• Sonuç bulunamadı

SELEKTiF MUTiZM Selective mutism

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "SELEKTiF MUTiZM Selective mutism "

Copied!
5
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

DERLEMELER

SELEKTiF MUTiZM Selective mutism

Aytill ~im~ek1, ~ahnur ~ener2

Ozet:

<;ocukluk doneminin nadir gorUlen bir bo- zuklugu olan ve okul gibi bazz onemli sosyal ortamlarda konu§ulan dili ve konu§mayt anlaya- bilmeye ragmen, zsrarlz olarak konu§manm reddi olarak tanzmlanan selektif mutizm ilk kez Tramer tarafzndan 1945 yzlmda r;ocuk psikiyatrisi literatu- rune dahil edilmi§tir. Bu sendrom ger;en yuzyzlda tanzmlanmt§ olmasma ragmen, hem tarifinde hem de smtflandmlmasmda §imdiye kadar gorii§ birligi saglanmt§ degildir. Aynca sendromun goriUme szklzgt, komorbidite paternleri, e§lik eden ozellik- ler, neden ve tedavisi uzerinde de mevcut bilgiler tatmin edici olmaktan uzaktzr. Bu derlemede has- talzkla ilgili literatur bilgilerini yeniden gozden get;irdik.

Anahtar Kelimeler: Selektif mutizm

Selektif mutizm ~ocukluk ~agmm nadir gortilen bir bozuklugudur. Okul gibi baz1 onemli sosyal ortamlarda (bunlar bir veya daha fazla olabilir) ko-

nu~ulan dili ve konu§mayt anlayabilmeye ragmen, tsrarh olarak konu~manm reddi durumudur (1).

Bu durum konu~mada belirgin duygusal s~icilikle

belirlidir. <;ocuk ev i~inde karde~leriyle ve en azmdan ebeveynlerinden biriyle konu~masma rag- men, ev d1~1 ortarnlarda konu~amaz. Az saytda vakada bu durumun tersi de bildirilmi~tir (2). Ko-

nu~mamanm zaman i~inde siireklilik gt>stermesi ve hangi durumlarda konu~manm olup, hangi durumlarda olmayacagmm Onceden kestirilebilir olmast tam koymak i~in gereklidir (3). Weber'e (4) gore selektif mutizm normal konu~ma ile total mutizme dogru gerileme arasmda bir noktadadrr.

Baz1 yazarlar selektif mutizmi spesifik bir

Erciyes Universitesi Tip Fakultesi 38039 KAYSER!

Pisikiyptri. Ara§.Gor Dr .I.

Gazi Universitesi T1p Fakiiltesi ANKARA r;ocuk ~sikiyatrisi. Do(JDr.2.

Geli§ tarihi: 26 Haziran 1995

201

Summary: Selective mutism, a rare disorder of childhood, is defined as a child's persistent refusal to speak in spite of his or her understanding the speech in some important social settings such as school. It was first included in 1945 in the literature of pediatric psychiatry by Tramer.

Although this syndrome was described in the last century, there is no consensus both on its definition and its classification. Furthermore, the existing data related to its incidence, comorbidity patterns and accompanying features, causes and its therapy are far from satisfactory. Data from the literature relevant to this disorder have been reviewed in this compilation.

Key Words: Selective mutism

bozukluk olarak gormU~ler ve bu bozuklugu psikoanalitik yt>nden a~tklamaya ~ah§mt§lardtr.

Browne ve Wilson (5) bu bozuklugu mutizm, istemli olarak idrar ve gaita tutma gibi semptomlarla giden anal sulker sendromunun bir

par~ast olarak izah etmi§lerdir. Ba§ka bir grup yazar ise bu bozuklugu oral dt>nemdeki obje ili§ki- lerindeki poblemlerin bir sonucu olarak izah etmeye \(alt§mt~lardu.Bu tlir varsaytmlardaki en onemli sorun, ileri stiriilen mekanizmalann selektif mutizm i\(in spesiflk olmayt§tdrr (6) .

