3. Türkiye ‹stihdam› ve Ba¤lant›lar›3.1. Genel Nitelikler

Tam metin

(1)

3. Türkiye ‹stihdam› ve Ba¤lant›lar›

3.1. Genel Nitelikler

Türkiye istihdam› sahip olunan veri kaynaklar› aç›s›ndan ve k›smen daha tutar- l› olarak 1988 sonras›na iliflkin bilgilerle incelemek mümkündür 4. Türkiye is- tihdam› belirtilen son on alt› y›ll›k dönem içinde 17.7 bin den 21.7 bine ulafla- rak yaklafl›k toplam yüzde 22.5’lik bir art›fl göstermifltir. Ayn› dönem içinde 15 üzeri yafltaki çal›flma ça¤›ndaki nüfus ise yüzde 48 oran›nda art›fl göstermifltir.

‹stihdam›n y›ll›k art›fl h›z› y›llara göre de¤iflmekle beraber, 2000 sonras›nda is- tidam art›fl h›z›nda krizler nedeni ile belirgin bir düflüklük gözlenmektedir. Ör- ne¤in 2004 y›l› istihdam seviyesi hala 1998 y›l› ile eflit düzeydedir.

Çizelge 3.1. Y›llara Göre ‹stihdam Art›fl Oran› 1998=100

1998 100

1999 101

2000 99

2001 99

2002 98

2003 97

2004 100

Kaynak: TÜ‹K ‹statistik Göstergeler 1923-2004

Toplam istihdam›n cinsiyet temelinde yaklafl›k yüzde 76’s›n› erkeklerden olufl- maktad›r. Erkek istihdam›ndaki art›fl ile Kad›n istihdam›ndaki art›fl aras›nda, ka- d›nlar aleyhine önemli bir fark bulunmaktad›r. Kad›nlar›n istihdam›nda yüzde 10’luk bir art›fl gözükürken erkek istihdam› yaklafl›k üç kat› fazla bir de¤ere ulaflmaktad›r. ‹stihdam oranlar› incelendi¤i zaman kad›nlar›n istihdam› daha çok k›rsal yörelerde, kentsel yerlerde ise daha çok düflük nitelikli ifllerde veya ev ka- d›nl›¤› statüsü içinde yer alarak iflgücü d›fl›nda kald›¤› gözlenmektedir.

Türkiye istihdam›n›n k›rsal ve kentsel yerler aras›ndaki mekânsal da¤›l›m› kent- sel yerlerin yüzde 54’lük bir payla a¤›rl›¤› bulunmaktad›r. Buna ra¤men, 1988- 2004 y›llar› aras›nda kentsel istihdam ortalama yüzde 63 oran›nda artm›fl, k›rsal istihdamda ise yüzde 6’l›k bir azalma gerçekleflmifltir. Bu azalmaya ra¤men k›r- sal istihdam›n hala toplam istihdam içinde yüzde 45’lik bir paya sahiptir. (Bütün Sektörler için)

4 1988 öncesine iliflkin veri kaynaklar› bulunmakla beraber D‹E verileri aras›nda istihdama iliflkin belirgin farklar gözükmektedir.

(2)

Çizelge 3.2. Kent-K›r ve Cinsiyet Ayr›m›nda ‹stihdam Oran› (%)

1990 2000 2001 2002 2003 2004

Türkiye 52,1 46,7 45,6 44,4 43,2 43,7

Erkek 73,5 68,9 66,5 63,9 62,9 64,7

Kad›n 31,2 24,9 25,1 25,3 23,9 22,9

Kent 41,5 0,2 38,9 38,1 37,7 38,4

Erkek 69,5 65,4 53,3 60,7 60,3 61.9

Kad›n 13,1 15,0 14,5 15,5 15,1 15.0

K›r 63,6 56,4 56,0 54,3 51,9 52,1

Erkek 78,0 74,1 71,4 69,0 67,1 69.2

Kad›n 50,2 39,4 41,0 40,2 32,4 35.4

Kaynak: D‹E, H ‹A

Çizim 3.1. Düzey 1’e Göre ‹stihdam Oran› (%), 2004

43,66 41,08

49,33 46,68 43,86 39,64

41,46 38,38

50,04

63,66 50,71

37,72 36,17

,00 10,00 20,00 30,00 40,00 50,00 60,00 70,00

Güney Do¤u Anadolu Orta Do¤u Anadolu Kuzey Do¤u Anadolu Do¤u Karadeniz Bat› Karadeniz Orta Anadolu Akdeniz Bat› Anadolu Do¤u Marmara Ege Bat› Marmara

‹stanbul Türkiye

(3)

Çizim 3.2. Düzey 1’e Göre ‹stihdam›n Dikey Da¤›l›m› (%)

3.2. ‹stihdam›n Bölgesel Da¤›l›m›

Türkiye istihdam›n bölgelere göre farkl› özellikler sunmas› beklenen bir gelifl- medir. ‹flgücü Kat›l›m Oran›nda gözüktü¤ü gibi ‹stihdam oran› Türkiye ortala- mas› üstünde olan bölgeler hemen hemen ayn› bölgelerdir. Tar›msal istihdam›n yo¤un oldu¤u Do¤u Karadeniz bölgesi ortalama istihdam oran›n›n (% 43.7) yak- lafl›k 20 puan üstünde istihdam oran›na sahiptir. Belirgin olarak Sanayi ve Hiz- met istihdam›n›n yayg›n oldu¤u Bat› Marmara, Do¤u Marmara, ‹stanbul ve Ege bölgeleri ortalama % 44.7'lik istihdam oran›na sahiptir.

‹stihdam oran› aç›s›ndan yüzde 63.6'l›k istihdam oran› ile Trabzon en yo¤un is- tihdam yaratan bir ildir. Bu ilin ayn› zamanda toplam istihdam içinde Tar›m is- tihdam›n›n en yo¤un oldu¤u illerden biri olmas› da oran›n yüksekli¤ine etki et- mektedir. ‹stihdam oran› en düflük illerden biri ise fianl›urfa ve Hatay olmakta- d›r (%34.9 ve %35.1).

1988 y›l›ndan bu yana D‹E taraf›ndan yap›lan H‹A yay›nlar›nda bölgesel özel- likler dikkate al›nmamakta idi. ‹lk kez 2000 y›l›nda H‹A’leri yedi co¤rafi böl- ge temeline göre ayr›flt›r›lm›flt›. Buna göre 2000 y›l›nda istihdam oran› en yük- sek olan bölge Karadeniz bölgesidir. Benzer biçimde toplam istihdam içinde Marmara Bölgesi’nden sonra en yo¤un istihdam Karadeniz bölgesinde yarat›l- maktad›r.

5% 15%

15%

9%

9%

12% 5%

8%

7%

4%

4%

7%

?stanbul Batı Marmara Ege Do?u Marmara

Batı Anadolu Akdeniz Orta Anadolu Batı Karadeniz Do?u Karadeniz Kuzey Do?u Anadolu Orta Do?u Anadolu G¸ney Do?u Anadolu

‹stanbul

‹stanbul Do¤u Karadeniz

Bat› Marmara Akdeniz

Kuzey Do¤u Anadolu Ege Orta Anadolu Orta Do¤u Anadolu

Do¤u Marmara Bat› Karadeniz Güney Do¤u Anadolu

(4)

Çizim 3.3. Düzey 2’ye Göre ‹stihdam Oran› (%), 2004

Çizelge 3.3. Yedi Co¤rafi Bölgeye Göre ‹stihdam (%), 2000

Bölgenin Toplam Kentsel K›rsal

Bölgeler toplam ‹stihdam Bölgenin ‹stihdam Bölgenin ‹stihdam Bölgenin 15+ Oran› istihdamdaki Oran› istihdamdaki Oran› istihdamdaki

yafl grubu pay› pay› pay›

içindeki pay›

Marmara %28.4 %43.6 %26.9 %41.9 %38.4 %50.6 %13.7

Ege %14.3 %46.4 %14.4 %41.5 %13.0 %52.1 %16.0

Akdeniz %12.7 %41.3 %11.4 %38.0 %11.3 %45.9 %11.4

‹ç Anadolu %17.3 %41.0 %15.4 %36.9 %16.2 %47.9 %14.5

Karadeniz %12.0 %52.0 %16.2 %42.1 %8.0 %74.6 %25.7

Do¤u A. %7.3 %47.5 %7.5 %34.9 %4.9 %59.1 %10.5

Güneydo¤u

Ana. %8.1 %46.1 %8.2 %38.5 %8.1 %59.2 %8.3

Türkiye %100 %46.6 %100 %39.8 %100 %55.9 %100

Kaynak: D‹E, H‹A 2000

2000 y›l› ile 2004 y›l› verileri aras›nda bölgesel istihdam içinde çok farkl›

sonuçlar bulunmamaktad›r. Buna ra¤men Marmara bölgesinin pay›n›n artmakta oluflu, Güneydo¤u Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde istihdamda azalmalar›n kayna¤›n›n tar›msal istihdamdan kayma ile aç›klanmas› mümkündür.

