D-8 Ekonomik İşbirliği Örgütü ve Türk ekonomisine etkileri

117  Download (0)

Tam metin

(1)

T.C.

GAZİ ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DIŞ TİCARET EĞİTİMİ ANABİLİM DALI

DIŞ TİCARET EĞİTİMİ BİLİM DALI

D-8 EKONOMİK İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ VE TÜRK EKONOMİSİNE ETKİLERİ

YÜKSEK LİSANS TEZİ

Hazırlayan Salih KILINÇ

Ankara Nisan, 2013

(2)

T.C.

GAZİ ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DIŞ TİCARET EĞİTİMİ ANABİLİM DALI

DIŞ TİCARET EĞİTİMİ BİLİM DALI

D-8 EKONOMİK İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ VE TÜRK EKONOMİSİNE ETKİLERİ

YÜKSEK LİSANS TEZİ

Hazırlayan Salih KILINÇ

Danışman: Prof. Dr. Nevzat AYPEK

Ankara Nisan, 2013

(3)

i

JÜRİ ONAY SAYFASI

118120121 Numaralı Salih KILINÇ’ın D-8 EKONOMİK İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ VE TÜRK EKONOMİSİNE ETKİLERİ başlıklı tezi 11 Nisan 2013 tarihinde, jürimiz tarafından Dış Ticaret Eğitimi Ana Bilim Dalında Yüksek Lisans Tezi olarak kabul edilmiştir.

Adı Soyadı İmza

Başkan: Prof. Dr. İzzet GÜMÜŞ ...

Üye (Tez Danışmanı): Prof. Dr. Nevzat AYPEK ...

(4)

ii

ÖNSÖZ

Bu çalışma yorucu ve sıkıntılı bir dönemde ortaya çıktı. Neyse ki, sonunda bu uzmanlık tezi kâğıt üzerinde kendine yer bulabildi. Bu vesileyle benim için çok değerli olan kişilere teşekkür etmek fırsatı da doğmuş oldu.

Öncelikle; onların duaları sayesinde hiç ummadığım, belki de hiç hak etmediğim başarılara eriştiğim, desteklerini hep yanımda hissettiğim anneme ve babama,

Evlendiğimiz günden bu yana büyük bir özveri ile bana destek olan kıymetli eşime,

Canım kardeşlerime, bana her zaman örnek olan, benim gözümde gayretin, çalışmanın ve inancın sembolü olmuş ağabeyime sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

Ayrıca, hayatımıza teşrifi ile bizi şenlendiren kızımıza sağlıklı ömürler dilerim.

Ve tabii ki, desteklerinden ve yardımlarından ötürü tez danışmanım, değerli hocam Prof. Dr. Nevzat AYPEK’e minnettarım.

(5)

iii ÖZET

Bu yüksek lisans tezi D-8 Ekonomik İşbirliği Örgütü’nün kuruluşundan bugüne gelişimini incelemek, D-8’in kuruluşunda saptanan amaçlara ulaşılıp ulaşılmadığı hakkında bir durum tespitinde bulunmak, örgütün Türkiye’ye ve Türk Ekonomisine etkilerini araştırmak amacıyla kaleme alınmıştır.

Bu amaçla; tezin giriş bölümünde D-8 hakkında genel bilgilere ve tezin amaçlarına, problem durumuna, araştırmanın modeline vb. bilgilere yer verilmiştir.

İkinci bölümde Global Süreçte Uluslararası Örgütler ana başlığıyla Uluslar arası örgütlerin tarihçesine, çeşitlerine, sınıflandırılmalarına ve yapılarına değinilmiştir.

Üçüncü bölümde Türkiye’nin kurucu üyesi olduğu Uluslararası Örgütler ayrıntılarıyla maddeler halinde tanıtılmaya çalışılmıştır.

Çalışmanın dördüncü bölümünde D-8 Teşkilatının kuruluşu, çalışma Alanları ve Yapısı ayrıntılı bir şekilde masaya yatırılmıştır.

Tezin beşinci bölümünde D-8 ülkeleri tanıtılmış, temel ekonomik göstergeleri ve tarım, sanayi ve dış ticaret başlıklarıyla her ülke tanıtılmaya gayret edilmiştir.

Çalışmanın altıncı bölümünde D-8 üyelerinin Türkiye ile olan ticari ilişkileri istatistikî veriler ışığında incelenmiştir.

Sonuç ve öneriler kısmında ise D-8’in kuruluşundan bugüne kadar yapılanlar ve yapılmak istenip de yapılamayanlar ifade edilerek D-8’in daha etkin bir örgüt olması yönünde birtakım önerilerde bulunulmuş, Türkiye’nin pazar çeşitliliği sağlamada bu tür örgütleri daha verimli bir şekilde kullanmasının neden yararlı olabileceği üzerinde çıkarsamalarda bulunulmuştur.

Anahtar kavramlar: Zirve, Konsey, Komisyon, Örgüt, Tercihli Ticaret Anlaşması.

(6)

iv

ABSTRACT

The aim of this study is to review the development of D- 8 since its establishment, to determine whether the goals set forth in the establishment of D -8 have been fulfilled and to reflect on the impact of the D-8 Organization on Turkey and Turkish economy.

To this end; the first chapter of this thesis provides general information on D-8 as well as the purpose of the study, problem situation and the model adopted in the study.

The second chapter refers to the history, types and classification of the international organizations under the heading “International Organizations on a Global Scale”.

The third chapter provides detailed information about the international organizations that Turkey is a founding member of.

The fourth chapter is devoted to the establishment of D-8, its areas of implementation/working fields and its organizational structure.

The fifth chapter introduces the member states of the D-8 providing information on their basic economic indicators, agriculture, industry and foreign trade.

The sixth chapter deals with the trade relations between Turkey and D-8 member states based in the light of statistical data.

In the conclusion part; the objectives set forth since the establishment of D-8, the extent to which those objectives were reached were addressed; several recommendations for increasing the efficiency of the D-8 were submitted and inferences were made as to why Turkey should better make use of such international organizations for ensuring market diversity.

Keywords: Summit, Council, Commission, Organization, Preferential Trade Agreement.

(7)

v İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ i ÖZET ii ABSTRACT iii İÇİNDEKİLER iv TABLOLAR LİSTESİ x

SİMGELER VE KISALTMALAR xii

BİRİNCİ BÖLÜM GİRİŞ 1.1. Problem Durumu 2 1.2. Araştırmanın Amacı 3 1.3. Araştırmanın Önemi 3 1.4. Araştırmanın Varsayımları 4 1.5. Araştırmanın Sınırlılıkları 4 1.6. Tanımlar 4 1.7. Araştırma Modeli 5 1.8. Evren ve Örneklem 5 1.9. Verilerin Toplanması 5 1.10. Verilerin Analizi 6

(8)

vi

İKİNCİ BÖLÜM

GLOBAL SÜREÇTE ULUSLAR ARASI ÖRGÜTLER

2.1. Uluslararası Örgütün Tanımı 7

2.2. Uluslararası Örgütlerin Tarihçesi 7

2.3.Uluslararası Örgütlenme İhtiyaçları 14

2.4.Uluslararası Örgütlerin Sınıflandırılması 15

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

TÜRKİYE’NİN KURUCU ÜYE OLDUĞU ULUSLARARASI KURULUŞLAR

3.1. Birleşmiş Milletler (BM) 18

3.1.1. Genel Kurul 18

3.1.2. Güvenlik Konseyi 19

3.1.3. Ekonomik ve Sosyal Konsey 20

3.1.4. Vesayet Konseyi 21

3.1.5. Uluslararası Adalet Konseyi 21

3.1.6. Genel Sekreterlik 22

3.2. Ekonomik İşbirliği Örgütü 22

3.3. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü 23

3.4. İslam İşbirliği Teşkilatı 24

3.5. İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Örgütü 24

(9)

vii

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

D-8 TEŞKİLATININ KURULUŞU, ÇALIŞMA ALANLARI VE YAPISI

4.1. Genel Bilgiler 26

4.2. D-8 Teşkilatının Kuruluş Süreci 27

4.2.1. Hazırlık Toplantıları 27

4.3. Örgütün İşleyişi, Yapısı, Organları 29

4.3.1. Teşkilatın Sekretaryası 29

4.3.2. Örgütün Karar Alma Şekli 30

4.3.3. Komisyon 30

4.3.4. Bakanlar Konseyi 31

4.3.5. Devlet Başkanları Zirvesi 31

4.4. İşbirliği Alanları 31

4.4.1. Ticaret 32

4.4.1.1. Tercihli Ticaret Anlaşmasının İçeriği 33

4.4.2. Ulaşım 34

4.4.2.1. Sivil Havacılık 35

4.4.2.2. Gemicilik 35

4.4.3. Sanayi 36

4.4.4. Tarım ve Gıda Güvenliği 38

4.4.5. Enerji ve Madenler 38

4.5. Gerçekleştirilen Zirveler ve Alınan Kararlar 39

4.5.1. İstanbul Zirvesi 39

(10)

viii

4.5.3. Kahire Zirvesi 41

4.5.4. Tahran Zirvesi 42

4.5.5. Bali Zirvesi 43

4.5.6. Kuala Lumpur Zirvesi 43

4.5.7. Abuja Zirvesi 44 BEŞİNCİ BÖLÜM D-8 ÜYE ÜLKELERİ 5.1. Bangladeş 45 5.1.1. Genel Bilgiler 45 5.1.2. Dış Ticaret 47 5.1.3. Tarım 47 5.1.4. Sanayi 48 5.2. Endonezya 49 5.2.1. Genel Bilgiler 49 5.2.2. Dış Ticaret 51 5.2.3. Tarım 51 5.2.4. Sanayi 52 5.3. İran 53 5.3.1. Genel Bilgiler 53 5.3.2. Dış Ticaret 55 5.3.3. Tarım 56

(11)

ix 5.3.4. Sanayi 56 5.4. Malezya 57 5.4.1. Genel Bilgiler 57 5.4.2. Dış Ticaret 58 5.4.3. Tarım 59 5.4.4. Sanayi 60 5.5. Mısır Arap Cumhuriyeti 60 5.5.1. Genel Bilgiler 60 5.5.2. Dış Ticaret 62 5.5.3. Tarım 63 5.5.4. Sanayi 63 5.6. Nijerya 64 5.6.1. Genel Bilgiler 64 5.6.2. Dış Ticaret 66 5.6.3. Tarım 66 5.6.4. Sanayi 67 5.7. Pakistan 68 5.7.1. Genel Bilgiler 68 5.7.2. Dış Ticaret 69 5.7.3. Tarım 70 5.7.4. Sanayi 71 5.8. Türkiye 71 5.8.1. Genel Bilgiler 71 5.8.2. Dış Ticaret 73 5.8.3. Tarım 74

(12)

x

5.8.4. Sanayi 75

ALTINCI BÖLÜM

TÜRKİYE’NİN D-8 ÜLKELERİ İLE TİCARETİ

6.1. Türkiye-Bangladeş Ticari İlişkileri 79

6.2. Türkiye-Endonezya Ticari İlişkileri 81

6.3. Türkiye-İran Ticari İlişkileri 82

6.4. Türkiye-Malezya Ticari İlişkileri 83

6.5. Türkiye-Mısır Ticari İlişkileri 83

6.6. Türkiye-Nijerya Ticari İlişkileri 84

6.7. Türkiye-Pakistan Ticari İlişkileri 85

SONUÇ VE ÖNERİLER 87

KAYNAKÇA 95

(13)

xi

TABLOLAR LİSTESİ

Tablo 2.1. Çeşitli Kriterlere Göre Uluslararası Örgütler 16 Tablo 4.1. D-8 Tercihli Ticaret Anlaşmasını Onaylayan Ülkeler 33 Tablo 4.2. D-8 Sanayi Çalışma Grubu Alt Sektörleri ve Koordinatör Ülkeler 36

Tablo 5.1. Bangladeş Temel Sosyal Göstergeleri 46

Tablo 5.2. Bangladeş Temel Ekonomik Göstergeleri 46

Tablo 5.3. Bangladeş’in Yıllara göre Dış Ticareti 47 Tablo 5.4. Bangladeş Tarımsal Ürünlerinin Dış Ticaretteki Yeri 48

Tablo 5.5. Endonezya Temel Sosyal Göstergeleri 50

Tablo 5.6. Endonezya Temel Ekonomik Göstergeleri 50

Tablo 5.7. Endonezya’nın Yıllara Göre Dış Ticaret Rakamları 51

Tablo 5.8. İran’ın Temel Sosyal Göstergeleri 54

Tablo 5.9. İran’ın Temel Ekonomik Göstergeleri 54

Tablo 5.10. İran’ın Dış ticaret Rakamları 54

Tablo 5.11 Malezya’nın Temel Sosyal Göstergeleri 57 Tablo 5.12. Malezya’nın Temel Ekonomik Göstergeleri 58

Tablo 5.13. Malezya’nın Dış Ticaret Rakamları 59

Tablo 5.14. Mısır’ın Temel Sosyal Göstergeleri 61

Tablo 5.15. Mısır’ın Temel Ekonomik Göstergeleri 61 Tablo 5.16. Nijerya’nın Temel Sosyal Göstergeleri 65 Tablo 5.17. Nijerya’nın Temel Ekonomik Göstergeleri 65

(14)

xii

Tablo 5.19. Pakistan’ın Temel Sosyal Göstergeleri 68 Tablo 5.20. Pakistan’ın Temel Ekonomik Göstergeleri 69

Tablo 5.21. Pakistan’ın Dış Ticaret Rakamları 69

Tablo 5.22. Türkiye’nin Temel Sosyal Göstergeleri 72 Tablo 5.23. Türkiye’nin Temel Ekonomik Göstergeleri 72

Tablo 5.24. Türkiye’nin Dış Ticaret Rakamları 73

Tablo 6.1 Türkiye’nin 2001-2011 Yılları Arası Dış Ticaret Rakamları 76 Tablo 6.2. Türkiye İhracatının Sektörlere Dağılımı 77

Tablo 6.3. Ülkelere Göre Türkiye’nin İhracatı 78

Tablo 6.4. Ülke Gruplarına Göre Türkiye’nin İhracatı 78 Tablo 6.5. Türkiye’nin Bangladeş’le Olan İthalat ve İhracat Rakamları 79 Tablo 6.6. Türkiye’nin Bangladeş’e Temel İhracat Kalemleri 80 Tablo 6.7. Türkiye’nin Bangladeş’ten Temel İthalat Kalemleri 80 Tablo 6.8. Türkiye’nin Endonezya’yla Olan İthalat ve İhracat Rakamları 81 Tablo 6.9. Türkiye’nin Endonezya’ya Temel İhracat Kalemleri 82 Tablo 6.10. Türkiye’nin İran’la Olan İthalat ve İhracat Rakamları 82 Tablo 6.11. Türkiye’nin Malezya İle Ticaretinin Yıllara Dağılımı 83

Tablo 6.12. Türkiye Mısır Ticaret Rakamları 84

Tablo 6.13. Türkiye-Nijerya Ticari Rakamlarının Yıllara Göre Dağılımı 85 Tablo 6.14. Türkiye’nin Pakistan’la Olan İthalat ve İhracat Rakamları 86

(15)

xiii

KISALTMALAR LİSTESİ

ASEAN Güneydoğu Asya Uluslar Birliği

BM Birleşmiş Milletler

CIA Merkezi Haber alma Örgütü

D-8 Gelişen Sekiz Ülke

EİT Ekonomik İşbirliği Örgütü

GSYH Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla

IMF Uluslararası Para Fonu

İİT İslam İşbirliği Teşkilatı

KEİ Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü

OECD Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü

TİM Türkiye İhracatçılar Meclisi

TTA Tercihli Ticaret Anlaşması

(16)

1

BİRİNCİ BÖLÜM GİRİŞ

D-8 Ekonomik İşbirliği Örgütü, Türkiye’nin öncülüğüyle 15 Haziran 1997 tarihinde İstanbul'da yapılan Devlet/Hükümet Başkanları Zirvesi ile kurulmuştur. D-8; “Kalkınmakta Olan Sekiz Ülke”, “Gelişen Sekiz Ülke” gibi farklı şekillerde Türkçeye çevrilen Developing Eight ifadesinin kısaltmış halidir. Burada bahsedilen sekiz ülke Bangladeş, Endonezya, Mısır, İran, Pakistan, Nijerya, Malezya ve Türkiye’dir.

15 Haziran 1997 tarihindeki söz konusu Devlet Başkanları Zirvesinde kabul edilen İstanbul Deklarasyonu’na göre D-8’in amacı; kalkınma yolundaki ülkelerin dünya ekonomisi içindeki konumlarını iyileştirmek, ticari ilişkilerini çeşitlendirmek ve ticaret alanında üye ülkelere yeni imkânlar yaratmak, uluslararası seviyede karar verme mekanizmalarına güçlü biçimde katılımlarını sağlamak ve halklarının yaşam seviyesini yükseltmektir.

D-8 Ekonomik İşbirliği Örgütü Kuzey Afrika’dan Uzak Doğu’ya geniş bir coğrafyaya yayılmış olması itibariyle bölgesel değil dünya çapında (küresel) bir teşkilatlanmadır. Ayrıca, dünyanın gelişmekte olan gerek nüfus gerekse de yer altı-yer üstü zenginlikleri itibariyle büyük potansiyel taşıyan önde gelen sekiz gelişmekte olan ülkeyi (developing countries) bir araya getiren bir örgüttür. D-8’lerin temel hedefleri şu şekilde belirlenmiştir (İstanbul Deklarasyonu, 1997):

- Savaş değil barış, -Çatışma değil diyalog, -Çifte standart değil adalet, -Üstünlük değil eşitlik, -Sömürü değil işbirliği, -Baskı ve tahakküm değil insan hakları hürriyet ve demokrasi.

D-8 Örgütü yapısı; Zirve, Konsey ve Komisyon’dan oluşmaktadır. Bunlardan Zirve en üst düzey karar alma organıdır ve devlet başkanlarının katılımı ile gerçekleşir. Zirve toplantıları iki yılda bir yapılır. Konsey, Dışişleri Bakanlarının katılımı ile yapılır ve her yıl gerçekleşir. Komisyon ise altı ayda bir toplanır. Komisyonlarda her üye ülke

(17)

2

kıdemli memurları tarafından temsil edilirler. Bu toplantılar dönem başkanlığı görevini yürüten ülkede gerçekleşir.

Örgütte, bu üçlü mekanizma ile birlikte bir de çalışma grupları vardır. Bu çalışma grupları daimi olabileceği gibi ad-hoc da (geçici) olabilir. Bu çalışma grupları kendi aralarında çalıştaylar, konferanslar, iyi uygulama örnekleri (best practices) düzenleyebilmekte ve karşılıklı olarak mutabakat zaptları (memorandum of understanding) imzalayabilmektedir.

D-8 Ekonomik İşbirliği Örgütü’nde kuruluşundan 2012 yılına kadar 7 Zirve, 14 Konsey 30 Komisyon toplantısı gerçekleştirilmiştir. Bununla birlikte sayıları yüzleri bulan çalışma grubu toplantıları, çalıştaylar vb. programlar düzenlenmiştir.

Bununla birlikte “üyeler arasında etkili iletişim sağlamak, bilgi akışını hızlandırmak ve toplantı hazırlıklarında koordinasyonu sağlamak üzere oluşturulan” D-8 Sekretaryası İstanbul’da bulunmaktadır.

Bu tezde D-8 Örgütünün 1997’den 2012 yılı ikinci yarısına kadar olan gelişmeler ve yapılan çalışmalarla, Örgütün Türkiye’ye etkileri incelenmiştir.

1.1.Problem Durumu

Türkiye Cumhuriyeti Devleti dünyadaki birçok uluslararası örgüte üyedir. Bunların bazılarında kurucu üye olarak yer alırken bazılarına ise daha sonradan üye olmuştur. Türkiye’nin kurucu üye olarak yer aldığı örgütlerden biri de D-8 Ekonomik İşbirliği Örgütüdür. Türkiye söz konusu örgüt çatısı altında farklı coğrafyalardan yedi ülke ile çeşitli işbirliklerine gitmekte ve birçok faaliyette bulunmaktadır. D-8 Ekonomik İşbirliği Örgütü 1997 yılında Türkiye’nin inisiyatifi ve öncülüğüyle kurulmuş bir örgüttür. D-8 bir milyar insanı barındıran ve üç farklı kıtaya yayılmış ülkeleri çatısı altında bulunduran büyük bir örgüttür. Türkiye’nin bu denli öncü ve belirleyici olduğu bir örgüt Türkiye’de yeterince irdelenmemiş, yeterince eleştirisi yapılmamıştır. Türkiye’de konu ile ilgili araştırmalara bakıldığında sadece bir kitap ve bir yüksek lisans tezine rastlanılmaktadır. Bu durum, konunun etraflıca araştırılmasının, D-8’in Türkiye ekonomisine etkilerinin kapsamlı bir incelemesinin yapılmasının önemine işaret etmektedir. Araştırmacı Yazar Bülent Alan’ın yazdığı “D-8 Yeni Bir Dünya” (2001,

(18)

3

Yörünge Yayınları) adlı kitap D-8’in kuruluş sürecinden 2000 yılına kadarki geçen üç senenin özetlendiği hacimli bir kaynaktır. Ancak 2000 yılından günümüze yapılan faaliyetleri ve örgütteki birtakım değişiklikleri içermemesi kitabın yeni baskılarının yapılmasını ve buna benzer araştırmaların sayısının çoğalmasını elzem kılmaktadır. Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Ortadoğu İktisadı Anabilim Dalı öğrencilerinden Murat Güldal’ın 2009 yılında kabul edilen “Kuruluşundan Bugüne D-8 Örgütü” adlı yüksek lisans tezi de konu ile ilgili etraflıca bir tez olarak kabul edilebilir.