Bu sendromun hem tarifinde hem de stmflandml- masmda ~imdiye kadar farkll gorii§ler ileri slirlil- mli§tiir. Bu farkh gOrii§lerin r,:ogu selektif mutizmi emosyonel bozukluklann bir semptomu olarak gorenlerle onu ayn hastahk olarak kabul edip, emosyonel bozukluklar grubu i~inde stmflan- duanlar arasmdadu. Wilkins(2) selektif mutizmi olan ~ocuklarla emosyonel bozuklugu olan \(Ocuk- lan kar§lla§Urdtgt \(ah§masmda selektif mutistik

~ocuklarda konu§ma anormallikleri, dagllmamt§

aileden gelme, ki§ilik ve annenin tutum ozellikleri

Erciyes T1p Dergisi 17 (2) 201-205, 1995

(2)

$iTn§ek, $ener

balommdan onemli derecede farkhhklar oldugunu bildirmektedir. Bu sonu~lar selektif mutizmin diger emosyonel bozukluklardan ay1rt edilmesi gereken fark11 bir bozukluk oldugu gorti§iinii desteklemek- tedir.

Sendromun goriilme Sikhgi, komorbidite patemleri, e§lik eden ozellikler, neden ve tedavisi iizerinde literattirdeki bilgiler doyurucu olmaktan uzaktlr (7).

Selektif mutizm ilk kez 1877 yilmda Kusmaull ta- rafmdan tammlanmi§tir. Kusmaull yaymladtgi ii~

vakahk bir seride fiziksel olarak saghkh ~ocuklar­

da biiyiik bir travmaya tepkisel olarak ortaya ~lkan

klsa siireli mutizm halinden bahsetmi§ ve bu durumu istemli afazi diye isimlendirmi§tir (8).

Selektif mutizm sendromu psikiyatri literatiiriinde ilk kez

1945

yilmda Tramer tarafmdan isimlendiril- mi§tir. Daha sonra Miriamve Katz (8) bu taruyt alan crocuklan a§m derecede duyarh, iirkek ve anksiyoz olarak tammlami§ ve ~ocuklann yaban- cilann yanmdaki bu ah§llmadtk iirkekligini bir defans refleksi olarak izah etmi§tir.

Selektif mutizmin bir sendrom olmaktan ziyade bir

~ok psikiyatrik hastahkta gortilebilen bir semptom olarak kabul edilmesi gerektigini savunan yazarlar da vardrr (8).

DSM III ve DSM IV tan1da, literatiirde bu bozuk- luga slkhkla e§lik ettigi bildirilen ~ocukluk ve adolesan donemin anksiyete bozuklugu, kar§l gel- me bozuklugu ve sosyal fobi gibi bozukluklan ha-

ri~ tutmaktadrr (1, 9).

DSM-IV'e gore tam kriterleri:

A.Ba§ka durumlarda konu§uyor olmasma kar§m, ozgtil birtaklm toplumsal durumlarda siirekli bir konu§mamazhk gostermektedir (konu§ma beklentisi oldugunda omegin okulda).

B.Bu bozukluk egitimle ilgili veya mesleki ba§an- Yl ya da toplumsal ileti§imi bozar.

C. Bu bozuklugun siiresi okula ba§ladlktan sonraki I ayla smrrh kalmamak iizere en az I aydrr.

D. Konu~mama soz konusu toplumsal durumlarda konu§ulmast beklenen dili bilmeme ya da o dilde rahat konu§amamaya bagh degildir.

E. Bu bozukluk bir ileti§im bozukluguyla (omegin kekemelik) daha iyi a~1klanamaz ve sadece bir yaygm geli§im bozuklugu, §izofreni ya da diger psikiyatrik bozukluklann seyri s1rasmda ortaya

~lkmamaktadtr (9).

Klinik: Selektif mutistik croculdar yabancilarm yanmda a§lfl derecede giivensiz, kolayhkla korkutulabilen, a§m derecede duyarh, pasif, fakat aym zamanda Sikhkla negativistiktirler. Suskunluk onlarm ~evrelerindeki degi§ikliklere tepkisel bir cevaptrr; fakat bu onlarm tek reaksiyonlari degil- dir. Konu§ma inhibisyonu Sikhkla motor aktivitenin ve inisiyatifin inhibisyonu ile tamamla- mr. Bunlann yeni bir fiziksel veya sosyal ortamdaki reaksiyonlar1 diger crocuklarm a§tn teh- likeye kar§l verdikleri cevaba benzer (8).

Selektif mutistik ~ocuklarda yabanc1 anksiyetesi- nin ilk faz1 esnasmda normal olarak gortilebilecek davram§ kahplanmn siirmesi veya bu kahplara dogru bir gerilemenin ortaya yikmast nedeniyle normal geli§imin geciktigi soylenebilir (8).

Bu yocuklarm ~ogu kendi konu§ma ortamlarmda da fazla konu§kan degilJerdir ve genellikle suskun. kalmayt tercih ederler. Baz1lart ile konu§mamn yokluguna ragmen goz temasma girilebilir veya nonverbal ileti§im kurulabilir. Bazilan ise sorulanlara tek heceli kelimelerle cevap verirler veya ba§ sallama, omuz kaldtrma gibi hareketler yaparlar (10). Bu crocuklar ev di§l ortamlarda korku iyinde olmalanna ragmen, yevreleriyle ilgilenirler ve olup bitenleri dikkatle izlerler (8).

Bu yocuklarda aynca aynllk anksiyetesi, okul reddi, evde kar§l gelme ve ofke nobetleri gibi dav- ramm bozukluklan goriilebilir. Selektif mutizmdeki diizelmeyle birlikte bu davramm bo- zukluklan da diizelmektedir (10). Baz1 mutistik yO- cuklann eri§kinlerle sadistik ve negativistik ili§ki- ler kurdugu ve konu§mamayla onlar1 cezalandrrma yoluna gittikleri goriilmektedir. Ailede bir anksiyete atmosferi yaratan yocuk bu yolla giiylii bir konuma ula§tr. Aile, i§birligi saglamak iyin

(3)

onun btitiin ihtiya~ ve arzulanna cevap verir. Bu nedenle selektif mutizmde sekonder kazan~lann da g6zontinde bulundurulmast gerekir (6,8). Selektif mutistik ~ocuklar slkhkla korkak, anksiyoz ve depressiftirler. Sosyal ili~kileri klSlthdrr. Akranla- n arasmda alay edilme ve su~ ytikleme gibi davra-

m~lara maruz kalabilirler bu duruma bagh 9Iarak okul reddi goriilebilir. Bu ~ocuklar akademik gti~­

ltikler hatta yetmezlik gosterebilirler (10).

Tam ve tedavide faydah olabilecek spesifik laboratuvar olr;timleri yoktur(10).

Etyoloji: Selektif mutizm psikolojik olarak konu~­

manm reddi veya inhibisyonuyla karakterizedir.

Bu sendrom motivasyonel bir bozukluk olarak ta- mmlanmasma ragmen, ~ocuklarm %20-SO'sinde hikayede konu~mamn ba~langtcmda bir gecikme veya konu§ma ve anlama yetilerinde anormallikler bildirilmektedir(lO). Ne yazlk ki bu

~alt§malarm hi~ birisi bu ~ocuklarm konu~may1

anlaytp anlamadtklanm gostermemektedir.

Burada en btiytik problem dili kullanabilen selektif mutistik ~ocuklarda konu~ma anormalliklerinin ne dereceye kadar sendromun bir par~as1 olarak kabul edilmesi gerektigidir. Eger bu bozukluklar sendromun bir par~ast degilse selektif mutizm ta- mst alan vakalara bu ~ocuklann dahil edilmesiyle mevcut verilerin kontamine oldugu ~eklinde ciddi endi§eler vardrr(ll).

Aynca evlilik problemleri, anneye a§lfl bag1mhhk ve annede psikiyatrik problemlerin varhgt slkllkla bildirilen ailesel ozelliklerdir. Bazt yazarlar anne

~ocuk ili~kisinin selektif mutizmin etyolojisinde onemli bir faktOr oldugunu ileri stirmektedir- ler.Vaka raporlanmn ekserisinde annelerin bu ~o­

cuklan manuplatif olarak tantmladlklan goriilmek- tedir. A~agtdakilere benzer ifadelerin ~ogu

anneden alman anamnez i~inde yer almaktadrr.

"Beni parmagmm ucunda oynatrr, istedigini elde etmek i~in ne yapllacagmt bilir ve sonunda istedigi her ~eyi elde eder.Eger istekleri yerine getirilmez ise onu elde etmek i~in klyameti koparrr".

Anneyle ilgili yorumlar onun ~ocugun isteklerine kolayca boyun egdigi, ~ocugun ontinde el pen~e divan durdugu,~ocugu a§lfl derecede §Imartttgt

203

Selektifmutizm

§eklindedir. Bu ttir ifadeler istedigini elde etmek

i~in ebeveynlerini kullanmasmt bilen bir ~ocukla,

onu a~m derecede koruyup kollayan kolayca teslim olan bir annenin yer ald1gt bir tabloyu ortaya koymaktadtr (2). Annenin gosterdigi bu yanh§ tutumlar sonu~ olarak anneyle ~ocuk arasm- da a§lfl derecede kapah_ fakat ambivalan bir ili§ki- nin kurulmasma neden olur (10).

Ayzrtct tam: TanlSal olarak en onemli aymm ge~i­

ci ve 1srarh selektif mutizm arasmda yapllmalubr.

Ger;ici selektif mutizm nadir olmayan bir durumdur ve genellikle 7-9 ya§lar arasmda okula yeni ba~layan ~ocuklarda goriiltir. Muhtemelen bir uyum reaksiyonudur ve vakalarm %90'nmda bu durum okulun ilk yllmda spontan olarak dtizelir.

Gor;men ~ocuklan bu grupta btiytik bir orant te~kil

ederler (12). Stire dt§mda bu hastallk Iehinde ba§- ka tantsal farkhllklar da ortaya konulmahdrr.

Stkllgan ~ocuklar anksiyeteyi provake eden ortamlarda ge~ici bir konu~mamazhk gosterebilir- ler. Bu ~ocuklann hikayesinde yabancllann yamn- da konu~maytp annelerine yap~ma davrant~t var- drr. Bu durum klsa stirelidir ve ge~ici adaptif tir- keklik gibi tammlanabilir (10).

Selektif mutizm aynca mental retardasyon, yaygm geli§imsel bozukluk ve sozel anlatJm bozuklugun- dan da ayut edilmelidir. Bu bozukluklarda semptomlar yaygmdtr tistelik hi~ bir ortamda r;o- cukla normal ileti§im kurulamaz. <;ocuk konu§ma- yt reddetmekten ziyade konu§ma yetisinden mahrumdur (10).

Btittin ko~ullarda az konu§an veya konu§maya isteksiz olan ~ocuklar selektif mutizm ba§hgt al- tmda degerlendirilmemelidir (12).

Selektif mutizm i§itme kaybt, ~izofreni veya diger psikotik durumlara sekonder olarak ortaya ~lktJ­

gmda veya mutizm sosyal fobinin bir semptomu olarak dii§tintildiigiinde bu tam konulmamaltdrr.

