maden ziyareTi
Avrupa’nın En Büyüğü:
Tüprag Kışladağ Altın Madeni
Madencilik Türkiye dergisi ekibi olarak uzun zamandır ziyaret etmeyi planladığımız, ülkemizin en önemli maden işletmelerin- den birisi olan ve Tüprag Metal Madencilik AŞ tarafından işleti- len Uşak - Kışladağ Altın Madeni’ni geçtiğimiz günlerde gezme şansı yakaladık. Bu önemli tesisi gezerken gerçek maden işlet- meciliğinin nasıl olması gerektiğini yakından görmüş olduk.
Ege Bölgesi’ne gerçekleştirdiğimiz uçak seyahatlerimizde ‘me- raklı bir madenci olarak’ binlerce metre yükseklerden görüp hayranlığımızı gizleyemediğimiz Kışladağ açık ocak maden işletmesini bu kez yakından görmek için Ankara’dan başladığı- mız yolculuğumuzu, Uşak’ın Ulubey ile Eşme ilçeleri idari sınır- ları içerisinde yer alan ve il merkezine yaklaşık 55 km uzaklıkta yer alan Kışladağ Altın Madeni’nde sonlandırdık
Ekim ayının sonlarında olmamıza rağmen havanın adeta bir ilk bahar günüymüş gibi bize cömert davranması gerçekleştir- diğimiz ziyaretten daha fazla keyif almamıza neden olurken, yaptığımız maden turunun da daha verimli geçmesini sağladı.
Gezi boyunca Kışladağ Altın Madeni Halkla İlişkiler Sorumlusu Jeoloji Mühendisi Ahu Sayın’dan aldığımız bilgiler ve madende gördüklerimiz, ne denli büyük ve profesyonel bir organizasyonun içinde olduğumuzu bizlere yakından hissettirdi ve ayrıca Kışla- dağ’daki madencilik faaliyetinin bir çok farklı disiplini bir araya ge- tiren, kusursuz bir yönetim anlayışı ile yürütüldüğüne şahit olduk.
Merkezi Kanada’da bulunan Eldorado Gold Corp. ‘ın Türkiye’de kurulu şirketi olarak 1986 yılından beri arama geliştirme çalış- maları gerçekleştiren Tüprag Metal Madencilik’in, geride bırak- tığımız 29 yılda ülkenin dört bir yanında şu ana kadar 600’den fazla arama ruhsatında arama yapmış olduğunu görüyoruz.
Firma, bu aramaların neticesinde, ilk olarak 2006 yılında, adını bölgedeki Kışla Dağ’ından aldığını öğrendiğimiz ve şu anda yıl- lık üretim anlamında Avrupa’nın en büyük altın madeni konu- mundaki Kışladağ Altın Madeni’ni daha sonra da 2011 yılında Efemçukuru Altın Madeni’ni işletmeye alıyor.
Kışladağ cevherleşmesi intrüziflere bağlı olarak gelişmiş “porfiri tipi” altın ve sülfitli, kuvars damar ve keser damarlarından oluş- maktadır. Altının yanında yan ürün olarak gümüş de mevcut.
Tüprag, gümüşü de altının yanında yan ürün olarak üretiyor. Öğ- rendiğimiz kadarıyla cevherleşmede az miktarda bakır da mev- cut ancak bu sahada bakırın ticari üretimi gerçekleştirilmiyor.
Altın Üretiminin Hikâyesi
Delme, patlatma yükleme ve taşıma yöntemlerinin kullanıldığı konvansiyonel bir açık ocak işletmesi olan Kışladağ’da elbette alışılmışın çok üzerinde sahip oldukları boyutlarıyla fazlasıyla dikkat çekici olan 150 ve 250 ton taşıma kapasitesine sahip dev kamyonlar üretim sürecinin başladığı ilk noktada yer alması se- bebiyle de ayrıca önem taşıyorlar.
Cevherli kayacın açık ocaktan dore altın dökümüne kadar olan yolculuğundan kısaca bahsetmek gerekirse, ilk olarak patlat- ma sonucunda gevşetilen zeminden kamyonlara yüklenen cevher, içindeki altının yığın liçi prosesi ile alınabilmesi ama- cıyla üç aşamalı kırma işlemine tabi tutuluyor.
Yıllık 12,5 milyon ton cevher işleme kapasitesine sahip mevcut kırma-eleme tesisinde istenilen tane boyutlarına getirilen cev- herli kaya taneleri konveyor bant taşıyıcılara aktarılarak yığın liçi alanına taşınıyor ve burada yığın liçi alanına pompalanan yüksüz çözelti, oluşturulan cevher yığınının üzerine damlatılı- yor. Yığın liçinden süzülen çözelti altın ve gümüşü çözerek me- tal-siyanür kompleksleri oluşturuyor ve altın ihtiva eden yüklü çözelti, geçirimsizliği sağlanmış yığın liçi alanı tabanındaki bo- rular sayesinde toplanarak yüklü çözelti havuzuna ulaştırılıyor ve devamında bu havuzdan, altın zenginleştirmesi işlemi için ADR ünitesine transfer ediliyor.
Yığından süzülen çözelti, altın ve gümüşün çözünmelerini sağlarken oluşan yüklü çözelti karbon adsorpsiyonu, basınçlı sıyırma, elektroliz ve ergitmeyi içeren standart bir prosese tabi tutularak zenginleştiriliyor. Söz konusu işlemler sonucunda ise son ürün olarak dore altın üretilmesi sağlanıyor.
İşletmede son ürün olarak elde edilen altın ‘külçe altın’ olarak değil, içeriğinde gümüş ve bakırdan dolayı ‘dore altın’ olarak adlandırılıyor. İstanbul’da bulunan rafineride saflaştırılıp külçe altına dönüştürülen Kışladağ dore altın cevheri, yine İstanbul Altın Borsa’sında satılarak ekonomiye kazandırılıyor.
Önce İnsan ve Çevre, Sonra Madencilik…
Ahu Sayın, Tüprag Metal Madencilik AŞ’nin, kurulduğu gün- den itibaren ödün vermeden uyguladıkları bir motto (slo- gan)’sunun var olduğunu söylüyor bize: “Önce insan ve çevre, sonra madencilik“.
Ziyaretimiz esnasında bu mottonun hayata uyarlanışını çıplak gözle görme şansına sahip olduk. Şu an Kışladağ Altın Made- ni’nde, yüklenici firmalar dahil, yaklaşık 1200 kişinin istihdam edildiğini öğrendik ama asıl çarpıcı olan ise istihdamın yüzde 80’inin civar köy, ilçe ve Uşak genelinden insanların oluşturma- sıydı. Şirketin, tanesi 2-3 milyon dolar değerinde olan 150 ve 250 tonluk kamyonlarının, 6 aylık bir eğitimden sonra köyde yaşayan vatandaşlara emanet edilmesi, onların bu dev kam- yonları kullanıyor olması, yöre halkına duyulan güvenin ve iş gücü paylaşımının bir başka işareti.
Mayeb Editörleri (Soldan sağa): Hazal Birses, Onur Aydın, Volkan Okyay.
www.madencilik-turkiye.com 1 Aralık 2015 İş ve işçi sağlığı anlamında da büyük titizlik gösteren işletme,
personeline belirli aralıkla eğitimler vererek bu konuda sürek- li gelişimi hedefliyor. Maden dışındaki sosyal yaşantısında da oto kontrol ve İSG alışkanlığını kazandığını belirten personelin bu konudaki bilgi ve anlayış seviyesi kesinlikle örnek düzeye ulaşmış durumda.
Bu toprakların gerçek sahibinin civarda yaşayan yerel halk ve Uşak’lı vatandaşlar olduğunu her platformda dile getiren şirke- tin, bu konuda da hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projele- riyle yöre halkıyla büyük bir aile olma iddiasını gerçek kılmaya devam ettiğini görüyoruz.
Köy ve mahallere içme suyu temininden, yolların asfaltlan- masına, Hemodiyaliz merkezi kurulumundan, gezici sağlık aracı temin ve hibesine, eğitim, altyapı, sağlık vb. konularda irili ufaklı yaklaşık 12 milyon dolar tutarında sosyal sorumlu- luk projesinin şu ana kadar hayata geçirildiğini ve ek olarak geçtiğimiz yıl Uşak Üniversitesi’ne bir ek eğitim binası ile Uşak merkezine 48 derslikli bir temel öğretim binasını ka- zandırdığını öğrendiğimizde şirkete duyduğumuz hayranlık daha da artıyor.
Doğaya Saygılı Madencilik
Tüprag ve Kışladağ Altın Madeni, sürdürülen madencilik fa- aliyetleri ile çevresel anlamda yine örnek gösterilebilecek bir
işletme. Çevrenin korunmasıyla ilgili önlemleri son derece has- sas bir şekilde uygulayan şirket ayrıca Valilik tarafından kurulan bir komisyonla da ayda 2 defa denetime tabi tutuluyor ve so- nuçlar halkla paylaşılıyor.
Olası tehlikelerin proje aşamasında ve sonrasında çevreye;
insanlara ve tüm canlılara, havaya, suya, toprağa yönelik olası etkileri önceden tanımlayıp gerekli tedbirleri almak, bu etki- lere karşı ulusal ve uluslararası standartlara uygun önlemleri
en üst düzeyde alıp uygula- mak ve çevre ve insan sağ- lığı ile ilgili parametrelerin düzenli olarak kontrol ve öl- çümlerini yapıp ilgili kurum, kuruluş ve bölge insanı ile paylaşmak suretiyle herke- sin sağlıklı ve sürdürülebilir çevrede yaşamasını sağla- mak, şirketin çevre sorumlu- luk anlayışının vazgeçilmez prensibini oluşturuyor.
