• Sonuç bulunamadı

Çevre ve Toplum: Doğal Kaynaklar. 2. Doğal Kaynak Kullanımında Etkili Olan Faktörler

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "Çevre ve Toplum: Doğal Kaynaklar. 2. Doğal Kaynak Kullanımında Etkili Olan Faktörler"

Copied!
5
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

1. Doğal Kaynakların Kullanımı

İnsanlar tarih öncesi dönemlerden günümüze kadar doğal kaynakları kullanmışlardır.

Ancak bu kullanımın şekli ve miktarı her zaman aynı olmamıştır. Gelişen ve değişen şartlar insanları yeni buluşlar yapmaya itmiş bu da doğal kaynaklardan faydalanma şekillerini ve miktarlarını değiştirmiştir.

İlk zamanlarda taşlardan aletler yapan insanların bu faaliyetleri çevredeki taşların kullanılmasına ve bunların değer kazanmasına neden olmuştur. Devam eden süreçte tarımsal faaliyetlerin yoğunlaşması nedeniyle toprak önem kazanmıştır. Hayvanların evcilleştirilmesi ise hayvancılığın ve dolayısıyla hayvanların öneminin artmasını sağlamıştır.

İlerleyen dönemlerde taş aletlerin yanı sıra madenler de kullanılmaya başlanmış ve tunç, bakır, demir gibi madenlerden araç gereçler yapılmıştır. Günümüzde ise metal işleme endüstrisinin gelişmesiyle metalik madenlerden yararlanma artmıştır.

Ormanlar da insanların faydalandığı doğal kaynaklar arasındadır. İlk zamanlarda ısınmak, barınak yapmak vb. için yararlanılan ormanlardan günümüzde kâğıt ve mobilya yapımında da faydalanılmaktadır.

Su ve rüzgâr gibi doğal kaynaklar da hem ihtiyaçları karşılama hem de enerji üretimi için kullanılan kaynaklardandır.

Yer altı kaynakları ise daha çok günümüzde faydalanılan tükenebilen doğal

kaynaklardandır. Kömür ve petrol özellikle ısınma ve enerji üretiminde kullanılmaktadır.

Ayrıca gelişen motor sanayi de petrole olan ihtiyacı artırmaktadır.

Günümüzde; nüfusun artması, yaşam biçiminin değişimi, gereksinimlerin çeşitlenmesi, sanayileşme sonucu ham madde gereksiniminin artması gibi nedenlerle bu doğal kaynaklardan yararlanma artarak ve çeşitlenerek devam etmektedir.

2. Doğal Kaynak Kullanımında Etkili Olan Faktörler

Doğal kaynak kullanımında etkili olan faktörleri;

 doğal kaynağın potansiyeli,

 kullanılan yöntem ve teknolojiler,

 insanların gereksinimleri olarak sıralamamız mümkündür.

Doğal kaynak kullanımında, ülkelerin gelişmişlik düzeyleri, yaşam biçimleri, kültürel özellikler, gelenek ve görenekler gibi nedenlerle farklılıklar vardır.

Bazı ülkelerde bilim ve teknoloji desteğiyle doğal kaynaklardan en üst düzeyde yararlanılmaktadır. Bazı ülkelerde doğal kaynakların sınırsız olmadığının, tükenebilirliğinin bilinciyle doğadan yararlanmada sürdürülebilirlik ilkeleri dikkate

(2)

alınırken bazı ülkelerde yanlış yöntemlerle doğal kaynaklar tükenme seviyesine getirilmiştir.

3. Doğal Kaynakların Kullanımına Örnekler

Doğa - insan ilişkisinde temel nokta doğal kaynakların kullanılmasıdır. Doğal kaynak kullanımında ise tek bir yöntem olduğundan söz etmek mümkün değildir. Genel olarak ülkelerin gelişmişlik seviyesi ile doğrudan bağlantılı olan doğal kaynak kullanımı konusunda ülkeler arasında farklılıklar bulunmaktadır. Hatta aynı ülke içinde bile bölgesel, çevresel ve kaynağın türüne bağlı etkenler nedeniyle farklı uygulamalar görülmektedir. ABD’deki Mississippi ve Arkansas nehirleri çevresinde taşkınlardan korunma önlemlerinin farklı olması bu duruma örnektir.

4. Doğal Kaynakların Kullanımında Çevre Duyarlılığı

Doğal kaynaklar kullanılırken yapılan bazı uygulamalar çevrede sorunlara neden olabilir. Bu nedenle kaynak kullanımı öncesinde ve kaynaklar kullanılırken etki alanları göz önüne alınarak hareket edilmesi gerekir.

Aswan Barajı

Yapım amacı Nil Nehri'nin taşmalarını kontrol etmektir. Sulama ve tarımsal üretimde faydalanmak, elektrik üretmek ise barajın yapımının diğer amaçlarıdır. Ancak Nil Nehri'nin sularının tutulması nedeniyle tuz birikimi olmuş ve biyoçeşitlilik azalmıştır.

Bunun yanı sıra nehirdeki besleyici maddelerin eksilmesi nedeniyle balıkçılık faaliyetleri zarar görmüştür.

