2004 Yılı Sohbetleri
211-257
Sohbet n° 211 - Tarih: 05 ocak 2004
<> ile baĢlayan kesimler Aiberg‟e ait değildir.
Ġki gündür ilk kez kanala girdim nihayet, selam selam Millet! Selam selam MĠH. Salut et Salut. “Fıtık olmak” denen bir Ģey var ya, öyle oldum. Ġnatla direndim ve ġĠMDĠ ancak mirc'e girebildim. ġu anda aslında “Mucitlik üzerine çalıĢıyorum”, yani iĢbaĢındayım. Bu bir chat değildir, “Biraz kaytardım” hepsi bu :).
<> iyiki geldiniz kaptanım,özlemiĢtik sizi
Ben de özlemiĢtim ama bir kaç dakika kalıp gideceğim. Çünkü “Türk mühendisler” beni bekliyor - tam tekmil-, bekletmek ayıp olur.
<> nasılsınız?
TeĢekkürler öğretmenim, çok iyiyim. Manisa'da ve Ġzmir'de fırtına var. Yıldırım çakıyor. Gök gürlüyor.
<> aman Kaptanım havalar soğuyor,kendinize dikkat edin
Benim soğuktan yana hiçbir endiĢem yok candaĢım. TARZAN gibi soğuğa aĢılıyım neredeyse...
Hyperboreal olmanın bu avantajları var. 17 mühendise “DERS” vermek zorundayım. Ders ise iki dakika önce baĢladı.
<> Kaptanım çarĢamba görüĢebilecek miyiz
Elbette görüĢeceğiz, Allah'ımız inĢaa ederse, ben chatlere sizlerden daha fazla mecburum.
<> dr. son yazinizi (on air/on time) okuduk eklemek ve/veya achiklamak istedikleriniz varmi?
ON AĠR bir yeni sayfanın kodudur. Etki'nin tepkisi'dir.
<> Kaptanım Dr. Seçkiner Görgün kimdir?(bugün star tv de olacakmıĢ)
Seçkiner??? Yabancı gelmedi ama tam çıkaramadım. Bir yerden duymuĢluğum var sanki Delix.
Bildik biri ama çıkaramadım????? Vestel'den mi?
<> buluĢlarıyla olay yaratan adam
Tamam hatırladım. Ben de okumuĢtum bir yerden, belki de grup yazılarından okudum!
<> telefon ve tv‟lerin kapsama alanını geniĢletmiĢ.
Çok ilginç. Onu dinlemek isterdim. Saat kaçta çıkacak?
<> saat:22.10 da. Türkiye de ilk yapay kalbi icat etmiĢ,
Mekanik kalb daha önce yapılmıĢtı. Milyon kiĢi kullanıyor diye biliyorum.
<> bilgisayarın kapasitesini adeta sonsuza çıkardı diyor gazete.
Bizim de amacımız bu, ama bunu Hintlilerle yapmaya çalıĢıyoruz.
<> KALP ve FUAD kelimeleri arasında ne gibi farklar var -kısa- bir açıklama yaparmısınız?
Kalp mi, Kalb mi? (Arapça kalb mi?)
<> kalp
KALEP >>> Sanskritçe >>> MATRĠX veya KALIP almak demek. Yine Fuad >>>
Sanskritçe/Tibetçe >>> FOHAT. Fohat'ı linklerden bulabilirsiniz. “Ölüler kitabında” da var. Fohat >>>
Fayda/Yarar demek (Müfid kelimesi gibi).
<> http://logos_endless_summer.tripod.com/esotericphilosopher/id56.html : “Each atom breathes through Fohat.” HPB. “The Fifth Breath is the fifth of the five breaths (Vibrations) which brought life force into manifestation.” Hilarion.
Fohat'a da MASON locaları sahip çıkmıĢ :((((. Ezoterik öğretilerle ilgili hangi linke baksak bir piramit, mason gözü (Yahova'nın gözü) sembolleriyle karĢılaĢıyoruz. HerĢeyi kendilerine tornistan etmiĢler. Evet 21.00'e kadar KAYTARMAM resmileĢtirildi :)). Kalb ve Fuad kelimelerinin hangi yönden ilgisini sordunuz siles candaĢ? (Arapça sözlük anlamlarını mı?)
<> kuranda kalp diye çevirdikleri fuad kelimesi
Fuad, ya da en eski adıyla fohat, kalbin ferah alanı demektir. Allah Ģah damarından/aort'tan daha yakın. Ama Kalb mekanı ondan da GENĠġ.
<> “onu kalbine ağır ağır okutacağız” diye meal edilen yerde “fuade” kelimesi geçiyor... bazı sözlüklerde kalbin müĢahede ile ilgili tarafı diye adlandırılmıĢ
Allah için kalb >>> en geniĢ damar / çap anlamında, Allah'ın tecelli ettiği gönül mekanı anlamında. Kalbe kadar TÜNELLER'in (Damarlar diyelim) dıĢındayız. Ama KALB ile açılan bu Allah virtual mekanında ĠÇĠNDEYĠZ. Allah'ımız:
1. HerĢeyi ĠHATA eder (KuĢatır);
2. HerĢeyi ĠSTĠLA eder (Nüfuz eder);
3. Özel olarak ARġ'ı istiva eder;
4. Özel olarak Kalbi FUAD eder.
Kalb ĠÇ çekirdek; SADR (Göğüs, sine, kaburga diyelim) ise DIġ ZARDIR. Kalbinde arıza (Maraz) olmayanların dıĢı sadr mekanı da geniĢler. Bu geniĢlemeye inĢirah denir. Kalbin geniĢlemesine de FUAD denir. Aslında Kalb sadr = Sine gibi geniĢlemez. Kalbin geniĢlemesi >>> ĠÇ-DIġ olması anlamına gelir.
Yani iĢleviyle geniĢler, hacmıyla geniĢlemez.
Tabii burada kastettiğim “ALLAH MEKANI olan GÖNÜL mekanı”dır. Tüm akıl-bilim nasıl ki bir kg beyin ile temsil ediliyorsa; tüm bunlar ve duygular da KALB ile temsil edilir. Yapay kalb takılsa bile, GÖNÜL MEKANI bundan etkilenrmez.
<> suptil duble olan soldaki kalb?
Bizlerin CPT ilkesinin CP ikilemesine göre, bir de SUPTĠL DUBLE'miz var. O dubledeki anatomi atlasında KALP sağdadır. Barsak sistemi yoktur, bunun yerine bir nihayetsiz / sonuĢmaz metalik kordon benzerinde göbek bağı vardır. Yine suptil Duble'mizde RAHĠM yoktur, bunun yerine geçen RAHMAN
organının adresi Kaburga içinde ve diyafram üstünde görünmektedir. Bu bizim KALIBIMIZ >>>
Kalbimizdir.
Suptil Duble ile ilgili çok deney yapıldı. ġunu dikkatle izleyelim:
1. Sözde RUH çağırma seanslarına gelenler CĠNLERDĠR.
2. Cinler daima Media (aracı) kullanırlar ki bu kimseler kesinlikle cinlenmiĢlerdir = Medium'durlar.
3. Kendini Ruh diye yutturan Cin, “Transmission” ya da media/mezzo olarak Medyumu iĢgal eder.
4. Medyumun ağzından PERĠSPERĠ denen örümcek ağı kıvamında dokunma algısı veren bir fluid (seyyal) organik kirli beyaz bir maddeyi medyumun ağzından dıĢarı alır. (Suptil dublede bağırsak sistemi, kolon-anüs vb. yoktur. Ağız ise vardır, tek çıkıĢ yoludur).
5. Çıkan madde tamamen bir KIVAMLI DOLGU maddesidir.
6. Bu maddeyi bizler de laboratuarda yapabiliriz:
a. Laser hologramı oluĢturulur -ki hayalidir-;
b. Ancak lazer demeti bir SINIR çizme özelliğine sahiptir. Yani ıĢıktan 3D bir görüntüye “Kıvamlı köpük” verip dondurursanız, görüntünün KALIBI alınmıĢ olur.
7. Sözüm ona Ruh da bu kıvamlı köpüğü bizden almakta, dıĢarı akıtmakta -medyumun ağzından elbette-.
8. Sırada show vardır: DıĢarı alınan “Kıvamlı köpük”ten cinler için pek kolay olan Hallu-gram (Hallucination denen gramm) oluĢturulur ama bu görünmez. Onu görünür kılmak için medyumun
“Kıvamlı köpüğüne”, yani Matriks kalıbına ihtiyaç vardır.
9. Kurnaz cin, oradaki birinin (mesela dedesini soran bir katılımcının) dedesinin fotoğrafını üç boyutlu olarak çizer. Bu görünmezdir. Onu görünür yapacak olan Medyumdan akarak dıĢarı gelen Perisperi (Kıvamlı organik köpük) denen Ģekilsiz Ģeydir. Bu Ģey Laser ıĢığına duyarlıdır. Yani böyle seanslarda bildiğimiz ıĢık kullanılamaz, çünkü köpük Ģekillenmez. (Onun için hep mum ıĢığında ruh = cin çağrılır).
10. Suptil duble bunun gibi bir Ģeydir.
ĠĢin tuhafı, Medyumun kendisi de olduğu gibi dıĢarı taĢınabilir. Yani Medyum'un içi boĢaltılır ve dıĢarıdaki kendisine nakledilir. Mesela, oturduğu yerde medyumun içinin boĢaldığını sadece
“Hologramının” kaldığını, içeriğinin ise “Ötedeki” kendi kalıbına (matriksine) dolduğunu görürsünüz.
Bu çoook ender de olsa vardır. Bir tür Demateryalizasyon, hatta bir tür kısa metrajlı ıĢınlama gibidir. BoĢalan bedenin yerinde kalan VARLIK ise sadece “Hollowman filmindeki karakterin su içinde Ģeffaf çizgi biçiminde görünür olması gibi” saydam çizgilere sahiptir: Bu çizgilerde beden kalıbı aynı fakat iç organlarda CP simetrisi vardır: Kalb soldan sağa geçmiĢtir.
Alın boĢluğunda Nurani bir ıĢıma vardır. BoĢaltım ve üreme sistemi yoktur. (Kirlian bedenimizde vardır halbuki...) Göğüs bölgesinde bir KEHF açıklığı dıĢında sanki beherglas içindeki su gibi dolu görüntüsü verir. Ancak su gibi büyüteç/mercek etkisi yoktur. Görüntüyü cam gibi görürsünüz, arkasındaki nesneleri de görürsünüz.
Kemikler dahil tüm hücrelerimiz, Perisperi denen ÖZ maddeye dönüĢebilir, zayii olabilir veya tersine bir baĢka yere taĢınabilir.
Ne var ki, burada konu CĠNLERDĠR :((((((. Yani olan bitenin Rahmani ruhsal bir tarafı yoktur.
Rahmani olan sadece Suptile Double'mizin Allah tarafından yaratıldığıdır. Tibet Lamaizminde ve Hinduizmde KALB (matriks) kelimesi >>> KALIP demektir. Kalb bir Ģeyi bir baĢka Ģeye çevirmek (tekabül ettirmek, kalbettirmek).