1.2.Araştırmanın Amacı

Yukarıda bahsi geçen iki çalışmadan başka Türkiye’de D-8 Örgütü ile ilgili kayda değer herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Bu iki çalışmaya ek olarak Örgüt çatısı altında yapılan faaliyetlerin daha ayrıntılı incelenmesi şarttır. Alt çalışma grubu raporlarının, Zirve, Konsey ve Komisyon kararlarının incelenmesi, bu kararların Türkiye ekonomisine etkilerinin irdelenmesi, son yıllarda üye devletler arasındaki dış ticaret hacimlerinin incelenmesi ve yorumlanması, üye devletler arasındaki gümrük tarifelerinin incelenmesi, örgütte 2012 yılı itibariyle yürürlüğe girmiş olan Tercihli Ticaret Anlaşmasının (Preferential Trade Agreement) analizinin vb. yapılması gerekenlerdendir. Bu tezin amacı da bunlardır.

D-8 Ekonomik İşbirliği Örgütü genç bir teşkilatlanma sayılsa da kuruluşunun üzerinden 15 yıla yakın bir süre geçmiştir. Bu süre zarfında teşkilat çatısı altında birçok faaliyet gerçekleştirilmiştir. Bu faaliyetlerin bir dökümünü yapmak, Örgütün işleyişini incelemek, kuruluşundan bugüne kadar yapılanların ve yapılmak istenip de yapılamayanların bir analizini yapmak, Örgütün ülkeler arasındaki ticaret hacimlerine etkisini incelemek bu tezin amaçlarındandır. Örgütün işleyişi ve örgüt çatısı altında yapılanlarla diğer uluslar arası kuruluşların işleyişi ve onların çatısı altında yapılanların bir karşılaştırmasını yapmak, daha fazla işbirliği için yapılması gerekenleri analiz etmek burada bu amacın alt amacıdır. Bütün bunlarla birlikte D-8 Örgütünün Türkiye için uygun bir ortaklık modeli olup olmadığı da alt amaçlardan birisini oluşturmuştur.

(19)

4 1.3.Araştırmanın Önemi

D-8 Örgütüne üye devletlerin toplam nüfusu bir milyarı aşmaktadır. Örgütte 3 farklı kıtadan sekiz gelişmekte olan ülke yer almaktadır. Örgütün dış siyasetteki yeri kadar ülkeler ekonomisindeki yeri de önemlidir. Türkiye hâlihazırda küresel ve bölgesel birçok uluslararası örgüte üyedir. Bu birliktelikler Türkiye’ye bir takım ekonomik kazanımlar ve açılımlar sağlamaktadır. D-8 Ekonomik Örgütü de Türkiye’nin kazanımlarının olduğu/olacağı bir uluslararası örgüttür. Bu potansiyeli iyi değerlendirmek, daha fazla işbirliğine ve ticarete önem vermek, daha fazla üretip daha fazla alışveriş yapmak Türkiye’nin lehine olacaktır. Bu nedenle D-8 gibi Türkiye’nin öncü olduğu bir kuruluşun daha fazla incelenmeye, konu üzerinde daha fazla araştırmanın yapılmasına potansiyellerin doğru değerlendirilmesi adına ihtiyaç olduğu kesindir. Bu sebeple D-8 Ekonomik İşbirliği Örgütünün yapısı, işleyişi ve Türk Ekonomisine etkilerinin ortaya konulması önemlidir.

1.4.Araştırmanın Varsayımları

Araştırmada kullanılan kaynakların, belge ve dokümanların doğru, güvenilir olduğu varsayımında bulunulmuştur. Ayrıca Örgütte alınan kararların ve birtakım çalışmaların Türkiye ekonomisine etkilerinin incelenmesinde ülkeler arasında meydana gelen diğer olaylar göz ardı edilmiş, ekonomik veriler uluslararası örgütlerin resmi raporlarından ve web sitelerinden alınarak yorumlanmıştır.

1.5.Araştırmanın Sınırlılıkları

Araştırma her şeyden önce belirli bir zamanla sınırlıdır. Yaklaşık altı aylık bir sürede tamamlanmıştır. Bununla birlikte araştırma; konu ile ilgili olan tez, kitap, dergi, makale, toplantı dokümanları ve raporlarlarla sınırlıdır.

1.6.Tanımlar

(20)

5

Sekretarya: D-8 Ekonomik İşbirliği Örgütü Genel Sekreterliği.

Zirve: Devlet Başkanlarının katılımı ile iki yılda bir gerçekleşen D-8 en üst düzey karar alma organı.

Konsey: Üye ülke Dışişleri Bakanlarının katılımı ile her yıl gerçekleştirilen D-8 toplantıları

Komisyon: Üye ülkelerin kıdemi memurlarının katılımı ile her altı ayda bir yapılan toplantılar.

1.7.Araştırma Modeli

Bu araştırma bir tarama modelidir. Tarama modeli, var olan bir durumu var olduğu sekliyle tanımlamayı amaçlayan araştırma yaklaşımıdır. Araştırmaya konu olan olay, birey ya da nesne kendi koşulları içinde ve var olduğu gibi tanımlanmaya çalışılır. Onları herhangi bir şekilde değiştirme etkileme çabası gösterilmez. Araştırma türü olarak da betimsel bir araştırmadır. Bu araştırmada 1997-2012 arasında, kuruluşundan bugüne D-8 Örgütü’ndeki işleyiş, yapılan çalışmalar ve bunların etkileri betimsel bir araştırma türü olarak yansıtılmaya çalışılmıştır.

1.8.Evren ve Örneklem

Araştırmaya konu hakkında yazılmış kitaplar tezler, makaleler, zirve, konsey, komisyon ve alt çalışma grup raporları ile zirvelerde yayınlamış deklarasyonlar esas teşkil etmiştir.

1.9.Verilerin Toplanması

Araştırmada Ekonomi Bakanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu vb. kamu kurumlarının ve OECD, Dünya Bankası, IMF, WTO, SESRIC gibi uluslararası kuruluşların verilerinden istifade edilmiştir. Bununla birlikte konu ile ilgili araştırmalar ve toplantı raporları araştırma için veri kaynaklarıdır.

(21)

6 1.10.Verilerin Analizi

Veriler araştırmanın amacına uygun olarak D-8 Ekonomik İşbirliği Örgütü’nün Türkiye Ekonomisine etkilerini, örgütün işleyiş mekanizması ve kuruluşundan bugüne kadar yapılanları göz önüne serecek şekilde yorumlanmıştır.

(22)

7

İKİNCİ BÖLÜM

GLOBAL SÜREÇTE ULUSLARARASI ÖRGÜTLER

2.1. Uluslararası Örgütün Tanımı

Uluslararası örgüt, uluslar arası düzeyde faaliyet gösteren, ticari amaç taşımayan ve birden çok devleti ilgilendiren fakat devlet niteliği taşımayan her türlü birleşime ve organizasyona denmektedir (Pazarcı, 2011:185).

14 Mart 1975 tarihli Uluslararası Örgütlerle İlişkilerde Devletlerin Temsili Viyana Sözleşmesi’nin 1. maddesine göre ise, “uluslararası örgüt, devletlerin bir araya gelerek aralarında yaptıkları bir antlaşma ile oluşturdukları, üye devletlerden ayrı hukuki kişiliği, kendi yasası ve organları olan bir varlıktır” (Sur, 2006:146).

Melda Sur’a göre uluslararası örgütler uluslararası hukukun asli unsurları olmayıp türemiş aktörlerdir ve devletlerin iradeleriyle kurulmuşlardır (age: 145).

Dedeoğlu’na (1998) göre uluslararası örgütler bir ya da daha fazla devletin belirli bir alanda işbirliği gerçekleştirmek için otonom davranabilecekleri özgül organlar bütünü oluşturmalarına denmektedir.

Evrensel ya da bölgesel, ekonomik veya siyasi, devletlerarası veya devletler üstü ve benzeri sınıflandırmalara göre bugün dünya üzerinde binlerce uluslararası örgüt bulunmaktadır. Bunlar statülerine, konum ve konularına, üyelik yapılarına ve tabi oldukları hukuk kurallarına göre birbirlerinden farklı olabilmektedir.

2.2.Uluslararası Örgütlerin Tarihçesi

Devletlerin birbirleriyle olan münasebetlerinin tarihi uzun bir geçmişe dayanmaktadır. Ancak bu münasebetlerin kurumsallaşması 19. yüzyılda mümkün

(23)

8

olabilmiştir (Başak, 2010: 21). Araştırmacılar uluslararası ilişkilerin tarihini 1648 yılında imza edilen Westfalya Anlaşmasına dayandırmaktadır. Westfalya Barışı adı da verilen bu anlaşma, bir din savaşı olan 30 Yıl savaşlarının (1618-1648) sonunda imzalanmıştır. Devletlerin egemenliği, devletlerarası eşitlik ilkesi ve devletlerin iç işlerine başka devletlerin karışmaması prensibini getirmesi nedeniyle uluslararası ilişkiler teorisinde bu barış önemli bir yer tutmaktadır. Kanlı savaşlar neticesinde ortaya çıkan uluslararası ilişkilerin, ilginç bir şekilde özgün bir çalışma alanı olarak ortaya çıkması da yine çok kanlı bir savaşla, Birinci Dünya Savaşı ile mümkün olabilmiştir (Çalış ve Özlük, 2007: 226).

Dört yıl süren ve milyonlarca insanın ölümüne neden olan Birinci Dünya Savaşı’nın siyasi, ekonomik, sosyal birçok önemli etkileri oldu. Savaşın bitimine bir yıl kala Rusya’da rejim değişikliği yaşandı. Osmanlı Devleti ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu tarih sahnesindeki yerlerini terk etmek zorunda kaldılar. Avrupa’da ve Asya kıtasında dengeler alt üst oldu, haritalar büyük ölçüde değişti. Amerika okyanusun ötesinden Avrupa’ya ve ileriki yıllarda da dünyanın diğer yerlerine daha fazla nüfuz etmeye başladı.

