• Sonuç bulunamadı

Kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarında sürdürülebilir iletişim yaratılmasında dijital mecraların rolü

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2023

Share "Kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarında sürdürülebilir iletişim yaratılmasında dijital mecraların rolü"

Copied!
218
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

T.C

İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM BİLİMİ VE İNTERNET ENSTİTÜSÜ

HALKLA İLİŞKİLER VE REKLAMCILIK ANABİLİM DALI

HALKLA İLİŞKİLER VE REKLAMCILIK DOKTORA PROGRAMI

KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK

ÇALIŞMALARINDA SÜRDÜRÜLEBİLİR İLETİŞİM YARATILMASINDA DİJİTAL MECRALARIN

ROLÜ

Doktora Tezi

ZEYNEP MİNE ALPTEKİN

100044050

İstanbul, Mayıs 2021

Danışman: Prof. Dr. Rukiye Gülay ÖZTÜRK

(2)

iii

ÖZET

Kurumsal sosyal sorumluluk kavramıyla ilgili, uygulama ve stratejiler dikkate alındığında, evrensel standartlarıyla şirketler için son derece önemle takip edilen, organize edilen ve geliştirilen bir konudur. Sosyal sorumluluk projelerinin değeri, daha çok toplum gözünde farkındalık ve bilinç oluştukça artar. Faaliyetlerin içerikleri, fayda ve değer ile ilgili tüm çıktı ve sonuçları dijital dönüşümün etkisiyle, viral bir şekilde hızlı ve en uzak noktalara ulaşabilecek ve iletişimi yapılabilecek bir gündem sağlamaktadır. Kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin bilinirliği, dijital mecra kapsamındaki tüm öğeleri etkin bir şekilde kullanabilmenin yanı sıra, ancak sürdürülebilir iletişim sağlayan çalışmalar ile gerçekleşme fırsatı olabilir.

Bu araştırmanın amacı, kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin sürdürülebilir iletişim sağlayarak bilinmesi bakış açısıyla, bu süreçte hangi dijital mecralardan ve kaynaklardan faydalanıldığı ve etkili olabileceğinin araştırılmasıdır.

Araştırmanın verileri online anket yoluyla gerçekleşmiştir. Ağırlıklı İstanbul şehrinde yer alan 18 yaş ve üstü farklı katılımcılarla gerçekleştirilmiş olup, anket çıktılarıyla değerlendirilmeye alınan ve yanıtlarıyla uygun olan 797 kişi anketi değerlendirmede yer almıştır. Anketin analiz edilmesi ile ilgili yapılan çalışmada SPSS 21 programı kullanılmıştır. Çıktılar bu program desteği ile analiz edilme haline getirilmiştir. Araştırmada anket yoluyla katılımcıların sorulan başlıklarla ilgili cevaplar hem frekans hem de yüzde analizi olarak araştırma sonucunda yer almıştır. Verilere istinaden, değişkenlere yönelik ilişkiyi belirlemek amacıyla ki-kare analizi yapılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Dijitalleşme, Dijital Dönüşüm, Sürdürülebilirlik, Sürdürülebilir İletişim

(3)

iv

ABSTRACT

Considering the practices and strategies regarding the concept of corporate social responsibility, it is an issue that is followed, organized and developed with utmost importance for companies with its universal standards. The value of social responsibility projects increases as awareness and consciousness develop in the eyes of the society. The content of the activities, all outputs and results related to benefit and value, with the effect of digital transformation, provide an agenda that can reach the farthest points and communicate virally. Awareness of corporate social responsibility activities can be an opportunity to use all elements within the scope of digital media effectively, but only through activities that provide sustainable communication.

The purpose of this research is to investigate which digital channels also resources which are used, the effective in this process, with the perspective of knowing corporate social responsibility activities by providing sustainable communication.

The data of the research was realized through an online survey. It was carried out with different participants aged 18 and over, mainly located in the cities of Istanbul, Kayseri and Izmir, and 797 questionnaires were taken into consideration, which were evaluated with the survey outputs and which were appropriate with their answers. The result of a survey was analyzed using the SPSS 21 program. In the research, the answers of the participants about the topics asked through the questionnaire were included as a result of the research as both frequency and percentage analysis. Based on the data, chi-square analysis was performed to determine the relationship between the variables.

Key Words: Corporate Social Responsibility, Digitalization, Digital Transformation, Sustainability, Sustainable Communication

(4)

v

İÇİNDEKİLER

ÖZET ... iii

ABSTRACT ... iv

İÇİNDEKİLER ... v

TABLO LİSTESİ ... vii

ŞEKİLLER LİSTESİ ... x

KISALTMALAR ... xi

GİRİŞ ... 1

1. KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK TANIM, İÇERİK VE KAPSAMI ... 4

1.1.Kurumsal Sosyal Sorumluluk Tanımı ... 4

1.2. Kurumsal Sosyal Sorumluluk İle İlgili Kavramlar ... 8

1.3. Kurumsal Sosyal Sorumluluk Düşüncesinin Ortaya Çıkışı ve Tarihsel Gelişimi ... 14

1.4. Kurumsal Sosyal Sorumluluğun Önemi ... 19

1.5. Kurumsal Sosyal Sorumluluk Kavramının Oluşmasına Neden Olan Etkenler ... 21

1.5.1.İktisadi Etkenler ... 22

1.5.2.Politik Etkenler ... 22

1.5.3.Toplumsal Etkenler ... 22

1.6.Kurumsal Sosyal Sorumluluk Modelleri ... 22

1.7. Kurumsal Sosyal Sorumluluk ile İlgili Yaklaşımlar ... 26

1.7.1.Klasik Yaklaşım ... 26

1.7.2.Modern Yaklaşım ... 26

1.8.Sosyal Sorumluluğu Yerine Getirmenin İşletmelere Sağladığı Avantajlar ve Dezavantajlar ... 27

1.9.Kurumsal Sosyal Sorumluluk İletişimi ile İlgili Araştırmalar ... 28

1.10. Sosyal Sorumluluk Stratejileri ... 33

1.11. İşletmede Sosyal Sorumluluğun Sınırları ... 34

2.DİJİTALLEŞME, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE SOSYAL SORUMLULUK İLETİŞİMİ 36 2.1. Kavramsal Olarak Dijitalleşme ve Dijital Dönüşüm ... 37

2.2.Dijital Çağda Sosyal Sorumluluk ... 41

2.3.Dijital Sosyal Sorumluluk Kategorileri ... 50

2.4.Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projeleri İletişiminde Sosyal Medya Kullanımı ... 51

2.5. Kurumsal Sosyal Sorumlulukta Sosyal Medya Pazarlamasının Önemi ... 61

2.6. Sosyal Ağların Kurumsal Sosyal Sorumluluk İletişim Aracı Olarak Kullanılması ... 64

2.7. Tek Yönlü ve İki Yönlü İletişim Çalışmaları ... 68

2.8.Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Sosyal Medya İletişim ve Paydaş Teorisi ... 70

2.9. Sürdürülebilirlik Bağlamında İletişim ve Kurumsal Sosyal Sorumluluk ... 72

2.9.1. Sürdürülebilirlik Kavramı ve Tarihsel Bakış ... 73

2.9.2. Sürdürülebilirliğin Boyutları ... 75

2.9.3.Kurumsal Sürdürülebilirlik ... 76

2.10. Sürdürülebilir İletişim Kavramı ... 77

2.11. Sürdürülebilirlik İletişimi Çeşitleri ... 80

2.12. Dijital Dünyada Sürdürülebilirlik ve Kurunmsal Sosyal Sorumluluk Arasındaki İlişki ... 80

2.12.1. Kurumsal Sosyal Sorumluluk Çalışmalarında Sürdürülebilirliğin Sağlanmasında Dijitalleşmenin Sunduğu Fırsatlar ... 83

2.12.2. Kurumsal Sosyal Sorumluluk Çalışmalarında Sürdürülebilirliğin Sağlanmasında Dijitalleşmenin Sunduğu Tehditler ... 84

(5)

vi

3. TÜRKİYE’DEKİ KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK ÇALIŞMALARINDA SÜRDÜRÜLEBİLİR İLETİŞİM YARATILMASINDA DİJİTAL MECRALARIN ROLÜ

ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA ... 87

3.1. Araştırmanın Amacı ve Kapsamı ... 87

3.2. Araştırmanın Önemi ... 88

3.3. Araştırmanın Sınırları ... 88

3.4. Araştırmanın Evreni ve Örneklemi ... 89

3.5. Araştırmanın Soruları ... 89

3.6. Araştırmanın Hipotezleri ... 91

3.7.Araştırmanın Yöntemi ... 93

3.8.Araştırmanın Analizi ve Bulguları ... 93

3.8.1.Açımlayıcı Faktör Analizi –AFA ... 95

3.9. Değişkenler Arasındaki İlişkiler ... 105

3.10. Güvenirlilik Analizi ... 108

3.11. Demografik Bulgulara İlişkin Değerlendirme ... 109

3.12. KSS, Sürdürülebilir İletişim Kavramları Bilgi Düzeyi ve Sosyal Medya Kullanım Alışkanlığına İlişkin Değerlendirme ... 114

3.13. Betimleyici Analizler ... 123

3.14. Fark Testleri ... 124

3.15. KSS Çalışmalarını Dijital Mecra Üzerinden Takip Etme ... 124

3.15.1. Sürdürülebilir İletişim Hakkındaki Bilgi Düzeyi ve Algı Seviyesi ... 1300

3.15.2. Kurumsal Sosyal Sorumluluk Hakkındaki Bilgi Düzeyi ve Algı Seviyesi ... 139

3.15.3. KSS Projelerinin Sürdürülebilir İletişim Yaratmasında Dijital Platformların Rolü Hakkındaki Görüş ... 151

3.16. Kurumsal Sosyal Sorumluluk Çalışmalarında İletişim Biçimi ... 162

3.17. Araştırmanın Sonucu ... 167

3.18.Araştırmanın Geçerliği ve Güvenirliği ... 169

SONUÇ………...170

KAYNAKÇA ... 17473

EKLER ... 198

Ek-1 Anket Formu ... 198

(6)

vii

TABLO LİSTESİ

Tablo 1. Ölçek ve Alt Boyutlarının Çarpıklık ve Basıklık Değerleri ... 94

Tablo 2. Teorik Ölçek İfadelerinin Ortalama, Standart Sapma, Çarpıklık ve Basıklık Katsayıları ... 96

Tablo 3. KSS Çalışmalarını Dijital Mecra Üzerinden Takip Etme Durumu Anketine İlişkin AFA Sonuçları ... 100

Tablo 4. Sürdürülebilir İletişim Hakkındaki Bilgi Düzeyi ve Algı Seviyesi Anketine İlişkin AFA Sonuçları ... 101

Tablo 5. Kurumsal Sosyal Sorumluluk Hakkındaki Bilgi Düzeyi ve Algı Seviyesi Anketine İlişkin AFA Sonuçları... 102

Tablo 6. KSS Projelerinin Sürdürülebilir İletişim Yaratmasında Dijital Platformların Rolü Hakkındaki Görüş Anketine İlişkin AFA Sonuçları ... 103

Tablo 7. KSS Çalışmalarında İletişim Biçimi Anketine İlişkin AFA Sonuçları ... 105

Tablo 8. Pearson Korelasyon Analizi Sonuçları ... 106

Tablo 9. Ölçeklere Ait Güvenilirlik Analizi Bulguları... 108

Tablo 10. Yaş Durumu Dağılımı ... 110

Tablo 11. Cinsiyet Durumu Dağılımı ... 110

Tablo 12. Medeni Durum Dağılımı ... 111

Tablo 13. Eğitim Düzeyi Dağılımı ... 111

Tablo 14. Meslek Durumu Dağılımı ... 112

Tablo 15. Gelir Düzeyi Dağılımı ... 114

Tablo 16. “Kurumsal Sosyal Sorumluluk kavramı hakkında aşağıdakilerden hangisi en çok sizin bilgi düzeyinizi tanımlamaktadır?” Sorusuna Verilen Cevapların Dağılımı ... 114

Tablo 17. “Sürdürülebilir iletişim kavramı hakkında aşağıdakilerden hangisi en çok sizin bilgi düzeyinizi tanımlamaktadır?” Sorusuna Verilen Cevapların Dağılımı ... 115

Tablo 18. Sosyal Medya Kullanım Sıklığı Dağılımı ... 115

Tablo 19. KSS Faaliyetlerinin Takibinde Blog Aracını Kullanma Durumu Dağılımı ... 116

Tablo 20. KSS Faaliyetlerinin Takibinde Facebook Aracını Kullanma Durumu Dağılımı ... 117

Tablo 21. KSS Faaliyetlerinin Takibinde Facebook Messenger Aracını Kullanma Durumu Dağılımı ... 117

Tablo 22. KSS Faaliyetlerinin Takibinde Instagram Aracını Kullanma Durumu Dağılımı .. 118

Tablo 23. KSS Faaliyetlerinin Takibinde Youtube Aracını Kullanma Durumu Dağılımı ... 118

Tablo 24. KSS Faaliyetlerinin Takibinde Twitter Aracını Kullanma Durumu Dağılımı ... 118

Tablo 25. KSS Faaliyetlerinin Takibinde Twich Aracını Kullanma Durumu Dağılımı ... 119

Tablo 26. KSS Faaliyetlerinin Takibinde Spotify Aracını Kullanma Durumu Dağılımı ... 120

Tablo 27. KSS Faaliyetlerinin Takibinde WeChat Aracını Kullanma Durumu Dağılımı ... 120

Tablo 28. KSS Faaliyetlerinin Takibinde TikTok Aracını Kullanma Durumu Dağılımı ... 121

Tablo 29. KSS Faaliyetlerinin Takibinde Pinterest Aracını Kullanma Durumu Dağılımı .... 121

Tablo 30. KSS Faaliyetlerinin Takibinde LınkedIn Aracını Kullanma Durumu Dağılımı .... 122

Tablo 31. “Uzun süredir devam eden kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarından en çok hatırladığınız bu proje hakkındaki bilgileri en çok hangi kanaldan elde ettiniz?” Sorusuna Verilen Cevapların Dağılımı ... 122

Tablo 32. Değişkenlere Yönelik Betimsel Analizi Sonuçları ... 123

Tablo 33. Yaşına Göre KSS Çalışmalarını Dijital Mecra Üzerinden Takip Etme Durumu’ndan Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 125

Tablo 34. Cinsiyet Durumuna Göre KSS Çalışmalarını Dijital Mecra Üzerinden Takip Etme Durumu’ndan Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 125

(7)

viii

Tablo 35. Medeni Duruma Göre KSS Çalışmalarını Dijital Mecra Üzerinden Takip Etme Durumu’ndan Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 126 Tablo 36. Eğitim Düzeyine Göre KSS Çalışmalarını Dijital Mecra Üzerinden Takip Etme

Durumu’ndan Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 126 Tablo 37. Meslek Durumuna Göre KSS Çalışmalarını Dijital Mecra Üzerinden Takip Etme

Durumu’ndan Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 127 Tablo 38. Gelir Düzeyine Göre KSS Çalışmalarını Dijital Mecra Üzerinden Takip Etme

Durumu’ndan Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 128 Tablo 39. KSS Kavramı Bilgisine Göre KSS Çalışmalarını Dijital Mecra Üzerinden Takip Etme

Durumu’ndan Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 128 Tablo 40. Sürdürülebilir İletişim Kavramı Bilgisine Göre KSS Çalışmalarını Dijital Mecra

Üzerinden Takip Etme Durumu’ndan Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 129 Tablo 41. Sosyal Medya Kullanma Sıklığına Göre KSS Çalışmalarını Dijital Mecra Üzerinden

Takip Etme Durumu’ndan Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 129 Tablo 42. Yaş Durumuna Göre Sürdürülebilir İletişim Hakkındaki Bilgi Düzeyi ve Algı

Seviyesinden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 130 Tablo 43. Cinsiyet Durumuna Göre Sürdürülebilir İletişim Hakkındaki Bilgi Düzeyi ve Algı

Seviyesinden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 131 Tablo 44. Medeni Duruma Göre Sürdürülebilir İletişim Hakkındaki Bilgi Düzeyi ve Algı

Seviyesinden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 132 Tablo 45. Eğitim Düzeyine Göre Sürdürülebilir İletişim Hakkındaki Bilgi Düzeyi ve Algı

Seviyesinden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 132 Tablo 46. Meslek Durumuna Göre Sürdürülebilir İletişim Hakkındaki Bilgi Düzeyi ve Algı

Seviyesinden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 133 Tablo 47. Gelir Düzeyine Göre Sürdürülebilir İletişim Hakkındaki Bilgi Düzeyi ve Algı

Seviyesinden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 135 Tablo 48. KSS Kavramı Bilgisine Göre Sürdürülebilir İletişim Hakkındaki Bilgi Düzeyi ve Algı

Seviyesinden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 136 Tablo 49. Sürdürülebilir İletişim Kavramı Bilgisine Göre Sürdürülebilir İletişim Hakkındaki

Bilgi Düzeyi ve Algı Seviyesinden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 138 Tablo 50. Sosyal Medya Kullanma Sıklığına Göre Sürdürülebilir İletişim Hakkındaki Bilgi

Düzeyi ve Algı Seviyesinden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 139 Tablo 51. Yaş Durumuna Göre Kurumsal Sosyal Sorumluluk Hakkındaki Bilgi Düzeyi ve Algı

Seviyesinden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 140 Tablo 52. Cinsiyet Durumuna Göre Kurumsal Sosyal Sorumluluk Hakkındaki Bilgi Düzeyi ve

Algı Seviyesinden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 141 Tablo 53. Medeni Duruma Göre Kurumsal Sosyal Sorumluluk Hakkındaki Bilgi Düzeyi ve Algı

Seviyesinden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 142 Tablo 54. Eğitim Düzeyine Göre Kurumsal Sosyal Sorumluluk Hakkındaki Bilgi Düzeyi ve

Algı Seviyesinden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 142 Tablo 55. Mesleğine Göre Kurumsal Sosyal Sorumluluk Hakkındaki Bilgi Düzeyi ve Algı

Seviyesinden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 144 Tablo 56. Gelir Düzeyine Göre Kurumsal Sosyal Sorumluluk Hakkındaki Bilgi Düzeyi ve Algı

Seviyesinden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 146 Tablo 57. KSS Kavramı Bilgisine Göre Kurumsal Sosyal Sorumluluk Hakkındaki Bilgi Düzeyi

ve Algı Seviyesinden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 148 Tablo 58. Sürdürülebilir İletişim Kavramı Bilgisine Göre Kurumsal Sosyal Sorumluluk

Hakkındaki Bilgi Düzeyi ve Algı Seviyesinden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 149

(8)

ix

Tablo 59. Sosyal Medya Kullanma Sıklığına Göre Göre Kurumsal Sosyal Sorumluluk Hakkındaki Bilgi Düzeyi ve Algı Seviyesinden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 150 Tablo 60. Yaş Durumuna Göre KSS Projelerinin Sürdürülebilir İletişim Yaratmasında Dijital

Platformların Rolü Hakkındaki Görüşlerden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 152 Tablo 61. Cinsiyet Durumuna Göre KSS Projelerinin Sürdürülebilir İletişim Yaratmasında

Dijital Platformların Rolü Hakkındaki Görüşlerden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 153 Tablo 62. Medeni Duruma Göre KSS Projelerinin Sürdürülebilir İletişim Yaratmasında Dijital

Platformların Rolü Hakkındaki Görüşlerden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 153 Tablo 63. Eğitim Düzeyine Göre KSS Projelerinin Sürdürülebilir İletişim Yaratmasında Dijital

Platformların Rolü Hakkındaki Görüşlerden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 154 Tablo 64. Meslek Durumuna Göre KSS Projelerinin Sürdürülebilir İletişim Yaratmasında

Dijital Platformların Rolü Hakkındaki Görüşlerden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 155 Tablo 65. Gelir Düzeyine Göre KSS Projelerinin Sürdürülebilir İletişim Yaratmasında Dijital

Platformların Rolü Hakkındaki Görüşlerden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 157 Tablo 66. KSS Kavramı Bilgisine Göre KSS Projelerinin Sürdürülebilir İletişim Yaratmasında

Dijital Platformların Rolü Hakkındaki Görüşlerden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 158 Tablo 67. Sürdürülebilir İletişim Kavramı Bilgisine Göre KSS Projelerinin Sürdürülebilir

İletişim Yaratmasında Dijital Platformların Rolü Hakkındaki Görüşlerden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 160 Tablo 68. Sosyal Medya Kullanma Sıklığına Göre KSS Projelerinin Sürdürülebilir İletişim

Yaratmasında Dijital Platformların Rolü Hakkındaki Görüşlerden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 161 Tablo 69. Yaş Durumuna Göre KSS Çalışmalarında İletişim Biçiminden Elde Edilen Skorların

Farklılaşma Durumu ... 162 Tablo 70. Cinsiyet Durumuna Göre KSS Çalışmalarında İletişim Biçiminden Elde Edilen

Skorların Farklılaşma Durumu ... 162 Tablo 71. Medeni Duruma Göre KSS Çalışmalarında İletişim Biçiminden Elde Edilen Skorların

Farklılaşma Durumu ... 163 Tablo 72. Eğitim Düzeyine Göre KSS Çalışmalarında İletişim Biçiminden Elde Edilen

Skorların Farklılaşma Durumu ... 163 Tablo 73. Meslek Durumuna Göre KSS Çalışmalarında İletişim Biçiminden Elde Edilen

Skorların Farklılaşma Durumu ... 164 Tablo 74. Gelir Düzeyine Göre KSS Çalışmalarında İletişim Biçiminden Elde Edilen Skorların

Farklılaşma Durumu ... 164 Tablo 75. KSS Kavramı Bilgisine Göre KSS Çalışmalarında İletişim Biçiminden Elde Edilen

Skorların Farklılaşma Durumu ... 165 Tablo 76. Sürdürülebilir İletişim Kavramı Bilgisine Göre KSS Çalışmalarında İletişim

Biçiminden Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu... 166 Tablo 77. Sosyal Medya Kullanma Sıklığına Göre KSS Çalışmalarında İletişim Biçiminden

Elde Edilen Skorların Farklılaşma Durumu ... 166

(9)

x

ŞEKİLLER LİSTESİ

Şekil 1. Katılımcıların Yaş Durumu Dağılımı ... 110

Şekil 2. Katılımcıların Eğitim Durumu Dağılımı ... 112

Şekil 3. Katılımcıların Meslek Durumu Dağılımı ... 113

Şekil 4. Katılımcıların Sosyal Medya Kullanım Sıklığı Dağılımı ... 116

(10)

xi

KISALTMALAR

KSS: Kurumsal Sosyal Sorumluluk DSS: Dijital Sosyal Sorumluluk Sivil Toplum Kurumları: STK Ed. : Editör

TV: Televizyon vb. :Ve benzeri vd.: Ve diğerleri

www : World Wide Web TDK:Türk Dil Kurumu

UNIDO: Birleşmiş Milletler Endüstriyel Gelişim Örgütü Icsb.org: International Council for Small Business CSR1: Corporate Social Responsibility

CSR2: Corporate Social Responsivininess CSR3: Corporate Social Rectitude

(11)

xii

TEŞEKKÜR

Bu çalışmanın ortaya çıkışında deneyimiyle, bilgisi ve liderliğiyle beni sürekli destekleyen ve yapıcı geribildirimlerini esirgemeyen değerli danışmanım, hocam Prof.Dr. Gülay ÖZTÜRK’e teşekkür ederim.

Adı ve Soyadı

(12)

1

GİRİŞ

Genel çerçeveden bakıldığında işletmenin toplumdaki sorumlu rolüne ilişkin toplumsal beklentiler artmaktadır ve kurumsal sosyal sorumluluk söylemi üzerine yapılan son araştırmalar, sosyal açıdan sorumlu uygulamaları iyileştirmeyi, değerlendirmeyi ve iletmeyi amaçlayan çeşitli araçlarda gelişmeler olduğunu göstermektedir. Akademisyenler, kurumsal sosyal sorumluluk kavramının 1950'lerden beri var olduğunu, 1970'lerde yaygınlaştığını ve 1990'larda ve yeni bin yılda giderek yaygınlaştığını düşünmektedirler. Benzer şekilde, çevresel ve sosyal konularda raporlama, son on yılda daha fazla büyümeyle birlikte birkaç on yıldır yaygın olmuştur. Bir kuruluşun sosyal etkisinin iletilmesi önemlidir ve kurumsal davranış hakkında doğru ve ilgili bilgilerin ifşa edilmesi paydaşlar, kuruluşlar ve toplum için fayda sağlayabilir. Toplumsal talepler ve beklentiler dünyanın her yerinde izlenebilse de kuruluşlar bu taleplere çeşitli şekillerde cevap vermektedir. Paydaşlarla iletişimin kurumsal sosyal sorumluluğun tasarımında, uygulanmasında ve başarısında önemli bir unsur oluşturduğuna dair artan farkındalık, gelişen bir kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) iletişim literatürüne yol açmıştır.

Sorumlu şirketlerin, kurumsal sosyal sorumluluk konularında paydaşlarıyla ilişki kurması ve KSS programları, ürünleri ve etkileri hakkında ilgili paydaşlarla düzenli olarak iletişim kurması gerektiği artık yaygın olarak kabul edilmektedir. Bu, ürünler ve reklamlarda, kurumsal sosyal sorumluluk raporlarında ve ayrıca paydaş katılımı girişimleri aracılığıyla iletişimi de içermektedir. Kurumsal sosyal sorumluluk iletişimi, tüketicileri ikna etmekten sorumlu şirketleri ödüllendirmeye, kurumsal hesap verebilirliği etkilemeye, yöneticilerin ve diğer paydaşların dünyayı anlamlandırmalarına kadar her şey için kritik olarak kabul edilir.

Bu değişen bağlam göz önüne alındığında, akademisyenler kurumsal sosyal sorumluluk iletişiminin nasıl meşruiyet inşa edebileceğini, paydaşlarla güvene dayalı ilişkilerin gelişimini nasıl destekleyebileceğini, bir organizasyonun soyut ve soyut özelliklerini iletebileceğini, giderek sesi artan bir paydaş hareketine doğru ve şeffaf bilgi sağlayabileceğini ve gelişmeyi nasıl sağlayabileceğini anlamaya çalıştılar. Bloglar, web siteleri ve çevrim içi söylem gibi web 2.0 araçlarından yararlanan başarılı KSS iletişim kampanyaları yer almıştır.

Sosyal sorumluluk projelerinin değeri dijital dönüşümün etkisiyle viral bir şekilde hızlı ve en uzak noktalara, toplumlara kadar iletişimi yapılacak bir gündemdedir. Günümüzde Bloglar, we

(13)

2

sayfaları ve birbirinden farklı sosyal medya ağları etkileşimiyle küresel yayılım etkin ve hızlıdır. Bu sebeple kurumsal iletişim dijital mecralarda son derece dinamiktir. Dijital medya, çeşitli izleyicilerle doğrudan etkileşimleri, diyalogları ve katılımları artırdı. Bu tür etkileşimli iletişimler sayesinde çıktılar genellikle son derece güvenilir kaynaklar olarak algılanır.

Ayrıca sosyal medya, kurumsal sosyal sorumluluk iletişimi için daha önemli hale geldi.

Geleneksel raporlamaya kıyasla sosyal medya, şirketlerin paydaşlarıyla günlük iletişimini geliştiriyor. Ayrıca doğrudan paydaş yanıtlarına olanak tanır ve kamuoyunun farkındalığını artırır. Bu nedenle, kurumların sosyal medyayı kullanarak kurumsal sosyal sorumluluk raporlamasında Sivil toplum kurumlarını (STK) nasıl ve neden ele aldıklarını belirlemek çok önemlidir.

Dijital bilgi çağında, enformasyon bilgiyi sağlar. Buna paralel bilgi de bilgelikle veriyi işleyip enformasyona dönüştürerek en temel eylemlerden birini oluşturur. İş yapış şeklinin her alanında dijital dönüşüm sürecine uyum sağlamak son derece önemli ve hatta zorunluluktur. Hızla değişen ve dijitalleşen dünyada bireyler, toplumlar ve uluslar olarak uyum sağlarken sosyal sorumluluk faaliyetleri de dijital platformlarda yer alarak kavramsal olarak dijital sosyal sorumluluk ifadesi ile karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda toplumu ve çevreyi etkileyecek tüm faaliyetlerin dijital dönüşüm bakış açısıyla ele alınması ve katma değerin artması bakış açısıyla proje ve çıktıları yer almalıdır.

Yani, yaşadığımız teknoloji çağı itibariyle, şirketler sosyal sorumluluk amaçlı yapacakları tüm çalışma ve projeleri toplum başta olmak üzere müşteriler ve çalışanlar olarak ilişkilere, ayrıca ticari anlamındaki tüm işlevlere entegre ederek dijital mecranın kapsadığı tüm araçlardan etkin fayda edilebilirler. Bu genel çerçeveden yola çıkarak, literatürde yeni kavramlardan biri olarak düşünülen sürdürülebilir iletişim farkındalığı ile projelerin kurgulanmasını sağlayan şirketlerin tercih ettikleri yöntemlerle iletişim biçimlerinin devamlı ve sürdürülebilir olabileceği görüşüyle, sürdürülebilirliğin iletişim kavramının nasıl uygulamalarla etkin olduğu değerlendirilir. Sürdürülebilir iletişim ile ilgili kavramsal olarak incelediğimizde, sosyal sorumluluk projelerinde neden önem taşıdığı, sosyal sorumluluk konusunun kavramsal olarak tarihi akışı itibariyle değerlendirilmesi, model ve stratejilerinin örnekler ile araştırılması gerçekleşmiştir.

Bu araştırmanın amacı, kurumsal sosyal sorumluluk iletişimi üzerine mevcut literatürü değerlendirmek ve farklı yaklaşımları anlamlandırmak ve gelecekteki araştırmalara yön vermek için uygun bir kavramsal çerçeve sağlamaktır. Temel yönetim disiplinlerinde faaliyet gösteren

(14)

3

çeşitli kurumsal sosyal sorumluluk iletişim kavramlarını bir araya getiren bu araştırma, sürdürülebilir iletişim ve dijital dönüşüm kavramlarıyla birlikte bütünleştirici incelemesini sunmaktadır. Böylece, kavramsal olarak zengin ve pratik olarak alakalı olan daha bütünsel ve çok disiplinli bir kurumsal sosyal sorumluluk iletişimi anlayışı sağlamaktadır. Kurumsal sosyal sorumluluk iletişim araştırması için kavramsal bir çerçeve oluşturmak için kullanılır. Bu çerçeve daha sonra gelecekteki araştırma ve teori geliştirme için ana temaları, fırsatları ve zorlukları belirlemek için kullanılır. Bu kapsamda çalışma kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin sürdürülebilir iletişim sağlayabilme bakış açısıyla hangi kaynaklardan faydalanılarak hedefe ulaştığı, tam bu süreçte dijital dönüşümün neden kaçınılmaz olduğu ve dijital mecraların nasıl bir kapsamla hedef başarısını etkilediği konusu ile ilgili araştırma amaçlamaktadır.

Araştırmanın ilk bölümünü oluşturan kısımda tamamıyla kurumsal sosyal sorumluluk kapsamlı yapılan literatür tarama çalışması yapılmış ve genel bir perspektifte konumuzla ilişkili araştırma sonuçları paylaşılmış ve değerlendirilmiştir.

İkinci bölümde dijitalleşme, dijital dönüşümün yanı sıra, yeni bir kavram olan dijital sosyal sorumluluk kavramı incelenmiştir. Ayrıca, sosyal sorumluluk projelerinin bilinilirliği, etkisi ve devamlılığı ile gözlemlenmesi amacıyla yeni bir kavram olan sürdürülebilir iletişim değerlendirilecek ve örneklendirilecektir.

Üçüncü bölümde ise kapsamlı biçimde araştırma ile ilgili anket çalışması ve anket sonuçlarına göre çıktıların değerlendirilmesi ve sonuçlandırılması ele alınacaktır.

(15)

4

1. KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK TANIM, İÇERİK VE KAPSAMI

Kurumsal sosyal sorumluluk, şirketler sadece kendi karlarını değil, aynı zamanda faaliyetlerinin toplum üzerindeki etkilerinin farkında olunan bir fikre dayanan kavramdır. Sadece kâr amacı güden bir şirket olmaya yönelik olumsuz imajıyla ilgili düşünce ve algılamayı yok etmek amacıyla kullanılan kurumsal sosyal sorumluluk, tüm dünyada ilgi gören bir faaliyet türü olarak bilinmektedir.

Çalışmanın birinci bölümünde kurumsal sosyal sorumluluk, kavramsal olarak ele alınıp içerik araştırması yapılmıştır. Bu bölümde kurumsal sosyal sorumluluk tanımı, önemi, tarihsel gelişimi uygulama alanları, işletmelere sağladığı faydalar, bu konudaki uluslararası standartlar, kurumsal sosyal sorumluluk stratejileri ve modelleri yer almaktadır.

1.1.Kurumsal Sosyal Sorumluluk Tanımı

Kurumsal sosyal sorumluluk, kavramsal olarak baktığımızda literatürde değişik sayıda araştırmalara konu olmuştur. Ayrıca, kavramın içeriği ve önemi, farklı bakış açıları ile yenilikçi faaliyetler günümüzde popülerliğini korumaktadır. Aktan ve Börü’ye göre, özellikle son yıllarda iş dünyasında iyi bilinen kuruluşların ses getiren olumsuz konuları yüzünden tüketim toplumunu oluşturan bireyler tarafından bu kurumlara, kurum yöneticilerine karşı güven duygusu zedelenmiştir. Bu sebeple de iş ahlakı gibi konu içeriklerine toplum tarafından ilgi çoğalmıştır. Bu da aslında sosyal sorumluluk ile ilgili konuların daha çok konuşulur olmasını sağlamıştır (Aktan ve Börü, 2007:11). Bu tür faaliyetler çok daha etkiyle kamu gözünde konuşulmaya başlamıştır.

Kurumsal sosyal sorumluluk anlam olarak incelendiğinde, öncelikle sorumluluk dediğimizde ne anlam ifade ettiğini tanımlamak gerekir. Şirketlerin ürettikleri ile birlikte geliştirdikleri aktiviteleri, işletmelerin verdikleri karar, yaptıkları faaliyetler ve üretim yaptıklarının çıktılarına bağlı olmasının tanımlanmasıdır (Ay, 2003: 23).

Sosyal sorumluluk kavramsal olarak, işletmelerin hem çevresinde yer alan kişilere hem de topluma karşı davranışı olarak tanımlanır. Şirketler iş dünyasında çalışmalarını ve hedeflerini gerçekleştirirken toplumun da menfaatlerini gözetmek ve toplum, çevre başlıklı konularda yardımcı olabileceği çalışmalarda yer almalıdır.

(16)

5

Yapılan çalışmalarla günümüzün en değerle takip edilen konularından biri olan kurumsal sosyal sorumluluk kavramı ekonomik olduğu kadar, toplumsal, sosyolojik ve önemlisi çevresel ihtiyaçlara göre farklı tanımlamalarla karşımıza çıkmıştır. Sosyal sorumluluk alanında araştırmalar akademik olarak daha fazla görüldükçe daha kapsamlı veriler elde edilmeye başlanmıştır. Bu bilgiyi takiben kuruluşların kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinde etkin olması ve toplumun sosyal sorumluluk kapsamlı çalışmalardan fayda görmesi de olumlu yönde gelişmiştir (Güleryüz,2019:5). Şirketlerin organizasyonlarına bakıldığında, teknik olduğu kadar, sosyal kuruluşlar olarak da bilinirler. Birçok şirketin toplumların değişen ihtiyaçlarına paralel beklentileri de değişir. Beklentiler değiştikçe işletmeler yeni strateji ve hedefleri araştırıp odaklanırlar. İşte tam bu noktada “halka ilişkiler” biliminin önemli bir görevi vardır.

Çünkü toplum tarafından beklenenleri işletme tarafından cevaplayan halkla ilişkiler olacaktır.

Adam Smith tarafından oluşturulan “maksimum kar” anlayışının yerini “topluma sorumlu davranılması” kavramına geçilmesiyle, her daim olarak sosyal sorumluluk projeleri gündemde yerini başarıyla almıştır (Peltekoğlu,2001:179). Sosyal sorumluluk, toplumun farklı kesimlerinde sürekli duyduğumuz bir tanımla karşımıza çıkmaktadır. Gerek küçük gerekse büyük ölçekli şirketlerin gerek girişimci grupların bir araya gelerek oluşturdukları, genelde fark yaratmak ve iyileştirmek amaçlı çalışmalar olarak ifade edilmektedir.

Sosyal sorumluluk ile ilgili literatür araştırmaları sonucunda çok farklı tanımı mevcuttur.

Toplumsal fayda olarak değerlendirdiğimizde sosyal sorumluluk, bu konuda toplumda öncelikli bir yaklaşım olarak tanımlanabilir. Bowen’in sosyal sorumluluk konusundaki yaptığı tanımlamaya bakarsak, işletmelerin kendi ve toplum isteklerine uygun hem politika oluşturmak ve geliştirmesiyle, tamamıyla toplumsal yaşam tarzına dair katma değer bir sorumluluk diye tanımlanır (Aydınalp 2013:5). Bir diğer tanımla sosyal sorumluluk, bir şirketin tüm faktörleri düşünerek, ekonomik ve yasal çerçevede, şirketlerin hedeflerine uygun çalışma çerçevesini takip edilmesine ve tüm dahil olan toplulukların memnuniyetine ilgili bir durumdur (Özüpek 2004:13). Bir başka tanımda şirketler aracılığı ile yapılmakta olan ve yasal ayrıntıların da ötesindeki tüm çalışmalardır (Pirler, 2013: 55). Diğer tanımlara baktığımızda, kurumsal sosyal sorumluluk kavramsal olarak işletmelerin iş yeri etiğine hem finansal hem de hukuk anlamındaki uygulamalara, hep şirket içinden hem de dışından olanların, isteklere uyabilecek çalışma hedefi oluşturması olarak tanımlanır (Ölçer, 2011:23).

Korkmaz’a göre (Korkmaz, 2001:21), Sosyal sorumluluk kavramına baktığımızda, bir işletmenin faaliyet alanı dikkate alınarak kendi çevresi ekseninde oluşturduğu her türlü etkiyi değerlendirir ve olumlu olmayan birtakım etkenler olması taktirinde bunları önlem alıcı

(17)

6

yöntemler ile tedarik edilmesidir. Bir başka deyişle şirketler bir üretim ile sonucunda toplum tarafından tüketilmesi sürecindeki tüm halkalardaki işlevine yönelik, topluma karşı olabilecek olumsuzluklar ile ilgili önlem alıp şirketi sınırlayan, öncelikli toplum neznindeki huzur ve refahı dikkate alacak yönetmelikler, kurallar ve buna göre çıktıları benimseyen olarak tanımlayabiliriz. Top ve Öner’in (Top ve Öner, 2011:98) tanımlamasında yer aldığı üzere kurumsal sosyal sorumluluk işletmelerin takip ettiği bir süreç olarak tanımlanır. Daha günümüz tanımıyla baktığımızda, şirketlerin maddi ve yasalara göre olan kendi hedeflerinden ayrı, daha verimli ve faydalı bir topluma etki etmek amacıyla yapılan çalışmalardır. Böyle bir çıktıyla şirketler sadece öncelikli faydayı kendileri için değil, topluma karşı olan duyarlılıkla çevre ve toplum olarak faydayı da önemle düşünür ve öncelik verir.

Sosyal sorumluluk ile ilgili çalışmaları ile tanınan Archie B. Caroll’a göre, kurumsal sosyal sorumluluk, işletmeler açısından yalnızca ekonomik olarak değil, gönüllük esasına dayanarak, mesela daha temiz bir çevre, toplum başlığıyla oluşmasında etkiyi açıklar (Carroll, 1999:269- 271). Sosyal sorumlulukla ilgili Avrupa Birliği komisyonu olarak tanımlamasında işletme odaklı değerlendirme yapmış ve işletmelerin toplum olarak yaşanan sıkıntıları dikkate almaları dileğiyle ifade etmiştir. Tanımlamaya baktığımızda, işletmelerin konuya yönelik hukuki beklenti bakış açısıyla bakılmaması ve insana olan yatırım ve önceliğin dikkat çekilmesi, yapılan faaliyetlerin de mutlaka topluma fayda çıktısı olması gerektiğidir ki ancak böyle yapıldığında kurumların toplumla ve çevreyle bir denge ilişkisi kuracağı açıklanmıştır (Commission of the European Communities, 2001: 5). Birleşmiş Milletler Endüstriyel Gelişim Örgütü (UNIDO) değerlendirmesinde yine işletmeler yer almaktadır. Toplumun yaşamakta olduğu tüm endişelerin giderilmesi konusunda faaliyetini koordine etmesi ve paydaş ilişkileriyle birlikte bir denge sağlamasını önerir (http://www.unido.org/csr/o72054, html Erişim Tarihi: 19.04.2020).

Özgener (2004:158), konu ile ilgili tanımında kavramsal olarak bir şirketin iş ahlakı, hukuk takibi ve tüm farklı oluşumları önemsemesi, çıktıların gruplar üzerindeki etkilerinin farkında olarak kararlar vermesi, sonuçlara yönelik sorumlu bir bilinçle hareket etmesi ve en önemlisi toplum bilinciyle destekleyerek hareket edilmesidir. Lantos (2018:8) ise konu ile ilgili işletmelerin mutlaka toplumun çıkarı ve gelişimi dikkate alarak çaba göstermesi gerektiğini iletir. Fayda kısa dönemli değil mutlaka uzun dönemli olması gereklidir. Toplum odaklı tüm olumsuzlukları azaltma hedefinde olmalıdır. Kotler ve Lee (2008:3) işletmelerin toplumun refahını iyileştirmek adına isteğe bağlı kendi uygulamasının yanısıra, şirketin sahip olduğu tüm imkanlarla sosyal sorumluluğu geliştirmek ve tanıtmak amaçlı üstlendiği rol olarak tanımlar.

(18)

7

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansının çalışmasına göre, diğer açıklamalara benzer bir tanımla işletme, toplum ihtiyacı tema ve ilişkisi üzerinden durarak bir açıklama yapmıştır. Konferans çıktıların dikkate alındığında tüm sosyal grupların belirlenerek iletilen sorumlulukların yerine gelmesi beklentisiyle, bu kurumların dünyadaki rolün daha da çoğalmasıyla hızla farklılaşmaktadır. Bu sebepler dikkate alınarak kurumlar tamamıyla global bir toplumu oluşturmak için faaliyet gösterebilirler (UNCTAD:1999).

Sönmez’e göre, kurumsal sosyal sorumluluğun birçok tanımı vardır ama ortak paydada yer alanlar dört başlıkta özetlenebilir. Öncelikle şirketlerin hizmet ve ürün yaratmalarının en önemi sebebi kara geçmek olabilir ama bunun da ilerisinde önemli sorumluluk sahibidirler. Mesela şirketler oluştukça, sosyal olarak adlandırılan birtakım sorunlar çıkabilir. Bu sorunların çözüm bulmasına katkıda bulunurlar. Şirketlerin temel sorumlulukları elbette ki hissedarlara karşı sorumluluklarıdır. Aslında çevreye karşı da önemli sorumlukları mevcuttur. Şirketler insanı ilgilendiren tüm konulara da odaklanır (Sönmez, 2004).

Sosyal sorumluluğa yönelik daha önceki tanımlarda da iletildiği üzere işletmeyle ilgili, kavramsal olarak araştırmamızda da yer verdiğimiz sürdürülebilir amaçlı büyüme hedef alınır.

Yani mutlaka hem doğa hem de çevre temasıyla çalışmalar yapılması olarak açıklansa da tanımlamanın yetersiz olduğu savunulur. Çünkü işletme, çevre üçlemi sorumluluğu ile birlikte, tüm paydaşlar ile de ilgili direk bir sorumluluk realitede yer almaktadır ki tüm kararlarda paydaş beklentileri gayet nettir (Aktan ve Börü,2007:13). Tüm kaynak araştırmalarındaki tanımlara baktığımızda kurumsal sosyal sorumlulukla ilgili birbirine paralel ama yeterli olmayan tanımlar olduğunu düşünülmektedir. Tanımlardaki ortak payda toplumun değişik başlıklarda ihtiyacın karşılanması, gelişimi ve dünya varlıklarının korunması ile ilgili sorumlulukları ile düzenli, yeni ve sürekli yapılması gereken faaliyetlerdir.

Kurumsal sosyal sorumluluk başlıklı tüm çalışma ve yaklaşımların tarihi yerlerinde bir önceliğe göre sıralandığı görülür ki, bu kapsamda ilk Bowen tarafından 1953'te yayımlanmış kaynaklar mevcuttur. “İş adamlarının sosyal sorumlulukları” isimli kitabında yaptıkları işe karşı sorumluluk duyan liderlerin yaptıkları aktivite ve projelerde fayda odaklı olmaları gerektiğini savunur (Aktan,2007).

(19)

8

1.2. Kurumsal Sosyal Sorumluluk İle İlgili Kavramlar

Aktan (2007:9), kurumsal sosyal sorumluluk kavramının anlaşılması amacıyla, diğer tanımalarda değindiğimiz paydaş kavramı üzerinden, “Paydaş teorisi”ni açıklamak gereklidir.

Toplumun ayrı temsilcileri ile iletişimde olmakla birlikte eğer başarılı bir iletişim kuruyorlarsa bu ancak ilişki yönetimi ile mümkündür. İşte araştırma yapıldığında konuya “Paydaşlar (stakeholders)” olarak ifade edilir. Toplum ve işletme ilişkisinde faaliyet ve sonuçlardan etkilenen toplumsal taraf aslında paydaş kavramını tanımlar (Baron,2000:571) ve ayrıca teori aslında stratejik olarak tanımlanacak bir yönetim tanımı olarak da ifade edilebilir. Freeman (1984:13-17), paydaş teorisi ile ilgili şirketler haricindeki topluluklarda ilişkilerin güçlü olması demek, işletmenin oluşturmaya çalıştığı stratejilerin oluşmasına yardımcı olur. Eğer böyle olmazsa, stratejilerin belirlenmesi mümkün olmayacaktır. İşte bu bakış açısı paydaş teorisi ile ilgili temel bakış açısını gösterir

Aktan’a (2007: 9-10) göre, bu teorisi doğru anlamak çok önemli olduğu kadar teoriyle ilgili mutlaka organizasyonun içinde yer aldığı hem iç hem de dış olarak menfaat sahiplerini doğru öğrenmek faydalıdır. Organizasyonun sahip olduğu kültürün değerlendirilmesi gereklidir.

Çünkü çalışanlar yer alır ve kendi çevresi ile ilgili olan ilişki kültürü doğru kurulmalıdır.

Hükümetler de işletmelerin çıktıları ve verdikleri kararlar ile ilgili etkili olduğu bilinmektedir.

Günümüzde işletme- hükümet arası tüm iletişim sınır ve kuralları net biçimde tanımlanmıştır.

Bu tanımlamalar içinde devletin görevi adaletin ve ayrıca eşitliğin olduğu kadar rekabeti de ortaya çıkaran ve ayrıca belirlenmiş prosedürlere uyulmaması durumunda müdahale etme rolünde yer alır. Şu bir gerçektir ki işletme stratejileri üzerinde hükümet kararları son derece önemle etki gösterir. Mesela, Dünya Bankası gibi farklı uluslararası kuruluş ve organizasyonlar, lokal yönetimler kurumları direk etkilemekte olduğu bilinen paydaşlar olarak ifade edilebilir (Freeman,1984:13-17). Bulunulan süreç itibariyle şirketlerin “Paydaş” kavramına aktivistler, medya veya sivil toplum kuruluşları gibi farklı gruplardan yeni paydaşların da eklendiği görülmüştür.

Yıllar bazında incelediğimizde 1980 dönemi başlangıç süreci itibariyle, işletmelerin hem ekonomik hem de sosyal sorumluluk faaliyetleriyle de ele alınması ve bu çalışmaların mutlaka dikkate alınarak değerlemeye tabi tutulması iletilir (Lantos, 2001:596). Süreçte tam bu beklentiye uygun faaliyet örnekleri geliştirilmekte ve duyulmaktadır. Sosyal sorumlulukla ilgili çalışmalara bugünü dikkate alarak baktığımızda işletmeler paydaş sorumluluğu ile birlikte, sorumlulukları kapsamında bir işletmede yer alan tüm süreçlere yaymakla kalmayıp bunların

(20)

9

çıktılarını ve sonuçlarını ölçümleyerek takip etmek ve raporlamakla da sorumludur. Söz geçen çalışmaların işletme tarafından çıktı olarak takip edilmesi ve dikkate alınmasının bir faydası da işletmeye ekonomik olarak bir fayda olarak dönüyor olabileceği gerçeğidir (Balabanis, Phillips ve Lyall,1998: 42).

Tüm bahsedilen ayrıntıları dikkate aldığımızda kuşkusuz ki günümüzde kurumsal yapıda büyümeyi hedef edinmiş tüm şirketler, kurumsal sosyal sorumluluk kavramına büyük önem verir ve uygulamaları gerçekleştirirler. Ana sebeplerden biri sadece aktivite gerçekleştirmek değil, şirketlerin bu konu ile ilgili olmak üzere kendilerine yönelik belirli faydaları görecekleri ve yaşayacaklarıdır. Sosyal paydaş ve sosyal sorumluluk her şirket için farklı tanımda yer alabilir. Bir örnek verirsek vitamın araştıran ve geliştiren bir şirketin topluma fayda olarak gerçekleştireceği ile bir üretim yapan perakende şirketinin sosyal sorumluluk olarak mutlaka odaklanması gereken konular farklıdır. Bu sebeple konumuza yönelik baktığımızda hangi topluluğa hitab edildiğinin net çizgilerle belirlenmesi ve hangi adımlarla ilerlenmesiyle başarılı olup olmadığı takip edilebilir ve bu oldukça önemlidir hedef (Argüdan,2007:39). Şirketler kurumsal sosyal sorumluluk kavramına önem verdikçe kullanım, içerik gibi farklı uygulamalar ortaya çıkmıştır.

Kurumsal sosyal sorumluluk kavramı değişken yapısı nedeniyle ilişkili olduğu diğer kavramların değişiminden etkilenmekte olup, kurumsal sosyal sorumluluk ile ilgili bu kavramların açıklanması konunun anlaşılması açısından önemli olacaktır. Bu kavramlar farklı araştırmacılardan derlenmiş olup sırasıyla: “Sosyal paydaş, gönüllülük, şirket sosyal sorumluluğu, kurumsal itibar ve kurumsal imaj, sürdürülebilir kalkınma, kurumsal hayırseverlik, sosyal pazarlama, halkla ilişkiler, iş etiği, kurumsal sosyal duyarlılık, kurumsal hesap verme sorumluluğu, sosyal denetim, kurumsal sosyal raporlama, kurumsal vatandaşlık, davranış kodları” olarak kısaca tanımlanacaktır.

Sosyal paydaş, kavram olarak tanımlandığında işletmelerin stratejik başlıklı yönetimleri ile ilgili var olan hedeflerine yönelik kurumları etkileyen, başarmaları için katkısını göstermeye çalışan ya kişilerdir ya da gruplar olarak ifade edilebilir (Soysal, 2019:8). Her kurumun farklı paydaşlarının olmasını sebebi ise ölçek ve çevre farkından dolayı gelişir. Bu yaklaşımı dikkate aldığımızda, şirket içindeki tüm paydaşlar aynı seviyede önemlidir. Bundan dolayı da aynı seviyede paydaşlara önem verilmesi dikkat edilmesi gereken bir noktadır. Şirketlerin verdiği kararların mutlu ettiği kadar memnun olmayan paydaşları da yaratabilir. Bu sebeple paydaşların niyetleri ve dileklerinin doğru analiz edilmesi gerekmektedir (Akmeşe, 2015:12). Bu bilgilere

(21)

10

ek olarak şu bir gerçektir ki paydaş araştırma olarak birçok tanımla karşımıza çıkar. Örneğin bir şirketin sahibi, kaynakları sağlayan taraf gibi ayrı rollerde ve farklı statülerde olabilirler (Ertuğrul, 2008: 212).

İşletmelerin kendi perspektifinden bakıldığında paydaşlar hakkında kimlerin dahil olduğunu bilmekten daha değerli olarak, paydaşların kurum içi önem sırasında doğru yerleştirmesi kadar önem sırasını da algılamaktır (Boran, 2016: 142).

Gönüllülük, kişilerin tamamıyle sosyal yarar sağlamak hedefli olup, parasal kazanç veya harcama sorunu da olmadan, bir çıkar beklemeden bu tür faaliyetlere akitf biçimde katkı sağlayan kişilere denilmektedir (Balaban ve İnce, 2015: 150). Bireylerin gönüllülük ilkesiyle bu çalışmaları yerine getirmesindeki amacı, sosyal bir çevre içinde ortak amaç doğrultusunda faaliyetleri yapmak, konuya yönelik yetisini arttırmak, hem de toplum ve çevre içinde konum sahibi olmak amacıyla da olabilmektedir (Özel Sektör Gönüllüler Derneği, 2009: 5). Sosyal sorumluluk faaliyetleri bağımsız birçok organizasyon sayesinde tamamıyla gönüllülük ilkesiyle yapılır. Bu durumda tek amaç fayda sağlamaktır ve herhangi bir zorunluluk yoktur.

Şirket sosyal sorumluluğu, aslında bir kurumun gönüllü olmak felsefesiyle ilerleyerek tüm çevre, toplum kapsamlı konulara karı üstlenmesi, belirli bir kazançta olan şirketlerin tüm paydaşların istekleri baz alınarak alınan sorumlulukları kapsamaktadır. İşte bu kapsamda şirketler sosyal sorumluluğu aslında saygınlık ve güven amaçlı bir taahhüt olarak da görmektedirler. Şirket sosyal sorumluluğu kapsamında gerçekleştirilen tüm tanımlamalar daha çok ticari faaliyet anlamında işler yapan şirketleri temel almaktadır ve eğer şirketin kazanç sağlamak istediği bir amaç varsa, bu tanımlama dışında olması aşikardır. Bu tanımlara bakıp hangi kavramları kullanırsak daha etkili olur diye düşündüğümüzde ilk aklımıza gelenler içinde

“Şirket sosyal sorumluluğu” kavramını kullanmak yerine “Organizasyonel- Kurumsal sosyal sorumluluk” kavramları kullanılabilir (Yalman,2018: 8).

Kurumsal itibar ve kurumsal imaj, bir işletme için rekabet kapsamında avantajlı konuma alacak önemli ayrıntıları oluşturur. Bu durumda olumlu algılama şirketin kurumsal olarak tanımlanacak olan hem imajı hem de itibarıyla birlikte çalışanların da işletmeye ilişkin bağlılığını sağlar (Çınaroğlu ve Şahin, 2012: 28). Şirketler için değerli olan başlıklardan bir tanesi kurum olarak itibarın sağlanması ve sürdürülebilir hale getirilmesidir. Eğer bir işletme yaptığı işle ilgili öne geçmek ve duyulmak istiyorsa burada asla kaliteden ve müşterinin tercihlerinden ödün vermemelidir. Kurumun performansı üzerinde kuşkusuz ki itibar son derece önemlidir (Alnıaçık, 2010: 97).

(22)

11

İşletmelerin itibarı ile ilgili olumlu olması konusuna baktığımızda sahip oldukları kurum imajı olumlu etki gösterir. Bu sebeple bütçelerini hep bu tür çıktılar düşünerek ve çıktıların olumlu etkisi dikkate alarak gerçekleştirirler. Şirketler çalışmalarını oluştururken bulundukları topluma karşı hassas olmaları, kalite odaklı sonuca önem vererek hizmet anlayışı içinde olmaları ve ayrıca müşteriye karşı memnuniyet sağlamaları önemlidir (Karatepe, 2008: 83). İşte bu sebepledir ki çalışmalar etkisiyle kurumların itibarını arttıracak çok kapsamlı ve değerli uygulama çalışmaları takip edilir (Kadıbeşegil, 2001:1).

Sürdürülebilir kalkınma: Sürdürülebilirlik kavram itibariyle oldukça popülerdir. Şirketler bazında ne anlama geldiğine baktığımızda ise işletmenin tanılan, bilinen ve üretir bakış açısıyla uzun vadeli olarak gerçekleştirmeleri ile ilgili kısaca işletme devamlılığını refere eder (Yavuz, 2010: 64). Sürdürülebilir kalkınma tek bir noktadan değil aynı zamanda aydınlanmış, öz çıkara dayanan ve ekonomik, sosyal ve çevresel performansın değerlendirilmesini gerektiren bir durumdur. Bir diğer tanıma göre gerçekte şirketlerin kısa süreli değil, uzun süreli faaliyetlerde yer alması, toplum ve çevreye kısa vadeli çözümler sunmaması veya menfaati dışında davranmaması, en önemlisi uzun süreçli ekonomik performans göstererek oluşmalarıdır.

Kavram, kurumsal sosyal sorumluluğun gelişimi amaçlı katkısına baktığımızda şirketlerin hangi alanlara odaklanacağının bilinmesi (çevresel, sosyal ve ekonomik alanlar), ve hükümetler kadar sivil toplum örgütleri amaçlı ortak bir hedefi belirlemesidir. Mesela ekolojik veya ekonomik sürdürülebilirlik örnek verilebilir (Özgüç, 2009:7).

Kurumsal hayırseverlik: Tanımı itibariyle bir şirketin nakit para yardımı, farklı konularda bağış yapması gibi sosyal amaçlı bir kuruma hayır yapmak amacıyla katkıda ve de faydada bulunmak olarak ifade edilmektedir. Kurumsal hayırseverlik kapsamı itibariyle fayda kavramı üzerinde durmaktadır. Toplumsal konularda fayda sağlamak kadar etki oluşturma konusunda da kendini gösterebilecek bir girişim olabilir. Faydalarını kurum şöhretini ve iyi niyetini kurmak, istekli iş gücünü kuruma çekmek, özellikle belirli bir topluma özgü konularda toplum üzerinde etki bırakmaktır (Kotler ve Nancy, 2017: 141-169).

Sosyal pazarlama: tüm var olan ve yeni pazarlama teknikleri aktif biçimde kullanılmaktadır.

Amaç toplumsal olarak refaha fayda sağlamaktır. Bunun yanı sıra çevresel sorumluluklar amaçlarını da dikkate alarak toplum üzerinde bilinci arttırmak kadar doğayı korumak amaçlı tanımlar yer alır. Şirketlerin neler yaptığına baktığımızda, oluşturulmuş olan tüm sosyal kampanyalar önemlidir ve bunları topluma ulaştırırken sosyal pazarlama ile ilişkili tüm uygulamaları dikkate alırlar. Sosyal pazarlama sorumluluğu içinde genel kuralları yaratmak

(23)

12

vardır. Pazarlama sorumlusu ise tamamıyla toplum için yarar, fayda ve ortak amacını gözetmektedir (Kotler ve diğer., 2002: 10). Taşlıyan’a göre kavram temelinde değişimi oluşturmak amaçlıdır. Bir tüketici davranış şekilleri, üretimin oluşmasından bunun yönetilme biçimine kadar değişiklikten bahseder. Daha geniş bir perspektifte düşündüğümüzde ise hem kültür hem de sosyo- kültürel ve ekonomik değişimi yönelik ihtiyaç duyulan politikaları içerir (Taşlıyan, 2012: 26).

İşletmeler, mal ve hizmetlerin tasarımı ve üretiminden, tüketimine kadar olan aşamasına toplumsal yararın gözetilmesine öncelik vermelidirler. Bu faydaların bilinir olması doğru biçimde kamuoyuna aktarılması süreci en etkin biçimde sosyal pazarlama teknikleri ile gerçekleşir. İşletmeler kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerini yaparken, farklı sosyal pazarlama tekniklerini kullanarak duyulmasını sağlarlar.

Halkla ilişkiler: Kapsam itibariyle işletmelerin toplumsal ilişkisini oluşturmada tüm şirketlerin ihtiyaç alanında yer alan bir kavramdır (Yağmurlu, 2011: 7). Birçok tanım, halkla ilişkiler kavramını farklı açılardan ele almaktadır. Halkla ilişkiler tanımının ardındaki temel nedenlerden biri, halkla ilişkilerin teori ve pratikteki rolü hakkındaki varsayımların veya evrensel fikirlerin farklı olmasıdır. Bu önermeleri ya da dünya görüşü halkla ilişkiler ve farklı tanımları neden ne hakkında düşünceler görünmesini etkiler (Kalender, 2008:18). Koçyiğit’e göre halkla ilişkiler; şirketlerin olma hedefleri amacıyla yapı haline getirmiş olan halkla ilişkiler içeriklerinde en önemlisi hem şirket hem de hedefledikleri müşteriler arasında ortak bir platformu oluşturabilmektir (Koçyiğit,2018:160-161).

İş etiği: Tanıma baktığımızda iş dünyada yer alan ve etiksel kurallar kadar, bu konuları dikkate alarak hangi konuların doğru veya doğru olmayan konular olduğuna dair belirlemeleri yapar (Erturhan ve Filizöz, 2011:141) İş etiği kavramı aslında özünde bir şirketin kural ve ilkeleriyle duruşunu, ne kadar davranışları ile tutarlı olduğunu da gösterir, kısaca bir işletmenin uygulamasında yer alan ilkelerdir (Bayrak, 2001:9). Bir iş ahlakının temeli sosyal sorumluluk ile ilgili bir gerekliliktir. Yani kısaca iş ahlak ve sosyal sorumluluk ilişkisinde ahlakın sorumluluğu kapsadığı bir tanım vardır. Şirket liderlerinin etiksel ve kişisel bütünlüğü de bu ahlaki davranışa örnektir (Aktan, 1999:18).

Kurumsal sosyal duyarlılık: İşletmenin kazanma hedefi ile ilişkili yaptığı çalışmalar içeriğinde tüm çıktıları etkileyecek karar ve uygulama alanları dikkate alınarak, bunlardan etkilenir olabilecek grupların dikkate alınması gerekliliğidir.

(24)

13

Kurumsal olarak tanımlanan sosyal duyarlılık, işletmenin inisiyatif almasıyla her türlü dışsal maliyet azaltıcı ve aslında paydaş olan herkesi koruyan tedbirleri alması ve uygulaması anlamına gelmektedir (Draper, 2000; Ackerman ve Bauer, 1976).

Kurumsal hesap verme sorumluluğu: Herhangi bir kişinin bir konu hakkında ispat sunması, detaylandırıp açıklaması ve detayla rapor oluşturması anlamına gelmektedir. (Aktan, 2007:14).

Ayrıca bu kavram, tüm şirketlerde yer aldığı gibi, bir şirketin mevcut faaliyetlerini denetimle değerlendirmek ve incelemek amacıyla diğer şirket tarafından geliştirilen bir beceridir. Ayrıca paydaşları dikkate alarak şirket arasındaki iletişimi takip ettiği gibi, şirket olarak alınan tüm kararları doğrulama gerekliliği olarak ifade edilebilir (Öztürk, 2013:17).

Sosyal denetim: işletmelerin yaptığı tüm sosyal sorumluluk çalışmaları ile ilgili raporda görülen her türlü ölçümün nicel dediğimiz değerlere dönüşmesi sürecine harcanmakta olan tüm girişimleri kapsar (Certo,1999:48). Sosyal denetim aslında herhangi bir şirketin performansını sosyal yönden değerlendiren, ekonomik yönden daha çok önem verdiği düzenli yapılan denetleme ve inceleme olarak tanımlanır (Akgemci ve diğer., 2001:11).

Kurumsal sosyal raporlama: İşletmelerin ekonomik, çevresel ve sosyal faaliyetlerini bir bütün olarak paydaşlarına sunmasıdır (Yücel,2018:59). Avrupa Birliği tarafından 2004 yılı kapsamındaki bir araştırma sonucuna göre, sosyal sorumluluk araçları mevcuttur. Hem şirket hem de sektör bazında ele alınmıştır. Bu araçlar sırasıyla etik olarak tanımlana kod, kurumsal sosyal sorumluluk ile ilgili her türlü yönetmeye dayalı standart, raporlama olduğu kadar da sosyal sorumlu yatırımlar olarak ifade edilir (Yalman,2018:13). Bu raporlama türünün temelini, herhangi bir işletme ile ilgili tüm ortak ve paydaşlar dikkate alınarak hesap verilebilir olma anlayışı öncelikli olarak fikirlerin önemle dikkate alınmasıdır (Boran, 2016: 186).

Kurumsal vatandaşlık: Şirketlerin ticari çalışmaları süresinde tüm kurallara (yasal, etik, sosyal) uyması ve topluma karşı sorumluluğu gereği beklenen her şeyi oluşturması ve gerçekleştirmesidir. Kurumsal vatandaşlığın temelinde yer alan üç görüş vardır: Sınırlı görüş, eş değer görüş ve genişletilmiş görüştür (Matten ve Crane, 2005:166-179). Kavramsal olarak baktığımızda hem toplum hem de işletmeler arasındaki ilişkiler dikkate alınarak tekrardan kavram haline gelmesidir. İşletmeler bu konudaki farkındalıklarını yerine getirmekle birlikte, her türlü hem ticari hem de üretim kapsamlı faaliyetleri açıkça ortaya koymaları önerilir (Aktan ve Börü, 2007:11-36).

(25)

14

Davranış kodları: Şirketlerin kendi çalışmaları süresinde toplumdaki tüm tarafları dikkate alarak önemsediği davranış kuralları olarak diye tanımlayabiliriz. Davranış kodlarının temel bilinen özelliği gönüllü olmak gereği tüm kamuoyuna bu konuda mutlaka bilgi paylaşmaktır.

Yalnız önemli bir husus vardır ki her ne kadar bu kodlar kamuoyu ile bilgisel paylaşım niyetiyle yayınlandığından belki yasal olarak da bir sorun olabilir. Global şirketlere baktığımızda, eğer denetim için ihtiyaç duyduklarında kendi talepleri ile bu konuya yönelebilirler. İşletmelerin koordinasyonunda belirli kural ve kod olduğunu düşünürsek, bu durumda direk kendi alanlarında çalışmalarında belli şekilde hareket etmeleriyle birlikte başarı elde etmek amacını taşır (Yalman,2018:16).

1.3. Kurumsal Sosyal Sorumluluk Düşüncesinin Ortaya Çıkışı ve Tarihsel Gelişimi

Tarihsel olarak baktığımızda tüm kurumlar aslında toplumda oluşturan herkese hem mal hem de hizmet geliştirmek amacıyla planlı ekonomik olarak tabi edilen birim diye tanımlanmıştır.

Bu açıdan bakıldığında toplumların ekonomik bir birimi olarak tanımlı olan tüm şirketlerinin primal sorumluluğu, tüketici olarak tanımladığımız herkesin ihtiyacı olan hem mal hem de kendilerine hizmet geliştirmek, esas hedef ise varlık olarak mevcudiyetlerini devam ettirmektir.

Bir kurumun var olabilmesi ve faaliyetleriyle devamlılığı her zaman büyümekte olan bir çevrede var olmasıyla, büyüme durumu söz konusu olan kurumun kar etmesine bağlıdır (Özüpek,2005:16).

Araştırmamız da kurumsal sosyal sorumluluk kavramına günümüzde daha etkin ve tanınan bir şekilde yer vermiş olsak bile, aslında tarihte milat öncesi süreçlere dayanan örnekleri mevcuttur.

Mesela Sümerler dönemi tabletlerinde yazılanlara bakıldığında çalışan işçilerin dinlenme günleri ifade edilir. 1920’li yılların başlangıcında aslında modern anlamda kavramın doğduğu ve ilk temelleri atıldığı düşünülür. Bu sebeple ilgili tarihler dikkate alınarak hem önce hem de sonrası konu gelişimine yönelik farklı içerik içerebilir (Aktan,2007:15).

Milattan önce 1100 yıllarına kadarki süreç, aslında sosyal sorumluluğun medeniyet ve dinlerle oluşmaya başladığı, yani işletme öncesi olan dönemi temsil eder. Toplumsal sorumlulukla ilgili yazılarında ifade eden ilk düşünür Eflatun olarak bilinir. Eflatun’a göre, idareci rolünde olanların ekonomiyi kapsayan menfaati her şeyden farklı ve üstte görmeleri gerektiği açıklanır.

Bir diğer düşünür Aristo, ekonomik olayları etik açıdan değerlendirmiştir. Kıymet ile buna karşılık verilen hizmet arasında her zaman bir denklik olması gerektiğini ifade eder.

(26)

15

Sanayi devrimi öncesi kurumsal sosyal sorumluluk konusundaki bakış açısı gelenek ve göreneklerin yanısıra, din ve kültürel dominant ve baskınlık ile şekil almıştır. Yine bu dönemi kapsayan İslam dünyasının yer aldığı ekonomik hayati koşullar, başka bir dönem olan Abbasi ve Selçuklular döneminde büyük bir seviyede Fütüvvet denilen örgüt, son olarak Osmanlılar döneminde Ahilik Örgütü ile düzene alınmıştır. (Özüpek,2005:16-17). Aynı dönemlerde, coğrafi olarak kültürlerin aynı ülke bazına yaşama gerekliliği dikkate alınarak 3 önemli din temsilcileri (Musevilik, Hristiyanlık ve İslamiyet) ile beliren sosyal yönetim ilkeleri sebebi ile kurumsal sosyal sorumluluk kapsamında baskı sağlayıp gelişimine katkıda bulunur (Bayrak,2001:86).

Sanayi devriminin başladığı zamanlar dikkate alınarak, 19. yüzyılın ikinci yarısı itibariyle şirketler sadece kar etmek amacıyla çalışmışlar ve hiçbir şekilde sosyal sorumlu faaliyette bulunmamışlardır. Bu bakış açısıyla şirketler teknik olarak toplumsal faydayı dikkate almayıp ne çalışan ne de tüketici haklarını önemsememişlerdir. Bakış açısının tamamıyla kar amaçlı olması topluma olumsuz etkiler sunar. Sonuç itibariyle işletmeler toplum tarafından ifade edilen talepler karşısında karşılayamamışlardır. İşletmelere karşı oluşan tüm olumsuzluklar çocuk işçi çalıştırmak, çevre ve doğayı kirletmek, ağır iş saatleri olmak üzere sıralanabilir (Vural ve Coşkun, 2011: 64, 65). Bu kadar olumsuzluk ve günvesizliğin olduğu bir dönemde aslında medya etkinlik göstermiş, toplumun farkındalığının artması amaçlı etkinlikler yapılmasına hız katılmıştır (Punter ve Gangneux, 1998: 196).

Kurumsal sosyal sorumluluk olarak ifadeyle ilgili tarihte ilk kez iktisatçı Howard Bowen’ın 1953 tarihinde yayınladığı “İş adamlarının sosyal sorumlulukları” kitabında, toplumun kendi değerlerine önem verip bununla örtüşen politikalarda ilerlemeleri gerektiğini ifade etmiştir (Saran ve ark., 2011: 34-37). Ama aslında kurumsal sosyal sorumluluk kavramının gerçek ses getirmeye başladığı tarihler 1960’lı yılları kapsar. Bu tarihlerde dar bir kapsamda yorumlanıp, incelemede anlaşıldığı üzere ne yasal ne de ahlaki sorumluluk karşılama konularındaki ayırım dikkate alınmamıştır (Oyewumi, Ogunmeru ve Oboh, 2018: 195).

1980’lerde ise kavrama verilen değer çok daha fazla ve geniş çaptadır. Mesela atık yönetimi, çevre bilinci, yoksul desteği, sağlık kurumlarının gelişmesi, iş ortamlarının iyileştirilmesi gibi konular ele alınmaya başlanmıştır. Ama hala uygulamalar sonucunda işletme faydaları açıkça tanımlanmamıştır. Genelde şirketlerin hem ekonomik hem de kanuni sorumlulukları gerçekleştirmeye çalıştıkları görülmüştür (Aktan,2007:17). Kuruluşlarda çok etkili değişiklikler oluşmuştur. Özellikle çevresel olarak hem politika, teknoloji ve ekonomi gibi şirketleri

(27)

16

etkilemiştir. Bundan dolayı da şirketlerin oluşturdukları sosyal sorumluluk amaçlı projelerin hem toplumun hem de devletin çıkar ilişkisine dayalı oluşturduklarını düşünülmektedir. Bu güne geldiğimizde artık şirketlerin sosyal sorumluluk amaçlı projelerinin olmadığı kurumları görmek çok da kolay değildir. Artık biliniyor ki şirketlerin başarı hikayesi sadece üretimle, uyumlu ve etiksel göstergelerle değildir. Toplum ve çevre dengesi ve önceliklerini de gözetmek gereklidir (Özüpek,2005:19-31). 1980’li yıllara geldiğimizde ise tarihsel olarak değerli oluşumlardan bir tanesi, 1987 yılında “Birleşmiş Milletler Çevre ve Geliştirme Komisyonu”

yayını olan “Brundland Raporu” içeriğidir. Şartlar ne olursa olsun hem adil ve günveli bir gelecek kurabilmek amacıyla sosyal kalkınma ve desteği hedeflemiştir (Chumakov, 2014: 359).

Her bir döneme göre gelişim örnekleri verilse bile, kurumsal sosyal sorumluluğun yaşadığımız içeriği 1990’lı yıllar itibariyledir. Mesela çevreye fayda bakış açısı bu süreçte artmıştır. 1992 yılında organize edilen Birleşmiş Milletler Rio Yeryüzü zirvesinde sürdürülebilir gelişme konu olarak incelenmiştir. Sendika temsilcileri döneme yönelik çevre ve toplum bağlantılı konularda şirketlerde önemli bir bağ olmuşlardır. İşte bu bağın en temel oluşturucusu sosyal sorumluluk ile ilişkili kurumsal çalışmalardır (Ersöz, 2007: 24).

Dünyada küreselleşmenin yaşandığı ve enformasyon çağının başlangıcı olarak değerlendirilen 2000’li yıllarda daha bilinçli ve ne istediğini bilen dolayısıyla işletmelere karşı yaptırım gücü olan bir insan topluluğundan söz etmek mümkün olmuştur. Bu bağlamda, kurum ve işletme yöneticileri için böyle bir insan topluluğuna karşı sorumluluk sahibi bir hareket edebilme gerekliliği yüklenmiştir. Toplumsal barışı sağlarken aynı zamanda da toplumsal refahı korumak ve arttırarak toplum beklentilerini karşılamak gibi sorumlulukları da üstlenmek durumunda kalmışlardır (Budak ve Budak, 2014: 100-101). Artık günümüzde kurumsal sosyal sorumluluk faydası hakkındaki çıktılar binlerce kez farklı projelerde ıspatlanmıştır ve bağımsız yardım kuruluşları hem de şirketler tarafından stratejilerle düzenli olarak geliştirilmektedir.

Türkiye’de sosyal sorumluluk konulu çalışmalar son derece ilgi ve önemle takip edilmektedir.

Kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları farklı organizasyonlarda farklı içerikte karşımıza çıkmaktadır. Tarihsel olarak gelişime baktığımızda Osmanlı Döneminden itibaren tanımlama yapılabilir. Bu dönemde sanayı toplumu denilmesi, Avrupa’daki oluşumla karşılaştırıldığında oldukça arka planda kalmıştır. Gelişim olamamış, daha çok tarımsal süreçlerde kalınmıştır.

Kapitülasyonlar sonuç olarak gelişmiştir. Sanayi devrimi dışında kalmak süreçte Osmanlı döneminin en büyük sıkıntılarından birini oluşturmuştır. Bir şekilde anlayış sanayileşmek

(28)

17

yerine, Avrupa’dan ürünlerin ithal edilmesi ve bunun gümrük vergileri ile idare edilebileceği anlayışıdır (Kazgan, 1991:36).

Her ne kadar Osmanlı döneminde Avrupa’ya göre sanayi devrimi fırsatları elde edilemese bile, kültürel olarak var olan değer direk sosyal sorumluluk örneği olarak karşımıza çıkmıştır. Bu da karşılıksız yardım bakış açısıdır. Türk toplumunn yardımsever ve misafirperver bakış açısı daha eski dönemlerden beri bilinen ve korunan bir değer olarak karşımıza çıkar (Özden 2004: 341).

Osmanlı dönemi sosyal sorumluluk örneklerinden bir tanesi zekat verilmesi örneğidir. Ayrıca Osmanlı döneminde vakıflar vardır. Vakıfların da temel değeri her zaman yardım etmek ve desteklemek üzerine kurulu bir genelektir. Bu sebeptendir ki vakıfların yapılarına bakıldığında, kurumsal sosyal sorumluluk temelli bakış açısının ve işlevlerin olduğu görülmüştür (Aydınalp, 2013:33). Vakıf kadar, eli açık anlamına gelen Ahilik de önemle bu dönemin tarihinde yer almıştır. Esnaf ve sanatkarların bir arada oluşturmuştur. Toplulukların ekonomisi üzerindeki etkisinin sebebi ise hem yaptıkları çalışmalar ve kurum olarak prensip detaylarıdır. Ahilik çok uzun dönem refah kapsamında hem sosyal hem de ekonomi bakış açılı fırsatlar oluşturmuştur (Sosyal, 2013:10).

Birinci Dünya Savaşı sonrası da sosyal sorumluluk ile örneklerin yer aldığı bir dönemi teşkil eder. Osmanlı döneminden Türkiye Cumhuriyeti geçişinde birçok konuda yeni düzen oluşmuştur. Ekonomi başta olmak üzere sosyal olduğu kadar siyasal da yapılarda köklü değişim başlamıştır. Ekonomik anlamda yöneten ve yönlendiren 1930’lu yıllar başlamasıyla devlet olarak karşımıza çıkar (Aydınalp, 2013:33). Daha sonraki yirmi yıllık dönemde ise ekonomi çok daha liberal olarak kendini gösterir. Farklı ülkelerdeki şirketler ile ortak bir takım faaliyetlerin yapılmaya başlanması ile aslında kurumsal sosyal sorumluluk anlayışıyla faaliyetler de başlamıştır. Mesela bu dönemde hayırsever olma anlayışı farklı vakıfların farklı amaçlar ile kurulmaya başlamasıyla bir oluşum haline gelmiştir. En önemli kurumsal sosyal sorumluluk vakfı olarak Vehbi Koç Vakfı’nı örnek verebiliriz. Vakfın amacı tamamıyle eğitim odaklıdır ve maddi olarak yeterli gücü olmayanların okutulması amacıyla hizmet etmektedir (Özkaya 1996: 21-22). Esas olarak hayırseverlilik kavramı ve gönüllü faaliyetlerde yer alma 1970’li tarihler itibariyle sosyal sorumlu projelerle görülmeye başlanmıştır (Aydınalp, 2013:34). Aynı yıllarda tüketici olarak farklı taleplerin ve girişimlerin olduğu, globalleşmenin önemi, farklı ülkelerle iş ortaklıkları kendini göstermeye başlamıştır. Her şeyin yanında aslında yine bu süreçte şirketlerin önceliğinde kar etme önem teşkil eder (Bayraktaroğlu, İlter ve Tanyeri 2009:35).

Referanslar

Benzer Belgeler

gereken sosyal yükümlülükleri olan kurumlar olarak görülmeye başlandı.. 1940'larda

Modern sosyal sorumluluk anlayışına göre, herhangi bir kurum; “yer altı veya yer üstü bir su kaynağına zehirli atıklarını bırakmamalı, ekolojik yapıyla

Yüz yüze eğitimin olanaklı olduğu dönemlerde atölye çalışmalarına 8-10 yaş arasındaki çocuklar katılıyor. Küçükler, okullarda ücretsiz Keşif Dünyası

fiirketin Yönetim Kurulu Üyeleri, Yöneticileri ve fiirket sermayesinin do¤rudan ya da dolayl› olarak %5'ine sahip olan pay sahiplerinin ihraç etti¤i sermaye piyasas›

fiirketimiz'in Yönetim Kurulu Üyeleri, Yöneticileri ve fiirket sermayesinin do¤rudan ya da dolayl› olarak %5'ine sahip olan pay sahiplerinin ihraç etti¤i sermaye

Tasarımda özgürlüğe ve kolaylığa imkan tanıyan, dayanıklı doğal ve sağlıklı alçı özlü malzemelerle inşa edilen geleceği olan yapılarda, yüksek teknolojiye

Kurumsal sosyal sorumluluk; işletmelerin faaliyetlerinde, üretim aşamasından tüketime kadar olan tüm safhalarda toplum sağlığı konusunda duyarlı olması ve

Tedarik zincirinde sosyal diyalogu etkinleştirmeyi, çalışanları hakları ve sorumluluklarıyla ilgili bilinçlendirmeyi amaçlamayan programlar Ticaret Bakanlığı’nın