• Sonuç bulunamadı

ENFLASYON ORANLARI ve OLASI BIST ETKİSİ

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "ENFLASYON ORANLARI ve OLASI BIST ETKİSİ"

Copied!
7
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

ENFLASYON ORANLARI ve OLASI BIST ETKİSİ – 03.10.2013

(2)

UYARI: Bu rapordaki veriler güvenirliliğine inanılan kaynaklardan derlemiş olup, yapılan yorumlar sadece ASYA YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş.’nin görüşünü yansıtmaktadır. Sadece burada

(3)

TÜFE Eylül ayında aylık %77 yükselişle ile beklentilerin (beklenti: %0,6) bir miktar üzerinde geldi. Yıllık olarak ise 12 aylık TÜFE %7,88 olarak gerçekleşti. Enflasyon oranları incelendiğinde TÜFE’de aylık en yüksek artış %2,52 ile eğitimde yaşandı. Eğitimi %1,99 ile ulaştırma izledi.

Aylık en yüksek düşüş ise %2,28 düşüşle giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleşti. Yıllık en yüksek artış ise %15,09 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda yaşandı. TÜFE’de yıllık enflasyon Ağustos 2012 seviyesine yükseldikten sonra TCMB’nin öngörüleri doğrultusunda geçen ayla birlikte sınırlı da olsa yıllık da tekrardan düşüşe geçti. Ancak enflasyon oranları TCMB’nin yıl sonu ortalama beklentisi olan %6,2’den halen daha çok uzakta seyrediyor. Trend olarak incelendiğinde ise TÜFE’de oluşan yükseliş trendi geçerliliğin koruyor. Trendin tekrar düşüşe geçtiğini görmemiz için yıllık enflasyonun %7,3 seviyesi altına indiğini görmemiz gerekiyor.

TÜFE ve Enerji hariç enflasyondaki yıllık hızlı yükseliş ve sonrasındaki sınırlı yıllık düşüş sonrası özel kapsamlı H ve I endekslerinde (çekirdek enflasyon) ılımlı yükseliş trendi devam ediyor.

Ancak özel kapsamlı TÜFE endeksleri henüz ciddi bir sıçramaya işaret etmiyor. Önümüzdeki dönemde TCMB’nin de belirtiği gibi enflasyon tekrar düşüş trendine girerek yıllık bazda %7,30- 7,50 aralığına gerileyebilir. Özel kapsamlı endeksler de ciddi bir yükseliş gerçekleşmemesi bu görünümü destekliyor. TÜFE enflasyonun geçen seneki trendine paralel hareket sergilediği görülüyor.

Enerji hariç enflasyonun ise TÜFE’ye paralel hareket ederek yıllık olarak aynı doğrultuda hareket ettiği görülüyor. Yıllık bazda H endeksi %7,29 ve I endeksi %6,96 seviyesinde yer alıyor. Özel kapsamlı çekirdek enflasyon verilerinin henüz ciddi bir yükseliş sergilememesi enflasyondaki yükselişin önümüzdeki dönemde küçük de olsa bir miktar gerileyebileceğine işaret ediyor. Özel kapsamlı endeksler enflasyon için henüz uzun vadeli bir yükseliş trendine işaret etmiyor.

ÜFE’de ise Eylül ayında aylık %0,88’lik sınırlı bir artış gerçekleşti. Tarım fiyatlarında aylık %2,78, yıllık ise %3,66’lık düşüş gerçekleşti. ÜFE’de aylık en yüksek artış %6,10 ile kok kömürü ve rafine edilmiş petrol ürünlerinde gerçekleşti. ÜFE’de yıllık enflasyon son iki ayda sınırlıda olsa ay geriledi. ÜFE’de de uzun vadeli düşüş trendinin sonlanarak yönün kısa vadede yükseliş olarak devam ettiği görülüyor. ÜFE’de de yıllık genel trend şuan için yükseliş yönünde olmakla birlikte, tekrardan düşüş trendine dönüş için ÜFE’nin yıllık %5,9 seviyesi altına geldiğini görmemiz gerekiyor. ÜFE’deki 2013 yılındaki yükselişte TL’deki değer kaybının etkisi var. Kurlarda yaşanan yükselişin ÜFE’ye etkisinin yüksek olduğu düşünüldüğünde ilerleyen dönemde TL’de değer kaybının durması ve olası değer kazancı yıllık olarak ÜFE’nin bir miktar daha gerilemesine yardımcı olabilir.