Birinci Dünya Savaşına kadar ikili anlaşmalar ve bölgesel işbirlikleri ile yürütülen uluslararası ilişkiler Cihan Harbi’nin ağır bilançosu neticesinde yeni bir mecraya girmiştir. Sekiz milyona yakın kişinin ölmesi ve dünya savaşlarının tekrarlaması ihtimali devletleri büyük bir korkuya sevk etti. Önlem alınmazsa insanoğlu kendi kendini topyekûn imha edecekti. Bu yüzden devletler, aralarındaki sorunları barışçıl yollarla çözmek ve problemleri sıcak çatışmaya girmeden engellemek amacıyla, uluslararası sistemde devletlerarası işbirliği esasına dayalı düzenlemeler yapma ihtiyacını hissettiler (Kıran, 2008: 20). Bundan böyle, devletlerarası işbirliğini artırmak, sorunları barışçıl yollarla çözmek, problemlerin savaş aşamasına gelmeden halletmek için devletler üstü bir milletler cemiyeti kurmak için galip devletler harekete geçtiler.

Amerika Birleşik Devletleri’nin 28. başkanı Woodrow Wilson 8 Ocak 1918 tarihinde Amerikan Kongresinde on dört maddeden oluşan bir konuşma yaptı. Wilson İlkeleri olarak da bilinen bu meşhur konuşmanın on dördüncü maddesi şu şekildeydi:

“Büyük ve küçük ulusların, siyasal bağımsızlıkları ve toprak bütünlüklerinin karşılıklı güvenliğinin garanti altına alınması amacı ile özel statüleri olan bir milletler teşkilatı kurulmalıdır” (www.en.wikipedia.org).

(24)

9

18 Ocak 1919 tarihinde Birinci Dünya Savaşından galip çıkan devletlerin öncülüğünde Paris Barış Konferansı düzenlendi. Konferansın amacı yenilen devletlerle barış anlaşması imzalamak, savaş sonrası dünyayı tanzim etmekti. Bu amaçla Avusturya ile Saint Germain, Bulgaristan ile Neuilly, Macaristan ile Trianon, Osmanlı İmparatorluğu ile Sevr, Almanya ile Versailles (Versay) Anlaşması imza edildi.

Versay Anlaşması 28 Haziran 1919’da Paris’te imzalandı. 15 bölüm ve 440 maddeden meydana gelen anlaşmanın ilk 26 maddesi (Birinci Bölüm) Milletler Cemiyeti Misakı idi (http://avalon.law.yale.edu). Söz konusu anlaşmanın 13. Bölümü ile de Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) kuruluş esaslarını belirlediğinden Versay Anlaşması dünya barışını ve kalkınmayı tesis etmekte araç olarak görülen uluslararası örgütleri ortaya çıkarması sebebiyle de büyük bir öneme sahiptir.

Bahsi geçen bu örgütlerden daha önce, hâlihazırda Birleşmiş Milletler (BM) ihtisas teşkilatları olan Uluslararası Telekomünikasyon Birliği 17 Mayıs 1865 yılında Uluslararası Telgraf Birliği adıyla Fransa Paris’te (http://www.itu.int/en) ve Uluslararası Posta Birliği ise 15 Eylül 1874 yılında İsviçre Bern’de kuruldu (http://www.upu.int/en). Türkiye 1874 yılında Bern’de toplanan Uluslararası Posta Kongresi’nde temsil edilmiş, 1878 yılında Dünya Posta Birliği (UPU) adını alacak olan birliğin kurucularından olmuştur (Alşan, 1990).

1863 yılında Uluslararası Kızılhaç Örgütü’nün ve yukarıda bahsi geçen Uluslararası Telekomünikasyon Birliği ile Uluslararası Telgraf Birliği dünyadaki uluslararası örgütlerin öncülerinden kabul edilmesine rağmen tam anlamıyla evrensel denilebilecek, siyasi bir hüviyet taşıyan, dünya barışını ve güvenliğini tesis etmek amacıyla kurulan ilk örgüt Milletler Cemiyetidir.

Milletler Cemiyeti, Versay Anlaşması’nın bir kısmı (ilk 26 maddesi) olduğu için söz konusu anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarih olan 10 Ocak 1920 yılında resmiyet kazanabilmiştir (Gönlübol, 1975: 76). Milletler Cemiyeti Misakı, Versay Anlaşması’nın bir cüzü olmasına rağmen ondan ayrı bir belge niteliğini haizdir. Bu bakımdan bahsi geçen anlaşmaya 27 ülke imza atmasına rağmen Milletler Cemiyeti Misakı’na 40 kurucu ülke imza koymuştur (Kıran, 2008: 22). Bunda Woodrow Wilson’un Cemiyetin evrensel bir örgüt olmasını istemesinin büyük bir payı vardır. Lakin aynı Wilson kendi ülkesinin Cemiyetin üyesi olmasını sağlayamamıştır.

(25)

10

Woodrow Wilson Amerikan Senatosu’nda o yıllarda zayıf bir durumdadır (Gürbüz: 2002: 95). Senatoda Kasım 1919 ve Mart 1920 tarihlerinde yapılan oylamalarda üçte iki çoğunluk sağlanamamış ve anlaşma onaylanmamıştır. Bu Milletler Cemiyeti’nin yoluna Amerika Birleşik Devletleri olmaksızın devam etmek zorunda olduğu anlamına geliyordu.

Versay Anlaşmasının 10 Ocak 1920’de yürürlüğe girmesi ile Londra’da kurulan Milletler Cemiyeti’nin merkezi 1 Kasım 1920’de Cenevre’ye taşındı. Cemiyet, ilk Genel Kurul toplantısını 15 Kasım Ocak 1920 tarihinde Cenevre’de yaptı (http://www.cr.nps.gov/nr).

Tarihteki ilk devletlerarası evrensel kurum olarak kabul edilen Milletler Cemiyeti’ne Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği’nin üye olmaması Cemiyetin ölü doğmasına sebep olmuştur denilebilir.

Uluslararası işbirliğini geliştirmek ve milletlerarası barış ve güvenliği sağlamak için kurulan ve imzacı devletlere savaşa başvurmamak konusunda bazı yükümlülükler yükleyen Milletler Cemiyeti (Dadow, 2009: 72) İkinci Dünya Savaşına giden yolda dünya barışını sağlayamamış ve harbi önleyememiştir.

1920’lerde Yunanistan’ın Bulgaristan’a saldırısı, Türkiye-Irak arasındaki sınır sorunu vb. meseleleri çözmekte başarılı olsa da Cemiyet, 1932 yılında Japonya’nın Mançurya’ya karşı saldırısı ve İtalya’nın 1935-36’da Etiyopya’yı (Habeşistan) işgal etme olayı karşısında yetersiz kalmıştır. 5 Mart 1933’te Almanya’da işbaşına gelen Adolf Hitler, Cemiyet’ten ayrılarak Versay Antlaşması’nın kendisi için “yok hükmünde” (keen-lem-yekûn) olduğunu söyledi. Ve bu tarihten itibaren Versay Anlaşmasının hükümlerinin hilafına tehlikeli bir silahlanma sürecine girdi. 1 Eylül 1939’da Almanya, Polonya’ya saldırırınca, Fransa ve İngiltere Almanya’ya karşı savaş ilan ettiler ve böylelikle Milletler Cemiyetinin kurmaya çalıştığı uluslararası barışçıl sistem çöktü. (Kıran, 2008: 19)

Milletler Cemiyeti 1939’dan sonra tekrar toplanma imkânını ancak 12 Nisan 1946’da bulabildi ve 18 Nisan 1946’da tüm varlıklarını Birleşmiş Milletler’e (BM) devrederek kendisini feshetti.

Ağustos 1941’de İkinci Dünya Savaşı bütün şiddeti ile devam ederken Amerikan Başkanı Franklin D. Roosevelt ile İngiltere Başbakanı Churchill savaş sonrası dünya

(26)

11

düzenini öngören Atlantik Bildirisi’ne imza attılar. 9 Ağustos 1941 tarihli sekiz maddelik bildirgenin (http://avalon.law.yale.edu) bazı maddeleri şunlardır:

Ticaret engelleri azaltılacak

Uluslar self-determinasyon hakkına sahip olacak Savaştan sonra toprak kazanımı olmayacak

Üzerinde yaşayan halkların onayı olmadan toprak değişikliği yapılmayacaktır.

Atlantik Bildirisi yapısı ve işlevi itibariyle Wilson İlkelerine benzetilebilir. Woodrow Wilson’un 14 ilkesi Milletler Cemiyeti’nin temelini atarken Atlantik Bildirisi ise Birleşmiş Milletler’in temelini oluşturmuştur.

7 Aralık 1941’de Pearl Harbor Baskını ile Amerika’nın savaşa girmesinin akabinde 1 Ocak 1942’de 26 devlet Atlantik Bildirgesini adapte ederek dünyaya korku salmış “Hitlerizm”e karşı bir dayanışma olarak Birlemiş Milletler Deklarasyonu’nu imzaladılar.

1945 yılına gelindiğinde ise Almanya’ya ve Japonya’ya savaş ilan etmiş 50 ülke San Fransisco’da bir araya gelerek Birleşmiş Milletler Antlaşması’nı hazırlamak üzere 25 Nisan 1945 tarihinden 26 Haziran 1945 tarihine kadar süren toplantılar gerçekleştirdiler. Bahsi geçen toplantılar Çin, Sovyetler Birliği, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri temsilcilerinin Amerika’nın Dumbarton Oaks şehrinde 1944 yılı Ağustos-Ekim ayları arasında yaptıkları çalışmalar sonucu hazırlanan taslak metin çerçevesinde gerçekleştirildi.

Birleşmiş Milletler, kurucu üyelerin Antlaşmayı (Charter of The United Nations) onaylamasıyla 24 Ekim 1945 yılında resmen kurulmuş oldu.

Türkiye “San Fransisco’da 26 Haziran 1945 tarihinde yapılmış ve imzalanmış olan “Birleşmiş Milletler Anlaşması İle Milletlerarası Adalet Divanı Statüsünün Onanması Hakkında Kanun”u 15 Ağustos 1945 tarihinde onaylamış ve söz konusu kanun 24 Ağustos 1945 tarih ve 6092 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir (www.resmigazete.gov.tr).

