AVRUPAøNSAN HAKLARI MAHKEMESø
DÖRDÜNCÜ DAøRE
EGE - TÜRKøYE DAVASI
(Baúvuru no: 47117/99)
KARAR
STRAZBURG
29 Mart 2005
Bu karar, AøHS’nin 44 § 2 Maddesi’nde belirtilen úartlarla kesinlik kazanacaktır, ancak úekle iliúkin de÷iúiklik yapılabilir.
Ege -Türkiye Davasında,
Avrupaønsan Hakları Mahkemesi, Sn. Nicolas BRATZA, Baúkan, Sn. G. BONELLO,
Sn. R. TÜRMEN, Sn. K. TRAJA,
Sn. S. PAVLOVSCHI, Sn. L. MIJOVIC,
Sn. J. SIKUTA, yargıçlar,
ile Bölüm Sekreteri Sn. M. O’BOYLE’in katılımı ile Avrupa ønsan Hakları Mahkemesi Heyeti olarak toplanmıú, 10 ùubat 2004 ve 8 Mart 2005 tarihlerinde yapılan özel görüúmeler sonucunda, yukarıda son anılan tarihte benimsenmiú olan aúa÷ıdaki karara varmıútır:
USULø øùLEMLER
Hakları Korumaya Dair Sözleúme’nin (“Sözleúme”) 34. Maddesi uyarınca, 19 Kasım 1998 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Avrupa ønsan Hakları Mahkemesi’ne yaptı÷ı baúvurudur (baúvuru no: 47117/99).
2. Baúvuran, Ankara’da görev yapmakta olan avukat Ö. Öneren tarafından temsil edilmiútir. Türk Hükümeti (“Hükümet”), AøHM önündeki iúlemler için bir ajan tayin etmemiútir.
3. Baúvuru, AøHM’nin Dördüncü Dairesi’ne verilmiútir (AøHM øçtüzü÷ünün 52 § 1 Maddesi). Bu Daire içerisinde, davaya bakacak olan Heyet ( AøHS’nin 27 § 1 Maddesi) øçtüzü÷ün 26 § 1 Maddesi’ne göre oluúturulmuútur.
4. 1 Kasım 2001’de AøHM, Dairelerinin içeri÷ini de÷iútirmiútir (øçtüzü÷ün 25 § 1 Maddesi). Bu dava, yeni oluúturulan Dördüncü Daire’ye verilmiútir (øçtüzü÷ün 52 § 1 Maddesi).
5. 10 ùubat 2004’te AøHM, baúvurunun kısmen kabul edilemez oldu÷unu ilan etmiú ve usuli iúlemlerin uzunlu÷uyla ilgili olan úikayeti iletmeye karar vermiútir. AøHM, AøHS’nin 29
§ 3 Maddesi’ni uygularak, baúvurunun kabul edilebilirli÷ine ve esaslarına aynı zamanda hüküm vermeye karar vermiútir.
6. 1 Kasım 2004’te AøHM, Dairelerinin içeri÷ini de÷iútirmiútir (øçtüzü÷ün 25 § 1 Maddesi). Dava, yeni oluúturulan Dördüncü Daire’ye verilmiútir.
7. Baúvuran ve Hükümet, esaslarla ilgili görüúlerini bildirmiúlerdir (øçtüzü÷ün 59 § 1 Maddesi).
OLAYLAR
I. DAVA OLAYLARI
8. Baúvuran, 1959 do÷umlu olup Mardin’de ikamet etmektedir.
9. 29 Eylül 1980 tarihinde, baúvuran yasadıúı bir örgüte üye oldu÷u úüphesiyle yakalanmıú ve gözaltına alınmıútır.
10. 7 Ocak 1981’de Diyarbakır Sıkıyönetim Mahkemesi, baúvuranın tutuklu yargılanması talimatını vermiútir.
11. 14 Eylül 1981’de Diyarbakır Cumhuriyet Savcılı÷ı, Diyarbakır Sıkıyönetim Mahkemesi’nde, baúvuranı yasadıúı bir örgüte mensup olmakla suçlayan bir dava açmıútır.
Cumhuriyet Savcılı÷ı, Ceza Kanunu’nun 168 § 1 Maddesi uyarınca, baúvuranın hüküm giyip cezalandırılmasını istemiútir.
12. 19 ùubat 1985’te Diyarbakır Sıkıyönetim Mahkemesi, Ceza Kanunu’nun 168 § 1 Maddesi uyarınca, baúvuranın yasadıúı bir örgüte mensup oldu÷una karar vermiú ve baúvuranı yirmi dört yıllık hapis cezasına çarptırmıútır. Baúvuran, Diyarbakır Sıkıyönetim Mahkemesi önünde, di÷er 623 kiúiyle birlikte sorgulanmıútır.
13. 10 Nisan 1990’da Askeri Yargıtay, mahkemenin sözkonusu suç bakımından iç hukuku yanlıú yorumlaması nedeniyle, Diyarbakır Sıkıyönetim Mahkemesi’nin vermiú oldu÷u kararı bozmuútur.
14. 29 Temmuz 1990’da, baúvuran serbest bırakılmıútır.
15. 27 Aralık 1993’te askeri mahkemelerin yetkisini kaldıran 3953 no.lu Kanun’un yürürlü÷e konmasının ardından, Diyarbakır A÷ır Ceza Mahkemesi baúvuranın davası üzerinde yetki elde etmiútir.
16. 13 Temmuz 1998’de Diyarbakır A÷ır Ceza Mahkemesi, Ceza Kanunu’nun 102 ve 104.
Maddeleri uyarınca yasal sürenin dolması nedeniyle, baúvuran aleyhinde yapılan cezai kovuúturmanın durdurulması talimatını vermiútir.
II.øLGøLø øÇ HUKUK VE UYGULAMASI
17. ølgili iç hukuk ve uygulamasının anlatımı ùahiner / Türkiye davasında (no. 29279/95, CEDH 2001-IX) bulunabilir.
HUKUK
I. AøHS’NøN 6 § 1 MADDESø’NøN øHLAL EDøLDøöø øDDøASI
18. Baúvuran, usuli iúlemlerin süresinin AøHS’nin 6 § 1 Maddesi’nde belirtilen “makul süre”úartıyla uyuúmamasından úikayetçi olmuútur. AøHS’nin 6 § 1 Maddesi úöyledir:
“....kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuú ba÷ımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir...”
19. Hükümet, bu iddiaya itiraz etmiútir. Hükümet, ifadelerin alınmasının, tanıkları ve davalıların ifadelerini dinlemenin zorlukları göz önüne alındı÷ında, baúvuran aleyhinde yapılan cezai kovuúturma süresinin çok uzun olmadı÷ını ileri sürmüútür. Hükümet, mahkemelerin, terör örgütüyle olan ba÷lantılarının ve faaliyetlerinin saptanması gereken baúvuran dahil 624 davalıyla ilgilenmek zorunda olduklarını belirtmiútir. Bu ba÷lamda Hükümet, Diyarbakır Sıkıyönetim Mahkemesi’nin 19 ùubat 1985 tarihinde vermiú oldu÷u 1877 sayfa ve üç ciltten oluúan karara de÷inmiútir. Hükümet ayrıca, dava dosyasının tamamının seksen sekiz ciltten oluútu÷unu belirtmiútir.
20. Hükümet, baúvuranın hüküm giymesinin ve ilk kararın bozulmasının ardından, baúvuran dahil 188 úüpheliyle ilgili iúlemlerin Diyarbakır A÷ır Ceza Mahkemesi huzurunda yeniden baúladı÷ını ileri sürmüútür. Hükümet, yerel mahkemelerin gerekli itinayı gösterek söz konusu davayla ilgilendi÷ini ve adil olmayan bir karara meydan vermemek için makamların dava dosyalarını dikkatle incelediklerini vurgulamıútır. Hükümet, bu faktörlerin iúlemlerin süresinin uzunlu÷unu açıkladı÷ını ve adli makamlara ihmal ya da gecikme suçlarının yüklenemeyece÷ini ifade etmiútir. Hükümet son olarak, iúlemler çok uzun sürmüú olsa bile, bunun baúvuran için çok önem taúımadı÷ını iddia etmiútir.
21. AøHM, iúlemlerin baúvuranın yakalandı÷ı tarih olan 29 Eylül 1980’de baúladı÷ını ve Diyarbakır A÷ır Ceza Mahkemesi’nin baúvuran aleyhinde yapılan cezai kovuúturmanın durdurulması talimatını verdi÷i 13 Temmuz 1998 tarihinde sona erdi÷ini belirtmiútir.