Üç Boğaz Barajı

Dünya'nın en büyük barajı olan Üç Boğaz Barajı, büyük bir hidroelektrik santralidir.

Ancak bu barajın yapılması için milyonlarca insan evsiz kalmıştır. Ayrıca barajın inşa edildiği alanda yaşayan diğer canlılar da baraj yapımı nedeniyle yaşam alanlarını terk etmek zorunda kalmıştır.

Japonya’da Kıyıların Kullanımı

Japonya'nın doğal kaynaklardan kullanımının en büyük kısmı arazi yetersizliğinden kaynaklı olarak denizlerin doldurulması şeklinde ortaya çıkmaktadır. Denizler doldurularak yeni yerleşim yerleri oluşturulan Japonya'da, doldurulan alanlarda yaşayan su canlılarının yaşam alanları ortadan kalmaktadır.

(3)

5. Doğal Kaynakların Kullanımında Çevre Duyarlılığı

Doğal kaynaklar kullanılırken doğal ortam değişmekte, çevreye zarar verilmektedir. Aral Gölü’ne dökülen akarsuların sularının sulamada aşırı kullanımı, gölün beslenmesini azaltmış, göl zamanla kurumuş, göl arazisi kara ekosistemine dönüşmüştür. Gölde balıkçılık ve dolayısıyla su canlılarıyla beslenen kuş türleri zarar görmüştür. Bu durum ciddi bir çevre felaketine dönüşmüştür.

Taş Ocaklarının Çevreye Etkileri

Taş ocaklarının faaliyeti sonucu oluşan tozlar havayı kirleterek insanlar, bitkiler ve tarım ürünleri üzerinde olumsuz etki yapar. Taş ocaklarından çevreye verilen atık maddeler;

çevredeki bitki örtüsüne, toprak yapısına, havaya, suya, tarım alanlarına ve canlı habitatlarına zarar verir. Yer altı suyu drenajları bozulur, gürültü ve görüntü kirliliği oluşur.

Orman Tahribatının Çevresel Etkileri

Biyolojik çeşitlilik zarar görür. Birçok yaban hayvanı, kuş ve böcek türlerinin yaşam alanı yok olur. Havaya oksijen salımı azalır. Hava kirliliği artar. Erozyon şiddeti artacağı için toprak kaybı artar. Akarsu taşkınları ve seller artar. İklim giderek kuraklaşır.

Yer Altı Suyunun Aşırı Kullanımının Çevresel Sonuçları

Yer altı su tablasının seviyesi azalır. Kıyı kesimlerde, çekilen tatlı su tuzlu suyla yer değiştirir. Yer altı sularının kullanımının çevresel sonuçları arasında, yerin çökmesiyle obruk oluşumu ve toprağın tuzlanması da yer alır.

Bir yörede zengin doğal kaynakların varlığı, bunların işletmeye açılması, bu kaynağı işleyen tesislerin kurulması; çevre kirliliğinin artmasının yanında, yerleşim alanlarının gelişip büyümesine ve kentleşmesine neden olmaktadır. Batman, petrol yataklarının bulunup işletmeye açılması ve petrol rafinerisinin kurulmasıyla; Elbistan ise linyit yatakları ve linyitle çalışan termik santralın kurulmasıyla nüfuslanmış, büyüyüp gelişmişlerdir.

6. Doğal Kaynak Kullanımı ile Ortaya Çıkan Sorunlar

Termik Santrallerinin Çevresel Etkileri

 Hava kirliliğini arttırır, asit yağmurlarına neden olur.

 Su ve toprak kirliliğine yol açar.

 Çevredeki bitkiler ve tarım arazileri zarar görür.

 İnsan ve hayvan sağlığı zarar görür.

 Arazi kullanımı üzerinde olumsuz etkileri olur.

(4)

Petrol ve Çevre

Petrol; çıkarılması, taşınması, işlenmesi ve kullanılması sırasında çevreyi kirletmektedir. Petrol; hava, su ve toprak kirliliğine neden olmaktadır.

Nükleer Santrallerin Çevreye Etkileri

Nükleer atıkların yüksek oranda radyoaktiviteye sahip olmaları nedeniyle, ciddi atık sorunu yaşanır. Bu nedenle radyoaktif atıkların çok derine gömülmesi gerekir. Nükleer sızıntı, patlama riski taşımaktadır.

Nükleer santrallerde açığa çıkan enerjiden dolayı çok fazla ısınma olur. Santrallerin sürekli suyla soğutulmaya ihtiyacı vardır. Bu nedenle deniz, akarsu ya da göl

yakınlarına kurulur. Soğutmada kullanılan sular alındıkları su ortamına geri verildiğinde çok ısınmış olur. Isınan bu sular akarsu, göl ve denizlerde yaşayan canlılara zarar verir.

Hidroelektrik Santrallerinin Çevreye Etkileri

Kara canlılarının yaşam alanlarını su canlıları alacaktır. Biyolojik çeşitlilik etkilenecektir.

Bu nedene biyolojik çeşitliliğin çok zengin olduğu, nadir türlerin bulunduğu, gen havzası niteliğindeki alanların sular altında kalmamasına dikkat etmek gerekir. Yerleşim

alanları, kültür varlıkları, verimli toprakların baraj suları altında kalma olasılığı vardır.