43,7 41,1

53,3

45,8 41,8

53,7

46,348,9

38,2 38,8 41,2

51,1

38,7 35,1

41,6 36,2

43,5

36,0 56,0

63,7

55,2

45,4 38,7

36,6 36,534,9 37,8

0,0 10,0 20,0 30,0 40,0 50,0 60,0 70,0

Toplam TR10 (‹stanbul)

TR2 (Tekirda¤, Edirne, K›rklareli) TR22 (Bal›kesir, Çanakkale)

TR31 (‹zmir)

TR32 (Ayd›n, Denizli, Mu¤la) TR33 (Manisa, Afyon Kütahya, Uflak)

TR41 (Bursa, Eskiflehir, Bilecik)

TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova) TR51 (Ankara) TR52 (Konya, Karaman) TR61 (Antalya, Isparta, Burdur)

TR62 (Adana, Mersin)

TR63 (Hatay, K. Marafl, Osmaniye)

TR71 (K›r›kkale, Aksaray, Ni¤de, Nevflehir, K›rflehir) TR72 (Kayseri, Sivas, Yozgat)

TR81 (Zonguldak, Karabük, Bart›n) TR82 (Kastamonu, Çank›r›, Sinop) TR83 (Samsun, Tokat, Çorum, Amasya)

TR90 (Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüflhane) TRA1 (Erzurum, Erzincan, Bayburt)TRA2 (A¤r›, Kars, I¤d›r, Ardahan)

TRB1 (Malatya, Elaz›¤, Bingöl, Tunceli) TRB2 (Van, Mufl, Bitlis, Tunceli)TRC1 (Gaziantep, Urfa, Diyarbak›r)

TRC2 (fianl›urfa, Diyarbak›r) TRC3 (Mardin, Batman, fi›rnak, Siirt)

(5)

Çizelge 3.4. Yedi Co¤rafi Bölgeye Göre Toplam ‹stihdam Oranlar› (%) ( 5)2004

Bölgeler Bölgenin ‹stihdam Bölgenin

Toplam15+ Oran› ‹stihdamdaki

Yafl grubu Pay›

‹çindeki Pay›

Marmara 29.7 43.1 29.4

Ege 14.1 46.7 15.1

Akdeniz 12.8 41.5 12.1

‹ç Anadolu 15.8 39.1 14.2

Karadeniz 11.5 49.6 13.1

Do¤u Anadolu 7.7 42.9 7.6

Güneydo¤u Anadolu 8.0 36.2 6.6

Türkiye 100 48.7 100

Kaynak : D‹E ‹statistik Y›ll›¤› 2004

‹stihdam›n sektörel da¤›l›m› da bölgelere göre önemli farklar içermektedir. 1990 y›l› verileri ile 2004 y›llar› aras›n› karfl›laflt›rd›¤›m›z zaman, bölgeler aras›nda istihdam›n tar›msal yap›s›ndaki de¤iflme Çizelge 3.5’de izlenmektedir.

Çizelge 3.5. Tar›msal ‹stihdamda Bölgeleraras› De¤iflim 1990-2004

Bölgeler Bölgenin Bölgenin

Tar›msal ‹stihdamda Tar›msal ‹stihdamda Pay› 1990 %(6) Pay› 2004 %

Marmara 12.2 12.0

Ege 15.1 16.8

Akdeniz 13.2 11.0

‹ç Anadolu 15.6 13.4

Karadeniz 21.7 25.0

Do¤u Anadolu 13.1 12.3

Güneydo¤u Anadolu 9.1 7.7

Türkiye 100.0 100.0

Kaynak: D‹E ‹statistik Y›ll›¤› 2004

Bölgelerin tar›msal istihdamlar› aç›s›ndan, Marmara ve Ege bölgelerinde Tar›m- sal istihdam genel olarak sabit bir oranda kalmaktad›r. Öte yandan, Akdeniz, Güneydo¤u ve Do¤u Anadolu bölgelerinde tar›msal istihdam azalmakta, sadece

5 D‹E 2004 y›l›nda Düzey 1 adl› ve 12 bölgeye göre tasnif edilmifl de¤erler 2000 y›l› için yap›lan 7 bölgeli tasnife göre yeniden taraf›m›zdan hesaplanm›flt›r.

6 1990 y›l› nufus say›m› sonuçlar›ndan Aktaran ‹. Tunal› ‹fiKUR’a haz›rlanan rapor,1990 y›l› verileri için

(6)

Karadeniz bölgesinde bir art›fl gözükmektedir. Son y›llardaki geliflmenin istih- dam›n sektörel da¤›l›m›n› tar›m aleyhine de¤ifltirdi¤ine dair bulgular olmas›na ra¤men, Marmara gibi sanayi ve hizmetlere en yo¤un istihdam alan› yaratan bir bölgede tar›m›n pay›n›n hemen hemen ayn› kal›fl›, sanayi ve hizmetlerin yeterli istihdam yaratamay›fl› ve enformel istihdam alanlar›n›n bu bölgelerdeki yo¤un- lu¤u ile ilgili oldu¤u anlafl›lmaktad›r.

Çizim 3.4. Düzey 1’e Göre Kad›n-Erkek ‹stihdam Oranlar› (%) Türkiye, 2004

Bölgelere göre istihdam oranlar› cinsiyet temeline göre ayr›flt›¤›nda istihdam oranlar› kad›n ve erkek için en yüksek oldu¤u bölge Do¤u Karadeniz’dir.

Öte yandan a¤›rl›l›k tar›m›n istihdam› nedeni ile Do¤u Karadeniz Bölgesi en fazla kad›n istihdam›n›n görüldü¤ü bölgedir. Bölgenin tar›m istihdam›nda cin- siyet temeline dayal› ay›r›m, dikkat çekici sonuçlar› bulunmaktad›r.

Bölgelerin istihdam yap›s› içinde kay›t d›fl› istihdam aç›s›ndan bak›ld›¤›nda en yüksek kay›tl› istihdam›n yüzde 75.3 ile Ege bölgesinde en düflük kay›tl› istih- dama ise yüzde 47.7 Güneydo¤u Anadolu bölgesinde rastlanmaktad›r (TÜS‹- AD, 2004:40)

43,66 41,08

49,33 46,68

43,86 39,64

41,46 38,38

50,04 63,66

50,71

37,72 36,17 64,73 64,87

68,89

66,02 65,13

62,22 63,71 61,51

66,00 73,38

68,83

61,83 60,42

22,93

16,98 29,71

27,44

22,42

17,74 19,73

16,56 34,99

54,37

33,04

14,22 12,09

0,00 10,00 20,00 30,00 40,00 50,00 60,00 70,00 80,00

T rkiye ?stanbul Batı Marmara

Ege Do?u

Marmara Batı Anadolu

Akdeniz Orta Anadolu

Batı Karadeniz

Do?u Karadeniz

Kuzey Do?u Anadolu

Orta Do?u Anadolu

G ney Do?u Anadolu

Toplam Erkek Kadın

Türkiye ‹stanbul Bat›

Marmara

Ege Do¤u Marmara

Bat›

Anadolu

Akdeniz Orta Anadolu

Bat›

Karadeniz Do¤u Karadeniz

Kuzey Do¤u Anadolu

Orta Do¤u Anadolu

Güney Do¤u Anadolu

(7)

Çizim 3.5. ‹stihdam›n Düzey 1’e Göre Sektörel Da¤›l›m› (%)

34,0

0,8

42,2 37,7

22,8 22,5 32,8

48,7 53,1

63,3 65,9

45,2 39,3 23,0

42,6

20,7 24,3

36,5 21,4

19,0 15,9

14,1

8,2 4,4

11,2 17,1 43,0

56,7

37,1 38,0 40,7 56,1

48,3

35,4 32,8 28,4 29,7

43,5 43,6

0 % 20%

40%

60%

80%

100%

Trkiye Ystanbul

Bat?

Marmara Ege

Do¶u Marmara

Bat?

Anadolu Akdeniz Orta

Anadolu Bat?

Karadeniz Do¶u

Karadeniz

Kuzey Do¶u

Anadolu

Orta Do¶u

Anadolu

Gney Do¶u

Anadolu

Tar?m Sanayi Hizmetler Türkiye ‹stanbul

Bat› Marmara Ege

Do¤u MarmaraBat› Anadolu Akdeniz

Orta AnadoluBat› KaradenizDo¤u Karadeniz

Kuzey Do¤u AnadoluOrta Do¤u AnadoluGüney Do¤u Anadolu

Tarım Sanayi Hizmetler

(8)

Çizim 3.6. Düzey 2’ye Göre ‹stihdam›n Sektörel Da¤›l›m›, 2004 34,0 0,8

37,647,1 20,0

42,451,6 25,7 18,7 7,3

47,5 34,332,131,6 53,5 44,8 32,738,6 60,963,365,765,9 41,050,0 24,8

47,545,8

23,0 42,6

25,316,0 33,2

21,6

17,6 38,6 33,5 23,1

18,9 15,221,620,7 11,4 19,5 27,218,1

10,08,24,44,4 13,09,3 27,6

12,111,0

43,0 56,7 37,137,1 46,936,130,735,6 47,8 69,7

33,6 50,446,447,735,135,739,743,329,128,429,929,7 46,040,7 47,640,443,2 0%

20%

40%

60%

80%100%

Tar?mSanayiHizmetlerTarımSanayiHizmetler

Toplam TR10 (‹stanbul) TR2 (Tekirda¤, Edirne, K›rklareli) TR22 (Bal›kesir, Çanakkale) TR31 (‹zmir) TR32 (Ayd›n, Denizli, Mu¤la) TR33 (Manisa, Afyon Kütahya, Uflak) TR41 (Bursa, Eskiflehir, Bilecik) TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova) TR51 (Ankara) TR52 (Konya, Karaman) TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) TR62 (Adana, Mersin) TR63 (Hatay, K. Marafl, Osmaniye)

TR71 (K›r›kkale, Aksaray, Ni¤de, Nevflehir, K›rflehir) TR72 (Kayseri, Sivas, Yozgat) TR81 (Zonguldak, Karabük, Bart›n) TR82 (Kastamonu, Çank›r›, Sinop)

TR83 (Samsun, Tokat, Çorum, Amasya)

TR90 (Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüflhane) TRA1 (Erzurum, Erzincan, Bayburt) TRA2 (A¤r›, Kars, I¤d›r, Ardahan) TRB1 (Malatya, Elaz›¤, Bingöl, Tunceli) TRB2 (Van, Mufl, Bitlis, Tunceli) TRC1 (Gaziantep, Urfa, Diyarbak›r) TRC2 (fianl›urfa, Diyarbak›r) TRC3 (Mardin, Batman, fi›rnak, Siirt)

(9)

3.3. Türkiye’de ‹stihdam›n Enformel Niteli¤i Üstüne Çeflitlemeler Kay›td›fl›l›¤›n Ölçülmesi:

Kay›t d›fl›l›k olgusu genel olarak enformel sektörü tan›mlamada en önemli öl- çütlerden biri olmaktad›r. Bu olgunun giderek yayg›nlaflmas› ve ekonomik sek- törleri bütünüyle etkilemesi, farkl› ölçme yöntemlerinin ortaya konulmas›na yol açmaktad›r. Kay›t d›fl› ekonomiyi ölçmede temel kayg›lar baz› yazarlara göre vergi kay›plar› ve Sosyal Sigorta kurumlar›n›n gelir kay›plar›d›r (Ekin, 1995).

Öte yandan kay›t d›fl› ekonomiyi ölçmeye çal›flan farkl› yöntemlerden sadece biri ‹stihdam yaklafl›m›n› benimsemektedir (DPT 1994). Bu ba¤lamda enformel istihdam›n say›sal büyüklü¤ü bizzat enformelli¤in bir kayna¤› olarak alg›lan- makta ve bir ölçüm yöntemi olarak düflünülmektedir.

Bu yönteme göre, sivil iflgücü arz›n›n toplam nüfusa oran› ile istihdam›n toplam nüfusa oranlar› karfl›laflt›r›lmakta, flayet iflgücünün toplam nüfus içindeki pay›

artarken istihdam›n pay› geriliyorsa kay›t d›fl› ekonomi içinde istihdam›n pay›

artt›¤› tahmin edilmektedir. Nitekim bu yönde yap›lan hesaplamalar için DPT’nin ayr› bir çal›flmas› bulunmaktad›r (DPT, 1994 ).

Enformel istihdam›n hesapland›¤› bir di¤er yöntem de toplam iflgücünden ken- di hesab›na çal›flanlar ve iflverenler ç›kar›l›p geriye kalan üzerinden sosyal gü- venlik kapsam›ndaki aktif sigortal›lar da ç›kart›ld›¤›nda geriye kalan enformel istihdam miktar› olacakt›r 6.

Baz› örneklerde ölçüt olarak enformel istihdam›n güvencesiz biçimde çal›flmas›

esas al›n›rken, di¤er örneklerde oldu¤u gibi ücretli ve güvenceli çal›flmas›na ra¤- men iflyerlerinin kay›tl› olmamas› da enformel istihdam olarak kabul edilmekte- dir (Lordo¤lu-Özar, 1998).

Sonuç olarak enformel istihdama iliflkin tan›mlar›n ve ölçümlerin ortak noktas›

sadece kay›t d›fl› sektörde çal›fl›yor olmakla s›n›rl› kalmamaktad›r. ‹flgücüne da- hil olmayanlar›n evde veya sokakta düzensiz olarak çal›fl›yor olmalar› da enfor- mel istihdam içinde de¤erlendirilmektedir (D‹E, HH‹A, 1999).

Ancak bu noktada çok s›k kullan›lan enformel istihdam ve kay›t d›fl› istihdam te- rimleri birlikte ve ayn› anlamda kullan›lmas›n›n baz› sak›ncalar› bulunmaktad›r.

Bu çal›flma içinde büyük ölçüde birbirini içeren anlamlar› bulunmas›na ra¤men, farkl› tan›mlardan hareket eden enformel ve kay›t d›fl› istihdam kavramlar›n› ay- r›flt›rmada D‹E’nin tan›m›n› kullanmay› tercih ettik. Buna göre kay›t d›fl› istih- dam olarak çal›flan bireyin yapt›¤› iflten dolay› herhangi bir sosyal güvenlik ku- rumuna ba¤l› olmadan çal›flmas› durumunu dikkate almaktad›r. Enformel istih-

6 Hesaplama yöntemi için bkn. Yeldan, Boratav ve Köse www.newschool.edu/cepa/

(10)

dam ise, flirket haline gelmemifl, vergi veren veya vermeyen 10 kifliden az çal›- flan› olan bir tar›m d›fl› iflyerinde çal›flan› tan›mlamakta kullan›lm›flt›r.

Enformel sektöre iliflkin tan›mlamalarda ve kullan›lan araflt›rmalarda 60’l› y›l- lardan bu yana ortak bir tan›mlama bulunmamaktad›r. Bu noktada geliflmifl ülke ile geliflmekte ülke sektörlerinin farkl›l›¤› kadar çal›flma hukuku ve ekonomik sektörlerin çeflitlili¤i de söz konusu olabilmektedir. Buna ra¤men enformel sek- törün temel nitelikleri aras›nda bir benzeflim bulunabilmektedir. ILO'nun rapo- runa göre sektöre girifl kolayl›klar›, emek yo¤un teknikleri kullanmak, canl› bir rekabet ortam›, orta kalitede mal ve hizmet üretimi, s›n›rl› bir kapasite, istihdam edilenlerin genel olarak hiçbir sosyal güvencesinin bulunmamas› gibi nitelikler a¤›rl›k tafl›mas›na ra¤men bunlar›n enformel sektörün evrensel nitelikleri olarak da kabul edilmesi mümkün de¤ildir (ILO, 1997:189). Her ülkenin kendine özgü koflullar› nedeni ile ortak bir tan›mlamaya gidilememifltir (D‹E HH‹A, 1999).

Tan›mlaman›n güçlü¤üne ra¤men enformel sektörün ve çal›flanlar›n›n say›ca ar- t›fl› konusunda oldukça belirgin karineler bulunmaktad›r. Enformel istihdam içinde dikkate al›nabilecek temel unsurlar› k›rsal alandan göç, kentsel istihdam yaratan hizmet sektörleri Küresel ekonominin getirdi¤i h›zl› rekabet art›fl› ve bu- nun maliyetlere yans›yan boyutlar›, gelir yetersizli¤i ve çeflitli krizler nedeni ile aile içi gelire katk› sa¤lamak üzere kad›n ve çocuklar›n ifl piyasalar›na girmele- ri olarak ele almak mümkündür.

Türkiye’de ‹flgücünün önemli bir bölümünün, formel sektörün d›fl›nda çal›flt›¤›, tamamen iflsiz say›lmasa da çok düflük gelir ve verimlili¤e sahip marjinal faali- yetlerde bulundu¤u çok çeflitli kaynak taraf›ndan aç›klanmaktad›r. Hatta bu ko- nuda resmi veriler, enformel istihdam›n varl›¤›n› ve yayg›nl›¤›na çeflitli olgular- la iflaret etmektedirler.

Enformel sektör terimi, bafllang›çta bir istihdam biçimini belirlemekteydi. Ge- nellikle güvencesiz, düflük verimlilik düzeyine sahip, düflük gelir getiren ve res- mi düzenlemelerin d›fl›nda kalan ifller için kullan›lmaktayd›. Daha sonralar›, ge- liflmekte olan ülkelerde kentlere göç eden ve buralarda sürekli bir ifl ve gelir kay- na¤›ndan yoksun olarak korunmas›z, güvencesiz bir hayat süren nüfus gruplar›- n› nitelendirmede önemli bir kavram haline gelmifltir. Bu konuda çok zengin bir kaynakça bulunmaktad›r. Çeflitli kaynaklar enformel sektörün geliflimine neden olan faktörler konusunda benzer kan›tlar ileri sürmekte ve enformel istihdam›n kaynaklar› aç›s›ndan afla¤›daki unsurlara dikkat çekmektedir.

i) K›rsal üretim yap›s›n›n h›zla bozulmas› artan kentleflme ve yo¤un göç ii) Formel sektörün kentlerdeki iflgücü arz›n› karfl›layamamas› (sanayi üretimi ile istihdam iliflkisinin kopmas›)

(11)

iii) Enformel sektörün üretti¤i mal ve hizmete olan talebin artmas› (hizmet sek- töründeki fliflme ile birlikte)

iv) Baz› enformel faaliyetlerin icras›n›n yasalarla engellenmemifl olmas› (örne-

¤in, seyyar olarak tansiyon ölçen, i¤ne yapanlar)

v) Vergi ödemekten kaç›nman›n yayg›nlaflmas› ve kolay halde gelifli

vi) Ba¤›ml› çal›flanlar›n ve emeklilerin gelirlerindeki düflmeler (gelir da¤›l›m›n- da bozulma)

Genel olarak enformel sektörün özellikleri konusunda da iki farkl› yaklafl›mdan söz edilmektedir. Birincisi, enformel sektörün büyümesini k›rsal kesimden ken- te göç olgusuna ba¤lar. Bu insanlar genellikle kentlerde di¤er insanlar›n ifllerini paylafl›rlar ve enformel sektörün oluflumu gayri iradi olarak gerçekleflir. ‹kinci yaklafl›ma göre, enformel sektörün temel niteli¤i istihdam yarat›c› olmas›d›r. Bu yaklafl›ma göre, enformel sektördeki insanlar giriflimcilik yetene¤ine sahip, ya- rat›c› insanlard›r. (Bulutay, 1995:198).

Türkiye’de Kay›td›fl› ‹stihdam

Bütün bu özellikleri Türkiye istihdam› ile birlikte ele al›nd›¤›nda ‹flgücü piya- salar›n›n önemli ölçülerde enformel özellikler tafl›d›¤› kolayl›kla anlafl›lmakta- d›r.

Çizelge 3.6 Kay›t d›fl› ‹stihdam, 15+yafl (bin kifli)

Y›llar Toplam Bir sos. güv Kay›tl› Tar›m d›fl› Tar›m d›fl› Tar›m istihdam kurulufluna olmayan istihdam Bir sos. güv d›fl› kay›tl›

-1- Kay›tl› % -3- kurulufluna olmayan %

olmayanlar 2/1 kay›tl› 4/3

-2- olmayanlar -4-

1990 18.539 10.314 55.6 9.848 2.465 25.0

1991 19.288 9.878 51.2 10.076 2.531 25.1

1992 19.459 9.578 49.2 10.742 2.707 25.2

1993 18.500 8.784 47.5 10.638 2.656 25.0

1994 20.006 9.138 45.7 11.194 2.942 26.3

1995 20.586 10.134 49.2 11.506 3.040 26.4

1996 21.194 10.153 52.6 11.935 2.975 24.9

1997 21.204 10.946 51.6 12.367 3.060 24.7

1998 21.779 10.953 50.3 12.740 2.951 23.2

1999 22.048 11.494 52.1 13.193 3.580 27.1

2000 21.580 10.925 50.6 13.812 4.038 29.2

2001 21.524 11.382 52.9 13.435 3.960 29.5

2002 21.354 11.133 52.1 13.896 4.410 31.7

2003 21.147 10.943 51.7 13.981 4.411 31.5

Kaynak: D‹E,H‹A Sonuçlar›

(12)

1990 -2004 aras›nda kay›t d›fl› istihdam›n seyri bir hayli yüksek oldu¤u ve y›l- lar içinde artt›¤› gözlenmektedir. Tar›m d›fl› sektörler dikkate al›nd›¤› zaman, kay›t d›fl›l›k oran› azalmaktad›r. Ancak yüzde 30 düzeyinin alt›nda olmamas›

dikkat çekicidir. Buna göre tar›m-d›fl› sektörlerde çal›flan her üç kifliden birinin istihdam›n parças› olmaktad›r. D‹E verilerine göre 2004 y›l›nda kay›t d›fl› istih- dam oran› tüm sektörler için ortalama yüzde 53 düzeyindedir.

Tar›m d›fl› sektörler aras›nda en yo¤un kay›t d›fl› istihdam oran›, ‹nflaat ve Ba- y›nd›rl›k sektörlerinde, ikinci s›rada Hizmetler sektörleri gelmekte, ‹malat sana- yi kay›t d›fl› istihdam oran› üçüncü s›rada yüzde 30’lara kadar ulaflmaktad›r.

D‹E’nin tan›m›ndan hareket ederek Formel ve enformel istihdam› ayr›flt›r›rsak, tar›m d›fl› sektörlerde enformel istihdam›n oran› yüzde 26.6 olarak gözükmekte- dir. Kay›t d›fl› ‹stihdama paralel olarak enformel istihdam içinde de inflaat sek- törü en yo¤un istihdam alan›d›r. ‹kinci olarak hizmet sektörü içindeki otel ve lo- kantalar en yo¤un enformel istihdam alan› yaratan iktisadi faaliyet alanlar›d›r.

‹malat sanayin de enformel sektörün pay› yüzde 15’lerde kalmaktad›r.

Çizelge 3.7. Düzenli ‹flyeri Konumuna Sahip Olmayanlar›n Toplam

‹stihdam ‹çindeki Pay›, 2003 (Kentsel yerler ) (%)

Ücretli 1,23

Mevsimlik, Yevmiyeli 65,18

‹flveren 5,23

Kendi Hesab›na Çal›flan 47,25

Ücretsiz aile iflçili¤i 39,79

Toplam 15,82

Kaynak: D‹E H‹A Veri taban›, Eriflim tarihi 23.01.2006

Çizelge 3.8. Düzenli ‹flyerine Sahip Olmayan Kendi Hesab›na Çal›flanlar›n (KHÇ) Cinsiyete Göre ve Toplam KHÇ ‹çindeki Pay›, 2004 (kentsel yerler) (%)

Erkek 44,62

Kad›n 70,83

Toplam 47,25

Kaynak: D‹E H‹A Veri taban›, Eriflim tarihi 23.01.2006

Düzenli iflyerine sahip olmayan kad›nlar›n kendi hesaplar›na evde, erkeklerin de seyyar ve sabit olmayan iflyerlerinde yo¤un olarak çal›flt›klar› verilerden anlafl›lmaktad›r. Kentsel alan içinde istihdam edilen yaklafl›k 2 milyon kad›n›n sadece yüzde 8'nin evde çal›flt›¤›n› ifade eden HH‹A'nin kay›t d›fl› istihdam›n

(13)

beyan edilen küçük bir yüzünü gösterdi¤ini tahmin edilmektedir. Gerçekten de son on y›l içinde iflgücüne dahil olmayan ve “Ev kad›n›” oldu¤unu beyan eden kad›nlar›n say›s›nda yüzde 30'luk bir art›fl bulunmaktad›r. Son yirmi befl y›lda ev kad›n› statüsünde olanlar›n toplam kad›n nüfus içindeki pay› da yüzde 41'den yüzde 47'ye ç›km›flt›r.

Çizelge 3.9. ‹ktisadi Faaliyet Kollar›na Göre Sosyal Güvenlik Kurumlar›na Kay›tl›l›k Oran›(%), 2003

Sosyal Güvenlik Kurumu Kay›ts›z (SSK, Ba¤-Kur, E.Sand›¤›)

Tar›m 8,82 91,18

Madencilik 83,13 16,87

‹malat Sanayi 69,27 30,73

Elektrik-Gaz-Su 99,00 1,00

‹nflaat 35,96 64,04

Hizmetler 70,84 29,16

Kaynak: D‹E H‹A Veri Taban›, Eriflim tarihi 23.01.2006

Tar›m d›fl› sektörlerin kay›tl› olup olmad›¤› dikkate al›n›nca ‹nflaat Sektörü d›fl›nda ‹malat Sanayi ve Hizmetler en yüksek oranda kay›ts›z iflçi çal›flt›ran sek- törler olmaktad›r.

Kay›t d›fl› istihdam›n kad›nlarda daha yüksek oranlarda gözükmesi asl›nda enformel sektörün belirli bir cins aç›s›ndan yayg›nlaflma e¤ilimini yans›tmak- tad›r. (Bkz. Çizelge 3.10)

Çizelge 3.10. Tar›m d›fl› sektörlerde Sosyal Güvenli¤e Kay›tl›l›k aç›s›ndan Cinsiyet Ayr›m› (%), 2003

Sosyal Güvenlik Kurumu Kay›ts›z (SSK, Ba¤-Kur, E.Sand›¤›)

Kad›n Erkek Kad›n Erkek

‹malat Sanayi 55,57 72,82 44,43 27,18

Ticaret 53,91 58,14 46,09 41,86

Ulaflt›rma 83,87 64,90 16,13 35,10

Mali Kurumlar 81,87 78,49 18,13 21,51

Toplum Hizmetleri 80,86 88,68 19,14 44,32

Kaynak: D‹E H‹A Veri Taban›, Eriflim tarihi 23.01.2006

(14)

D‹E taraf›ndan son on y›lda yap›lan iki Çocuk ‹flgücü anket sonuçlar›nda (1994- 1999) 6-17 yafl grubu içinde ekonomik faaliyetlerde bulunan çocuklar›n say›s›nda, tar›m sektöründe azalma sanayi ve hizmetlerde art›fl göstermektedir.

Türkiye genelinde erkek çal›flan çocuklar›n yüzde 26.9'u k›zlar›n da yüzde 13.4'ü sanayi sektörlerinde istihdam edilmektedir. Türkiye genelinde ise 6-17 yafl grubu içinde çal›flan çocuklar›n yüzde 74.8'i ev ifllerinde çal›flmaktad›r (D‹E, 1999 Çocuk ‹flgücü Anketi).

Çizelge 3.11. 1999 y›l› Ekim Ay› H‹A’ya Göre 6-17 Yafl Grubundaki Çocuklar›n Okul ve Çal›flma Durumu

A: Türkiye toplam› B: Kentsel Alan C: K›nsal Alan Mekan, Say› Okulda ‹flte Say› Okulda ‹flte Say› Okulda ‹flte cinsiyet

ve yafl grubu

Toplam 16.088 78.8 10.1 9.576 82.0 6.2 6.512 74.2 24.6

6-11 8.131 91.7 1.2 4.852 91.7 0.3 3.279 91.8 4.0

12-14 3.934 80.6 10.4 2.271 84..9 5.6 1.664 74.6 25.9

15-17 4.023 51.0 28.0 2.453 60. 18.5 1.570 36.9 66.3

Erkek 8.202 82.7 12.3 4.926 84.9 9.4 3.276 79.4 26.5

6-11 4.155 92.9 1.1 2.480 93.0 0.5 1.674 92.8 3.1

12-14 2.000 86.6 12.6 1.169 89.8 8.5 830 82.2 28.8

15-17 2.048 58.2 34..8 1.276 64.5 27.7 772 47.8 74.7

Kad›n 7.886 74.8 7.9 4.650 79.0 2.8 3.236 68.8 22.7

6-11 3.976 90.5 1.4 2.372 90.4 0.2 1.604 90.7 4.9

12-14 1.935 74.4 8.1 1.101 79.8 2.4 834 67.3 23.0

15-17 1.974 43.6 20.9 1.177 55.2 8.3 788 26.4 58.2

Kaynak: D‹E, Çal›flan Çocuklar, http://www/die.gov.tr/cin/CIN-TR/cocuk99.pdf

Görülece¤i gibi 6-14 yafl grubu içinde bile, ev iflleri olarak tan›mlanan ve tama- men enformel nitelik tafl›d›¤›n› düflündü¤ümüz ifllerdeki çocuk say›lar›nda son befl y›lda yüzde 20 art›fl izlenmifltir. Ayn› dönem içinde ve 6-14 yafl grubu için- deki çocuk say›s›ndaki art›fl ise, sadece yüzde 5’de kalm›flt›r. Son y›llarda ço- cuklar›n iflgücü piyasas›na enformel sektörü besleyen biçimde daha fazla kat›l- d›klar› anlafl›lmaktad›r. Zorunlu e¤itim uygulamas›na ra¤men evde çal›flan ço- cuklar›n art›fl› ise dikkat çekicidir.

1999 Çocuk iflgücü Anket sonuçlar› 6-17 yafl dilimini esas alm›flt›r. ILO'ya gö-

(15)

re 18 yafl›n alt›nda ekonomik faaliyetlerde bulunanlar› çocuk iflçi olarak tan›m- lanmaktad›r. Anket sonuçlar›na göre 6-17 yafl dilimi aras›ndaki çocuklar›n k›r- sal alanda kentlere göre daha fazla istihdam edildiklerini, Çizelge 3.11’de k›z çocuklar›n hem kentsel alanda hem de k›rsal alanda erkeklerden daha fazla is- tihdam edildi¤ini göstermektedir. Ayn› çizelgede çal›flan çocuklar›n enformel istihdam içinde, gösterdi¤i art›fl› yans›tmaktad›r.

3.4. ‹stihdam›n Sektörel Sorunlar›

Türkiye’de toplam istihdam›n sektörel da¤›l›m› dikkate al›nd›¤›nda bir dizi sek- törel sorun ile karfl›m›za ç›kmaktad›r. Bu sorunlar›n temelinde istihdam›n oldukça de¤iflken yap›s› görülmektedir. Sektörel da¤›l›m y›llar içinde de¤iflikli¤e u¤ram›flt›r. (Bkn. Çizelge 3.12).

Çizelge 3.12. ‹stihdam›n Sektörel Da¤›l›m› (15+Yafl, Bin Kifli) 1990 2000 2001 2002 2003 2004

Tar›m 46,9 36,0 37,6 34,9 33,9 34,0

Sanayi 15,3 17,6 17,5 18,5 18,2 18,3

Hizmetler 37,7 46,3 44,9 46,6 47,9 47,7

Toplam 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0

Kaynak: DPT, D‹E

Öte yandan, istihdam›n co¤rafi mekana göre da¤›l›m›nda Türkiye’de kentsel alanda istihdam edilenlerin pay› yüzde 52’ye, k›rsal alanda istihdam edilenlerin pay› da yüzde 48’e ulaflmaktad›r. Say›lar incelendi¤i zaman aç›kça görüldü¤ü gibi, Türkiye de Kentsel istihdam oran›nda son y›llarda art›fl görülmesine ra¤- men, k›rsal istihdam›n hâlâ oldukça önemli bir oranda bulunmas› dikkat çekici bir özelliktir. Bu oran gerek AB ülkeleri için geçerli olan ortalamalar, gerekse iflgücünün say›sal anlamda benzer özellikler gösterdi¤i ülkeler aç›s›ndan karfl›- laflt›r›ld›¤›nda oldukça yüksek bir orand›r.

‹stihdam edilenlerin iflteki durumlar› incelendi¤i zaman, görülen odur ki, genel olarak ücretli çal›flanlar›n pay› y›llar içinde artmaktad›r. Ücretli çal›flma bilindi-

¤i gibi sanayi ve hizmet toplumlar›n›n en temel niteli¤idir. AB ülkelerinin ücret- li çal›flanlar›n istihdam içinde ki ortalamas› yüzde 83.5 iken bu oran Türkiye aç›- s›ndan yüzde 50 civar›ndad›r. Öte yandan, kendi iflini yapanlar›n ve iflverenlerin oran› da yüzde 30’larda görülmektedir. Bu oran›n AB üyeleri için sadece yüzde 14 düzeyinde kalmas› kendi hesab›na çal›flanlar›n yüksek oran›n› ve tafl›d›¤› so- runlar› iflaret etmektedir. Bilindi¤i gibi Kendi hesab›na çal›flma küçük ve da¤›- n›k iflletmelerin ve enformel ifllerin yo¤unlu¤unun da bir göstergesi olmaktad›r.

Bu noktada dikkat çeken bir di¤er sektörel sorunda Ücretsiz aile iflçili¤inin Tür- kiye genelinde yüzde 19.7 düzeyinde olmas›d›r. Ayn› oran›n AB ülkeleri aç›s›n-

(16)

dan sadece yüzde 1 düzeyinde kalmaktad›r. Ayr›ca ücretsiz aile iflçisi olarak ça- l›flanlar›n yüzde 66.6’s›n›n da kad›n oluflu tar›mdaki kad›n istihdam›n›n önemi- ni ayr›ca vurgulamaktad›r.

Çizelge 3.13. ‹stihdam Edilenlerin Meslekteki Mevkiine Göre Durumunda De¤ifliklikler (%) (15+Yafl)

1990 2000 2001 2002 2003 2004 Ücretli ve Yevmiyeli 39,0 48,6 47,2 49,8 50,6 50,9 Kendi Hesab›na Çal›flan ve

‹flveren 31,0 29,8 30,2 29,4 29,8 29,4

Ücretsiz Aile ‹flçisi 30,0 21,6 22,6 20,9 19,6 19,7

Toplam 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0

Kaynak: DPT, D‹E

‹stihdam edilenlerin iflteki durumu aç›s›ndan dikkat çeken bir di¤er geliflme ta- r›m ve tar›m d›fl› olarak s›n›fland›¤›nda ortaya ç›kmaktad›r. Tar›m d›fl› faaliyet- lerde istihdam yüzde 66 oran›ndad›r. Bu istihdam›n yüzde 73.5’i (2004) ücretli oldu¤u görülmektedir. Sektörel aç›dan ücretlilerin tar›m d›fl› faaliyetlerde yo-

¤unlaflmas› anlaml›d›r. Ancak ücretlilerin yüzde 65.1 hizmetlerde istihdam edil- mektedir. Ancak geri kalan yüzde 35’lik pay sanayi ve inflaat sektörlerinde ya- rat›lan istihdam›n pay›d›r.

Çizelge 3.14. ‹flteki Durum ve Ekonomik Faaliyet (%), 15+ Yafl

2003 2004

Toplam Erkek Kad›n Toplam Erkek Kad›n Toplam (Yüzdeler) 100,00 100,00 100,00 100,00 100,00 100,00 a) Ücretli ve Yevmiyeli 50,60 55,50 38,10 50,80 55,00 39,30 b) Kendi hesab›na ve ‹flveren 29,80 36,30 12,90 29,40 36,00 11,00 c) Ücretsiz aile iflçisi 19,60 8,20 49,00 19,70 8,90 49,80 2.Tar›m, avc›l›k, ormanc›l›k 100,00 100,00 100,00 100,00 100,00 100,00

ve bal›kç›l›k (%)

a) Ücretli ve Yevmiyeli 5,43 7,18 3,51 6,73 8,22 4,91

b) Kendi hesab›na ve ‹flveren 43,68 68,64 16,80 42,43 65,96 13,16 c) Ücretsiz aile iflçisi 50,89 24,18 79,69 50,84 25,82 81,93 3.Tar›m d›fl› faaliyetler 100,00 100,00 100,00 100,00 100,00 100,00

a) Ücretli ve Yevmiyeli 73,80 71,02 86,91 73,53 71,10 85,18 b) Kendi hesab›na ve ‹flveren 22,68 25,93 7,32 22,72 25,76 8,02 c) Ücretsiz aile iflçisi 3,52 3,04 5,73 3,76 3,14 6,80

Kaynak: TÜ‹K, H‹A, 2004

(17)

Tar›m sektörünün göreli a¤›rl›¤›n›n bir uzant›s› olarak, sanayi iflgücü verimlili-

¤i ile tar›msal iflgücünün verimlili¤i aras›nda çok büyük farkl›l›klar bulunmak- tad›r. Bilindi¤i gibi tar›m sektöründe verimlilik sanayi verimlili¤inin 1/4’ü ka- dard›r. Sanayi sektöründeki göreli (AB ülkelerine göre) düflük verimlilik, özel- likle tar›mda ve enformel sektördeki düflük verimlilik, Türkiye’de istihdam›na iliflkin en önemli sorunlardan birisi olarak kabul edilmektedir. ‹malat sanayi ge- nelinde ise saat bafl›na iflgücü verimlili¤i son y›llarda artma e¤ilimindedir. Özel- likle 2003 y›l› sonras›nda bafllayan imalat sanayindeki üretim art›fl› istihdam ar- t›fl›ndan daha fazla oldu¤u için verimlilik art›fl› gözlenmektedir. (Merkez Ban- kas› Y›ll›k Rapor 2004:35) Bu durumun dikkate al›nmas› halinde verimlilikteki art›fl›n istihdamdaki art›fl›n önünde oluflunun nedeni ortaya ç›kmaktad›r. D‹E ve- rilerine göre imalat sanayi içinde kamu kesimi saat bafl› verimlili¤inin özel ke- sime göre daha yüksek oldu¤u görülmektedir. Ancak Kamu kesimindeki özel- lefltirmeler nedeni ile aradaki verimlilik fark› son y›llarda kapanmaktad›r. Son y›llarda saat bafl› verimlili¤in en yüksek oldu¤u imalat sanayi alt sektörü tafl›t araçlar›, kimyasal maddeler ve g›da sanayi olmaktad›r. G›da sektörü d›fl›nda di-

¤er iki sektörün sermaye yo¤unlu¤u dikkate al›n›rsa bu sektörlerdeki verimlilik art›fl›n›n istihdama yans›t›lama- mas›n›n nedenleri anlafl›lmaktad›r.

