BETA-LAKTAM ANTİBİYOTİKLER
T.C.
ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ VETERİNER FAKÜLTESİ
FARMAKOLOJİ VE TOKSİKOLOJİ ANABİLİM DALI
Beta-laktam antibiyotikler nedir?
• Bir azot, üç karbon atomundan oluşan dört üyeli halka yapısına beta-laktam halkası denir.
• Yapısında beta-laktam halkası içeren antibiyotiklere beta laktam antibiyotikler denir.
Beta-laktam antibiyotikler nedir?
Penisilin molekülü Sefalosporin molekülü
6-Amino Penisillanik asit (6-APA) 7-Amino Sefalosporinik Asit (7-ASA)
Monobaktam molekülü
3-amino-4metil monobaktamik asit
Penisilinler
Tarihçe
• 1928 yılında A.Fleming tarafından keşfedilmiştir.
Alexander Fleming (1881-1955)
Genel özellikleri
• Alerjik olmaları dışında tüm antibiyotikler arasında en az tehlikeli olan gruptur.
• Etki spektrumları dardır.
• Ancak ana molekül üzerinde yapılan değişiklikler sonucu;
• Ampisilin
• Amoksisilin
• Karbenisilin
gibi geniş spektrumlu yarı sentetik türevleri geliştirilmiştir.
Genel özellikleri
• Penisilin doğal olarak P.notatum ve
P.chrysogenum mantarlarından elde edilir.
• Mantar kültür ortamına ön maddelerin katılması ile biosentetik
• 6-aminopenisillanik asit (6-APA) halkasına bazı grupların bağlanması ile yarı sentetik olarak
elde edilirler.
• Doğal ve biyosentetik penisilinler F, G, X, O, V ve K olmak üzere 6 çeşittir.
• Doğal penisilinlerden en güçlü olan penisilin-G sağaltımda kullanılır.
Genel özellikleri
• Biyosentetik penisilinlerden
• Penisilin V aside dayanıklıdır.
• Penisilin O’nun da alerji yapma tehlikesi azdır.
• Yarı sentetik penisilinler 6-APA’nın yan zincirine farklı yapıların bağlanması ile;
• Geniş spektrumlu ve
• Penisilinazlara karşı dayanıklı hale gelmişlerdir.
• Thiazolidin halka dayanıklı;
• Beta-laktam halka ise dayanıksızdır.
Genel özellikleri
• Beta-laktam halkasının beta-laktamazlarla parçalanması ile 6-APA’dan şekillenen
penisilloik asit penisilin alerjisinden sorumludur.
Genel özellikleri
• Doğal penisilinler suda çözünür; ısı, ışık, hava ve nemle kolayca parçalanıp etkilerini yitirirler.
• Bu sakıncayı giderebilmek için 6-APA’nın serbest karboksil grubuna
• Potasyum
• Sodyum
• Prokain
• Benzatin
• Klemizolle
eklenerek dayanıklı tuzları hazırlanmıştır.
Genel özellikleri
• Etki süresini uzatmak için penisilin G
molekülüne prokain (prokain penisilin G) bağlanmıştır.
prokain penisilin G
Genel özellikleri
• Yine iki penisilin G molekülünün benzatinle
birleştirilmesi ile elde edilen benzatin penisilin G’nin etki süresi son derece uzundur.
benzatin penisilin G
Genel özellikleri
• Bu amaçla
• Benzatin-fenetisilin ve
• Benzatin-kloksasilin de hazırlanmıştır.
benzatin-fenetisilin benzatin-kloksasilin
Etki şekilleri
• Bakteri hücre duvarı sentezinin engellenmesi ile etki gösterirler.
• Bakterilerde hücre zarının etrafında bunu dıştan saran sert hücre duvarı yapısı bulunur.
• Bakteri hücre içi ozmotik basıncı dışardan
alınan besin maddeleri ile 25 mm Hg’ye kadar yükselir.
• Hücre duvarı bulunmazsa sitoplazmik zar bu
basınca karşı koyamaz. bakteri şişip, parçalanır.
Etki şekilleri
• Hücre duvarı mürein’den oluşmuştur.
• Hayvan hücrelerinde bulunmayan bu yapı
peptidoglikan zincirlerin bağlanması ile oluşmuş polisakkarittir.
• Mürein gram pozitif bakterilerde kalın; gram negatiflerde ise incedir.
• Gram (-)’lerde müreinin yanı sıra hücre
duvarında lipopolisakkarit ve lipoprotein kılıf bulunur.
Etki şekilleri
Etki şekilleri
• Bakteri hücre duvarındaki mürein sentezinde transpeptidazlar (PBP: Penisilin bağlayıcı
protein) aracılığı ile gerçekleştirilen
peptidoglikan zincirlerin birbirine bağlanması beta-laktam antibiyotiklerle engellenir.
• Beta-laktam antibiyotiklerin açık yapısı enzimin substratı olan D-alanil-D-alanin’e çok benzer.
• Antibiyotikler bu enzimi asile ederler.
Etki şekilleri
Etki şekilleri
Hücre duvarı sentezinin engellenmesi
Etki şekilleri
• Penisilinlere duyarlı bakterilerde bakterileri
otolize eden mürein hidrolaz vb enzimler vardır.
• Beta-laktam antibiyotikler bakterileri otolize eden enzimleri baskılayan bazı maddelerin
etkinliğini engelleyerek otolizlerin etkinleşmesini sağlar.
• Sonuçta hücre parçalanması şekillenir.
• Bazı Staph. aureus ve Strep. pneumoniae suşlarında bu enzim bulunmadığı için beta-
laktam antibiyotikler bunları öldürmeyip sadece üremelerini durdururlar.
Sınıflandırılmaları
• Benzil penisilin tuzları ve esterleri
• Fenoksipenisilinler
• Penisilaza dayanıklı penisilinler
• Amino (benzil) penisilinler
• Etkisi güçlendirilmiş penisilinler
• Karbenisilinler
• Asil-amino (üreido) penisilinler
• Piperazin penisilinler
• Diğer penisilinler
Sınıflandırılmaları
• Son 6 grup yağda iyi çözündükleri için gram (-) bakterilerin lipopolisakkarit tabakasını geçerek altta bulunan mürein tabakasında etkili olurlar.
• Penisilinaz salgılayan Staphylococcus türelerine
• Nafsilin,
• Metisilin ve
• İzoksazolil penisilinler
• Pseudomonas türelerine
• Asilüreido penisilinler ve
• Karbenisilinler güçlü etkilidirler.
