Aylık Ekonomi Raporu
Haziran 2018
GENEL GÖRÜNÜM
Küresel Gelişmeler:
ABD yönetimi, 1 Haziran’dan itibaren AB, Kanada ve Meksika’yı çelik ve alüminyuma gümrük vergisi uygulayacağı ülkeler listesine eklediğini açıkladı. Karşılık olarak, ilgili ülkeler de ABD’den ithal edilen çeşitli ürünlere gümrük vergisi getireceklerini açıkladı. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Türkiye’nin ABD’li bazı şirketler hakkında anti damping soruşturması açabileceğini söyledi. 8-9 Haziran’da Kanada’da gerçekleştirilen G7 Zirvesi’nin de ana gündem maddesi küresel ticarette yükselen korumacı eğilimlerdi. ABD Başkanı Donald Trump’ın ortak bildiriye imza atmayacağını açıklaması, gümrük vergilerinin düşürülmesine dair beklentileri zayıflatırken; piyasalardaki risk iştahını aşağı çekti.
12 Haziran’da Singapur’da ABD Başkanı Donald Trump ile Kuzey Kore Lideri Kim Jong-un arasında gerçekleştirilen toplantı piyasalardaki olumsuz havayı bir miktar dindirdi. Görüşmenin ardından, Kuzey Kore nükleer silahsızlanma taahhüdünde bulundu.
ABD’de enflasyon görünümüne bağlı olarak güçlenen Fed faiz artırım ihtimali, Mayıs ayı içerisinde ABD 10 yıllık tahvil faizinin %3.10 seviyesinin üzerine çıkmasında etkili oldu.
Ancak İtalya ve İspanya’da siyasi belirsizliklerin artması, piyasalardaki risk iştahını düşüren diğer bir unsur olarak Mayıs ve Haziran aylarında ön plana çıktı. Bu gelişmeler doğrultusunda güvenli limanlara yönelen yatırımcıların etkisiyle ABD 10 yıllık tahvil faizi 12 Haziran itibarıyla %2.95’ler seviyesinde seyrediyor. Piyasa, 13 Haziran’daki FOMC toplantısında 25bp’lık faiz artışına kesin gözüyle bakarken, yıl geneli için 4 faiz artırım ihtimali de 12 Haziran itibarıyla %52 seviyesine yükseldi.
Küresel para politikası tarafındaki sürpriz gelişme ECB tarafında yaşandı. ECB Başekonomisti Peter Praet, bankanın enflasyon hedefine ulaşılacağına dair güvenin arttığını ve tahvil alımlarını kademeli olarak azaltma konusunun 14 Haziran’daki toplantıda tartışılacağını açıkladı. Toplantıda para arzında sıkılaştırmaya dair bir mesajın oluşması, GOÜ ekonomilerinde yeni bir baskı unsuru oluşturabilir. Mayıs ayı içerisinde 1.20 seviyesinden 1.15’lere kadar gerileyen Euro/Dolar paritesi, ECB Başekonomisti’nin açıklamasının etkisiyle sınırlı toparlanarak 12 Haziran itibarıyla 1.17-1.18 aralığında seyrediyor.
Türkiye’deki Gelişmeler:
IIF verilerine göre, 16 ayın ardından ilk kez Nisan ayında GOÜ’lerden az da olsa toplamda net yabancı fon çıkışı görülmüştü. Mayıs ayında fon çıkışı kuvvetlendi. Öncü veriler Haziran ayının ilk haftasında fon girişlerinin yeniden başladığına işaret etse de GOÜ’lere yönelik risk iştahına ilişkin belirsizlik sürüyor. Mayıs ayında, Türkiye’den özellikle tahvil tarafında sermaye çıkışları görüldü. 27 Nisan-1 Haziran döneminde hisse piyasasından 285 milyon USD, tahvil piyasasından 809 milyon USD çıkış var.
25 Nisan’dan bu yana, piyasadaki sağlıksız fiyat oluşumlarını ve bunların enflasyon üzerindeki olumsuz etkilerini sınırlandırmak amacıyla TCMB’nin attığı dokuz ayrı adım, makro tarafta en çok konuşulan konulardı. TCMB’nin toplamda 500 baz puanlık faiz artışı ve para politikasında sadeleştirme kararlarını orta ve uzun vadeli enflasyon görünümü açısından olumlu olarak görüyoruz. TCMB’nin bir sonraki PPK toplantısı 24 Temmuz’da. Diğer yandan, Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde beklentilerin hafif üzerinde yıllık %7.4 büyüdü. Ancak, özellikle yılın ikinci yarısında büyümenin yavaşlamasını bekliyoruz. Enflasyonun ise Temmuz ayına kadar yükselişini sürdüreceğini, yılsonunda %11.5 seviyesinde kalacağını öngörüyoruz.
Siyasi tarafta ise gözler tamamen 24 Haziran’daki cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerine çevrildi. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalması durumunda ise seçim 8 Temmuz tarihinde yapılacak.
30 Nisan - 11 Haziran döneminde; TL, USD karşısında %11.4 ve EUR karşısında %8.7 değer kaybetti. Bu doğrultuda, Mayıs ayında reel efektif döviz kuru da 2003’ten bu yana en düşük seviyesine geriledi. 2 yıllık gösterge tahvil faizi 454 baz puan artışla %18.86 olurken, 10 yıllık tahvil faizi de 273 baz puanlık yükselişle %15.32 oldu.
GENEL GÖRÜNÜM
Para Birimi (USD’ye karşı, Yılbaşından bu yana değ.*)
Kaynak: Bloomberg, Garanti Yatırım
10 yıllık tahvil faizi (Yılbaşından bu yana baz puan değ.*)
Kaynak: Bloomberg, Garanti Yatırım
Hisse Piyasaları (USD cinsi, Yılbaşından bu yana değ.*)
Kaynak: Bloomberg, Garanti Yatırım
10 yıllık USD tahvil faizi (Yılbaşından bu yana baz puan değ.*)
Kaynak: Bloomberg, Garanti Yatırım
* 11 Haziran’a kadar
-10% 0% 10% 20% 30% 40%
COP CNY MYR KRW CZK IDR CLP PLN MXN HUF INR PHP ZAR RUB BRL TRY ARS
19%
-35% -30% -25% -20% -15% -10% -5% 0% 5% 10%
Türkiye Brezilya Macaristan Meksika G.Afrika Avusturya Almanya Hindistan İtalya İngiltere Fransa Hong Kong ABD Rusya
-30%
-50 0 50 100 150 200 250 300 350
Çin Rusya Polonya Şili Kolombiya Meksika G.Afrika Hindistan Endonezya Macaristan Brezilya
Türkiye 342 bp
50 75 100 125 150 175 200
Kolombiya Ukrayna G.Afrika Endonezya Rusya Meksika Brezilya
Türkiye 170 bp
Enflasyon
Manşet TÜFE enflasyonu Mayıs ayında aylık bazda %1.62 ile piyasa (%1.58) ve Garanti (%1.45) beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Yıllık enflasyon %10.85’ten % 12.15’e yükseldi. Enflasyondaki hızlı yükselişte TL’deki değer kaybının yarattığı etkilerin yanı sıra gıda enflasyonunun artması da etkili oldu. Mayıs ayı verisi,
Beklentimizin altında artsa da yıllık çekirdek enflasyonun %12.64 ile tarihi rekor seviyesine çıkması,
Yıllık üretici enflasyonunun %16.37’den %20.16’ya yükselmesi ile maliyet kaynaklı baskıların neredeyse son 15 yılın en yüksek düzeyine çıkması,
nedenleriyle enflasyon görünümü açısından olumsuz bir tablo çizdi.
Ayrıca, mevsimsel eğiliminin aksine gıda fiyatları da aylık bazda %1.5 arttı. Böylece, yıllık gıda enflasyonu %8.5’ten %10.9’a hızlı yükseldi. Gıda enflasyonu üzerinde kur etkisinin ve mevsimsel etkenlerin yüksek olmasının yanı sıra olumsuz baz etkisi gıda enflasyonunun manşet enflasyonda önümüzdeki dönemde olumsuz etki yapmasına neden olabilir. Verilerdeki oynaklık gıda fiyatlama mekanizmasında yapısal bir değişim olmadığına işaret ediyor.
Son aylarda manşet enflasyon seviyesindeki yükseliş, eğilimdeki belirgin bozulma, enflasyon beklentilerdeki artışın devam etmesi, TL’deki değer kaybı, petrol fiyatlarının beklentilerin üzerinde artış göstermesi gibi faktörler enflasyon görünümünün bozulmasında etkili oldu. Baz etkilerini dikkate alarak, enflasyonun Temmuz ayında en yüksek seviyesine çıkmasını, sonrasında finansal piyasalardaki normalleşme öngörümüzle birlikte stabilize olmasını bekliyoruz. Ancak, maliyet etkilerinin öngörümüzden farklı gerçekleşmesi durumunda enflasyon patikası da farklılaşabilir
MAKROEKONOMİ
Enflasyon
Manşet TÜFE ve Çekirdek Yıllık Enflasyon
Kaynak: TÜİK, Garanti Yatırım TÜFE ve ÜFE Yıllık Enflasyon
Kaynak: TÜİK, Garanti Yatırım
12.64%
12.15%
5%
6%
7%
8%
9%
10%
11%
12%
13%
14%
05.13 08.13 11.13 02.14 05.14 08.14 11.14 02.15 05.15 08.15 11.15 02.16 05.16 08.16 11.16 02.17 05.17 08.17 11.17 02.18 05.18
Çekirdek Enflasyon Manşet Enflasyon
12.15%
20.16%
0%
2%
4%
6%
8%
10%
12%
14%
16%
18%
20%
22%
05.13 08.13 11.13 02.14 05.14 08.14 11.14 02.15 05.15 08.15 11.15 02.16 05.16 08.16 11.16 02.17 05.17 08.17 11.17 02.18 05.18
TÜFE ÜFE
Para Politikası
Merkez Bankası (MB), 7 Haziran’daki toplantısında 1 haftalık repo (politika) faiz oranını 125 baz puan artırarak 17.75% seviyesine çıkardı. Piyasadaki beklentilerin üzerine çıkan 125 baz puanlık faiz artışını piyasadaki sağlıksız fiyat oluşumlarını ve enflasyon üzerindeki güçlü baskıları sınırlamak adına olumlu buluyoruz.
MB’nin Mayıs ayı sonunda duyurduğu sadeleştirme adımı çerçevesinde, ağırlıklı ortalama fonlama oranı %17.75 seviyesinde oluşacak. Diğer faiz oranları da politika faizine bağlı olarak 125’şer baz puan yükseldi. Bir sonraki PPK toplantısı ise 24 Temmuz’da.
PPK metninde üç ana başlık dikkat çekiyor:
Enflasyon: Enflasyonda maliyet yönlü gelişmeler etkili olurken; fiyat artışları genele yayıldı. Fiyatlama davranışları üzerinde riskler devam ediyor.
Para Politikası: Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruşun kararlılıkla sürdürüleceği vurgulanıyor.
Büyüme: Büyümeye ilişkin daha dengeli bir görünüm beklentisi var.
Böylece, MB 25 Nisan’dan bu yana aldığı üç farklı kararla (25 Nisan, 23 Mayıs ve 7 Haziran) ortalama fonlama maliyetini 500 baz puan artırdı. Aynı dönemde attığı diğer para politikası adımlarıyla da aldığı faiz kararlarının etkinliğini artırmayı hedefledi:
7 Mayıs: ROM kapsamında döviz imkan oranı üst sınırını %55’ten %45’e düşürdü
9 Mayıs: TL Depo Karşılığı Döviz Depoları ihale tutarını 1.25 milyar USD’den 1.5 milyar USD’ye yükseltti
9-24 Mayıs: 1 ay vadeli TL uzlaşmalı vadeli döviz satım ihalelerinin tutarını önce 250 milyon USD’ye sonra da 300 milyon USD’ye yükseltti
25 Mayıs: Reeskont kredileri geri ödemelerinin belirlenen kurlarda TL olarak yapılabilmesine olanak tanıdı
28 Mayıs: Sadeleşme sürecini tamamladı
MAKROEKONOMİ
TCMB Fonlama
MB Faizleri ve Ortalama Fonlama Maliyeti (%)
MB Fonlama Kanalları ve Hacmi
Kaynak: TCMB, Garanti Yatırım Kaynak: TCMB, Garanti Yatırım
8.00 7.25 9.25
16.25
6.00 10.00 14.00 18.00 22.00
01.17. 02.17. 03.17. 04.17. 05.17. 06.17. 07.17. 08.17. 09.17. 10.17. 11.17. 12.17. 01.18. 02.18. 03.18. 04.18. 05.18. 06.18.
Ortalama TL Fonlama Maliyeti 1 Haftalık Repo Faizi Gecelik Borç Alma Faizi Gecelik Borç Verme Faizi Geç Likidite Penceresi Faizi
(%) (%)
17.75 19.25 Politika faizi
(%) (%)
20.75
50 70 90 110 130 150 170
0%
10%
20%
30%
40%
50%
60%
70%
80%
90%
100%
06.17 07.17 08.17 09.17 10.17 11.17 12.17 01.18 02.18 03.18 04.18 05.18 06.18
Geç Likidite Gecelik BIST Repo
Gecelik TCMB Repo Haftalık Repo
Toplam TCMB Fonlama (mlr TL, sağ eks.)
Büyüme ve Göstergeleri
2018 yılı 1Ç’de ekonomik büyüme önceki yıla göre %7.4 ile %7.0 civarında olan piyasa beklentisinin sınırlı üzerinde gerçekleşti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış büyüme 1Ç18’de 4Ç17’ye göre ekonomik aktivitede hızlanmanın devam ettiğine işaret etti.
(4Ç17’de %1.7, 1Ç18’de %2.0)
2018 yılının kalan döneminde özellikle yılın ikinci yarısında TL’deki değer kaybı ve artan faizlerin ekonomik dinamiklerde yarattığı etkilerle büyüme eğiliminin yavaşlayacağını tahmin ediyoruz. Yüksek enflasyon ve genişleyen cari işlemler açığı dikkate alındığında büyümedeki dengelenme sürecinin Türkiye ekonomisinin orta-uzun vadeli performansı açısından olumlu olacağını düşünüyoruz. 2018 yılı büyüme tahminimiz
%4. Finansal piyasalardaki gelişmeler, seçim sonrası uygulanacak politikaların büyüme üzerinde yaratacağı etkiler yıl geneli büyüme eğilimi üzerinde belirsizlik yaratıyor.
2Ç18’de önceki çeyreğe kıyasla,
Kapasite kullanımı gerilese de halen yüksek
İmalat PMI verilerinde düşüş eğilimi güçleniyor
Güven endeksleri geriliyor
Turizm sektörü toparlanma eğiliminde
Araç ve konut satışları zayıf
Yüksek kredi faizlerinin etkisiyle kredilerdeki ivmelenme sınırlı
Finansal piyasalardaki oynaklık sürüyor
MAKROEKONOMİ
Büyüme ve Göstegeleri
Büyüme Oranları
Kaynak: TÜİK, Garanti Yatırım PMI ve Sanayi Üretimi
Kaynak: TÜİK, Markit Economics, Garanti Yatırım
42 44 46 48 50 52 54 56 58
-3%
0%
3%
6%
9%
12%
15%
04.15 07.15 10.15 01.16 04.16 07.16 10.16 01.17 04.17 07.17 10.17 01.18 04.18
Sanayi Üretimi (3 ay. ort., yıllık değişim) PMI (3 ay. ort., sağ eksen) 2.8 0.5 6.7 0.1
-3.7 1.0
-10.0 -5.0 0.0 5.0 10.0 15.0
2Ç17 3Ç17 4Ç17 1Ç18
Stok İthalat İhracat Özel Tüketim Kamu Tüketim Yatırım
Cari Denge
Cari işlemler açığı (CA), Nisan ayında 5.15 mlr USD olan piyasa beklentisinin üzerinde 5.43 mlr USD seviyesinde gerçekleşti (Nisan 2017: 3.7 mlr USD). Böylece, Mart ayında 55.4 mlr USD olan 12 aylık CA rakamı son dört yılın en yüksek seviyesine 57.1 mlr USD’ye tırmandı. Diğer yandan, çekirdek (enerji ve altın hariç) CA’daki genişleme de sürüyor.
