• Sonuç bulunamadı

Yazan: Londra Şehir Meclisi Mimarı Robert H. MatheWs

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Yazan: Londra Şehir Meclisi Mimarı Robert H. MatheWs "

Copied!
7
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Konser salonunun maketi.

LONDRA ŞEHRİ BELEDİYESİ KONSER SALONU BİNASI

Yazan: Londra Şehir Meclisi Mimarı Robert H. MatheWs

Londra şehir meclisinin yeni konser binası, harp sonrası İngilteresinin lükse cevaz veren ve mübrem ih- tiyaçtan sayılmayan ilk binasıdır. Krokilerin gözden ge- çirilmesi ve Hungerford köprüsünden güzelce görüle- bilen kalabalık ve işlek bir yer olan inşaat mahallini ziyaret, halen mübrem ihtiyaçtan sayılan binaların in- şasından gayri biitün diğer imkânalrdan mahrum mima- rîmiz için şevk verici bir şeydir. Bu, harp biteli beri, İ n - giliz mimarlarının özledikleri, umuma ait büyük ölçüde güzel bir inşaatm. başarılması yolunda ilk gayrettir.

Proje ve Plân :

Thames nehrinin cenup kıyısında kurulacak olan yeni binaların, Şehir Meclisi binasından sonra, ilk olan bu bina 3500 kişi istiab edebilecek konser salonu, ayrıca küçük bir tiyatro salonu, resim galerisi, toplantı salon- ları ve ek binaları ile mimara şevk verici bir inşaat p r o - gramı teşkil ediyordu. Fakat inşaat mahallinin iki n o k - sanı vardır: Arsa sahasının mahdut oluşu ve Gross Cha- ring demiryolu köprüsü ile, sık sık düdük çalan nehir

vapurlarının pek yakında bulunması, akustik bakımdan sesin tecridini hal hayli müşkül bir mesele teşkil edi- yordu. Bir üçüncü kusur da, halen çeliğin vesikaya tabi tutulması yüzünden ranforse betonun kullanılmasının zarurî oluşu idi.

Bina, 1951 sergisine kadar tamamlanacaktı. Şayet binanın arkası tamamen çelikten yapılabilseydi, bu iş kolayca başarılabilirdi. Tahsis edilen çelik miktarı b u - na yetmez, b u yüzden inşaatı, zamanında bitirebilmek için küçük tiyatro, resim galerisi, toplantı salonları ve ek binaların bir kısmmm yapılmasından şimdilik sar- fınazar edildi. İnşası sonraya bırakılan kısım bütün p r o - jenin aşağı yukarı altıda biridir.

Aşağıdaki plânlar ve seksiyonlar hem tam hem de muvakkat şemaları göstermektedir. Tam şemanm bütün plânları başlıca iki plânla ve şimdiki şemanm bir seksi- yonu ile birlikte verilmektedir. Bundan da muvakkat şema ile tam şema arasındaki fark anlaşılabilir.

Akustik ile ilgili iki meselesi, yani hem Konser sa-

(2)
(3)

Fuaye merdiveni.

lonundaki akustik, hem de dışarıdan gelen seslere, mani olma işiyle akustik müşaviri vazifesini üzerine alan Mr. Hope Bagend ile Mr. William Ailen meşgul olmuş- lardır. Mr. Ailen inşaat heyeti merkezinde âzadır. Bu kurul son bir kaç yıl içinde akustik'in her iki şekli üze-

rinde, tetkiklerde bulunmuş ve esaslı ilerlemeler sağla- mıştır. Elde edilen bu yeniliklerden, Konser Salonunun plânmm çizilmesinde faydalanılmıştır. Binanın plânına müessir olan belli başlı iki akustik unsuru vardır. B i - rincisi, salonun yelpaze şeklinde olmayıp, müstatil olu-

Kat plânı.

(4)

şudur (1). İkinci unsur, dışarıdan gelen gürültüleri ön- lemek maksadiyle salonun iki katlı duvar, döşeme ve tavanlı olarak inşa edilmesidir.

Arsanın küçük olması yüzünden büyük koridorlar, vestiyerler, lokantalar ve sair kısımlar büyük salonun altına Yerleştirildi (Seksiyonlara bak). Bu bakımdan bi- nanın şekli uzun ayaklara dayanan kapalı bir kutuyu andırmaktadır. Kutu Konser Salonunu, ayaklar, raf şek- linde sıralanmış teneffüs salonunu (fuayye), büfe vesai- reyi ihtiva etmektedir. Ayrıca merdivenleri, tuvaletleri ihtiva eden kuzey-doğu ve kuzey-batı köşelerinde iki

(1) Mr. Begend'in Journal'm Aralık 1948 sayısında muhtelif şekilde konser salonlarının müsbet ve menfi taraflarının belirtilmiş olduğunu ve dinleyici sayısını tahdit etmesine rağmen müstatil plânların lehinde deliller ileri sürdüğü tetkik edilebilir.

(5)

kule vardır. Nihaî şekilde tiyatro ve sergi salonları blo- ku güney tarafından ana binaya eklenmektedir.

Bu üç köşe blokundan gayrı, Konser Salonunun altı tamamen açıktır. Taksimat ince bölmelerle sağlanmış- tır. Böylece teneffüs salonunun ışıkları yanmca dışarı- dan binanın içlerine bakmak ve strüktürel anatomisini tetkik etmek mümkün olacaktır. Gerçekten, tenvir edil- dikten sonra binanın dışarıdan bıraktığı tesir plânm ha- zırlanmasında nazarı itibara alınmıştır. Umumiyetle, binalar geceleyin dışarıdan birbirine uymayan aydınlık pencereler ve kısmen ışığı aksettiren, kısmen de akset- tirmeyen karanlık satıhlar halinde görünürler. Binanın bu suretle iç kısmının teşhir edilmesi ve pencereler y e r - leştirilirken cephelerin aydınlatılmasının gözönünde tu- tulması mimarîde bir yeniliktir. Resimlerden ve fotoğ- raflardan binanın bu yeni vasfı pek iyi anlaşılmaktadır.

Konser salonunda koltukların yerleştirildiği saha.

parter, galeri ve yan localardır. Burada 2900 yer var- dır. Koro mahallindeki 250 yer icabında dinleyiciler ta- rafından kullanılabilecektir. Yan galerilerde ayrıca ayakta 300 kişilik yer vardır. Böylece salon 3450 kişi alabilecektir. Seksiyonlarda da görülebileceği gibi, sah- ne yoktur. Orkestraca ait yerin en alçak kısmı dinle- yicilerden pek az yüksek bir seviyededir.

Dr. Downes tarafından yerleştirilen org, orkestra yerinin arkasındadır. Orgun tesisatı diğer orglarmkine benzememekte ve org musikisinin en önemli kısmının yazıldığı (Bach, Hendel) 18 inci asır orglarının evsafı elde edilmeğe uğraşılmış, aynı zamanda muasır musi- ki için gereken bilûmum kısımlar da ihmal edilmemiştir.

Orkestranın üstünde tahtadan büyük bir satıh inşa edilmiştir. Buradan orkestra için gereken ışık sağlana- caktır. Bu, artistlerin rahat çalışmaları için alman ted- birlerden ancak biridir. Orkestra için mevziî tenvirat usulü tatbik edilmiyecektir. Işık tertibatı öyledir ki, halk salona girerken salon ışıkları kuvvetli, orkestra ışıkları kuvvetsiz yanacak, şef dorkestr içeri girdiği za- man bunun aksi yani, orkestra ışıkları kuvvetli, salon ışıkları hafif yanacaktır. Bu sonuncusu, ancak proğra- mm okunmasına müsaade edecek kuvvette olacaktır.

Org, kullanılmadığı zaman ses tahtasının bir kısmı b u - nun üstünü kapamak üzere indirilebilecektir.