Birleşmiş Milletler’i kuran anlaşmanın giriş metni şöyledir (http://www.un.org/en):

(27)

12 “Biz Birleşmiş Milletler halkları,

Bir insan yaşamı içinde iki kez insanlığa tarif olunmaz acılar yaşatan savaş felaketinden gelecek kuşakları korumaya, temel insan haklarına, insanların onur ve haysiyetine, erkeklerle kadınların ve büyük uluslarla küçük ulusların hak eşitliğine olan inancımızı yeniden ilan etmeye, adaletin korunması ve Antlaşmadan doğan yükümlülüklere saygı gösterilmesi için gerekli koşulları yaratmaya ve daha geniş bir özgürlük içinde daha iyi yaşama koşulları sağlamaya, sosyal bakımdan ilerlemeyi kolaylaştırmaya,

Ve bu amaçlara ulaşmak için,

Hoşgörüyle davranmaya ve iyi komşuluk anlayışı içinde birbirimizle barışık yaşamaya, uluslararası barış ve güvenliği korumak için güçlerimizi birleştirmeye, ortak yarar dışında silahlı kuvvet kullanılmamasını sağlayacak ilkeleri kabul etmeye ve yöntemleri benimsemeye, tüm halkların ekonomik ve sosyal bakımdan ilerlemesini kolaylaştırmak için uluslararası kurumlardan yararlanmaya istekli olarak bu amaçları gerçekleştirmek için çaba harcamaya karar verdik.

Buna uygun olarak hükümetlerimiz, San Francisco kentinde toplanan ve yetki belgeleri usulüne uygun görülen temsilcileri aracılığıyla bu Birleşmiş Milletler Antlaşması’nı kabul etmişler ve Birleşmiş Milletler adıyla anılacak bir uluslararası örgütü kurmuşlardır.”

Söz konusu Anlaşmanın metninde geçen ifadelere göre Birleşmiş Milletlerin amacı ise şu şekilde belirtilmiştir (http://www.un.org/en):

Uluslararası barış ve güvenliği korumak

Hak eşitliği ve halkların kendi geleceğini belirleme ilkelerine saygı göstererek milletler arasında dostça ilişkiler geliştirmek

Uluslararası ekonomik, sosyal, kültürel, insani sorunların çözümünde işbirliği yapmak ve temel insan hak ve özgürlüklerine karşı saygıyı teşvik etmek

Bu ortak çıkarların elde edilmesi hususunda milletlerarasında uyum sağlayıcı bir merkez olmak.

(28)

13

Birleşmiş Milletler’in Nisan 2012 itibariyle 193 üyesi vardır (www.un.org). Dünyadaki bütün ülkeleri kapsaması nedeni ile Birleşmiş Milletler için dünyanın en çatı ve evrensel tek örgütüdür denilebilir.

Birleşmiş Milletler’in 1945’te kurulmasından bir yıl önce Temmuz 1944’de Amerika Birleşik Devletleri’nin New Hampshire eyaletinin Bretton Woods kasabasında 45 ülkenin katılımı ile çok önemli bir konferans düzenlendi (http://www.imf.org). Savaş henüz devam ediyordu. Ancak savaş sonrası dünya hegemonyasını eline almak, dünyayı yönlendirmek isteyen güçler yeni küresel bir ekonomik sistem yaratmak istiyorlardı. Zaten Şubat 1944’e kadar üç yıl boyunca Amerikalı ve İngiliz hükümet yetkilileri sürekli olarak toplanıp savaş sonrası ekonominin gidişatının ne olacağı, nasıl bir sistem oluşturulmasının gerekli olduğunu müzakere ediyorlardı (Sharpe 1996: 3).

Bu konferansta Amerikalı ekonomist Harry Dexter White ile İngiltereli ünlü ekonomist John Maynard Keynes’in tezleri karşı karşıya geldi. Sonuçta galip çıkan White, dolayısıyla Amerika Birleşik Devletleri (ABD) oldu. Söz konusu konferans iki küresel ekonomik teşkilatın doğuşuna sebep oldu. Bunlardan biri Uluslararası Para Fonu (IMF) diğeri ise Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankası, sonraki adıyla Dünya Bankası’dır (World Bank, 2007: 11).

Dünya siyaseti ve ekonomisi İkinci Dünya Savaşından sonra küresel kuruluşlar eliyle ile düzenlenmeye başlanmıştır. Bretton Woods sisteminde ülkelerin para birimi Amerikan dolarına endekslenerek Amerikan dolarına olan talep artırılmış ve dünya hegemonyası Amerika Birleşik Devletleri’ne ve onunla birlikte hareket eden güçlü Avrupalı devletlere sunulmuştur (Gedik, 2011: 30). Bugün IMF’nin (www.imf.org) ve Dünya Bankası’nın (www.worldbank.org) 187 üyesi vardır.

Yirminci yüzyılın ortasında kurulan bir diğer örgüt ise Avrupa Birliği’dir (AB). İkinci Dünya Savaşından sonra Avrupalı devlet adamları kıtalarındaki düzenin tekrar kurulmasını ve bölge devletleri arasında bir daha savaş yaşanmamasının çaresini, devlet egemenliklerini uluslarüstü bir organa, bir erke devrederek bir çatı altında bir araya gelmekte bulmuşlardır (Dış Ticaret Müsteşarlığı, 2007: 7). Zaten daha 1943 yılında Fransız devlet adamı ve diplomat Jean Monnet "Devletler, milli egemenlik esası üzerine kurulursa, Avrupa’ya barış gelmeyecektir. Avrupa devletleri bir federasyon çatısı

(29)

14

altında toplanmalıdır" diyerek Avrupa’da bir birliğin kurulmasının önünü açmıştır ( http://en.wikipedia.org).

Savaşın bitiminden beş yıl sonra 9 Mayıs 1950’de Fransa’nın Dışişleri Bakanı olan Robert Schuman Avrupa ülkelerine çağrı yaparak kömür ve çeliğin kullanımının ve denetiminin uluslarüstü bir yapıya devredilmesi çağrısında bulunmuştur. Yani bir Avrupa devletinin en üst düzey yöneticilerinden birisi ülkesinin bu konuda yetki devri yapabileceğini, yetkisini kısıtlayabileceğini deklare etmiştir. 9 Mayıs günü tüm Avrupa’da Avrupa Birliği günü olarak kutlanmaktadır (www.abgs.gov.tr).

Çağrıya Almanya, İtalya, Lüksemburg, Belçika, Hollanda cevap vermiş ve Fransa’nın da dâhil olduğu bu altı devlet aralarında 18 Nisan 1951 tarihinde Avrupa Kömür Çelik Teşkilatı Anlaşması’nı imzalamışladır. Jean Monnet 28 Mart 1953’de teşkilat için “Bu çelik ve kömür üreticilerinin bir organizasyonu değil, bu (birleşik) Avrupa’nın başlangıcıdır” (Wills, 1965: 85) demiştir. Avrupa Kömür Çelik Teşkilatı Anlaşması 25 Temmuz 1952 tarihinde yürürlüğe girmiş ve 50 yıl geçerlilik süresi olduğundan 2002 yılında fesih olunmuştur.

Anlaşma bugünkü Avrupa Birliği’nin üç sacayağını oluşturan kurucu anlaşmalardan biridir. Diğerleri ise 1957’de imzalanan Roma Anlaşması ile kurulan Avrupa Ekonomik Topluluğu ve Avrupa Atom Enerjisi Toplulukları’nın kurucu anlaşmalarıdır (Dış Ticaret Müsteşarlığı, 2007: 4). Daha sonra bu üç kuruluşun yürütme organları birleştirilmiş, 1993 yılında ise topluluk Avrupa Birliği adını almıştır. 60 yıllık süre içinde üye sayısını 28’e çıkaran birliğin bugün ortak para birimi, gümrük birliği gibi önemli başarıları vardır.

Bahsi geçen bu örgütlerden başka dünyada pek çok uluslar arası örgüt bulunmaktadır.

2.3.Uluslararası Örgütlenme İhtiyaçları

Bugün uluslararası hukukta ve uluslararası ilişkilerde varlıklarını sürdüren yapılara bakıldığında bunların en başında devletler göze çarpmaktadır. Devletler birbirleriyle diplomasi kurallarıyla ilişki kurarlar. Diplomasi, devletlerin dış politikada

(30)

15

siyasi etki aracı olarak kullandığı ve kısaca uluslararası ilişkilerin savaşla değil de barışçıl yol ve araçlarla yürütülmesi anlamına gelen bir kavramdır (Dağ: 2004: 146).

Kendi içlerinde bağımsız, egemen; diğer devletlerle ilişkilerini mütekabiliyet (karşılıklılık) ve eşitlik esasına göre yürüten bu devlet yapılarından başka uluslararası hukukta bir başka yapı da uluslararası örgütlerdir. Burada şu soru sorulabilir: Bu uluslar arası örgütler nasıl ortaya çıkar? Devletler niçin ortak bir platform oluştururlar?

Devletleri birbirleriyle ittifaklar oluşturmaya iten nedenleri şu şekilde sıralamak mümkündür: Ortak amaçlar, devletlerin öz kaynaklarının ve kapasitelerinin söz konusu ortak amaçlara tek başlarına ulaşmada yetersiz olması, maliyetleri azaltma, amaca ulaşmada süreyi kısaltma, politikalarına meşruiyet sağlama, sorumluluğu diğer devletlerle paylaşma, etki ve denetim imkânlarını artırma (Çam, 2000: 279).

Birçok faktörün devrede olduğu, karmaşık bir yapı üzerine bina edilmiş uluslararası ilişkilerde, devletlerin ortak ihtiyaçlarını daha etkili (en etkili) şekilde karşılayacaklarını düşündükleri yapıları ortaya koyma fikri uluslararası örgütlenme ihtiyacının sebeplerindendir (Bozkurt, Kütükçü, Poyraz, 2004: 141).

2.4.Uluslararası Örgütlerin Sınıflandırılması

Literatürde uluslararası örgütlerin sınıflandırmasına dair kesin bir ölçüt bulunmamaktadır. Birçok araştırmacı farklı biçimde uluslar arası örgütleri sınıflandırmıştır. Pazarcı’nın (2011) sınıflandırması şu şekildedir (s. 186):

Evrensel ya da bölgesel olma

Genel kapsamlı ya da belirli bir konu ile ilgili olma Eşgüdüm sağlayıcı ya da bütünleşme amaçlı olma.

Dedeoğlu (1998) ise çok daha geniş bir sınıflandırma yapmıştır. Ona göre uluslararası örgütlerde şu sınıflandırmalara gidilebilir (s. 18-27):

Amaçlarına göre Uluslararası Örgütler Üye sayılarına göre Uluslararası Örgütler

(31)

16

Sürelerine göre Uluslararası Örgütler

Coğrafi dağılımlarına göre Uluslararası Örgütler Faaliyetlerinin konusuna göre Uluslararası Örgütler

Faaliyet alanının sayısal çokluğuna göre Uluslararası Örgütler

Üyeleri arasında ortak motifler bulunmasına göre Uluslararası Örgütler Görevlerine göre Uluslararası Örgütler

Örgüt içerisindeki karar alma yetkisinin kullanımına göre Uluslararası Örgütler

Üyelerinin aktör tipine göre Uluslararası Örgütler Üyelerinin refah düzeyine göre Uluslararası Örgütler Benimsenen örgüt modeline göre Uluslararası Örgütler Kuruluş ve gelişim zamanlamasına göre Uluslararası Örgütler Yaptırım etkinliğine göre Uluslararası Örgütler

Örgüt organlarındaki oylama yöntemlerine göre Uluslararası Örgütler

Tablo 2.1. Çeşitli Kriterlere Göre Uluslararası Örgütler

Kriterler BM AB IMF

Amacına Göre

Özel Amaçlı X

Genel Amaçlı X X

Üye sayılarına Göre Çift Taraflı Çok Taraflı X X X Sürelerine Göre Daimi X X X Geçici Coğrafi Dağılımlarına Göre Evrensel X X Bölgesel X

(32)

17

Tayyar Arı’nın sınıflandırmasına göre ise uluslararası örgütler coğrafi olarak evrensel ya da bölgesel olma, fonksiyonel bağlamda ise ekonomik, siyasi ya da askeri olmalarına göre ayrılırlar. (Arı, 2001: 40)

Kuşkusuz bu sınıflandırmaların hepsi doğrudur ve bunlar konunun belirginleşmesi açısından yararlıdır. Bunca sınıflandırma ve çeşitlilik uluslar arası örgütlerin ne kadar kompleks bir yapıda olduklarını da göstermektedir.

Faaliyetlerinin Önceliğine Göre Siyasal/Askeri X X X Teknik Ekonomik X X Yetkilerin Kullanılışına Göre Uluslararası X X X Uluslarüstü X Oylama Yöntemlerine Göre Oybirliği Oy Çokluğu X X Karma X Kaynak: (Dedeoğlu,1998)

(33)

18

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

TÜRKİYE’NİN KURUCU ÜYE OLDUĞU ULUSLARARASI ÖRGÜTLER

3.1. Birlemiş Milletler (BM)

Ülkeler arasında ilişkiler kurmak, savaşları ve barışa yönelik tehditleri önlemek ve uluslararası ekonomik ve sosyal işbirliğini sağlamak amacıyla 24 Ekim 1945 yılında Milletler Cemiyeti’nin ardılı olarak kurulan Birleşmiş Milletler Cemiyeti’nin altı temel organı ve 50’ye yakın danışma ve teknik organı vardır. (Kişman, 2006: 32)

BM’nin temel organları şunlardır: Genel Kurul, Güvenlik Konseyi, Ekonomik ve Sosyal Konsey, Vesayet Konseyi, Uluslararası Adalet Konseyi, Sekretarya.

3.1.1 Genel Kurul

Genel Kurul (General Assembly) bir istişare organıdır. Genel Kurul’da her üye ülke temsil edilir. Her ülkenin bir oy hakkı vardır. Kurul, BM’nin ana müzakere organıdır. Bütçe konuları, barış ve güvenlikle ilgili sorunlar, yeni bir ülkenin üyeliği veya üyelikten çıkarılmalar gibi önemli meseleler üçte iki, diğer kararlar ise basit oy çokluğu ile alınır.

Genel Kurulun, kurucu Antlaşması ile belirlenen görev ve yetkileri şunlardır (http://www.un.org):

Silahsızlanma ve silahların kontrolünü öngören düzenlemeler dâhil olmak üzere uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına yönelik konuları ele almak ve tavsiye kararları vermek

Güvenlik Konseyi’nde ele alınan ihtilaflar ve konuları kapsamamak üzere Dünya barışı ile ilgili konularda oturumlar düzenlemek ve tavsiye kararları almak

(34)

19

Güvenlik Konseyi’nde ele alınan ihtilaflar ve konular hariç olmak üzere Antlaşma kapsamına giren konularda ve Birleşmiş Milletler organlarının görev ve yetkilerini kapsayan başlıklarda oturumlar düzenlemek ve tavsiye kararları almak

Uluslararası siyasi işbirliğini, uluslararası hukukun geliştirilmesi ve tedvini, herkesi kapsayan temel insan hak ve özgürlüklerinin hayata geçirilmesi ve ekonomik, toplumsal, kültürel, eğitim, sağlık alanlarında uluslararası işbirliği sağlanması için çalışmalara başlamak ve tavsiyede bulunmak

Kökeni her ne olursa olsun milletlerarasındaki dostça ilişkileri bozacak herhangi bir sorunun barışçıl yolla çözülmesi konusunda tavsiyede bulunmak

Güvenlik Konseyi ve diğer Birleşmiş Milletler organlarının vereceği raporları değerlendirmek

Güvenlik Konseyi’nin daimi olmayan üyelerini, Ekonomik ve Sosyal Konsey üyelerini ve Vesayet Konseyi’nin ek üyelerini (gerekli olması durumunda) seçmek; Güvenlik Konseyi ile birlikte Uluslararası Adalet Divanı Yargıçlarını seçmek ve Güvenlik Konseyi’nin tavsiyesi doğrultusunda Genel Sekreteri atamak.

3.1.2 Güvenlik Konseyi

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi bir yürütme organıdır. Üye ülkeler arasında güvenlik ve barışı korumakla görevli Konseyin beşi daimi, onu ise seçimle gelen 15 üyesi vardır. Bir konunun Güvenlik Konseyinin gündemine gelebilmesi için üye ülkelerin dokuzunun olumlu oyuna ihtiyaç vardır.

BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri Amerika Birleşik Devletleri, Rusya Federasyonu, Çin Halk Cumhuriyeti, Fransa ve İngiltere’dir (www.un.org). Geçici üyeler coğrafi dağılım gösterirler. İki Latin Amerika ülkesi, iki Batı Avrupa, bir Doğu Avrupa, beş Asya-Afrika ülkesi olmak üzere on ülkenin geçici üyeliğinin süresi iki yıldır. Geçici üyelikler için seçim Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yapılır. Bir

(35)

20

geçici üyenin yeninden seçilimi ancak bir dönem geçtikten sonra mümkün olabilmektedir:

BM’ye üye devletlerin hepsinin tek bir oya sahip olduğu Genel Kurul’da 2008 yılında yapılan oylamada Türkiye 151 oy alarak BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine seçilmiş ve 2009-2010 yıllarında bu görevde bulunmuştur. Konsey’de karar alabilmek için beş daimi üyeden hiçbirinin kararı veto etmemesi gerekmektedir. Bu da menfaatleri birbiriyle çelişen daimi üyelerin çoğunlukla birlikte hareket etmemesini beraberinde getirmektedir.

3.1.3. Ekonomik ve Sosyal Konsey

Ekonomik ve Sosyal Konseyin 54 üyesi vardır. Bu 54 ülke üç yıllığına seçilirler. Üyelerin seçimi Genel Kurul’da yapılır. Konsey’de üyelerin dağılımında coğrafya göz önünde bulundurulmaktadır. Üyelikler; 14 Afrika, 7 Asya, 6 Doğu Avrupa, 10 Latin Amerika ülkesi ve 13 Batı Avrupa ülkeleri ile diğer ülkelere ayrılmıştır. (http://www.un.org). Türkiye 2014 yılına kadar Konseyin üyesidir.

Ekonomik Sosyal Konsey’in görevleri şunlardır (http://www.unicankara.org.tr): Uluslararası ekonomik ve sosyal konuları ele almak ve Birleşmiş Milletler’e üye devletlere siyasi tavsiyelerde bulunacak ana forum niteliğini taşımak

Uluslararası ekonomik, sosyal, kültürel, eğitim, sağlık ve ilgili konularda çalışmalar yapmak, rapor hazırlamak ve tavsiyede bulunmak

İnsan haklarına ve temel özgürlüklere saygı gösterilmesini sağlamak ve uygulamak

Ekonomik, sosyal ve ilgili alanlarda büyük uluslararası konferanslar hazırlamaya ve organize etmeye yardımcı olmak ve bu konferansların koordineli olarak takibini yapmak

(36)

21

Birleşmiş Milletler’e bağlı özel teşkilatların çalışmalarını yine onlara danışarak ve tavsiyede bulunarak ve Genel Kurul’a tavsiyelerde bulunarak koordine etmek.

3.1.4. Vesayet Konseyi

Vesayet Konseyi, yedi üye devletin yönetimindeki 11 bölgesel yönetimin denetimini sağlamak ve söz konusu bölgelerin kendi yönetimlerini kurmaları veya bağımsız olmalarını sağlamak amacıyla 1945 yılında kurulmuştur (www.unicankara.org.tr). Bu 11 bölge, 1994 yılına kadar bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. Son bağımsızlığını ilan eden yer Amerika Birleşik Devletleri’nin denetiminden bu tarihte çıkan Palau’dur ( http://www.un.org). Bu bakımdan Konseyin fiilen görevi tamamlanmıştır. Artık Konsey gerektiği hallerde danışılacak bir merci haline indirgenmiştir.

3.1.5. Uluslararası Adalet Konseyi

Uluslararası Adalet Konseyi, BM’nin temel organlarından biridir. Haziran 1945’de kurulmuş ve Nisan 1946’da çalışmalarına başlamıştır. Konsey Hollanda’da (Lahey) yerleşiktir. Diğer ana organlardan farklı olarak New York’ta yer almayan tek BM birimidir. Konsey uluslararası hukuka uygun olarak devletler arasındaki anlaşmazlıkları gidermeye çalışmaktadır. Ayrıca Konsey, BM’nin organlarına ve özel teşkilatlarına danışmanlık hizmetinde de bulunmaktadır.

Uluslararası Adalet Konseyi’nin BM Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi tarafından 9 yıllığına seçilen 15 tane yargıcı vardır. Konsey’de resmi dil İngilizce ve Fransızcadır (http://www.icj-cij.org).

