• Sonuç bulunamadı

Şehirlerin Bakımı Yazan : Senatör R. Öelsner

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Şehirlerin Bakımı Yazan : Senatör R. Öelsner"

Copied!
4
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Şehircilik :

Ş

e

h

i

r

l

e

r

i

n B a k ı m ı

Y a z a n : S e n a t ö r R. Ö e l s n e r G. S . Akademisinde ve Y. M. Mektebinde Profesör

T ü r k ç e y e ç e v i r e n : A . K o l a t a n

Eğer ben Anadoluda bir şehrin inşaat memuru olsaydım:

Her saat yeni inşaat yapmayı düşünürdüm. Fakat temizleme, yıkma ve açmanın da ne kadar

mühim olduğunu hiç gözümden kaçırmazdım. Yeni inşaata sarfedüecek paraların ancak ufak bir kısmı ile yapılabildiği için temizleme, yıkma ve açma işi yapma işinden kolaydır. Bu işler bazan, mevcut iş-çiler ve malzeme ile yapılabilir. Bu takdirde lâzım

olan para gayet azdır. Bazan da iş sadece bir teş-kilât meselesidir ve cadde ve sokaklara mücavir bi-naların sahiplerine yaptırılır. Bu takdirde belediye hiç bir para masraf etmez. Küçük bir şehirde bir yı-ğın toprak ve ç ö p vardı. Esas itilbarile mükemmel bir adam olan belediye reisi bana dedi ki: «Evet bunları kaldırtacağım. Fakat plânı bekliyorum. Plân bitince derhal kaldırıp attıracağım!»

Muhakkak ki bu iş için plânı beklemeye lüzum yok-tur. Yıkmak, bakım ve temiz tutmak işleri umumî

şe-hir plânı olmadan da yapılabilir. Belediye reisinin bana verdiği cevabın biraz da şimdiye kadar tutulan y o -lun değersiz bir şey olduğu ve yeni sistem bilginin her şeyi ve her işi yoluna koyacağı tarzındaki bir zih-niyetten ileri geldiği belli oluyor: Caddelerin ve

so-kakların iki tarafındaki binaların bir hizada olması, evler, resmî binalar; yeşil sahalar ve nihayet açmak ve kaldırmak işleri hep yeni sistem sayesinde hal-ledilecektir.

Hayır! Eski Türk şehirleri makul sebepler do-layısiyle dar Ibir surette inşa edilmiştir. Asayiş ve u-cuzluk düşünceleri bu sebepleri teşkil eder. Sadece yarı şehir, yarı köy mahiyetindeki mahalleler bun-da bir istisnalık gösterirler. Fakat bu eski nesiller akıllı bir surette düşünerek iş yapıyorlardı. Mânâ itibarile kuvvetli ve şekil verici bir dermanla

çalışıyor-lardı: Bu eski mahalleler estetik itibariyle çok defa modern plânlardan fersahlarca üstündürler. Sami-miyetimizi uyandırıp çeken sokaklar; hoşumuza

gi-diveren küçük küçük meydanlar; insanlığın yarattık-larının en yükseklerinden olan abidevî binalar gö-rüyoruz. Aklı başında bir şehirci durdurabileceği hiç

bir ş e y i yıkmıyacaktır. Eski nesillerin yaptıkları

ha-taları tashih edecektir. Bugünkü seyrüsefer işlerini; sanayi inkişafını; sıhhat ve içtimaî yardım icabatm-daki ıslah edilmiş fikirleri onların daha o zamandan kavramış olmalarına imkân yoktu. Aklı başında bir şehirci her şeyden evvel şehre bir nizam ve intizam görünüşü •' erecektir. Buna lüzum hasıl olmuştur. Çünkü berbatlıklar bazan yığın haline geldiklerin-den dolayı tahammülün hududunu aşarlar. Fakat belediye reisi, bununla beraber, kat'iyyen değişmi-yecek olan yüksek hedefine ve gayesine en ucuz ça-re ve tedbirleça-re baş vurmak suça-retile erişmeğe uğra-şacaktır. En ucuz iş yıkmak, açmak ve boşaltmaktır. Şehirlerin görünüşte bıraktıkları intiba ne için bu derece birbirinden farklıdır? Çünkü şehirlerdeki âmir mevkiinde bulunan kimselerin yıkmak ve aç-mak işinin değeri hakkındaki noktai nazarları birbi-rinden çok farklı gibi göründüğündendir.