Genelliklc adOlesan donemde emosyonel bir trav- mayt takiben ortaya ~lkan ve histerik afoni veya travmatik mutizm denilen durumla da kan~bnlma­

mahdu(l2). <;ocukluk ~agt avoidant bozuklugunda eger sosyal anksiyete ~iddetli ise ~ocuk konu§a- maz (1).

Erciyes Ttp Dergisi 17 (2) 201-205, 1995

(4)

$im§ek, Sener

«;ocuklar fark11 bir lisanm konu~uldu~u bir ~evre­

ye gottiriildiilderinde yeni lisam kullanarak konu~­

maya ba~lamakta gi.i~li.ik ~ekebilirler ve bu nedenle genellikle suskun kalmay1 tercih ederler.

Selektif mutizm tan1s1 sadece ana dille ve yeni Iisanla konu~ma yetisinin kazamlmt~ olmasma ragmen konu~mamn reddedildigi durumlarda ko- nulmabdrr (10).

Slla.lganhk genellikle selektif mutistik cocuklarm temel ki~ilik ozelligi gibi goriili.irse de yapllan bir

cai•~mada slla.lganltgm hem selektif mutizm olan hem de mutizm olmaks1zm depresyon ve anksiyete gibi emosyonel bozukluk gosteren ~ocuklarda

nerede ise e~it oranda mcvcut oldu~u bildirilmi~tir

(2).

Gorulme stkltgt: Yi.izde 003-

8

arasmda tahmin edilmektedir.Erkek cocuklarda daha fazla goriilen diger konu§ma ve lisan bozukluklarmm aksine selektif mutizmin klzlarda daha fazla oldugu ileri siiriilmektedir. Ancak bu konudaki ara~t1rmalar

halen tamamlanm1~ degildir.

Wilkins'e (2) gore k1z erkek oram 2/l dir. Wright (13) bu oram 2.4/1 olarak bildinni§tir. Bu alt§Il- madtk cinsiyet oram selektif mutizmin emosyonel komponentini ortaya koymaktad1r. <;i.inki.i okul on- cesi donemdeki cocuklar arasmda emosyonel bozukluklar klzlarda daha fazla gori.iliir (12).

Klinik seyir: Bazt vakalarda 12 ya§mdan sonra ba§lad•g• rapor edilmesine ragmen selektif mutizmin ba~langtcl genellikle 3-8 ya~lar arasm- dadu. Yiizde 80'den fazla vakada ya§amm ilk ytl- lannda sinsi bir ba§lang•c vardrr. Bu cocuklar slk- llkla okul oncesi y•llarda anormal bir i.irkeklik gos- terirler. Yiizde 12-13 cocukta ise okula ba§lama doneminde ani bir ba§lang•c vardrr. Ya§ ne kadar kiiciik olursa bu hastal1ga duyarhllk o kadar artar (12).

Vakalann cogunlugunun birkac ay icinde diizeldigi bildirilmekle birlikte baz1 vakalarda semptomlar ydlarca sUrer (12).

Kolvin ve Fundudis(14) tarafmdan yap1lan 5-10 yll siireli bir takip cah~masmda %12.5 vakada belirgin

bir diizelme, %33 vakada klsmi bir diizelme, %54 vakada cok az bir diizelme ve di.izelmeme hali bildirilmektedir. Klsml diizelme gosteren cocukla- nn hemen hemen hepsinde bu diizelme hall 10 ya-

§mdan once goriili.ir. On ya§a kadar diizelmeyen cocuklarda bu ya~a kadar diizelenlere kiyasla, daha uzun bir gidi§ ve kotii bir prognoz goriilmek- tedir (12).