(37)

22 3.1.6. Genel Sekreterlik

Genel Sekreterlik, teşkilatın günlük işlerini yürüten ve dünyanın birçok ülkesinden memurlardan oluşur. BM Sekretaryası’nın başı BM Genel Sekreteridir. Genel Sekreter, beş yıllığına seçilir. Güvenlik Konseyi’nin tavsiyesi ve Genel Kurulun oylaması ile göreve gelir. Birleşmiş Milletler memurları, uluslararası memur statüsündedirler. Teşkilatta çalışan memurlar kendi ülkelerinden emir alamazlar. Sadece BM Genel Sekreterinin emrinde çalışmakla mükelleftirler. Genel Sekreter, personel alımında/seçilmesinde tek yetkilidir ve son onay mercidir (http://en.wikipedia.org).

3.2. Ekonomik İşbirliği Örgütü

Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT), Kalkınma için Bölgesel İşbirliği (RCD)’nin ardılı olarak 1985 yılında Türkiye, İran ve Pakistan tarafından kurulmuştur (www.ecosecretariat.org). 1992 yılında Afganistan, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistan’ın da katılımı ile organizasyonun üye sayısı 10’a ulaşmıştır. Örgütün merkezi İran’ın Başkenti Tahran’dadır. 2012 yılı itibariyle 60 personeli bulunan örgütün gelir kaynağı üye ülkelerin yıllık katkılarına dayanmaktadır. Ekonomik İşbirliği Örgütü’nün üç büyük ülkesi İran, Türkiye ve Pakistan’dır. Organizasyonlarda bu üç ülke başı çekmektedir. Örgütün bağlı kuruluşlarından EİT Bilim Vakfı Pakistan’da, EİT Kültür Enstitüsü İran’da, EİT Eğitim Enstitüsü Türkiye’de kurulmuştur.

EİT Sekretaryası altında yedi direktörlük vardır. Bunlar Ulaşım ve İletişim Direktörlüğü, Ticaret ve Yatırım Direktörlüğü, Tarım, Sanayi ve Turizm Direktörlüğü, Enerji, Madenler ve Çevre Direktörlüğü, Proje, Ekonomik Araştırmalar ve İstatistikler Direktörlüğü, İnsan Kaynakları ve Sürdürülebilir Kalkınma Direktörlüğü ve Uluslararası İlişkiler Direktörlüğüdür.

EİT, Türkiye’nin Türk Cumhuriyetlerinin tümüyle bir arada bulunduğu tek örgüt olduğundan büyük bir öneme sahiptir. Bu bakımdan örgütün canlandırılması Türkiye için bir şans olabilecektir.

(38)

23 3.3. Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ)

Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ) Teşkilatı’nı Karadeniz bölge ülkeleri Arnavutluk, Azerbaycan, Bulgaristan, Ermenistan, Gürcistan, Moldova, Romanya, Rusya, Ukrayna, Yunanistan ve Türkiye’nin öncülüğünde 25 Haziran 1992 yılında oluşturmuşlar ve geçen süre zarfında Sırbistan da birliğe katılmıştır (Şengül, 2009: Giriş).

Örgüte üyelik için Karadeniz’e kıyısı olmak şartı bulunmamaktadır. Örgütün resmi internet sitesi olan www.bsec-organization.org’a göre organizasyonun amacı şu cümlelerle ifade edilmektedir:

“KEİ, üyesi ülkelerin potansiyellerinden, coğrafi yakınlıklarından, ekonomilerinin birbirlerini tamamlayıcı özelliklerinden yararlanarak aralarındaki ikili ve çok taraflı ekonomik, teknolojik ve sosyal ilişkilerini çeşitlendirmeleri ve daha da geliştirmeleri, böylelikle Karadeniz havzasının bir barış, istikrar ve refah bölgesi olmasını amaçlamaktadır.”

KEİ’nin Sekretaryası İstanbul’da bulunmaktadır. Örgütün dönem başkanlığı 2012 yılı Temmuz ayı itibariyle Türkiye’dedir. Örgütte dönem başkanlıkları 6 aylığına devr-i daim yapmaktadır.

KEİ dünya ülkelerince önemli görülen bir organizasyondur. Bu, üye ülkelere, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, İsrail, Avusturya, İtalya gibi gözlemci statüsündeki devletlere ve üyelik başvurusu yapıp da kabul edilmeyen ülkelere bakarak rahatlıkla söylenebilir (http://www.diplomaticobserver.com).

KEİ’nin çalışma alanları; Bankacılık ve Finans, Ticaret ve Sanayi İşbirliği, Bilim ve Teknoloji Konusunda İşbirliği, İstatistik Veri ve Ekonomik Bilgi Değişimi, Çevre Koruma, Ulaştırma, İletişim, Turizm Alanında İşbirliği, Tarım ve Tarımsal Sanayi, KOBİ’ler ve Enerjidir. Bu başlıklar için çalışma grupları oluşturulmuştur (www.bsec-organization.org). Ayrıca bu alanlardan başka geçici (ad-hoc) çalışma grupları da bulunmaktadır. Örgüt çatısı altında aynı zamanda Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenterler Asamblesi ve Karadeniz Ticaret Kalkınma Bankası da faaliyet göstermektedir.

(39)

24 3.4. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT)

Eski adı İslam Konferansı Teşkilatı olan (İKT) olan örgütün adı 2011 yılında Kazakistan Astana’da yapılan Bakanlar Konseyi kararı ile İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) olmuştur. 2012 yılı itibariyle 57 üyesi bulunmaktadır. Teşkilatın amacı; İslam Dünyasının hak ve çıkarlarını korumak, üye devletlerarasında işbirliği ve dayanışmayı güçlendirmektir (http://www.mfa.gov.tr).

Teşkilat, 25 Eylül 1969’da tarihinde kurulmuştur. Teşkilat genel merkezi Suudi Arabistan’ın Cidde şehrindedir. Türkiye teşkilatın kurucu üyesidir. Türkiye, İslam Ülkeleri İstatistik Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC), İslam Konferansı Teşkilatı İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA), İslam Konferansı Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK), İslam Konferansı Diyalog ve İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF-DC), İslam Ülkeleri Müşavirler Federasyonu (FCIC) ve İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü (SMIIC)’ne ev sahipliği yapmaktadır. Bunlar arasında en önemlisi Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının başkanlığını yaptığı ve her yılın sonbahar döneminde İstanbul’da üye ülkelerin ilgili bakanlarının katılımı ile yapılan İSEDAK’tır. İSEDAK Sekretaryası görevini Kalkınma Bakanlığı yürütmektedir (www.dpt.gov.tr).

3.5. İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Örgütü

İkinci Dünya Savaşından sonra kurulan organizasyonlardan biri de İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’dır (OECD). OECD, savaş sonrası dönemde Avrupa’nın yeniden yapılandırılması için Amerika Birleşik Devletleri tarafından yürürlüğe konulan Marshall Planı’nın eşgüdümünü ve koordinasyonunu sağlamak amacıyla 1947 yılında oluşturulan OEEC (Avrupa Ekonomik İşbirliği Örgütü)’nin devamıdır (T.C. Nezdinde OECD Daimi Temsilciliği, 2007: 6-7).

‘OECD, NATO’nun ekonomik açıdan tamamlayıcısı olarak kurulan OEEC’den görevi 1961’de devralmış ve amacı o günden bu yana üye ülke hükümetlerine mali istikrarı korumada destek olmak, sürdürülebilir ekonomik büyümeyi, istihdam artışını ve yüksek yaşam standartlarını sağlamada yardım etmek, böylece dünya ekonomisinin kalkınmasına katkı sağlamak olmuştur. OECD’nin “Kuruluş Sözleşmesi” üye ülkelere ve ekonomik kalkınma

(40)

25

sürecindeki diğer ülkelere sağlam bir ekonomik büyüme sağlamalarında yardımcı olmayı ve dünya ticaretinin çok taraflı ve serbestçe büyümesine katkıda bulunmayı hedeflemektedir.’

İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı; ekonomik büyüme, mali istikrar, ticaret ve yatırım, teknoloji, yenilik, girişimcilik ve kalkınma alanlarında işbirliği yoluyla refahın sağlanması ve yoksullukla mücadele konularında devletlere yardımcı olmaktadır (http://oecd.pr.mfa.gov.tr).

2012 yılı itibariyle OECD’nin 34 üyesi vardır. Türkiye’nin kurucu üye olduğu teşkilatta üye devletlerin çoğu dünyanın en gelişmiş ekonomilerine sahip ülkelerdir. Örgütün merkezi Paris’te yer almakta olup 2012 yılı bütçesi 350 milyon Euro civarındadır (www.oecd.org).

3.6. D-8 Ekonomik İşbirliği Örgütü

D-8 Ekonomik İşbirliği Örgütü, Türkiye’nin öncülüğüyle 15 Haziran 1997 tarihinde İstanbul'da yapılan Devlet/Hükümet Başkanları Zirvesi ile kurulmuştur. D-8; “Kalkınmakta Olan Sekiz Ülke”, “Gelişen Sekiz Ülke” gibi farklı şekillerde Türkçeye çevrilen Developing Eight ifadesinin kısaltmış halidir. Burada bahsedilen sekiz ülke Bangladeş, Endonezya, Mısır, İran, Pakistan, Nijerya, Malezya ve Türkiye’dir.

(41)

26

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

D-8 TEŞKİLATININ KURULUŞU, ÇALIŞMA ALANLARI VE YAPISI

4.1. Genel Bilgiler

D-8 Ekonomik İşbirliği Örgütü, Türkiye’nin öncülüğüyle 15 Haziran 1997 tarihinde İstanbul Çırağan Sarayı’nda yapılan Devlet/Hükümet Başkanları Zirvesi ile kurulmuştur. Örgütün üyeleri Türkiye, İran, Malezya, Nijerya, Mısır, Bangladeş, Pakistan, Endonezya’dır (http://www.mfa.gov.tr). D-8; “Kalkınmakta Olan Sekiz Ülke”, “Gelişen Sekiz Ülke” gibi farklı şekillerde Türkçeye çevrilen “Developing Eight” ifadesinin kısaltmış halidir.

D-8 Ekonomik İşbirliği Örgütü’nün amacı; kalkınma yolundaki ülkelerin dünya ekonomisi içindeki konumlarını iyileştirmek, ticari ilişkilerini çeşitlendirmek ve ticaret alanında üye ülkelere yeni imkânlar yaratmak, uluslararası seviyede karar verme mekanizmalarına güçlü biçimde katılımlarını sağlamak ve halklarının yaşam seviyesini yükseltmektir (http://developing8.org/).

Teşkilatın kurucu bildirgesi sayılan ve 15 Haziran 1997 tarihindeki ilk zirvede kabul edilen İstanbul Deklarasyonu’nun üçüncü maddesine göre örgüt, aşağıdaki şu prensiplerle uygun olarak sosyo-ekonomik kalkınmayı amaçlamaktadır (http://kosgeb.gov.tr):

“Savaş değil, barış; Çatışma değil, diyalog; Çifte standart değil, adalet; Sömürü değil, adil bir sistem; Baskı ve tahakküm değil, insan hakları hürriyet ve demokrasi.”