Akarsuyun alüvyonlarının baraj gölünde birikmesiyle ağız kısmındaki topraklarda verim düşüklüğüne yol açmaktadır.

Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Kullanımının Çevreye Etkileri

Rüzgâr gücünden elektrik üretmek için kullanılan türbinler kuş ölümlerine yol açabilmekte, gürültü kirliliğine neden olabilmektedir. Biyokütle enerjisinden elektrik üretmek amaçlı yakılan çöpler ve organik maddeler hava kirliğine yol açmaktadır.

Madencilik Faaliyetlerinin Çevreye Etkileri

Maden arama ve çıkarma süreçlerinde doğal bitki örtüsü tahrip olmakta, yaban hayatı zarar görmektedir. Madenleri ararken ya da çıkarırken kullanılan kimyasallar toprağı ve suları kirletmektedir. Kazılan, oyulan yer kabuğu, çıkan hafriyatın yığılmasıyla oluşan tepelerle yeryüzü şekil değiştirmektedir.

7. Etkili Arazi Kullanımı

Herhangi bir faaliyete başlamadan önce bir ön hazırlık, yani planlama yapılması gerekir. Planlama yapılırken geleceğe yönelik öngörülerde bulunularak kararlar verilir.

Planlamanın başarıya ulaşabilmesi için, insan ve doğa arasındaki ilişkinin her yönden dikkate alınması gereklidir. Planlamanın titizlikle yapılmasının yanında, planlamanın başarıya ulaşabilmesi için bu uzun sürecin her aşamasına sadık kalınarak

uygulamaların yapılması gerekir.

(5)

Arazi Planlaması Yapılırken Dikkat Edilecek Hususlar

 Hedefler net olarak belirlenmelidir.

 Arazi yetenek sınıflandırması ile ilgili etütler yapılmalıdır.

 Planlaması yapılacak arazide önce altyapı çalışmaları yapılmalıdır.

 Araziden en fazla verim elde edilecek alternatif projeler geliştirilmelidir.

 Projenin bölge halkı üzerindeki olumlu ve olumsuz etkileri, halkın gereksinimleri belirlenmeli ve alternatif çözümler üretilmelidir.

 Projelerin riskleri hesaplanmalı, doğaya olumsuz etkilerini en aza indirecek çözümler üretildikten sonra uygulamaya geçilmelidir.

 Bütün bunlar yapılırken arazinin mevcut durumunu ve gelecekteki durumunu gösteren ayrıntılı haritalar hazırlanmalıdır.

Arazinin Yetenek Sınıfları

Doğadaki denge gözetilmeden yapılan planlamalar büyük kayıplara neden olmaktadır.

Örneğin, orman ya da mera arazilerinin tarım amacıyla kullanıldığı bölgelerde erozyon şiddetlenmektedir. Verimli tarım arazilerinin ise sanayi ve yerleşme amaçlı kullanılması, toprak kirliliğini arttırmaktadır.

Planlamada doğanın kendine özgü hassasiyetleri dikkate alındığında araziden en iyi şekilde verim elde edilmekte ve yenilenmesi çok uzun zaman alan doğal kaynaklardan sürdürülebilir şekilde yararlanılmaktadır. Planlama; yalnızca arazi üzerinde görülen yapıların değil, altyapı hizmetlerinin iyi planlanmasıdır.

Referanslar

Benzer Belgeler

Sunucu: O zaman toprağın organik hale gelmesi için sizin bu çalışmalarınız çok önemli. Ayhan Doyuk: SIW ile aynı zamanda çölleşmeyi de

Yaygın olarak kullanılan HCFC, HFC gibi sentetik soğutucu akışkanların yanı sıra propan (R290), etan (R170) gibi hidrokarbon soğutucular ve amonyak (R717),

İlk ve orta çağlarda sıcak su temini amacıyla faydalanılmıştır. Roma ve Osmanlı imparatorlukları, egemen oldukları topraklarda sıcak suların çıktığı alanlara hamam

A) Doğal kaynaklar ülkelerin ekonomik gelişmeleri ve kalkınmaları üzerinde etkilidir. B) Yaşamı kolaylaştıran araçların tamamına yakını doğal kaynaklardan elde edilir.

Bakı noktaları: Bakı noktaları ister sörvey sırasında alanın görsel karakterini incelemek üzere kullanılabilecek, isterse planlama ve tasarım çalışmalarında

 Toplulukların ormanlar ve diğer doğal kaynaklar üzerindeki haklarını artırmak, pek çok ülkenin uygulayabileceği ve uygulamak zorunda olduğu, işe

2.Gübre, ilaç ve hormon kullanımının çevreye olumsuz etkilerini en aza indirecek, izlenecek ve denetimini sağlayacak ulusal politikaların oluşturulması.. 3.Orman

Doğal mineralli sularda bulunan başlıca eser elementler şunlardır: Florür, demir, iyot, selenyum, bakır ve çinko Yine yer altı kaynaklı gazlar da mineralli sular içerisinde