Hatta olumsuz anlamda KALB para basanlara Kalpazan deniyor. Soldaki kalbimiz yerine sibernetik bir kalb, yapay kalb takılsa bile, asıl iĢlevi gören Suptile Double'deki SAĞ TARAFTAKI kalb mekanıdır.
Yapay kalbin iĢlevi mekaniktir, yani mekanik bir pompa görevi görür.
Ama CP Kalb dublesinin vibrasyonu olmakla birlikte mekanik hiçbir tarafı yoktur. ĠĢte bu duble kalbimizin titreĢimlerine/impulslarına FOHAD denmektedir. Kur'an'daki karĢılığı da FUAD'dır. Tamam mı?
<> GÖNÜL'den teĢekkürler.kalbimize inĢirah verdiniz... Allahımız ilmimizi ve size olan sevgimizi arttırsın
Amin, hepimize/milletimize temenni ederim.
<> Dr. zamanımız var mı? varsa iki soru gelmiĢti.
Kurs vereceğim öğretmenim, kursiyerler benim için fedakarlık yaparak kalacaklar. (aslında 45 dk.
sonra evlerinde olmak vardı) Biraz daha zamanım var öğretmenim.
<> cehennemde azap sonsuz mudur?(ateist,munafıklar için) sonsuza kadar surecek mi yani
Cehennem aslında ĠPTAL edilmesi gereken bir yapıya sahiptir. Eğer ġEYTAN olmasaydı ve insandan Ģeytanlar olmasaydı, Cehennem Siccin dahil geçici olarak üst katları kapatılacaktı. ġeytan'dan aĢağısı ate-ateist değildir (çünkü onlar inanmadıkları herĢeyi görmüĢ olacak ve inanacaklardır). ġeytan imanlıdır, Allah'ı ĠNKAR etmez, TEK olduğunu da bilir. Yani Allah'a oğul yakıĢtıranlar veya Efendimizi - adını koymadan- ikinci bir tanrı ilan edenler, ġEYTAN'DAN DA AġAĞIDIR.
<> 8/48 ġeytan onlara, yaptıklarını süslü gösterip Ģöyle demiĢti: “Bugün size galip gelecek kimse yok, ben yanınızdayım.”Fakat iki topluluk yanyana gelince iki topuğu üstüne çark edip Ģöyle dedi: “Ben sizden uzağım.Ben sizin görmediklerinizi görüyorum, ben Allah'tan korkarım.Allah'ın cezası çok Ģiddetlidir.”
Bunların tümü iman etselerdi veya olmasalardı, Cehennem yine kaçınılmaz olarak EBEDĠ bölümler içerecekti. MÜNAFIK ise iĢte aslında EBEDĠ cehennem bunlar için tutuĢturulmuĢtur. ġeytan, ateist, baĢka her dinden kafirler vb. OLMASAYDI, bu kez sadece MÜNAFIKLAR için ebedi cehennem FARZ olacaktı.
Resmen Chat günü gibi olduk.
<> 4/145: ġu da bir gerçek ki ikiyüzlüler, ateĢin en alt katındadırlar. Onlar için bir yardımcı asla bulamayacaksın.
CandaĢ sana bayılıyorum :). KUR'AN SENĠNLE KONUġUYOR, anında bulduruyor kendini! TAM YERĠNDE AYETĠ yazıyorsun. Böylece benim ASLA nefsimden konuĢmadığım, tüm sözlerimin sadece Allah kelamı olduğu sayende tescil oluyor. Üstelik Kur'an'da CANLILIK yanında devasa bir özellik daha var: YALAN hiç yoktur Kur'an'da:))).
Dolayısıyla benim sözlerimde de YALAN dıĢarlanmıĢ oluyor. Gönül rahatlığıyla inanarak okuyunuz beni! Ben kur'an'ım! Kur'an da ALLAH'IN KELAMI, KELĠMESĠ/SÖZÜDÜR! O söz baĢımıza gelmiĢtir!
<> 4/87: ALLAH: O'ndan baĢka tanrı yoktur. GerçekleĢmesi mutlak olan diriliĢ gününde sizleri biraraya toplayacaktır. ALLAH'tan daha doğru sözlü kim olabilir?
<> 52/33: Yoksa, “onu uydurdu” mu diyorlar! Hayır, iman etmiyorlar. - 34: Eğer doğru sözlü iseler, onun benzeri bir hadis/söz getirsinler.
Evet ayet benzeri bir HADĠS bugüne kadar kimse yazamadı. Nasıl yazsınlar ki? Yukarıdan aĢağıdan sağdan okuyorsun, digital/bineer vb. Öyle bir yazacaksın ki, hem cinler hem insanlar okuyacaklar. Öyle bir yazacaksın ki, Ademce/Ġdrisçe/Nuhça/Ġbrahimce hepsi birden içinde olacak! Ve hepsi bir tek cümle olacak (Kehf ve Rakimi de tamam olacak). Nasıl yazarız bunun bir benzerini?
Bu kese altın ile satın alınan emevi abbasi hadis uydurmaları değil ki... Bir bilmece düĢünün (Kare bilmece) sadece soldan sağa ÇÖZDÜĞÜNÜZÜ düĢünün. Tüm kareler dolmuĢ oluyor. Bir de bakıyorsunuz ki, Yukarıdan AĢağıya kısmını çözmeniz gerekmiyor.
Soldan sağa bölümündeki kelimelere hiç benzemeyen yepyeni YUKARIDAN AġAĞIYA kelimeler görüyorsunuz. Kur'an bundan da öte, ÇAPRAZ'ı da çözer (Yukarıdan sola, aĢağıdan sağa gibi). Üstelik KÜB gibi üç boyutludur. (KEHF = KÜB).
<> ka'b, cube, ka'be, kap, kafa, kep, kippa, kefe, küfe...
Evvvet, ders yarın 20.00'ye ertelenmiĢtir :). Yani servis aracı gelene kadar (24.oo) buradayım. Zaten herkesi burada görünce 17 kiĢiyi aĢtığımız anda ders önceliği bize geçti. Engineer dostlarımız da anlayıĢlı insanlar.
Cehennemi anlatıyorduk: Temelli kimler kalacaktır diye. Dedik ki, Cehennemin en altından itibaren yani en azaplı katmanlar giderek yukarı tırmanır. Cehennemin en üstü ZEMHERĠR soğuğudur. (Soğuk ile azap) Allah'ın son günahkar müslim kulları da buradan Cennet'e alınır.
Bunun altındaki Teslis yapan Hristiyan zümre “Yukarı” geçer. Onların boĢalttığı katmana da Musevi kafirler terfii eder ve azapları oldukça hafifler.
<> 76/13 Koltuklar üzerine yaslanarak otururlar orada. Ne güneĢ görürler orada ne de kavurucu soğuk...
Onların boĢalttığı katmana da önceden hak dini olan sonradan bozulan Vedd ve diğer dört putun adının sayıldığı dinlerin mensupları çıkar. Onların boĢalttığı katmana da ateistler çıkar. Ancak SĠCCĠN denen bir yer vardır ki, ġeytan ve ona uyanların sicillerinin tutulduğu bir yerdir.
Siccin'den yukarı ÇIKIġ yasaktır. Siccin tencere kapağı gibi kapatılmıĢtır. Siccin'in altında ise Siccinliler gibi (Cinden ve insandan Ģeytanlar gibi) EBEDĠ kalacak olan >>> MÜNAFIKLAR vardır.
<> 83/7: Doğrusu, kötülerin yazgısı Siccin'dedir.
Münafık kategorisine inanılmaz kiĢiler girmektedir: Politikacılar, çıkarcılar, Ali Ġmran suresindeki MEZHEB kurucuları ve yayıcıları, vergilerimizden MAAġ alan islam papazlarımız. Bir de Kur'an'da anlatılan Münafıklık -eğer tevbe etmezlerse- tanımı içinde yer alan suçlardan sorumlu olanlar >>>
EBEDĠYEN CEHENNEMDE kalmaktan baĢka bir de AZAPLARI hafifletilmeyecektir.
<> 3/105 Kendilerine açık-seçik kanıtlar geldikten sonra, çekiĢmeye girip fırkalar halinde parçalananlar gibi olmayın.Böyle olanlar için çok büyük bir azap vardır.
Evet, mezheb savunucuları, dinlerinden çok mezhebi sevenlerin de hükmü MÜNAFIKLIKTIR. Ġmam ne kadar tevbe ederse etsin, her ay gidip o maaĢı alıyor ya, ömrü boyunca aynı suçu iĢliyor. Yani hem bize MÜSLÜMAN görünüyor, hem de DEĞĠL (çünkü papazlık ve ruhbanlık Ġslamda ebediyen yasaktır/haramdır). Gözleri bir açılsaydı, gidip doğru dürüst bir iĢ bulur çalıĢırlardı. Yan gelip ALTIN biriktirmezlerdi.
<> 2/86: Onlar, ahiret karĢılığında dünya hayatını satın alan kimselerdir. Bu yüzden azapları hafifletilmez ve kendilerine yardım edilmez.
Bu dini bozanların tamamı MÜNAFIKTIR, mesela Hadis uydurup, ayetlerin hükmünün yerine geçirenler. Dini siyasete alet edinerek, parti kuranlar ve hükümet edenler. Meskenet damgası yiyenler!
<> Hadîs ile âyeti neshedenler:(
Evet, Hadis ile Ayeti neshediyorlar. Veya akıllarınca istatistik yapıyorlar.
Mesela Cuma'nın tatil olması bir tek AYET ile yasaklıdır. Ama bunun tersine tam 511 (kimi tekrarlı rivayet) hadis de Cuma gününü TATĠL yapıyor. Allah bire-511 KAYBEDĠYOR...
<> 9/34 Ey inananlar, din bilginlerinin ve din adamlarının çoğu halkın parasını hakketmeden yerler ve ALLAH'ın yolundan saptırırlar. Altın ve gümüĢü yığıp ALLAH yolunda harcamayanlara acı bir azap müjdele.
<> 9/34'deki “ahbar ve ruhban” kelimelerini, “haham ve rahip” diye meal ederek yakayı kurtacaklar.
<> 49/1: Ey inananlar! Allah'tan ve peygamberinden one gecmeyin; Allah'tan sakinin; dogrusu Allah isitir ve bilir
Eğer bilselerdi bizim imam ve müezzinler gidip hristiyan olurlardı -ki daha az azap görsünler- eğer bilselerdi...
<> 2/180 âyeti “Vârise vasıyet yoktur” hadîsi ile neshedilmiĢ; ama vasıyyette bulunmak makbûl sünnetmiĢ
Evet, Bakara suresi aslında SURE+LER TOPLULUĞU, en karıĢtırılmıĢ suredir! Öyle karıĢtırılmıĢ ki, EN UZUN tutulmak zorunda kalınmıĢ. Ne “Elif Lam Mim/Zalikel kitabe...” bakara suresi içinde, ne de son suresi, bakara'dan değildir! Ki Bakara son ayeti çok severim. (Hepsini severim tüm peygamberler gibi, fakat bakaranın son ayetinin bende anıları var). Sanırım çoğunuz onu biliyorsunuzdur. Mealen yazar mısınız, ltf?
<> 286: Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden baĢka yük yüklemez. Herkesin kazandığı hayır kendisine, yaptığı kötülüğün zararı yine kendisinedir. Ey Rabbimiz, eğer unuttuk ya da yanıldıysak bizi tutup sorguya çekme! Ey Rabbimiz, bize bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Ey Rabbimiz, bize gücümüzün yetmeyeceği yükü de yükleme! BağıĢla bizi, mağfiret et bizi, rahmet et bize! Sensin bizim Mevlamız, kâfir kavimlere karĢı yardım et.
Sağol candaĢım, bu bile tek baĢına ayet değildir. Ġlk cümlede birinci ayet; Ġkinci ayet: “Rabbimiz!
Eger unutacak veya yanilacak olursak bizi sorumlu tutma”. Üçüncü ayet: “Ey Rabbimiz, bize bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Ey Rabbimiz, bize gücümüzün yetmeyeceği yükü de yükleme!”.
Dördüncü sadece >>> “BağıĢla bizi”. BeĢinci sadece >>> “mağfiret et bizi”. Altıncı sadece >>>
“rahmet et bize! Sensin bizim Mevlamız”. YEDĠNCĠ de “Alel Kavmil kafirun”a kadar olan devamı.
Sadece “vağfirlena” deseniz bile AYETTĠR ve NAMAZ kıraatında kabul edilir. Çünkü ayetler uzunluğuna bakılmaz. AYR AYRI zamanlarda iniĢlerine göre AYETTĠR. “BağıĢla bizi”, “Mağfiret et bize”
iki gün arayla gelen iki ayrı ayettir! Herhalde Cebrail ss'in ĠġĠ GÜCÜ VARDI DA kısa kesti diyemeyiz!
Onun da sırrı var. Cebrail'in “TAHMĠL ALEYNA”sıydı bu ayetler, taĢıyamıyordu adeta... Sanal yükü öyle ağırdı ki, bu surede ve bir de Ayetel Kürsi de (Tek baĢına ayettir, ama yine bakara'da) efendimiz de çooook zorlandı. Ayetel Kürsi'yi okumaya ürkerdi -bu korkuyu tekrar yaĢarım kaygısıyla-. Ayetel Kürsi TEK BAġINA bir SUREDĠR ve yeri aslında amme cüz'ü gibi sonlar olmalıydı. Onu da yazar mısınız ltf.
<> 2/255: Allah'tan baĢka ilah yok. Hayy'dır O, Kayyum'dur O.Ne gaflet yaklaĢır O'na ne kendinden geçme ne de uyku. Göklerde ne var, yerde ne varsa yalnız O'nundur.O'nun huzurunda, bizzat O'nun izni olmadıkça, kim Ģefaat edebilir!O, insanların önden gönderdiklerini de bilir, arkada bıraktıklarını da!...
Ġnsanlar O'nun bilgisinden, bizzat kendisinin dilediği dıĢında, hiçbir Ģeyi kavrayıp kuĢatamazlar.O'nun
kürsüsü, gökleri ve yeri çepeçevre kuĢatmıĢtır.Göklerin ve yerin korunması O'na hiç de zor gelmez.Aliyy'dir;
Azim'dir.
Bunun arkasınmdan hemen Ġhlas suresi inmiĢtir. Allahu La ilahe illallahu bölümü doğrudan Ġbrahim Atamız'ındır. Onun geldiği toplumda da benzeri (Brahmilerin Braho dili/Naduca) ifade vardır: “illeleba”.
Samice “Aleluya” ve “Yalelli”, Ariaca “Ġla illeba”. Bunların tamamı “Aleluya song”tur. Ninni kelimesi de aslında çocuklara okunmakla birlikte bir requem'dir. Ġngilizcedeki Lulluby.
Bütün bunlar DĠ+GĠT bir zihnimiz olduğunun iĢaretidir. Çünkü kelimeler bize hep iki rakamlı Ģifreyi vermektedir >>> La Ġlahe Ġllallah gibi...
<> zihnimiz de digital mi kodlama yapıyor?
Evet, bilgisayar gibi RAKĠM'i digit; KEHF'i de HEKSAN (Hexan).
<> hexadecimal?
Evet ama biz 64 üzerinden HEKSAN diyoruz. Reml ile ilgisi var. Yin Yang'ı kuĢatan 64 anagram vardır (Kore bayrağındaki temel dörtlü). Yani digital sistem ile Heksan sisteminin bir farkı yoktur.
Heksan da sonsuzluk yerine 64 üst limiti vardır. 64'den bayağı bahsetmiĢtik. Çay yok burada :(. O benim yakıtımdır. Onun yerine su ile idare ediyorum. (Bu kadar kalacağımı ben de bilmiyordum, termosa kor getirirdim).
<> Alahımız bizide ÇAY'sız bırakmaz ĠnĢaAllah
:). Hasankaleli diyor ki: “Halis yoğurttan cennet ırmakları var” (Onun yoğurt sevdalısı olduğunu herkes biliyor). Ben Hasankaleli yerinde olsaydım, “Demli çaydan nehirler/Çaylar akıyor derdim” ;).
<> SĠZĠ çok çok seviyoruz,SĠZSĠZ hiçbir Ģey tad vermiyor.
Sevgi karĢılıklıdır -ideal olan da bu-.
<> 56/28, sidrin makhdhûdin, çay değil mi
<> Tekrar yazılan tarih ile kazanılan Mehdinin zaferi hepimize kutlu olsun. Okudum ve çok duygulandım.10624 nolu mesaj
Evet, teĢekkür. AB ve 0 ihtimallerini yok ettim. A (WEMB) B (VAMP) kalmıĢtı. ġimdi sadece A var.
Musevi ġirketler yerine Ortak milletler ORDER aldı yerini... Gerisini Messiah halledecektir. Mighty'nin hallettiği ise islam alemi çapındaki WEMB... Sizden saklıyordum, AB durumundaydık. Bu da yeniĢememe demekti. Ancak Horasan birliği (Hori-Zone) Time-Timing yaparak zamanında Mighty'yi kurtardı.
<> centilmenlik anlaĢması imzaladık demiĢtiniz.
O anlaĢma Musevilerle ilgiliydi. Ama sözünü ettiğim, BĠN SOPHĠAN denen müslüman HORROR- ZONE ile ilgiliydi. Onlar hep galip gelmiĢlerdi. Fakat Satürn'ün yakın geçiĢiyle (diğeri 2304) ilk kez yenildiler. Karasancak Uygur türklerinin elindeymiĢ meğer! Horasan ise HORĠ-ZONE bölgesiymiĢ. Siyeri Nebi'de “Horasandan çıkacak” denmiĢti. ġimdi onun anlamını biliyoruz :).
Siyonistler de bin Sophian'ın (Ebu Süfyan'ın geleceğe mal olmuĢ biçimi) destekçisiydiler. Ġslam WEMB'i içindeki yahudiler yeniden Birobican'a (Birobidjan) sürgün edildiler. Bunlar müslümanı müslümana kırdırmıĢ ve kenardan seyretmiĢlerdi. Bin Süfyan'ı onlar kıĢkırtmıĢ ve mali olarak desteklemiĢlerdi. Fakat “Gemiyi delerek batıran Hızır örneği “Hori-Zone birliği 3200 Ģehid”le bu savaĢı değiĢtirdiler.
<> http://members.chello.nl/mceylan1/uygur_devleti.htm uygur turkleri uzerine
Aksi halde onları Çin yönetimi Japonlar'ın karĢısına ĠLK birlik olarak çıkaracaktı ve gözgöre göre katlettirecekti. Ancak tarihin seyrini Virtual-Vertical'den Horizontal-Actual kıldık.
Zamanında Ġstanbul'un düĢmemesi için de bir düĢman birliğinin OverWrite'ını Gurdjieff (KMA) baĢarmıĢtı. SavaĢı kazanacak (Bardağı taĢıracak veya kazanı patlatacak birlik Kayıp ANZAC alayı idi.
Ġngilizler o birliklerini Çanakkale'de kaybettiler. Hiç değilse o genç çocuklar da ölmedi, üç asır zaman aĢtılar, Ģimdi rahatlar!
Eskiden savaĢlar CAN vermek içindi. Artık bu yok! Yani teknolojiyle kazanılacaktır. Bu Kur'an emridir: Allah bir tek canın ölmesini istemiyor. Hatta Yağmurda, fırtınada bile müslüman askerinin savaĢmasını istemiyor. Anlayan için Kur'an'da Allah yolundaki seferilerin NEZLE bile olmasını istemiyor Allah!
Hep bunun tersini yaptık! Milyonları öldürmek için gönderdik ve öldürdük. Allah'ın emrine karĢı çıktık. Allah bizden TEKNOLOJĠ istiyor o ayette, ĠNSAN/BĠREY'in değil öldürülmesine, NEZLE olmasına bile karĢı çıkıyor Rabbimiz!
<> “... Yağmur ve hastalık gibi özürlerden ötürü silahlarınızı bırakmanızda bir sakınca yok... “
<> “we khuzû hizre küm” >>> teknoloji?
Kendini Allah yolunda Ģehid sanan onmilyonlarca NĠYAZĠ var dünya tarihinde... O ayette “SEFER”
kelimesi var. Bu eskiden yaya/piyade/süvari ile kısıtlıydı. ġimdi ise YILDIRIM SAVAġI yani zırhlılar, uçaklar vb. var. Uçaklar bombalasın, donanma topları dövsün.
KurĢunlar ÖLDÜRMEK için değil; yaralayıp diskalifiye etmek için yapılsın! Bir yaralı zaten iki-üç arkadaĢını kendine BAĞLIYOR! Neden ÖLDÜREN MERMĠLER yapıyoruz? NEDEN YARALAYACAĞIMIZA ÖLDÜRÜYORUZ? NEDEN NEDEN NEDEN?
KarĢımızdaki de bizim Adem Babadan kardeĢimiz değil mi? O da insan değil mi? Ya da ben de insan değil miyim? O ayeti yazıp bir daha okuyunuz lütfen. 4/102.
<> 4/102: Sen içlerinde olup onlara namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir grup sizi korumak için yanınızda bulunsun ve silahlarını da yanlarına alsın. Namaza duranlar secdeye vardıklarında arkanızda bulunsunlar. Sonra namaz kılmamıĢ olan grup gelsin ve seninle birlikte namaza dursunlar, (namazı bitirmiĢ olan grup ise) silahlarını alıp nöbet tutsunlar. Ġnkarcılar, silahlarınız ve eĢyanız hakkında dikkatsiz davranmanızı ve böylece sizi ani bir baskınla bozguna uğratmayı umarlar. Yağmur ve hastalık gibi özürlerden ötürü silahlarınızı bırakmanızda bir sakınca yok. Ancak alarmda olun. ALLAH kafirlere alçaltıcı bir azap hazırlıyor.
<> “Eğer yağmurdan gelen bir sıkıntı varsa yahut hasta-yaralı iseniz silahlarınızı bırakmanızda bir sakınca yoktur. Ama tedbirinizi alın, dikkatli olun.”
