5.3. Türkiye’de Çevre İle İlgili Kurumlaşma

5.3.2. Yerel Yönetim Düzeyinde Çevre Örgütlenmesi

Çevre kanunda öngörülen önlem ve yasakların uygulanmasında verilen görevlerin yerine getirilmesinde, emir ve isteklerin yürütülmesinde vali ve kaymakamlar yetkilendirilmişlerdir. 2872 sayılı çevre yasası’nda mahallin en büyük mülki idare amiri sayılan vali ve kaymakamlara çeşitli yetkiler verilmiştir. Buna göre

469 Ruşen Keleş, Can Hamamcı, Çevrebilim, s.225.. 470 Nükhet Turgut, a.g.e.,s.453-454.

yasaya aykırı hareket ederek çevre kirliliğine yol açan kurum, kuruluş ve işletmelerin faaliyetleri mahallin en büyük mülki amiri tarafından durdurulur.472

Mülki amirliklerin yetki ve görevleri arasında, yine gruplandırarak belirtecek olursak, yaptırıma (para cezası, faaliyet durdurma, işyeri kapatma), izin ve ruhsat vermeye (kıyıdan kum ve çakıl alınması, av ve su ürünleri ruhsat tezkeresi, atık yakma ve depolama ile ilgili yer, işletme ve inşaat izni), birtakım esasları belirlemeye (hassas kirlenme bölgeleri, kıyı kenar çizgisi, emisyon ölçümündeki yöntemler) ve nihayet önlemlere (emisyon ve trafik ile yakıt ve hammaddelere ilişkin sınırlamalar) ilişkin olanlar bulunmaktadır.473

5.3.2.2.Mahalli Çevre Kurulları

Mahalli Çevre Kurulları her ilde valinin başkanlığında bakanlıkların il temsilcileri, Büyükşehir belediye başkanı, belediye başkanı, sanayi odası ve ticaret odaları başkanları ve Çevre Bakanlığı temsilcilerinden oluşur. Kurulun sekretarya hizmetleri İl Çevre Müdürlüklerince yürütülür. Kurul ayda bir toplanır. Mahalli Çevre Kurulları, Bakanlığın kararı çerçevesinde çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için gerekli önlemleri almak ve konu ile ilgili uygulama programlarını il düzeyinde hazırlamak ve uygulamakla görevlidirler. Ayrıca Mahalli Çevre Kurulları, çevre kirliliğini önlemek için eğitim faaliyetleri yapmak ve çevre ile ilgili il düzeyinde sorunları belirleyip teklifleri ile birlikte Bakanlığa bildirmekle yükümlüdürler. Çevre Bakanlığı’nın bağlı kuruluşları ise Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü ve Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı’dır. Kurum Çevre Kanunu’nun 9. maddesine göre Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilen ve edilecek alanların sahip olduğu çevre değerlerini korumak ve mevcut çevre sorunlarını gidermek için tüm tedbirleri almak, bu alanların koruma ve kullanma esaslarını belirlemek, imar planlarını yapmak üzere kurulmuştur.474

Ayda bir kez valinin başkanlığında toplanan ve sekretarya hizmetlerinin il çevre müdürlüklerince yapıldığı Mahalli çevre kurulunun en önemli görevi ÇED ön araştırmasına tabi kılınan etkinlikler bakımından ilgili kararları vermektir. Bunun dışında ildeki çevre kirliliğine yol açan ve faaliyet kollarına göre gruplandırılan işletmelerin derecelerini belirlemek ve bu işletmeler ile ilgili denetim raporlarını inceleyip değerlendirerek gerekli önlemleri belirlemektir. İşletmelerin dereceleri

472 Gülçin Günay, a.g.e.,s.58. 473 Nükhet Turgut, a.g.e.,s.455-456. 474 Kemal Görmez, a.g.e.,s.131.

belirlenirken dikkate alınacak yanlar, tesisisin kapasitesi, arıtma tesisinin varlığı, çevreye verilen zararın ölçüsü ve işletmenin bulunduğu yerin çevresel, ekonomik ve diğer özellikleridir.475