Özel kapsamlı TÜFE endekslerinde oluşan ılımlı yükseliş TÜFE’deki yükselişin yıllık olarak bir süre

daha %7,5-8,5 aralığında seyredebileceğine işaret ediyor. Ancak özel kapsamlı endekslerde

henüz ciddi bir sıçrama yaşanmaması enflasyondaki yükseliş eğilimin yılsonuna doğru

duracağına ve bir miktar gerileyeceğine işaret ediyor. Önümüzdeki dönemde H ve I

endekslerinde sert yukarı yönlü bir trend gerçekleşmedikçe TÜFE’nin TCMB beklentilerini aşsa da

yıllık olarak mevcut seviyelerin altında gerçekleşmesi beklenir. Ancak mevcut veriler 2013 yılında

TÜFE’nin %7 seviyesi altında gerçekleşmesinin pek mümkün olmadığına işaret ediyor. Şuan ki

endeks verileri 2013 yılında TÜFE’nin yıllık olarak %7,30-7,5 aralığında gerçekleşebileceğine

işaret ediyor.

(4)

UYARI: Bu rapordaki veriler güvenirliliğine inanılan kaynaklardan derlemiş olup, yapılan yorumlar sadece ASYA YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş.’nin görüşünü yansıtmaktadır. Sadece burada

ENFLASYON ORANLARININ BIST’E ETKİSİ

TÜFE ve ÜFE arasındaki yıllık enflasyon farkları incelendiğinde, TÜFE’nin yıllık olarak ÜFE’den yüksek olduğu ve farkı açtığı dönemlerde BIST’te orta ve uzun vadeli yükseliş trendlerinin oluştuğu görülüyor. Tam tersine farkın kapanarak yıllık olarak ÜFE’nin TÜFE oranları üzerine çıktığı nokta da ise BIST’te düşüş trendi başlıyor ve negatif fark arttıkça düşüşler hızlanıyor.

Bunun en temel sebebi TÜFE ve ÜFE enflasyon oranları arasındaki farkın tüketici ve üretici rantları arasında aktarıma neden olmasıdır. TÜFE’nin yüksek, ÜFE’nin düşük olduğu dönemlerde üreticilerin maliyetleri daha düşük hızda artarken, tüketici fiyatları daha hızlı yükseldiği için üreticilerin kar marjı daha yüksek olmaktadır. Bu da tüketici rantından, üretici rantına bir aktarım sağlamaktadır. Bu da şirket karlılıklarına orta vadede olumlu katkı sağlamaktadır. Bu dönemde sadece üretim yapan sanayi şirketlerinde değil banka karlarında dolaylı olarak artış olduğu söylenebilir. (Üretici ve tüketici rantıyla ilgili genel tanımlaya raporun sonunda yer verilmiştir.) Ayrıca TÜFE enflasyonu Türkiye’de direkt iç taleple de alakalı olduğundan TÜFE’nin ÜFE’den yüksek olması yurtiçi talebinde yüksek olduğunu işaret etmektedir.