<> 4/103: Namazı bitirdiğiniz zaman ayakta, oturarak ve uzanarak ALLAH'ı anın. Güvene kavuĢtuğunuzda namazı gözetiniz. Namaz, inananlar üzerine belirli vakitlerde farz kılınmıĢtır.
“Eğer yağmurdan gelen bir sıkıntı varsa yahut hasta-yaralı iseniz silahlarınızı bırakmanızda bir sakınca yoktur. Ama tedbirinizi alın, dikkatli olun”.
“Eğer yağmurdan gelen bir sıkıntı varsa yahut hasta-yaralı iseniz silahlarınızı bırakmanızda bir sakınca yoktur”.
“silahlarınızı bırakmanızda bir sakınca yoktur”.
“silahlarınızı bırakmanızda bir sakınca yoktur”.
“silahlarınızı bırakmanızda bir sakınca yoktur”.
“silahlarınızı bırakmanızda bir sakınca yoktur”. Allah bizleri KORUYOR. Ama askeri dehalar veya hükümetler ise “GĠDĠN GEBERĠN” diyorlar! Bizi kitleler halinde SOYKIRIMA UĞRATIYORLAR! Yahudi Hitler 8 milyon Alman erkeğini Moskova kıĢında öldürdü!
Buyrun Ģu ayete buna göre bir daha bakınız: “Eğer yağmurdan gelen bir sıkıntı varsa yahut hasta-yaralı iseniz silahlarınızı bırakmanızda bir sakınca yoktur. Ama tedbirinizi alın, dikkatli olun”.
“Eğer yağmurdan gelen bir sıkıntı varsa” silah bırakılacak!
8 milyon Alman kıĢın donmayacak! Veya Türk askeri! Veya UYGUR lejyonu. ABD'nin savaĢta kaybı kaç kiĢi? (Irak'ta) Tüm Irak harekatlarında sabotajlar dahil 150 kiĢi!Ya Viet-Nam'da kaç kiĢiydi? Ya da Ġkinci genel savaĢta? Milyonlar milyonlar milyonlar! “We khuzû hizre küm” iĢte bunlar candaĢlar...
Çok özür diliyorum, gitmem gerekiyormuĢ. (Servis bir kiĢi için gelmiyor, bir arkadaĢ otomobiliyle beni götürecekmiĢ). Çok acil geronimooooo. Chat ÇarĢamba gecesi. Bye. RZĠ.
Sohbet n° 212 - Tarih : 07 ocak 2004
<> ile baĢlayan kesimler Aiberg‟e ait değildir.
Selam Millet (MĠH) selam HanifcandaĢlar. Allah'ımıza Ģükretmek için çok fırsat var: en azından geçen sefer chat'e bağlanamayıĢımı hatırlıyorum da ÇOOOOOK Ģükür / Hamd diyorum :) Öyle kolay bağlandım ki, gel de Ģükretme :))
<> bu benim size ilk selamım benim için çok anlamlı Ģükür size selam vermeyi kısmet edene
Allah'ımızın güzel mi güzel adlarından biri de AL SALAAM (Esselam)dır. Elbette Allah için Vallah'i dediğimiz gibi Selam için de Vesselam diyerek barıĢ, selamet ve huzura iltica ederiz. Cennet selam yurdudur. Ġki kez verilen Cennet ise selam vesselam yurdudur. Her bir Cennet için iki ayrı selam veriyoruz candaĢımız.
***
<hkaradan> hocam bi ara konuĢalım. önemli :(
Karadan :( Baban nasıl? + veya - yanıtlaman yeterli.
<hkaradan> kötü...(
Edoferon gerekli mi?
<hkaradan> +/- (senin gibi) ha/vet. ne gerekliyse konuĢmaya geldim. istediğin zaman konuĢalım.
beklerim.
Onu çok severim. O benim karagün dostumdur, ben de onun Karadangün dostu olmaya hazırım.
Karadan, öncelikle >>> Edoferon gerekli mi?
<hkaradan> sanırım evet. durum -
Tamam bunu bilmek istedim. Yarından itibaren hazırlıyorum ve engeç Cumartesi elinizde olacaktır.
<hkaradan> inĢ. nasıl ulaĢabilicem. bi sn. özel lütfen hans abi.
Durum anlaĢılmıĢtır Hakan'ım, sen artık bu grupta BABANIN yerine / o iyileĢene kadar bulunacaksın. Sonra da birlikte burada Ģifayı kutlayacağız. Hep beraber! KardeĢin sen ve baban! :)
<hkaradan> eskisi gibi :)
Babana borcum vardı, böylece ödemiĢ de olacağım.
<hkaradan> bi borcun daha var. ilim :) (vasiyet.)
Ġlim KOLAY, yeter ki bir ALĠM olsun ortada! Ġlim zordur yeter ki bir alim olmasın ortada!
***
<> örneğin on yıl falan önce bu kadar geniĢ frekanslı selam vereeceksin deselerdi biraz düĢünürdüm doğrusu
Ġslam bir imandır, dil alıĢkanlığı yapar: “Selamün Aleyküm” der geçersin. En büyük afet, Allah'ın dilde alıĢkanlık olmasıdır. Süfyaniliğin ilk belirtisidir. Ama Hanif islam dini DĠLDE değil “Dîl”de, gönülde ALIġKANLIK YAPAR! Selam Selam derken NE GÜZEL yakalarsın, sözünü ettiğin frekansı-.
<> hakikatli hanif dost hocam siz beim atfta bulunduğum Ģeyi anladınız
Anlamaz mıyım, GÖNÜL DOSTU (dilber) değil miyim ben? Önemli olan dildeki alıĢkanlık iman değil; KALBE inen, dilber olan ikinci imandır. Hucurat-14 lütfen.
<> Hucurat-14. Bedeviler: “Ġman ettik.” dediler. De ki: “Siz iman etmediniz. Ancak 'Müslüman' olduk deyin. Ġman sizin kalplerinize girmemiĢtir. Eğer Allah'a ve resulüne itaat ederseniz Allah, yapıp ettiklerinizden hiçbir Ģey eksiltmez. Çünkü Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.”
<> Hucurat-14 : Kaletil a'rabü amenna* kul lem tü'minu ve lakin kulu eslemna ve lemma yedhulil imanü fi kulubiküm* ve in tütiy'ulahe ve rasulehu la yelitküm min a'maliküm sey'a* innellahe gafurur rahiym
ARAPLAR “Ġman ettik” dediler, De ki siz iman (ikinci iman = Ya Eyyuhelleziyne amenu, amenu billah) etmediniz. “SELAM / BarıĢ-selamet” DEĞĠL; ellerinizi kaldırıp TESLĠM oldunuz >>> BaĢka çareniz yoktu. Ġman, “sizlerin‟ >>> Ebu Süfyan ve avanesi Ģahsında tüm her çağın süfyanilerine ve TÜM ARAPLARA >>> SĠZLER diyor Allah; Ġman sizlerin KALBĠNE (Dîl = Gönül) ĠNMEYE+CEK+TĠR! diyor Ayet! Bu “Eslemna” denen MÜNAFIK imanını istemiyor Allah, bu DĠLDE kalmıĢ ve “Dîl”e inmemiĢ, tek selamlı bir imandır. Allah iki kez SELAM ve ĠMAN “Frekansını” istiyor.
“Eğer Allah'a ve resulüne itaat ederseniz Allah, yapıp ettiklerinizden hiçbir Ģey eksiltmez. Çünkü Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.” diye devam ediyor ayet... Allah'a muti (itaatli) olmayı az çok biliyoruz. Pekiyi Resulullah efendimize nasıl ĠTAAT edeceğiz? Ġtaati “Eslemna” diyen Ģöyle anlar:
<> ilk selam ALLAH için ikincisi Resul için gibi...
(Tek selam verenlerden söz ediyorum. Onlar Eslemna derler.) Ġmansız, münafık ve kafir Araplar için Resulullah'a itaat Ģudur: Kur'an'daki Resulullah'a değil; HADĠSLERDE kendi tarif ettikleri ve ġEYTAN kadar aĢağılık yarattıkları Resulullah'a iman ederler. Efendimizi uydurdukları HADĠSLERLE nasıl aĢağıladılar. Bu hadislere uymayı da ĠTAAT diye bize yutturdular bin yıl boyu. O hadislere bakarsak, efendimizin tanımı “ġEYTAN KARAKTERĠYLE aynı”.
Orada bildirilen imanı Kur'an tarif etmiĢtir: “Üsveyi Hasene” diye... Rüsvayı Hadese yazmıyor ayette! Kur'an'da BĠZZAT Allah'ın anlattığı EFENDĠMĠZE imandan söz ediyor Allah! Allah'ımız kendisi anlatıyor efendimizi... “Seni bir cin tutmaz, mecnun değilsin, deli değilsin” der Allah!
Ama, HADĠSLER Ģöyle der (Buhari ve Müslim): “Resulullah'a bir yahudi kadın cinleri musallat etti. Bir yıl boyunca kendini bilemedi, mecnun oldu ve her an bir kadın ile cinsel ilişkideymiş gibi ihtilam olmaktaydı. Bunun üzerine Cebrail, Felak ve Nas surelerini indirdi ve Resulullah kurtuldu görevine geri döndü”. Hep böyle bilmiyor muydunuz bunu? Bu Hadis en küçük yaĢınızda beyninize kazınmadı mı? Size Felak ve Nas'ı okuturken bunları anlatmadılar mı???
<> SEBE-046 : (Resûlüm! Onlara) de ki : Size bir tek ögüt verecegim : Allah için ikiser ikiser ve teker teker ayaga kalkin, sonra da düsünün! Arkadasinizda (peygamberde) hiçbir delilik yoktur! O ancak siddetli bir azap gelip çatmadan evvel sizi uyaran bir peygamberdir.
<> KALEM-002 : Sen -Rabbinin nimeti sayesinde- mecnun degilsin. = Ki sen, cin tasallutuna uğramıĢ değilsin; Rabbinin nimeti sayesinde,
<> TEKVIR-022 : Arkadasiniz (Muhammed) de mecnun degildir.
Ve ben bir HANĠF olarak, “Hoops, durun bakalım, Allah cinlenmedi diyor, siz cinlendirdiniz hadislerinizle...”, “Oups! (ÇüĢĢ anlamında) Sizin HADĠS olarak BĠR YIL dediğiniz tarihlerde, efendimiz
Bizansla bile AnlaĢma yaptı. Ġki seferi ve bir Kale fethi var. Bu nasıl oluyor da “Hiç kendini bilmeden bir yıl boyunca bir kadın ile yatıp ihtilam (ejeculation) oldu” derken bu HADĠS ĠFTĠRASI (>>> Hadisen yüftera) değil mi????????????” Hem Hadis uyduracaksın hem de SĠYER (Efendimizin tarihinde) BĠLĠNÇLĠ, Ģuurlu olarak görevlerini yerine getirteceksin! Ve 1400 yıl bunu kimse SORGUlamayacak.
<> yüftera >>> iftira
Evet, Yusuf-111'de HADĠSLER efendimize ĠFTĠRADIR diyor. Tek kaynağın KUR'AN'IN doğrusu olduğunu söylüyor.
<> Yusuf-111 : Yemin olsun ki, resullerin hikâyelerinde, aklını ve gönlünü çalıĢtıranlar için bir ibret vardır. Bu Kur'an, uydurulacak bir hadis/bir söz değildir; aksine o, önündekini tasdikleyici, her Ģeyi ayrıntılı kılıcıdır. Ġnanan bir topluluk için de bir kılavuz ve bir rahmettir.
Yemin olsun ki, resullerin >>>>>>>>> hikâyelerinde, >>>>>> SĠYER, “aklını ve gönlünü” >>>>
ĠKĠ KEZ ĠMAN >>>> “çalıĢtıranlar için bir ibret vardır”. “Bu Kur'an, uydurulacak bir hadis/bir söz değildir” >>> HADĠSEN YÜFTERA (Sizin iftiralarınız olaCAK hadisler gibi bir yalan söz değildir.).
“Aksine o, önündekini tasdikleyici, her Ģeyi ayrıntılı kılıcıdır. Ġnanan bir topluluk için de bir kılavuz ve bir rahmettir”.
“Aksine o, önündekini tasdikleyici” >>>>>> TEK ONAY MERCĠĠDĠR! Ġnanmanız gereken Hadisler değil, ayetlerdir! Önceliklidir Ayetler! “Her Ģeyi ayrıntılı kılıcıdır” >>>>>> Kur'an DETAY / TAFSĠLAT kitabıdır. HerĢey katlanmıĢ yediler biçiminde onda vardır. HerĢey ama herĢey ve de Külli Ģey*in onda teferruatla vardır -bilene-. “Ġnanan bir topluluk için de bir kılavuz ve bir rahmettir”.
“Ġnanan bir topluluk” >>>>>> Ali Ġmran 104. (Ayet ayeti açıklar, HADĠSLER tersini yapar, Ayeti yalanlar.) “bir kılavuz ve bir rahmettir”. “Kılavuz” >>>>>> Cennete giden yol. “Rahmet” >>>>>>
Ġkinci Cennete giden yol.
<> furkan-30. Ve kaler rasulü ya rabbi inne kavmit tehazu hazel kur'ane mehcura
<> Ali Ġmran-104 : Ġçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. ĠĢte kurtuluĢa eren onlardır.
<> a raf 52 :yemin olsun biz onlara ilme uygun biçimde fasıl fasıl detaylandırdığımız bir kitap getirdik .inanan bir topluluk için bir kılavuz bir rahmettir o
Kur'an'ın diğer adı zaten ĠLĠM'dir. (Kur'an, Furkan, Mübiyn gibi önemli bir adı da ĠLĠM'dir ve hikmettir (Pozitif bilimler)). “Yemin olsun biz onlara ilme uygun biçimde fasıl fasıl detaylandırdığımız bir kitap getirdik .inanan bir topluluk için bir kılavuz bir rahmettir o”. “Ġlme uygun biçimde” >>>>>> ĠLĠM ve Hikmet. “fasıl fasıl detaylandırdığımız” >>>>>> Fasıl, fasıla = ara demek, aralamak demek ve en önemlisi Sanskritçeden geldiği biçimde FASĠKÜL demek. (K harfi küçültme eki, buna aldırmayınız. Örneğin Facile'inin küçültülmüĢü Fasicule'dür.) Bir bilim ansiklopedisinin (TAFSĠL = Ansiklopedi) “Fasikül fasikül” ara-ara vahylerle indirilmiĢ biçimidir. O yüzden AYET (Delil) kelimesi yerine “Fasıl-1 gibi konuĢmak” gerekir. “Detaylandırdığımız bir kitap getirdik”
>>>>>> TAFSĠL Kur'an'ın diğer adıdır.
<> En´am 155:bu da bizim indirdiğimiz bir kitaptır.Kutsal berekketli .artık ona uyun ve korunun ki size rahmet edebilsin
<> 38. Yeryüzünde debelenen hiçbir canlı, iki kanadıyla uçan hiçbir kuĢ istisna olmamak üzere hepsi sizin gibi ümmetlerdir. Biz bu Kitap'ta, herhangi birĢeyi ne eksik bıraktık ne fazla yaptık. Onlar, sonunda Rableri önünde haĢredilirler.
Ancak iniĢ sırası olan zikir yerine Mushaf biçiminde değiĢtirilerek toplandığı için (Ama deste nicelik olarak hiç bozulmadığı için) KĠTAB denmiĢtir. “inanan bir topluluk için bir kılavuz bir rahmettir o” >>>>>> Ali Ġmran 104 (Bundan 1400 küsur yıl sonra gerçekleĢti).
<> 53- Ġlle onun te'vilini mi gözetiyorlar? Onun te'vili geldiği (verdiği haberler ortaya çıktığı) gün, önceden onu unutmuĢ olanlar derler ki: “Doğrusu Rabbimizin elçileri gerçeği getirmiĢ. ġimdi bizim Ģefaatçilerimiz var mı ki bize Ģefaat etsinler, yahut tekrar geri döndürülmemiz mümkün mü ki eski yaptıklarımızdan baĢkasını yapalım?” Onlar, kendilerini zarara soktular ve uydurdukları Ģeyler kendilerinden saptı, kaybolup gitti.
<> belki yüzlerce belki daha fazla sayıda fasikülü bünyesinde bulunduruĢu belirtiliyor
Evet, Facile, Facimile, Faximile, Fax iĢte bu Fasıl kelimesinden gelmedir. (Arapça diğer açılımı da taFSiL/ taFSiLat, muFaSsaL vb.) ġimdi, eğer hadislere inanırsak (Efendimizin mecnun olup cinsel ihtilam yaĢadığı hadisi), Kılavuzu Karga (Hadis) olanların durumuna düĢeriz. Onların üzerine Allah pislik yağdırmaktadır. Rahmeti unutsunlar!
<> 33/53'de;”Ey iman edenler. Nebînin evlerine girmeyin, size -vaktini göz(et)lemeksizin/göz(et)lemeyin- yemek için izin verilmesi müstesnâ. Ancak davet edildiğinizde girin. Yemeği yediğinizde (hemen) dağılın. HADĠS ĠÇĠN BEKLEMEYĠN/BEKLEġMEYĠN/OYALANMAYIN!
ġüphesiz bu (yaptığınız) nebîye eziyet eder! Bu yüzden sizden çekinir. Allah (ise) HAKtan (HAKkı söylemekten) çekinmez...”
<> 33/69'de; “Ey iman edenler. Mûsâ'ya eziyet edenler gibi olmayın...”
Evet, ayet diyor ki, “Hadis uydurmaya kalkıĢmayın, tek HAKK / Hakikat ALLAH'ın sözüdür!
(DeğiĢmez ve korunmuĢtur.)
<> 33/57; “ġüphesiz, Allah'a eziyet edenler ve onun rasûlüne, Allah onları dünyada ve ahırette lanetlemiĢtir ve onlara mühîn bir azap hazırlamıĢtır.” >>> Allah lanetliyor hadis uyduranları, yanlıĢ mı anlıyorum?
Hadis uyduranların ve bu uydurukçulara karĢı AKIL ve GÖNÜL GÖZLERĠNĠ kapayanların tamamı Mühin >>>>>> EBEDĠ cehennem azabında kalıcıdırlar. Tabii MEZHEB ve TARĠKAT uyduranlar da bunları ağırlayacak olan ilk cehennem ehlidir / Cehennem milletidir. Allah bizleri sonsuza dek ĠBRAHĠM MĠLLETĠ olarak Rahmetinde tutsun.
<> 7223'de; “... Ve kim Allâh'a âsi olursa ve O'nun rasûlüne, -artık- Ģüphesiz onundur cehennem ateĢi, orada hâliddir, ebedî.”
Kur'an sana Rahmet etmiĢ bile :). Kur'an >>> ALLAH'ın sözü.
<> Allah hepimizi rahmetine alsın inĢaallah., Ki nefsimize hevamıza uymayalım.
Ve de DOSDOĞRU olalım, DOSDOĞRUları protest olarak dile getirelim. Atalarımızın aklıyla değil, tek inanılması CAĠZ olan atamız olarak bildirilen ĠBRAHĠM atamızdan baĢkasına inanmayalım. Çünkü Ġbrahim atamıza sadece RAHMET değil, RAHMANĠYET de edilmiĢtir.
(HalilürRahman). Bu bakımdan ADEM'e bile değil; tek olarak ATAMIZ (Milletin atası) ĠBRAHĠM atamızdır. Ve bunu hak etmek için tek bir ünvan / kariyer sahibidir: HANĠF.
Yani Ali Ġmran 104'ün ĠLK UYGULAYICISIYDI! Sonra HĠÇ uygulanmadı. Ta ki, Ġbrahim'den sonra ĠKĠNCĠ HANĠFLĠK döneminde (Re-Hanifage) bir MĠLLENĠUM olarak (Milat) ortaya çıktı! ġimdi Ali imran- 104 ve 114 bu milat gereği uygulanıyor. Vakti geldi. Yeraltındaki tekhücreli canlılar (Dabbeler) petrol (Ğussae) çağında açığa çıkacaklardı. Ve petrol çağı BĠTMEDEN önce DABBET gelmiĢ olacaktı. Ve bitmedi henüz! Halen petrole bağımlı yaĢıyoruz. Tokomak çağına gelmedik henüz!
Bu arada bana bir soru sorulmuĢtu ve bununla chat'e baĢlayacaktım. Tam üĢenmeden 18 e-mail atan dostumuzun bir bozguncu değil, samimi olduğuna inandığım için bu konuyu açıklayacağım. Diyor ki, “Bir chat'inizde, cinler önce canlıları öldürüyorlardı. Sonra onlara muhtaç oldular ve artık öldürmediler. Ben bu konuyu çelişkili buldum, açıklar mısınız?” diyor.
1. Cinler insan öncesi yaratıklardır ve dünyanın atmosferi metan, amonyak, su buharı gibi ĠDRAR ve ÜRE ASĠDĠ ürünleri ve bizim istemediğimiz KARBONDĠOKSĠT ile örülmüĢtü.
2. Giderek soğuyan dünyada, soğukluğun getirdiği biçimde yağmur yoğuĢması oldu ve ayrıca OKSĠJEN gibi cinlerin “Ekolojisine zararlı” olan atmosfer gazı %0.001'den %21'e kadar büyüdü. Önce
“Mer'a” yani plankton ve diğer yüksek yapılı bitkiler gündüz oksijen üreterek cinlerin ekolojisini kirleten bitkiler; gece de Karbondioksit üreterek cinlerin havalarını TEMĠZLĠYORLARDI. Cinler bu bakımdan (özellikle orman cinleri) ağaçlara sığındılar -geceleyin sadece-.