Literatiirde cok az oranda dikkat cekilen bir diger fakror de selektif mutistik cocuklardaki geli~imsel

gecikmeler ve mental retardasyondur. Vaka rapor- larmm biiyiik cogunlugunda entellektUel fonksi- yonlann ortalamaya yakm veya ortalamanm iize- rinde oldugu bildirilmektedir. Bu cocuklann yazd1 smavlarda olduk~a ba~ar1h olduklar1 i1eri siiriil- mektedir. Ancak verilen bircok verbal nitelikli de- gerlendirme ara~lanyla entellektiiel fonksiyonlann degerlendirilmesi oldukca guc ve komplikedir.

Uygulama ya nonverbal kognitif beceri ya da ahc1 lisan olciimlerine ihtiyac gostermektedir.

Giinlimiize kadar sadece iiC cah~mada selektif mutistik cocuklarda kognitif defisit oldugu bildirilmesine ragmen,selektif mutizm ve mental retardasyonun olas1 birlikteligi daima gozoniinde bulundurulmalidrr (12).

Tedavi: Baz1 selektif mutistik cocuklarm evden uzun siireli uzakla§tmlarak, yabanctlann arasmda tutulmak suretiyle ba§arih bir §ekilde tedavi edildikleri bildirilmektedir. Evden uzakla~tlrma

giin boyu okula gonderme veya hospitalizasyon -~eklinde olabilir. Bu tedavi stratejisinin ba§anh olmasl evden aynlmanm cocugu ka~mma

taktiklerini buakmaya zorlamaSI Ye I(OCU~Un

insanlarla temasm1 arthrarak sosyal diinyasm1 ge-

ni~letmeye ba§lama cabalanyla izah edilebilir (8). Bireysel davram~c• ve aile ara§tlrmalanm icine alan cok modelli bir yakla§Imm tedavide ba§arth olmas1 muhtemeldir. Okul oncesi donemde ebeveynlere dam§manhk veya psikoterapi gerekebilir. Aynca bu donemde cocuk bir terapist hem§ireden fayda gorebilir. Okul cagmdaki cocuk- lara bireysel psikoterapi veya davram§c• terapi uygulanabilir. <;ocugun ba~Imstzhgmm engelen- digi aile ortamlan icin evlilik dam§manhgt veya

(5)

ebeveynler it;in psikoterapi t;ok iyi sonut; verir (10). Nonfarmakolojik tedavinin ba~anh oldugunu gosteren t;ok say1da vaka raporlan fakat az vaka serileri bulunmaktadu. Baz1 vakalarda farmakoterapinin yardlmc1 bir tedavi olarak kulla- mlabilecegi ileri si.iri.ilmektedir. Bu yakla~1m

selektif mutistik t;ocuklann slkhkla sosyal fobi semptomlanm gostermelerinden temel almakta- drr.Bu nedenle sosyal fobi tedavisinde ba~wli so- nut;lar ahnan fenelzi.n ve fluoksetin tedavide en t;ok tercih edilen ilat;lar olmu~tur(15,16). Gi.ini.imi.i- ze kadar yap1lmi~ olan t;ah~malarda fluoksetin ve fenelzinin selektif mutizme ~Iik eden semptomla- n azaltttg1 gosterilmesine ragmen, bu t;ah~mala­

nn hiy birinde kontrol grubu olu§turulman'u§tir

KAYNAKLAR

1. American Psychiatric Association Diagnostic and Statistical Manual of Psychiatric Disorders (3rd ed) (DSM Ill), Washington DC: American Psychiatric Association .1987.

2. Wilkins R. A comparison of elective mutism and emotional disorders in children Br J Psychiatry 1985;146:198-203.

3. World Health Organization !CD 10 Mental and Behavioral Disorders 1992.

4. Weber A. Zum electiven mutismus der Kinder Zeitschrift fuer Kinderpsychiat 1950;

17:1-15.

5. Browne E. Wilson V. Diagnosis and treatment of elective mutism in children. J Am Acad Child Psychiatry. 1963;2:605-617.

6. Misch. A Electiver mutismus im Kindersalter Zeitschrift fur Kinderpsychiatrie. 1952;

19:49-87.