Benzil penisilin ve tuzları
• Beta-laktamaz’lara duyarlıdırlar. S.aureus’a etkisizdirler.
• Penisilin G sodyum
• Penisilin G potasyum
• Prokain penisilin G
• Benzatin penisilin G
• Klemizol penisilin G
• Benetamin penisilin
Fenoksipenisilinler
• Doğal yada biyosentetik olarak hazırlanırlar.
• Aside dayanıklı oldukları için ağızdan kullanılabilirler.
• Fenoksi-metil penisilin (penisilin V)
• Fenoksi-etil penisilin (fenetisilin)
• Fenoksi-propil penisilin (propisilin)
Penisilinazlara dayanıklı penisilinler
• Yapılarında büyük bir aril grubu taşırlar.
• Sterik engelleme ile beta laktam halkayı beta- laktamazlara karşı korurlar.
• Etkileri stafilokoklara fazladır.
Penisilinazlara dayanıklı penisilinler
• Nafsilin
• Metisilin
• İzoksazolil penisilinler
• Oksasilin
• Kloksasilin
• Dikloksasilin
• Flukloksasilin
Aminopenisilinler
• Aside dayanıklı ama penisilazlara karşı
duyarlıdırlar. önce sayılan üç gruptan daha geniş spektrumludurlar.
• Ampisilin
• Amoksisilin
• Hetasilin
• Bakampisilin
• Pivampisilin
Etkisi güçlendirilmiş penisilinler
• Aminopenisilinlerle karboksipenisilinlerin klavulonik asit ve sulbaktamla yapılan
karışımlarıdır.
• Klavulonik asit + amoksisilin
• Sulbaktam + ampisilin
• Klavulonik asit + tikarsilin
Karbenisilinler (karboksi penisilinler)
• Penisilinazlara dayanıklı ve amino
penisilinlerden daha geniş spektrumludurlar.
• Proteus, Enterobacter ve Pseudomonas türelerine güçlü,
• Gram (+) bakterilere zayıf etkilidirler.
• Tikarsilin
• Karbenisilin
• Karbenisilin indanil
• Karfenisilin
Asil-amino (üreido) penisilinler
• Etki spektrumları karbenisilinlere benzer.
• Pseudomonas türelerine daha güçlü etkilidirler.
• gram (-) bakterilere etkileri zayıftır.
• Azlosilin
• Mezlosilin
Piperazin penisilinler
• Özellikleri asil-üreido penisilinlere benzer.
• Piperasilin
Diğer penisilinler
• Amidino-penisilin türevleridir. Enterobacter türlerine etkileri ile belirginleşirler.
• Mesillinam
Dayanıklılıkları
• Nem: Tuzları kuru halde 2-3 yıl; tamponlu çözeltileri +4 C’de 4 gün etkilerini korurlar.
• PH: Penisilin G pH 6-6.5 arasında yapısını koruyabilir. mide asiti molekülden amid yan
zinciri koparıp beta laktam halkanın açılmasını sağlar.
• Sıcaklık: 100 C’nin üzerinde tutulmamalıdırlar.
• Yükseltgeyen ve indirgeyen maddelerin hepsi penisilinleri parçalar.
Dayanıklılıkları
• Enzimler: E.coli’ler salgıladıkları penisilinaz’larla penisilinleri parçalarlar. Amidaz’lar da aynı etkiyi gösterirler.
• Ağır metaller: Thiazolidin halkayı parçalarlar.
• Alkolik (OH) gruplar ve tiyol (SH) içeren sistein gibi maddeler penisilinleri parçalarlar.
Enjeksiyon malzemeleri yanlışlıkla alkolle steril edilmişse mutlaka alkol su ile durulanmalıdır.
Birimlendirme
• Oxford ünitesine göre
• 1 Ü penisilin 0.6 g penisilin G sodyumun etkinliğine sahiptir.
• 1 mg kristalize penisilin G sodyum 1667 Ü
• 1 mg kristalize penisilin G potasyum 1597 Ü
Farmakokinetik
• Mide asidinden etkilenmeyip, ağızdan verilenler
• Penisilin V
• Fenetisilin
• Propisilin
• Ampisilin
• Amoksisilin
•Oksasilin
•Kloksasilin
•Dikloksasilin
•Flukloksasilin
•Nafsilin
Farmakokinetik
• Yerel enfeksiyon sağaltımında da kullanılırlar.
• Çözeltileri Kİ, bazen DA ve nadiren Dİ verilebilir.
• Genelde HDS’de birikirler.
• İyonize oldukları için biyolojik zarları geçemezler.
• Pensilin G ve kloksasilin meme içi de uygulanırlar.
• Sindirim kanalında ayrıştıkları için penisilinin inorganik ve prokain tuzları ağıdan verilmezler.
Farmakokinetik
• Penisilin G’nin ağıdan verildiğinde % 35’i emilir.
• Penisilin V ve diğer biyosentetik türevlerinin ağızdan biyoyararlanımı doğal penisilinlerden daha iyidir.
Farmakokinetik
• Doğal penisilin türevlerinin emilimlerini geciktirip, atılımlarını yavaşlatmak için:
• İnorganik penisilin tuzları yağlı taşıtlarla
hazırlanırlar. tek uygulama ile 18 saat süre etki elde edilir.
• Prokain penisilin G ve benzatin penisilin G gibi suda son derece az çözünen organik tuzları hazırlanır. Kİ yolla uygulandıklarında 24-48 saat süre etki elde edilir.
Farmakokinetik
• Akut olaylarda etkisi hızlı doğal türleri ile
sağaltıma başlanıp etkili kan yoğunluğuna kısa sürede ulaşıldıktan sonra sağaltıma uzun etkili türevleri ile devam edilir.
• Günümüzde bu uygulamayı tek preparatta
gerçekleştirecek takviyeli penisilin müstahzarları
• Kristalize penisilin G + prokain penisilin G
• Kristalize penisilin G + benzatin penisilin G
• Kristalize penisilin G + prokain penisilin G + benzatin penisilin G kullanılmaktadır.
Farmakokinetik
• Kana karıştıktan sonra penisilinler vücudun tüm doku organlarına dağılmakla beraber karaciğer ve böbreklerde diğer dokulara oranla daha
yüksek dozda birikirler.
• Kan beyin engelini, göğüs ve karın zarlarını zor geçerler. Bu nedenle sağaltımda
kullanılacaklarsa buralara direkt verilmelidirler.
• İzoksazolil penisilinler yüksek oranda kan proteinlerine bağlandıklarından etkili kan yoğunlukları daha uzun sürer.