Tar›m-d›fl› istihdamda kamu sektöründe sendikalar›n a¤›rl›¤› ve iç-d›fl göç olgu- su, istihdam›n yap›sal olgular› aras›na kat›lmas› gereken unsurlar›ndan biridir.

Ücretli eme¤in kamu ve özel sektör aras›ndaki da¤›l›m›na bak›ld›¤›nda; toplam olarak 1970 y›l›nda kamu kesiminin istihdamdaki pay› yüzde 40’larda iken, bu oran 1980lerde yüzde 35’e ve 1990’larda ise yüzde 20lere gerilemifltir. Bu gün kamu kesiminin istihdamdaki pay› yüzde 15.2’ye kadar gerilemifltir (ÇSGB, 2005). Kamu istihdam›n›n azalmas›nda, 1970-80 döneminde ekonominin ken- di dinamikleri rol oynarken, 1980 sonras›nda ve özellikle 1990lardaki durakla- mada, Neo-Liberal politikalar ve özellefltirme çabalar› önemli rol oynam›flt›r.

Kamu sektörü istihdam›na tar›m, sanayi ve hizmetler olarak ele al›nd›¤›nda; üc- retli emek kamu kesimi içinde en yüksek pay›n› sanayi sektöründe al›rken, özel sektörde en yüksek pay› hizmetler sektörü almaktad›r; yani Türkiye’de ücretli iflgücü daha çok kamu kesimi sanayi sektöründe çal›flmaktad›r; özel sektör sana- yi iflçisi kamu sektörüne oranla daha küçüktür. Buna karfl›l›k, özel sektörün hiz- metler kesiminde çal›flan iflçilerin a¤›rl›¤›, kamu kesimine göre daha fazlad›r.

1990’l› y›llar boyunca, kamu ve özel sektörde, sanayi ve tar›mda çal›flan ücretli say›s› azal›rken, hizmet sektöründe çal›flanlar›n pay› artm›flt›r. Son y›llardaki ge- liflmelerden biride imalat sanayi üretimde çal›flanlar›n›n kamu kesimi içindeki paylar›n›n giderek azalmakta oldu¤unu göstermektedir. 2003 y›l›nda bir önceki y›la oranla kamu kesimi istihdam› yüzde 6.8 oran›nda azalm›flt›r. Özel kesim is- tihdam›nda ise sadece makine teçhizat sanayi ve tafl›t araçlar› sanayinde art›fl

(18)

gözlenmektedir (TCMB, 2004: 31). Bu durum sanayi istihdam›n›n da giderek özel kesim a¤›rl›kl› olarak yap›land›¤›n›n göstergesi olmaktad›r.

Türkiye ekonomisinin istihdam yaratma kapasitesi 2000 öncesinde çok yüksek olmamas›na ra¤men, son dönemlerde ki mevcut ekonomik büyümeye ra¤men yeni istihdam yarat›lamamaktad›r. Bu nedenle yüksek bir iflsizlik oran› ile bir- likte bir büyüme sürecine girildi¤i iddialar› yayg›nl›k kazanm›flt›r. Nitekim ‹s- tihdam, 1999 y›l›ndan bu yana düzey olarak sürekli gerilemektedir. Bununla bir- likte, 1999’dan bu yana Türkiye ekonomisinde önemli yap›sal dönüflümlerin gerçekleflmifl ve iki derin krizi yaflanm›flt›r. Örne¤in, Türkiye ekonomisi 1998 y›l›ndan 2003 sonuna kadar kümülatif olarak yaln›zca yüzde 3,2 oran›nda bir büyüme kaydetmifltir ve 1999, 2001 ciddi daralma y›llar›d›r. Dolay›s›yla, daha uzun dönemli bir perspektifle de¤erlendirildi¤inde, son y›llarda yeni istihdam›n yarat›lamam›fl olmas› asl›nda pek de flafl›rt›c› de¤ildir.

Genel olarak istihdam›n sektörel sorunlar› içinde Türkiye ekonomisinin bir bü- tün olarak istihdam yaratamad›¤›n› iddia etmek mümkün gözükmemektedir.

1999 y›l›ndan 2003 sonuna kadar toplam istihdam›n 901 bin kifli azalm›fl olmak- la birlikte, tar›m d›fl› sektörde 790 bin yeni ifl yarat›lm›flt›r. Ancak, ayn› zaman diliminde tar›m alan›nda gözlenen 1 milyon 691 bin kiflilik istihdam daralmas›, istihdam›n ülke genelinde daralmas›n› da beraberinde getirmifltir. Dolay›s›yla, istihdam›n büyüme ile paralel art›fl göstermemesinin nedenlerinden biri, tar›m d›fl› sektörlerde, tar›mdan ayr›lan nüfusu emecek kadar yeni ifl yarat›lamam›fl ol- mas›d›r. Tar›m d›fl› sektörler içinde özellikle inflaat ve baz› sanayi sektörlerinde- ki geliflmeler dikkat çekmektedir.

‹nflaat sektörü, 1990-2000 döneminde 350 bin kiflilik yeni istihdam yaratm›flt›r.

Ancak 2001 ve 2002 y›llar›nda sektörde yaklafl›k 400 bin kiflilik istihdam kayb›

olmufltur. Dolay›s›yla, son dönemde yaflanan iflsiz büyüme tart›flmalar›n›n orta- ya ç›kmas›nda inflaat sektöründe ifl yarat›lamam›fl olmas› da etkili olmufltur.

2003 y›l›ndan itibaren ise bu sektörde istihdam art›fllar› gözlenmeye bafllanm›fl- t›r.

Sanayi sektöründe, özellikle son y›llarda gerçekleflen yüksek oranl› büyümeyle uyumlu bir istihdam art›fl› gözlenmemifltir. 2000 y›l› öncesinde yüksek enflas- yon ve makroekonomik dengesizliklerin belirledi¤i bir ortamda faaliyet göste- ren firmalarda ciddi verimsizlikler birikmifltir. 2001 krizi, firmalar aç›s›ndan bu verimsizlikleri ortadan kald›rmak do¤rultusunda bir bask› yaratm›fl ve sanayi sektöründe ciddi istihdam kay›plar›na yol açm›flt›r. Takip eden iyileflme döne- minde, enflasyonun düflmesi ve makroekonomik istikrar›n sa¤lanmas›, firmala- r› verimlilik art›fllar› yoluyla rekabet etmeye zorlam›fl ve bu dönemde verimlilik art›fllar› ön plana ç›km›flt›r. Ancak, bu verimsizlikleri ortadan kald›rma sürecinin

(19)

önemli ölçüde tamamland›¤› düflünüldü¤ünde, önümüzdeki dönemde büyümey- le daha uyumlu bir istihdam art›fl› beklenebilir.

Nitekim 2004 y›l›, iflgücü piyasas›nda 2001 y›l›nda yaflanan ekonomik kriz son- ras›nda iyileflmenin ve yüksek büyüme h›zlar›n›n etkilerinin istihdama yans›ma- ya bafllad›¤› y›l olmufltur. 2004 y›l›n›n ikinci çeyre¤inden itibaren bafllayan is- tihdam art›fl› devam etmektedir. 2004 y›l›nda istihdam 1999 y›l›ndan bu yana ilk kez art›fl göstermifltir. 2004 y›l›nda bir önceki y›la göre istihdamda yüzde 3 ora- n›nda gerçekleflen art›fl yüksek oranl› ekonomik büyümenin k›smen istihdama yans›d›¤›n› göstermektedir.

‹stihdam art›fl›n›n temel olarak kentsel istihdamdaki art›fltan ve özel sektörde ya- rat›lan yeni ifl imkânlar›ndan kaynakland›¤› gözlenmektedir. 2004 y›l›nda bir önceki y›la göre tar›m sektöründe 235 bin, tar›m d›fl› sektörlerde ise 410 bin ye- ni ifl yarat›lm›flt›r. Sanayi sektöründe istihdam art›fl› 142 bin kifli olmufltur. Hiz- metler sektöründe ise 268 bin yeni ifl yarat›lm›flt›r. Hizmetler sektörünün alt›n- da yer alan inflaat sektöründe ise 64 bin kiflilik bir istihdam art›fl› kaydedilmifl- tir. 2004 y›l›nda inflaat sektöründe henüz 2001 krizi öncesindeki istihdam raka- m›na ulafl›lamamakla birlikte, en yüksek istihdam art›fl oran› bu sektörde kayde- dilmifltir. Tar›m nüfusundaki azalma e¤iliminin devam edece¤i göz önünde bu- lunduruldu¤unda, inflaat sektöründe istihdam›n artmaya bafllamas› oldukça önemli bir geliflme olarak gözlenmektedir. Sonuç olarak istihdam sektörel olarak geniflleme e¤ilimi tafl›maktad›r.

3.5. ‹stihdam›n Yap›sal Olgular›: E¤itim, Yafl, Cinsiyet

Türkiye’de istihdam›n yap›s›ndan kaynaklanan olgular uluslar aras› standartlar- da bir k›yaslama yapmay› sa¤lamaktad›r. Özellikle istihdam edilenlerin E¤itim yafl ve cinsiyet olgular›n› öne ç›kartan ve bu hali ile istihdam›n analizine olanak tan›yan bir yaklafl›m, eldeki verilerin de¤erlendirilmesine de katk› sa¤layacakt›r.

Ayr›ca k›yaslamalarda uluslararas› standartlara göre belirlenmifl referans döne- minin belirlenmesi önem tafl›maktad›r.