BIST’in hareketleri incelendiğinde Mayıs enflasyon verisi sonrası endeks ile TÜFE-ÜFE arasındaki spread ’de uyumsuzluk oluştu. Şubat-Mayıs arasında TÜFE-ÜFE farkı yatay seyrederken endeksin yeni yükselişler yaparak yeni zirveler oluşturması negatif bir uyumsuzluk oluşturdu. Başka bir ifadeyle endeks yeni zirveler yapmasına karşın iki enflasyon oranı arasındaki spreadın son 3-4 ayda yeni zirvelere gidememesi BIST endeksi için bir düşüş trendinin gerçekleşebileceğine işaret etmiştir. Önceki bültenlerde de değindiğimiz gibi bu uyumsuzluk sonrası BIST’te sert bir düşüşün gerçekleştiğini görüyoruz. İki enflasyon oranı arasındaki fark yıllık olarak sıfıra yaklaştıkça BIST’te de yeni düşükler görülmeye başlandı. Spread daralmaya devam etmesine karşın halen pozitif olması BIST’te uzun vadeli yükseliş trendinin geçerliliğini koruduğuna işaret ediyor.

Spread sıfır altına inmedikçe uzun vadeli trend düşüş yönüne dönmeyecektir. Son dönemde değer kaybeden TL ve yükselen petrol fiyatları sonrası TL’nin tekrardan sınırlı da olsa değerlenme eğiliminde olması ve petrol fiyatlarında yaşanan düşüş ÜFE enflasyonunu tekrardan düşüşe geçirebilir. Döviz kurundaki yükselişin ÜFE’ye geçiş genliği TÜFE’ye oranla daha yüksek olduğu için TL’deki değerlenme TÜFE ve ÜFE arasındaki yıllık farkı tekrardan yükseltebilir. Farkın tekrardan yükselmeye başlaması BIST için toparlnamaya ve tekrardan yükseliş eğilimin oluşacağına işaret edecektir. Farkın kapanarak, ÜFE’nin yıllık olarak TÜFE üzerinde seyretmesi ise BIST için uzun vadeli düşüş trendine işaret edecektir. Ocak 2013’de %5,43 seviyelerine kadar yükselen yıllık TÜFE-ÜFE farkı şuan %1,65 seviyesine kadar gerilemiştir.

Yukarıdaki son grafikten de görülebileceği gibi TÜFE-ÜFE farkının sıfırın üzerinde olduğu dönemlerde BIST’in uzun vadeli yükseliş trendinde olduğu spread ‘in zirve yapmasından sonra düşüşe geçmesiyle BIST’te zirve oluşumu gerçekleşip düşüş trendinin başladığı görülmektedir.

Farkın azalarak tekrar sıfır altına inmesi ile (yani ÜFE’nin yıllık olarak TÜFE üzerinde seyrettiği

dönemlerde) ile birlikte ise BIST’te orta ve uzun vadeli düşüş trendlerinin oluştuğu görülüyor.

(5)

TÜİK BÜLTENİ Tüketici Fiyatları Endeksi, Eylül 2013

Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) aylık %0,77 arttı.

TÜFE’de (2003=100) 2013 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre %0,77, bir önceki yılın Aralık ayına göre

%5,01, bir önceki yılın aynı ayına göre %7,88 ve on iki aylık ortalamalara göre %7,32 artış gerçekleşti.

Aylık en yüksek artış %2,52 ile eğitim grubunda gerçekleşti.

Ana harcama grupları itibariyle 2013 yılı Eylül ayında endekste yer alan gruplardan ulaştırmada %1,99, lokanta ve otellerde %1,48, çeşitli mal ve hizmetlerde %0,94, ev eşyasında %0,77 artış gerçekleşti.

Aylık düşüş gösteren tek grup %2,28 ile giyim ve ayakkabı oldu.

Ana harcama grupları itibariyle 2013 yılı Eylül ayında endekste yer alan gruplardan sadece giyim ve ayakkabı grubunda % 2,28 oranında düşüş gerçekleşti.

Yıllık en yüksek artış %15,69 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda gerçekleşti.

TÜFE’de, bir önceki yılın aynı ayına göre eğitim (%10,14), ulaştırma (%9,16), lokanta ve oteller (%9,13), gıda ve alkolsüz içecekler (%8,73) artışın yüksek olduğu diğer ana harcama gruplarıdır.

