• Sonuç bulunamadı

‹LER‹ EVRE UTEROVAJ‹NAL PROLAPSUS TEDAV‹S‹NDE UTERUS KORUYUCU ABDOM‹NAL YAKLAfiIM VE Efi ZAMANLI ANT‹-‹NKONT‹NANS

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "‹LER‹ EVRE UTEROVAJ‹NAL PROLAPSUS TEDAV‹S‹NDE UTERUS KORUYUCU ABDOM‹NAL YAKLAfiIM VE Efi ZAMANLI ANT‹-‹NKONT‹NANS"

Copied!
8
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

‹LER‹ EVRE UTEROVAJ‹NAL PROLAPSUS TEDAV‹S‹NDE UTERUS KORUYUCU ABDOM‹NAL YAKLAfiIM VE Efi ZAMANLI ANT‹-‹NKONT‹NANS

CERRAH‹ SONUÇLARIMIZ

Fikret Fatih ÖNOL1, Hasan SA⁄LAM1, Egemen AVCI1, Arif Serhan CEVR‹O⁄LU2

1 Sakarya E¤itim ve Araflt›rma Hastanesi, Üroloji Klini¤i

2 Sakarya E¤itim ve Araflt›rma Hastanesi, Kad›n Hastal›klar› ve Do¤um Klini¤i

ÖZET

Amaç: ‹leri evre uterovajinal prolapsusun tedavisinde genellikle vaginal histerektomi uygulanmaktad›r. Ancak uterusun al›nmas› pelvik taban dinami¤ini bozabilmekte ve ifleme bozukluklar›na neden olabilmektedir. Bu çal›flmada uterus koruyucu abdominal sakrohisteropeksi (ASKH) tekni¤iyle elde edilen sonuçlar›m›z de¤erlendirilmifltir.

Planlama: ‹leri evre uterovajinal prolapsus (POP-Q evre ≥3) nedeniyle ASKH uygulanan hastalar, pelvik organ prolapsusuna ba¤l› yaflam kalitesini (P-QOL) ve inkontinans›n derecesini de¤erlendiren (ICIQ-SF) soru formlar›, vajinal muayene ve ürodinamik çal›flmalarla de¤erlendirilerek preoperatif ve postoperatif bulgular›n karfl›laflt›r›lmas›

planland›.

Ortam: Sakarya E¤itim ve Araflt›rma Hastanesi, Üroloji ve Kad›n Hastal›klar› ve Do¤um Klinikleri.

Hastalar: 2007 - 2008 y›llar› aras›nda ASKH ve anti-inkontinans cerrahisi uygulanan 12 hasta.

Giriflim: Rektovajinal ve vezikovajinal planlar levator tabana kadar disseke edildikten sonra uygun ebatlarda haz›rlanan polipropilen mefller vajen ön ve arka duvar›na kal›c› dikifllerle tespit edildi. Ön mefl serviks hizas›nda ortadan ikiye kesilerek bacaklar› broad ligaman›n içinden posteriora transfer edildi. Tüm mefller retroperitoneal alandan sakral promontoryuma transfer edilerek kal›c› dikifllerle tespit edildi. Sekiz hastaya ayn› seansta TOT, 2 hastaya Burch kolposüspansiyon operasyonu uyguland›.

Sonuç: Ortalama operasyon zaman› 156 dakika, hastanede kal›fl süresi 2,3 gün olarak hesapland›. Ortalama 12,8 ayl›k izlemde tüm hastalarda serviks ve uterusun normal anatomik lokalizasyonda deste¤i sa¤land›, 1 hastada nüks rektosel geliflti. Tüm hastalarda postoperatif yaflam kalitesi ve inkontinans skorlar›nda istatistiksel anlaml› düzelme saptand›. Anti-inkontinans cerrahisi uygulanmayan iki hastan›n birinde “de-novo” stres inkontinans geliflti. Hiçbir hastada “de-novo” s›k›flma semptomlar› veya vajinal mefl erozyonu saptanmad›.

Yorum: ‹leri evre uterovajinal prolapsus olgular›nda uterus koruyucu ASKH ve efl zamanl› anti-inkontinans cerrahisi, düflük morbidite ve k›sa hastanede kal›fl süresi nedeniyle hastalara alternatif bir cerrahi tedavi seçene¤i olarak sunulabilir.

Anahtar kelimeler: abdominal sakrohisteropeksi, uterin prolapsus, üriner inkontinans, vajinal prolapsus Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derne¤i Dergisi, (TJOD Derg), 2010; Cilt: 7 Say›: 2 Sayfa: 125- 32

Yaz›flma adresi: Uzm. Dr. Fikret Fatih Önal. Korucuk Kampüs 54290 Sakarya Tel.: (0533) 514 09 99

e-posta:[email protected]

Al›nd›¤› tarih: 11.06.2009, revizyon sonras› al›nma: 12.10.2009, kabul tarihi: 12.11.2009

(2)

G‹R‹fi

Uterin prolapsus uterusu destekleyen uterosakral- kardinal ligamen kompleksinin zay›flamas› sonucu oluflan bir durumdur. Patolojinin do¤rudan uterusun kendisine ba¤l› gerçekleflmemesine ra¤men bu olgularda histerektomi, pelvik destek yap›lar›n›n onar›m›yla birlikte uzun zamand›r standart olarak uygulanmaktad›r(1). Kad›n toplulu¤unda pelvik organ prolapsus nedeniyle yaflam boyu cerrahi geçirme riski