‹stihdama iliflkin yap›sal olgulara iliflkin verilerin temel kayna¤› H‹A’den elde edilen alt› ayl›k verilerdir. Anketlerde k›sa referans dönemini tercih edilmekte- dir. Bu durumun nedeni k›sa dönemin kontrol amaçl› anketlerde ortaya ç›kan ve di¤er durumlarda geçerli olan haf›zaya dayal› yan›tlama hatalar›n› minimize et- mesi fleklinde ifade edilmektedir. Ayn› zamanda, k›sa dönemin, nüfusun faaliyet konumu, mesleki yap›lanma özelliklerinde ortaya ç›kan de¤ifliklikleri ve dalga- lanmalardan kaynaklanabilecek istatistiksel sorunlar› azaltt›¤› da kabul edilmek- tedir; zira referans dönemi ne kadar uzun olursa bu tür nüfus dalgalanmalar›n›n gerçekleflme olas›l›¤›n›n da o kadar büyük olaca¤›na inan›lmaktad›r.

(20)

Uluslararas› standart olarak bir gün ya da bir hafta fleklinde referans döneminin belirlenme süreci ilginç bir tarihsel süreçtir. 1982'de On üçüncü ICLS'de daha esnek bir tan›m olarak “bir hafta ya da bir gün gibi k›sa” bir referans dönemi uy- gulanmaya baflland›. Yayg›n çal›flma biçimi tam-zamanl› ifller ise, referans dö- nemi olarak bir hafta seçilmesi gerekti¤i belirtilmektedir. Bu durumda referans döneminin bir hafta ya da bir gün olarak seçilmesi genel olarak benzer ortalama sonuçlar› verebilecektir. Ancak sonuçlar büyük bir olas›l›kla daha az sapma (is- tatistik terimleri ile 'daha düflük varyans) gösterecektir. Geçici, mevsimlik ya da k›smi-zamanl› çal›flma biçimlerinin belirleyici oldu¤u koflullarda ise, bir günlük referans döneminin tercih edilebilece¤i; zira bu tercihin bir haftal›k referans dö- nemine dayal› saptamalara göre, iflsiz ve istihdam edilenlerin daha kesin, anl›k tablosunu verece¤ine inan›lmaktad›r. Ancak bu yöntemle elde edilecek sonuç- larda varyans daha yüksek ç›kacakt›r.

E¤itim

Türkiye’de istihdam ve e¤itim aras›nda etkin bir iliflkinin bulundu¤unu söyle- mek oldukça güçtür. ‹fl arayanlar›n e¤itim seviyelerinin düflüklü¤ü yan› s›ra yük- sek e¤itimli ifl arayanlar›n oransal olarak yüksekli¤i, iflgücü arz ve talebi denge- sizli¤ine ve dolay›s›yla iflsizli¤e yol açmaktad›r. Di¤er yandan yüksek iflsizlik oranlar›na sahip meslek gruplar› aras›nda e¤itim seviyeleri yüksek okul mezun- lar› da son y›llarda art›fl göstermektedir. Bunun nedenleri, aras›nda e¤itimin ifl- gücü piyasas›n›n ihtiyaçlar› do¤rultusunda verilmemesi ve aran›lan nitelikte ifl- gücü bulunamamas›d›r. Bu durum sonuç olarak talebin is piyasas› koflullar›na uyamamas›n› do¤urmakta, iflsizli¤i e¤itimden kaynaklanan biçimde genifllet- mektedir.

Türkiye’de 2004 y›l›nda iflgücünün yüzde 69,5’i, istihdam›n yüzde 70,9’u ve ifl- sizlerin yüzde 58’i okuryazar olmayanlar ve lise alt› e¤itim seviyesindekilerden oluflmaktad›r. Mevcut iflgücünün niteli¤inin düflük olmas›, iflgücü verimlili¤ini ve iflgücü arz ve talebi aras›nda yaflanan uyumsuzluk nedeniyle piyasas›n›n et- kinli¤ini azaltan önemli bir faktördür (DPT ‹flgücü Piyasas› Ö‹K Raporu 2005).

‹stihdam edilenlerin e¤itimleri 1988-2004 aras›nda belirgin bir geliflme göster- mektedir. Lise alt› e¤itim alm›fl ve okuma yazma bilmeyenlerin toplam istihdam içindeki pay› 1988’de yüzde 86.0 iken, 2004 y›l›nda bu oran yüzde 70 düzeyine inmifltir. Bu durumu ‹stihdam edilenlerin e¤itimlerinin yükseldi¤ine dair bir gösterge olarak kabul etmek mümkün olmas›na ra¤men oran AB ülkeleri ile kar- fl›laflt›r›ld›¤›nda bir hayli düflüktür.

E¤itim düzeylerindeki yükselmenin cinsiyet aç›s›ndan ayn› oranda yans›mama- s› ciddi bir sorun oluflturmaktad›r. Lise-alt› e¤itim düzeylerinin son dönem- de(1988-2004) erkeklerde istihdam içindeki pay› yüzde 69 iken Kad›nlarda bu

(21)

oran yüzde 74 düzeyinde kalmaktad›r. ‹stihdam edilen kad›nlar›n e¤itim düzey- lerindeki düflüklük istihdama çok aç›k biçimde yans›maktad›r.

Çizelge 3.15. E¤itim Durumuna ‹stihdam (%), Türkiye

1990 1995 2000 2004

Toplam 100,0 100,0 100,0 100,0

Okuryazar olmayanlar 15,4 10,2 8,9 6,8

Lise alt› e¤itimliler 70,0 69,9 65,8 64,0

Lise ve dengi meslek 9,3 13,5 16,5 18,9

Yüksekokul ve fakülte 5,3 6,4 8,8 10,3

Erkek 100,0 100,0 100,0 100,0

Okuryazar olmayanlar 8,1 5,0 4,2 3,1

Lise alt› e¤itimliler 76,0 73,7 70,0 66,4

Lise ve dengi meslek 10,3 15,0 17,8 20,9

Yüksekokul ve fakülte 5,7 6,3 8,0 9,6

Kad›n 100,0 100,0 100,0 100,0

Okuryazar olmayanlar 32,0 22,8 21,5 16,9

Lise alt› e¤itimliler 56,1 60,6 54,5 57,5

Lise ve dengi meslek 7,3 9,9 13,1 13,4

Yüksekokul ve fakülte 4,6 6,7 10,9 12,2

Kaynak: TÜ‹K ‹statistik Göstergeler 1923-2004

Cinsiyet ve Yafl Da¤›l›mlar›

‹stihdam yafl ve cinsiyete göre da¤›l›mlar› 1990 - 2004 oran› oran›

karfl›laflt›r›ld›¤›nda k›smi de¤iflmeler gözlenmektedir. 15-24 yafl aras›ndaki isti- hdam edilenlerin oran›nda kad›nlarda erkeklere göre daha fazla bir azalma gözlenmektedir. 55 üzeri yafllarda her iki cins için istihdama kat›lmada azal- malar›n görülmesi erken yafllarda emekli olma olgusunu karfl›m›za ç›kartmak- tad›r.

(22)

Çizelge. 3.16. Yafl Gruplar›na Göre ‹stihdam Edilenler (%) 15+ yafl

Toplam 1990 1995 2000 2004

15-24 25,06 24,60 21,76 17,72

25-34 26,79 28,83 30,66 32,32

35-44 22,07 23,09 23,74 25,25

45-54 14,17 12,88 13,63 15,06

55-64 9,19 7,52 6,76 6,55

65+ 2,75 3,07 3,45 3,09

Erkek

15-24 22,11 21,82 19,58 15,83

25-34 28,17 30,31 25,35 33,45

35-44 23,24 24,25 24,94 26,11

45-54 14,27 13,23 14,02 15,41

55-64 9,17 7,35 6,46 6,21

65+ 3,05 3,06 3,31 2,98

Kad›n

15-24 31,84 31,45 27,68 22,97

25-34 23,61 25,19 27,87 29,16

35-44 19,37 20,26 20,48 22,88

45-54 13,94 12,05 12,57 14,10

55-64 9,22 7,97 7,57 7,51

65+ 2,06 3,11 3,83 3,40

Kaynak: TÜ‹K H‹A

(23)

Çizim 3.7. Yafl Gruplar›na Göre ‹stihdam Edilenler, Türkiye 2004, Kad›n-Erkek

Yafl gruplar›na göre istihdam›n yaklafl›k yar›s› 25-39 yafl gruplar› aras›nda top- land›¤› görülmektedir (%46). Bu yafl dilimleri 1988-2004 aras› bir oranda di¤er yafl gruplar›na göre artma e¤ilimine girmifltir. Özellikle ‹KO’lar›n düflme e¤i- limleri ve e¤itim yafl›n›n yükselmesi 25-39 yafl gruplar›n› pay›n› di¤er gruplara göre artt›rm›flt›r.

Genç yafl dilimi içinde bulunanlar›n istihdam› ise son yirmi befl y›l içinde azal- ma e¤ilimine girmifltir. Özellikle zorunlu ilkö¤retimin 8 y›la ç›kar›lmas› bu yafl- lar içindeki istihdam edilenlerin oran›n› düflürmüfltür. (% 26 dan % 17 ye inmifl- tir.) D‹E 1988-2004 :164

Yafl da¤›l›mlar›n›n cinsiyete dayal› olarak incelendi¤i zaman Türkiye’de uzun y›llardan beri gözüken e¤ilimin devam etti¤i söylenebilir. Buna göre kad›nlar›n istihdam piyasalar›na en yo¤un olarak girdikleri yafl dilimleri ile erkeklerin yo-

¤unlaflt›¤› yafllar farkl›laflmaktad›r. Kad›nlar›n evlilik nedeni ile istihdam piya- sas›ndan erkeklere oranla çok daha erken yafllarda çekildikleri görülmektedir.

2004 y›l› verilerine göre 15-24 yafl dilimlerinde kad›nlar›n istihdama kat›l›m› er- keklerin ayn› yafl dilimindeki kat›l›mlar›n›n üstündedir. 25- 29 yafl dilimlerinde her iki yafl grubu hemen hemen eflitlenmekte, 30 yafl üzeri yafl dilimlerinde er- keklerin istihdama kat›l›mlar› kad›nlar›n üstünde seyretmektedir. Sadece 45 son- ras› yafl dilimlerinde kad›nlar›n ve erkeklerin istihdamlar›nda birbirlerine olduk- ça yak›n seyretmektedir.

0 500 1000 1500 2000 2500 3000

0,00 2,00 4,00 6,00 8,00 10,00 12,00 14,00 16,00 18,00

Erkek 946 1591 2714 2646 2238 1945 1500 969 600 395 478

Kadın 493 832 885 797 728 592 473 340 252 181 196

Erkek (%) 5,90 9,93 16,94 16,51 13,97 12,14 9,36 6,05 3,74 2,47 2,98

Kadın(%) 8,55 14,42 15,34 13,82 12,62 10,26 8,20 5,89 4,37 3,14 3,40

15-19 20-24 25-29 30-34 35-39 40-44 45-49 50-54 55-59 60-64 65+

(24)

Yafl ve cinsiyet da¤›l›mlar›n›n medeni durumla ilgili oldu¤unu belirtmifltik. Bu- na göre istihdama kat›lan kad›nlar aras›nda dul ve boflanm›fl kad›nlar›n evli ka- d›nlara oranla daha yüksek bir oranda temsil edilmeleri söz konusudur. (‹. Tu- nal› ‹fiKUR 2003)

3.6. ‹stihdam›n Sendikalaflma E¤ilimleri ve Örgütsüzlük

Sendikal hareket bir bütün içinde hem üyelerinin yaflam standartlar›n›, hem de onlar›n istihdam düzeylerini korumaya çal›flan bir örgütlenme eylemi olarak karfl›m›za ç›kar. Ancak bu sendikal tercihlerin gerçekleflmesi ayn› zaman dili- minde olmayabilir. Çok rastland›¤› gibi ücretlerin yükselmesi iflverenler için maliyet art›fl› oldu¤u için istihdam bu dönemde azal›r, iflçi ç›karmalar› bafllar.

Öte yandan istihdam›n artmas› için sendikalar üyelerinin verimlili¤ini yükselt- meye çal›flarak daha fazla bireyin ifl bulmas›n› kolaylaflt›rmak isterler.

Sendikal hareketin bu genel nitelikleri yan› s›ra politik ve toplumsal aç›dan da ifllevleri bulunmaktad›r. Ülkede ücretli çal›flanlar›n art›fl›, sosyal güvenceden ya- rarlananlar›n art›fl› için sendikalar mücadele ederler. Bu konuda yasal düzenle- melerin ç›kart›lmas›nda politik arenada sendikalar›n ciddi görevleri bulunmak- tad›r.

Sendikalar›n ücretleri yükseltme ifllevleri yan› s›ra ücret farklar›n› azalt›c› ifllev- leri de bulunmaktad›r. Sendikal› çal›flanlar aras›ndaki ücret farklar› sendikas›z çal›flanlara göre daha düflük bir düzeydedir. Sendikalar›n geleneksel olarak çal›- flanlar için istedikleri tek tip ücret zamlar› fark› azalt›c› olmaktad›r. Sendikas›z oldu¤u takdirde daha düflük ücret alacak olan sendika üyesi olarak daha iyi du- rumda olurlar ve kazançlar›ndaki ayr›m›n daral›r (Elliot,1997:436).

Sendika yöneticilerinin de sendika hareketinin içinde önemli rolleri bulunmak- tad›r. Özellikle yönetimde olmak üyelerle olan iliflkileri ve kurumsal iliflkileri et- kilemektedir. Yöneticinin sosyal itibar› kendisine farkl› birçok gücü de sa¤la- maktad›r. H. Farber’in çal›flmas›na göre Sendikan›n üye say›s› artar ve sendika genifllerken, flayet iflgücüne azalan bir talep varsa sendikan›n yöneticileri istih- dam› art›rabilmek için ücretleri rekabetçi bir seviyede tutmaya çal›fl›r. Lewis bu durumu “Bir sendikan›n yöneticiler taraf›ndan yönetimi” olarak adland›rmakta- d›r. Bu durumda sendikan›n tekel olma özelli¤inden yararlanmak mümkün de-

¤ildir (Cahuc-Zylberberg, 1996: 296).

Sendikalaflma e¤ilimi ile ifade edilmek istenen, ülkede çeflitli sektörlerde çal›- flanlar›n sendikalara üye olma potansiyellerinin y›llar içinde gösterdi¤i geliflme- yi yans›tmaktad›r. Genel anlamda toplam istihdam içinde sendika üyesi olanla- r›n oran› o ülkedeki sendikalaflma oran›n› vermektedir. Bu oran›n bulunmas›nda ülkelere göre de¤iflen yöntemler izlenebilmektedir. Türkiye’de izlenen yöntem Sosyal Sigortalara kay›tl› iflçi say›s›n›n sendikal› iflçi say›s›na oranlanarak bulu-

(25)

nan orand›r. Buna göre sendikal› olabilecek iflçilerin mutlaka sigorta sistemine kay›tl› olmas› gerekmektedir. Bu yöntem afla¤›daki Çizelge 3.17’den de izlendi-

¤i gibi flafl›rt›c› biçimde sendikalaflma oran› kimi AB ülkelerinden bile yukar›da gösterebilmektedir.

Çizelge 3.17. Çal›flma ve Sosyal Güvenlik Bakanl›¤›’na Göre Y›llara Göre Sendikalaflma Oranlar›

Y›l Toplam SSK’l› ‹flçi Sendikal› ‹flçi Sendikalaflma Oran› (%)

1984 2.553.384 1.427.271 55,9

1985 2.819.517 1.828.471 64,9

1986 3.075.343 1.953.892 63,5

1987 3.268.030 2.044.797 62,6

1988 3.483.212 2.227.029 63,9

1989 3.564.214 1.834.969 51,5

1990 3.563.527 1.997.564 56,1

1991 3.513.064 2.130.811 60,7

1992 3.596.469 2.254.271 62,7

1993 3.742.380 2.485.681 66,4

1994 3.815.261 2.644.417 69,3

1995 3.905.118 2.667.014 68,3

1996 4.051.295 2.708.784 66,9

1997 4.215.375 2.774.622 65,8

1998 4.327.156 2.923.546 67,6

1999 4.381.039 3.037.172 69,3

2000 4.521.081 2.468.591 54,6

2001 4.562.454 2.609.672 57,2

2002 4.572.841 2.680.966 58,6

2003 4.781.958 2.751.670 57,5

2004 4.916.421 2.854.059 58.1

2005 5.022.584 2.944.929 58.6

Kaynak: ÇSGB ‹flkolu ‹statistikleri, Temmuz ay› verileri esas al›nm›flt›r

Türkiye’de sendikalaflma oran› 2005 y›l› için yüzde 58.6 olmufltur. Ancak bu oran Türkiye’deki sendikalaflma oran›n› göstermesi aç›s›ndan inand›r›c› de¤il- dir. Nitekim ILO ve OECD gibi uluslararas› kurulufllar bu yöntemle sendikalafl-

(26)

ma oran› hesaplamamaktad›r. Her fleyden önce sendikal› iflçi say›s›n›n saptan- mas›nda ciddi hatalar bulunmaktad›r. Yetki tespiti alabilmek için sendikalar üye say›lar›n› mevcut olan›n üstünde gösterme e¤ilimi tafl›maktad›r. Bu nedenle top- lu ifl sözleflmesi (T‹S) kapsam›ndaki iflçi say›s› ya da toplu ifl sözleflmesinden ya- rarlanan iflçi say›s› dikkate al›narak hesaplanan sendikalaflma oran› için daha gerçekçi sonuçlar verebilmektedir. Ayr›ca bu oran ILO taraf›ndan yap›lan ulus- lararas› sendikalaflma istatistiklerinde de kullan›lmaktad›r.

Çizelge 3.18. Toplu Sözleflmeden Yararlanan ‹flçi Oran›

Y›l Toplam SSK’l› ‹flçi T‹S Kapsam›ndaki Sendikalaflma

Say›s› ‹flçi Say›s› Oran› (%)

1985 2.819.517

1986 3.075.343 1.443.473 46,9

1987 3.268.030 1.628.682 49,8

1988 3.483.212 1.591.360 45,7

1989 3.564.214 1.505.520 42,2

1990 3.563.527 1.385.919 38,9

1991 3.513.064 1.443.297 41,1

1992 3.596.469 1.556.928 43,3

1993 3.742.380 1.529.825 40,9

1994 3.815.261 1.407.682 36,9

1995 3.905.118 1.144.989 29,3

1996 4.051.295 1.137.788 28,1

1997 4.215.375 1.319.563 31,3

1998 4.327.156 1.209.155 27,9

1999 4.381.039 1.054.422 24,1

2000 4.521.081 1.042.473 23,1

2001 4.562.454 1.010.563 22,1

2002 4.572.841 1.007.305 22,0

2003 4.781.958 957.418 20,0

2004 5.022.584 919.364 18,3

Kaynak: ÇSGB verilerinden hesaplanm›flt›r

T‹S’ten yararlanan iflçi say›s›n› esas alarak ve ÇSGB’n›n kulland›¤› toplam iflçi say›s›na ve hesaplama yöntemine ba¤l› kal›narak daha gerçekçi bir sendikalafl- ma oran› bulunmaktad›r. Yukar›daki Çizelge 3.18, bu duruma göre sendikalafl- ma oran›n› vermektedir. Bu hesaplamada toplam ücretliler de¤il sadece bakan-

Şekil

Updating...

Referanslar

Updating...

Benzer konular :