Bir şehrin bakımlı görünmesi için en mühim olan şey şüphesiz sokak ve cadde işleridir. Bir ma-hallenin temiz tutulması ancak oradaki cadde ve sokakların orta ve yaya kaldırımı kısımlarının iyi bakımlı bir halde bulunması takdirinde mümkün-dür. Ortası kaldırmışız sokakların kenarındaki

(2)

kilit-li mahallerde muhafaza edikilit-lir. Demir malzeme, bo-rular cadde ve sokak isimlerini gösteren levhalar, seyrü sefer işaretleri, yoll kapama tertibatı, lâmbalar,

marangozluk ve çilingirlik âlet ve edevatı da böy-ledir.

Cadde ve sokaklarda araba ve sairenin şiddet-le çarpması yüzünden hasıl olan çukurları bertaraf etmek için ekseriya birkaç kaldırım taşını kî-ldırıp yer-leştirmek kâfi gelir. Bu çukurlar tamir edilmezlerse yağmurlu havalarda çirkef çukuru ve temiz havalar-da ise bin türlü pisliğin buluştuğu bir mezbele ha-line gelirler. Salgın hastalıkların yayılmasına sebep olurlar. Çünkü bu çukurlar süpürnvekle iyi bir su-rette temizlenemezler. Fakat, herkesin kendi evinin

önünü süpürüp temizlemesini temin etmek ve buna muvaffak olmak lüzumludur. Gözle görülen büyük

muvaffakiyetler birçok küçük ve münferit başarıla-rın bir araya gelmesile meydana çıkmışlardır. Bu küçük münferit işler onları yapanlar için o kadar ehemmiyetsizdir ki bu işleri cadde ve sokaklara mü-cavir evlerde oturanlardan beklemekte hiç bir çeki-necek nokta yoktur. Bundan başka, cadde ve sokak kenarlarındaki evlerin sahipleri ayni zamanda yaya kaldırımının bakımı ile de mükelleftirler. Şehirler-de yaya kaldırımları bozukluklarını her yerŞehirler-de görü-yoruz. Bunlar bazan yaya kaldırımının yüksekliğinin yanlış tayin edilmiş olmasından, ekseriya doldurul-muş olan alttaki toprağın çökmesnden ve bazan de malzeme fenalığından veya fena işçilikten ileri geliyor.

Teknik işlerin kontrolü inşaat dairesine, şehrin temiz tutulması işlerinin kontrolü temizlik işleri

dai-resine ait olup bunlar muayyen bir büyüklüğü aşan cadde ve sokaklarda işi bizzat yaparlar ve mücavir evlerin sahiplerinin vazifelerini kendi üzerlerine a-lırlar. Umum genişlği 8 metre olan sokaklarda bu usul tatbik edilebilir.

Eğer cadde, sokak ve meydanları intizamlı bir hale sokmak kabil olabilirse bu eski şebir ve kasaba-lar için müthiş bir ilerleyiş sayılmalıdır. Bu bakım arsa ve binalara da bir örnek teşkil eder. Binaların bahçeleri ve avluları da iyi, muntazam ve temiz bir bakıma tâbi tutulmağa başlanılır.

Bütün bu işler için çok bir şey lâzım olmadığı gibi hele pahalı malzemeye hiç lüzum yoktur. Çün-kü ekseriya başka bir yerden çıkarılıp kaldırılan malzeme buralarda kullanılabilir, meselâ kaldırım taşlan, kenar taşlan ve saire bu cümledendir. Geri-ye kalan bir işçi Geri-yevmiGeri-yelerinden ibaret olup bunlar

da burada çalışkan halktan alınacak işçilerle ve iyi

bir nezaret altında pek o kadar fazla bir masrafı mucip olmaz.

Ben şehir hudutları dahilinde açılıp ıboş bırakıl-mış meydanlara tahammül edemem. Bilhassa ana caddelerde bunlara yer vermem. Ana caddelerdeki boş arsaların ya ibahçe haline getirilmesi yahut düzle-tilmesi lâzımdır. Bunlar çok ciddi telâkki edilmesi icap eden tozların husulüne meydan veriyorlarsa

üze-rine reklâm ve ilân kâğıtları yapıştırılmamış bir çeşit veya arkatlı dükkânlar gîbi muvakkat inşaatla cadde-ye karşı kapatılmalıdır.