Farmakokinetik
• Penisilinler vücudu genellikle idrarla terk ederler.
• Probenesid ve para-amino hipurik asit tubuler salgılanma ile atılmalarını yavaşlatıp biyolojik yarılanma ömürlerini uzatırlar.
• Sütle de atıldıklarından insanlarda alerji oluşturma ve süt teknolojisinde üretim
bozukluklarına sebep olacağı için ilaç uygulanan hayvanlardan 96 saat boyunca elde edilen
sütlerin kullanılmaması gereklidir.
Etkileri ve etki spektrumları
• Normal sağaltım dozlarında bakterisit etkilidirler.
• Geniş ve dar spektrumlu üyeleri mevcuttur.
• Dar spektrumlular:
• Benzilpenisilinler
• Fenoksipenisilinler
• Beta laktamaz’lara dayanıklı olanlar
• Özellikle gram (+) ve bazı gram (-) koklara etkilidirler.
• Streptokoklar için en etkili antibiyotiklerdir.
Etkileri ve etki spektrumları
• Etkili oldukları bakteriler
• S.aureus (PS hariç)
• Staph.epidermitis
• -hemolitik Strep.
• Enterokoklar
• Neisseria spp.
• B.anthracis
• Clostridium
• Actinomyces
• L.monocytogenes
• H.somnus
• Fusobacterium
• Bacteroides
• Trep.pallidum
• Leptospira
• Bazı virüsler
(psittakoz ve ornitoz etkenleri) bulunur.
Etkileri ve etki spektrumları
• Aminopenisilinler
• H.influenza
• E.coli
• Shigella
• Pr.mirabilis ve
• Salmonella’ya da etkilidir.
Etkileri ve etki spektrumları
• Karboksi-penisilin ve asil-üreido penisilinler
• Ps.aeruginosa
• Proteus
• Serratia
• Enterobacter ve
• Bac.fragilis’e de etkilidir.
Etkileri ve etki spektrumları
• Aminopenisilinler + klavulonik asit / sulbaktam
• Beta-laktamaz salgılayan bakteriler
• S.aureus
• E.coli
• Pasteurella
• Klebsiella
• Pr.mirabilis’e etkilidir.
• E.coli, Enterobacter ve Pseudomona’lar sınıf I beta-laktamaz (sefalosporinaz) salgıladığından klavulonik asit bunlara etki etmez.
Bakteriyel direnç
• Beta-laktamaz: Staphylococcus ve koliform bakteriler penisilinlerle temasa geçince
salgılarlar.
• Amidazlar: Direnç için bakterilerden salgılanan etkili diğer faktördür.
Bakteriyel direnç
• Beta laktamazlar başlıca 6 sınıfa ayrılabilir.
• 1. sınıf: Sefalosporinazlar
• 2. sınıf: Penisilinazlar
• 3., 4., 5., 6. sınıf: Geniş etkili beta-laktamazlar
Bakteriyel direnç
Beta-laktamazların sınıflandırılması
S. Hedef ilaç Dayanıklılar Duyarlılar
I Sef İzk.Pen, karb. Klav a, sulb
II Pen İzk.Pen, klav a., sulb. Karb III Pen + Sef İzk.Pen, klav a., sulb.
IV Pen + Sef Klav a., sulb. İzk.Pen V Pen +Sef + izk.pen Klav a.
VI Sef + Pen (az duy) Klok., klav a. Sefoksitin
Bakteriyel direnç
gram (-) bakteri hücre duvarı
Klinik kullanımları
• Aktinobasilloz
• Şarbon
• Knt spiroketozu
• Kara hastalık
• Malign ödem
• Tetanoz
• Yanıkara
• B.hemoglobinüri
• Taylarda pnömoni
• İrinli olaylar
• Sığırda pyelonefrit
• Erisipel
• Piyeten
• Leptospiroz
• Listerioz
• Köpekte riketsiyoz
• Nokardiyoz
• Knt solunum y.enf.
• Salmonelloz
• Eksudatif epidermit
• Meme hast.
• Sinovit
• İdrar yolu hastalıkları
• Bruselloz
• Özel olmayan hst.
İstenmeyen etkileri
• Penisilinler önceden duyarlı hale gelen
bireylerde IgE’lerin aracılık ettiği tip I alerjik tepkimelere sebep olurlar.
• Bir penisiline alerjisi olan birey diğerlerine ve hatta sefalosporinlere de duyarlı olabilir.
• Alerjik tepkimede hapten görevini
• Beta-laktamaz enzim etkinliği ile oluşan penisilloik asit
• Daha az olarak da amidaz’ların etkisine maruz kalmış 6-APA yapar.
Benzil penisilinler
• Pensilin G - Na ve K tuzu
• Pensilin G - prokain ve benzatin tuzu
Pensilin G - Na ve K tuzu
• Na ve K tuzları ağızdan verildiklerinde sindirim kanalında düşük (%30) oranında emilir.
• Bu nedenle genellikle Kİ yolla uygulanır.
• Kİ uygulama sonrası 15-30 dk’da en yüksek plazma yoğunluklarında ulaşır.
Pensilin G - Na ve K tuzu
• 6-7 saat plazmada 0.5 µg/ml üzerinde kalır.
• Prokain tuzu 12-24 saat
• Alüminyum mono-stereatlı yağlı 48-72 saat
• Benzatin tuzu 5-7 gün süre ile etkili olur.
• Kedi ve köpeklere en küçük dozu 11 000 Ü/kg, ciddi durumlarda 22 000 – 55 000 Ü/kg
• Atlara 20 000 – 60 000 Ü/kg uygulanır. her 4-8 saatte tekrarlanır.
Pensilin G - Na ve K tuzu
• Ağızdan küçük hayvanlara 100 000 – 300 000 Ü/kg uygulanır.
• İneklerde meme hastalıklarında her bir meme bölümüne 300 000 Ü 24-48 saat arayla 3 kez uygulanır.
Pensilin G – prokain, benzatin tuzu
• Genellikle 20 000 Ü/kg alarak hesaplanır.
• Ancak 50 000 Ü/kg’a kadar artırılabilir.
• Prokain 12-24 saat, benzatin 2-5 gün arayla tekrarlanır.
Aside dayanıklı penisilinler
Pensilin V
• Ağızdan kullanıma uygun bir penisilindir.
• Potasyum ve benzatin tuzları halinde bulunur.
• Etki gücü pensilin G’den zayıftır ancak etki spektrumu benzer.
• Ağızdan 3.3-4.4 mg/kg günde 3-4 kez verilir.
• Gerektiğinde doz 10-11 mg/kg’a kadar artırılır.
Amino penisilinler
• Ampisilin
• Amoksisilin
Ampisilin
• Ağızdan verildiğinde % 30-55 oranında emilir.
• Tok karnına emilim oranı düşer.
• Sodyum tuzu Kİ 12 saat etkili kan yoğunluğu sağlarken uzun etkili preparatlarında bu süre 48 saate çıkar.
• Veteriner hekimlikte en fazla kullanılan ilaçlardan birisidir.
• Tetrasiklin ve kloramfenikolle
karşılaştırılacak ölçüde geniş spektrumludur.
Ampisilin
• Sığırlarda:
• Buzağı ishali
• Pnömoni
• Bağırsak yangısı
• Septisemi
• Retensiyo
• Piyeten
• Piyelonefrit
• Atlarda:
• Bağırsak yangısı
• Septisemi
• Uterus yangısı
• İnfluenza ile seyreden solunum sistemi
enfeksiyonlarında
Ampisilin
• Koyun ve keçide:
• İshal
• Bulaşıcı ayak apsesi
• Meme ve uterus hastalıkları
• Pnömoniler
• Kanatlılarda:
• E.coli ve
• Klostridiumlardan ileri gelen bağırsak hastalıklarında
kullanılır.
Ampisilin
• Köpek ve kedide:
• Bağırsak yangısı
• Kulak hastalıkları
• Boğaz ve bademcik iltihapları
• Ameliyat sonrası yaralar
• Solunum
• İdrar
• Üreme kanalı hastalıkları
Ampisilin
• Hayvanlara 12-24 saat arayla;
• Ağızdan 4-10 mg/kg
• Parenteral yollarla 2-7 mg/kg uygulanır.
• Kanatlılarda;
• Yeme 250 mg/kg
• Suya 1.65 g/L katılıp 5-10 gün süre ile uygulanır.
• Balıklara
• 10 mg/kg dozda yeme katılarak veya Kİ yolla uygulanır.
Amoksisilin
• Yan zincirde –OH grubu
içermesi dışında ampisiline benzer.
• Ağızdan kullanılan tozu sulandırıldıktan sonra oda sıcaklığında yada buzdolabında 2 hafta saklanabilir.
• Enjeksiyonluk tozu sulandırıldıktan sonra oda sıcaklığında 3 ay, buzdolabında 1 yıl
saklanabilir.
• Ağız yolu ile atlar hariç emilimi iyidir (%70-90).
Amoksisilin
• Kİ uygulamada emilimi % 60-80 arasındadır.
• Başta karaciğer, akciğer, prostat, BOS ve eklem kesesi olmak üzere tüm vücuda dağılır.
• Enterekok ve Salmonella türlerine ampisilinden daha güçlü;
• Shigella ve Enterobacter türlerine daha zayıf etki eder.
• Etkisi ampisiline göre daha hızlı gerçekleşir. İlaç etkili yoğunluğu düşmeden bakterilerin ölmesi istendiğinden bu durum bir avantajdır.
Amoksisilin
• Ampisiline benzer olaylarda ve dozlarda kullanılır.
• Kİ yolla uzun etkili müstahzarları 15 mg/kg dozda verilir.
• Atlarda 30 mg/kg’a çıkılılabilir.
• Balıklara 20-40 mg/kg dozda yeme katılarak verilir.
Penisilinazlara dayanıklı penisilinler
• Penisilin G’ye dirençli gram (+) stafilokoklar ve
• Penisilinaz salgılayan yada salgılamayan bakterilere karşı kullanılırlar.
• Gram (-)’lere etkileri azdır.
• Stap.aureus’a etki;
• Oksasilin
• Kloksasilin
• Dikloksasilin
• Flukloksasilin sırasını izler.
Penisilinazlara dayanıklı penisilinler
• Penisilin G’nin etki spektrumuna yanı sıra;
• Borellia
• Leptospira
• Moraxella türleri ileri derecede duyarlıdır.
• Campylobacter ve Enterekok türleri orta derecede duyarlıdır.
• İlk üretildiklerinde tüm Staphylococcus türleri bu antibiyotiklere duyarlı iken penisilin G ve
penisilinazlara duyarlı penislinlere % 70-80 oranında direnç kazanmıştır.
Penisilinazlara dayanıklı penisilinler
Başlıcaları
• Nafsilin
• Metisilin
• İzoksazolil penisilinler
• Oksasilin
• Kloksasilin
• Dikloksasilin
• Flukloksasin
İzoksazolil penisilinler
• Bu grup penisilinler penisilinaza dayanıklı olmalarının yanında aside de dirençlidirler.
• Ağızdan kullanılmaya uygundurlar.
• Plazma proteinlerine yüksek oranda bağlanırlar.
• Gram (-) bakterilere etkili değildirler.
Oksasilin
• Sodyumlu tuzu halinde kullanılır.
• Ağızdan kullanıma uygun tozu
• 25 ˚C’de 3 gün,
• Buzdolabında 14 gün saklanır.
• Ağızdan emilimi düşük,
• Kİ emilimi hızlıdır.
• Atlara Dİ günde 2-3 kez 20-30 mg/kg, Kİ 25-50 mg/kg,
• Kedi ve köpeklere PO günde 3 kez 20-40 mg, Dİ günde 2-3 kez 5.5-11 mg/kg verilir.
Kloksasilin
• Sodyum ve benzatin
tuzları şeklinde bulunur.
• Ağız yolu ile emilimi % 40-60 arasındadır.
• Tok karnına emilim hızı ve oranı düşer.
• % 90-96 plazma proteinlerine bağlanır.
• Penisilinaz salgılayan Stafilokok türlerine oldukça etkilidir.
• Strep.fecalis ve gram (-) basillere etkisi yoktur.
Kloksasilin
• Gram (+) bakterilerin sebep olduğu;
• Septisemi
• Yara ve yanıklar
• Deri ve yumuşak doku hastalıkları
• Penisiline dirençli Stafilokoklar ve Streptokok kaynaklı meme hastalıklarının sağaltımında kullanılır.
Kloksasilin
• Köpek ve kedilere ağızdan 20-40 mg/kg günde 3-4 kez,
• Parenteral yolla
• Büyükbaş hayvanlara günde 1-2 mg/kg,
• Küçükbaş hayvanlara günde 4-10 mg/kg bu dozlar gerektiğinde 2 katına çıkarılabilir.
• Meme içi yolla 200-500 mg dozda uygulanır.