Diğer yandan dikkatimizi çeken ve maden sahasının hemen yakınında yer alan seralar hakkında da bilgi alı- yoruz. Maden alanının ve yörenin ağaçlandırılması ve yeşillendirilmesi faaliyetleri- ne yönelik fidan yetiştirilen seralarda her yıl ortalama 20.000 orman ürünü tohumunun atılmakta olduğunu ve her yıl en az 10.000 ile 15.000 arası fidanın, ilgili mevzuatlara uygun olarak, gerektiğinde uzman desteği de alınarak, sertifikalı personel ta- rafından yetiştirildiğini öğreniyoruz.
Planlanan kapasite artışı ile ülke ekonomisine sağlanacak kat- kıların artacak olması, mevcut durumu düşününce madencilik sektörünün önemini gözler önüne serdiği için bizi daha fazla mutlu ediyor. Kışladağ Altın Madeni ziyaretimiz sonrasında, böylesi büyük bir madencilik organizasyonuna hayran bir şe- kilde işletmeden ayrılıyoruz.
PROJE GENEL BİLGİLERİ
Toplam İşlenebilir Cevher Rezervi: Yaklaşık 535 Milyon Ton Maden İşletme Ömrü : 17 Yıl
Ortalama Tenör : Yaklaşık 0,66 gr / Ton Altın Yıllık Cevher Üretimi : 35 Milyon Ton Yatırım Tutarı : Yaklaşık 650 Milyon USD İstihdam : 1200 Kişi
Kışladağ Madeni Halkla İlişkiler Sorumlusu Ahu Sayın Mayeb editörlerini bilgilendiriyor.
42
C M Y CM MY CY CMY
K
www.madencilik-turkiye.com 1 Aralık 2015 Kışladağ Madeni Halkla İlişkiler Yetkilisi Ahu Sayın bu kapsam-
da, 2015 yılı içinde 10.000 adet orman fidanı Eşme Belediye- sine, Halkla İlişkiler Bölümü aracılığıyla bağışlandığını, ayrıca yine 2015 yılı Mart ayındaki Çevre ve Orman Haftası nedeniyle yapılan etkinlikte Kışladağ Altın Madeni çalışanlarına diledikle- ri yere dikilmek üzere birer adet ücretsiz Çam fidanı dağıtımı yapıldığını aktarıyor. Ayrıca civar köylerden ve personelden kendi çevresinde fidan dikebilecek olanlara da fidanlar ücretsiz olarak verildiğini sözlerine ekliyor.
Sonuç
Kışladağ Altın Madeni ülkemizin en büyük madenlerinden bir tanesi. Ayrıca Avrupa’nın da en büyük Altın Madeni… İş gü- venliği, işçi sağlığı, çalışan hakları, çevre hassasiyeti, maden teknolojileri ve daha pek çok çeşitli konuda parmakla göste- rilecek bir işletme.
İşletmeye alındığı günden bu yana 2,3 milyon ons (yaklaşık 72 ton) altının döküldüğü Kışladağ Altın Madeni’nden bugüne ka- dar ülke ekonomisine önemli miktarda katma değer sağlandı.
2011 yılında alınan ‘ÇED olumlu’ kararına göre önümüzdeki dö- nemlerde madenin yıllık üretim kapasitesinin 12,5 milyon ton- dan 35 milyon tona (2015 ve 2028 yılları arasında) çıkarılması hedefleniyor. Gerçekleştirilmesi planlanan proje ile madenin ekonomik ömrünün 17 yıl olması ve 2029 yılında faaliyetlerin sonlandırılarak rehabilitasyon sürecine geçilmesi planlanıyor.
Planlanan kapasite artışı ile ülke ekonomisine sağlanacak kat- kıların artacak olması, mevcut durumu düşününce madencilik sektörünün önemini gözler önüne serdiği için bizi daha fazla mutlu ediyor. Kışladağ Altın Madeni ziyaretimiz sonrasında, böylesi büyük bir madencilik organizasyonuna hayran bir şe- kilde işletmeden ayrılıyoruz.
Başta, ziyaretimiz esnasında sıcak ve samimi yaklaşımları ile bize eşlik eden Kışladağ Altın Madeni Halkla İlişkiler Sorum- lusu Ahu Sayın ve Tüprag Metal Madencilik Halkla İlişkiler Uzmanı Görkem Gürses olmak üzere tüm Tüprag çalışanları- na bir kez daha teşekkür ediyoruz.
44