Toz belâsına karşı mücadele bazı ehemmiyetli şehirlerde kat'iyetle icra edilmelidir. İğrenç toz fe-lâketinden ve onun hasıl ettiği göz hastalıklanndan, ciğer hastalıklarından, yiyecek maddelerinin pislen-mesi gibi mahzurlardan kurtulmak için burada şehir-de oturanlar yazın kırlara, şehir-deniz kenarlarına, dağla-ra göç ediyorlar. Fakat şehirde kalanlar ve kalmak mecburiyetinde bulunanlar ne yapsınlar?

Sokak ve.caddelerin bakımından sonra en mü-him iş evlerin bakımıdır. Evlerin sıva ve boyalarına

iyi bir surette itina edilirse bir çok eski mahallelerin görünüşleri ehemmiyetli derecede iyileşir. Fakat ay-ni zamanda mevcut evlerin muhafazasına ve bün-yesinin bakımına doğru ehemmiyetli bir teşebbüste bulunulmuş olur. Bu mevcudu terketmek tamamen imkânsızdır. Hiç olmazsa Anadolunun ekseri şehir-lerinde bu ev mevcudunun kurtarılması mecburiyeti vardır. Çünkü ikametgâh ihtiyacı için lâzım olan bu müthiş mikjtatrlardaki binala!rı|n yerine yenlilerini

yapmak için çare ve zaman nasıl bulunabilir? Lâtince (Tabula rasa) tâbiri ile ifade edilen ( ( H e p s i -ni kökünden traş etamek usulünü ancak tek-nik ba-kımdan hiç tecrübe ve bilgisi olmıyan bir kimse mü-dafaa edebilir.

Evlerin sıva ve boyalarının iyileştirilmesi faali-yetinde sıvacı ve duvarcılarla boyacılar gibi mühim sanat mensuplan istifade ederler. Mal sahibinin

byük bir masraf yapmasına lüzum yoktur. Emlâk ü-zerine borç veren banka ve müesseselere karşı ta-mirsiz ve bakımsız evlere nisbetle bütün bu bakım-lı binaların kıymeti yükselir. Bir binaya karşı daha fazla borç para alabilmek mümkün olunca da umu-mî bir iktisadî hareket ve faaliyet baş gösterir ve bu bilhassa inşaat sahasında kendisini belli eder.

(3)

Danışanlara verilecek: fikirlerde esas olarak sağlam ve iyi şekilli binalar yapılmasını göz önünde

tutardım. Lüzumsuz ve zait her şeyden vaz geçilmeli-dir. Meselâ binaların önlerindeki bahçelere çekilen büyük duvar veya emsali paravanalar zaittir. Bu

gi-bi bahçeler önüne hiç gi-bir engel konmazsa ve yahut da bunlar mümkün olduğu kadar hafif ve bütün caddeler de yeknasak şekilde yapılırsa şehrin görü-nüşü daha güzel olur.

İnşaat işlerinde danışma meselesi gibi inşaata itina meselesine de en yüksek tekâmülü vermeye uğraşırdım. İktisadî vaziyetleri iyi olmıyan kimsele-re karşı mülâyim davranılmakla beraber binaların bakımını hiç aman vermez bir inatla talep ve takip etmek lâzımıdır. (Sıvaların ve boyaların ıslahı gibi.) Millî bayramlar, sergi ve fuarlar, kongreler kurul-taylar, yüksek zatların ziyaretleri ve saire gibi vesi-leler çok defa böyle umumî bakım ve temizlenme faaliyetine vesile teşkil eder. Bu gibi işlere çok de-fa muayyen bir noktada başlanabilir. Meselâ Anka-rada, geç olmakla beraber kalenin bulunduğu tepe-de bu iş güzel ibİT surette başarılmıştır.

Belediyenin yapacağı inşa ve bina bakımı işleri halka daima güzel bir örnek teşkil etmelidir.