• 75 mg ampisilin + 200 mg kloksasilin karışımı potensiyalizasyon şekillendirir.
Kloksasilin
• Meme hastalıklarının önlenmesinde önemlidir:
• Sağım döneminde sodyum tuzu
• Kuru dönmede benzatin tuzu kullanılır.
• Sodyum tuzu her meme bölümüne 12 saat arayla 200 mg toplam 3 kez uygulanır.
• Benzatin tuzu kuruya çıkan hayvanlarda her meme bölümüne 500 - 1000 mg bir kez
uygulanır.
Dikloksasilin
• Sodyum tuzu halindedir.
• Ağızdan kullanılan tozu hazırlandıktan sonra
• 25˚C’de 7 gün,
• Buzdolabında 14 gün saklanabilir.
• Ağızdan verilir. Tok karnına emilimi azalır.
• BOS hariç tüm vücuda dağılır.
• Staph.aureus’a daha etkilidir.
• Kedi ve köpeklere ağızdan günde 3 kez 10-50 mg/kg dozda uygulanır.
Etkisi güçlendirilmiş penisilinler
• Bazı penisilinler beta-laktamaz enzim etkinliğini önleyebilmektedirler.
• Bazı özel olarak hazırlanmış maddeler de
bakterilerin salgılamış oldukları beta-laktamaz enzimleri ile bağ oluşturarak etkinliklerini
engellemektedirler.
• Bu maddelerin başlıcaları;
• Klavulonik asit
• Sulbaktam ve
• Tazobaktam'dır.
Etkisi güçlendirilmiş penisilinler
Etkisi güçlendirilmiş penisilinler
• Bu maddelerin tek başlarına bakteriler üzerine etki göstermeleri son derece az oranda
gerçekleşir.
• Etkisiz olduğu bakteriler
• Metisiline dirençli bakteriler
• Ps.aeruginosa
• Bu bakterilerin penisilinlere dayanıklılıkları beta- laktamaz dışında bir mekanizma ile sağladıkları akla gelmektedir.
Etkisi güçlendirilmiş penisilinler
• Sulbaktam
• Sınıf I’e (sefalosporinaz) etkisi zayıftır.
• Esas olarak sınıf II ve IV’e etkilidir.
• Klavulonik asit
• Sınıf II ve VI’e etkilidir.
• Sınıf I’e etkisi yoktur.
• Sulbaktam Enterobacter ve Serratia spp.
• Klavulonik asit E.coli ve Proteus türlerine daha etkilidir.
Başlıca etkisi güçlendirilmiş penisilinler
• Amoksisilin + klavulonik asit
• Ampisilin + sulbaktam
• Tikarsilin + klavulonik asit
• Klavulonik asit + karbenisilin
• Klavulonik asit + sefaperazon
• Klavulonik asit + sefotaksim
• Piperasilin + tazobaktam
• Klavulonik asit + sefalotin
• Klavulonik asit + penisilin G
Amoksisilin + klavulonik asit (4/1 yada 2/1)
• Klavulonik asit potasyum tuzu şeklinde kullanılır.
• Ağızdan kullanıma uygun dozu sulandırıldığında buzdolabında 10 gün süre ile saklanabilir.
• Klavulonik asit emildikten sonra plazma
proteinlerine düşük oranda bağlanır ve tüm vücut kesimlerine dağılır.
Amoksisilin + klavulonik asit (4/1 yada 2/1)
• Penisilinaz salgılayanlar da dahil Stap.aureus
• Beta-hemolitik Streptokoklar
• Actinobacillus türleri
• Bordotella türleri
• Haemophilus türleri
• Pasteurella türleri
• Neisseria türleri
• Proteus türleri
• Klebsiella türleri
• Salmonella türleri
• Bac.fragillis de dahil anaerobik bakterilere etkilidir.
Amoksisilin + klavulonik asit (4/1 yada 2/1)
• Ot yiyen hayvanlara ağızdan
• Atlara enjeksiyon ile kesinlikle verilmemelidir.
• Tavşan, kobay, hamster ve gerbillerde kullanılmaz.
• İlaç karışımı sınıf II ve V beta-laktamaz salgılayan bakterilere etkilidir.
• Amoksisilin dikkate alınarak köpek ve kedilere ağızdan günde 2 kez 10-20 mg/kg,
• Buzağılara ağızdan günde 3 kez 10 mg/kg
• Sığırlara Kİ günde 1 kez 8.75 mg/kg verilir.
Amoksisilin + klavulonik asit (4/1 yada 2/1)
• Sulbaktam penisillik asit ile sülfon’un bileşiğidir.
• Ağızdan yoluyla sindirimden emilimi azdır.
• Kİ yolla verildiğinde iyi emilir.
• Tüm vücut kesimlerine ve yangı durumunda BOS’a geçer.
• Sınıf II ve IV beta-laktamaz salgılayan bakterilere etkilidir.
Ampisilin + sulbaktam (2/1)
• Karışımın etkili olduğu bakteriler arasında:
• Staph.aureus başta olmak üzere gram (+) koklar,
• Pseudomonas türleri haricinde gram (-) aerobik ve anaerobik bakteriler sayılabilir.
• Sığırlara günde 1 kez 10 mg/kg ampisilin dozu esas alınarak parenteral yolla uygulanır.
İstenmeyen etkileri
• Alerjik tepkimeler hafif deri döküntülerinden, hızla ölümle sonuçlanabilecek anafilaktik şoka kadar değişir.
• Alerjik tepkimelerde penisilin kalıntısı ile bulaşık süt ve diğer besinler de rol oynar.
• Sütte 0.01 Ü/ml,
• Ette 0.005-0.01 Ü/g alerjik tepkimler için tolerans düzeyi olarak kabul edilmiştir.
Doğrudan istenmeyen etkileri
• Sağaltım indeksi yüksek maddelerdir.
• Ağızdan yüksek dozlarda verildiklerinde bulantı, kusma ve sürgüne neden olabilirler.
• Ampisilin ve bazı penisilinler at, kaz, ördek, kobay, tavşan, hamster ve gerbillerde
kullanılmamalıdır.
• Prokainli tuzları hariç diğerleri Kİ uygulama yerlerinde ağrı ve irkiltiye sebep olurlar.
• İnorganik tuzları sodyum ve potasyum gibi katyon içerdiğinden yüksek dozda böbrekler üzerine zararlı etki gösterebilir.