%11 olarak bildirilmifltir(2). Günümüzde, yetmifl ve seksenli yafllara yükselen ortalama yaflam süresi ile birlikte yaflam kalitesi konular› da ön plana ç›kmakta, anatomiyi düzeltici cerrahilerin gerçeklefltirilmesi kadar psikolojik ve ifllevsel aç›dan uterusunun korunmas›n›

isteyen hastalar da giderek artmaktad›r(3). Ayr›ca pelvis içinde anahtar konumda bulunan uterusun uzaklaflt›r›l- mas› pelvik taban dinamiklerini bozmakta(4), s›k›flma

tipi ifleme semptomlar› dahil çeflitli pelvik taban ifllev bozukluklar›na yol açabilmektedir(5,6).

Uterin prolapsus onar›m›nda vajinal apikal deste¤in restore edilmesi amac›yla vajinal ve abdominal yaklafl›mlar tarif edilmekle birlikte hangi tekni¤in daha üstün oldu¤u konusunda görüfl birli¤i yoktur(7,8). Histerektomi yap›lmadan uygulanan sakrospinöz ligaman fiksasyonu s›kl›kla kullan›lan baflar›l› bir yöntemdir(9). Buna karfl›n Benson ve ark. yapt›¤›

randomize prospektif bir çal›flmada abdominal sakrohis- teropeksinin uterovajinal prolapsusun tedavisinde sakrospinöz kolpopeksiye göre daha baflar›l› oldu¤u bildirilmifltir(10). Ülkemizden Demirci ve ark. yapt›klar›

bir çal›flmada da uterusunu korumak isteyen genç hasta grubunda sakrohisteropeksinin %95 baflar› ve minimal komplikasyon oranlar› ile uygulanabildi¤i gösterilmifltir

(11). Bu çal›flmada, ileri yafl grubunda evre 3-4 utero- vajinal prolapsus ve pelvik taban ifllev bozuklu¤u SUMMARY

OUR RESULTS WITH UTERUS-PRESERVING ABDOMINAL APPROACH AND SIMULTANEOUS ANTI- INCONTINENCE SURGERY IN THE MANAGEMENT OF ADVANCED UTEROVAGINAL PROLAPSE

Objectives: Vaginal hysterectomy is generally performed in the management of advanced uterovaginal prolapse.

However, removal of the uterus may damage the integrity of pelvic floor dynamics with an increased risk for voiding dysfunction. In this study, we reviewed our results with uterus-preserving abdominal sacrohysteropexy (ASCH) technique.

Design: Women with advanced (POP-Q stage ≥3) uterovaginal prolapse who underwent ASCH were evaluated with quality of life (P-QOL) and incontinence (ICIQ-SF) questionnaires, vaginal examination, urodynamic studies and a comparison of pre- postoperative findings was planned.

Setting: Clinics of Urology and Obstetrics -Gynecology at Sakarya Training and Research Hospital.

Patients: Twelve women who underwent uterus-preserving ASCH between 2007 and 2008.

Interventions: Rectovaginal and vesicovaginal planes were dissected until the levator plate, followed by interposition and fixation of self-cut prolene meshes to anterior and posterior vaginal walls with non-absorbable sutures. The anterior mesh was cut in the midline at the cervical level producing 2 legs, which were transferred posteriorly under the broad ligament. Promontofixation was performed after retroperitoneal transfer of all meshes. Eight and two patients received transobturator tape (TOT) and Burch procedures, respectively.

Results: Mean operative time was 156 min, mean hospitalization duration was 2.3 days. A normal anatomically supported uterus and cervix was achieved in all patients with a mean follow-up of 12.8 months with evidence of recurrent rectocele in one patient. Quality of life measures and incontince scores improved significantly in all patients after the procedure. De-novo stress incontinence developed in 1 of the 2 patients who did not receive anti-incontinence surgery initially. De-novo urge symptoms or vaginal mesh erosion were not evident in any case.

Conclusions: Uterus-preserving ASCH and simultaneous anti-incontinence surgery seems to be a viable alternative for advanced uterovaginal prolapse patients in terms of minimal morbidity and short hospitalization.

Key words: abdominal sacrohysteropexy, urinary incontinence, uterine prolapse, vaginal prolapse

Journal of Turkish Society of Obstetrics and Gynecology, (J Turk Soc Obstet Gynecol), 2010; Vol: 7 Issue: 2 Pages: 125- 32

(3)

nedeniyle baflvuran ve uterus koruyucu abdominal sakrohisteropeksi (ASKH) ile efl zamanl› anti- inkontinans cerrahisi uygulad›¤›m›z hastalar›m›z›n sonuçlar› de¤erlendirilmifltir.

GEREÇ VE YÖNTEMLER

Klini¤imizde Kas›m 2007 - Aral›k 2008 tarihleri aras›nda vajinal apikal destek gevflekli¤inden kaynaklanan uterovajinal prolapsus nedeniyle tedavi edilen 12 hastan›n verileri incelendi. Bütün hastalar ürogenital patolojiler aç›s›ndan preoperatif pelvik muayene, abdominal-transvajinal ultrasonografi ile de¤erlendirildi. Hastalar›n klinik ve demografik özellikleri Tablo I’de özetlenmifltir. Tüm hastalarda klinik de¤erlendirme pelvik organ prolapsusa ba¤l›

yaflam kalitesini (P-QOL) ve efllik eden hastalarda inkontinans›n derecesini (ICIQ-SF) de¤erlendiren Türkçe’ye uyarlamas› yap›lm›fl standart soru formlar›

(12,13) ve prolapsus redüksiyonunu takiben stres/

öksürük provokasyon testi ve ürodinamik çal›flmalarla yap›ld›. Vajinal muayene pelvik organ prolapsus evreleme sistemi (POP-Q) kriterlerine göre yap›ld›(14). Bu çal›flmadaki hastalar›n tümünde valsalva ile serviksin ön ve arka vajen duvar›yla birlikte hymenden, vajen uzunlu¤unun %50’sinden daha fazla inifl gösterdi¤i tespit edildi (Resim 1, POP-Q evre ≥3).

Tüm hastalardan tedavi seçenekleri konusunda bilgilendirildikten sonra ayd›nlat›lm›fl onam al›nd›.

Resim 1: Apikal destek kayb›na ba¤l› geliflen ileri evre (POP-Q s›n›flamas› evre 4) uterovajinal prolapsus olgusu.

Cerrahi ifllem s›ras›nda Barrenger ve ark. tarif etti¤i teknik uyguland›(15). Epidural veya genel anestezi alt›nda, modifiye dorsal litotomi pozisyonunda subumblikal vertikal orta hat insizyonla bat›na girilerek uterus ask›ya al›nd›. Vajenden ilerletilen bir mala ekartör yard›m›yla uterus normal intraabdominal pozisyonuna getirildi. Ard›ndan posteriyor serviks hizas›nda arka peritoneal yaprak aç›larak rektovajinal plan distalde levatör tabana kadar disseke edildi. Bu plana 3-4 cm. eninde kesilen polipropilen mefl (Resim 2, Gal-Mesh, Gallini t›bbi cihazlar›, Mantova, ‹talya) interpoze edildi ve distalden bafllanarak servikse do¤ru 2/0 absorbe olmayan yumuflak polyester dikifllerle (Ethibond, Ethicon Inc, Somerville, NJ, USA) muko- zaya ulaflmayacak biçimde arka vajen duvar›na tespit edildi. Ard›ndan vajen ile mesane aras›ndaki plan

Preoperatif Postoperatif 6. ay Postoperatif 12. ay

‹zlem zaman›ndaki hasta say›s› 12 12 8

Yafl 61.2±12.6 (54-76)

Do¤um say›s› 4.2±2.9 (2-7)

Vücut kitle indeksi (kg/m2) 31.2±7.9

Menapoz (say›) 12

Hormon replasman tedavisi (say›) 2

Geçirilmifl idrar kaç›rma/pelvik prolapsus cerrahisi (say›) 0 Pelvik muayene bulgular›:

POP-Q Ba ≥ -1 12 0 0

POP-Q C ≥ -1 12 0 0

POP-Q Bp ≥ -1 12 1 1

Fonksiyonel semptomlar:

Stres tip idrar kaç›rma (say›) 5 1 0

S›k›flma semptomlar› (say›) 6 1 0

Kronik kab›zl›k (say›) 3 0 0

Tablo 1: Çal›flma grubundaki hastalar›n demografik özellikleri ve peroperatif ve postoperatif klinik bulgular› (De¤erler ortalama± standart sapma olarak belirtilmifl olup parantez içinde üst ve alt de¤erler belirtilmifltir).

(4)

mesane boynuna kadar disseke edildi ve ayn› flekilde 3-4 cm. eninde kesilen polipropilen mefl distalden bafllanarak vajen ön duvar›na tespit edildi. Böylece uterus ön ve arka vajen duvar›na tespit edilen mefller yard›m›yla as›lm›fl olundu (Resim 3). Ard›ndan serviks hizas›nda ön mefl ortadan ikiye ayr›ld› ve meflin bacaklar› herhangi bir noktada tespit edilmeden servikouterin bileflke düzeyinde, ligamentum rotundum’un alt›ndan broad ligaman›n içinden avas- küler bir alan perfore edildikten sonra arka servikal bölgeye transfer edildi (Resim 4). Sigmoid kolon sola retrakte edildikten sonra sakral promontoryum üzerindeki periton orta hatta aç›larak haz›rland›. Serbest olan tüm mefl yapraklar› retroperitoneal alandan ilerletilen bir pedikül klempi yard›m›yla promon- toryuma transfer edildi ve 2/0 yumuflak polyester dikifl kullan›larak sakral promontoryum periostuna tespit edildi. ‹fllem sonunda tüm peritoneal aç›kl›klar primer kapat›larak mefllerin ekstraperitonize edilmesi sa¤land›.

Preoperatif stres tip idrar kaç›rma (ST‹K) saptanan 5 hastaya ayn› seansta transobturator teyp (TOT) uygu- land›. Preoperatif ST‹K tariflemeyen 7 hastaya prolapsus onar›m› sonras› “de-novo” ST‹K geliflebilme ihtimali ve operasyon s›ras›nda uygulanabilecek anti- inkontinans teknikler ile bu ihtimalin azalt›labilece¤i bilgisi verildi. Yedi hastadan 5’i efl zamanl› anti- inkontinans cerrahisi uygulanmas›n› tercih etti.

Hastalar›n tercihine göre üçüne ayn› seansta TOT, ikisine “Burch” ifllemi uyguland›. Kalan iki hasta efl zamanl› anti-inkontinans cerrahisi uygulanmas›n› tercih etmedi.

Tüm hastalarda üretral kateter postoperatif 48 saat içinde çekildi. ‹zlem postoperatif 7. gün ile 1. ve 6. aylarda, sonras›nda y›ll›k olarak yap›ld›. Her baflvuruda pelvik muayeneyle birlikte subjektif olarak hastan›n ifleme semptomlar› (obstrüktif ifleme paterni, s›k›flma semptomlar› veya stres tip idrar kaç›rma olup olmad›¤›) ile barsak semptomlar› sorguland› ve standart formlar kullan›larak yaflam kalitesi ile inkontinans derecesi de¤erlendirildi. Objektif baflar›, yatarak ve ayakta maksimum valsalva s›ras›nda hiçbir vajinal kompartmanda evre 1’den büyük inifl olmamas› olarak tarif edildi. Preoperatif, postoperatif 6. ve 12. aydaki POP-Q ve ICIQ-SF skorlar› aras›ndaki de¤ifliklikler istatistiksel anlaml›l›k aç›s›ndan “Friedman (ANOVA) testi” kullan›larak p de¤erinin 0,05’ten küçük bulundu¤u parametreler için “Dunn çoklu karfl›laflt›rma testi” ile karfl›laflt›r›ld›.

Resim 2: Vajen ön duvar›na (solda yer alan, ortada serviks hizas›na kadar ikiye ayr›lm›fl mefl) ve arka duvar›na (sa¤da yer alan mefl) tespit edilmek üzere haz›rlanm›fl polipropilen mefller.

Resim 3: Ön ve arka vajinal duvara tespit edilerek yukar› as›lan uterus.

Resim 4: Vajen ön duvar›na yay›lm›fl prolen meflin görüntüsü (a) ve serviks hizas›nda ayr›lan bacaklar›n broad ligaman›n alt›ndan arkaya transferi (b).

BULGULAR

Ortalama operasyon süresi 156 dakika (aral›k:

110-215 dakika) ortalama hastanede kal›fl süresi 2,3 gün (aral›k: 1-4 gün) olarak hesapland›. Hiçbir hastada intraoperatif mesane, üreter veya barsak yaralanmas›

geliflmedi. Postoperatif barsak obstrüksiyonu veya yara problemine rastlanmad›. Ortalama 12,8 ayl›k (aral›k:

(5)

6-18 ay) izlemde 11 (%92) hastada anatomik olarak tam baflar› elde edildi (Resim 5). Tüm hastalarda valsalva ile serviksin hymen hizas›ndan en az 6 cm.

yukar›da iyi bir flekilde desteklenmifl oldu¤u görüldü ancak bir hastada nüks rektosel geliflti (Tablo I). Di¤er hastalarda nüks sistosel veya enterosel geliflimi saptanmad›.

Resim 5: Resim 1’deki hastan›n postoperatif 7. gün kontrolünde ayakta valsalva manevras› alt›nda pelvik muayene görüntüsü (a ve b).

Yaflam kalitesi de¤erlendirmesiyle ilgili tüm alan- larda postoperatif 6. ve 12. ay skorlar›nda preoperatif de¤erlere göre istatistiksel anlaml› düflüfl saptand›

(Tablo II). Postoperatif 6. ve 12. ay skorlar›n›n karfl›lafl- t›r›lmas›nda istatistiksel fark saptanmad›. Preoperatif stres tip idrar kaç›rma nedeniyle efl zamanl› anti- inkontinans cerrahisi uygulanan 5 hastan›n 4’ünde tam kuruluk sa¤land› ve tüm hastalarda postoperatif 6. ve 12. ay ICIQ-SF skorlar›nda preoperatif de¤erlere göre istatistiksel anlaml› düflüfl izlendi (Tablo I ve Tablo II). Anti-inkontinans cerrahi uygulanmayan iki hastan›n

birinde “de-novo” stres inkontinans geliflti ve bu hastaya TOT uyguland›. Hiçbir hastada “de-novo” s›k›flma semptomlar› geliflmedi. Preoperatif s›k›flma semptomlar›

tarif eden 6 hastan›n 5’inde bu semptomlar postoperatif ortalama 3. ayda (aral›k: 1-6. ay) tamamen kayboldu (Tablo 1). Preoperatif kronik konstipasyon tarif eden 3 hastan›n tümünde kab›zl›k flikayeti medikal tedavi ile kontrol alt›na al›nd›. ‹zlemdeki hastalar›n hiçbirinde vajinal mefl erozyonu veya insizyonel herni geliflimi gözlenmedi.

