut yaşadığı dönemde Tatvan ………..
bulunan dağı yayla olarak ………., dağda volkanik patlamalar başlayınca dağ eteklerine
……….. olan köylerin üzerine ………
parçaları gelmeye başlar, bu arada halkın aklına
………..……….. İbrahim Peygambere ………
zulüm akıllarına gelir, yayla olarak kullandığı ………
verdiği zarar karşısında sözler söylemeye başlanır, Nemrutun ……… gibi oldu, derler ve dağın ismi
………. olarak kalır.
Aşağıdaki ifadeleri doğru ve yanlış olarak değerlendiriniz.
(………) Efsanelerin sonu hep iyi olarak bitmektedir.
(………) Efsanelerin konuları genelde kurgulanan olaylardır.
(………) Efsanelerde olağan üstü olaylar yaşanabilir.
(………) Efsaneler milletlerin başından geçmiş büyük olaylara dayanmaktadır.
(………) Yerlerin, yapıların ve şehirlerin isimlerinin oluş hikayeleri anlatılır.
Aşağıdaki boşlukları uygun ifadelerle doldurunuz.
1. Bazı yerlerin, şehirlerin ve varlıkların adlarını oluşum hikeyelerine ………. adı verilir.
2. ……… başından geçen büyü olaylara
……….. denir.
3. Efsanelerde ……… olaylar yaşanabilir.
4. Efsaneler ……… yazı şeklinde yazılırlar.
5. Destanlar ………..………. olduğu için ……….……..
rastlanmaz.
6. Efsanede amaç bazı olaylara ……… getirmektir.
7. Efsaneler ………. gibi her zaman utlu bir
……… bitmezler.
: TEST 1. Aşağıdakilerden hangisi efsanelerin özelliklerinden değildir?
A) Bir şehrin isminin nasıl oluştuğunu anlatırlar.
B) Olağan üstü olay ve kahramanlar bulunmamaktadır.
C) Efsaneler düz yazı şeklinde yazılan yazılardır.
D) Hayal gücüne dayanan kurgu hikayelerdir.
Gerek atların su içmeye gittiği yön ve gerekse kızının anlattıklarından hazinenin Mal Han isimli hanın yakınlarında olduğu tahmin edilir. Bütün aramalara rağmen hazinenin yeri bulunamaz. O günden sonra Malhan hazinesi dilden dile dolaşılır. Halen Ahlat'ta bu hazinenin varlığına inanılmaktadır.
2. Metindeki altı çizli bölümde efsanelerin hangi özelliği belirtilmektedir?
A) Sözlü olarak günümüze gelmişlerdir.
B) Olağan dış olayların yer aldığı.
C) Düzyzı şeklinde yazılıyor olmaları.
D) Öyküleyici bir anlatımlarının olduğu.
Efsaneler bizim yaşadığımız ve ya birilerin yaşadığı olaylar gibi değildir. Gerçek algımızın dışında olağan dışı bazı durumların ele alınmasıyla ortaya çıkmışlardır.
3. Yukarıdaki ifadelerde efsanelerin hangi yönü anlatılmaya çalışılmaktadır?
A) Kurgu olmaları B) Dilden dile sözlü geldikleri C) Masala benzerliği D) Öyküleyici bir anlatımı olduğu
Kendisinin ve hayvanlarının çok susadığını gören bu ihtiyar kadın, ellerini havaya kaldırarak Allah tan su istemiştir. Suyu verdiği takdirde kendisine bir kurban adayacağını söylemiştir. Yüce Allah, kadının dileğini kabul etmiş, şimdiki ismiyle Altun Kalbur suyunu ortaya çıkarmıştır.
4. Metinde altı çizili ifade ile efsanelerin hangi yönü verilmiştir?
A) Şiir şeklinde yazılmaları B) Bir yerin adının hikayesi olmaları C) Olağan üstü olayların yaşanabildiği D) Destan türünden farklı yapıları olduğu
5. Aşağıdakilerden hangisi destanların özelliklerinden değildir?
A) Sözlü olarak dilden dile günümüze ulaşmıştır.
B) Düz yazı olarak yazılan eserlerdir.
C) Yaşananlarda olağan üstü olaylar olabilir.
D) Milletleri başından geçen büyük olayları anlatır.