• Sonuç bulunamadı

CHARLES SANDERS PEİRCE

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "CHARLES SANDERS PEİRCE"

Copied!
9
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

CHARLES SANDERS PEİRCE

• Göstergebilimin edebiyat ve dil dışı alanlarda geçerlik kazanması, Peirce’ün yolu açmasıyla olmuştur.

• Bilginin, tanımanın,düşünmenin, hatta insanın

özünde göstergesel (semiotic) olduğunu savunur. • Öte yandan, her düşünce, her gösterge aslında

başka göstergelere gönderme yapar yani başka göstergelerden kaynaklanır.

• Bütün bilimlere ve uğraş alanlarına

göstergebilimin gözüyle bakmanın mümkün

(2)

• Göstergeyi üç düzlemli (triadic) bir süreç olarak tanımlar.

• İlklik dediği birinci düzlemde (birinci aşama)somut bir nesne ile karşılaşırız, bir şeyi görürüz, duyarız. Yani ilk düzlemi duyularımızla algılarız.

• Bu somut şey aslında başka bir şeyi karşılar. Yani temsil edilen ve temsil eden vardır. Bu iki şey arasında bir

ilişki, bir bağıntı vardır. Bu ilişki ikinci aşamadır.

• Ancak, bir göstergede bu bağıntının kurulabilmesi için Üçüncü bir aşamaya ihtiyaç vardır ki bu da bu ilişkiyi

(3)

• “Bilgilerimizin içeriğini belirleyen, bilgiyi

edinme yollarımızdır. Ama, bu yol mantık

düzleminde değil, gösterge düzlemindedir!

Bilginin somutlaştığı, nesnelleştiği, sabitleştiği

yer göstergedir. Göstergeler olmadan algı da

olamaz.

• “Öznel ve nesnel dünya arasındaki köprüyü de

göstergeler kurar” der ve böylece

(4)

• Pierce’ün yaptığı önemli bir katkı da,

göstergeleri sınıflandırmasıdır.

(5)

1. BİRİNCİ ÖBEK:

• Nitel gösterge: Duyumladığımız bir niteliği

ifade eder. Örneğin bir resimdeki kırmızı leke.

• Tekil gösterge: Tek ve belirtili bir durum ya da

(6)
(7)

2. İKİNCİ ÖBEK:

Görüntüsel gösterge (icon): temsil ettiği şeye benzeyen göstergedir. Resim, fotoğraf, heykel, şema vb.

• Belirti: neden-sonuç ilişkisine dayanır. Eğer bir yerde duman varsa ateş de var demektir.

• Simge: temsil ettiği şeyle ilişkisini bir uzlaşım sonucu kurar. Saussure’ün gösterge anlayışı ile örtüşür. Örneğin

sözlükteki her sözcük bir uzlaşıma dayanır. Evrenseldir. Uzlaşmaya bağlı olarak soyut ve sayılamayan bir

(8)

3. ÜÇÜNCÜ ÖBEK: gösterge ile yorumlayıcı arasındaki ilişkiye dayanır.

• Terim: yorumlayıcı açısından açık uçlu bir

göstergedir. Tek başına doğru ya da yanlış olamaz. Bir genellemeyi ifade eder.

• Önerme: bilgilendirici göstergedir. Terimlerin bir

araya gelmesiyle oluşur yani bir dizimdir. Bize bir şey hakkında bir şeyler söyler. Bilgi verir ancak doğru mu yanlış mı olduğu kendi içinde

(9)

Sav: Sav ise karmaşık göstergeler bütünüdür.

Önermenin kanıtını getirir, neden-sonuç ilişkisi

kurar.

Örneğin:

“Şemsiyemi yanıma alıyorum” cümlesi önerme

iken,“şemsiyemi yanıma alıyorum çünkü

Referanslar

Benzer Belgeler

Geri kalmış ülkeler için İkinci Cihan Savaşı sonrası, dış görünüşlere göre, Birinci Cihan Savaşı sonrasın­ dan farklı manzaralar gösterir.. Bu,

Sonra mademki resim m azinizin, eski ve zengin olmayışı bize meselâ Louvre müzesindeki usulü tatbik imkâ­ nını vermiyor, ve henüz hayaıta, hattâ hayatın

Kutis marmorata telenjektatika konjenita, telenjektazi, flebektazi, deride atrofi ve ülserasyon görülebilen nadir konjenital bir hastalıktır.. Etiyolojisi tam olarak

Kontrol ve tedavi grubundan elde edilen serum desaçile ghrelin sonuçları hem grup içi hem de gruplar arası karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı

öyküsüyle daha da il­ ginç olan bu tabloyu koleksi­ yonunuza katmak isterseniz 90 milyon liradan başlayacak olan açık arttırmaya katılma­ nız

Dönemin esprisine uygun biçimde bir İngiliz bahçesi figürü olan ve Çadır Köşkü olarak anılan minik köşk, tam bir chalet’dir. Alt kattaki ocaklı bir oda

Bugün Çukurova, pamuğu kadar temiz bir aklığa, dağlan kadar hey­ betli bir kudrete, toprağı kadar özlü bir varlığa ;ahibdir.. Çukur- ovalılar ise bereket

akademisi kumaş desen- leri atölyesinde yapılmış ve Selçuk kız