7. Black B. Uhde TW. Elective mutism as a variant of social fobia. JAm Child Ado/esc Psychiatry 1992; 31:1090-1094

8. Miriam L, Katz RN. Stranger reaction and elective mutism in young children. Am J

205

Selektif mutizm

(15).

Bu konuda yaplimi§ olan en son t;ah§mada fluoksetinin plaseboya gore belirgin tisti.inli.igi.i ol- dugu ve tedavi si.iresince minimal di.izeyde yan etki gori.ildi.igi.i bildirilmektcdir. Bu sonut; fluokse- tin tedavisi srrasmda ciddi yan etkiler ve fiziksel degi§iklikler olu§mad1gm gosteren t;ali§malarm sonuylanyla uyumludur. llaylann yan etki profilleri incelendiginde fluoksetinin fenelzine lu- yasla daha gi.ivenilir oldugu gortilmektedir. Ancak bu ilacm tedavide ba§arlh oldugunu soyleyebil- mek it;in daha geni~ vaka serilerine ve daha uzun si.ireli takip t;ali§malanna ihtiyat; vardrr (15).

Orthopsychiatry 1986; 56: 458-469.

9. American Psychiatric Association Diagnostic and Statistical Manual of Psychiatric Disorders (4th ed) (DSM lV),1994.

10. Kaplan H l. Synopsis of Pschiatry 1994, pp 1108-1109

11. Tancer NK. Elective mutism: a review of the literature. Advances in Clinical Child Psychology 1992;14 265-285

12. Klin A Elective mutism and mental retardation. J Am Acad Child Ado/esc Psychiatry 1993; 32:4 860-864.

13. Wright H L. A clinical study of children who refuse to talk. JAm Child Ado/esc Psychiatry 1968; 7:603-617.

14. Kolvin l, Fundudis T. Elective mute children: psychological development and background factors. J Child Psycho/ Psychiatry 1981; 22:

219-232.

15. BlackB, Uhde TW. Treatment of elective mutizm with fluoksetine. J Am Acad Chtld Ado/esc Pschiatry 1994; 33:71000-1004 16. Golwyn DH. Weinstock RC. Phenelzine

treatment of elective mutizm. J Clin Psychiatry 1990; 51:384-385

Erciyes T1p Dergisi 17 (2) 201-205,1995

Referanslar

Benzer Belgeler

Nitekim zorunlu önermelerin altında yer alan iki önerme türü, doğal olarak elde edilen ilk ilkeler ve tecrübe ile elde edilen ilk kesinler şeklinde verilir. İlk ilkeler ve

Yukarıda da a~ıklandıgı gibi maliyet ve gelir fonksiyonu veya toplam degişmez maliyet ve toplam katkı payı fonksiyonu alındıgında çözüm degişmeyecek ve amaç bu

* Doğrudan KSS uygulamasını hayata geçirmek için kurulan ve çevreye duyarlı ürünler üreterek bu amacını kuruluş amacı olarak belirleyen Body Shop gibi firmalar (ama ? )..

• Birincisi, siyasi-tarihi bir okumayla Batı dışında kalan topluluklarla Batının farklı kanallardan temasına ve en önemlisi kolonyalizm gerçeğine temas

bilinebilir insan fikrini bir yandan olanaksız bulması ve öte yandan her yanıyla bilinebilseydi sonuçta ortaya çıkanın insan olup olmayacağını sorgulaması

içerisinde gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılan bu düşüncenin peşinde doğa bilimleri ile sosyal bilimler arasındaki farklara odaklanacağız.. • Bu

• Sosyal bilimler ve doğa bilimleri arasındaki temel farklılıkları bir hafta önce ortaya

disiplinler için olduğu kadar sosyal antropoloji için de topluma nasıl bakılacağına dair çerçeve çizen üst bir disiplinel gerçeklik olduğu söylenebilir. Kökeni felsefi