Kullanılmaması gereken türler
Sefalosporinler
Genel özellikleri
• Elde edildikleri mantar türleri
• Sefalosporinler Cephalosporium acremonium
• Sefamisinler Streptomyches türleri
• 7-aminosefalosporinik asit (7-ASA) halkası
• Beta-laktam halkası
• Dihidrothiazin halkası içerir.
Genel özellikleri
7-aminosefalosporinik asit (7-ASA)
7
3
Genel özellikleri
• Bu halkalı yapıda
• C-3
• C-7’ye değişik grupların (R) getirilmesiyle çok sayıda sefalosporin türevi hazırlanmıştır.
• Antibakteriyel etkinlik için 7-ASA yapısının korunması gereklidir.
• C-3 (R1) atomuna bağlanan R-grupları
sefalosporinlerin farmakokinetik özelliklerine;
• C-7’ye (R2) bağlananlar ise etki gücü ve spektrumunun genişliğine etki eder.
Genel özellikleri
• Sefalosporinler sıcaklık ve pH değişikliklerine dayanıklıdır.
• Suda kolay çözünürler.
• Penisilinazlara dayanıklı penisilinler haricinde beta-laktamazlar’a penisilinlerden daha
dayanıklıdırlar.
Sınıflandırılmaları
1. nesil: sefalosporinlerin ilk bulunan üyeleridir.
2. nesil: C-7 deki amin (-NH) grubuna daha az iyonize olabilen yan zincirlerin bağlanması ile
• Yağda iyi çözünebilen
• Bakterilere daha kolay girebilen ve
• Etki spektrumu geniş üyelerdir.
3. nesil: C-7’deki amin (-NH)’e büyük grupların
bağlanmasıyla oluşurlar. geniş spektrumludurlar.
4. nesil: 3. nesil sefalosporinlere dirençli bakterilere etkili üyelerdir.
Sınıflandırılmaları
1. nesil
• Sefaleksin
• Sefaloglisin
• Sefadroksil
• Sefazolin
• Sefradin
• Sefapirin
• Sefasetril
• Sefaloridin
• Sefalonium
• Sefalotin
2. nesil
• Sefaklor
• Sefamandol
• Sefuroksim
• Sefuroksim oksetil
• Sefoksitin
• Sefotetan
• Sefmetazol
• Sefonisid
• Seforanid
• Sefotiam
Sınıflandırılmaları
3. nesil
• Seftazidim
• Sefsulodin
• Sefoperozon
• Sefpimazol
• Sefotaksim
• Seftriakson
• Seftizoksim
• Seftiofur
• Moksalaktam
• Sefpodoksim
• Proksetil
• Sefiksim
4. nesil
• Sefepim
• Sefkuinom
• Sefetekol
• Sefslidin
• Sefluprenam
• Sefoselis sülfat
• Sefozopran
• Sefpirom 5. nesil
• Seftobiprol
• Seftarolin
Farmakokinetikleri
• Her ne kadar ağızdan ve parenteral yolla kullanılanlar olarak sınıflandırılsalar da
sefalosporinlerin ağız yolu ile kullanımı yaygın değildir. Çünkü
• Sindirimden biyoyaralanımları yetersiz
• Mide asidine dayanıksızdırlar.
• Bununla beraber sefradin ve sefaleksin ağız yolu ile verildiğinde etkili kan yoğunluğu
oluşturacak ölçüde sindirim kanalından emilebilir.
Farmakokinetikleri
• Meme içi yolla kullanılanlar
• Sefapridin
• Sefalonium
• Sefaperazon
• Emildikten sonra plazma proteinlerine değişik oranlarda bağlanırlar.
• Plazma yarı ömürleri ortalama 1.5 (1-8) saattir.
• Tüm doku ve vücut sıvılarına dağılırlar.
• Plasentayı geçerler.
• Sefuroksim
• Sefasetril
• Sefoksazol
Farmakokinetikleri
• Üçüncü ve dördüncü nesil: Kan-beyin engellini geçerek, BOS’ta etkili yoğunluk oluştururlar.
• Parenteral verildiklerinde göz sıvısında etkili yoğunluk sağlarlar.
• Vücudu büyük ölçüde değişmeden böbreklerden süzülerek atılırlar.
Etkileri ve etki spektrumları
• Hücre duvarı sentezini engelleyerek bakterileri öldürürler.
• Hafif asidik ortamlarda daha etkilidirler.
• Etki genişlikleri aminopenisilinlere benzer.
• 3. nesil sefalosporinler Pseudomonas türelerini de içine alacak şekilde geniş spektrumludur.
Genel etki spektrumları
• Streptokoklar
• Naiseria türleri
• E.coli
• Klebsiella
• Pr.mirabilis
• Cl.perfringens
• L.monocytogenes
• B.subtilis
• C.diphtheriae
• A.israeli
• Pseudomonas türleri
• Serratia
• Bac.fragilis
• İndol pozitif Proteuslar
• Salmonella türleri
• Shigella türleri
• Acinetobacter türleri
1. nesil
• Gram (+) koklar
• Clostridium türleri
• Bazı gram (-) bakterilere
• Neisseria
• Pasteurella
• Salmonella
• Actinabacillus
• Klebsiella türleri
• H.influenzae
• E.coli
• Pr.mirabilis
2. nesil (birinci nesile ek olarak)
• Enterobacter türleri
• Citrobacter
• İndol pozitif Proteus türleri
• H.influenzae
• Bunlar içerisinde sefoksitin
• B.fragilitis
• Serratia ve
• Proteus türleri üzerine etkisi ile ortaya çıkar.
3. nesil (ikinci nesile ek olarak)
• Pseudomonas türlerine etkilidir.
4. nesil
• Beta-laktamazlara dayanıklı oldukları için 3.
neslin spektrumuna giren bakterilere daha güçlü etkirler.
Bakteriyel direnç
• Bakteri hücre zarı ilaç geçirgenliğinin azalması
• Serratia türleri
• Mürein sentezinde ilaçların etkilediği
transpeptidazların duyarlılığının azalması
• Metisiline dirençli Staph.aureus (MRSA)
• Bakterilerin aktarılabilir veya kromozom aracılı sefalosporinaz salgılaması
• Citrobacter, Enterobacter, Providencia, Pseudomonas, Serratia türleri
İstenmeyen etkileri
• Uygulama yerinde irkilti ve ağrıya neden olabilirler.
• Ağızdan verildiklerinde kusma ve ishale yol açabilirler.
• Alerjik tepkimelere
• Ateş
• Deri dökülmeleri
• Hemolitik anemi
• Anafilaksiye yol açabilirler.