«Sıhhat kadar sari olan hiç bir şey yoktur!» Bu güzel hekim sözüne uyarak şehrin muhlif yerlerinde grupla; halinde temiz semtler ve te-miz mahalleler yücude getirmelidir. Buralarda ba-kım, temizlik hâkim olmalı, binalar iyi, tamirli, bo-yalı, güzel sıvalı, önlerindeki bahçelerin duvar ve parmaklıkları muntazam, bahçeler bakımlı ve güzel bir halde bulunmalıdır. Böyle örnek mahalle ve semtler ve gruplar etrafa sirayet ederler. Birkaç se-ne sonra şehir hakikaten güzelleşir.

Ben Anadoluda daha küçük bir kasabanın in-şaat memuru olsaydım ve kasabanın elli senelik geliş-mesini gösteren, vekâletçe tasdikli plân önümde dur-saydı, önce ne yapardım?

1 — İlk iş olarak şehrin merkezini geliştirme-ğe uğraşırdım.. Etrafında resmî binalar bulunan bir meydan, güzel bir âbidenin etrafında bulunan bir meydan, ortasında bir cami inşa edilmiş bulunan bir meydan eğer hakikaten bakımlı ve güzel bir hale getirilir veya bu gibi âbide ve binaların etrafına

böy-le güzel meydanlar yapılırsa o şehirde oturan insan-lar tam mânâsile bir vatan ve yurt sevgisi peyda e-d'erler. Yabancılar ise bu şehirdeki hususiyete kar-şı takdir duygusu hasıl eder ve onu hiç unutmazlar. Şelhrin merkezinde göze ve gönle hoş gelen her şeyi geliştirip ilerletirdim. Yâni her türlü lokanta ve o-teller, mahallî tarihe ait bir müze gibi fikir ve ruh

üzerinde müessir binalar ve ayni zamanda meyve ve çiçekler satılan bir pazar meydanı.

2 — Takip ettiğim sıra, yapılması kolay olan işlere göre tertip edilmiştir. Spor meydanını vücude getirmek için çabalardım. Bu meydanı hemen tam ve kat'î büyüklüğü ile tesis etmeğe lüzum yoktur. Şimdilik yetecek tesisat kâfidir. Ancak ileride kat'î

ve nihaî şeklini alabilmesi için meydanın icap eden büyüklükte bulunması lâzımdır. Bu meydanı tesis etmek için yetecek kadar para yoksa spor klüpleri-ne baş vurur ve bizzat onların çalışması ile bu mey-danı kendilerine yaptırırdım .

Şehir meclisi âzaları benim iyi niyetlerimi gö-rünce meydanın tamamlanması için lâzım olan parayı vermeğe belki meylederlerdi.

3 — Halkın istifadesine açılması mümkün olan bütün yeşil sahalardan hepsini açardım. Pilânda mevcut diğerlerini de belediye için satın almağa ça-lışır ve onları tedricen halka açardım. İstikbale ait vazifelere hazırlanmak üzere belediye tarafından

ya-pılan bu gibi arazi mübayaatına «arsa biriktirme e-konomisi» diyoruz. Arsa ve araziye sahip olmadıkça hiç bir belediye şehircilik yapamaz.

4 — Hiç olmazsa bir tek grup halinde yeni ev-ler yaptırırdım. Muhtelif tip evev-lerden mürekkep bir kaç grup yapabilirse elbet daha iyidir. Bu örnek

ev-lerde bahçe de mevcut olmalıdır. Bu suretle şehir halkı bu evlerin ikamet için çok daha elverişli, çok

daha rahat ve güzel olduğunu görür. V e bu evler-de ikametin daha da ucuza mal olduğunu anlar.

5 — Benim nezaret ve murakabem altında bu-lunan bütün hazır sıra işlerine müteallik binalara mümkün olduğu kadar iyi bir surette bakardım. Mek-tepler, hastahaneler, çocuk bahçeleri, çocuklaıa mahsus oyun meydanlan bu meyandadır.

6 — Yaptığım işleri halka konferanslarla ve örnek halinde resimler asmakla anlatmağa, kavrat-mağa uğraşırdım.

Çünkü insanlar ceza korkusile bile yapmadıkları şeyleri böyle anlayıp kavramak ile kendiliklerinden ve memnuniyetle yapmağa heves ederler.