Nisan ayında dış ticaret açığındaki genişleme, CA üzerinde baskı oluşturan ana etken.
Yıllık dış ticaret açığında %50 artış var (İhracat: %7.1; İthalat: %16.2).
12 aylık altın (14.2 mlr USD) ve enerji (35.0 mlr USD) açıklarındaki genişleme sürüyor.
Altın ve enerji hariç CA 1.4 mlr USD olurken; 12 aylık açık 14 ayın en yükseği olan 7.8 mlr USD’ye genişledi (Mart 2018: -7.3 mlr USD).
Nisan ayında CA’nın finansmanında ana kalem 4.2 mlr USD ile mevduat oldu. Bankaların (1.7 mlr USD) ve reel sektörün (0.9 mlr USD) yurt dışından sağladığı krediler de önemli bir finansman kalemi.
Nisan ayında MB’nin rezervlerinde 2.8 mlr USD artış görülürken, net hata ve noksan kaynaklı giriş aylık 0.3 mlr USD.
Öncü Mayıs ayı verilerine göre dış ticaret açığı geçen yıla göre yaklaşık 0.4 mlr USD genişledi. Bu rakam önceki aylara kıyasla hayli düşük. Bu nedenle, 2017 yılının yaz aylarından bu yana süregelen CA’daki genişleme eğilimi Mayıs ayından itibaren belirgin bir şekilde hız kesebilir. Yılın geri kalanında, büyüme ve altın ile enerji ithalatlarındaki normalleşme ve turizm sektöründeki toparlanmanın CA’yı daraltıcı etki yapmasını bekliyoruz.
MAKROEKONOMİ
Cari Denge
Cari İşlemler Açığı
Kaynak: TCMB, Garanti Yatırım
Cari İşlemler Açığı Finansmanı (12 Ay, Milyar USD)
Kaynak: TCMB, Garanti Yatırım
-57.1 -7.8
-80 -60 -40 -20 0 20
04.10 10.10 04.11 10.11 04.12 10.12 04.13 10.13 04.14 10.14 04.15 10.15 04.16 10.16 04.17 10.17 04.18
Cari Denge (mlr USD, yıllık)
Cari Denge (mlr USD, yıllık, enerji ve altın dışı)
10 7
8 19
-2
8 7
12
2 10
-2 -10
0 10 20 30 40 50 60
Nisan 17 Nisan 18
Rezervler Net hata noksan Krediler
Mevduat Portföy Doğrudan Yatırımlar
13
MAKROEKONOMİ
Bütçe Dengesi
Gelir ve gider artışının paralel gerçekleştiği Nisan ayında bütçe performansı önceki yıla göre önemli bir değişim göstermedi. Önceki yılın neredeyse iki katı olan TCMB kar transferi (12.4 milyar TL) bütçe gelirlerine önemli katkı sağladı.
12 aylık toplamlara göre;
Bütçe açığı önceki aya göre 0.2 milyar TL azalarak 52.7 milyar TL oldu (2018 hedef 65.9 milyar TL)
Faiz dışı fazla önceki aya göre 0.1 milyar TL artarak 7.4 milyar TL oldu (2018 hedef 5.8 milyar TL)
Önümüzdeki dönem için hükümetin açıkladığı ekonomi paketinin bütçe üzerindeki etkisi önemli olacak. Diğer yandan, 24 Haziran’daki seçimlerin ardından daha sıkı maliye politikaları ile karşılaşabiliriz. Ayrıca, 2018 yılı büyüme görünümü de bütçe performansında belirleyici faktörlerden biri olacak. 2Y18’de büyümedeki olası yavaşlama ile beraber vergi gelirlerindeki artış hızı da yavaşlayabilir.
2018 yılı için merkezi bütçede OVP’de öngörülenin üzerinde bir genişleme öngörüyoruz.
2017 yılında %1.5 olan merkezi bütçe açığı/GSYH oranının 2018 yılında %2.2’ye yükselmesini bekliyoruz.
Bütçe
Vergi Geliri&Faiz Dışı Gider (12 ay küm., yıllık değişim)
Kaynak: Maliye Bakanlığı, Garanti Yatırım Bütçe Özet
Kaynak: Maliye Bakanlığı, Garanti Yatırım
milyar TL Nis.17 Nis.18 Yıllık Değişim Oca-Nis 2017 Oca-Nis 2018 Yıllık Değişim
Harcamalar 56.0 67.4 20% 215.7 255.2 18%
1-Faiz Hariç Harcama 52.8 64.3 22% 193.6 229.8 19%
Personel Giderleri 13.4 16.3 22% 55.3 64.5 17%
Mal ve Hizmet Alımları 5.4 5.5 1% 16.5 18.7 13%
Cari Transferler 25.5 28.1 10% 97.0 102.4 6%
Sermaye Giderleri&Transferi 5.0 9.8 97% 11.1 26.9 142%
Diğer 3.4 4.6 33% 13.8 17.4 26%
2-Faiz Harcamaları 3.2 3.1 -4% 22.0 25.4 15%
Gelirler 53.0 64.6 22% 197.8 232.0 17%
Vergi Gelirleri 37.1 45.0 21% 158.7 190.9 20%
Vergi Dışı Gelirler 16.0 19.6 23% 39.1 41.2 5%
Bütçe Dengesi -3.0 -2.8 -7% -17.9 -23.2 30%
Faiz Dışı Denge 0.3 0.4 33% 4.2 2.2 -47%
19.3%
15.3%
6%
8%
10%
12%
14%
16%
18%
20%
22%
04.15 07.15 10.15 01.16 04.16 07.16 10.16 01.17 04.17 07.17 10.17 01.18 04.18
Vergi Gelirleri
Faiz Hariç Bütçe Giderleri
UYARI NOTU
Model Portföy hisseleri, Araştırma Bölümü’nün Endeks Üzeri (EÜ) ve Endekse Paralel (EP) tavsiyesi verdiği hisseler arasından; şirketlerin uzun dönemli mali verilerine dayalı olarak yapılan temel analiz ve kısa vadeli beklentiler bir arada değerlendirilerek oluşturulmuştur. Tercih etmediğimiz hisseler ise benzer ana- lizler ile, Araştırma Bölümü’nün Endekse Paralel (EP) ve Endeks Altı (EA) tavsiyesi verdiği hisseler arasından seçilir. Model Portföy değişiklik raporunda, hissenin portföye giriş ya da çıkış gerekçesi belirtilir. Bir hissenin Model Portföy’e girmesi ya da çıkması uzun vadeli temel tavsiyesinin değiştiği anlamına gelmemektedir. Model Portföy, sanal bir portföy olup; piyasa beklentimiz ve de içerisinde yer alan hisselerin beklentileri doğrultusunda ağırlıklandırılarak kü- mülatif performansı ile değerlendirilmektedir. Dolayısıyla Model Portföy ve Model Portföy kapsamında yapılan değişimler, yatırımcının risk ve getiri tercihleri ile birebir örtüşmeyebilir.
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişile- rin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun so- nuçlar doğurmayabilir.
Veri ve grafikler güvenirliliğine inandığımız sağlam kaynaklardan derlenmiş olup, yapılan yorumlar sadece GARANTİ YATIRIM MENKUL KIYMETLER A.Ş.’nin görüşünü yansıtmaktadır. Bu bilgiler ışığında yapılan ve yapılacak olan ileriye dönük yatırımların sonuçlarından Şirketimiz hiçbir şekilde sorumlu tu- tulamaz. Ayrıca, Garanti Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş.'nin yazılı izni olmadıkça içeriği kısmen ya da tamamen üçüncü kişilerce hiç bir şekil ve ortamda ya- yınlanamaz, iktisap edilemez, alıntı yapılamaz, kullanılamaz. İleti, gönderilen kişiye özel ve münhasırdır. İlave olarak, bu raporun gönderildiği ve yukarıdaki açıklamalarımız doğrultusunda kullanıldığı ülkelerdeki yasal düzenlemelerden kaynaklı tüm talep ve dava haklarımız saklıdır.