Klinik kullanılmaları
• Penisilin G’ye dirençli Staph.aureus’a ve
• Etki spektrumundaki daha önce sayılan bakterilerin neden olduğu
• Solunum
• İdrar ve safra yolları
• Deri ve yumuşak doku
• Kemik ve eklem
• Karın iç hastalıklarının tedavisinde
Klinik kullanılmaları
Üçüncü ve dördüncü nesil sefalosporinler
• Gram negatif bakterilerin neden olduğu
• Beyin zarı yangısı ve
• Meme hastalıkları
• Septisemiler ve
• Gonorenin sağaltımında kullanılırlar.
Birinci nesil sefalosporinler
• Sefaleksin
• Sefadroksil
• Sefapirin
• Sefalotin
• Sefazolin
• Sefaloridin
• Sefasetril
Sefaleksin
• Ağızdan hızlı ve tama yakın
(%75-80) emilir. plazma
proteinlerine düşük oranda (% 10-15) bağlanır.
• Ağızdan, Kİ ve DA yolla uygulanabilir.
• Köpek ve kedilere ağızdan günde 2-3 kez 15 mg/kg verilir. 30 mg/kg’a kadar artabilir.
• Atlara ağızdan 20-30 mg/kg,
• Kuşlara 35-50 mg/kg,
• Mİ sığırlara 250 mg, koyunlara 100-150 mg
Sefadroksil
• Ağızdan yoluyla hızlı ve iyi emilir.
• Plazma proteinlerine düşük oranda (% 20) bağlanır.
• Buzağılara günde 2 kez 35 mg/kg;
• Köpek ve kedilere ağızdan günde 2-3 kez 11-33 mg/kg dozda verilir.
Sefapirin
• Sodyum veya benzatin tuzu şeklinde bulunur.
• Enjeksiyonluk tozu oda sıcaklığında 2 yıl
dayanıklıdır.
• Sulandırıldıktan sonra 25 ˚C’de 1-2 gün, buzdolabında 10 gün saklanabilir.
• Sindirim kanalı ile biyoyaralanımı düşüktür.
• Kİ, Dİ ve meme içi yolla kullanılır.
Sefapirin
• Kedi ve köpeklere parenteral 10-30 mg/kg 3 kez,
• Atlara Kİ ve Dİ günde 2-4 kez 20-30 mg/kg,
• Benzatin tuzu uterus içi 500 mg tek sefer uygulanır.
• Sodyum ve benzatin tuzları sağım ve kuru dönemdeki ineklere Mİ yolla 200-300 mg her meme bölgesine uygulanır.
Sefalotin
• Sodyumlu tuzu halinde kullanılır.
• Sindirim kanalından
emilimi iyi olmadığı için
başta Dİ üzere parenteral yollardan verilir.
• Plazma proteinlerine değişik oranda (% 20-70) bağlanır.
• BOS hariç tüm vücut kesimlerine iyi geçer.
• Uygulama yerinde ağrı ve apseye neden olduğu için Kİ yol pek tercih edilmez.
Sefalotin
• Köpek ve kedilere parenteral yolla günde 3-4 kez 10-30 mg/kg,
• Sığırlara DA yolla günde 6 kez 50-55 mg/kg,
• Atlara Dİ veya Kİ yolla günde 4 kez 10-30 mg/kg,
• Kanatlılara Kİ yolla günde 4 kez 100 mg/kg dozda uygulanır.
Sefazolin
• Sodyum tuzu
şeklinde bulunur.
• Ağızdan biyoyararlanımı düşük olduğu için
parenteral yollarla uygulanır.
• İlaç vücuttan değişmemiş şekilde böbreklerden atılır.
• Streptokoklara etkinliği az,
• E.coli ve Klebsiella türlerine ise iyidir.
Sefazolin
• Köpek ve kedilere parenteral yollarla günde 3-4 kez 10-30 mg/kg,
• Atlara günde 2-3 kez 10-20 mg/kg,
• İneklere
• Sağım döneminde 300 mg,
• Kuru dönemde 250 mg her meme bölümüne uygulanır.
Sefaloridin
• Ağızdan biyoyararlanımı düşüktür.
• Bu nedenle parenteral yollarla uygulanır.
• Kİ uygulama yerinde ağrıya neden olur.
• Plazma proteinlerine düşük oranda bağlanır ve vücutta BT’a maruz kalmaz.
• Böbrek üzerine zararlı etkisi en güçlü olan sefalosporin olduğu için böbrek yetmezliği durumunda kullanılmamalıdır.
Sefaloridin
• Yetmezlik haricinde idrar yolu hastalıkları
• Üreme kanalı
• Solunum
• Sindirim sistemi
• Yumuşak doku hastalıklarında kullanılır.
• Köpek ve kedilere DA ve Kİ günde 2-3 kez 2.2- 4.4 mg/kg uygulanan doz 25 mg/kg’a kadar
artırılabilir.
• Sağaltım 7 günden uzun sürdürülememelidir.
Sefasetril
• E.coli ve Klebsiella türlerine daha etkin
olması dışında sefalotine benzer.
• Parenteral ve Mİ yolla uygulanır.
• Mİ yolla her bir meme bölümüne 200-250 mg uygulanır. Gerekirse uygulama 1-2 gün arayla tekrar edilir.
İkinci nesil sefalosporinler
• Sefaklor
• Sefamandol
• Sefuroksim
Sefaklor
• Ağızdan verildikten sonra sindirim kanalından iyi emilir.
• Gram (-) bakterilere 1. nesilden daha güçlü
etki gösterir.
• Penisilinlere dirençli H.influenza suşlarının neden olduğu orta kulak iltihabında başarı ile kullanılır.
• Buzağı ve danalara ağızdan günde 2-3 kez 3.5 mg/kg verilir.
Sefamandol
• Parenteral yollardan kullanılır.
• Dolaşıma geçtiğinde yüksek oranda
plazma proteinlerine bağlanır.
• Gram (-) bakterilere daha güçlü etkirken; gram (+)’lere daha zayıf etkir.
• kedi ve köpeklere Kİ ve DA yolla günde 3 kez 10-30 mg/kg uygulanır.
Sefuroksim
• Beta-laktamazlara daha dayanıklıdır.
• Beta-laktamaz salgılayan H.influenzae, Neisseria
ve Pnömokok türlerine son derece etkilidir.
• Parenteral yolla uygulanır.
• Plazma proteinlerine % 30-35 oranda bağlanır.
• BOS’a etkili yoğunluk düzeyinde geçer.
• Değişmemiş halde böbreklerle atılır.