Yukarıda söylediğim şeylerin bir çokları her halde herkesçe bilinen şeylerdendir. Buna rağmen söylemek mecburiyetinde idim. Çünkü yaptığım bir çok tetkik seyahatlerinde bilhassa böyle gayet tabiî ve herkesçe bilinen şeylerin ihmal edilip yapılmadı-ğını ve yapılması en güç olan projeler peşinden gidi-lip zahmetlere katlanıldığını görüyorum.

(4)

mesle-ğe çok yüksek bir kıymet vermekteyim! İster küçük, ister büyük olsun, Anadoluda her şehir ve kasaba bir inşaat memuru bulundurmalıdır. Büyücek şehirlerde tam mânâsile bir şehirciye, küçüklerde ise mimarlık ve şehircilik bakımından görgülü herhangi bir kim-seye lüzum vardır. Bu lüzumu her zaman ve daima

tebarüz ettireceğim ve derslerimde bunu tahakkuk ettirmeğe çalışacağım. Bu memurlar mevcut

olmadı-ğı için bazan belediyeler az semerelere çok masraflar ediyorlar. Her sene yüksek mekteplerden yetişmiş yeni bir grup şehirci memlekete yayılmalı, tecrübe-ler edinmeğe uğraşmalı ve sonra şehir ve kasabalara teknik bakımdan hizmet etmelidir.

Güzel memleketlerinin hayrı için bu elzemdir. R. öelsner

A m e r i k a d a S t a n d a r t

Y a p ı l ı y o r .

v I e r

Aşağıdaki resimde görülen ve (Prefab, ismi verilen bu tip ev on işçi tarafından bir

gün-de kurulmaktadır.

Fabrikada muhtelif höcreler halinde imal edilmiş ev arsa üzerine nakledilerek bir araya

getirilmek euretile kurulmaktadır. Bu üniteler birbirlerine muhtelif geçmelerle

birleştirilmekte-dir. Bu sistem fabrikasyon evlerin hususiyeti ya tak, oturma odası, mutfak, banyo gibi ünitelerin

ayrı ayrı imal edilmiş olmasındadır. Hususî kam yonlarla inşaat yerine getirilen bu parçalar

ba-sit bir temel üzerinde oturtulmakta ve geçmelerle birleştirilmektedir. Bilâhara teras, teşkil eden

izolasyonlu örtü (Tavan) takılmaktadır. Bütün Standard evlerde olduğu gibi bu tip evi imal edenlerin de iddeası bütün konforu

ha-iz ve pek ucuza mal olduğudur.

Referanslar

Benzer Belgeler

Sokaða çýkma kýsýtlamasýnda basýn mensuplarýyla bir araya gelen Belediye Baþkaný Halil Ýbrahim Aþgýn, suya zam yapmayacaklar ýný ifade etti..

Her türlü doğal ve sentetik taşa uygun, renk değişimi yapmayan, çok yüksek emilmeye sahip uzun ömürlü,iç ve dış mekanlarda kullanıma uygun ve her iklim koşuluna

1968 sonrasında belki daha çok kavramsal eğilimleri işlerine katarak bugünkü güncel sanat oratamını hazırlamış sanatçılardı konuştuklarımız ve Vasıf'ın

Güç Tüketimi Çalısma Voltajı Isık Yogunlugu Aydınlatma Verimi Renk Sıcaklığı Aydınlatma Açısı Gövde Malzemesi Çalısma Sıcaklıgı Pan Açısı Tilt Açısı IP

30 MODA CAMİ YANI PARKI CAFERAĞA Şair Nefi Sk.. 31 KADIKÖY ANADOLU LİSESİ CAFERAĞA

2018-2019 - Yürütücü “Erkeklikler ve Araba Sürüş Performansları”, Başkent Universitesi BAP 2018-devam ediyor - Araştırmacı “Kentsel Mültecilerin Adaptasyon ve

Bu bağlamda çalışmanın amacı; Ordu ili Altınordu ilçesindeki cadde ve sokak adlandırmalarında, doğal ve kültürel peyzaj terimlerinin yansımalarını ortaya koymak, kentsel

30 MODA CAMİ YANI PARKI CAFERAĞA Şair Nefi Sk.. 31 KADIKÖY ANADOLU LİSESİ CAFERAĞA