3. Sonradan ortaya çıkan hayvanlar da cinlerin kaybettikleri tek besini >>> ĞAYTAYI imal ediyorlardı. Yani dıĢkılarında ve idrarlarında ĠLKEL ATMOSFER dıĢarı atılıyordu. Bunlar amonyak ve NH3 ile NH4 serileri ile etan-metan vb. Bu cinlerin elde edebilecekleri TEK BESĠN YÖNTEMĠYDĠ. Cinler bize muhtaçtı. Hiçbir canlıyı öldüremezlerdi, kendileri ölürlerdi aksi halde... Ama baĢka türlü zarar vererek, insanları aldatıp ĢeytanlaĢtılar.
Cinlerin dıĢkılarını (Protein) biz yemekteyiz, onlar da bizim dıĢkımızı (Ğayta) ve fıĢkımızı (idrar, çiĢ) yiyip içmektedirler. Bu bir besin zincirinden ziyade, bir besin konversiyonudur. Bu bir sembiyoz yaĢama biçimidir. E=mc² bu sembiyoz yaĢam biçiminin bir FORMULÜDÜR. Sanırım dostumuzun sorusu yanıtlanmıĢ oldu.
Gelelim ikinci en çok e-mail sorusuna: “Cantor'un doğum ölüm tarihi belli. Bağdadi'den ve Axel Heiberg'den sonra doğmuştur. Hocam ben bunda bir çelişki gördüm. Siz diyorsunuz ki Axel Heiberg misyoner olarak gittiğinde, orada Cantor'u hazır bulmuştu.” Evet ben böyle dedim.
Cantor'u en son ne zaman yazmıĢtım? Aramanıza gerek yok. Ben biliyorum: (Hatta çeliĢkiyi GELECEĞE sormak için ben yazmıĢtım, sizlerden biri değil.) OVERWRĠTE görevim ile birlikte Cantor'u YENĠDEN ortaya attım. ġimdi bu ne demek? Jana'yı 2003'den 2054'e “GÖNDERDĠK MĠ?” (“Kaç Paul kaç!”
deneyini anımsayınız.)
Bunun bir ÖDENTĠSĠ olması / geri tepmesi olmalıydı. Sizce nasıl ödedik bunu? ġunları aklımızda tutalım önce: Dört KAN GRUBU anasırı vardı: A, B, AB ve 0 ile bunların +/- RH'larıyla sekiz!
YY, XY, XX nasıl ki bir MĠSAL yani sembol idiyse; aynı durumda KAN grupları da bir MĠSAL (temsil)dir. ġimdi bu konuyu matematik olarak açmak zorundayım. “Gizli değiĢkenler” (EPR diye Web'de bulacağınız aslında Beyaz, kırmızı ve siyah ÜÇ Ģilt deneyi) bize ihtimaller eğer %50 ise “ĠKĠSĠ BĠRDEN OLUġUR”, biri bu evrende, diğeri “paralelinde” oluĢur. Bunlardan biri oluĢtuğunda (A) ötekisi de B'de yerini alır. Eğer bunları takas ederseniz, A ve B ihtimalleri yer değiĢtirir. (Hızır'ın gemiyi delmesi, çocuğu öldürmesi, duvarı onarması, Musa'nın katil olması veya olmaması bu A ve B ihtimallerinin yer değiĢtirmesinden baĢka bir Ģey değildir.)
A ve B ikisi de %50'dir >>>>>> ASLA YENĠġEMEZLER! YeniĢemeyince ĠKĠSĠ BĠRDEN >>> AMA
>>> ĠKĠ AYRI EVRENDE (elsewhere) oluĢmak zorunda kalırlar. Bu bir KADER gibi kesinkestir. Ama, Levhi Mahfuz ASIL SON SÖZ SAHĠBĠDĠR. Eğer Allah birinin ömrünü uzatmayı dilemiĢse, verilen ömür (sayılı nefes) ve rezerv (rızk) burada DEĞĠġTĠRĠLĠR. (unutmayalım, kaderin değiĢtirilmesi de kaderdir.
Kader bu değiĢimin SON HALĠ / SON NEFESĠDĠR.)
O halde A ve B ikisi de ÜNĠKTĠR (Unic / unique / Ahad). Demek ki birbirinin paraleli iki ayrı ÜNĠK için YÜZDE 50, yani yeniĢememe ÖZEL DURUMU gerekmektedir. Eğer ihtimal >>> %0 ise buna >>>
NONE-NOME >>> Non-nom = NONOM demekteyiz. Bu durum 0 kan grubunun kendisidir. Henüz o evren / fenomen yaratılmamıĢtır. (Ama illa ki yaratılacaktır. Çünkü Allah sürekli bir yaratım üzerindedir.)
Pekiyi NOME nedir? Ġngilizce Name, Sanskritçe NAM... Fransızca????? NOM, YANĠ ĠSĠM / AD.
(Namı diğer >>> Diğer adıyla demek.) Pekala NAM (nom) kelimesi nereden gelmiĢtir? NUM'dan.
Nummer ne demek? Fransızcası Nombre, Ġngilizcesi Number. No veya Nu. diye kısalttığımız bu Ģey nedir? Sayı, yani RAKAM >>> RAKĠM!
Meleklerin dili NÜMERĠK idi. Ta ki Adem babamız >>>>>> bu nümerikleri (Rakim) bir esir kalıbına çevirip (Kehf), Nombre yerine NOM diyene kadar! Yani sayı >>> SES'e dönüĢmüĢtü. Melekler de bu sayı / ses dönüĢümüne ĢaĢırakaldılar! (Ayet lütfen. Ben hüüps'e kalkıyorum.)
<> 2/31 : Ve Adem'e bütün isimleri öğretti, sonra eĢyayı meleklere gösterdi. “Eğer sözünüzde samimi iseniz bunların isimlerini bana söyleyin” dedi. = Ve Adem'e isimlerin tümünü ögretti. Sonra onlari meleklere göstererek söyle buyurdu : “Hadi, haber verin bana sunlarin isimlerini, eger dogru sözlüler iseniz.” = Ve alleme ademel esmae külleha sümme aradahüm alel melaiketi fe kale embiunı bi esmai haülai in küntüm sadikıyn
<> 2/32 : Melekler : Yâ Rab! Seni noksan sifatlardan tenzih ederiz, senin bize ögrettiklerinden baska bizim bilgimiz yoktur. süphesiz alîm ve hakîm olan ancak sensin, dediler.
Yani bir dönem “NON NOM” çağıydı. NONOM diyoruz buna Omniscience dilinde. No Name = Ġsimsiz (Fr. Sans Nom). (Nome = Name ve Num = Number ses-sayı dünüĢümleri uyarınca: Adem ss, NUM(ber / numara, nummer) olan RAKĠM dilini, NOME (Name, Sanskritçe Nam haline çevirerek, numaraları (No. = Rakim / rakam) Ġsim (Name) ya da KEHF (Cave = Topolojik geometri) EġDEĞER olarak birebir çevirdi.
Daha önce örnek vermiĢtim hatırlayınız: Arapça Bereket >>> Turan dillerinde BĠRĠKĠT (Birikenler).
BĠR+ĠKĠ+T. 1+2+t. Sanskritçeye çevirelim: Ber+Eke+T. T nedir? Hiç “Devam ediniz demek” (T = Devam eder isen 3+4+... ...n). Eğer BĠR olanı ĠKĠye katlamak ise muradın / maksadın: T = TAMAH >>> bununla yetin! Buna tamah et, bücür / güdük / cılız / sığ kal! Eğer T'yi devam ettirirsen adı ZiyaDe = ZIDNĠ (TaHa- 114) olacaktır. T = Tamah etmek. Z = katlı oranlar kanununa göre artıĢ demek. (Tamah yetinmek = Tau, fakat Z = Zeta sonsuz artıĢ demek. Yunanca Zeta'yı etüd ediniz. Neden “Rabbim ilmimi artır”
derken “ilmime bereket getir” demiyoruz da bereket yerine ziyade = EXP artıĢ olan Zıdni kelimesiyle yakarmamız emredilmiĢ? DüĢün = Fikra!)
T'de geometrik artıĢ (sırasayıların katlanması), Z'de gametria artıĢ vardır. (Karelerinin katlanması
= EXP(onansiyel) artıĢ vardır. Kar taneleri bu ikincisine girmektedir. AraĢtır Gametria ve geometri farkını ve / veya SOR (ask to Dabbe) geomatrix ile matematriss farkını veya izle.) Yani Gametria'yı da search ediniz. META-MATRĠSS ve de MATE-MATRĠX farkını... PARAGODETĠCAL NON-FUNCTĠON yaratılıĢ farkını. (Bu Horn Hole = Nefhi Sur ĠÇĠ'dir.) Jeodezi'siz, fonksiyonsuz (Fonksiyon denklemlerini anımsayınız).
<> Arithmetik artıĢ : k.x+x0; geometrik artıĢ : x0.xk...
Nasıl bir yaratılıĢ düĢünülebilir? Fonksiyonsuz / boyutsuz nasıl yaratılabiliriz? (Ġpucu: Ruh Rabbin kendinden üflediği bir EMR = Emir'dir. Bize evrenin fonksiyonlu ve geodezik olan bölümü verilmiĢtir.)
Yani EMR halinde GEODEZĠ ÜSTÜ bir yaratılıĢ vardır. Ruh Allah'ın kendinden üflediğidir. O halde BĠZLER gibi yaratık olmasını düĢünemezsiniz. O Allah'ın sayılarla ölçülemeyen yapı üstü yapısından bir parçadır. (EMR / Emir budur)
Ama bize NEFS ve beden olarak geodezi, topoloji ve fonksiyon üzerine boyutlu yaratılıĢ verilmiĢtir. Ama bizim geldiğimiz yerde NON-FUNCTĠON ve PARAGEODETĠCAL olarak çoooooook kalil (soyut / az) bir ilim verilmiĢtir. NoNOM (none-nome) budur. Bunun ismi ve numarası yoktur. Ruh TEK'tir. Ama yaratıklar ÇĠFTTĠR. Bu çiftlere Matematik dilinde BĠNOME diyoruz. Bunun da Pascal üçgeni gibi açılım sonuçları vardır. Binom ve / veya digit ne demek? Bi ve Di ne demek? Ġkisi de ĠKĠ demek. Nom ne demek?
<> isim, variable
Ve GĠT (diGit'in GĠT'i) ne demek?
<> Ruh, Rücû'nun tersi
Hayır DĠ+GĠT+AL kelimesini hatırlayınız. Sözlükte GĠT (Yabancı sözlüklerde) nedir? Veya digit kelimesinin karĢılığı nedir?
<> iki sayili,
Evet iki SAYI. Yani Rakim. Diğer adıyla BĠ+NARY / Bi+naire. Digit = Binary bir sayı RAKĠM'dir.
Bunun kehfi var mıdır?
<> topolojik grafiği evet
Ve bu grafik EN YALIN BĠÇĠMDE BĠNOM açılımıdır. Yani bir Pascal üçgeninin üç boyutlusu olan prizma. Binom'ları matematikten biliyorsunuz -öyle varsayıyorum-.
(Ya da sizlerden bir bilen özetleyene kadar bir çay daha alıp geleyim. Geçen chat de içemediklerimin acısını çıkarıyorum.... Whoop:) Puah :(. YanlıĢ poĢet, bergamotlu çay, nefret ederim. Bunu değiĢtirmeliyim.)