D-8 Ekonomik İşbirliği örgütü üye devletlerarasında ticari ve sosyal işbirliğini geliştirmeyi amaçlayan bir örgüttür. Nijerya’dan Endonezya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada yer alan sekiz ülkenin üye olması sebebiyle bölgesel değil, küresel bir örgüttür. D-8, üye ülkelerin bölgesel ve uluslararası örgütlere üyeliklerinden kaynaklanan ikili ve çok taraflı taahhütleri üzerinde olumsuz etkisi olmayan bir yapıdadır (Ariff, 1998: 26). Örgüte üye devletler aynı zamanda İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesidir.

(42)

27 4.2. D-8 Teşkilatının Kuruluş Süreci

4.2.1. Hazırlık Toplantıları

9 Ağustos 1996 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti 54. Hükümeti’nin Başbakanı Necmettin Erbakan 250 kişilik bir heyetle Uzak Doğu Ülkeleri gezisine çıkmıştır. İran’dan başlayıp sırasıyla Pakistan, Malezya, Singapur ve Endonezya’yı kapsayan gezi 10 gün sürmüştür. Bu, yeni hükümetin ilk dış gezisidir. Bu gezinin 12 Ağustos 1996 tarihli bölümünde İran ile Türkiye arasında bir doğalgaz antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşmaya göre Türkiye 23 yıllık bir dönem içerisinde yaklaşık 23 milyar dolarlık doğalgaz ithal edecektir (http://almanakturkiye.wordpress.com). 14 Ağustos 1996’da Pakistan’da bulunan Başbakan Erbakan, Pakistan Başbakanı Benazir Butto ile görüşmüş ve iki ülke arasında nükleer alanda işbirliği yapılması teklifinde bulunmuştur. Burada ayrıca Erbakan; Pakistan, Malezya, Endonezya ve İran ile birlikte ortaklaşa olarak ‘İslam Uçağı’ üretmek istediklerini söylemiştir. Gezinin Pakistan bölümünde Malezya ile askerî, sanayi, otomotiv, teknoloji ve turizm gibi alanlarda işbirliği yapılması kararına varılmıştır. Endonezya’da ise genellikle uçak yapımı konusu üzerinde durulmuştur (Erbakan’ın Doğu Gezisi, 1996: 48).

2-7 Ekim 1996 tarihlerinde ise Erbakan, Afrika ziyaretine çıkmıştır. Ziyaret ettiği ülkeler arasında Mısır ve Nijerya da vardır.

Bütün bu gezilerden sonra söz konusu ülkelerle ortak bir platformda işbirliğine gitme fikri ortaya çıkmıştır. Bu gelişmeler üzerine Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 22 Ekim 1996 tarihinde İstanbul’da Bakanlar düzeyinde yapılacak “Kalkınmada İşbirliği Konferansı” için davet mektuplarını Bangladeş, İran, Mısır, Endonezya, Malezya, Nijerya ve Pakistan’a iletmiştir. Davete olumlu cevap veren bu yedi ülkenin temsilcileri ve Türk tarafı bahsedilen tarihte İstanbul’da toplanmıştır. Bu toplantıda söz konusu sekiz ülke arasında Gelişen Sekiz Ülke (D-8) adı verilen bir örgütün kurulması yönünde bir karara varılmıştır (Alan, 2001: 184). Teşkilatın kurulmasını gerçekleştirmek için bir komisyon kurulması ve bu komisyonun çalışmalarına bir an önce başlaması yönünde de karar verilmiştir. Bu karar üzerine komisyon ilk toplantısını 9 Kasım 1996 tarihinde

(43)

28

yapmıştır. Bu ilk toplantıda işbirliği alanları, projeler, temel prensipler ve örgüt yapısı üzerinde bir anlaşma sağlanmıştır. Daha sonra, 4 Ocak 1997 tarihinde bu ülkelerin dışişleri bakanlarının katılımı ile Bakanlar Konseyi yapılmış, burada ise Devlet Başkanları Zirvesi’nin toplanarak, teşkilatın resmen kurulması hakkında karar kabul edilmiştir.

D-8’in kurulum hazırlıkları için hayata geçirilen komisyon ikinci toplantısını 13-14 Mart 1997’de tarihlerinde Antalya’da yapmıştır (Alan, 2001: 184). Bu toplantıda tarafların 56 proje önerisi olmuştur. Bu taslak projeler sektör başlıkları altında toplanarak, teşkilatın işbirliği alanları ortaya konmuştur. Bu sektörler; ticaret, sanayi, telekomünikasyon, finans ve bankacılık, özelleştirme, kırsal kalkınma, bilim ve teknoloji, insan kaynakları gelişimi, tarım, enerji ve sağlıktır. Ayrıca bu sektörlerin her biri ülkelerin koordinatörlüğüne verilmiştir. Toplantı raporunun 4. maddesine göre sektörlerin ülkelere dağılımı şu şekildedir (www.developing8.org): Bangladeş: Kırsal Kalkınma, Endonezya: İnsan Kaynakları Gelişimi, İran: Telekomünikasyon, Bilim Teknoloji, Malezya: Finans ve Bankacılık, Özelleştirme Mısır: Ticaret, Nijerya: Enerji, Pakistan: Tarım, Türkiye: Sanayi, Sağlık.

Toplantıda ayrıca Türk tarafının onay vermesiyle 14-15 Haziran 1997 tarihi Devlet Başkanları Zirvesi olarak onaylanmıştır. Komisyonun bir diğer kararı ise örgütün merkezinin İstanbul’da yer alması olmuştur.

Komisyonun 3. toplantısı 12-13 Mayıs 1997 tarihlerinde İzmir’de gerçekleştirilmiştir. Burada Devlet Başkanları Zirvesi Taslak raporu kabul edilmiş ve geçici (ad-hoc) çalışma grubu raporları değerlendirilmiştir. Ayrıca teşkilatın yapısı ve fonksiyonlarına ilişkin belge kabul edilirken, bir sonraki toplantının 12-13 Haziran 1997 tarihinde devlet başkanları zirvesinin hemen öncesinde İstanbul’da yapılması karara bağlanmıştır.

Dördüncü komisyon toplantısında Nijerya’nın koordinatörü olduğu Enerji ve Bangladeş’in koordinatörü olduğu kırsal kalkınma çalışma grupları haricinde tüm sektör çalışma gruplarının ilerleme raporları görüşülmüştür.

Şekil

Tablo 2.1. Çeşitli Kriterlere Göre Uluslararası Örgütler

Tablo 2.1.

Çeşitli Kriterlere Göre Uluslararası Örgütler p.31
Tablo 5.4. Bangladeş Tarımsal Ürünlerinin Dış Ticaretteki Yeri (Milyon dolar)

Tablo 5.4.

Bangladeş Tarımsal Ürünlerinin Dış Ticaretteki Yeri (Milyon dolar) p.63
Tablo 5.6. Endonezya Temel Ekonomik Göstergeleri

Tablo 5.6.

Endonezya Temel Ekonomik Göstergeleri p.65
Tablo 5.12. Malezya’nın Temel Ekonomik Göstergeleri

Tablo 5.12.

Malezya’nın Temel Ekonomik Göstergeleri p.73
Tablo 5.17. Nijerya’nın Temel Ekonomik Göstergeleri

Tablo 5.17.

Nijerya’nın Temel Ekonomik Göstergeleri p.80
Tablo 5.21. Pakistan’ın Dış ticaret Rakamları (Milyar Dolar)

Tablo 5.21.

Pakistan’ın Dış ticaret Rakamları (Milyar Dolar) p.84
Tablo 5.24. Türkiye’nin Dış Ticaret Rakamları (Milyar dolar)

Tablo 5.24.

Türkiye’nin Dış Ticaret Rakamları (Milyar dolar) p.88
Tablo 6.1 Türkiye’nin 2001-2011 Yılları Arası Dış Ticaret Rakamları (Bin Dolar)

Tablo 6.1

Türkiye’nin 2001-2011 Yılları Arası Dış Ticaret Rakamları (Bin Dolar) p.91
Tablo 6.2. Türkiye İhracatının Sektörlere Dağılımı

Tablo 6.2.

Türkiye İhracatının Sektörlere Dağılımı p.92
Tablo 6.3. Ülkelere Göre Türkiye’nin İhracatı (Bin Dolar)

Tablo 6.3.

Ülkelere Göre Türkiye’nin İhracatı (Bin Dolar) p.93
Tablo 6.4. Ülke Gruplarına Göre Türkiye’nin İhracatı (Bin Dolar)

Tablo 6.4.

Ülke Gruplarına Göre Türkiye’nin İhracatı (Bin Dolar) p.93
Tablo 6.5. Yıllara Göre Türkiye’nin Bangladeş’le Olan İthalat ve İhracat  Rakamları (Milyon Dolar)

Tablo 6.5.

Yıllara Göre Türkiye’nin Bangladeş’le Olan İthalat ve İhracat Rakamları (Milyon Dolar) p.94
Tablo 6.7. Türkiye’nin Bangladeş’ten Temel İthalat Kalemleri (2011)

Tablo 6.7.

Türkiye’nin Bangladeş’ten Temel İthalat Kalemleri (2011) p.95
Tablo 6.6. Türkiye’nin Bangladeş’e Temel İhracat Kalemleri (2011)

Tablo 6.6.

Türkiye’nin Bangladeş’e Temel İhracat Kalemleri (2011) p.95
Tablo 6.11. Türkiye’nin Malezya İle Ticaretinin Yıllara Dağılımı (Bin Dolar)

Tablo 6.11.

Türkiye’nin Malezya İle Ticaretinin Yıllara Dağılımı (Bin Dolar) p.98
Tablo 6.12. Türkiye Mısır Ticaret Rakamları (Bin Dolar)

Tablo 6.12.

Türkiye Mısır Ticaret Rakamları (Bin Dolar) p.99
Tablo 6.13. Türkiye-Nijerya Ticari Rakamlarının Yıllara Göre Dağılımı (Bin Dolar)

Tablo 6.13.

Türkiye-Nijerya Ticari Rakamlarının Yıllara Göre Dağılımı (Bin Dolar) p.100
Tablo 6.14. Türkiye’nin Pakistan’la Olan İthalat ve İhracat Rakamları (milyon $)

Tablo 6.14.

Türkiye’nin Pakistan’la Olan İthalat ve İhracat Rakamları (milyon $) p.101
Benzer konular :