Sefuroksim
• Etki spektrumuna giren bakterilerin
• Solunum
• Kemik-eklem
• Kulak
• Meme hastalıklarında (her memeye 250 mg)
Üçüncü nesil sefalosporinler
• Sefotaksim
• Sefoperazon
• Seftiofur
• Seftriakson
Sefotaksim
• Sodyumlu tuzu halinde bulunur.
• Parenteral yollarla kullanılır.
• Plazma proteinlerine % 40 oranında bağlanır.
• Tüm vücut kesimlerine ve özellikle yangılı durumlarda BOS’a geçer.
• Başlıca gram (-) basiller (E.coli, Serratia türeleri), Staph.aureus, N.meningiditis, ve Strep.pneumoniae’ye etkilidir.
Sefotaksim
• Parenteral yollarla
• Köpek ve kedilerde 25-40 mg/kg günde 2-3 kez,
• Atlara Kİ ve Dİ yollarla 20-30 mg/kg günde 3- 4 kez,
• Keçilere günde 2 kez 50 mg/kg,
• Kanatlılara Kİ yolla günde 3 kez 50-100 mg verilir.
Sefoperazon
• Sodyum ve dihidrat halinde bulunur.
• Parenteral kullanılır.
• Plazma proteinlerine yüksek oranda (% 90) bağlanır.
• Ps.aeruginosa, E.coli, Shigella, N.gonorrhoeae, Klebsiella, Enterobakter türleri, Staph.aureus ve Bac.fragilis’e son derece etkilidir.
• Seftazidimle birlikte Pseudomonas türlerine etkisi en güçlü olan sefalosporin türevidir.
Sefoperazon
• Sığır, köpek ve kedilere günde 3-4 kez Kİ 30 mg/kg verilir.
• Sodyumlu tuzu her meme bölümüne tek sefer 250 mg uygulanır.
• Dihidrat şekli ise 100 mg dozda 24 saat arayla 2 defa uygulanır.
Seftiofur
• Hidroklorür ve sodyumlu tuzu şeklinde bulunur.
• Sığırlarda özellikle P.multocida, P.haemolitica, H.somnus’un yol açtığı
solunum sistemi
hastalıklarında kullanılır.
• At ve sağılan hayvanlara Kİ günde 1 kez 1-2 mg/kg dozda uygulanır.
• Günlük civcivlere DA 0.08-0.2 mg verilir.
Seftriakson
• Parenteral yolla kullanılır.
• Plazma proteinlerine yüksek oranda bağlanır.
• BOS da dahil tüm vücut kesimlerine geçer.
• Yarı ömrü en uzun sefalosporin türevidir.
• Etki spektrumu son derece geniştir.
H.influenzae, N.gonorrhoeae, Pnömokok ve Menengoklara güçlü etkir.
• Beyin zarı, solunum yolu ve gonorede
parenteral günde 3-4 kez 20-40 mg/kg kullanılır.
Dördüncü nesil sefalosporinler
Sefkuinom
• Beta-laktamaz salgılayanlar da dahil gram (+) ve (-)
bakterilere (özellikle P.multocida ve P.haemolitica)
etkilidir.
• Ağızdan biyoyararlanımı düşüktür.
• Plazma proteinlerine düşük (% 5-15) oranda bağlanır.
Dördüncü nesil sefalosporinler
Sefkuinom
• Süte önemli ölçüde geçtiği için sağılan hayvanlarda kullanılmamalıdır.
• Solunum yolu hastalıkları başta olmak üzere sığır ve buzağılara Kİ günde 1 mg/kg verilir.
Sefamisinler
Sefoksitin
• 2.nesil sefamisin türevi bir ilaçtır.
• Sodyumlu tuzu halinde bulunur.
• Parenteral (tercihen Dİ) yollarla kullanılır.
• Plazma proteinlerine % 50 oranında bağlanır.
Sefamisinler
Sefoksitin
• Gram (-) bakterilerin salgıladıkları beta- laktamazlara son derece dayanıklıdır.
• E.coli, Klebsiella, ve Proteus türleri gibi gram (-) bakterilere oldukça etkilidir.
• Köpek ve kedilere parenteral günde 3 kez 10-20 mg/kg,
• Taylara ve sığırlara 4-6 kez 20 mg/kg verilir.
Oksasefamlar
Moksalaktam
• Parenteral yollarla kullanılır.
• Kan-beyin engelini kolay geçer.
• Sefoksitinle birlikte Bac.fragilis’e karşı etki gücü en yüksek sefaloporin türevidir.
Diğer beta-laktam ilaçlar
Aztreonam (monobaktam)
• Etkisi sadece gram (-) bakterilerle sınırlıdır.
• Enterobacter
• Shigella
• E.coli
• Klebsiella
• Pseudomaonas
• Proteus
• Neisseria
• Providencia’ya etkilidir.
Aztreonam (monobaktam)
• Aminoglikozidlerle birlikte kullanıldığında işitme ve denge organına zararlarını azaltır.
• Yukarıda sayılan bakterilerin sebep olduğu
• Septisemiler
• İdrar yolu
• Solunum sistemi
• Kemik ve eklem
• Karın ve pelvis içi organ hastalıları ile
• Gonorenin sağaltımında kullanılır.
İmipenem (karbapenem)
• Genellikle silastatin
sodyumla birlikte (1/1 veya 1/2) kullanılır.
• Sadece Dİ infüzyonla verilir.
• Silastatin sodyum böbrek tubul hücrelerinde dihidropeptidaz enzim etkinliğini engelleyerek imipenemim plazma yarı ömrünü uzatır.
• Etki spektrumu en geniş beta-laktam ilaçlardan birisidir.
İmipenem (karbapenem)
• Beta-laktamazlara dayanıklı olduğu için metisiline dirençli olanlar dışında;
• Gram (+) ve (-) koklar
• E.coli
• H.influenzae
• Proteus
• Klebsiella
• Serratia
• Enterobacter
• Citrobacter
• Acinetobacter
• Ps.aeruginosa
• Clostridium türleri
• Bac.fragilis
• Bazı Mikobakteriler
• Nocardiaya etkilidir.
İmipenem (karbapenem)
• Yukarıda sayılan bakterilerden kaynaklanan;
• Solunum ve idrar yolları
• Karın ve pelvis organları
• Kemik, eklem, yumuşak doku ve
• Deri hastalıklarında kullanılırlar.
• Kedi ve köpeklere yavaş Dİ infüzyonla günde 3-4 kez 2 mg/kg dozda verilir.