Aylık en yüksek artış %1,09 ile TR10 (İstanbul)’da oldu.

İstatistiki Bölge Birim Sınıflaması (İBBS) Düzey 2’de bulunan 26 bölge içinde, bir önceki yılın Aralık ayına göre en yüksek artış TR71 (Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kırşehir) (%6,16) bölgesinde, bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış TRC1 (Gaziantep, Adıyaman, Kilis) (%10,00) bölgesinde ve on iki aylık ortalamalara göre en yüksek artış TRC1 (Gaziantep, Adıyaman, Kilis) (%8,20) bölgesinde gerçekleşti.

Eylül 2013’te endekste kapsanan 437 maddeden; 66 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 301 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 70 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti.

Tüketici Fiyatları Endeksi (2003=100), Eylül 2013

(Yıllık Değişim Oranı)

(6)

UYARI: Bu rapordaki veriler güvenirliliğine inanılan kaynaklardan derlemiş olup, yapılan yorumlar sadece ASYA YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş.’nin görüşünü yansıtmaktadır. Sadece burada

Üretici Fiyatları Endeksi, Eylül 2013

Üretici Fiyatları Endeksi aylık %0,88 arttı.

Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE), 2013 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre %0,88, bir önceki yılın Aralık ayına göre %4,43, bir önceki yılın aynı ayına göre %6,23 ve on iki aylık ortalamalara göre %3,58 artış gösterdi.

Aylık değişim; tarımda %-2,78, sanayide %1,58 olarak gerçekleşti.

Tarım sektörü endeksinde, bir önceki yılın Aralık ayına göre %0,36, bir önceki yılın aynı ayına göre %3,66 ve on iki aylık ortalamalara göre %2,17 düşüş gerçekleşti. Sanayi sektörü endeksinde ise bir önceki yılın Aralık ayına göre %5,37, bir önceki yılın aynı ayına göre %8,26 ve on iki aylık ortalamalara göre %4,77 artış gerçekleşti.

Sanayide en yüksek aylık artış kok kömürü ve rafine petrol ürünlerindedir.

Sanayinin üç sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe %1,78, imalat sanayi sektöründe %1,48, elektrik, gaz ve su sektöründe %2,58 artış olarak gerçekleşti.

Bir önceki aya göre endekslerin en fazla artış gösterdiği alt sektörler; kok kömürü ve rafine edilmiş petrol ürünleri (%6,10), büro makineleri imalatı (%3,49), ham petrol ve doğalgaz çıkarımı (%3,38) alt sektörleridir. Buna karşılık tıbbi, hassas ve optik aletler imalatı (%-1,45), basım ve yayım (%-0,81), ağaç ve mantar ürünleri imalatı (%-0,71) bir ay önceye göre endekslerin en fazla gerilediği alt sektörler oldu.

ÜFE’de kapsanan 788 maddeden; 147 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 499 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 142 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti.

Üretici Fiyatları Endeksi (2003=100), 2012-2013 (Bir Önceki Yılın Aynı Ayına Göre Değişim Oranları)

Kaynak: TUİK BÜLTEN

(7)

Tüketici Rantı nedir?

Bir mal ve hizmete her tüketici farklı değerler verir. Bunun sonucunda bir maldan çeşitli fiyatlardan satın alınmak istenen miktarlar her alıcı için farklı olur. Bazı alıcılar bir mala, öteki alıcılardan ve satın almak istedikleri öteki mallardan daha fazla önem verdiklerinden dolayı daha fazla para ödemeye razı olurlar.

Bazı alıcılar ise, sözü edilen malı yalnızca ucuzlayınca almak isterler. Farklı alıcıların aynı mala farklı fiyat ödemeye nazır olmalarına karşın yukarıda açıklandığı gibi tam rekabet piyasasında her mal için tek fiyat vardır. Tüketicilerin bir bölümü o malı alabilmek için denge fiyatının üzerinde bir fiyat ödemeye hazır oldukları halde, piyasada geçerli sabit denge fiyatından o malı satın almaktadır.

