Ünlü gezgin ve Türk dostu Pierre Loti Aziyade’yi 113 y ıl önce yazmıştı
Bir tutkunun romanı
P ie rre Loti’nin 37 cildi bulan yapıtlarının bir bölümü
dilimize çevrilmiştir. İlk romanı ‘Aziyade’, özellikle de
‘İzlanda Balıkçısı’ (1886) önemli yapıtlarıdır. Bunların
dışında ‘Bir Sipahinin Romanı’ (1881), ‘Madam Krizantem’
(1886), ‘Bir Çocuğun Romanı’ (1890), ‘Acıma ve Ölüm
Kitabı’ (1891), ‘DoğuHayaleti’ (1892), ‘Gemici’ (1893),
‘Çöl’ (1895), ‘Pekin’in Son Günleri’ (1901), ‘İngilizlerin
Bulunduğu Hindistan’ (1904), ‘Can Çekişen Türkiye’
(1913), ‘Kuduz Sırtlan’ (1916), ‘Gençliğin Baharı’ yazarın
başlıca kitaplarıdır.
B EH ZATAY
H
sıl adı Julien Viaud olan Pierre Loti, 18 Ocak 1850 günü Rochefor’da doğar. 1923 yı lında 73 yaşında Handeye’de ölür. Düzenceli (disiplinli) birgemici, köklü birProstetan soyundan- dır. Çocukluğunda ailesince yatılı
okullarda iyi yetiştirilmiştir. Evden uzak yatılı yaşamı duygulu, dahası me lankoliktir. Bu türden yapıtlarıyla ün lüdür zaten. 17 yaşındayken bir deniz subayı olarak denize açılmıştır. Serü venci bir denizci ve diplomat yaşamı yaşamıştır.
Afrika kıyılarını, Hindistan’ı, Gü ney Amerika’yı, Yunanistan ve Ana dolu’yu gezer: Sonra Japonya ve
Tan-gig’e gider. Bu gezileri sırasında Hin distan'ın Pomare Kraliçesinin nedi meleri çekingen gence Loti adını ve rirler. ■
Loti’nin anlamı orada yetişen ve kendini gizleyen ve az bulunur bir çi çeğin adıdır. Bu adı pek çok beğenen gezgin yazar bütün yapıdarında bu adı kullanır. Loti, Tonkin-Çin gezisin de Fransız askerlerinin yerlilere yap tıkları yabanıl (vahşi) davranışları Fi- garo gazetesinde yayımlar. Bunun için de subaylıktan çıkarılır. Danıştaya başvurarak davayı kazanır ve yeniden subaylık görevine başlar. 1914-18 sa vaşına deniz subayı olarak katılır.
Türklerle İlişkisi: Loti, gemiyle Se-
lanik’e gelir. Orada Çerkez soyundan 19 yaşında bir Türk kızı olan Aziya de’yi tanır ve ona tutulur. Veonun adı nı verdiği ilk romanını 115 yıl önce
1879’da yayımlar. Bununla da yetin mez, Aziyade’nin sevgisi nedeniyle İs tanbul’a gelir ve Eyüp’te bulunan ve bugün özel kahvehane olarak işletilen evde mutlu bir yaşam
sürer. Türkçe’yi, Türk geleneklerini de öğre nir, benimser. Türkleri çok sever. Bu sevgi ona geniş bir çevre kazandı rır.
Loti’nin garip bir tu tumu da vardır. Sözgeli mi Türklerin yenilik yo lundaki çalışmalarını yadırgar. Ama, Türkle rin dış dünyada uğra dıkları haksızlıkları da çok yermiş, eleştirmiş tir. Bunun içindir ki
Atatürk başta olmak
üzere ulusumuzca çok sevilmiştir. Daha sonra Loti, diplomat ve konuk olarak Türkiye’ye gel miş, ülkemizde adına gün düzenlenmiştir.
Loti, bir romancıdan çok, düşlem (hayal) dünyasıyla baş başa kal mıştır. Yapıtlarında duygularını, düşlemle rini ayrıntılarıyla ortaya, koyar. Yazılarında da yazım kurallarına, yaz ma tekniklerine uymaz, kendisini kuralların dı şında sayar.
Loti’nin 37 cildi bu
C U M H U R İ Y E T K İ T A P S A Y I 2 1 S
lan yapıtlarının bir bölümü dilimize çevrilmiştir. İlk romanı Aziyade, özel likle de ‘İzlanda Balıkçısı’ (1886) önemli yapıtlarıdır. Bunların dışında
‘Bir Sipahi’nin Romanı’ (1881), ‘Ma dam Krizantem’ (1886), ‘Bir Çocuğun Romanı’ (1890), ‘Acıma ve Ölüm Ki tabı’ (1891), ‘Doğu Hayaleti’ (1892), ‘Gemici’ (1893), ‘Çöl’ (1895), ‘Pe kin’in Son Günleri’ (1901), Tngilizle- rin Bulunduğu Hindistan’ (1904), ‘Can Çekişen Türkiye’ (1913), ‘Ku duz Sırtlan’ (1916), ‘Gençliğin Baha rı’ yazarın başlıca kitaplarıdır.
Loti’nin övgüye değer en önemli yö nü, kendi askerlerinin yerli halklara yaptığı zulmü, Türklerin uğradıkları haksızlıkları dünyaya ve kendi ulusu na haykırmasıdır... Böylece de çağın da bir dünya vatandaşı olma onurunu kazanmış olmasıdır...
Aziyade’nin filme alınması nedeniy
le, Cumhuriyet Ggzetesi yazarların dan Turhan Gürkan, uzun bir övgü yazısı yazmıştı. Şimdi, bu yazının iki tümcesini alıntılayarak yazımı bitir mek istiyorum:
“Emperyalist Fransa’nın romantik deniz subayı Pierre Loti, Aziyade’de, Doğu’yu sever ve onu Batı’ya sevdir meye çalışır. Aziyade, Batı’nın açtığı ve bütün Doğu’nun göründüğü bir penceredir...”*
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi