• Sonuç bulunamadı

Tokat İlinde Geleneksel Yazmacılık

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Tokat İlinde Geleneksel Yazmacılık"

Copied!
187
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)
(2)

TOKAT İLİNDE GELENEKSEL YAZMACILIK

ÇAĞLAR OK

YÜKSEK LİSANS TEZİ

EL SANATLARI EĞİTİMİ ANABİLİM DALI

GAZİ ÜNİVERSİTESİ

EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

(3)

i

TELİF HAKKI ve TEZ FOTOKOPİ İZİN FORMU

Bu tezin tüm hakları saklıdır. Kaynak göstermek koşuluyla tezin teslim tarihinden itibaren 2 (iki) ay sonra tezden fotokopi çekilebilir.

YAZARIN

Adı : Çağlar

Soyadı : OK

Bölümü : Dekoratif Ürünler Eğitimi

İmza :

Teslim tarihi :

TEZİN

Türkçe Adı : Tokat İlinde Geleneksel Yazmacılık

(4)

ii

ETİK İLKELERE UYGUNLUK BEYANI

Tez yazma sürecinde bilimsel ve etik ilkelere uyduğumu, yararlandığım tüm kaynakları kaynak gösterme ilkelerine uygun olarak kaynakçada belirttiğimi ve bu bölümler dışındaki tüm ifadelerin şahsıma ait olduğunu beyan ederim.

Yazar Adı Soyadı: Çağlar OK İmza:

(5)

iii

Jüri onay sayfası

Çağlar Ok tarafından hazırlanan ‘‘Tokat İlinde Geleneksel Yazmacılık” adlı tez çalışması aşağıdaki jüri tarafından oy birliği / oy çokluğu ile Gazi Üniversitesi El Sanatları Eğitimi Anabilim Dalı’nda Yüksek Lisans tezi olarak kabul edilmiştir.

Danışman: Yrd. Doç. Dr. Zeynep GÖKCESU

(El Sanatları ABD, Gazi Üniversitesi)

Başkan: Prof. Dr. Nuran KAYABAŞI

(El Sanatları ABD, Ankara Üniversitesi)

Üye: Doç. Dr. Melda ÖZDEMİR

(El Sanatları ABD, Gazi Üniversitesi)

Tez Savunma Tarihi: 16/12/2015

Bu tezin El Sanatları Eğitimi Anabilim Dalı’nda Yüksek Lisans tezi olması için şartları yerine getirdiğini onaylıyorum.

Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü

(6)

iv

(7)

v

TEŞEKKÜR

Çalışmam süresince her türlü desteğini esirgemeyen başta danışmanım Yrd. Doç. Dr. Zeynep GÖKCESU’ ya; atölyelerinde gözlem yapma imkanı sağlayan, bilgi ve tecrübelerini paylaşan Tokat yazma ustaları Yasemin ERTAŞTAN, Yurdanur UÇAR, Ömer GICIK, Atıf ARPACIOĞLU, Hüseyin ER ve Cengiz ÇINAR’ a teşekkür ederim. Araştırmalarım sırasında yardımcı olan değerli dostlarım Yunis ŞAHİN, Oktay ÜNLÜ ve Adnan YILMAZ’ a; teşekkür ederim.

Çağlar OK Aralık, 2015

(8)

vi

GELENEKSEL TOKAT YAZMACILIĞI

(Yüksek Lisans Tezi)

Çağlar OK

GAZİ ÜNİVERSİTESİ

EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

Aralık, 2015

ÖZ

Pamuklu veya ipekli kumaşların, elle çizilip resmedilerek yada ağaç kalıplarla baskı yapılarak süslenmesi sanatına ‘‘yazmacılık’’ denir. Geleneksel el sanatlarımızdan biri olan yazmacılık sanatı en güzel örneklerini Tokat’ta vermiştir. Tokat ilinde yazmacılığın 600 yıllık bir mazisi vardır. Yapılan bu araştırmada yazmacılık sanatına katkıda bulunmak ve yazmacılık sanatını tanıtma amaçlanmıştır. Tokat’ta yazmalar genel olarak karakalem ve elvan olmak üzere 2 teknikte yapılmaktadır. Tokat yazmacılığında kullanılan ağaç kalıplar genelde ıhlamur ağacından hazırlanmakla beraber sarıçam ve armut ağacı da kullanıldığı görülmektedir. Tokat yazmacılığında kullanılan geometrik düzen, Selçuklu sanatına parelellik gösterir. Tokat yazmacılık sanatı var olduğu doğal çevreden ve kültüründen etkilenmiştir. Buna paralel olarak yazmalarda bitkisel motifler sıkça kullanılmıştır. Yazma desenleri ve motifleri çok renkli olup yazmalarda koyu renkler ağırlıktadır. Tokat’ta yazmacılık ile uğraşan ustalar, yazmacılık ürünleri ve yazma atölyeleri taranmıştır. Sonuç olarak: Tokat yazmalarında 30-40 yıl öncesine kadar doğal boyalar kullanılırken günümüzde kimyasal boyalar kullanıldığı tespit edilmiştir. 50 yıl önce 5-6 büyük handa yapılan yazmacılık sanatı, serigrafi tekniğinin gelişimiyle hızla yok olma sürecine girmiş ve bunun sonucunda birçok yazma atölyesi kapanmıştır. Araştırmada geleneksel Tokat yazmacılığının geçmişten günümüze kadar olan gelişimi üzerinde durulmaktadır.

(9)

vii

Anahtar Kelimeler : El sanatları, Tokat, Yazmacılık.

Sayfa Adedi :187

(10)

viii

TRADITIONAL PRINTED CLOTHS OF TOKAT

(M.S Thesis)

Çağlar OK

GAZI UNIVERSITY

GRADUATE SCHOOL OF EDUCATIONAL SCIENCES

December, 2015

ABSTRACT

“Yazmacılık” is a kind of art performed by drawing or printing with tree molds to decorate cotton or silk fabrics. Tokat is the place which has the most beautiful examples of one of our traditional handcraft, Yazmacılık. There is a history of 600 years of this art in this city. This research means to contribute to this handcraft and introduce it to larger masses. There are two main techniques to make a yazma in Tokat as charcoal (black and white) and elvan (colored). Although people generally use linden tree to prepare tree molds, it can be seen that scotch pine and pear tree are used in molds. Geometry of the yazma shows some similarities with the art in the Selçuklu Empire. Art of Tokat yazmacılık is affected by its natural environment and culture. In this way, plantal figures are commonly used in yazmas. Ornaments and patterns of yazma have a large color scale and dark colors are more preferable. Artists, products and workshops of this art were researched in Tokat. It is concluded that natural dyes were used until 30-40 years ago in Tokat; however, today, chemical dyes are being applied to yazmas. 50 years ago, there was a few main place to make this art, then serigraphy technique made yazmacılık disappear fastly and workshops had to close its doors. Developmental history of yazmacılık in Tokat is emphasized in the thesis.

Science Code :

(11)

ix Page Number :187

(12)

x

İÇİNDEKİLER

ÖZ ... vi

ABSTRACT... viii

TABLOLAR LİSTESİ ... xiii

ŞEKİLLER LİSTESİ ... xiv

BÖLÜM I ... 1 GİRİŞ ... 1 1.1 Problem Durumu ... 1 1.2. Araştırmanın Amacı ... 5 1.3. Araştırmanın Önemi ... 5 1.4. Sayıltılar... 6 1.5. Sınırlılıklar ... 6 1.6. Tanımlar ... 6 BÖLÜM II ... 9 KAVRAMSAL ÇERÇEVE... 9

2.1. Tokat İli Hakkında Genel Bilgi ... 9

2.1.1. Tarihi ... 9

2.1.2. Coğrafi ve Fiziki yapısı ... 10

2.1.3. Sosyo-Ekonomik yapısı ... 11

2.1.4. El sanatları ... 12

(13)

xi

2.2.1. Yazma Yapım Teknikleri ... 15

2.2.1.1. Kalem İşi Yazma... 15

2.2.1.2. Kalıp-Kalem yazma ... 15

2.2.1.3. Kalıpla Yazma ... 16

2.2.1.3.1. Karakalem ... 16

2.2.1.3.2. Elvan İşi ... 17

2.2.1.3.3. Daldırma Yazma ... 18

2.2.1.4. Serigrafi (İpek) Baskı ... 18

2.2.2. Tokat İlinde Geleneksel Yazmacılık ... 19

2.2.2.1. Tokat Yazmacılığında Kullanılan Kumaşlar ... 21

2.2.2.2. Tokat Yazmacılığında Kullanılan Kalıplar ... 22

2.2.2.3. Tokat Yazmacılığında Kullanılan Boyalar ... 25

2.2.2.3.1. Doğal Boyalar ... 25

2.2.2.3.2. Kimyasal Boyalar... 26

2.2.2.4. Tokat Yazmacılığında Kullanılan Renklendirme Yöntemleri ... 26

2.2.2.4.1 . Karakalem Tekniği ... 27

2.2.2.4.2. Aşındırma Tekniği ... 27

2.2.2.4.3. Daldırma Tekniği ... 28

2.2.2.4.4. Mavi Ağartma Tekniği ... 29

2.2.2.5. Tokat Yazmalarında Kullanılan Motif ve Komposizyonlar ... 29

2.2.2.5.1. Motif Özellikleri ... 30

2.2.2.5.2. Kompozisyon Özellikleri ... 30

2.2.2.5.3. Geleneksel Tokat Yazmacılığında Kullanılan Motif Örnekleri ... 32

(14)

xii

2.2.2.6.1. Tokat’ a Özgü Elvan Yazmaları ... 95

2.2.2.6.2. Değişik Yöre Kalıplarıyla Tokat’ta Basılan Elvan Yazmalar ... 99

2.2.2.6.3. Karakalem Yazmalar ... 102

2.2.2.6.4. Kağıt içi (Tülbent) yazmalar... 103

2.2.2.7. Yazma Yapım Aşamaları ... 103

BÖLÜM III... 107

YÖNTEM ... 107

3.1. Araştırmanın Modeli ... 107

3.2. Çalışma Grubu ... 108

3.3. Verilerin Toplanması ... 108

3.4. Verilerin Çözümlenmesi ve Yorumlanması... 108

BÖLÜM IV ... 109

BULGULAR VE YORUMLAR ... 109

4.1. Görüşme Formundan Elde Edilen Sonuç ve Yorumlar ... 109

4.2. Bilgi Formları ... 117 BÖLÜM V ... 157 SONUÇ VE ÖNERİLER ... 157 5.1. Sonuç ... 157 5.2. Öneriler ... 159 KAYNAKLAR ... 161 EKLER ... 163 Ek 1. Görüşme Formu ... 164 Ek 2. Bilgi Formu ... 167

(15)

xiii

TABLOLAR LİSTESİ

Tablo 1. Bireylerin Yaş Dağılımı... 109

Tablo 2. Bireylerin Cinsiyet Durumları ... 110

Tablo 3. Bireylerin Medeni Durum Dağılımı ... 110

Tablo 4. Bireylerin Öğrenim Durumu Dağılımları ... 111

Tablo 5. Bireylerin Mesleği Kimden Öğrendiklerini Gösteren Dağılım ... 111

Tablo 6. Ankete Katılan Bireylerin Yaptığı Ürün Dağılımı ... 112

Tablo 7. Bireylerin Yazmacılık Ürünlerinde Kullandığı Renk Dağılımı ... 112

Tablo 8. Bireylerin Yazmacılıkta Kullandıkları Motif Dağılımı ... 113

Tablo 9. Bireylerin Motifleri Nasıl Temin Ettiklerini Gösteren Dağılım ... 113

Tablo 10. Bireylerin Ailesinde Yazmacılık Yapan Kişilerin Olup Olmadığını Gösteren Dağılım ... 114

Tablo 11. Ankete Katılan Bireylerin Kullandığı Tekniklerin Dağılımı ... 114

Tablo 12. Bireylerin Yazmacılığın Gelişimi Hakkındaki Düşüncelerini Gösteren Dağılım ... 115

Tablo 13. Yazma Ustalarının Kullandıkları Boya Çeşitlerini Gösteren Dağılım ... 115

Tablo 14. Bireylerin Ürünlerini Nerelerde Sattıkları İle İlgili Dağılım ... 116

(16)

xiv

ŞEKİLLER LİSTESİ

Şekil 1. Tokat il haritası(Çubuk vd., 2011, s.4) ... 10

Şekil 2. Hitit müzesi’nde bulunan mühür kalıplar (Kaya, 1974, s.11). ... 14

Şekil 3. Kalem işi tekniğiyle yapılmış yazma örneği (Türker,1996,s.11). ... 15

Şekil 4. Kalıp-Kalem tekniği ile yapılmış yazma örneği (Türker, 1996, s.11). ... 16

Şekil 5. Orhan usta karakalem tekniğiyle baskı yaparken (Hüseyin Er atölyesinde 13 Aralık 2014 tarihinde çekildi). ... 16

Şekil 6. Ömer ustaya ait elvan işi tekniği için hazırlanmış kalıplar. (Ömer usta’nın atölyesinde, 14 Aralık 2014 tarihinde çekildi). ... 17

Şekil 7. Elvan işi yazma örneği (Kaynak kişi Hüseyin Er). ... 17

Şekil 8. Daldırma tekniğiyle yapılmış yazma örneği (Türker, 1996, s.12). ... 18

Şekil 10. Pamuklu kumaş (Hüseyin ustanın atölyesinde 14 Aralık 2014 tarihinde çekildi) 22 Şekil 11. Ihlamur ağacından oyulmuş kalıplar (Kaynak kişi. Yasemin Ertaştan) ... 23

Şekil 12. Yazma ustası Atıf Arpacıoğlu kalıp oyarken. ... 24

Şekil 13. Kalıp oymada kullanılan araç ve gereçler (Tokat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, 2013, s. 38) ... 25

Şekil 14. Aşındırma tekniği ile renklendirilmiş yazma bluz (Öz, 2006, s.104). ... 27

Şekil 15. Daldırma tekniği ile renklendirilmiş başörtüsünden detay (Öz, 2006, s.107) ... 28

Şekil 16. Mavi ağartma tekniği ile renklendirilmiş başörtüsü detayı (Öz, 2006, s.108) ... 29

(17)

xv

Şekil 18. Yüzeyi tamamen doldurulan yazma kompozisyonu, Tokat Elmalısı (Türker,

1996, s.22) ... 31

Şekil 19. Kare planda gelişen kompozisyona sahip yazma, Tokat Beşlisi ... 32

Şekil 20. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.59) ... 34

Şekil 21. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.59) ... 35

Şekil 22. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.59) ... 36

Şekil 23. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.59) ... 37

Şekil 24. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.60) ... 38

Şekil 25. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.60) ... 39

Şekil 26. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.60) ... 40

Şekil 27. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.60) ... 41

Şekil 28. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.61) ... 42

Şekil 29. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.61) ... 43

Şekil 30. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.61) ... 44

Şekil 31. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.61) ... 45

Şekil 32. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.62) ... 46

Şekil 33. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.62) ... 47

Şekil 34. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.62) ... 48

Şekil 35. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.63) ... 49

Şekil 36. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.63) ... 50

Şekil 37. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.63) ... 51

Şekil 38. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.63) ... 52

Şekil 39. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.64) ... 53

Şekil 40. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.64) ... 54

Şekil 41. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.64) ... 55

(18)

xvi

Şekil 43. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.65) ... 57

Şekil 44. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.65) ... 58

Şekil 45. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.65) ... 59

Şekil 46. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.65) ... 60

Şekil 47. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.66) ... 61

Şekil 48. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.66) ... 62

Şekil 49. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.66) ... 63

Şekil 50. Kağıt içi yazma motifi örneği (Türker, 1996, s.66) ... 64

Şekil 51. Evlere yapılan işlere basılan çok eski kalıp motifleri; yorgan, yastık yüzü gibi ürünlerde kullanılmıştır (Türker, 1996, s.67) ... 65

Şekil 52. Yastık örtüsüne basılan 2 zarif motif (Türker, 1996, s.68) ... 66

Şekil 53. Elbise ve eteklerde kullanılan ortak motifler (Türker, 1996, s.69) ... 67

Şekil 54. Yıldız motifi (Türker, 1996, s.70) ... 68

Şekil 55. Kalpli motif (Türker, 1996, s.70)... 68

Şekil 56. Tavus kuşu motifi (Türker, 1996, s.70) ... 69

Şekil 57. Elbise ve eteklerde kullanılan yıldız motifi (Türker, 1996, s.71) ... 69

Şekil 58. Elbise ve eteklerde kullanılan Papatya motifi (Türker, 1996, s.71) ... 70

Şekil 59. Elbise ve eteklerde kullanılan damlalı motifi (Türker, 1996, s.71) ... 70

Şekil 60. Elbise-etek motifleri (Türker, 1996, s.72) ... 71

Şekil 61. Elbise ve eteklerde kullanılan motif örnekleri (Türker, 1996, s.73) ... 72

Şekil 62. Sofra bezi ve eteklerde kullanılan ortak motifler (Türker, 1996, s.75) ... 73

Şekil 63. Sofra bezi ve eteklerde kullanılan ortak motifler (Türker, 1996, s.74) ... 74

Şekil 64. Sofra bezi ve eteklerde kullanılan ortak motifler (Türker, 1996, s.77) ... 75

Şekil 65. Sofra bezi ve eteklerde kullanılan ortak motifler (Türker, 1996, s.76) ... 76

Şekil 66. Sofra bezi ve eteklerde kullanılan ortak motifler (Türker, 1996, s.78) ... 77

(19)

xvii

Şekil 68. Sofra bezinde kullanılan motifler (Sırasıyla. Çatal-kaşık, geyik, Hitit güneşi,

geyik, selvi, sofra bezi motifi) (Türker, 1996, s.80) ... 79

Şekil 69. Sofra bezinde kullanılan motifler (Türker, 1996, s.81) ... 80

Şekil 70. Sofra bezinde kullanılan çok eski motifler (Türker, 1996, s.82) ... 81

Şekil 71. Sofra bezinde kullanılan motifler (Türker, 1996, s.83) ... 82

Şekil 72. Sofra bezi motifleri (Türker, 1996, s.84) ... 83

Şekil 73. Sofra bezi, seccade ve namaz örtülerinde kullanılan motifler (Türker, 1996, s.85) ... 84

Şekil 74. Kilim desenli yeni sofra bezi motifleri (Türker, 1996, s.86) ... 85

Şekil 75. Sofra bezi motifleri (Türker, 1996, s.87) ... 86

Şekil 76. Sofra bezi- etek kenar motifleri (Türker, 1996, s.88) ... 87

Şekil 77. Sofra bezi- etek kenar motifleri (Türker, 1996, s.89) ... 88

Şekil 78. Sofra bezi- etek kenar motifleri (Türker, 1996, s.90) ... 89

Şekil 79. Sofra bezi- etek kenar motifleri (Türker, 1996, s.91) ... 90

Şekil 80. Sofra bezi- etek kenar motifleri (Türker, 1996, s.92) ... 91

Şekil 81. Sofra bezi- etek kenar motifleri (Türker, 1996, s.93) ... 92

Şekil 82. Karakalem ve hürriyet yazma motifleri (Türker, 1996, s.94) ... 93

Şekil 83. Karakalem ve hürriyet yazma motifleri (Türker, 1996, s.95) ... 94

Şekil 84. Tokat içi dolusu (Tokat İl Kültür Turizm Vakfı, 2013, s.43). ... 95

Şekil 85. Tokat beşlisi ( Kaynak Kişi; Hüseyin Er, 12 Aralık 2014)... 96

Şekil 86. Tokat üzümlüsü (Öz, 2006) ... 96

Şekil 87. Tokat elmalısı ... 97

Şekil 88. Kaynana yumruğu (Tokat İl Kültür Turizm Vakfı, 2013, s.45). ... 98

Şekil 89. Asma yaprağı motifi (Kaynak Kişi. Yasemin Ertaştan) ... 99

Şekil 90. Kandilli yazma örneği ( Öz, 2006) ... 100

(20)

xviii

Şekil 92. Karakalem örtü detayından bir örnek (Öz, 2006) ... 102 Şekil 93. Baskı tezgahı (Hüseyin Er atölyesinde çekilmiştir, 14 Aralık 2014) ... 103 Şekil 94. Boya teknesi (Ömer usta atölyesinden 13 Aralık 2014 tarihinde çekilmiştir) .... 104 Şekil 95. Hazırlanan boya, boya teknesine aktarıldıktan sonra kalıp tekneye bastırılır (Tezel, 2009). ... 105 Şekil 96. Boyaya batırılan tahta kalıp desene göre, pamuklu kumaş üzerine bastırılmak suretiyle baskıya başlanır (Tezel, 2009). ... 105 Şekil 97. Baskı işleminin yapılması (Tezel, 2009). ... 106

(21)

1

BÖLÜM I

GİRİŞ

El sanatları, insanların ihtiyaçlarını karşılamak için el becerisi ve hayal gücünü kullanarak üretip meydana getirdiği faaliyetlerdir. El sanatları bu anlamda ihtiyaçtan doğmuş ve geleneksellik kazanmıştır.

Geleneksel el sanatlarından biri olan yazmacılık sanatı Tokat’ta 15. Yüzyıldan beri yapılmaktadır. Yazmacılık sanatı ile ilgili araştırmalar artmasına rağmen, yazmacılık sanatının yok oluş süreci devam etmektedir. Bu sürecin durması, yazmacılık sanatının canlanabilmesi, geleneksel el sanatlarımızın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılabilmesi bakımından bu araştırma yararlı olacaktır.

Bu araştırmada Tokat ilinde yapılan yazmacılık sanatı ve bu sanatta kullanılan motif, renk, desen, kalıp ve teknik özellikleri incelenmiştir.

1.1 Problem Durumu

El sanatlarından biri olan yazmacılık sanatı, insanların giyinme ve süslenme ihtiyaçları ile başlamış, geleneksel el sanatları içerisinde önemli bir yere sahip olmuştur.

Onuk (1998, s.27) çalışmasında el sanatlarını, “ Bilgi ve el becerisine dayanan özellikle doğal hammaddelerin kullanıldığı elle ve basit araçlarla yapılan ve toplumun kültürünü, gelenek ve göreneklerini taşıyan ayrıca bireylerin duygu, düşünce ve becerisini yansıtan, gelir getirici üretime yönelik etkinliklerdir” diye tanımlamıştır.

(22)

2

Yazmacılık, elle çizilerek ya da ağaç kalıplarla basılarak uygulanan bir kumaş desenleme tekniğidir. Yazma baskı sanatının başlangıç yeri ve zamanı kesin olarak bilinmemekle beraber, yazmacılığın çok eskiden beri dokuma sanatı ile beraber yürümüş, insanların süsleme ve süslenme ihtiyacı ile başlamış ilk el sanatlarından biri olduğu kabul edilmektedir ( Kaya, 1988).

Günümüze kadar gelen örneklere bakarak yazmaları tek renkli ve çok renkli olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür. Her iki grupta da süsleme, ağaç kalıpları boyaya batırarak kumaşa basmak yoluyla ya da boyanın kumaşa fırça ile sürülmesi yoluyla yapılmaktadır (Barışta, 1998, s.192).

Altı yüzyıllık bir tarihe sahip olan Tokat yazmacılığı V. Yüzyıldan başlayarak yazmacılığın merkezi haline gelmiştir. XVI. ve XVII. Yüzyıllarda en güzel örneklerini vermiştir (Türker, 1996, s.6).

...Türk yazmacılık sanatında Tokat çok önemli bir yere sahiptir. Selçuklular döneminde Tokat yazmalarında geometrik desenler kullanılmış ve bu desenler Selçuklu sanatına paralellik göstermiştir. Osmanlılar döneminde de el sanatlarına büyük önem verilmiştir. ‘‘ Tokat’ın yazma gelirlerinin Valide Sultanlara ‘has’ olarak verildiği bu dönemde, kentteki hanlarda toplu olarak üretim yapan yazmacılar, işliklerinde hazırladıkları yazmaları boyahanelere verir ve karşılığında damga vergisi öderlerdi. Bu vergiyi zorunlu kılmak amacıyla bölgede Tokat kenti dışında yazmacılık yapmak yasaklanmıştır (Kaya, 1988, s.12).

Anadolu’da yazmacılığın yoğun olarak yapıldığı önemli merkezler Tokat, Kastamonu, Ankara ve dolayları, Elazığ, Malatya, Bartın, Gaziantep, Mardin ve Hatay’dır. Konuyla ilgili literatür incelendiğinde, Tokat’ın bu sanat dalında önemli bir merkez olmasına rağmen, Tokat yazmacılığıyla ilgili yetersiz araştırma yapıldığı görülür.

Bütün halk sanatlarında görüldüğü gibi yazmacılık sanatında da geçmişte bir dönem mükemmellik söz konusu iken, kültürel ve teknik gelişmeler yazmacılık sanatını da olumsuz yönde etkilemiştir. İnsan emeğine dayalı ürünlerin yerlerini endüstriyel baskı yöntemleriyle ortaya çıkan ürünler almaya başlamıştır. Yüzyıllardır oluşan desen, motif ve örnekler yerlerini tekdüze makine örneklerine bırakmışlardır. Özellikle turistler el yapımı ürünlere daha fazla rağbet göstermekte ve bu ürünleri satın almayı tercih etmektedirler. Bu etkenler göz önüne alındığında yazmacılığın gelir kaynağı olabileceği ve bu sanata bilinçli yaklaşımlarla yeniden can verilebilecektir.

Yazmacılık sanatı günümüzde iç pazar ve turistlerin talepleri doğrultusunda farklı üretim alanlarına yönelmiştir. Söz gelimi el baskısı ürünlere artık yazma dışında elbise, bluz,

(23)

3

fular, şal ve sofra bezi gibi ürünler de dahil olmuştur. Tokat’ta yazmacılık işi yapan ve 40 yıldır bu sanatı devam ettirmeye çalışan Hüseyin usta yazmacılıkla ilgili ‘‘1990 yılından sonra serigrafi tekniğinin gelişmesiyle birlikte fabrikasyon ürünler çıkmaya başladı. Fabrikalar, yazmaları bizden daha ucuza mal edip, bizden daha ucuza sattıkları için bizim yazma satışlarımız düştü ve el baskısı yazma satamaz olduk. Zaten artık yazmaya da rağbet kalmadı, bizler de günümüze ayak uydurmak için yazma dışındaki el baskılı ürünlere yönelmiş durumdayız. Durum böyle olunca da ustalar zamanla bu işi bırakmaya başladı. Geriye kalan yazma ustaları şu an saysanız iki elin parmaklarını geçmez’’ diyerek yazmacılık sanatının içinde bulunduğu durumu özetlemiştir.

Yazmacılık sanatı konusunda yörelere ve dönemlere göre yeterli araştırmalar yapılmamıştır. Yazmacılık sanatıyla, baskıcılık, yemenicilik, batik sanatı da iç içe girmiş durumdadır. Bunların tasnifi ve ayrımı net bir şekilde yapılmaması önemli problemlerden bir tanesidir.

Yazmacılık sanatının, el sanatlarında önemli bir yere sahip olması yapılan birçok araştırmaya da kaynaklık etmiştir. Bu nedenle de araştırma konusu ve içeriğindeki konularla doğrudan veya dolaylı olarak ilgili olduğu tespit edilen araştırmalar aşağıda özetlenerek ve bu çalışmayla ilgili korelasyonu tartışılmıştır.

Prof. Dr. Reyhan Kaya’nın “Türk Yazmacılık Sanatı” isimli kitabında; Tokat, Kastamonu-Bartın, Gaziantep ve İstanbul bölgelerinde yapılan yazmacılık sanatını ele almıştır. Bu bölgelerde yaptığı araştırmalar sonucunda Türk yazmacılığının teknik, renk, desen ve kompozisyon özelliklerini saptamıştır. Türk yazmacılık sanatını inceleyen bilimsel nitelikteki Türkçe yazılmış ilk eser olması bu kitabı önemli kılmaktadır. Tokat yazmacılık sanatıyla ilgili önemli bir kaynak olan bu kitap Türkiye’de yapılan yazmacılık sanatının genel hatlarını çizmiş fakat Tokat yazmacılık sanatını derinlemesine inceleyememiştir. Örneğin Tokat yazmacılığında kullanılan desen ve motif özelliklerine yüzeysel değindiği görülmektedir.

Türker (1996), bir çalışmasında Tokat ilinde yapılan Yazmacılık sanatını derinlemesine incelemiş, araştırmama kayda değer katkıda bulunmuştur.

Tokat ilinde yapılan geleneksel yazmacılık sanatıyla ilgili olarak, Öz (2006) yaptığı çalışmada yazmacılığın günümüze kalan eski örneklerini, İstanbul yazmalarının özelliklerini ve Türk yazmacılık sanatından ayrılan yönlerini ele almıştır. Tokat’ta yapılan

(24)

4

yazmalara da değinen Öz (2006), Türk Yazmacılık sanatında Tokat’ın çok önemli bir yere sahip olduğunu vurgulamıştır.

Araştırmalarımda yararlandığım bir diğer tez ise Erkan (1990) tarafından yılında yazılan ‘‘Tokat Yazma Baskı Sanatı’’ adlı yüksek lisans tezidir. Erkan bu tezinde Tokat yazmacılık Sanatını incelemiş, Tokat yazma baskı sanatı ile ilgili bölgesel araştırmaların yetersizliği üzerinde durarak karşılaştığı problemleri çeşitli yönleri ile ele almıştır. Yazma baskıcılığının sınıflandırılması, kullanıldığı yerler, baskı teknikleri ve yapılış şekilleri hakkında bilgiler vermiştir. 1990 yılına kadar Tokat yazmacılığıyla ilgili yazılı kaynak sıkıntısı olduğundan ustalarla birebir görüşmelerin yapılması, birinci ağızdan bilgilerin alınması bu tezi önemli kılmaktadır.

Şahin (1995) tarafından yazılan ‘‘Bartın Yazmacılık Sanatı, Günümüzde Bartın’da kullanılan ve Pazarlanan Yazmalar’’ adlı yüksek lisans tezinde Bartın yazmacılık sanatı ve diğer illerde de yapılan yazmacılık sanatının özelliklerini incelemiştir. Araştırma, Bartın’a özgü yazmalarla günümüzde Bartın il merkezinde pazarlanan ve kadınlar tarafından kullanılan yazmaların teknik, estetik ve kullanımsal özelliklerini, yazma kullanım nedenleri ile satın almada aradıkları nitelikleri tespit etmek amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür.

Tokat yazmacılığıyla ilgili çeşitli dergi, sempozyum ve kongrelerde makale ve bildiri hazırlanarak yayınlanmıştır. Tezel (2009)’in yayınlanan ‘‘Yazmacılık Sanatında Desenleme Teknikleri’’ adlı makalesinde; Yazmacılık sanatının Anadolu’nun en eski geleneksel el sanatlarından biri olduğu dile getirilmiştir. Bu çalışmada yazmacılık sanatındaki desenleme teknikleri incelenmiş ve Kastamonulu bir yazma ustası tarafından kalıp tekniği ile yapılan bir ağaç baskı uygulaması gözlemlemiştir.

Tokat Sempozyumunda, Hünerel ve Uysal (2012) tarafından yazılan ‘‘Ağaç Baskı Tekniği İle Yapılan Tokat Yöresi Yazmaları Kullanılarak Oluşturulan Kadın Giysi Tasarımları’’ adlı bildiride Yazma motiflerinin elbise ve bluzda kullanılması incelenmiştir. Öztürk

(2011) tarafından yazılan ‘‘Tokat Yazmalarının Renk Motif ve Kompozisyon

Özelliklerinin İncelenmesi’’ ve 1. Uluslararası Karadeniz Kültür Kongresinde, Mahir (2011) tarafından ‘‘Geleneksel Tokat Yazmacılığı’’ başlıklı bildiriler alana katkıda

bulunmuş, araştırmalarımda bana yardımcı olmuştur.

Yazmacılık sanatı Anadolu’nun birçok yerinde yapılmaktadır, yukarıdaki araştırmalardan edindiğim bilgilere göre Tokat yazmacılığında kullanılan ağaç kalıp, motif, desen ve

(25)

5

kullanılan teknikler ile ilgili düzenli bir kataloğun olmadığı, yazmacılık sanatıyla ilgili arşiv kurulmadığı görülmektedir. Tokat yazmacılığının diğer bölgelerdeki yazmacılık sanatlarıyla arasındaki farklılıkların belirlenemediğinden Tokat yazma baskı ürünlerinin geçmişten günümüze değin gelişimini ve değişimini izleyebilmek mümkün görünmemektedir.

1.2. Araştırmanın Amacı

Bu araştırmanın genel amacı Tokat ili geleneksel yazmacılık sanatının teknik, motif, kompozisyon ve kullanım açılarından incelenerek bilimsel bir doküman hazırlamaktır. Araştırmanın alt amaçları ise: Yöre el sanatlarının gelişimine katkı sağlamak, kaybolmakta olan yazmacılık sanatını güncelleştirmek, gelecek kuşaklara kaynak oluşturmak, unutulmaya yüz tutmuş el sanatları ve ürünlerini Türk ve Dünya sanatları içerisinde gereken yerini almasını sağlamak ve Türk yazmacılık sanatı içerisinde Tokat yazmacılığının değerlendirilmesidir.

Bu amaçlar doğrultusunda şu sorulara cevap aranacaktır. 1. Yazmacılık nedir?

2. Yazmacılığın tarihsel gelişimi nedir?

3. Yazmacılıkta kullanılan araç gereçler nelerdir?

4. Yazmacılıkta kullanılan teknikler, desen, motif, renk ve materyal özellikleri nelerdir?

5. İlde üretilen yazmacılık ürünleri nelerdir?

6. Yazmacılığın el sanatları içindeki yeri ve önemi nedir?

7. Yazmacılık ile uğraşan bireylerin demografik özellikleri nelerdir?

8. Bireylerin, yazmacılığın yaşatılması ve geliştirilmesi yönündeki düşünceleri nelerdir?

1.3. Araştırmanın Önemi

Geleneksel el sanatlarından biri olan yazmacılık sanatı, zengin konu üslubu ve tekniğiyle önem taşımaktadır. Türk süsleme sanatlarından biri olan yazmacılık sanatı yüzyıllardır içinde bulunduğu coğrafya insanının duygu ve düşüncelerini aktarmada önemli bir araç

(26)

6

olmuştur. Yazmacılıkta kullanılan her bir desen, motif ve rengin farklı bir anlam taşıdığını düşünürsek, yazmacılık sanatının yaşatılması ve gerekli önlemlerin alınması önemlidir. Geleneksel Tokat yazmacılığının Sosyal-ekonomik gelişmelerden etkilendiğini görüyoruz. Bu değişimle beraber çeşitli yazmacılık ürünleri yapılmaya başlanmıştır. Yapılmış olan bu araştırma, farklı yazmacılık ürünleri hakkında bilgi toplayıp, ürün örneklerini desen, motif, teknik, renk ve materyal özellikleri bakımından inceleyip belgelendirmek ve gelecek nesilleri bu konudan haberdar etmek açısından önemlidir.

1.4. Sayıltılar

Bu tez çalışmasında aşağıdaki varsayımlardan hareket edilmiştir. 1. Literatür taraması ile elde edilen bilgiler geçerli ve güvenilirdir.

2. Araştırma kapsamında görüşüne başvurulan bireylerden sağlanan bilgilerin objektif ve güvenilir olduğu varsayılmıştır.

3. Görüşme formu içeriğinin araştırmaya hizmet eder nitelikte olduğu varsayılmıştır. 4. Bu araştırmada kullanılan veri toplama araçlarının, ölçülmek istenilen özellikleri doğru olarak ölçtüğü varsayılmıştır.

1.5. Sınırlılıklar

1. Araştırma, geleneksel Tokat yazmacılığı konusuyla sınırlıdır.

2. Araştırma, Ankara ilinde bulunan kütüphanelerden sağlanacak Türkçe kaynaklarla sınırlıdır.

3. Araştırma, Tokat ilinde bulunan ürün örnekleriyle sınırlıdır. 4. Araştırma, Tokat ilinde yapılacak olan görüşmelerle ile sınırlıdır.

1.6. Tanımlar

Baskı: Resim ve yazıların aslına uygun biçimde, birden çok sayıda, çoğaltma işlemine

verilen isimdir. Başlı başına bir teknik konu olan baskı işlemi, aynı zamanda bir sanat olarak tanımlanabilir (Tepecik, 1999, s.2).

(27)

7

Elvan: Çok renklilik(polikromi) anlamındaki eski sözcük. Günümüzde figüratif nitelikte

olmayan bir renk düzenini niteler ve az kullanılır (Erkan, 1990).

Havuz: Boyanmış tülbentlerin ıslatıldığı yer (Karabulut, 1993). Kebe: Tezgah üzerine gerilen yünlü kumaş (Erkan, 1990).

Mehlek: Havuz ve kazan içindeki boya ve tülbentleri karıştırmak için ağaçtan yapılan sopa

(Erkan, 1990).

Motif: Süs, Türklerde Hatai, Rumi gibi hayvan ve bitki şekillerinin sadeleştirilmesi ve

hendesi denilen geometrik biçimlerin oluşturduğu şekillerin genel adıdır (Fırat, 2010).

Nerkinos: Baskı yaparken oturmak için hazırlanmış keçe kaplı tabure (Erkan, 1990). Özgün: Yalnız kendine özgü bir nitelik taşıyan orijinal. (Buyurgan, 2001)

Peçe: Tahta parçası ucunda keçe bağlı olan boya sürme aleti (Erkan, 1990). Purket: Tokat’a özgü yazma motifi (Türker, 1996).

Serigrafi: İpek Baskı - Şablon Baskı - Elek Baskı diye de anılan serigrafi, tekstil

sanayiinde, grafik sanatlarda ve baskı resim çalışmalarında yaygın olarak kullanılan bir baskı tekniğidir (Pektaş, 1990).

Tahta kalıp: Ağaç kalıplar genellikle ıhlamur, çam, gürgen ve ahlat ağaçlarından

hazırlanır ve en kullanışlı kalıplar ıhlamur ve gürgen ağacından hazırlanmış olanlardır (Arseven, 1973, s. 279).

Tezgah: Baskı işlemi keçe kaplanmış bir tezgâh üzerinde yapılır . Keçe, tezgah üzerinde

kalıbın kumaşa temasını kolaylaştırmak ve kumaş üzerindeki boya fazlasını emmek amacıyla kullanılmaktadır (Tezel, 2009).

Yağlangıç: Yağlangıç, tahta sap ucuna iple sarılarak tutturulmuş keçe parçasıdır (Tezel,

2009).

Yazma: Oyulmuş kalıplar kullanarak, çeşitli boyalarla pamuklu, bazen de ipek kumaşlar

üzerine elle çizilip resmedilerek veya basılarak yapılan bir kumaş süsleme sanatıdır (Kaya, 1974, s.9).

(28)
(29)

9

BÖLÜM II

KAVRAMSAL ÇERÇEVE

2.1. Tokat İli Hakkında Genel Bilgi

Bu bölümde Tokat İlinin tarihi gelişimi, coğrafi ve fiziki yapısı, sosyo-ekonomik yapısı yöredeki el sanatları ile ilgili genel bilgiler verilmiş, yazmacılığın tarihi gelişimi, kullanılan araçlar ve teknikler, kullanım alanları, desen ve kompozisyon özellikleri ile ilgili bilgiler sunulmuştur.

2.1.1. Tarihi

Tokat; Yeşilırmak havzasının bereketli toprakları üzerinde kurulmuş olmasının verdiği avantajla 6000 yıllık tarihi boyunca önemli bir ticaret ve kültür merkezi olmuş, 14 Devleti ve birçok beyliği içerisinde barındırmış, önemli bir Anadolu şehridir. Kaynakların verdiği bilgilere göre Malazgirt Savaşı’ndan sonra Danişmendli topraklarına katılan bölge 1175 yılında Selçuklulara bağlanmıştır (Eravşar, 2004, s.7).

Hatti, Hitit, Frig, Roma, Bizans, Danişmendli, İlhanlı, Selçuklu ve Osmanlı Dönemine kadar gelişen süreç içerisinde tarihin her dönemine ait eserleri Tokat’ın her bölgesinde bulabilmek mümkündür. Bu yönüyle Tokat bir açık hava müzesi gibidir. Selçuklular zamanında Anadolu’nun 6. büyük kenti olan Tokat’ta ekonomi ve ticaret gelişmiş, doğu batı yönündeki büyük ticaret kervanlarının konakladığı hanlar, kervansaraylar, düzenli yol ve köprüler inşa edilmiştir. 12. yy. Haçlı ve Bizans ordularını 1243 yılından itibaren de Moğol baskısında olmasına rağmen İlhanlı egemenliği sonuna kadar gelişmelerini sürdürmüş, 14.yüzyıl sonunda Osmanlı egemenliğine giren Tokat, yükselme döneminde tarım ve sanayi merkezlerinden biri olmuştur (Çubuk vd., 2011, s.3).

(30)

10

Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Tokat’tan söz ederken.

…Bu havası hoş şehrin dört tarafında bahçe ve bostanlar içinden sular akar. Her bağında birer köşk, havuz, fıskiyeler ve çeşitli meyveler bulunur. Halk zevk ehlidir. Gariplerle dostturlar, kin tutmaz, hile bilmez, yumuşak huylu insanlardır. Cami, saray, köşk ve imaretleri o kadar sağlam ve güzel olur ki buralara girenler hayran olurlar. Hacı Bektaş-ı Velî’nin hayırlı ve bereketli dualarıyla bu eski tarihî şehir âlimler konağı, fazıllar yurdu ve şairler yatağıdır (Çelebi, 1970, s. 230).

Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Sivas vilâyetine bağlı bir sancak merkezi, Mondros Mütarekesi döneminde (1918-1920) bağımsız bir mutasarrıflık merkezi olan Tokat şehri Cumhuriyet devrine il merkezi halinde girmişti. Tokat asıl gelişmesini Cumhuriyet döneminde kazandı. Bu gelişme 1950 yılına kadar yavaş bir şekilde seyretti. Tokat ilinin sınırları içinde 2010 yılı sayımına göre 617.802 kişi yaşıyordu, nüfus yoğunluğu ise altmış iki idi. Diyanet İşleri Başkanlığı’na ait 2007 yılı istatistiklerine göre Tokat’ta il ve ilçe merkezlerinde 309, kasabalarda 158 ve köylerde 641 olmak üzere toplam 1108 cami bulunmaktadır. İl merkezindeki cami sayısı 98’dir ( Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 2014).

2.1.2. Coğrafi ve Fiziki yapısı

Çubuk vd. (2011, s.5)’nin çalışmasında belirttiği üzere ‘‘Tokat, 39° 52’ - 40° 55’ kuzey enlemleri ile 35° 27’ - 37° 39’ doğu boylamları arasında, Karadeniz Bölgesi’nin Orta kesiminde yer alan ve kuzeyinde Samsun, kuzeydoğusunda Ordu, güney-güneydoğusunda Sivas, güneybatısında Yozgat ve batısında Amasya’nın yer aldığı bir ildir’’ (Şekil 1)

(31)

11

Tokat ili; karayolu ile Ankara’ya 400 km, İstanbul’a 785 km uzaklıktadır. İlin yüzölçümü 9982 km² olup, Karadeniz Bölgesindeki toplam 17 İl içerisinde, yüzölçümü bakımından en büyük 4’üncü İldir, Türkiye topraklarının yaklaşık % 1,3’ünü kaplayan İl merkezinin rakımı 608 m’dir (Çubuk vd., 2011, s.5).

1923 yılında il olan Tokat, merkez ilçeyle beraber Niksar, Erbaa, Almus, Turhal, Pazar, Yeşilyurt, Artova, Başçiftlik, Reşadiye, Sulusaray, Zile adlarında 12 (on iki) adet ilçeye sahiptir.

Tokat il topraklarının % 45’ini dağlar, % 40’ını yaylalar ve % 15’ini ovalar oluşturur. Dağlar, genellikle ırmakların açıldıkları yerlerde ova ve yaylalar, yaklaştıkları yerlerde ise Karadeniz’e paralel uzanan sıradağlar şeklinde devam ederler. Doğuya doğru gidildikçe dağlar birbirlerine çok yaklaşırlar ve yükseklikleri de artar. Bu nedenle önemli geçitler daha çok plato düzlüklerinin bulundukları yerlerdedir. Tokat ilindeki 3 dağ dizisi vardır. Bunlar Canik Dağları, Kelkit ve Tozanlı vadilerini meydana getiren dağ dizisiyle Yeşilırmak Vadisinin güneyinde uzanan dağ dizisidir. Tokat ilinde plato ve yaylalar oldukça geniş yer tutar. Kızılca Ören, Topçam, Çevreli, Seleman ve Dumanlı yaylası başlıca yaylalardır. Tokattaki başlıca ovalar ise Kazova, Artova, Taşova, Erbaa ve Niksar ovalarıdır. Akarsu bakımından da zengin olan Tokat, Yeşilırmak’ın kolları olan Kelkit Çayı, Tozanlı Çayı, Çekerek Suyu’na sahiptir (Anonim, 1973, s.298).

Tokat ilinin iklimi, Karadeniz Bölgesi iklimiyle İç Anadolu Bölgesi iklimi arasında bir geçiş özelliği gösterir. Güneyde iklim daha serttir. Kıyıya yaklaştıkça bu sertlik azalır. Tokat ilinde senenin her mevsimi yağmur yağar. Senelik yağış miktarı bazı yerlerde 385 mm iken bazı yerlerde 485 mm’dir. Senenin 50 gününde sıcaklık 0°C’nin altında ve 40 gün +30 °C’nin üzerinde seyreder. Yazlar çukur vadilerde oldukça sıcak geçer. Ortalama yüksekliği 1050 m olan Tokat ilinde kara ikliminin tesiri büyüktür. Tokat il topraklarının % 50’ye yakını orman ve fundalıklarla kaplıdır. % 35’i ekili ve dikili alanlar ve % 14’ü çayır ve meralardan ibarettir. Ormanlar daha çok Reşadiye ve Niksar sınırları içindedir. Başlıca ağaç türü, meşe, kayın ve karaçamdır (Çubuk vd, 2011, s.54).

.

2.1.3. Sosyo-Ekonomik yapısı

Tokat ilinin başlıca geçim kaynağı tarımdır. Tahıl üretimi başta olmak üzere, çeşitli meyve ve sebze üretimi yapılmaktadır. Ekili alanların yaklaşık % 78 i tahıl, % 22’si meyve ve sebze ekimine ayrılır. Buna paralel olarak tarıma dayalı sanayi gelişme göstermiştir

(32)

12

Tokat’ta. çalışan nüfusun % 80’i tarım ve hayvancılık sektöründe çalışmaktadır. Tokat’ın verimli ovalarında her çeşit ürün yetiştirilir (Çubuk vd, 2011, s.74).

Evliya Çelebi (1970) ‘nin de anlattığı gibi "Tokat’ın bağ, bahçe ve ovaları Osmanlı ordularının konaklama ve gıda ambarı olmuş, bakırcılık, ipekçilik, pamuklu dokuma ile çeşitli sanayi ve el sanatları gelişmiş, iş hanları ve çarşıları Bağdat, Bursa ve Halep’tekiler ile kıyaslanır olmuştur" ifadeleri bunun kanıtıdır.

Tokat ilinin Artova ilçesinde kömür çıkarılmaktadır. Birkaç yerde krom ve manganez yatakları da bulunmuştur. İl sınırları içerisinde Sulusaray ve Reşadiye ilçelerinde jeotermal sulara rastlanır, bu da buralarda kaplıca turizminin gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Öte yandan sanayi alanında büyük denebilecek kuruluşlar azdır, bunların başında 1934 yılında kurulmuş olan Turhal Şeker Fabrikası yer almaktadır (Çubuk vd., 2011, s. 11).

Tokat’tan çok sayıda ilim ve devlet adamı da yetişmiştir. İbn-i Kemâl, Abdülmecîd Şirvânî, Sinânüddîn Yûsuf, Molla Lütfi, Molla Hüsrev, Hekim Mustafa, Seyyid Hasan Paşa ve Plevne Kahramanı Gâzi Osman Paşa bunların başlıcalarıdır (Cinlioğlu, 2000, s.33).

2.1.4. El sanatları

Bozkurt (1995) çalışmasında sanatı; düşüncelerin, amaçların, duyguların, durumların ya da olayların, deneyimlerden yararlanarak, beceri ve düş gücü kullanılarak ifade edilmesine ya da başkalarına iletilmesine yönelik yaratıcı faaliyetler olarak tanımlamıştır.

Birçok tarih devirlerine sahne olan Tokat, doğu-batı ve kuzey-güney arasında ulaşımı sağlayan önemli yolların kavşağı olmuştur. Bu konumundan dolayı zanaatçı çeşitliliği bakımından oldukça zengindir. Keçecilik, mumculuk, boyacılık, sabunculuk, dokumacılık ve taşçılık gibi zanaatlar toplumun ihtiyaçları karşısında yetersiz kalmasından dolayı artık günümüzde kaybolmuş olan sanatlarındandır. Ancak yazmacılık, bakırcılık, kalaycılık, dokumacılık (kumaş, kilim, cicim, halı, çorap), semercilik, çarıkçılık, yemenicilik, dericilik, küpçülük, süpürgecilik, demircilik, tenekecilik, iğne oyacılığı, müzik aletleri yapımcılığı(davul, zurna, bağlama, kaval), oymacılık, yayıkçılık, kuyumculuk ve folklorik elbise yapımı gibi el sanatları halen günümüzde il, ilçe ve köylerde yapılmakta ve yaşatılmaya çalışılmaktadır (Tokat İl Yıllığı, 2006, s.250).

(33)

13

Günümüzde çeşitli nedenlerle şekil değiştirerek yaşama savaşı veren bir el sanatı türü olan yazmacılık, türünün en güzel örneklerini Tokat’ta vermiştir. Yazma; oyulmuş ahşap kalıplar kullanarak çeşitli boyalarla, genellikle pamuklu bazen de ipek kumaşlar üzerine elle çizilip resmedilerek veya basılarak yapılan bir kumaş süsleme sanatıdır. Bu el sanatının örnekleri çoğunlukla kadınların baş bağlamada kullandıkları baş örtülerinde görülür. Ayrıca bohça, sofra örtüsü, yorgan yüzü olarak da kullanılmaktadır (Çubuk vd., 2011, s.112).

2.2. Yazmacılık Sanatı

Yazmacılık çok eskiden beri dokuma sanatı ile beraber gelişen, insanoğlunun süsleme ve süslenme ihtiyacı ile başlamış ilk el sanatlarından biridir. Bu el sanatının dünya üzerindeki ilk görünüşü, mum ve topraktan yapılan dekoratif kalıplarla veya elle boyayarak kumaşın süslenmesi biçiminde olmuştur. En eski el sanatlarından olan yazmacılığın kökenine ilişkin kesin bilgiler yoktur. Bu sanatın Hindistan’dan yayıldığını ve Mısır kökenli olduğunu ya da Orta Asya’dan kaynaklandığını savunanlar vardır (Türker, 1996, s.1).

Tezel (2009) bir çalışmasında ‘‘Ağaç kalıp kullanarak baskı yapma tekniğinin ilk olarak nerede kullanıldığına dair kesin bir bilgi olmamakla birlikte Mezopotamya’da tahta kalıpla kil üzerine baskı yapıldığı, Çin’de ise ağaç kalıplarla mühür basıldığı bilinmektedir’’ der.

‘‘Anadolu’da bu teknik ilk olarak Hititler tarafından kullanılmıştır. M.Ö 1000-M.S 100 yılları arasında Orta Asya’da yaşan Türk kavimleri kumaş desenlemede hayvan figürleri kullanmaktadır. Bu figürler av ve avcılık kültürünü yansıtmaktadır. Yunan tarihçi Heredot yazılarında Hazar Denizi çevresinde yaşayan toplulukların bitkilerden elde ettikleri boyalar ile kumaş üzerine hayvan figürleri çizerek giysileri süslediklerini yazmaktadır. Bu bilgilere dayanarak Orta Asya’da Türklerin milattan önceki dönemlerde yazmacılığı bildikleri belirtilmektedir’’ (Gökaydın’dan aktaran Tezel, 2009).

Kaya (1974, s.44) bir çalışmasında yazmacılığın tarihiyle ilgili olarak; ‘‘Anadolu’da Çatalhöyük arkeoloji kazılarında(M.Ö 700) Hitit sanatına ait eserler arasında pişmiş kilden çok sayıda mühür biçiminde kalıplar ortaya çıkarılmıştır. (şekil 2) Bu kalıplarla bitkisel boya kullanarak baskı yapıldığı kanıtlanmıştır. Bunlar Helezoni ve dört yapraklı çiçek motifleri olup halen Hitit Müzesi’nde bulunmaktadır’’ açıklamasını yapmıştır.

Çatalhöyük kazılarında ele geçen buluntular arasındaki mühürlerin, baskı ile yapılan yazmacılığın ilk ipuçları olduğu zannedilmektedir (Türker, 1996, s.1).

(34)

14

Günümüze ulaşan yazma örnekleri 16. yüzyıldan kalmıştır. Anadolu’da özellikle Tokat, Kastamonu, Bartın, Gaziantep ve Diyarbakır’da gelişen yazma baskı sanatı, 17. yy’da İstanbul’da en yüksek düzeye ulaşarak en güzel örneklerini bu dönemde vermiştir. Bu konuda en eski bilgiler, III. Murat zamanında (1574-1579) İbrahim Paşa Sarayı’nda Şehzade IV. Mehmet’in sünnet düğünündeki geçitte ‘‘ Basmacı esnafı’’ adını taşıyan minyatürde görülmektedir. Ayrıca ‘‘Sürname’’ isimli el yazması eserde, baskı ustalarının ellerindeki renkli kalıplarla baskı yaptığı anlatılmaktadır. Sarayın kullandığı kumaşlarda boya ile yapılan baskıların üzerine ayrıca altın veya gümüş motifler de basıldığı bilinmektedir. Elde, Türk yazmacılığının tarihine ışık tutacak kaynaklar olmasına rağmen, bu sanatın ne zaman başladığıyla ilgili net bilgiler bulunmamaktadır (Kaya, 1974, s.9).

Şekil 2. Hitit Müzesi’ nde bulunan mühür kalıplar (Kaya, 1974, s.11).

Yazma, yüzyıllar boyunca değişik isimlerle tanımlanmıştır. Bugün Anadolu’da yazma bir başörtüsü olarak kullanılır. Eskiden yazmaları erkeklerde feslerinin altına koymak suretiyle kullanırlardı, günümüzde ise sadece kadınlar kullanmaktadır. Çit, yemeni, çevre, çember gibi isimlerle anılan yazmaya eskiden ‘‘pusiş’’ de denmiştir. Bu sanat dalının ürünleri yastık, yorgan yüzü, seccade, bohça, sofra altı, yemeni, peşkir ve mendil gibi pek çok çeşitleriyle insanımızın günlük yaşantısında vazgeçilmez eşyası olmuştur (Akbil, 1977).

(35)

15

2.2.1. Yazma Yapım Teknikleri

Yazmacılık sanatının ilk örnekleri genellikle pamuklu kumaş üzerine, fırça ile yapılmıştır. Bu nedenle yazmak fiilinden gelen yazmacılık terimi bu sanat için kullanılır olmuştur. Yazmacılık sanatı teknik yönden kalem işi yazma, kalıp-kalem yazma ve kalıpla yazma olmak üzere üç farklı şekilde yapılır. ( Tezel, 2009).

2.2.1.1. Kalem İşi Yazma

Desen çizildikten sonra, içleri fırça ile resmedilerek boyanır. İstanbul yazmacılığında özellikle Kandilli, Üsküdar yazmalarında bu teknik sıkça kullanılmıştır. Sanat yönü en kıymetli olan yazma tekniğidir. Günümüzde bu teknikle yapılan yazmalar yok denecek kadar azdır. Eskiden yapılanlar ise müzelerde saklanmaktadır (Türker, 1996, s.11).

Şekil 3. Kalem işi tekniğiyle yapılmış yazma örneği (Türker,1996,s.11).

2.2.1.2. Kalıp-Kalem yazma

Yazmada kalıpla konturlar basıldıktan sonra, desendeki renkli kalacak kısımlar fırça ile boyanır. Eski İstanbul yazmalarının birçoğunda bu teknik kullanılmıştır (Kaya, 1974, s.62).

(36)

16

Şekil 4. Kalıp-Kalem tekniği ile yapılmış yazma örneği (Türker, 1996, s.11).

2.2.1.3. Kalıpla Yazma

Kalıpla yazma tekniği günümüzde en çok kullanılan tekniktir. Bu teknikte ıhlamur ağacından yapılmış ağaç kalıplar kullanılır. Diğer tekniklere nazaran daha kolay ve seri üretime elverişlidir. Tokat yazmacılığı denilince ilk akla gelen tekniktir. Bu teknik 3 farklı şekilde yapılabilmektedir (Erkan, 1990).

2.2.1.3.1. Karakalem

Bu yazma renklendirme tekniğinde beyaz pamuklu kumaş üzerine ağaç kalıplarla siyah baskı ya da siyah bez üzerine beyaz baskı yapılır. Bu teknikle yapılan yazmalara ‘‘Karakalem’’ yazma denir. (Şekil 5) Tokat’ın yanı sıra Ankara, Beypazarı, Kastamonu da çoğunlukla bu tekniği kullanarak yazma yaparlar (Türker, 1996, s.11).

Şekil 5. Orhan usta karakalem tekniğiyle baskı yaparken (Hüseyin Er atölyesinde 13 Aralık 2014 tarihinde çekildi).

(37)

17 2.2.1.3.2. Elvan İşi

Motiflerin her rengi için ayrı kalıp hazırlanılarak yazma baskı işlemi yapılır. Desene ve renklere göre boş pamuklu kumaşa sırasıyla kalıplar basılarak motif renklendirilir. (Şekil 6-7) Tokat yazmalarının en önemli özelliği elvan baskı oluşudur, renk ve desenleri eşsiz güzelliktedir. (Türker, 1996, s.11). ).

Şekil 6. Ömer ustaya ait elvan işi tekniği için hazırlanmış kalıplar. (Ömer usta’nın atölyesinde, 14 Aralık 2014 tarihinde çekildi).

(38)

18 2.2.1.3.3. Daldırma Yazma

Renklere göre hazırlanan kalıpların kumaşa basılmasıyla oluşturulan motifler tutkal yada balmumu yardımıyla kapatılarak, boyaya batırılır; böylece motiflerin dışında kalan yerler (arka plan) boyanmış olur (Şekil 8). Bu teknikle yapılan yazmalara daldırma yazma denilmektedir. Son olarak kumaşlar bir kez daha yıkanıp kurumaya bırakılır. (Türker, 1996, s.11). Yazmacılıkta desenlendirme, kontur baskısından sonra şaplama, kaynatma, yıkama ve çeşitleme olmak üzere 4 işlem ile tamamlanır.

Şekil 8. Daldırma tekniğiyle yapılmış yazma örneği (Türker, 1996, s.12).

2.2.1.4. Serigrafi (İpek) Baskı

İpek baskı ya da elek baskı diye de bilinen serigrafi baskı, çeşitli endüstri ürünlerinin(ahşap, cam, kumaş vb.) yüzeylerine uygulanan şablona dayalı baskı tekniğidir. Kalıplar ipek veya ipek özelliği gösteren polyesterlerden yapılır (Kılınçeri, 2004). Birinci dünya savaşı sırasında bayrak, flama, el ilanı gibi ürünlerin basit el tezgahıyla serigrafi tekniğiyle basıldığı bilinmektedir (Akgün’den aktaran Kılınçeri, 2004).

(39)

19

Teknolojinin gelişmesi ile ağaç baskı tekniği de değişmiş seri üretime daha elverişli ve daha kolay olan serigrafi kullanılmaya başlanmıştır. Böylece Tokat’ın özgün yazmaları renk ve teknik özelliğini kaybetmiştir. Ancak yine de yaşama savaşı vermektedir. Hüseyin usta ‘‘ biz kalıpla günde 15- 20 tane baskı yaparken, serigrafi tekniğiyle 1000 adete kadar baskı yapılabilir’’ demekte. Tokat’taki mevcut yazma ustaları serigrafi tekniğini gelişmesiyle şal, elbise, etek gibi turistik ürünlere yönelmiştir (Hüseyin usta, kişisel görüşme, 14 Aralık 2014).

2.2.2. Tokat İlinde Geleneksel Yazmacılık

Anadolu’daki geçmişinin tarih öncesi dönemlere kadar uzandığı, Tokat’ta ise altı yüz yıl kadar önceye dayandığı belirtilen yazmacılık sanatı, bu ilde en güzel örneklerini 16. ve 17. yüzyıllarda vermiş, beraberinde iplikçilik, boyacılık ve dokumacılık gibi yan kolları da geliştirmiştir.

Türk yazmacılık sanatında Tokat çok önemli bir yere sahiptir. Selçuklular döneminde Tokat yazmalarında geometrik desenler kullanılmış ve bu desenler Selçuklu sanatına paralellik göstermiştir. Osmanlılar döneminde de el sanatlarına büyük önem verilmiştir. Tokat’ın yazma gelirlerinin Valide Sultanlara ‘has’ olarak verildiği bu dönemde, kentteki hanlarda toplu olarak üretim yapan yazmacılar, işliklerinde hazırladıkları yazmaları boyahanelere verir ve karşılığında damga vergisi öderlerdi. Bu vergiyi zorunlu kılmak

amacıyla bölgede Tokat kenti dışında yazmacılık yapmak yasaklanmıştır (İncesoyluer’den

aktaran Türker, 1996). 1817 yılında bazı ustalar Zile ve Niksar’a gitmişlerse de 1821’de bu gibi kaçak ustaların Tokat’a çevrilmesi ve açtıkları iş yerlerinin kapatılması emredilmiştir (Mahir, 2011).

Evliya Çelebi ‘Seyahatname’ adlı eserinde Tokat’ta imal edilen yazmalar için “Beyaz pembe bezi diyar-ı Lahor’da yapılmaz. Güya altın gibi mücelladır. Kalemkar basma yüzü, münakkaş perdeleri gayet memduh olur” der ve övgü ile söz eder (Evliya Çelebi, 1970, s.67). Yani Tokat’ın beyaz pembe bezinin Lahor’da bile yapılamadığını, bunların altın gibi parıldadığını, basma desenli tülbentleriyle nakışlı örtülerinin övgüye değer olduğunu dile getirmeye çalışmıştır.

Günümüzde Tokat yazmacılığı yaşama savaşı veren el sanatlarından biridir, 50-60 yıl öncesine kadar Horozoğlu hanı, Hacı Musaoğlu hanı, Askerler hanı, Beypazarı hanı, Gazioğlu hanı gibi 5 büyük handa yapılan yazmacılık sanatı bugünlerde 75. Yıl yazmacılar

(40)

20

hanında yapılmaktadır, orda da birkaç esnaf bu sanatla uğraşmaktadır (Demirciden aktaran Türker, 1996, s.7).

Şekil 9. 75. Yıl yeni yazmacılar hanı

Geleneksel Tokat yazmacılığında karakalem ve elvan olmak üzere 2 tip yazma basılmaktadır. Renkli yazmalara ‘Elvan’, siyah-beyaz basılanlara ise ‘Karakalem’ adı verilir (Kaya, 1974, s.75).

Tokat’a ait olan yazmalar ise genelde ince pamuklu dokumalar türündendir ve kalıpla yazma grubuna girerler. Desen ve kompozisyon yönünden doğal bir görünüme sahip olan Tokat yazmacılığı, kentin farklı ilçelerinin de kendilerine özgü desenler geliştirdikleri de bilinmektedir. Renk uyumuna özen gösterilen Tokat yazmalarında çoğunlukla kırmızının koyu tonları, bordo, patlıcan moru gibi koyu renkler tercih edilmiş; doğadan alınan bitkisel motifler, meyve ve çiçek motifleri, kalıp ustalarınca başarılı kompozisyonlarla kumaşlar üzerine aktarılmıştır. Meyve çeşidi bol olan Tokat’ın bu özelliği yazma desenlerinin tasarlanmasına yansımış, elması, üzümü, kirazı ve çiçekleri desenlerin ana motifleri olmuştur. Doğadan alınan bu bitkisel motifler stilize edilerek kalıp üzerine aktarılmıştır. Tokat yazmalarının kendine özgü bir karakteristiği, desenin kumaş yüzeyini tamamen

(41)

21

doldurmasıdır. Bu tip yazmalara ‘İçi Dolu’ veya ‘Dokuz Dallı’ denildiği belirtilmiştir (Kaya, 1988, s.75-78).

Günümüzde Tokat yazmalarında “Tokat Beşlisi”, “Tokat Üzümlüsü”, “Tokat Elmalısı”, “Tokat Kirazlısı”, “Yarım Elmalısı”, “Tokat İçi Boş”, “Kaşık Sapı”, “Kaynana Yumruğu”, “Asma Yaprağı” gibi tasarımları tanımlayan özgün isimlerle anılmaktadır. “Tokat İçi Dolusu” yazmalarında zemin kırmızıdır. Karakalem kalıptan sonra elvan kalıplarıyla çeşitli renklerle kare bir form içine düzenlenmiş dokuz desenin yerleştirilmesiyle hazırlanır. “Tokat Beşlisi” yazmalar ise “Tokat İçi Dolusu” yazmasının zeminine beş adet basılmasıyla oluşur. “Tokat Üzümlüsü” olarak adlandırılan yazmaların deseninde çiçek motifleri üzüm salkımlarına dönüşmüş haldedir.

“Tokat Kirazlısı” yazmaların desenindeyse kiraz motifleri yüzeyi tamamen doldurmuştur. Tokat’a özgü yazma desenlerinden biri de “Tokat Elmalısı” dır. Siyah zemine kırmızı veya mor olarak basılmış elma motiflerinden oluşur. Elma deseninin bozularak değiştirilmiş şekli “Tokat Yarım Elmalısı” olarak adlandırılır. Tokat “İçi Boş” yazmalarda zemin mor, sarı, kırmızı veya mavi olur. Bu yazmada kenar bordüründe kullanılan motif karşılıklı iki kenarda dört, diğer iki kenarda ise üç adet basılır. Yazmanın iç kısmında ise köşelerde ve ortada çiçeklerden bir çelenk oluşturan desenler yer alır. “Kaşık Sapı” diye adlandırılan yazmanın zemini siyahtır. Kenarlarda bordür olarak tek sıra halinde kaşık sapı motifi vurulur. Dört köşesine purket motifi kalıbıyla baskı yapılır. Bir diğer desende ise motifinin yumruğu andırmasından ötürü yazmaya “Kaynana Yumruğu” denilmektedir. Tokat’a özgü yazmalarda kullanılmış desenlerden bir diğeri “Asma Yaprağı” dır. Zemini siyah olan bu yazmada asma yaprağı motifleri kırmızı ve yeşille renklendirilmiş halde kenarları bordür olarak çevreler (Mahir, 2011).

1960 yılına kadar Tokat’a özgü motifler basılırken, gelen talepler üzerine 1960’dan sonra farklı yörelere ait motiflerin de basıldığı görülmektedir. Tokat’ta artık, Tokat desenlerinin yanında bu desenler de yaygın bir biçimde kullanılmaktadır (Türker, 1996, s.25).

2.2.2.1. Tokat Yazmacılığında Kullanılan Kumaşlar

Yazmacılıkta kullanılan başlıca malzemelerden biri de kumaştır. Kullanılan kumaşın pamuklu kumaş olmasına dikkat edilir. Çünkü pamuklu kumaş boyayı emerek akmasını önler bu yüzden diğer kumaşlar pek tercih edilmez (Ömer Usta, kişisel görüşme, 14 Aralık 2014).

(42)

22

Şekil 9. Pamuklu kumaş (Hüseyin ustanın atölyesinde 14 Aralık 2014 tarihinde çekildi)

Bursa’dan çıkmış olan ‘‘mermerşahi’’ denilen çok ince dokunmuş, pamuktan yapılmış kumaşlar yazmacılıkta kullanılmış, zamanla terkedilmiştir. Günümüzde fabrika yapımı ince pamuklu kumaşlara baskı yapılmaktadır. Sofra altı örtüleri için pamuklu kumaşın daha kalını olan kaput bezi kullanılmıştır (Türker, 1996, s.5).

2.2.2.2. Tokat Yazmacılığında Kullanılan Kalıplar

Yazmacılıkta kullanılan kalıpları tahta kalıp ve metal kalıp olmak üzere 2’ye ayırabiliriz. Tahta kalıplar boyaya bastırılarak kumaşa basılırken; metal kalıpla baskı da ise kalıplar sıcak muma bastırılarak kumaş üzerine basılır. Fakat metal kalıp Tokat yazmacılık sanatında pek kullanılmamaktadır. (Tokat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, 2013, s.16). Kalıp yapımında ise ıhlamur ağacı kullanılır, ıhlamur ağacı bulunmadığı durumlarda sarıçam ve armut ağacı da kullanılmaktadır. Bazen öyle kalıplar olur ki sadece ıhlamur ağacından yapılması gerekir. Ihlamur ağacının tercih edilmesinin sebebi kolay oyulması, boyayı emme özelliğinin bulunmasındandır (Ömer Usta, kişisel görüşme, 14 Aralık 2014). Desen özelliğine göre; tek renkli desenler için tek kalıp hazırlanır, eğer elvan baskı yapılacaksa her renk için ayrı kalıp hazırlanır. Türker (1996, s.13) bir çalışmasında; kalıp oyma işinin yazmacılığın en önemli yan alanı olduğunu, sadece kalıp oyma işiyle uğraşan ustaların olduğunu söylemektedir. Kalıp oymada kullanılan başlıca araç ve gereçler. Oyma bıçakları, iskerpela (bıçakla kesilen yerlerin temizliğinde kullanılır), matkap, mengene,

(43)

23

ağaç tokmak, rende, keser ve zımpara kağıdıdır (Atıf usta, kişisel görüşme, 14 Aralık 2014).

Şekil 10. Ihlamur ağacından oyulmuş kalıplar (Kaynak kişi. Yasemin Ertaştan)

Oyma işlemi ‘‘Nakışbul’’ denilen bıçaklarla yapılır. Eni dar ve geniş olmak üzere 2 çeşidi vardır, bunlar oymada kolaylık sağlar, kesilen parçalar iskerpelalar yardımıyla oyuktan çıkarılır. Matkap sadece kalıba delik açmak için kullanılır, açılan delikler kesilen parçaların kolayca kopmasını sağlamaktadır. Kalıplar uzun süre kullanılacaksa oyuk derinliği 1,5 cm olmalıdır. Oyma işlemi bittikten sonra kalıbın arkasına tutamak yeri yapılır ve tutamak yeri bir keçeyle ya da bezle kaplanabilir. Kalıp tamamen bittikten sonra dayanıklılık vermek amacıyla %75 parafin ve %25 balmumundan oluşan karışıma batırılmalıdır (Atıf Usta, Kişisel görüşme, 14 Aralık 2014).

(44)

24

Şekil 11. Yazma ustası Atıf Arpacıoğlu kalıp oyarken.

Motifler birkaç farklı yöntemle kalıba aktarılır. Bunlardan bir tanesi karbon kağıdı yardımıyla yapılandır ve yapımında şu yollar izlenir. Bir yazma da kaç desen varsa o kadar kalıplık ağaç parçası olmalıdır. Ağaç parçalarının yüzeyleri zımpara ile düzeltildikten sonra motifler karbon kağıdı yardımıyla oyulmaya hazır halde olan ağaç parçalarına aktarılır. Motiflerin aktarımı bittikten sonra oyma gereçleriyle işlem tamamlanır. Bir diğer motifi kalıba aktarma yöntemi ise beyaz kağıda kırmızı boya usulüdür. Bu yöntemde hazır kalıp kireç boyaya batırılarak kağıda basılır. Motif aktarılması düşünülen kalıplık ağaç parçasının yüzeyine ise geven sürülmelidir. Geven sürülmüş yüzeye, motif basılı olan kağıt kapatılarak elle sıvazlanır, böylece motif ağaç yüzeyine geçmiş olur (Türker, 1996, s.13-14).

(45)

25

Şekil 12. Kalıp oymada kullanılan araç ve gereçler (Tokat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, 2013, s. 38)

2.2.2.3. Tokat Yazmacılığında Kullanılan Boyalar

Yazmanın kalitesini etkileyen unsurlardan biri de, boyalarının kalitesi ve renklerinin haslığıdır. Geçmişte Anadolu’da çeşitli bitkilerden elde edilen boyalar, dünyanın en kaliteli boyaları idi ve bütün dünyaya boya ihracatı Türkiye’den yapılırdı. Kimyasal boyaların bulunması ile öncelikle anilin ve alizarin boyalar, daha sonra her renkte boya yurt dışındaki fabrikalarda üretilir olmuş ve doğal boyacılık neredeyse bütünüyle ortadan kalkmıştır. Bu nedenle, yazmacılık sanatında ortaya çıkan eserler eski kalitede değildirler. (Ömer usta kişisel görüşme, 14 Aralık 2014).

Tokat yazmacılık sanatında kullanılan boyaları doğal boyalar ve kimyasal boyalar olmak üzere 2 grupta inceleyebiliriz

2.2.2.3.1. Doğal Boyalar

Ülkemizde sayılamayacak kadar doğal boya kaynağı vardır. Bu bitkilerin çeşitli yerlerinde boya maddeleri bulunmaktadır. Bu boya bitkileri irili ufaklı olmak üzere; ot, fidan, ağaç, bahçe ve yağ bitkileridir. Doğal boyalarda görülen başlıca renkler; sarı, koyu kırmızı, mor, kahverengi, narenci, samani, çimen yeşili ve siyahtır (Tokat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, 2013, s.16-17).

(46)

26

Doğal boya yapımında kullanılan başlıca bitkiler ise; armut ağacı, nar ağacı, kestane ağacı, nevruz otu, papatya, safran, sarıyonca, şeftali ağacı, sığır kuyruğu, soğan, sumak, yabani gül, ıhlamur ağacı, havacıva otu, ebegümeci, çınar ağacı, ayva ağacı, haşhaş, ceviz ağacı, kuşburnu, asma, kızılağaç, meşe, kiraz ve elma ağacıdır. Bunların yanında karışım için kullanılan maddeler ise mor ve kireç, mazı, kurşun tozu, göztaşı, çivit, albakkam, zırnık, bengel, lahur, lütr, demir sülfat, tenekir gibi bitki ve ya madenlerdir (Türker, 1996, s.46). Tokat’ta yapılan halıcılık, kilimcilik ve yazmacılık gibi el sanatlarının da etkisiyle bitkisel boyacılık gelişmiştir. Tokat, Erbaa ve Zile’de cehri üretiminin yapıldığı ve Anadolu’ya pazarlandığı bilinmektedir. Bitkisel boya yapımında kullanılan safranın ise Tokat’ta yetiştirildiği ve Hindistan’a kadar ihracatının yapıldığı söylenmektedir (Genç, 2014). Günümüzde Tokat yazmacılığında bitkisel boya kullanılmamaktadır.

2.2.2.3.2. Kimyasal Boyalar

Bu boyalar, fabrikalarda kimyasal yolla üretilen yapay boyalardır. Bu boyaların ortaya çıkmasıyla doğal boya üretimi yavaşlamış, halk sanatlarında kimyasal boyalar olan alizarin ve anilin boyalar kullanılır olmuştur. Fabrikalarda üretilmeye başlanan ilk boya alizarindir (Kaya, 1974, s.60).

Anilin boyalar günümüzde kömürün ve katranın damıtılmasıyla yapılır, alizarin boya ise bir tür kök boyasıdır. Avrupa’da suni olarak yapılmaya başlandıktan sonra yazmacılık sanatında çokça kullanılmıştır (Türker, 1996, s.46).

Günümüz yazmacılığında kullanılan bir diğer boya ise akremin boyadır. Bu boya kitre-Alginat patı, gazyağı, üre, akrefiks, mayi sabun, gliserin yağı ve amonyak gibi maddelerin karışımından oluşturulur (Erkan,1990).

2.2.2.4. Tokat Yazmacılığında Kullanılan Renklendirme Yöntemleri

Tokat Yazmaları; karakalem (beyaz kumaş üzerine siyah baskı), aşındırma (siyah kumaş üzerine beyaz baskı), daldırma, mavi ağartma tekniği olmak üzere dört farklı teknikle renklendirilir.

(47)

27 2.2.2.4.1 . Karakalem Tekniği

Bu yazma tekniğinde beyaz kumaş üzerine siyah baskı yapılır. Bu tür yazmalara ‘karakalem’ denir. Kastamonu yazmalarında baskılar tek renk olup beyaz zemin üzerine siyah renklendirme yapılır (Barışta, 1998, s.10).

2.2.2.4.2. Aşındırma Tekniği

Aşındırma tekniğinde ilk önce kumaş anilin boyayla siyaha boyanır. Boyama işleminden sonra sıkma makinesinde fazla boyasını atması sağlanır. Kumaş nemli halde düz zemin üzerine serilir. Erik zamkı ve kireç kaymağı karıştırılarak baskı için boya hazırlanır. Basılacak kalıp hazırlanan boyaya batırılarak planlanan kompozisyona göre baskı işlemi yapılır. Baskı işleminden sonra kumaş cereklerde 1 gün kurumaya bırakılır. Kuruma işleminden sonra kumaş siyah rengini alır.

(48)

28

Kumaşın desenleme işlemi tamamlandıktan sonra kireç baskılı kumaş 24 saat bekletilir. Daha sonra bol su ile yıkanıp durulanır. Kirecin temas ettiği kısımlarda kumaş beyaz bir renk alır böylece siyah kumaş üzerine beyaz desenler ortaya çıkar (Gökaydın,1990, s.193).

2.2.2.4.3. Daldırma Tekniği

Daldırma tekniğinde renklerine göre ayrı hazırlanan kalıpların basılmasıyla meydana gelen motifler, tutkal veya balmumu ile kapatılır. Kumaş daha sonra boyaya batırılır. Böylece motiflerin dışında kalan yerler boyanmış olur. Son olarak kumaşlar bir kez daha yıkanıp kurumaya bırakılır. Zemin boyama işlemi sırasında kumaşın kazanlara tamamen batırılmasından dolayı, bu tekniğe ‘daldırma’ adı verilmiştir (Türker, 1996, s.11).

Şekil 14. Daldırma tekniği ile renklendirilmiş başörtüsünden detay (Öz, 2006, s.107)

Daldırma tekniği çok zahmetli bir yazma yapım tekniği olduğundan günümüzde uygulayan usta yoktur (Ömer usta, kişisel görüşme, 14 Aralık 2014).

(49)

29

2.2.2.4.4. Mavi Ağartma Tekniği

Mavi ağartma tekniğinde beyaz bez, yazmacıların ‘kozan mavisi’ olarak bildikleri toz indigo boya ile boyanır. Boyanan kumaş kurumaya bırakılır ve daha sonra üzerlerine anilin boya ile siyah kontur baskısı yapılır. Sarı renkli astar boyası, desen konturlarının içine üzeri keçelenmiş lap kalıp ile basılır. Baskı yapılan kısımlar yeşile döner. Daha sonra kitre katılmış boya ile yeşil alanlara baskı yapılır ve ortaya altın gibi parlayan sarı bir renk çıkar. Bez üzerindeki boya kurumaya başlayınca yavaş yavaş kızarır, tam kurumadan havuzlarda yıkanır. Kızaran alanlardaki boya akar ve kontur içleri süt beyaz olur. Kurutulan bezlerin beyaz kalan yerlerine istenilen renkte elvan baskı yapılarak yazma tamamlanır (Öz, 2006).

Şekil 15. Mavi ağartma tekniği ile renklendirilmiş başörtüsü detayı (Öz, 2006, s.108)

2.2.2.5. Tokat Yazmalarında Kullanılan Motif ve Komposizyonlar

Desen ve kompozisyon yönünden Tokat yazmalarında doğal bir görünüş hakimdir. Doğadaki motifler özelliklerinden hiçbir şey kaybetmeden stilize edilerek kalıp üzerine aktarılmıştır. Bölgenin karakteristik motifleri, tüm özellikleriyle birlikte yazmalara yansıtılmıştır. Doğadan alınan bitkisel motifler çiçek veya meyve motifleri kalıp ustasınca

Şekil

Şekil 1. Tokat il haritası(Çubuk vd., 2011, s.4)
Şekil 6. Ömer ustaya ait elvan işi tekniği için hazırlanmış kalıplar. (Ömer usta’nın  atölyesinde, 14 Aralık 2014 tarihinde çekildi)
Şekil 10. Ihlamur ağacından oyulmuş kalıplar (Kaynak kişi. Yasemin Ertaştan)
Şekil 17. Yüzeyi tamamen doldurulan yazma kompozisyonu, Tokat Elmalısı (Türker,  1996, s.22)
+7

Referanslar

Benzer Belgeler

milletin istediği bir inkılâbı ba­ şardığını gösterir. O memleke­ te bizim anlıyamıyacağımız, kabul edemiyeceğimiz bir şeyi getirmemiştir.. Fakat, O

Kültür Bakanlığı son yirmi yıldır ihdas ettiği kadrolarla illerdeki kültür müdürlüklerinde kültür araştırmacısı veya halk bilimi (folklor) araştırmacı- sı

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Yayınları Kitaplar Serisi Yayın No:1 , 4... Et Bilimi

Otuz beş yaşında kadın olgunun yapılan otopsisinde kafa kaidesinde sfenoid kemik ve sella tursika bölgelerinde lizise yol açmış, kesitlerinde koyu yeşil kahverengi pürülan

Özgün bir kültürün göstergesi olan geleneksel yerleşim örün- tüleri, özgün karakterini ve varlık nedenini nesillerden nesil- lere aktarabildiği sürece kültür mirası

AhĢap taĢıyıcılar arasındaki özgün dolgu malzemesi kerpiç iken, restorasyon sonrası dolgu malzemesi gaz beton blok olarak değiĢtirilen bu konutun, değiĢimden önceki

1) Erciş’te yaşayan sağlık emekçilerinden bir aile hekimi ve 4 hemşirenin enkaz altında olduğu öğrenilmiştir. 2) Sa ğlık kurumunda çok sayıda yerel sağlık

Avrupa ülkelerinden Almanya, Fransa, İsveç, Norveç, Danimarka, Avustralya gibi birçok ülkelerde Nâzım’la ilgili anma törenlerine davet edildiğini biliyorum?. Ama