TARTIfiMA

Histerektomi, pelvik organ prolapsusunda s›kl›kla uygulanan bir yöntem olmakla beraber cerrahi sonras›

baflar›y› artt›rd›¤›n› gösteren yeterli kan›t bulunmamak- tad›r(3). Ço¤u klinisyen pelvik prolapsus cerrahisinde, uterusun a¤›rl›¤›na ba¤l› olarak prolapsusun ilerleyece¤i veya nüks edece¤i düflüncesine dayanarak histerek- tomiyi rutin olarak uygulamaktad›r. Ancak, uterus kad›n pelvisi içinde merkezi yerleflimli bir organ olup anatomik olarak anahtar bir rol oynamaktad›r. Serviks do¤rudan veya dolayl› olarak pelvisteki bütün ligamanlarla ba¤lant› halinde olup üzerine binen herhangi bir intraabdominal yük bu ligamanlara trofik bir kuvvet olarak aktar›lmaktad›r(3). Histerektomi potansiyel olarak bu yük da¤›l›m›n› bozmakta ve intraabdominal bas›nc›n zay›f olan vajinal membrana binmesine neden olarak herniasyona yol açmaktad›r

(4). Histerektomi ayr›ca pelvik taban destekleri ve

Preoperatif Postoperatif 6. ay Postoperatif 12. ay *p de¤eri P-QOL de¤erlendirme alanlar›:

Hasta say›s› (12) (12) (8)

Genel sa¤l›k durumu 68,2±17,6 *30,8±21,6 29,2±19,3 0,0004

Prolaps›n yaflam kalitesine etkisi 78,2±31,6 *29,3±19,8 29,2±20,7 0,0006

K›s›tlay›c› etkisi 72,5±24,9 *23,7±18,4 20,8±13,6 0,0005

Fiziksel k›s›tlama 74,4±28,3 *13,9±10,8 14,8±13,6 0,0004

Sosyal k›s›tlama 56,3±30,4 *34,9±22,4 30,5±19,7 0,0015

Kiflisel iliflkiler 58,9±23,8 *30,2±18,4 23,8±16,8 0,0094

Duygulan›m 52,7±28,3 *18,9±13,7 21,8±14,3 0,0008

Uyku/enerji bozuklu¤u 53,2±22,9 *22,7±15,3 24,9±19,3 0,0009

Güçlük ölçütleri 63,7±28,9 *19,2±11,3 13,2±9,2 0,0004

ICIQ-SF skoru:

Hasta say›s› (5) (5) (5)

Semptom skoru 17.1±5.4 *4.4±1.3 3.8±1.6 0,0004

Tablo 2: Pelvik organ prolapsusa ba¤l› yaflam kalitesi (P-QOL) ve idrar kaç›rma (ICIQ-SF) skorlar›n›n preoperatif ve postoperatif karfl›laflt›r›lmas›

(De¤erler ortalama±standart sapma olarak verilmifltir, *p de¤eri Friedman testine göre preoperatif, postoperatif 6. ve 12. aylardaki de¤erlerin karfl›laflt›rmas›na ait olup alt-grup karfl›laflt›rmalar›n›n p de¤erleri gösterilmemifltir).

(6)

inervasyonuna zarar vererek s›k›flma tipi idrar kaç›rma, mesane ve barsak ifllev bozuklu¤u gibi pelvik taban ifllev bozukluklar›na neden olabilmektedir(5,6). Bu nedenlerle günümüzde ileri uterin prolapsus olgular›nda dahi pelvik taban onar›m› s›ras›nda uterusun korunmas›

fikri giderek yayg›nlaflmaktad›r(3,6,8,11,16).

Uterus koruyucu tedavide uterusun uterosakral ligamanlar, sakrospinöz ligamanlar veya presakral bölgede anteriyor ligamana as›lmas›na dayal› vajinal ve abdominal yolla uygulanabilen pek çok teknik tan›mlanm›flt›r. Vajinal yolla en s›k uygulanan teknik sakrospinöz ligaman fiksasyonudur ve uzun dönem baflar›s› %80 üzerinde rapor edilmektedir(3,6,17). Demirci ve ark. yay›nlad›¤› abdominal sakrokolpopeksi ile vajinal sakrospinöz ligament fiksasyonunu karfl›lafl- t›ran bir araflt›rmada genel olarak major ve minör komplikasyonlar yönünden vajinal yaklafl›m›n daha az komplikasyona yol açt›¤› ortaya konulmufltur(18). Vajinal cerrahinin morbiditesi daha düflük gibi gözükse de, hastalar›n %15’ine kadar artan s›kl›kta siyatik sinir dallar›n›n s›k›flmas›na ba¤l› ciddi kalça a¤r›lar›na rastlanabilmektedir(16). Ayr›ca, randomize prospektif bir çal›flmada uterovajinal prolapsusun tedavisinde abdominosakral kolpopeksinin sakrospinöz kolpopek- siden daha baflar›l› oldu¤u rapor edilmifltir(10). Cerrahi etkinlikteki bu fark›n vajinal aks›n yeri ve vajinal diseksiyona ba¤l› geliflen nöropati olabilece¤i belirtilmifltir. Uterusun normal anatomik deste¤ini yeniden sa¤layan ve abdominal yolla uygulanabilen di¤er bir yöntem ise uterosakral ligaman süspansiyonu- dur(19,20). ASKH’nin aksine sentetik mefl kullan›m›

gerektirmeyen bu minimal invazif tekni¤in en büyük dezavantaj› %5’e kadar s›kl›kla geliflebilen üreter obstrüksiyonu ve %16 civar›ndaki nüks prolapsus oranlar›d›r(19,20).

Bu çal›flmada ileri evre uterin prolapsus olgular›n- da uygulad›¤›m›z uterus koruyucu ASKH ve efl zamanl›

anti-inkontinans cerrahi sonuçlar›m›z de¤erlendirilmifl- tir. Oniki hastal›k serimizin tamam›nda ortalama 12,8 ayl›k izlemde uterus ve serviksin normal anatomik lokalizasyonda iyi bir flekilde desteklendi¤i saptanm›fl, pelvik prolapsusa ba¤l› yaflam kalitesi sorgulama alanlar›n›n hepsinde postoperatif anlaml› düzelme oldu¤u gösterilmifltir (Tablo II). Güncel bir çal›flmada histerektomili ve histerektomisiz abdominal sakrokol- popeksi operasyonu geçiren 98 hastada tüm anatomik nükslerin (3 hasta) ilk 6 ay içinde saptand›¤› rapor edilmifl, ayr›ca tüm nükslerin tek bir kompartmanda

geliflti¤i (arka vajinal defekt) belirtilmifltir(3). Benzer flekilde bizim serimizdeki 1 hastada postoperatif 6. ay kontrolünde semptomatik evre 2 nüks rektosel saptanm›flt›r. Demirci ve ark., uterovajinal prolapsuslu ortalama yafl› 32,4 olan reprodüktif ça¤daki 20 hastan›n ASKH sonuçlar›n› de¤erlendirdi¤i bir çal›flmada ayn›

flekilde 1 hastada nüks ön - arka duvar prolapsusu saptanm›fl, ortalama 25 ayl›k izlemde hastalar›n

%95’inde anatomik tam baflar› elde edilmifl ve postoperatif yaflam kalitesi skorlar›nda istatistiksel anlaml› düzelme oldu¤u gösterilmifltir(11). Mevcut çal›flma, k›sa dönem sonuçlar›m›z› bildirmekle beraber ASKH’nin ileri yafl grubunda da benzer baflar›

oranlar›yla uygulanabilece¤ini düflündürmektedir.

Güncel çal›flmalar, ileri yafltaki kad›nlarda trans- abdominal pelvik taban cerrahisinin daha genç yafltaki hastalarla karfl›laflt›r›labilir baflar› ve morbidite oranlar›na sahip oldu¤unu bildirmektedir(21,22). Bizim serimizdeki dikkat çekici bir nokta ise hastalar›n büyük k›sm›n›n obez oldu¤udur (ortalama vücut kitle indeksi

>30 kg/m2). Yafll› ve kilolu hastalarda abdominal cerrahi daha güç olmaktad›r. Bu nedenle, olgular›m›z›n ço¤unda Pfannenstiel insizyonu yerine cerrahi sahaya rahat ulafl›m sa¤lamak amac›yla orta hat insizyon kullan›lm›flt›r. Serimizdeki bir di¤er teknik konu da prolapsus onar›m›nda ön ve arka vajen duvar›na tespit edilen 2 ayr› mefl kullan›m›d›r. ASKH’de genellikle tek meflin arka servikse tespit edildikten sakral promontoryuma as›ld›¤› yöntemler kullan›lmaktad›r

(20,21). Ancak, genç hastalarda normal vajinal aks› ve maksimum vajinal uzunlu¤u en güvenilir flekilde sa¤lad›¤› belirtilen çift meflli yöntem(15), obezite gibi rekürrens için risk faktörü bulunduran ileri yafl grubundaki mevcut seride de tercihimiz olmufltur.

Nitekim, tekrarlayan üçlü kompartman defekti nedeniyle sekonder abdominal onar›m uygulanan ve ortalama yafl› 64 olan güncel bir çal›flmada çift meflli yöntemin primer ASKH geçiren hastalardakine benzer yüksek baflar› oranlar› sa¤lad›¤› gösterilmifltir(22). Mevcut çal›flma ayr›ca uterus koruyucu cerrahinin ileri yafltaki hastalarda daha düflük morbidite ve k›sa hastanede kal›fl süresiyle uygulanabilece¤ini göstermek- tedir. Benzer flekilde, histerektomili ve histerektomisiz posterior intravajinal sling (PIVS) sonuçlar›n›n karfl›lafl- t›r›ld›¤› bir çal›flmada histerektomi yap›lmayan grupta ortalama hastanede kal›fl süresi anlaml› derecede k›sa bulunmufltur (1,5 güne karfl›l›k 4,2 gün)(8). Abdominal yaklafl›m›n uyguland›¤› serimizdeki ortalama 2,3 günlük

(7)

yat›fl süresi vajinal cerrahi sonras› ortalama 1,5 gün yat›fl bildiren bu çal›flma sonuçlar›na yak›n olup bulgular›m›z ASKH ile k›sa hastanede kal›fl bildiren di¤er güncel seriler taraf›ndan desteklenmektedir(23). Günümüzde laparoskopik ve robotik cerrahinin kullan›ma girmesiyle uterus koruyucu abdominal yaklafl›m giderek daha k›sa hastane yat›fl süresi ve h›zl›

iyileflme ile uygulanabilir bir tedavi haline gelmektedir

(24,25).

Çal›flmam›zda cerrahi öncesi stres tip idrar kaç›r- mas› tarif eden 5 hasta ile idrar kaç›rma tariflemeyen 7 hastan›n 5’inde efl zamanl› anti-inkontinans cerrahisi uyguland›¤› görülmektedir. Anti-inkontinans cerrahisi yap›lmayan 2 hastan›n 1’inde “de-novo” stres tip idrar kaç›rma geliflmifl ve bu hastaya postoperatif TOT uygulanm›flt›r. Daha önceden semptomatik stres tip idrar kaç›rmas› bulunmayan hastalarda prolapsus onar›m› s›ras›nda anti-inkontinans ifllemlerin uygulan- mas› tart›flmal› bir konudur. Ancak, Brubaker ve ark.

yapt›¤› randomize prospektif bir çal›flmada, preoperatif idrar kaç›rma semptomlar› ve objektif muayene bulgular›ndan ba¤›ms›z olarak, abdominal sakrokol- popeksiyle ayn› seansta “Burch” uygulanan hastalar›n postoperatif 3. ay de¤erlendirmesinde stres inkontinans insidans› “Burch” yap›lmayanlara göre anlaml› derecede düflük bulunmufl (%23,8’e karfl›l›k %44,1), ayr›ca anti- inkontinans cerrahinin postoperatif üriner retansiyon ve s›k›flma tipi semptom riskini artt›rmad›¤› gösteril- mifltir(26). Bizim serimizde de efl zamanl› anti- inkontinans cerrahisi yap›lan hiçbir hastada stres inkontinans saptanmam›fl, yap›lmayan 2 hastan›n 1’de

“de-novo” idrar kaç›rma tespit edilmifltir. Hiçbir hastada

“de-novo” s›k›flma semptomlar› rapor edilmemifl olup preoperatif s›k›flma semptomlar› tarif eden 6 hastan›n 5’de (%83) bu yak›nmalar›n pelvik taban destek onar›m›n› takiben ilk 6 ayda kayboldu¤u gözlenmifltir.

Mevcut çal›flman›n, hasta say›s›n›n az olmas›, kontrol grubunun bulunmamas› ve takip süresinin uzun dönem mesane ve barsak ifllev bozukluklar›n›n de¤erlendirilmesini zorlaflt›racak flekilde k›sa olmas›

nedeniyle kesin bir sonuç bildiremeyece¤i bir gerçektir.

Ancak güncel literatür bulgular› ›fl›¤›nda verilerimiz incelendi¤inde, ileri evre uterovajinal prolapsus olgular›n›n tedavisinde uterus koruyucu abdominal yaklafl›m ve efl zamanl› anti-inkontinans cerrahisi, düflük morbidite ve k›sa hastanede kal›fl avantajlar›yla etkin bir yöntem olarak gözükmektedir.

KAYNAKLAR

1. Thakar R, Stanton S. Management of genital prolapse. BMJ 2002; 324: 1258- 62.

2. Olsen AL, Smith VJ, Bergstrom JO, Colling JC, Clark AL.

Epidemiology of surgically managed pelvic organ prolapse and urinary incontinence. Obstet Gynecol 1997; 89: 501- 6.

3. Jeon MJ, Jung HJ, Choi HJ, Kim SK, Bai SW. Is hysterectomy or the use of graft necessary for the reconstructive surgery for uterine prolapse? Int Urogynecol J 2008; 19: 351- 5.

4. Petros P. The anatomy and dynamics of pelvic flor function and dysfunction. In: Petros P (ed) The female pelvic floor, 2nd ed., Springer, Berlin Heidelberg, New York, 2007: 14- 50.

5. Nesbitt REL. Uterine preservation in the surgical management of genuine stress urinary incontinence associated with uterovaginal prolapse. Surg Gynecol Obstet 1989; 168: 143- 9.

6. Van Brummen HJ, van de Pol G, Aalders CIM, Heintz APM, van der Vaart CH. Sacrospinous hysteropexy compared to vaginal hysterectomy as primary treatment for a descensus uteri: effects on urinary symptoms. Int Urogynecol J 2003;

14: 350- 5.

7. Maher C, Baessler K, Glazener CMA, Adams EJ, Hagen S.

Surgical management of pelvic organ prolapse in women: a short version of Cochrane review. Neurourol Urodyn 2008;

27: 3- 12.

8. Neuman M, Lavy Y. Conservation of the proplapsed uterus is a valid option: medium term results of a prospective comparative study with the posterior intravaginal slingoplasty operation.

Int Urogynecol J 2007; 18: 889- 93.

9. Cruikshank SH, Muniz M. Outcome study: a comparison of cure rates in 695 patients undergoing sacrospinous ligament fixation alone and with other site-specific procedure: a 16- year study. Am J Ostet Gynecol 2003; 188: 1509- 15.

10. Benson JT, Lucente V, McClellan E. Vaginal versus abdominal reconstructive surgery for the treatment of pelvic support defects: a prospective randomized study. Am J Ostet Gynecol 1996; 175: 1418- 22.

11. Demirci F, Ozdemir I, Somunkiran A, Doyran GD, Alhan A, Gul B. Abdominal sacrohysteropexy in young women with uterovaginal prolapse: results of 20 cases. J Reprod Med.

2006; 51(7): 539- 43.

12. Cam C, Sakalli M, Ay P, Aran T, Cam M, Karateke A. Validation of the prolapse quality of life questionnaire (P-QOL) in a Turkish population. EJOG 2007; 135: 132- 5.

