CUMHURİYET
9 ŞUBAT 2000 ÇARŞAMBA
HABERLER
Ünlü sanatçı anısına düzenlenen ‘İmece Resim Sergisi’ Atatürk Kültür Merkezi’nde bugün açılıyor
Ruhi Su Kültür ve Sanat Vakfi Başkanı Sıdıka Su ve Vakıf Genel Sekreteri, Ruhi Su’nıln oğlu Dguı Su, medyanın ilgisizliğinden yakındı. İPEK YEZDANÎ______________________
Halk türkülerine kendi özgü yorumuyla ye ni renkler katan, türkülerimizin usta yorum cusu Ruhi Su’nun, “dostlan yaşatmak için
dostlara yaptığı çağrılarla” yıllar önce başlat
tığı “İmece” geleneği, bugün de sürdürülüyor. Ruhi Su’nun eşi Sıdıka Su tarafından kurulan Ruhi Su Kültür ve Sanat Vakfı, Kültür Bakan lığ ın ın da katkısıyla yaklaşık 200 ressamın resimlerinin bir araya geleceği 2000 yılının en kapsamlı resim sergilerinden birini düzenli yor. İlk kez 1963 yılında “Türküler İmecesi” adıyla gerçekleştirilen ve Ruhi Su’yla birlik te birçok sanatçının dayanışma için bir araya geldiği geceden tam 37 yıl sonra düzenlenen
“İmece Resim Sergisi”, Atatürk Kültür Mer-
kezi’nde bugün saat 18.00’de açılıyor. Ruhi Su’nun 15. ölüm yıldönümü anısına gerçek leştirilen sergi, 25 Şubat’a kadar gezilebile cek. Açılışına Kültür Bakanı İstemihan Ta- lay’ın da katılacağı sergiyle ve vakfın çalış malarıyla ilgili, Ruhi Su Kültür ve Sanat Vak fı Başkanı Sıdıka Su ve Vakıf Genel Sekrete ri, Ruhi Su’nun oğlu Ilgın Su ile konuştuk:
- Böyle bir sergi fikri nasıl oluştu, hazırlık ları ne kadar sürdü?
SIDIKA SU - Böyle bir sergi, aşağı yukarı
bir yıldan beri düşünülüyordu. Hazırlıkları sekiz ay sürdü. Bu serginin asıl isim babası, vakfın mütevelli heyetinden ressam İrfan Er- tel’le birlikte tertip komitesinden ressam Ay
dın Ayan, Cihat Aral ve Zehra Aral’dır. Ruhi
Su Kültür ve Sanat Vakfı da bu güzel daya nışma ve örgütlenme örneğini gösterdi. Ben ce Türkiye’nin her alanda bu dayanışma ve imeceye ihtiyacı var. Bizi destekleyen sevgi li ressam arkadaşlarımıza binlerce teşekkür borçluyuz.
- Serginin adı olan “İmece Resim Sergisi” nereden geliyor?
SIDIKA SU-İm ece çağrıları, 1963 yılında “Türküler lmecesi”yle başlamıştı. Tam 37 yıl
önce Ruhi Su, Sabahattin Eyüboğlu, Yıldız
Kenter, Müşfik Kenter, Şükran Güngör ve o
dönemde beraber çalıştığı sanatçılar tarafın dan, ilk kez “Türküler İmecesi” başlığı altın da “Yıldızlı Türküler Gecesi” adında bir ge ce düzenlenmişti. Gecenin isim babası, bu geceyi güzel ve anlamlı bir konuşmayla açan Sabahattin Eyüboğlu’ydu. Ruhi Su, hapislik sürgün yıllarından 11 yıl sonra ilk defa bu ge cede halkın karşısına çıkmış, türküler söyle- mişti.Tam 37 yıl sonra aynı coşku, aynı istek le, müthiş bir özveriyle çalışarak İmece Re sim Sergisi meydana geldi.
- Serginin temel amacı nedir?
SIDIKA SU - Bu resim sergisinin en büyük
amacı, bir kere Ruhi Su’nun ismini yaşatmak. Aşağı yukarı 200’e yakın ressam iştirak etti bu sergiye. Bir kısmı resimlerini bize arma ğan etti, bir kısmı da satışından yararlanma mızı istedi. Bu müthiş bir imece oldu gerçek ten.
- Medya Ruhi Su’ya yeterince yer vermiyor, sizce bunun sebebi nedir?
SIDIKA SU - Evet, medya Ruhi Su’ya ye
terince ilgi göstermiyor. Bunun nedenini bi lemiyorum. Her zaman şunu söylüyordum,
söylemeye şimdi de devam ediyorum. Ger çekten Ruhi Su üzerinde hâlâ bir otosansür var. Yani Ruhi Su’ya televizyonlarda, radyo larda çok az yer veriyorlar. Mesela buraya hır sız girip Ruhi Su’nun sazmı çaldığı zaman, medyanın ilgisini ancak bu çekti. Hemen he men bütün dergiler, gazeteler gündeme getir di. Çok fazla gazeteci buraya geldi, bizimle röportaj yaptı. Ancak Ruhi Su türkülerine çok ender yer veriyorlar. Belki ölüm yıldönümle rinde biraz diyebilirim. Ben medyanın bu tu tumundan, doğrusu memnun değilim. Ama Türkiye şu anda öyle bir ortam içinde ki, ar tık bunu da belki doğal karşılıyoruz.
- Sizce Ruhi Su’nun geleneğini sürdürebi len, mirasını yüklenebüen bir sanatçı var mı? ILGIN SU - Bana sorarsanız yok, çünkü
babam konservatuvann opera bölümünden m ezundur ve klasik bir ses eğitimi, klasik müzik eğitimi almıştır. Onun eğitim aldığı dönem ve operada çalıştığı yıllarda türküler le ilgilenen çok az insan vardı, bir babam var, o dönemde hoca olan Sabahattin Ali, Pertev
Naili Boratav var. Ancak kendisine türküler
le ilgili bir birikim sağlayıp sesini aldığı kla sik eğitime göre yorumlayan bir tek babam var o dönemde. Daha sonra da onu takip e- den pek insan olmadı. Onun gibi yapmaya ça lışan oldu, fakat babamın yaptığı tüm yorum lar onun kendi gırtlak yapısına göreydi, ken di ses söyleyiş tekniğine göreydi. O yüzden pek fazla ilgi çekmedi sanıyorum ona öykü nen sanatçılar.
İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi