• Sonuç bulunamadı

Kışın Yakacık

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Kışın Yakacık"

Copied!
5
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

B eni Yakacığa ilkönce, henüz ü ç yaşımı sürerken annem götürm üş. B u k öye ait ve orada nereye gittiğim ize dair h içbir şey hatırlam ıyorum da (bir küçük ç o c u k ) yazımda anlattığım veç- hile yolunda, vapurdan çıktığım ız Kar­ tal iskelesinde, dalgaların kısa çoraplı bacaklarıma vuruşunu, çıplak tenim i ürpertişin i tehattur ediyorum ; v e bu, hayatımın hâlâ muhafaza edebildiğim ilk hatırasını teşkil ediyor. îstanhulun bu çok güzel yerini kendim i bildikten sonra ilk ziyaretim ancak altı sene ev ­ vel, b ir kış günü olm uştu ve Y ak acık ­ ta ancak iki saatlik, fakat hoş bir za­ man geçirm iştim . 1939 yılın ın bir yaz gün ü ne çok benziyen bu pazarı oraya bir daha gittim .

( Kartal ) istasyonundan bindiğim gayet eski ve k ü çü k alçak hasır iskem ­ lelerine ancak iki büklüm oturulabilen, o derecede alçak tavanlı v e kaptıkaç- tım sı o to b ü s, on dakika veyahut da­ ha kısa bir m ü dd et sonra m üşterilerini k öyü n bü yü k m eydanına bıraktı. H iç şü p h e yok ki bu m eydan bü tü n vata­ nın en lâtif noktalarından biridir. Y e ­ rine rahat yerleşm iş ve m eydanın e b ’a- dına nazaran oldukça büyük bir camiin etrafında, birçoğu bakkal olmak üzere dükkân ve kahveler, ikisi ü çü dağ ci­ h etin e tırmanan m erdivenli yollar var. V e m eydan ortasında ü ç bü yü k ağaç m evcut. B ir tanesinin gövd esin e 1243 tarihinde dikilm iş olduğu y a z ılı: S u l­ tan M ahm ut zamanı.

(2)

tarafı guruba kadar dolaşabilm ek üzere meydana inen m erdivenli yollardan bi* rini tu tu p Y akacık suyunun aktığı A y a z ­ ma tarafına yürüdüm . M en b a dağ ete­ ğinde, m eydanım sı ve biraz çukur bir yerde. S u , iki delikten , kalın v e so­ ğuk akıyor, akıp gidiyor. B ir kenarda, sırtına tenekeler yükletilm iş bir m er­ kep, sakin ve lakayt beklem ekte, k en ­ disini kim in b ö y le beklettiği ise belli değil: ortada b iç kim se yok. A z ileride, b en ü z daba kapalı duran bir kır kah­ vesi var. P e k güzel ağaçlara ve m uhteşem bir manzaraya malik bir kır kahvesi- A dalar, P e n d ik tarafları, İzm it koyunun karşı dağları buradan h ep seyrediliyor. İlk gelişim de tırm andığım dağa çıkmış bulunuyorum . Oraya şim di şöyle ya­ rım yamalak bir y ol yapmışlar. M anza­ rası, ilerleyip yükseldikçe ihtişam ka­ zanıyor. Fakat bir m ü dd et sonra d ö n ­ mek m ecburiyetini hissediyor, Ayazm a­ ya avdet ederek ayni yollardan köy m eydanına varıyorum . V e bu sefer Y a ­ kacığın öb ü r istikam etlerine teveccü h ediyorum .

E sk i evler, hem en h epsi harap ve bazısı bü yü k evler, tektük de güzel köşkler var. S u ltan H am idin hem en bü tü n saltanat m ü ddetin de bahriye nazırlığı eden, donanm ayı m ahvetmiş olmakla itham olunan v e servetü samanına m üteallik hikâyeler anlatılan Bozcaadalı Haşan paşanın Yakacıkta adeta bir sarayı oldu ğu n u ve b u saray gibi köşkün um um î harp esnasında asker işgali altında iken yandığını öte- denberi bilirdim . V e geçen seferki ge­ lişim de, Ayazm a ü stündeki tepelerin en mağrur noktasını onun için en müna­ sip olarak seçm iştim - Y azın oturacak olduktan sonra niçin rüzgarların hiç

(3)

dinm ediği yeri intihap etm em eli ve o kadar zengin olunca taşlık dağları balı çe ta lin e kalbetm ek için sayısız altın n eden feda etm em eli? H albuki b u se­ fe r sorup ö ğ re n d im : k öyü n eteklerin­ deki bir noktada imiş- B ahçesinin içinde» yanıp yıkılm ıyarak kalmış bir binası m evcu t karşısında da» b u son ü ç d ört yıl içinde verem lilere m absus cid d en güzel bir sanatoryom inşa o lu n ­ m uş ve rağbetin ziyadeliği hasebiyle m üessese sahipleri yeni bir kısım ilâ v e etmişler. Fazla vaktim olsaydı ge­ niş bahçesine girerek dışından seyret­ tiğim b u güzel ve büyük binanın içi­ ni de seyretm ek isterdim . Bahar günle­ rinin tez gelen akşamı daha başka taraf­ lara, köyün alt sokaklarına gitm eğe im­ kân bırakmadığı için bizzarure otob ü s m eydanına döndüm ve oradaki kahve­ nin taraçasmda bir çay içtik ten sonra köyü n yerlilerinden bir zatla soh bete giriştim.

M eydan ın 1243 de dikilm iş ağacını diken adamı hatırladığını anlattı. B u adam göğsü hep açık gezermiş. B ir ka- din gibi m em eleri ve o m em elerinde parmak gibi kıllar varmış. Fakat bu m eydanın asıl eski ve seyredilm eğe cid ­ den lâyık ağacı, harikulade genişleyip yayılmış bir dalını ayakta tutmak için bir sütun dikilm iş olan bir başka ağaç* V e b u ağacın ne zamandan kalma oldu- ğu malûm değilmiş. İhtiyar muhatabı­ mın çocukluğundaki ihtiyarlar da bu ağa­ cın hangi tarihte dikildiği hakkında bil­ gi sahibi değillermiş.

E ski bir k öy olduğuna da şüphe b u ­ lunmayan bu Yakacığı kimin ve ne za- man tesis etmiş bulunduğunu, itiraf edeceğim ki bilm iyorum . Sakinleri

(4)

öte-denberi Türkler ve m üslüoıanlar olup vaktile yalnız bir bane R um u varmış. Kartal kazasına tâbi bir nabiye halinde idare ediliyor ve İstanbul belediyesi hudutlarının dışında bulunur. N u fu su - nun m ikdarmdan dolayı tabiî müstakil bir belediyeye de malik değil. E v sayı* sının iki yüz elliye baliğ bulunduğu» nu ve bunlar meyanında birkaçının bir asırdan fazla öm rü olduğunu söylediler- Dolaşırken, hepsi kitabesiz olmak üzere birkaç yerde eski çeşm eler gördüm . Bü= yük meydandaki yegâne cami tarihî bir eser d e ğ il: A ta b e y namında bir yerli 1285 de yaptırm ış. K öyde tek bir cami b u lu n du ğu halde ötedenberi, biri R ü- faî, biri Kadirî ve biri H alveti tarikat» larına mahsus olarak üç tekke v a rm ış: öyle ya, köyün havası güzel, suyu, man* zarası güzel, hazretler yeri iyi seçmişler.

Y ollarda gezerken tesadüf ettiğim ilk okul binası oldukça eskiydi. Bir de hamam gördüm. Fakat m eydanda durup benim le konuşan, daha yeni ora­ da yıkanıp gelmiş. Su yu sıcak olmakla

(5)

beraber içinin daima soğuk kaldığından bahsederek bunu hamam addetm ek d o ğ ­ ru olmayacağını söyledi. Yakacıkta, bir tanesi tamamen kapalı v e bir ikisi açı" ğa da kapalıya da benzeyen birkaç otel var. Y eri itibarile en boşum a gideni, A yazm a tarafındaki galiba (C ihan) adlısı oldu. C ü m lesi de k öşk ten bozma bina­ lar ve manzaraları, konforlarının m üş­ külpesen t olanları tatmin edem iyeceğini haber veriyor. Yazları hepsi dolar ve ahaliden evlerini kısmen veya tamamen kiraya verenler çok olurm uş. Hattâ, köyün etrafındaki arazi pek m ünbit ol­ madığı için, yerli halkın geçim vasıta­ larının en m ühim lerinden biri yazlığa gelenlere kira ile ev verm ekm iş...

Ö ğled e beni köye getiren otobü sü n biletçisi, Kartala son seferin baş b u ­ çukta yapılacağını söylem işti. Fakat ga­ liba etraf köylerden birindeki bir düğün için m üşteriler çıktığından, bu araba zuhur etm edi. Fazla beklem ekten sık ı­ lıp, bir rivayete göre beş ve diğer ri­ vayete nazaran altı kilom etre olan y olu yürüyerek inm ek ıztırarm da

kaldım-Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Talebenin tecrübe rasadlarına yarıyan küçük dürbinlerin konması için binanın çatısı iki teras halinde yapılmıştır.. Bu teraslar üzerinde âletlerin

Bütün bu düşünceler ve binanın ticari bir müessese ol- ması ve şehir ile olan münasebeti gibi mühim sebepler binanın karakterini az çok tayin etmiş ise de bugün için

Sinop elekt- rik ışığını sis düdüğü sayesinde ilk d e f a görmüş ve binanın ve düdük tesisatının sonsistem olu- şu halkın ziyaretlerini sıklaştırmış, zaten güzel

Orhanın karısı Nilüfer Hatunun yaptığı köprüden tutunuz da bugünkü mahallât arasında yaşıyan birçok âbidelerin (Hatun) ke- limesi ile nihayetlenen isimleri bu kuvvetli

Bizde inşaat ekseriya beton arme temel ve İskeletli olduğundan soğuğun ve donun müphem bir surette nazarı itibara alınması çok soğuk g ü r - lerde yalnız beton

Sırf memleketlerinin kültürü ve san'at yolundaki çalışmasını göstermek için açılan bu resmî sergilerin yanında kendi hesabına tetkik seyahati yapan bir Türk

-Kadınlarda pelvis major’un duvarları (ala ossis ilii) daha yayvan ve spina iliaca anterior superior’lar birbirine daha uzaktır.. Apertura pelvis superior daha geniş

2001 ve 2002 y›l› defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu düzen- lenen vergi inceleme raporuna dayan›larak 2002 y›l›n›n Temmuz ila Ka- s›m dönemleri için re'sen