5.3.2.3.Çevre İl Müdürlüğü

Çevre Bakanlığı kuruluşunu müteakiben öncelikle 30 ilde İl Çevre Müdürlüğü’nü kurmuş, aynı zamanda merkez teşkilatının güçlendirilmesini sürdürürken, 2001 yılı başlarında ise, 81 ilde İl Çevre Müdürlüklerinin kurulmasını tamamlamıştır. 4856 Sayılı “Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun” ile Çevre ve Orman Bakanlığı birleştirilmiş ve birleşme ile ilgili bu kanun 08.05.2003 tarih ve 25102 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Bu kanuna dayanılarak Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez Teşkilatının Görevleri Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik 16.01.2004 tarih ve 25348 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.476

5.3.2.4.Belediyeler

Çevre sorunları, başta kentin ve kentlinin sorunu olarak, belediyeleri doğrudan doğruya ilgilendirir. Belediyelerin çevre korumasındaki temel görev ve yetkileri yönetsel kolluk hizmeti niteliğindedir. Bunun yanı sıra, yerel ortak gereksinmeleri karşılamakla görevli olan belediyenin, çevreye yönelik, gerekli tüm hizmetleri görmesine de hukuk sistemimiz olanak sağlamaktadır.477

Belediye, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla imar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel altyapı, çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar, konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor; sosyal hizmet ve yardım, nikah, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapacak. Katı atıkların toplanması, taşınması, ayrıştırılması, geri kazanımı, ortadan kaldırılması ve depolanması ile ilgili bütün hizmetleri yapacak ve yaptıracak. Mahalli müşterek nitelikteki hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla, belediye sınırları ve mücavir alanlar içerisinde taşınır ve taşınmaz malları alacak, satacak, kiralayacak veya kiraya verecek, takas edecek, bunlar üzerinde sınırlı ayni hak tesis edecek. Borç alacak, bağış kabul edecek. Toptancı ve perakendeci halleri, otobüs

475 Nükhet Turgut, a.g.e.,s.455.

476 T.C.Çevre Ve Orman Bakanlığı, Türkiye Çevre Atlası,

http://www.cedgm.gov.tr/cevreatlasi/cevredurumu.pdf(16.12.2005),s.17. 477 Ruşen Keleş, Can Hamamcı, Çevrebilim,s.234.

terminali, fuar alanı, mezbaha ve yat limanları kuracak, işletecek, işlettirecek; gerçek ve tüzel kişilerin belediye sınırları içinde hal açmasına izin verecek. Vergi, resim ve harçlar dışında kalan uyuşmazlıkların anlaşmayla tasfiyesine karar verebilecek.478

Su kirliliğine sebep olan kurum ve kuruluşları denetlemek, çevre kirlenmesini önleyici tedbirlerin alınmasını sağlamak, turistik yerlerde deniz kirliliği kontrolü konusunda çalışmalar yapmak, belediyelerin görevleri arasındadır.479 Belediyeler çevreyi kirleten işletme sahibine 2872 sayılı Çevre Yasası’nın “Kirleten öder” prensibi gereği ceza kesebilmektedirler. Yaptırımlar uygulanırken mevzuat olarak “Zabıta Çalışma Esasları Yönetmeliği”ni kullanılmaktadır. Bu Yönetmeliğin 9’uncu ve 16’ıncı maddeleri esas alınmaktadır.

5.3.2.5.Köyler

1924 tarihinde çıkarılmış bulunan Köy Yasası’nda köy yönetimlerine verilen, gerek zorunlu, gerekse isteğe bağlı görevlerin birçoğu çevre sağlığını yakından ilgilendirir. Bunlardan önemli olanlar şöylece özetlenebilir: Köy sınırları içindeki su birikintilerini önlemek, evlerden dökülecek pis suların içme sularına karışmasını önlemek, konutların çevresini ve köy sokaklarını temiz tutmak, köyün süprüntü ve gübrelerini köyden uzakça, yol üstü olmayan, sapa ve rüzgar altı yerlerde yapmak; köy yolları ve meydanının çevresine ve su kenarlarına, mezarlıklara ve mezarlıkla köy arasına ağaç dikmek. Köy yönetimlerinin akçalı kaynakların yetersizliği, öğrenim düzeyinin düşüklüğü ve köy yönetimlerinin bu konuda gerekli bilinçten yoksun bulunmaları, köylerin çevreyle ilgili görevlerinden birçoğunun yerine getirilmemesine yol açmaktadır.480