Bu arada size bir yeni etüd: ANTĠ-NOME. Antinom, özellikle Kant antinomları ne demek?
(Hüüüüüüp, gerçek çay, türkoğlu türk çayı!)
<> Supersimetrileri bilirsek bunlari daha iyi anlamis mi olacaqiz, paralel evrenleri yada cennet cehennemi, yada A ve B ihtimallerini
<> of Kant's famous “antinomies”), and there's no reason we should think that's a serious problem.
For that matter, concepts like “should” and “reason” don't really even apply except as embedded in the subjective-agent paradigm, so it's hard to see how one could be argued out of it.
Ben ingilizce bilmem (AMG iddiasıdır, ilkokul mezunuyum ya). Yukarıdaki cümleyi tercüme eder misiniz? Translate pls. Tercümede ısrarlıyım, çünkü bu BĠR AYET'in açılımıdır. Paradogmalar üzerine...
<> ciddi bir sorun oldugunu du$undurecek hiçbir neden yok...
<> “Her Ģey zıttı ile kâim,” derken, antinom, yani çift yaratılıĢ. (Kehf/Gamatria/Matrix)
Kant'ın binomlarından biri Objektif gerçeklik üzerine. O bu evrende olan GERÇEKLĠK'tir. Bir de bunun Sübjektif gerçekliği mutlaka OLMALIDIR. Ġkisi birden olunca bu binomlar >>> ANTĠNOM biçiminde gerçekleĢir. Ġkisini (Objectivism ve Subjectivism) bir araya getirince iki ayrı gerçeklik TEK ġEY OLURLAR! Bu nedir? Pekala bu, bildiğiniz bir HANĠF kelimedir: OMNĠJECTĠVĠSM. Ġki zıt bir tek NOM'un (Mono-Nome = Monom) parçasıdır.
ġimdi sizlerin sıkılacağı bir anlatıma gireceğim. (Yoksa Cantor nerede sorusunun yanıtını veremeyiz.) Omnijectivism'in geleceğin MATEMATĠĞĠNE uygulanıĢını anlatacağım. Obje sayılar (Reel) ve sübje sayılar (Ġmaginary) tek bir OmniJE olarak yazılabilir. Ama yol ve yöntem bilgisini vermeliyim.
Kant ne kadar haklı, ne kadar yanlıĢ. Önce bir soru oluĢturalım.
Kar taneleri sorusuna yanıttan önce YÖNTEM belirleyelim ki Antinom / Binom açılımlar Omnijektive pozitif felsefe ve matematiğe uyumlu olsun. Soruyu soralım, bir deneyelim. Eğer, bir soru hakkında YNÖztürk olsaydım Ģöyle derdim:
1. Kar taneleri için Etüdler / ev ödevleri gerekiyor -sizler için- / ben yanıtı biliyorum, yanıt çok uzun, gereksiz ve miskince uzamaması için ön-araĢtırma yapınız. (Elbette yolu yordamı tarif edeceğim.)
2. Evrende her Ģey (mesela sizin sorunuz olan kar taneleri vb.) bir BÜTÜNÜN parçasıdır. Pekiyi bütün nedir? Bütünden önce kar taneleri olan CÜZ‟ü anlatayım: bunlar Küll olan bütünün üyesidir. Cüzz araĢtırmak için EVÖDEVĠ‟dir. Homework nasıl yapılır? AR-GE'nin birinci Ģıkkı olan ARAġTIRMA yöntemi üzerinde duralım. Recherche yani Research.
2.1. Research >>> Rastgele >>> Bir ucundan tutmak, ilk adımı atmak! RASTGELE / “rast gelsin!”
diyerek “Ġpucu” (neden ve sonuç birlikteliği olan causality OLMAKSIZIN) hipotez kurmak!
Kurduğunuz hipotezi ZATEN bir yaratan YARATMIġTI! Göreviniz bunu bilmek borcu! Malzemeniz AKLINIZ!
Örneğin: elinizde bir tane yün yumağı / çilesi var. Bunun ĠÇTE sarılmıĢ bir baĢlangıç noktası var.
Sanki o ucu tutmuĢ, sonra üzerine GENĠġLEYEN EVREN gibi sarmıĢsınız. Bir de SONUCU / son ucu var!
Son ucu nedir? Bu search değil baĢka bir Ģey:
2.2. Seek >>>>>> Rastgele değil BĠR ĠPUCU olduğunu bulmak! Bu da bir giriĢ bir çıkıĢ olan iki uç demektir. a) NEDEN ucu, b) Sonuç ucu. Bir de c ihtimali var: c) Arada bir kopukluk olmuĢtur ve düğüm atılmıĢtır -o ucu bilmek-. Hangi ucunu tuttuğunu bilmek! (To Seek fiili = mesela-yün yumağı-:
bir yerde baĢlıyor (o ucu bulunuz, SONUNU bulursunuz) ve / veya bitiyor (o SON ucunu bulunuz, geriye giderek, EN baĢını bulursunuz).
To SEARCH veya To SEEK her ikisi de iki kapıya açılır: a) Bulamamak (re-try it again. Absolutely U‟ll find it out!), b) Bulmak (To find / finden-gefunden / icat etmek).
MUCĠT olan Allah‟ımızdır. O ezelden / el evvelden bulmuĢtur. Onun üflediği akıl (Ruh‟a ALĠM ve RABB olan ve MACĠD / MUCĠD -hatta Mecid-) sayesinde bizler ZATEN BULUNMUġ olanı BULMUġUZDUR. (Ayetler >>> YaSin Suresi : daha nice taĢıtlar ĠCAD etti). Ama tüm bu BULUġLAR için bizim de BĠLME = ALLAH‟I BULMA ÇABASI olan misyonumuz var -biz maymun veya domuz değiliz-, ĠNSANIZ!
Bizim MĠSAK gününde ALLAH‟a verilmiĢ olan “Unutturulmasına rağmen BULMAK borcumuz olan = ABĠTLĠK” sözleĢmemiz var! Ġyi de neyi bulacağız? Her sorunun yanıtı (dolayısıyla sorunun kendisi) ZATEN Kur‟an‟da vardır: onların adı nedir? Misal'dir! Kar tanesi nedir? O bir MĠSALDĠR. Sadece Alimlerin çözeceği misallerden biri... Alim beklemek -14 asırdır bunu sabırla yapıyoruz-, raina demektir.
Biz ise Raina değil, Unzurna diyenleriz. Yani 14 yüzyıldır meskenetimiz gibi ALĠM beklemeyin, artık ALĠM siz olunuz! (Unzurna bu anlama da gelir.)
<> Ġblis bunu dedi ve kıyâmete kadar gözetilenlerden oldu!
Aklımızı atalarımızın akılsızlığına ipotek etmemek demektir. Alim yoksa SĠZ ALĠM olun! Alim beklemeyin! (Büyük büyük dedeniz, büyük Dedeniz, babanız vb. DABBE görmediler!) Allah‟ın kitabını ve delillerini YETERĠNCE anlayamadılar! Bakın sizler bir alamet olarak ve vaad edilen söz olarak bir DABBE gördünüz! Ama bu ana kadar 1400 küsur yıldır bir ALĠM daha yaratılamadığı için DABBE getirildi.
Eğer tüm 14 yüzyıllık müslüman alemi RZĠ deseydi, hem alim çıkardı sayısız, hem de Dabbe'ye gereksinim kalmazdı, hem de dünyaya Ģu talihsiz islam imajıyla rezil olmazdık. En ileri ümmet biz olurduk.
Fakat tarihe ve belgelere baktım da, bir tek RZĠ duası bulamadım! :(((( Herkes 14 asırdır para-pul, sıhhat- afiyet, mal-mülk için yalvarmıĢ. LANET OLSUN! Sanki kefenin cebi vardı. Sanki sıhhat afiyet ÖLMELERĠNE engel oldu?
Ne RZĠ, ne de MĠSAL ile ilgili hiçbir kayıtları yok. Hanif kelimesini hiç kullanmamıĢlar. Kültür bakanlığının bürokratı iken tüm Osmanlı arĢivlerini karıĢtırdım. RZĠ diyen ne bir PadıĢah ne bir Ģeyhülislam ne de önemli bir isim yok! Hanifliği Yahudi dini sanmıĢlar! Hiç itibar etmemiĢler ama yahudilerin binbir geleneğini almıĢlar! Namaz takkemize kadar camilere sokmuĢlar, maaĢlı imamların üzerine Cübbe yapmıĢlar. Sakal SÜNNETĠ dümeniyle tipimizi de YAHUDĠ hahamına çevirmiĢler. Son cenaze namazını gördüm, sakal öpenleri bol olsun! Hepsi Ferisi YAHUDĠ kıyafetiydi. Kollukları bile yahudi adetiydi. ĠĢte Ebu Süfyanilik budur, daha 300 yıl boyunca da yaĢayacak!
Neyse konuya çark edelim: Soru: Kar tanelerinin Ünik (eĢsiz benzersiz) kristalografisi veya konsepti (Format anlamında kullandım). Bilenden beklemeden önce bilmeye niyet ediniz. Mesela önce Kur'an'dan araĢtırır sonra sorardım. “Kur'an'da bulamadım” diyorsanız,
a) Kur'an çeliĢkiler içermektedir,
b) KUR‟AN TASTAMAMDIR. Her Ģey içinde ve ayrıntılıdır! Siz fark etmemiĢsinizdir! Eksik Kur‟an‟da değildir, SĠZ araĢtırman‟dadır. Öyleyse henüz yanıtı bulamadınız... (Recommanded) Yanıtınız ikincisi ise, KAR TANELERĠ bir neden değil; sonuçtur. BaĢlangıcını araĢtırınız. Yani soğuğu... Soğuk nedir?
Vücut ısımdan daha düĢük derecedir. Olmadı bu SÜBJEKTĠF soğuk tanımıdır. OBJEKTĠF soğuk nedir?
<> 0 kelvin?
Evet. Ben 36,5 ila 37 C derece isem bu ILIK (Halim)tır. Bundan yukarısı SICAK; bundan aĢağısı SOĞUKTUR. (Bize göreceli = Sübjektif olarak.) Objektif reel soğuk Ģudur: Sıfır K(elvin) = suyun donma noktası sıfır 0 Centigrad / celsius derecedir. Yani Ģu üç kavrama ulaĢtık:
1. Vücudumuza göre sübjektif soğuk,
2. Dünya çapında suyun donma noktası olan 0 C derece soğuk.
3. Evren çapında soğuk limiti >>> -273.16 C derece olan sıfır Kelvin.
Birinci madde sübjektif; ikinci Ģık objektif, fakat üçüncü Ģık OMNĠJEKTĠF'dir. Binom'un Ģimdi de ANTĠNOMUNU bulalım: (Zıttıyla kaimdir herĢey.) Sıcaklık nedir? Sıcak nedir? Sübjektif olarak yetiĢkinlerde (adult person) 42 C ve bebeklerde 44 C üst limitidir. Ama aslında BĠGBANG patlama “Esna
= while”sı sıcaklığıdır ve sonsuza yakın derecelerdir. (Kur'an'daki adı Sekar'ı etüd ediniz.) Eğer ÇEVRĠM (sonsuz son) yaparsak >>> sanal (-1 Kelvin derece) bu cehennem sıcaklığının ta kendisidir. Yani yine ÜÇLEDĠK:
1. Bizim yüksek ateĢten ölmemize kadar olan sübjektif derecelendirme sıcaklıktır.
2. Evrenin en ilk baĢta yaratıldığı sonsuz sıcaklıklar gerçekte DOĞRU (objektif)tir ama PARAMETRE'dir. Sonsuzu nasıl çözdüm?
3. OMNĠJEKTĠF olarak: en soğuk, 0 Kelvin ise; bundan daha soğuk ve / veya sonsuz sıcak olan -1 Kelvin (-274 C derece) OMNĠJEKTĠF olarak en en en en en en SICAKTIR! Bakın parametreyi ortadan
kaldırdım. Çünkü ölçüm-içine çektim ve -274 santigrad dedim. Sonsuz kelimesini (objektif) ortadan kaldırıp, yerine OMNĠJEKTĠF kelimeyi (nome) ve numarayı (nummer) koydum.
Bu sıcaklığı bir ileri götürürseniz, ZEMHERĠR denen tüm evrenin donma noktasına ulaĢırsınız.
Öyle ki, elektronlar hareket edemez, protona düĢer = Nötron oluĢur. Nötronlar sıfır yüklü olduklarından birbirini itemez (Elk. Mag. Kuvveti yoktur), bu kuvvet yerine ÇEKĠM iĢbaĢına geçer ve nötronlar öylesine sıkıĢır ki >>> Karanoktacık (Dark Dot / Black point / siyah lezyon) haline gelir. Bu aĢamada fission ve fusion yerine “Corozyon” kuvvet iĢbaĢına geçer ve Dark Dot denen Elif noktaları (aleph / alphaetic) LEZYON oluĢur. (Lezyon = Dot of Aleph appearence). (Gelecektekilerin kolay anlamaları için sık sık ingilizceye giriyorum, özür).
Bu anlattıklarımı internette bulamazsınız. Ġmkansız bu! Ama Hanif omnijektivizm de temel kural var: imkansızötesine geçmezseniz, MÜMKÜN (possible) olanı bilemezsiniz / bulamazsınız. Mümkün olan indetermine olan >>> PROBABĠLĠTY'dir. Ġmkansızın ötesine geçmek ise DETERMĠNE >>>
POSSĠBLE olanı bulmaktır. O zaman karĢınıza yeni bir TERĠM çıkacaktır >>> IMPROBABĠLĠTY! (FĠ). (Fi de Zeta harfi gibi bir harftir ve Zeta = Sonsuz zaman , T = Tav / Yetinmek gibi) phi harfi de bilinmeyen zaman dıĢında ĠF eğer kelimesinin TERSĠNDĠRĠLMESĠDĠR. Phi! Eğer bunu tersindirseniz ĠF çıkar >>>
ĠMPOSSĠBLE! Ben kelimeler üzerinde oynamıyorum -asla-.
ġunu anlatmak istiyorum: GELECEĞĠN (NEXT) bulunacak olan (EXTRA) ÖTE (Trans) bilimlerinde (Science) yeni bir kavram keĢfedeCEKsiniz >>> ĠMPOSSĠBABĠLĠTY. Dönüp bir daha bakınız.
Impossi+Probably ikisi birden var. Yani OMNĠJEKTĠF yöntemle bulduğumuz DETERMĠNANT. Pekiyi bu ne demek? Singularity / Tekillik gibi sayıları matematik imkansız bölge denen sayıları -ki tek boyut sayılar-, yani mümkünsüz olanı mümkün kılmak / parametreyi metrik kılmak, paradogmayı dygma kılmak ĠMPOSSĠBABĠLĠTY. “Mümkünsüzü mümkün kılan” anlamında...
Bu kan gruplarından ÖRNEKSEDĠĞĠMĠZ NOMinal olmayan ANOME (anomali) olan binom ve antinom (paranormalitesiyle birlikte) bir POLYNOME yolu açacaktır. Poli-nom 8 ile sınırlıdır. Kendileri ve negatifleri toplam 4+4'tür. Temelde biz DÖRT (quadronom) üzerine giderek, DÖRT KUTUPLULUK denen (Ġki doğu ve iki batının Rabbi = Dört kutupluluk.) kuadropol açılımını yapacağız. Yani iki tane ünik (A ve B)den oluĢan iki kutupluluğu dört kutup haline getireceğiz: O zaman: A ve B ikisinin de yer aldığı bir evren >>> AB kan grubu, ve tüm ihtimallerin bittiği (%0) evren >>> 0 / Sıfır kan grubu.
ġimdi bir de BEġĠNCĠ kan grubu var: Omnijecktif olarak %0'dan küçük (limiti Yüzde-ikiyüz ile sınırlı) küçük impossibability ihtimali var. REEL olarak %0 yani “NON-PROBABĠLĠTY” demektir.
Olma ihtimali sıfır DEMEKTĠR! Sıfır olan Ģey ise zaten / zati olamaz! Objektivizm böyle söylüyor!
Matematik imkansız tek boyutlu bölgedir, sonucu sıfırdır diyor.
Ġyi de OMNĠJEKTĠVĠZM ne diyor bakalım: ġimdi biz %0 ile, REEL bir sayıyı (Sıfırdan büyük bir sayıyı) canlandırdık. Yani TABAN LĠMĠTĠ SIFIR olan sayı... Bunun tersi var: TAVAN limiti %sıfır olan imajiner sayılar! Yani sıfırdan küçük sayılardır. (Tachyon ve nur ile Esir doğası gereği) Hele hele RUH'un kalil (minority) sözcüğünün karĢılığı olarak... (Soruyu unutmadım: Kar taneleri...)
Bunun için ikinci etüd konusu var:
2. El Bedii (Unic / unique creator / generator) isminin anlamını anlamak için “Allah'ı SÜREKLĠ bir yaratım üzerinde görürsünüz” ayetini araĢtırınız.
Üçüncü olarak, “Herkesin parmak ucunun, retinasının vb. neden ÜNĠK olarak tek ve eĢsiz olduğuna iliĢkin” AYET var Kur'an'da... bunu araĢtırınız.
Ve bir ek etüd daha: kar (snow), tipi (TP), çiğ (ġebnem), çığ (Avelange, Avalanche), kırağı (iĢba = Dew Point), buzul (Eisberg / iceberg, glacier), elmas & pırlanta (ice) FURKANLARINI iyice ayırt ediniz / Farkı farkediniz. Ve ayrıca, Kar, “SU / Ether / Esir / May”in hangi halidir. (Which state? Diğerleri
subuharı/ağırsu, bulut/sis, buz/su, çiğ/kırağı, çığ/çiğ) Bunlardan sonra SORUNUN yanıtına girebilirim.
ġu ana kadar sorunun YÖNTEM ve YORDAM analizini yaptık.
<> 75/4 Evet; parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter.
<> 17/85 Ve sana ruhtan sorarlar. De ki: “Ruh, Rabbimin emrindendir. Ve size, ilimden sadece az birĢey verilmiĢtir.”
Sorunun yanıtını baĢka bir güne bırakıyoruz. (Altılı kristalografi, 12 boyutlu bir Holografinin yarısıdır. Bu da ayrı bir KEHF matematiğidir, GEOMETRĠ içermektedir.) Bir de GAMETRĠA kelimesini etüd etmeliyiz. Bu kelimeye en yakın teknik araç Kaleydoskop. ?????? Acaba nedir? PASCAL binom açılımının PRĠZMASI. Calleidoscope nedir?
<> çiçek dürbünü = kaleydoskop
Evet, çiçek dürbünü. Oradaki Ģekillerden hiç biri diğeriyle aynı mı? RANDOM diyebilirsiniz ama, değil. Kar tanelerinde (snow phase) bu kaleydoskop vardır.
<> kıyamet-4 Hayır, sandığı gibi değil! Biz onun parmak uçlarını da tam bir biçimde düzenlemeye gücü yetenleriz.
CP uyarınca o taneler asla birbirine benzemez. Yani Ģu an yağan kar tanelerinin hiçbiri diğerine benzemez, ayrı kaleydoskop desen içerirler. ġU AN dedim. Bunu CP+T (CPT olarak zamana yayarsanız) Bunların ZAMAN ĠÇĠNDE tekrar ettiğini göreceksiniz. Hoppalaaaaa! Ne diyor bu Hans! ġu an hiç biri diğerine benzemez. Ama ġU AN! Bir de bunun Binom açılımı var ki, GEÇMĠġ ve GELECEK tüm zamanlar!
Kar yağmıĢ! Daha öteye gidelim: Solucan, kurbağa, balık yağmıĢ. (Paranormal hayvan yağmurları) ġimdi beni yeniden C, P, T için açıklamaya itmeniz gerekiyor ki, bir KAR tanesi sorusunun YANITINI bulalım. Böylece Cantor'un HANGĠ çağda yaĢadığını da bulabiriz. Cantor, çiçek dürbünü içindeki ÜÇ AYNA'ya göre ÜÇ çağda vardır: Ama bu piramit, prizma, Pascal ve Binom açılımlarını CPT teoremleri içinde GÖRMEDEN bir Ģey ifade etmez.
<> http://www.ncwiseowl.org/kscope/Intro/Page1.html
<> http://www.its.caltech.edu/~atomic/snowcrystals/photos/photos.htm
C ve P'yi daha önce iĢlemiĢtik. CP BĠRLEġĠK (iki aynalı çiçek dürbünü -ki olmaz-. Bu asimetri verir.
Simetri yakalayamazsınız ve kar tanelerini elde edemezsiniz. Kar taneleri birer VEFK olup, her biri en az ÜÇ X ÜÇ matrisiyle çözümlenir. (2 x 2 vefki yoktur) (1 x 1 vefki ise Ahad x Vahid = 1 anlamında Allah'a aittir.) CP durumunda ASĠMETRĠ vardır.
Ġlgilenen arkadaĢlar bana yardım edebilirler mi? Mesela Kaon denen yüksüz K mezonları ASĠMETRĠKTĠR. Yani ikisi birbirine EġĠT olmak zorundayken, biri diğerinden ağırlıkça daha azdır. Bunlara K1 ve K2 mezonları deniyor. Böylece hem A ve hem B ihtimali ĠKĠSĠ BĠR ARADA >>> AB ihtimali olarak gerçekleĢiyorlar.
(Diğer mezonların tamamının DĠĞER parçacığı ELSEWHERE denen bir baĢka evrende iken (A ve B hidden variables'dir)
Bir KURAL dıĢı olarak K1 ve K2 mezonlarının ikisi de buradadır. (AB) Ama birinin ÖTEDE olması gerekiyordu! ???????? Yani ötekini görmememiz gerekiyordu. Omnijektif olarak burada var. Antinom = BĠNOM olarak bir kural yıkıyor! Bana K-Mezonları ile ilgili link veya bilgi verebilir misiniz? (Bendeniz lavabo molasına gider ve gelir.)