Dış satıhlar için kullanılan başlıca malzeme, Port- land taşıdır. Bunun üzerinde, fona tezad teşkil edecek şekilde, granit gibi diğer taşlardan yapılmış satıhlar b u - lunacaktır. Plânm açık olduğu ve binanın iç kısmının engelsizce görülebildiği tesirini takviye etmek için dış satıhlarda kullanılan malzeme içeride de kullanılacak- tır. Bu, şimdiye kadar revaçta olan mimarî tarzından tamamen farklıdır.

Büyük teneffüs salonu (fuayye) bir gezinti mahalli şeklindedir. Buranın kendine mahsus bir büfe-bar'ı var-

dır ve bu -konserlerde kullanılabileceği gibi, resmi ka- bul salonu olarak da kullanılabilecektir.

Bü^ük teneffüs salonunun yanında nehire nazır iki katlı ve 700 kişilik lokanta bulunmaktadır. Bu lokanta- nın muhtelif kısımları müstakilen de kullanılacaktır. M e - selâ dans salonu ile birlikte 300 kişilik bir kısım kiraya verilebilir, diğer bir kısmı ise umumî olarak halka açık bir lokanta vazifesi görebilir. Hem teneffüs salonu, hem lokanta, taraşa ve nehir boyundaki bahçelere doğrudan doğruya açılır.

700 kişilik küçük salon oda musikisi, bale, sinema, dramatik temsiller vesaire için kullanılacaktır. Sergi galerisinin 7200 kadem karelik sergi sahası vardır. K o n - ferans vesaire için kullanılabilecek biri 100 diğeri 200 kişilik iki toplantı salonu vardır.

Terasın altında 50 otomobillik bir yeraltı garajı in- şa edilecektir. 1951 sergisi bittikten sonra da binanın civarmda kâfi miktarda otomobil koyacak yerler temin edilecektir (2).

Strüktür ve makine âletleri:

Müşavir strüktür mühendisleri, Scott ve Wilson.

Bunların halletmeleri gereken başlıca mesele, pek h u - susî mahiyette akustik tertibata uygun, 2200 ton ağır- lığında bütün bir salonu uzun sütunlar üzerine oturt- mak ve inşaatı pek k:sa bir zamanda sona erdirmek ol- muştur. Bu faktörler projeye bir hayli tesir etmiştir Konser salonunun localarında araları boş beton du- varlar vardır. Bu duvarların beheri 12 pus kalınlığında olup aralarmdaki boşluk 12 pustur. Çift katlı zemin, m a - il bir koridorla oturma basamaklarından ibarettir. D u - varların üstü 12 adet yay şeklinde çelik putrelden y a - pılmıştır. Bunlar kemerler üzerine oturtulmuş olmayıp duvarların iç satıhlarına bindirilmişlerdir. Bunların b o ş - hca vazifeleri (r.c.) damı için devamlı bir merkez teşkil etmeleri, tavana (2£ - 3 inç kalmlığmdadır) desteklik etmeleri, vantilasyon tertibatının ve ışık tertibatımı geçirmeleridir. Dam, model gelişi güzel bakılınca zanne- dileceği gibi, kubbe şeklinde değildir. Bu beton bir k e - merdir. Çelik putrellerin alt çubukları bağlantıları te- min etmekte ve bilhassa duvarlara bir tazyik icra etme- mektedirler. Damın iş sathı 6 inç kalmlığmdadır, h a - ricî satıh buııun üzerine kurulmuştur ve 4 inç kalınlı-

(2) Bu projenin tahakkukunda hizmeti geçen kimseler şun- lardır:

Robert H. Matthew (A) Mimar

J. L. Martin, M. A., Ph. D. (F) Mimar yardımcısı

Edwin VViiliams, M. B. E.; M. A.; B. Arch. (F) Senior Mimar Stanley H. Smith (A) Mimar,; Baş asistan.

Feteı- M. Moro Dip. Arch. (F) Şerik mimar.

Asistanlar: T. Büss, J. S. Cousins; ( A ) ; J. T. Dannatt; Dip.

Arch. ( A ) ; G. W . Dunton ( A ) ; M. H. Greaves ( A ) ; A. J. Hepworth ( A ) ; M. H. Kenchington ( A ) ; R. A.

Laker; J. M. Lakin, B. A. Le Mare, Dip. Arch. ( A ) ; J. L. Mayo, Dip Arch. ( A ) ; P. K. Nicoll, F. L. Peatfield

(A); Mlss B. M. Price, M. A. Dip. ( A ) ; J. W . G, Smlth;

(6)

ğmdadır. 12 inçlik boşluğu vardır. Bütün bu çift satıhlı duvar, döşeme ve tavanlar konstrüksiyonunun en m ü - him cephesi iç ve dış satıhların birbirlerine temas ettik- leri bütün noktalara asbest keçeler konularak sesin n ü - fuzunun asgarî hadde indirilmiş olmasıdır. Bu noktalar 436 ncı sahifedeki makta plânında gösterilmiştir. Bu plân müşavir mühendislerin bir çalışma plânından alınmıştır.

Alt çelik putrellere yapılacak tazyik duvarlara da intikal edecektir. Bu tazyik, serbest irtifaın bir hayli fazla olduğu duvar uzunluğunun merkezine yakın bir noktada azdır. Ve binaenaleyh ihmal edilebilir, fakat duvarların mukabil duvarlarla ve balkonla tahdit edil- miş bulunduğu köşelere yakın yerlerde, tazyik o kadar fazla ^olacaktır ki, bu tazyik ihmal edilemiyecektir. B i - naenaleyh üç kirişin her bir ucuna alt çubuklarında bi- rer kriko cihazı konmuştur, böylece alt çubuk kısala-

Paris Match'den

— Kabahat bende değil, İlk taşı Bakan koydu! bir şikâyetiniz varsa ona söyleyiniz!

(7)

bilir ve bu suretle duvarın üstüne yayılan tazyik arzu edilen hadler dahilinde muhafaza edilir. .

Ses sütunlar vasıtasiyle tiyatro salonundan konser salonuna geçebilir. Bunun için sütunlaı-ın tiyatronun arka kısmından geçtikleri yerde ayrı bir konsantrik konstrüksiyon kurulmuş ve bu ses nakletmiyen malzeme ile tecrid edilmiştir. İç sütun konser salonunu taşımak- ta, dış sütun ise tiyatro salonuna destek olmaktadır.

Balkon da, diğerlerine benzemiyen bir projenin eşi- ne rastlanmıyan bir hususiyeti mahiyetindedir. Balkon- larda kullanılması mutad olan taban keresteleri, dirsek- ler ve kirişler burada kullanılmamıştır. Bunların yeri- ne başlıca yükü çeken unsur olarak önden ve arkadan dirsekli bükülmüş borular plânda gösterilmiştir.

Esasen beton arme sütun birçok seksiyonlardan müteşekkildir. Bunlardan en büyüğü olan orta bölme 9 x 3 kademdir, ve 2.002 ton taşıyabilir. Sütunlar temel- lerinde bir miktar safi beton ve bir miktar beton arme- den yapılmış ve kadem karede 3 ton çeken iyi bir da- yanak bulunur.

Temel kazma ameliyesinde an'anevî usullerde vaz- geçildi. Kazılan temelin en derin kısmı nehir seviyesin- den bir hayli daha aşağıdadır, arazide de su birikintileri vardır. Burada da an'anevî usuller kullanılmam, bunuıı yerine bir su boşaltma sistemi tatbik edildi ve bu sis- tem borulardan müteşekkil bir «parmaklık» m inşaat bölgesinin etrafında toprağa sokulması ve boruların ana borularla pompaya raptedilmesinden ibaretti. Borular- da süzgeçler tatbik edilmişti. Böylece yalnız su p o m - pa vasıtasiyle çıkarılmakta, toprak çıkarılmıyarak oldu- ğu yerde kalmakta ve bu sayede toprak altı hareket ve çöküntülerine meydan verilmemektedir. Bu su boşalt- ma sistemi inşaat bölgesindeki yeraltı sularının seviye-

sini 4 günde 11 kadem indirdi ve temel kazma işi olduk- ça kuru şartlar altında yapıldı.

Temel kazma beş tonluk ekskavatörlerle yapıldı.

Söylenildiğine göre bu büyüklükte ekskavatörler L o n - dra'da ilk defa kullanılmıştır. Bu makalenin yazıldığı şu sırada temelin bir kısmı ve alt duvarlar yapılmaktadır.

İki çimento makinesi (pompa) kullanılmakta ve onar saatlik iki vardiya çalışmaktadır.

Teshin ve hava tertibatının projesini mimarî şube- sinin şofaj santral seksiyonu hazırlamıştır. Elektrik ter- tibatının projesi ve kazanlar Londra Şehir Meclisinin başmühendisi Mr. Rawlinson'un nezareti altında çizildi.

Bu projeye göre binanın her kısmı icabında diğer kı- sımlardan ayrı olarak müstakilen ısıtılıp havalandırıla- bilecektiı-. Projeye göre gazla ısınan kazanları bulunan bir merkezi kazan dairesi az tazyikli sıcak, su temin et- mektedir. Fuayye, Lokanta ve diğer daireler azamî 80 Faranay derece sıcaklık veren ve döşemeye yerleştiril- miş bir ısıtma tertibatiyle teshin edilecektir.

Konser salonu iki sıcak ve soğuk hava makinesi ile havalandırılacak ve ısınacaktır. Bu tertibatın hızlandır- ma ve yavaşlatma ayarları vardır ve normal şartlar al- tında adam başma 1,250 küp hava temin eder. Bu tesi- sat şimdilik soğuk hava sağlayamamaktadır. İleride bu eksiklik de telâfi olunacaktır. Tertibat tamamlanınca temin edilen hava miktarı adam başma 1.875 kadem küp'e yükselecektir. Soğuk havayı Elektrik ve Yakıt Bakanlığı tarafmdan sergi sahasına bir pavyon şeklinde tesis edilecek «lan soğuk hava fabrikası verecektir.

Hava güney kısmında ses geçirmeyen bir tünel v a -

sıtasiyle binaya ithal edilecek ve Konser Salonuna ta-

van hizasındaki deliklerden püskürtülecek ve balkon,

parter ve orkestra oturma yerlerinin altından emile-

c ektir.

Referanslar

Benzer Belgeler

Ama ünlü sanayici Rahmi Koç’un zaman içinde topladığı objeler o kadar çok ve hacimliydi ki, 2100 metrekarelik bir alana kurulu olan Lengerhane binası bu geniş

(Bu partinin) “2 Haziran 1912’de başlayan kongresinde türdeş olmayan Hürriyet ve İtilaf (Partisi)nin içindeki temel uzlaşmazlık su yüzüne

Bu üçüncü sadaretin­ den sonra ve Trablusgarp harbi esnasında kendisini bir gün Eren köyüne giderken, tren vagonunda gördüm, bulunduğum bölmeye ge lip

Mehmet Ekrem Muallâ Bey, AvrupalIların, iflâs bayrağını çekmiş OsmanlI Devletinden alacaklarım düzenleyen Düyu­ nu Umumiye’de ikinci müdür olduğu için,

Ancak fikrim yanlış anlaşılmamalıdır: Ben hükü­ metin elinde bulunan bu varidat men- balarına, belediye için yeni bir zam yaparak, halka yeni bir yük

dışına da seyrisferle kolayca irtibatlı olarak Adli- ye ve Belediye binaları oturtulur. Okul ve kilise binaları ise çok daha sakin mıntıkalara konulur. İhtiyaçlara göre

Süleyman Paşa Mescidi (Bağdad/Emniyet Genel Müdürlüğü Yanı).

Erlangen Belediye Baş- kanı Siegfried Balleis ile Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal’ın birlikte katıldıklar Beşiktaş Meydanı’ndaki resmi törende, Nürnberg