Denge fiyatının üzerindeki fiyatlardan, söz konusu malı satın almaya razı olan alıcıların, bu malı denge fiyatından alabilmeleri, bunlar için bir tür gelirdir (kazançtır). İşte bu gelire tüketici rantı adını veriyoruz.

Bu açıklamaya bağlı olarak tüketici rantının, bir tüketicinin belirli bir malı satın alabilmek için ödemeye razı olduğu fiyat ile piyasada oluşan ve ödediği denge fiyatı arasındaki fark olduğunu söyleyebiliriz.

Belirli bir piyasada herhangi bir malı satın alan tüketicilerin sağladıkları toplam tüketici rantı aşağıdaki şekilde gösterilmiştir Örneğin tüketiciler arasında bazılarının ödeyebileceği en yüksek fiyat OP2'ye kadar çıkabilir. Bu durumda P1P2 taralı alanı toplam tüketici rantını oluşturacaktır. Çünkü piyasada oluşan denge fiyatı OPı; bu fiyattan alınan yani talip edilen miktar OQı'dir. OPı fiyatından daha fazla fiyat ödemeye razı tüketiciler olabilecektir.

Üretici Rantı

Yine belirli bir piyasada oluşan denge fiyatı OPı; bu fiyattan satılan miktar da yani arz miktarı da OQı olsun. OPı fiyatından ürününü daha düşük fiyattan satmaya razı üreticiler (firmalar) de olabilecektir.

Ürününü denge fiyatından daha düşük fiyatla satmak isteyen üreticilerin, OPı fiyatından satış yapmaları durumunda birim başına P1P3; toplam olarak da P1P3K taralı alanı kadar bir kazançları olacaktır. Bu kazanca da üretici rantı veya üretici artığı adı verilir.

Fatih TOMAKİN

Yurtiçi Sermaye Piyasaları Uzman

Tel : 0216 250 53 06

Mail : [email protected]

www.asyayatirim.com.tr

Referanslar

Benzer Belgeler

Piyasanın TÜFE artış beklentileri %52,85 olarak şekillenirken, aylık TÜFE artışı %4,81, yıllık TÜFE artışı %54,4 olarak gerçekleşti.. ÜFE ise yıllık %105

Döviz kurunun yanı sıra küresel olarak da artış yaşayan metal, elektrik ve gaz fiyatları ÜFE’yi olumsuz etkilerken tekstil grubu da Aralık ayında önemli artış

Aylık bazda en yüksek artış %2,53 ile gıda grubunda olurken, manşet enflasyondaki aylık 0,85’lik artışın 0,61’lik kısmı gıda enflasyonundan geldi.. Benzer şekilde giyim

Eurozone Üretici Fiyatları Endeksi- Kasım ABD İthalat/ İhracat- Kasım ABD Ticaret Dengesi- Kasım Almanya İşsizlik Oranı- Aralık 8 Ocak Çarşamba Almanya İthalat/

Y›ll›k bazda martta yüzde 10.86 olan art›fl, ni- sanda yüzde 10.72'ye geriledi; yüzde 10 s›n›r›n›n alt›na inilen may›s ay›ndaki art›fl yüzde 9.23, ha-

Ekim ayını ABD hisse piyasasındaki güçlü karlılık desteğiyle pozitif bir yatırım ikliminde tamamlayan küresel hisse piyasalarında Kasım ayına başlangıç söz konusu

Elektrik ve doğalgaz zamlarıyla aylık %19,5 artan elektrik, gaz üretim ve dağıtım grubu yıllık %48,4 oranında bir artış yaşadı. Söz konusu durumun önümüzdeki dönemde

Çeyreğinde 2.9680 – 2.9340 fiyat aralığından aldığı destekle 3.00 gibi çok önemli bir direnç seviyesini kıran ve üzerinde tutunmayı başaran parite, haziran