Dolayısıyla, iúlemler on yedi yıl, dokuz ay, on dört gün sürmüútür.
22. Ratione temporis yetkisi, AøHM’nin, Türkiye’nin Avrupa ønsan Hakları Komisyonu’na bireysel dilekçe yazma hakkını tanıdı÷ını açıkladı÷ı tarih olan 28 Ocak 1987 tarihinden sonra geçen on bir yıl, beú ay, on altı günlük süreyi göz önüne almasına izin vermektedir. Bununla beraber AøHM, sözü edilen açıklamanın yapıldı÷ı zamandaki iúlemlerin durumunu da göz önüne almalıdır (bkz. ùahiner, yukarıda kaydedilmiú, § 22 ve Cankoçak / Türkiye, no. 25182/94 ve 26956/95, §§ 25-26, 20 ùubat 2001). Bu kritik tarihte, iúlemlerin süresi altı yılı geçmiú durumdaydı.
A. Kabul edilebilirlik
olmadı÷ını belirtmektedir. AøHM ayrıca, baúvurunun kabul edilemez olması için bir sebep olmadı÷ını ifade etmektedir. Bu nedenle, baúvurunun kabul edilebilir oldu÷unun açıklanması gerekmektedir.
B. Esaslar
24. AøHM, iúlemlerin süresinin makul olup olmadı÷ının dava koúulları ıúı÷ında ve úu kriterlere göre de÷erlendirilmesi gerekti÷ini yinelemiútir: davanın karmaúıklı÷ı, baúvuranın ve ilgili makamların tutumu (bkz., di÷er makamlar arasında, Pélissier ve Sassi / Fransa [GC], no.
25444/94, § 67, ECHR 1999-II).
25. AøHM, hem ilk derece hem de temyiz iúlemlerinde önemli gecikmeler oldu÷unu göz önüne almaktadır. AøHM, baúvuran ve çok sayıdaki di÷er davalılar aleyhine geliúen davanın karmaúık oldu÷unu kabul edebilir. AøHM, on bir yıl, beú ay, on altı günü kendi de÷erlendirme kapsamında olan iúlemlerin on yedi yıl, dokuz ay, on dört gün sürdü÷ünü belirtmektedir. Bu çok uzun bir süre olup, yalnızca davanın karmaúıklı÷ıyla açıklanamaz. AøHM’ye göre, iúlemlerin süresinin uzunlu÷u, yalnızca yerel mahkemelerin davayı itinayla incelememesiyle açıklanabilir (bu ba÷lamda, bkz., Cankoçak, yukarıda kaydedilmiú, § 32, ve ùahiner, yukarıda kaydedilmiú, § 27).
26. AøHM son olarak, yerel hukukta baúvuran için tehlikeli olan úeyin, onun için büyük önem taúıdı÷ını göz önüne almaktadır.
27. Elindeki kanıtlara ve konu üzerine olan içtihat hukukuna dayanarak (bkz., Cankoçak, yukarıda kaydedilmiú, § 33 ve ùahiner, yukarıda kaydedilmiú, § 30), AøHM, söz konusu iúlemlerin süresinin “makul süre” úartına uymadı÷ına karar vermiútir.
28. Dolayısıyla, AøHS’nin 6 § 1 Maddesi ihlal edilmiútir.
II. AøHS’NøN 41. MADDESø’NøN UYGULANMASI 29. AøHS’nin 41. Maddesi úöyledir:
“Mahkeme iúbu Sözleúme ve protokollerinin ihlal edildi÷ine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleúmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerekti÷i takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”
A. Tazminat
30. Baúvuran, bir ö÷retmen olarak 21 A÷ustos 1981 – 25 A÷ustos 1995 tarihleri arasında görev yapamaması nedeniyle oluúan kazanç kaybı, ailesinin cezaevi ziyaretleri sırasında yapmıú oldu÷u harcamalar ve yerel davalarda kendisini temsil eden avukata yapılan harcamalar için 58,149 ABD Doları (USD) (44,879 Euro (EUR)) maddi tazminat talebinde bulunmuútur. Baúvuran ayrıca, 2,000,000 Fransız Frangı (304,898 EUR) manevi tazminat talebinde bulunmuútur.
31. Hükümet, baúvuranın istedi÷i miktarlara itiraz etmiútir. Hükümet, baúvuranın iddia etti÷i maddi ve manevi tazminatı destekleyen hiçbir kanıt sunmadı÷ını ileri sürmüútür.
Hükümet ayrıca, AøHM’nin tazminat usulünün istismar edilmesine izin vermeden baúvurana manevi tazminat olarak adil bir miktar ödemesi gerekti÷ini ve AøHM’nin benzer baúvurularda uygun gördü÷ü miktarları referans alması gerekti÷ini belirtmiútir.
32. AøHM, maddi tazminatla ilgili olarak elindeki ifadeye dayanarak, baúvuranın istedi÷i maddi tazminatın makul olmayan bir biçimde uzun süren iúlemlerden kaynaklandı÷ını gösteremedi÷i sonucuna varmıútır. Sonuç olarak, baúvurana ödeme yapılması için hiçbir dayanak bulunmamaktadır (bkz., mutatis mutandis, Kudla / Polonya [GC], no. 30210/96, § 164, ECHR 2000-XI).
33. AøHM di÷er yandan, baúvuranın ciddi bir biçimde, AøHS’nin ihlal bulguları tarafından karúılanmayan manevi zarar gördü÷ünü (gözaltı ve duruúma sürelerinin çok uzun olmasından kaynaklanan rahatsızlık ve asabiyet gibi) kabul etmektedir. Adil bir de÷erlendirme yaparak ve içtihat hukukunda belirtilen kriterlere dayanarak ( bkz. Ahmet Koç / Türkiye, no. 32580/96, § 37, 22 Haziran 2004) AøHM, baúvurana 12,000 EUR ödenmesine karar vermiútir.
B. Masraf ve Harcamalar
34. Baúvuran, AøHM huzurunda, yaptı÷ı masraf ve harcamaları gösteren hiçbir makbuz ya da fatura sunmamıútır. Uygun miktarın belirlenmesini AøHM’nin takdirine bırakmıútır.
35. Hükümet, yalnızca gerçekten yapılan harcamaların tazmin edilebilece÷ini belirtmiútir.
Hükümet bu ba÷lamda, bütün masraf ve harcamaların baúvuran ya da avukatı tarafından belgelenmesi gerekti÷ini ve kaba rakamlarla listelerin giderleri kanıtlamak için ilgili ve gerekli belgeler olarak kabul edilemeyece÷ini belirtmiútir.
36. AøHM, bir avukat tarafından temsil edilen baúvuranın yasal yardımdan yararlanmadı÷ını belirtmektedir. Adil bir de÷erlendirme yaparak ve içtihat hukukunda belirtilen kriterlere dayanarak (bkz., di÷er makamlar arasında, Ahmet Koç, yukarıda kaydedilmiú, § 40, Çalo÷lu / Türkiye, no. 55812/00, § 33, 29 Temmuz 2004, ve Yanıko÷lu / Türkiye, no. 46284/99, § 45, 14 Ekim 2004) AøHM, masraf ve harcamalar için baúvurana 2,000 EUR ödenmesini uygun görmüútür.
C. Gecikme Faizi
37. AøHM, gecikme faizinin, üzerine üç yüzdelik puan eklenmek üzere Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal ödünç verme oranına dayanmasını uygun görmektedir.
YUKARIDAKø NEDENLERDEN DOLAYI, AøHM OYBøRLøöøYLE 1. Baúvurunun geri kalan kısmının kabuledilebilir oldu÷una;
2. AøHS’nin 6 § 1 Maddesi’nin ihlal edildi÷ine,
3.(a) davalı Devlet’in, AøHS’nin 44 § 2 Maddesine göre bu kararın nihai oldu÷u tarihten itibaren üç ay içinde vergisiyle birlikte, ödemenin yapılaca÷ı tarihte Türk Lirasına çevrilmek üzere aúa÷ıdaki miktarları ödemesine:
(i) manevi tazminat için 12,000 EUR (on iki bin euro);
(ii) masraf ve harcamalar için 2,000 EUR (iki bin euro);
(b) yukarıda bahsedilen üç ayın dolmasından ödemenin yapılmasına kadar, gecikme dönemi boyunca yukarıda belirtilen miktarın üzerine Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal ödünç verme oranı artı üç yüzdelik puana eúit basit faizin ödenmesine karar vermiútir.
4. Baúvuranın iddiasının kalan kısmını reddetmiútir.
Maddesi’nin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebli÷ edilmiútir.
Michael O’BOYLE Nicolas BRATZA
Bölüm Sekreteri Baúkan