13. Çetinel B, Özken B, Can G. ICIQ-SF Türkçe versiyonu validasyon (geçerlilik) çal›flmas›. Türk Üroloji Dergisi 2004; 30: 332- 8.

14. Bump RC, Mattiasson A, Bo K, Brubaker LP, DeLancey JO,

(8)

Kartskov P, et al. The standardization of terminology of female pelvic organ prolapse and pelvic floor dysfunction. Am J Obstet Gynecol 1996; 175: 10- 7.

15. Barranger E, Fritel X, Pigne A. Abdominal sacrohysteropexy in young women with uterovaginal prolapse: long-term follow- up. Am J Obstet Gynecol. 2003; 189(5): 1245- 50.

16. Dietz V, de Jong J, Huisman M, Koops SS, Heintz P, van der Vaart H. The effectiveness of sacrospinous hysteropexy for the primary treatment of uterovaginal prolapse. Int Urogynecol J 2007; 18: 1271- 76.

17. Nieminen K, Huhtala H, Heinonen PK. Anatomic and functional assessment and risk factors of recurrent prolapse after vaginal sacrospinous fixation. Acta Obstet Gynecol Scand 2003; 82:

471- 8.

18. Demirci F, Ozdemir I, Somunkiran A, Topuz S, Iyibozkurt C, Duras Doyran G, et al. Perioperative complications in abdominal sacrocolpopexy and vaginal sacrospinous ligament fixation procedures. Int Urogynecol J Pelvic Floor Dysfunct.

2007; 18(3): 257- 61.

19. Yazdany T, Bhatia N. Uterosacral ligament vaginal vault suspension: anatomy, outcome and surgical considerations.

Curr Opin Obstet Gynecol. 2008; 20(5): 484- 8.

20. Uccella S, Ghezzi F, Bergamini V, Serati M, Cromi A, Franchi M, Bolis P. Laparoscopic uterosacral ligaments plication for the treatment of uterine prolapse. Arch Gynecol Obstet. 2007;

276(3): 225- 9.

21. Richter HE, Goode PS, Kenton K, Brown MB, Burgio KL, Kreder K, Moalli P, Wright EJ, Weber AM; Pelvic Floor Disorders Network. The effect of age on short-term outcomes after abdominal surgery for pelvic organ prolapse. J Am Geriatr Soc. 2007; 55(6): 857- 63.

22. Gilleran JP, Zimmern P Abdominal mesh sacrocolpopexy for recurrent triple-compartment pelvic organ prolapse. BJU Int.

2009; 103(8): 1090- 4.

23. Moiety FM, Hegab HM, Ghanem IA, Zedan WM, Salem HA.

Abdominal Sacrohysteropexy for uterovaginal prolapse: a prospective study on 33 cases. Arch Gynecol Obstet. 2009 Jun 16. [Epub ahead of print].

24. Rosenblatt PL, Chelmow D, Ferzandi TR. Laparoscopic sacro- cervicopexy for the treatment of uterine prolapse: a retrospective case series report. J Minim Invasive Gynecol. 2008; 15(3):

268- 72.

25. Daneshgari F, Kefer JC, Moore C, Kaouk J. Robotic abdominal sacrocolpopexy/sacrouteropexy repair of advanced female pelvic organ prolaspe (POP): utilizing POP-quantification- based staging and outcomes. BJU Int. 2007; 100(4): 875- 9.

26. Brubaker L, Cundiff GW, Fine P, Nygaard I, Richter HE, Visco AG, et al. Abdominal sacrocolpopexy with Burch colposuspension to reduce urinary stress incontinence. N Engl J Med 2006; 354: 1557- 66.

Referanslar

Benzer Belgeler

Sonuç olarak LNSRH erken evre servikal kanserli hastaların tedavisinde diğer cerrahi yöntemler kadar etkili ve mesane fonksiyonları daha az bozulduğu için hasta yaşam

Kabul edilir yara iyileflmesinin iki temel ögesi olan, yeterli doku beslenmesi ve yara kenarlar›ndaki azalt›lm›fl gerilim, sezaryen sonras› insizyon çevresinde mevcutken,

In our practice we prefer laparoscopic mesh sacrohysteropexy in patients who prefer to preserve their uterus because of the lower costs and high success rates compared with

erken dönemde oral g›da bafllan›lan çal›flma grubunda normal g›daya geçifl süresi, hastanede kal›fl süresi ve analjezik ihtiyac› istatistiksel olarak anlaml›

Uzun dönemde geliflen komplikasyonlar ele al›nd›¤›nda TOT grubunda, bir hastada de-novo urge inkontinans geliflti, TVT grubunda, üç hastada de-novo urge inkontinans geliflti ve

Cerrahi baflar›y› art›rmak için fistül çap› 1,5 cm’den küçük, yerleflim olarak trigonal ve subtrigonal bölgede ise transvajinal, fistül çap›n›n 1,5 cm’den

‹nkontinans Soru Formu doldurularak stres inkontinans, urge inkontinans ve mikst inkontinans alanlar›na düflenlere ayr› ayr› IIQ-7 (Incontinence Impact Questionnaire-7) ve

operasyonu, 1995’ten itibaren stres inkontinans›n tüm tiplerinin cerrahi tedavisinde kullan›lmaya bafllanm›fl ve k›sa operasyon süresi, daha düflük komplikasyon oranlar›