5.3.2.6.Gönüllü kuruluşlar

Çevrenin korunmasında gönüllü örgütlü girişimler 19. yüzyılın son yarısından itibaren görülmekte ise de, bugünkü anlamda gönüllü kuruluşlar olarak ağırlıklarını hissettirmeleri 1960’lı yılların sonlarında başlamıştır. Gönüllü kuruluşlar bugün, özellikle uzun demokrasi geleneği olan ülkelerde kamu sektörü ve özel sektörden sonra “üçüncü sektör” olarak adlandırılmaktadır.481

Çevre sorunlarının çözümü konusunda, farklı yaklaşım ve görüşler doğrultusunda, farklı örgütlenmeler bulunmaktadır. Kimi çevreler SK anlayışını

478 Belediye Kanunu, 13 Temmuz 2005 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5393 Sayılı Kanun 479 Türkiye Çevre Vakfı, Türkiye’nin Çevre Sorunları, s.228.

480 Ruşen Keleş, Can Hamamcı, Çevrebilim, s.235. 481 Ferzan Bayramoğlu Yıldırım, a.g.e.,s.82.

benimsemekte, kimileri ise yaşam biçiminin değişmesi gerektiğini savunmaktadırlar. Bazıları da çevre sorunlarının diğer toplumsal sorunlardan soyutlanamayacağını ve birlikte çözülebileceğini dile getirmektedirler. Özellikle son yıllarda gönüllü kuruluşların çevre alanında, propagandadan projeye kadar çok önemli etkinlikleri görülmektedir. Zaman zaman toplantılar düzenleyerek, araştırmalar yaparak, kitaplar yayınlayarak ve hatta uluslararası ilişkileri ile de bu faaliyetlerini aktif bir biçimde sürdürmektedirler. Ayrıca yerel olarak kurulmuş birçok çevre koruma ve yeşillendirme dernekleri de bulunmaktadır.482

Bugün gelinen noktada benimsenen çevre politikası doğrultusunda kararların alınmasında ve uygulanabilmesinde STK’lara gereksinim olduğu evrensel ve bölgesel ölçekteki çeşitli metinlerde açıkça kabul edilmiştir. İşte hem şimdiye kadar oynadıkları rol hem yerine getirmeyi üstlendikleri işlevleri nedeniyle bu örgütlerin Yasama, Yürütme, Yargı ve Basın’dan sonra “Beşinci kuvvet” olarak anılmayı hak ettikleri söylenir. Hatta bu örgütler kimilerince “çevrenin üçüncü katmanı” diye nitelendirilmektedir. Burada birbirini pozitif yönde etkileyen iki bileşenli bir döngüden söz edilebilir. STK’nın etkileri arttıkça kendilerine tanınan olanaklar artmakta, bu durum ise güçlerinin dolayısıyla da etkilerinin daha fazla artmasını sağlamaktadır.483

Gönüllü kuruluşlar, yaygın politik süreçlerin ve geleneklerin üzerine çıkmaları zor olan kamu yönetimlerinin taşıdıkları belde halkıyla yabancılaşma ve güvensizlik risklerini taşımadığından, toplumla daha kolay iletişim kurma, daha çabuk kabul edilme ve güvenilme gibi avantajlara sahiptir. Bu nedenle halk arasında çevre bilincinin arttırılması, insanların çeşitli yerel projeler içine çekilebilmeleri gönüllü kuruluşların aracılığı ile daha kolaylıkla sağlanabilmektedir.484 Ülkemizde çevre konusunda faaliyette bulunan gönüllü kuruluşlar arasında, Doğal Hayatı Koruma Derneği, Türkiye Çevre ve Yeşillendirme Kurumu, Türkiye Tabiatını Koruma Derneği, Türkiye Ormancılar Derneği ve Türkiye Anıt ve Çevre Vakfı vardır.

Belgede Kobilerin avrupa birliği uyum sürecinde çevre yönetimi bağlamında yükümlülükleri ve Malatya organize sanayi bölgesinde uygulama (sayfa 183-187)